2012 TÜBİTAK Bilim Ödülleri Sahiplerini Buldu

-A +A
Yazıcı-dostu sürüm

TÜBİTAK 47. Bilim Ödülleri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün himayesinde Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Türk bilim dünyasının en önemli ve itibarlı ödülleri olan ‘TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’ için Çankaya Köşkü’nde tören düzenlendi. Cumhurbaşkanı Gül'ün himayesinde gerçekleştirilen törene Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün,  Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, TBMM Başkanvekilleri Sadık Yakut ile Mehmet Sağlam, YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak, davetliler ve ödül alan bilim insanlarının aileleri katıldı.

TÜBİTAK’ın tanıtım filmi ile başlayan törende, ödül alan Prof. Dr. Z. Özlem Keskin Özkaya, Prof. Dr. Hasan Tayfun Özçelik, Prof. Dr. Şakir Ziya Öniş sırasıyla birer konuşma yaptı. Daha sonra ödül alan bilim insanlarının duygu ve düşüncelerini içeren film gösterimi gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında, insanlık tarihinin bir anlamda bilim teknoloji ve yeniliklerin tarihi olduğu, çağların ve dönemlerin açılıp kapanmasına bilim ve teknolojideki ilerlemelerin damgasını vurduğunu söyledi. Bilim ve teknoloji alanını, herhangi bir icra alanı, faaliyet alanın çok ötesinde milletlerin geleceği olarak görülmesi, kaynaklar ile önceliklerin de buna göre belirlenmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, “Bugün memnuniyetle görüyorum ki Türkiye’de hepimiz bunun farkına varmış vaziyetteyiz. Yasal değişikliklerle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK bütün bu faaliyetlerin adeta amiral gemisi haline getirilmiş ve bu işin koordinasyonunu üstlenmiş vaziyettedir. Türkiye’nin bu ivmeyi yakaladığı içeride ve dışarıda açıkça görülmektedir. Bunu muhakkak devam ettirmemiz gerekir. Her yerden kısabiliriz ama bilim, teknoloji ve eğitim alanından asla kısmamamız ve daima bu desteği vermemiz gerekir” dedi.

“GÖKTÜRK-2'nin uzaya fırlatılması övünç kaynağı”

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında, “Araştırma-geliştirme konuları açısından hiçbir dönemde olmadığımız kadar fonlar ayrılmış vaziyette. TÜBİTAK’ın, üniversitelerimizin faaliyetlerini ve özellikle siz değerli bilim insanlarının başarılarını, yurt içinde ve yurt dışında hep görüyoruz, gurur duyuyoruz. Savunma, enerji alanında ve çevreyle ilgili konularda olsun bütün bu alanlarda TÜBİTAK’ın çok başarıları söz konusu, biraz önce sinevizyonda da gördünüz hep beraber geçen hafta gurur duyduk, GÖKTÜRK-2 uydusunun tamamen millî imkânlar ve millî kapasite ile yapılıp uzaya fırlatılması, bütün bunlar hepimizin övünç kaynağıdır. Muhakkak ki bunları daha da çoğaltmamız gerekir” dedi.

Yurt dışında çalışan birçok bilim insanının yavaş yavaş Türkiye’ye dönmeye başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, “Sevinerek görüyorum ki, dünya çapında çok değerli bilim insanları yavaş yavaş kendiliklerinden gelmekteler. Hatta Türkiye sadece Türk bilim insanları için değil, yabancı bilim insanları için de çok cazip bir ülke olmaya başladı” şeklinde konuştu.

Yabancı bilim insanlarının Türkiye’ye gelmesine karşı sanki bir gizli bir direnç olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, “Hâlbuki spor kulüplerimiz, çok değerli sporcuları Türkiye’ye getiriyorlar, onları seyrediyoruz. Kulüplerimizin formaları altında çok güzel sportif faaliyetler oluyor, sporun birçok alanında. Ama bilim alanında nedense yabancı değerli bilim insanlarını Türkiye’ye getirmekte engellerimiz var. Yani adale gücünü takdir ediyoruz ama beyin gücünü pek takdir edemiyoruz. Bununla ilgili yasal ve idari durumumuzu gözden geçirmemiz gerekir ve gerekli düzenlemeleri yapmamızda fayda olduğu kanaatindeyim” dedi.

Konuşmasında, “Teknoloji, bilim ve yeniliği rehber edinmeyen milletlerin önlerine koydukları hedeflere ulaşmaları mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’de önümüzdeki dönemdeki kalkınma stratejisinin de bunun üzerine kurulduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, ödül alan bilim insanlarını ve katkılarından dolayı da üniversiteler başta olmak üzere TÜBİTAK ve ilgili bakanlık ve kurumları tebrik etti.

Bakan Ergün: Gelişmiş Ülkeler Arasına ‘Bilgi’ ile Girebiliriz

Ödül alan bilim insanlarını kutlayan ve başarılarının devamını dileyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, törende yaptığı konuşmada, hedeflere ulaşmak için en çok bilim ve teknolojiye önem verilmesi gerektiğine işaret etti. Ergün, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen bu ülke aynı zamanda dünyanın en iyi üniversitelerine, en iyi araştırma merkezlerine, en iyi akademisyen ve bilim insanlarına da sahip olmayı hedefliyor demektir. Bilim ve teknoloji alanında atılacak her adım diğer alanların bir kaç adım birden ilerlemesine yol açmaktadır" dedi.

Konuya sadece kalkınma ve teknoloji açısından yaklaşmadıklarını belirten Ergün, bilimsel düşünme metotlarını hayatın her alanına yansıtmak gerektiğini kaydetti. Ergün, şunları söyledi: “Bir toplumu derinden etkileyen birçok meselenin duygusal bir zeminde, refleksler ve ezberler üzerinden konuşulduğunu ve ne yazık ki böylesine bir tartışma üslubunun bu ülkeye bir fayda sağlamadığını da görüyoruz. Üretilmiş korkular ve onlara dayalı geliştirilen politikalarla problemlerimizi çözmeye çalıştık yıllarca. Bu üretilmiş korkuların bir bilimsel temeli var mı? Korkulara dayalı bu politikalar bilimsel zemine oturuyor mu?Hayır, oturmuyor. Tamamen duygusal zeminde tartışılmış, oluşturulmuş korkular adeta bir batıl inanç ve ona dayalı politikalarla meselelerini çözmeye çalışan bir ülke. Bilimin bunların içinde bir yeri yoksa politikaların da hayatın içinde gerçek bir yeri olmadığını görüyoruz."

Ülkeler arasındaki güç dengelerinin belirleyici unsurunun bilgi olduğunu dile getiren Ergün, "Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için gelişmiş ülkeler arasına girmenin yolu bilgi üretmekten, bunun arkasından da bilgiyi ticarileştirmekten geçmektedir. Türkiye'nin bilim ve teknolojiyi takip eden değil bilgiyi üreten, ürettiği bilgiyi teknolojiye dönüştüren bir ülke olması gerekiyor. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat yapmayı, Ar-Ge yoğunluğumuzu yüzde 3 seviyesine çıkarmayı, üretim içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payını en az yüzde 20'ler seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bugünkü bulunduğumuz nokta her açıdan tam bir orta noktadır 10 yıl boyunca ülkemizi düşük gelir seviyesinden orta gelir seviyesine, düşük teknolojiler seviyesinden orta teknolojiler seviyesine, düşük demokrasi standartlarından orta demokrasi standartlarına ulaştırdık. Ama bugün çok büyük bir sıçrama yapmamız gerekiyor. Demokraside ileri demokrasi standartlarını, teknolojide yüksek teknolojiyi, gelir düzeyinde ise yüksek gelir düzeyini yakalamamız gerekiyor. Böylesine kritik bir noktada bilim ve teknolojinin desteğini arkamızda hissetmemiz lazım." dedi.

Prof. Altunbaşak: İnsanlığın Ortak Mirasını Üretiyorsunuz

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak da törenin Çankaya Köşkü'nde yapılmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Gül'e teşekkür etti. Bilim insanın ve çalışmalarının önemine değinen Altunbaşak, bilim insanının en önemli özelliğinin kimsenin duymadığını, görmediğini ve düşünmediğini ortaya koymak olduğunu söyledi. Altunbaşak, "Var olmayan bir şey, bir bilgi sizlerin sayesinde, sizlerle beraber vücut buluyor, varlık sahnesine çıkıyor. Böylece sınırları zorluyorsunuz. Tüm insanlığa miraslar bırakıyorsunuz. İnsanlığın ortak mirasını üretiyorsunuz" diye konuştu.

Yeni ve farklı şeyler ortaya koyabilmeleri açısından bilim insanlarının ‘ilk’lerden olduğunu söyleyen Altunbaşak, bir şeyi ilk yapan olmanın heyecan verici olduğunu ifade etti. Türkiye'nin geleceği açısından eğitim, Ar-Ge ve inovasyonun önemine dikkati çeken Altunbaşak, "gelişmekte olan ülke" olarak sınıflandırılan Türkiye'nin dinamik bir gelişme sürecinden geçtiğini ifade etti. Altunbaşak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizi bugüne taşıyan faktörler, dinamikler bizi yarına taşıma noktasında yetersiz kalabilir. Onları, son senelerde yaşadığımız bu başarıyı imalat ve verimlilik kapasitesindeki artışı Ar-Ge ve inovasyonla taçlandırırsak, kesinlikle eminim 2023 hedeflerine de, sonrasına da ulaşacağız. Bunun için Ar-Ge ve inovasyon şart. Gelişmişlik açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği noktaya gelip de kısa yollarla burayı aşan, Ar-Ge ve inovasyona önem vermeden bu merhaleyi aşıp gelişmiş ülkeler seviyesine çıkan bir ülke yok."

Ödül Alan Bilim İnsanları Birer Konuşma Yaptı

Mühendislik alanında bilim ödülüne layık görülen Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Z. Özlem Keskin Özkaya, bu alanda ödül alan ikinci kadın akademisyen olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Eğitimini Türkiye'deki üniversitelerde tamamladığını vurgulayan Özkaya, özellikle kanser gibi hastalıkların altında yatan mekanizmaları anlamaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Sağlık bilimleri alanında bilim ödülünü kazanan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tayfun Özçelik ise genom projelerinin önemine dikkati çekerek, Türkiye'nin binlerce yıllık tarihi, toplum yapısı ve gelişmişlik düzeyiyle genom bilimleri alanında insanlığa büyük hizmetler verebilecek önemli ve kritik bir konumda olduğunu vurguladı.

Sosyal bilimler alanında bilim ödülüne layık görülen Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Ziya Öniş de ekonomiyi sosyal bilimlerin parçası olarak gördüğünü ve çalışmalarında sosyal bilimlerin sınırlarını zorlamaya çalıştığını söyledi.

Ödülleri Cumhurbaşkanı Gül takdim etti

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Gül ödülleri sahiplerine takdim etti. İlk olarak TÜBİTAK  Prof. Dr. Özkaya, Prof. Dr. Özçelik ve Prof. Dr. Öniş'in sahneye geldi. Ödül takdimi sonrasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak'ın da katılımıyla hatıra fotoğrafı çektirildi. Ödül töreni resepsiyon ile son buldu.

 

2012 Yılı TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödüllerini Kazanan Bilim İnsanları

BİLİM ÖDÜLÜ

Mühendislik Bilimleri

Sağlık Bilimleri

Sosyal Bilimler

 

ÖZEL ÖDÜL

Mühendislik Bilimleri

 

TEŞVİK ÖDÜLÜ

Temel Bilimler

Mühendislik Bilimleri

Sağlık Bilimleri

Sosyal Bilimler

Fotoğraflar

02.01.2013 Kurumsal, Ödüller