Arama

+
-
0

Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A, 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece Türkiye saati ile 02.30’da SpaceX firmasının ABD’nin Florida Eyaletinde bulunan Cape Canaveral’daki fırlatma merkezinden, Falcon 9 roketi ile uzaya gönderildi. 


Fırlatmanın 65.dakikasında ilk sinyal
Uydudan ilk sinyal planlandığı gibi 65.dakikada, saat 03.35’te alındı ve ilk sinyalden 1 saat sonra ise TÜRKSAT 6A’ya ilk komut verildi. 
TÜRKSAT 6A ile kesintisiz iletişim kurabilmek için ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayacak olan güneş panelleri de fırlatmadan yaklaşık 3 saat sonra açıldı. 
Uydu, ayrılmadan bu yana enberi noktası 300 km, enöte noktası 70000km olan eliptik bir yörüngede ilerlerken alt sistemlerin ve güneş panellerinin açılması plana göre gerçekleşti. TSİ 05.24’de 32.479 kilometre irtifada güneş panelleri açıldı ve enerji üretimi azami seviyeye ulaştı.


Fırlatmadan sonraki dört aşama
TÜRKSAT 6A, geçici yörüngesinden nihai yörüngesine ulaşana kadar yapacağı her ateşlemede 4 farklı aşamadan geçecek. Bunlardan ilki “Yörünge Saptama”, uydu roketten ayrıldıktan sonra ilk iş olarak uydunun haberleşme sistemleri kullanılarak mevcut yörüngesi saptanacak. Daha sonrasında “Ateşleme Parametreleri”nin belirleme aşamasında uydunun konumuna göre kimyasal itki motoru ateşlemeleri için en uygun zaman, süre ve ateşleme doğrultusu belirlenerek bu parametreler, tamamen yerli yazılım ve donanıma sahip uçuş bilgisayarına yüklenecek. Sonrasında “Ateşleme Komutları”nın işletilmesi aşaması ile uçuş bilgisayarları uygun anda ateşleme komutlarını işletecek ve ateşleme gerçekleştirilecek. Son aşama olan “Yörünge Kontrolü”, ateşleme sonrası uydunun yeni yörüngesi hesaplanacak ve operasyonun doğruluğu teyit edilecek. Uydu görev yörüngesine oturana kadar bu işlemler tekrarlanacak.
Bu işlemler tamamlandığında, TÜRKSAT 6A Dünya’dan en uzak yörüngede görev alan ilk yerli uydumuz olacak ve Ay Araştırma Programı öncesi çok değerli operasyonel deneyimler kazanılacak.


Hem ABD’den hem de Türkiye’de fırlatma coşkusu
TÜRKSAT'ın Gölbaşı yerleşkesinde de TÜRKSAT 6A Fırlatma Töreni düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katılırken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ise TÜRKSAT 6A'nın fırlatıldığı ABD'nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu'nda bulundu.


“TÜRKSAT 6A ile uydu üretiminde yeni bir safhaya geçmiş bulunuyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRKSAT 6A uydusunun fırlatılması törenine video mesaj gönderdi. 
Bugün Türkiye ve millet açısından yeni bir gurur vesilesine daha şahitlik edildiğini, yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın az önce uzaya fırlatıldığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin uzaydaki istikbali için büyük önem taşıyan 6A projesindeki alt sistemlerin, uydu yer istasyonu ve yazılımların yüzde 81'den fazlasının milli imkanlarla üretildiğini vurguladı.
Erdoğan, 2,5 sene önce uzaya fırlatılan 5B uydusunda olduğu gibi 6A'da da SpaceX firmasının Falcon 9 roketinin tercih edildiğini aktararak, Elon Musk ve SpaceX firmasıyla çeşitli alanlarda tesis edilen işbirliğinin güçlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Önüne çıkarılan tüm engellere ve kısıtlamalara rağmen Türkiye'nin uzaydaki varlığını artırdığını ifade eden Erdoğan, Milli Uzay Programı'ndaki ana hedeflerden biri olan ilk insanlı uzay misyonunu kısa süre önce gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türksat 6A ile uydu üretiminde yeni bir safhaya geçmiş bulunuyoruz. Yerli ve milli haberleşme uydumuz 6A, mevcut uyduların yedeklenmesini sağlayacak ve kapasiteyi daha da artıracaktır. 35 bin 786 kilometre uzaklıkta konumlanması planlanan TÜRKSAT 6A sayesinde Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya gibi daha önce kapsama alanı dışında olan ülkeler, kapsama alanına girecek. Yeni uydumuzla Türkiye'nin uydularının ulaştığı nüfusu 3,5 milyardan 5 milyara çıkaracağız. 6A ile birlikte TÜRKSAT'ın bölgeye yönelik uydu hizmeti ihracatının da ciddi manada artacağına inanıyoruz. Ayrıca TÜRKSAT 6A'nın hizmete girmesi ile Türkiye haberleşme uydusu üretebilen bir ülke konumuna yükselecek."


"Milli güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor"
Teknoloji ve tecrübe kazanımı sayesinde, Türkiye'nin uydu ve bileşenlerinin tasarım ve üretiminde pazar payına sahip olacağına işaret eden Erdoğan, "Haberleşme uyduları gibi kritik öneme sahip teknolojilerin dışa bağımlı olmadan üretilebilmesi, milli güvenliğimiz açısından da büyük önem arz ediyor." diye konuştu.
TÜRKSAT 6A uydusunun, Türkiye, millet ve televizyon yayıncılığı için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, projenin hayata geçmesinde emeği olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜRKSAT, TÜBİTAK, ASELSAN, TUSAŞ ve CTech firmasına teşekkür etti.


'TÜRKSAT 6A projesi de bu vizyonun önemli bir parçasıdır'
Fırlatma öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uydu teknolojileri, stratejik öneme sahip alanlardan biri haline geldiğini söyledi. 
Yılmaz, böyle stratejik bir alanda yerli milli teknolojilerle bağımsız olmayı son derece önemli gördüklerini ifade ederek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayinde sağladığımız başarılar, uzay çalışmalarından haberleşme teknolojilerine kadar pek çok alana sirayet ediyor. TÜRKSAT 6A projesi de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Türkiye'nin uzay araştırmaları, uydu teknolojileri ve uzay sanayisi konusundaki hedeflerini belirleyen kapsamlı yol haritamız; 'Milli Uzay Programımız'ı adım adım hayata geçiriyoruz. Programın ana hedefleri arasında, yerli ve milli uyduların geliştirilmesi, Ay misyonu, uzay ekosisteminin oluşturulması ve uzay teknolojilerinde insan kaynağının yetiştirilmesi gibi önemli projeler yer alıyor. Bildiğiniz gibi ilk insanlı uzay misyonu ile uzay hedeflerimizde boyut atladık. Uluslararası uzay ajansları ve kuruluşları ile ortak projeler ve araştırmalar yaparak, bilgi ve teknoloji transferini sağlıyor bir taraftan da insan kaynağımızı bu alanda geliştiriyoruz. TEKNOFEST gibi etkinlikler, insanımızın uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmakta ve onları bu alanda kariyer yapmaya teşvik etmektedir. Önümüzdeki dönemde ülkemizin ve vatandaşlarımızın başarılarının gök vatandan daha çok yankılanacağına inanıyorum" diye konuştu.
Cevdet Yılmaz, halihazırda TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, TÜRKSAT 5A ve 5B haberleşme uydular ile uydu hizmetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yılmaz, "Tüm bu uydu projelerimizde, teknoloji transfer programı kapsamında kendi mühendislerimizin bulunmasına hassasiyet göstermiştik. En son TÜRKSAT 5B ile uydu filomuzu güçlendirmiş, uydu veri iletişim kapasitemizi artırmıştık. Bir taraftan da frekans ve yörünge haklarımızı sağlamlaştırmak için yerli ve milli uydu projemiz TÜRKSAT 6A'nın üretimine başlamıştık. TÜRKSAT 6A, Milli Teknoloji Hamlemizin, mühendislerimizin ve savunma sanayimizin edindiği know-how'ın bir ürünüdür. Bugüne kadar ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projesidir. Uzayda ulaştığımız en uzak nokta olan 35 bin 786 kilometrede faaliyet gösterecek, çıtayı gök vatanda yükseklere taşıyacaktır. Haberleşme uydularımızın hizmet verdiği alan Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya'yı kapsayacak şekilde genişleyecek ve 5 milyar nüfusa haberleşme servislerine erişim sunulacaktır. Hizmet ömrü yaklaşık 15 yıl olan uydumuz, 16 yıldan uzun yakıt ömrüne sahip. TÜRKSAT 6A ile Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır. Üretimde geldiğimiz bu seviye, uydu ve uydu kapsamında geliştirilen birçok ekipman ve alt sistemin ihracatını da mümkün kılacaktır. Dost ve kardeş ülkelere uydu teknoloji transferi yapabilecek şekilde bilgi birikimi de oluşturulmuştur. Kimilerine hayal gibi gelen teknolojik dönüşümleri ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.


“Ülkemizi uzay alanında adım adım ileriye taşıyoruz”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 22 yılda sıfırdan dev bir AR-GE sistemi inşa ettiklerini vurgulayarak, “İnovasyon odaklı projeler hayata geçiriliyor. Yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bu anlayışın işaret fişeğinin savunma sanayiindeki atılımlarla birlikte atıldığını kaydeden Kacır, “Sektördeki yüzde 20 olan yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine çıkardık” dedi.
Benzer bir fırsat penceresini uzay teknolojileri alanında gördüklerini ifade eden Kacır, fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüşün uzak sektörünün ilerlemesine kapı araladığını ifade etti. “Teknoloji geliştirmede ve yüksek teknoloji üretiminde küresel ölçekte iddia sahibi bir ülke olarak ülkemizin uzayın sunduğu fırsatlardan yararlanmasını ve menfaatlerimizi korumayı bir tercihten öte zorunluluk addediyoruz” diyen Kacır, “Bu anlayışla uzay bilimi ve teknolojilerinde insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından ülkemizi adım adım ileriye taşıyoruz” şeklinde konuştu.


Türkiye uydu teknolojilerinde A takımında ilk 11'de
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından Türkiye'yi adım adım ileriye taşıdıklarını belirterek, "Uzay alanındaki yetkinliklerimizin büyük ölçekte toplandığı uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımla ülkemizin kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen, test edebilen bir seviyeye ulaştırdık. Geçtiğimiz yıl uzaya fırlattığımız metre altı çözünürlüklü milli gözlem uydumuz İMECE ile artık dünyanın her yerinden hiçbir kısıt olmadan görüntü alabiliyoruz. Haberleşme uydularımızın kapsama alanını yaklaşık 5 milyar nüfusa eriştirecek TÜRKSAT 6A projesiyle de haberleşme uydularının üretimi ve geliştirilmesinde elde ettiğimiz kazanımlardan, bugüne kadar yurt dışından temin ettiğimiz görüntüleme uydularına nazaran daha sofistike teknolojileri bünyesinde barındıran haberleşme uydularının üretiminde yararlandık. Tüm aşamalarını yerli olarak gerçekleştirdiğimiz proje sürecinde uydumuzun uçuş bilgisayarları, güç dağıtım ve düzenleme birimleri, yıldız izler, tepki tekeri, elektrikli itki sistemi gibi 23 farklı çeşitte toplam 84 ekipmanı yerli olarak üreterek yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranını yakaladık. Sistem entegrasyonu sonrasında gerçekleştirilen 396 çevresel ve fonksiyonel testle uydumuzun uzay şartlarına ve fırlatma koşullarına uygunluğunu doğruladık. Tüm bu kabiliyetlere sahip kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Türkiye uydu teknolojilerinde A takımında ilk 11'dedir. 4 Haziran'da uydumuzun fırlatma alanına nakliyesini gerçekleştirerek arkadaşlarımız fırlatma öncesi kontrol testlerini, yakıt dolum faaliyetlerini ve fırlatma aracı ile entegrasyon çalışmalarını tamamladı" dedi.


“Tam Bağımsız Türkiye yolunda uzaydaki çalışmalarımız daha da güçlenerek devam edecek”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da, Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ve TÜBİTAK Uzay ekibi ile birlikte Space X firmasının ABD’nin Florida Eyaletinde bulunan Cape Canaveral’daki fırlatma merkezindeydi. 
Önce fırlatma öncesi alana en yakın konuma giderek TÜBİTAK UZAY’daki yer istasyonuna bir bağlantı gerçekleştirdi.
TÜRKSAT 6A için çalışanlara emekleri için teşekkür eden Mandal, görevin zorluğuna vurgu yaparak “Birçok yaptığımız işi çarpı 3, çarpı 5, çarpı 8 boyutunda, gücünde ve teknolojisinde yapmaya çalıştık. Ve geldiğimiz nokta da büyük bir başarı. 14 günde kabul testlerinin yapılacağı yörüngeye ulaşacağımız süre. Sonra 3 ay boyunca bu yörüngede kalacağız. Daha sonra 42 derecedeki görevi gerçekleştireceğimiz asıl görev yörüngesine 3 ay sonra gideceğiz. Yıl sonunda uydu teslim edilecek.” dedi.
Mandal, ”Bu elimizdeki yetkinliği, beceriyi hem kendi yeni uydularımızı yapmak için hem de dost müttefik coğrafyalara, ülkelere kazandırmak için uğraşacağız. O yüzden gerçekten buna şahitlik ediği olmak, bir turun başkanı olarak şahitlik ediği olmak benim için memnuniyet verici.” diye konuştu.
TÜRKSAT 6A’nın fırlatılmasını ABD’deki protokol ile takip eden Prof. Dr. Mandal, fırlatmanın başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından büyük coşku yaşadı, “Emeğinize ve yüreğinize sağlık sevgili çalışma arkadaşlarım. Ekibimizi tebrik ediyorum. Allah utandırmasın” ifadelerini kullandı. 
“10 yıllık bir emeğin ürünü olan, uzaydaki hayallerimizin ve hedeflerimizin resmi, Milli Teknoloji Hamlesi’nin gücünün göstergesi TÜRKSAT 6A’da emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.  Bu başarımız ile Türkiye, kendi milli haberleşme uydusunu tasarlayan ve üreten 11 ülkeden biri oldu.” diyen Mandal, “Tam Bağımsız Türkiye yolunda uzaydaki çalışmalarımız daha da güçlenerek devam edecek. TÜBİTAK olarak Al Bayrağımızı geliştirdiğimiz teknolojiler ile uzayın karanlığında dalgalandırmak için hiç durmadan çalışmayı sürdüreceğiz. TÜRKSAT 6A, Yolun Açık Olsun!” değerlendirmelerinde bulundu. 


Yerli ve Milli TÜRKSAT 6A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TÜRKSAT AŞ’nin müşteri kurum olarak yer aldığı projede TÜBİTAK UZAY proje yönetici kurum, ASELSAN, TUSAŞ ve C2TECH firmaları ise proje yürütücü kurum olarak yer aldı. Proje yönetici ve yürütücü kurumlardaki Türk mühendislerinin geliştirdiği ekipmanlar ile TÜRKSAT 6A uydusu yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranı yakaladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın fon sağlayan kurumlar olarak yer aldığı proje; TÜBİTAK KAMAG 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı mevzuatına uygun olarak yürütüldü. 
TÜRKSAT 6A projesi Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusunun geliştirilmesi amacı ile 15 Aralık 2014 tarihinde başladı. Projede, TÜBİTAK UZAY; proje yöneticiliği ve sistem mühendisliğinin yanı sıra, güç, uydu yönetim, yörünge ve yönelim kontrol, elektrikli itki alt sistemlerinin geliştirilmesinden, TUSAŞ; yapısal, ısıl, kablaj ve kimyasal itki alt sistemlerinin geliştirilmesinden, ASELSAN; faydalı yükün geliştirilmesinden ve CTECH ise telekomut/telemetri ve mesafe ölçüm alt sisteminin geliştirilmesinden sorumlu olarak görev aldı. 


Uyduda kullanılan birçok ekipman proje kapsamında yerli olarak geliştirildi
Proje kapsamında; 9 platform alt sistemi, 1 faydalı yük alt sistemi ve 1 devlet tarafından sağlanan görev yükü alt sistemi yer aldı. Projenin sadece Uçuş Modeli için içlerinde uçuş bilgisayarı, güç düzenleme birimi, güç dağıtım birimi, tepki tekeri, güneş algılayıcı, yıldız izler, elektrikli itki motoru gibi birçok kritik ekipmanın yer aldığı 24 farklı çeşit, toplam 84 adet yerli olarak geliştirilen ekipmanın, binlerce ana bileşenin üretimi; bu ekipmanlar için 396 farklı çevresel ve işlevsel test, ilave olarak yapısal birimler, RF filtre ve bağdaştırıcılar gibi birçok bileşenin tasarımı ve üretimi gerçekleştirildi. Yalnızca TÜBİTAK UZAY’da, 111’i farklı çeşit olmak üzere, 318 elektronik kart üretimi gerçekleştirildi. TÜRKSAT 6A projesi ülkemizin uzay alanında yetişmiş personel gücüne ve tecrübe kazanımına da büyük katkı sağladı. Projenin en yoğun zamanında, yönetici ve yürütücü kurumlarda görevli personel sayısı 400’ün üzerine çıktı. 
TÜRKSAT 6A gibi büyük çaplı uzay projeleri sayesinde, uzay sektöründe çalışan sayısının artması, ülkemizin gelecekteki uzay projelerinde görev alacak personelin deneyim kazanması, geliştirme alt yapısının ve bilgi birikiminin genişlemesi sağlandı.


15 yıl boyunca ülkenin haberleşme ihtiyacını karşılayacak
15 yıl boyunca ülkenin haberleşme ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacak olan TÜRKSAT 6A, 42 derece doğu boylamında, 35 bin 786 kilometre irtifada konumlanacak. 9,2 kilovata kadar güç üretebilen, 4 bin 250 kilogram ağırlığındaki TÜRKSAT 6A ile mevcut haberleşme uydularının hizmet vermediği Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya, TÜRKSAT'ın kapsama alanına girecek.
TÜRKSAT 6A'nın hizmete girmesi ile uyduların ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara çıkarken TÜRKSAT’ın bölgeye yönelik uydu hizmeti ihracatının da önemli ölçüde artması hedefleniyor.
Haberleşme uydusu üretebilen sayılı ülkeler arasına giren Türkiye'nin, TÜRKSAT 6A tecrübesinin ardından uydu ihracatçısı konumuna yükselmesi de hedefler arasında yer alıyor.

 

Bu yıl ilk kez TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) ve TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı (BİTO) iş birliğinde gerçekleştirilen Blokzincir Yarışması 5-8 Eylül 2024 tarihleri arasında Antalya’da ANFAŞ Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Misyonu geleceğin teknolojik dönüşümünü şekillendirecek önemli bir araç olarak görülen ve Kripto varlık sistemlerinden merkezi olmayan otonom organizasyonlara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen blokzincir teknolojisinin farklı alanlardaki potansiyelini ortaya çıkarmak olan ve gençlerin bu alanda yeteneklerini sergilemelerini sağlayan yarışmanın ana amacı, ülkemizde bilgi birikimini ve yetişmiş insan gücünü arttırmak.

Blokzincir teknolojisinin ülkemizde yaygınlaşması ve gerçek problemler üzerinde uygulama alanlarının araştırılması önem arz ediyor. Bu sebeple Blokzincir Yarışması'nın kapsamı oldukça geniş tutuldu. Yarışma, hem blokzincir teknolojisinin kendisini daha ileri noktalara taşımak hem de blokzincir teknolojisini kullanarak, dijital kimlik, finans, tedarik zinciri, DAO (Merkezi olmayan Otonom Organizasyonlar), orijin takibi ve diğer uygulama alanlarındaki gerçek dünya problemlerine çözüm üretmek amacı güden bir içeriğe sahip.

Bu yıl; Yüksek Performanslı ve Ölçeklenebilir Dağıtık Defter Altyapıları, Blokzincir Sistemlerinde Verilerin ve işlemlerin mahremiyeti, Dijital Cüzdanlar, Seçilmiş bazı uygulama alanlarında blokzincir çözümleri ve Web3 Geliştirici ve Topluluk Araçları gibi beş ana başlık altına giren başvuruların alındığı yarışmada Katılımcılara blokzincir teknolojisinin farklı yönlerini keşfetme ve yenilikçi çözümler geliştirme fırsatı sunuldu.

Uluslararası başvuruların da alındığı yarışmada projeler; Katma değer ve yenilikçilik, Teknolojinin kullanımı, Uygulanabilirlik, Yaygın etki ve Sürdürülebilirlik yönlerinden değerlendirildi.

İlk aşamayı geçmeye hak kazanan proje takımları için “kısa süreli eğitim ya da mentorlük alma” imkânı sunuldu. Finale kalan takımlara ise “sektördeki uzman ya da yöneticilerle görüşme” ve/veya “kısa süreli staj programlarına katılma” fırsatı verildi.

233 takımın başvuru yaptığı yarışmada 30 finalist takım Antalya’da yapılacak final etabına gelmeye hak kazandı.

Yarışmada birinci olan takım 100.000TL ikinci takım 80.000TL üçüncü takım ise 60.000TL değerindeki ödülü almaya hak kazandı. Ek olarak birinci olan takımın danışmanı 9000TL ikinci olan takımın danışmanı 7500TL üçüncü olan Takımın danışmanı ise 6000TL değerindeki danışman ödülünü almaya hak kazandı.

Ödüller 2 Ekim 2024 Çarşamba ve 6 Ekim 2024 Pazar tarihleri arasında Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde verilecek.

Pazar günü TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın da katıldığı bir ödül töreni düzenlendi. Törende en iyi sunum ödülünü Çukurova Blockchain takımı aldı. 

Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı katkılarıyla TÜBİTAK koordinasyonunda, Bursa Uludağ’da 9-11 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek!

Gözlem etkinliği süresince açık alanda gece-gündüz saatlerinde çeşitli atölye çalışmaları, teleskopla gözlemler, yarışmalar, deneyler, gök bilimle ilgili farklı etkinlikler gerçekleştirilecek. Katılımcılar bu etkinliklere, yanlarında getirdikleri fotoğraf makinesi, teleskop, kamera, dizüstü bilgisayar gibi gözlem ekipmanları ile katılabilecek.

Gece ise katılımcılar çıplak gözle binlerce yıldızın görülebildiği gökyüzü altında uzman astronomlar ve profesyonel teleskoplar eşliğinde gökyüzünü gözlemleyecek, yıldızları, galaksileri, nebulaları tanıyacak

Etkinlik boyunca bilim insanları; öte gezegenler, uydu teknolojileri, ay misyonu ve roket çalışmaları, yere yakın geçiş yapan asteroitler, yıldız örtülmeleri gibi farklı başlıklarda katılımcılara birbirinden ilginç sunumlar yapılacak.

Etkinliğe katılacaklar, Türkiye’nin dört bir yanından başvuran binlerce kişi arasından değerlendirme sistemi ve kurayla belirlenecek.

Tüm meraklıları gökyüzünün büyüsüne kapılmaya bekliyoruz!

 

Başvuru için tıklayınız!

https://gozlem.tubitak.gov.tr

 

Son başvuru tarihi: 28.07.2024 Saat:23.59

Sorularınız için: gozlem@tubitak.gov.tr

 

Bilgilendirme:

* Katılımcıların kendi kamp ekipmanlarını (çadır, uyku tulumu vb.) getirmeleri gerekmektedir.

Alanda yemek hizmeti sağlanacaktır. (Uzun saatler gece gözlemi yapacak meraklı gök bilimciler, yanlarına atıştırmalık almayı düşünebilir.)

Ortak kullanımlı WC ve duş alanları kamp alanında mevcuttur.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak 2026-1 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip Antarktika'da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. 

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi heyetinin İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak kutup seferlerinin önemine işaret etti:

“2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200'den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150'den fazla bilimsel araştırma projesine dâhil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30'dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü koşullarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun koşullarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz.” 

Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensuplarının, sefer boyunca Antarktika'da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştireceklerini kaydeden Bakan Kacır, “Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika'da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak hâlihazırda Antarktika'da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı'nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye'nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor.” dedi.

“Güney ve Kuzey Kutbu artık her ülkenin ve uluslararası gündemin en üst sıralarında yer alıyor” vurgusu yapan Bakan Kacır, “Bizim de bütün bu çalışmalarda bilimsel kabiliyetlerimizi daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Türk bilim insanlarının bu bilim seferleri vasıtasıyla gerçekleştireceği araştırmalar; Türkiye'nin sanayi ve teknoloji vizyonuna, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde ortaya koyduğumuz hedeflere ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuza çok kıymetli katkılar sunacak.” değerlendirmelerinde bulundu. 

Bakan Kacır Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subayların da eşlik ettiğini kaydetti. Kacır, “Geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası'nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni'nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika'da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak.” ifadelerini kullandı. 

Bilim insanlarımıza bu yıl da, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencisinin eşlik ettiğine dikkat çeken Bakan Kacır, “Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye'nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı! Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye'nin aydınlık yarınları olacaklar.” diye konuştu.

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Heyeti Hangi Çalışmaları Yapacak? 

Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.

 

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ve TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı (BİTO) iş birliğinde düzenlenen Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması 5-8 Eylül 2024 tarihleri arasında Antalya’da ANFAŞ Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

İnovasyon ve yüksek teknoloji alanlarındaki çalışmalara özendirme, Biyoteknolojinin farklı alanlarında farkındalık oluşturma ve bu alanda gerçekleştirilecek inovatif fikirleri ödüllendirme gibi amaçlar güden yarışma bu alanda ülke çapındaki ilgiyi arttırma ve katılımcıları hızlı yükselen bu alanda yetkinlik kazanmaya teşvik etme misyonu taşıyor.

Yarışmanın fikir temelli projelerinde, takımlardan Biyoteknoloji alanında özgün çalışmalar yapması ve teori üzerinde sunması, proje temelli projelerinde ise takımlardan Biyoteknoloji alanında yaptıkları çalışmaları herhangi bir prototip ürüne dönüştürmesi beklendi.

Lise, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin katılım gösterdiği Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması, Lise Kategorisi, Üniversite ve Üzeri Fikir Kategorisi, Üniversite ve Üzeri Proje Kategorisi ve Nadir Hastalıklar- Genetik Tedavi Kategorisi (RaDiChal) olmak üzere dört ayrı kategoride gerçekleştirildi. 

2019 yılından itibaren gerçekleştirilen Biyoteknoloji İnovasyon Yarışmasına bu yıl Üniversite ve üzeri Proje Kategorisi’nde 1645, Üniversite ve üzeri Fikir Kategorisi’nde 2276, Lise Fikir Kategorisi’nde 9586, Nadir Hastalıklar Üniversite ve Üzeri Kategorisi’nde 242 olmak üzere toplam 13.749 başvuru yapıldı. 13.749 başvuru içinde Üniversite ve Üzeri Proje Kategorisinden 10 takım, Üniversite ve Üzeri Fikir Kategorisinden 40 takım, Lise Kategorisinden 27 takım ve Nadir Hastalıklar-Genetik Tedavi kategorisinden 22 takım olmak üzere toplamda 99 takım finalist olarak Antalya’daki final etabına gelmeye hak kazandı.

Pazar günü TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın da katıldığı bir ödül töreni düzenlendi. Törende Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Lise Kategorisi Ticarileştirme Potansiyeli Ödülünü VEGF Saptayıcılar, En İyi Sunum Ödülünü de PCRd takımı aldı. Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Fikir Kategorisi Üniversite ve Üzeri Ticarileştirme Potansiyeli Ödülünü IdeaBioTek takımı,  En İyi Sunum Ödülünü ise CRISPR-TR takımı aldı. Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Proje Kategorisi Ticarileştirme Potansiyeli Ödülünü ProtCloning alırken, En İyi Sunum Ödülüne ise BioBubble takımı layık görüldü. Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması Nadir Hastalıklar Genetik Tedavi Kategorisinde ise En İyi Sunum Ödülünün sahibi Phylogenetica takımı oldu. 

Birincilik ikincilik ve üçüncülük ödülleri ise 2 Ekim 2024 Çarşamba ve 6 Ekim 2024 Pazar tarihleri arasında Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda gerçekleştirilecek TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde verilecek.

Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nın kazananlarına verilen ödüller ise şöyle:

  • Lise Kategorisinde birinci takım 50.000TL ikinci takım 40.000TL üçüncü takım ise 30.000TL 

  • Üniversite ve Üzeri Fikir Kategorisinde birinci takım 100.000TL ikinci takım 80.000TL üçüncü takım ise 60.000TL

  • Üniversite ve Üzeri Proje Kategorisinde birinci takım 150.000TL ikinci takım 120.000TL üçüncü takım ise 100.000TL.

  • Nadir Hastalıklar – Genetik Tedavi Kategorisinde birinci takım 150.000TL ikinci takım 120.000TL üçüncü takım ise 100.000TL

Ek olarak birinci olan takımların danışmanları 9000TL ikinci olan takımların danışmanları 7500TL üçüncü olan Takımların danışmanları ise 6000TL değerindeki danışman ödülünü almaya hak kazandı.