Arama

+
-
0

Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Program and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the National Research Foundation of Korea (NRF), mobilization support for the joint research projects between the scientists of the two countries will be funded. Call is open to all thematic areas. 

Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in Korea as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.

Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 30 June 2026, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system.

Detailed information about the call can be accessed through the call text below.

Call Timeline:

Application Deadline: 30 June 2026 (23:59, UTC+3) 

E-Signature Deadline: 7 July 2026 (23:59, UTC+3)

TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Kore Ulusal Araştırma Vakfı (National Research FoundationNRF) arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde açılan çağrı kapsamında Türkiye ve Kore’deki araştırmacılar tarafından sunulan proje önerileri için seyahat desteği verilecektir. Çağrı kapsamında TÜBİTAK tarafından seyahat desteği ile birlikte bursiyer ve temsil-tanıtma giderlerine yönelik de destek sağlanabilmektedir. Çağrı kapsamında tüm tematik alanlarda başvuru gerçekleştirilebilecektir. 

Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Kore’de çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir. 

Çağrı metni aşağıda yer almaktadır.

Başvurular TÜBİTAK Proje Başvuru Sistemi’nden gerçekleştirilmektedir. 

Çağrı Takvimi:

Son Başvuru Tarihi: 30 Haziran 2026, 23:59

E-imza Son tarihi: 7 Temmuz 2026, 23:59

Call Document
Çağrı Dokümanı

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ve 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefi doğrultusunda faaliyete giren Marmara Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır,  İstanbul Valisi Davut Gül, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ile Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur’un katılımıyla gerçekleşti. 

Kacır: “Gençlerimiz ulusal ve uluslararası platformlarda yeni başarılara imza atacak”

Açılış konuşmacılarından Bakan Kacır Milli Teknoloji Atölyelerinin gençlerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerine imkân sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi: 

“Üniversite kampüslerinde kurduğumuz Millî Teknoloji Atölyeleriyle gençlerimizin üniversite sıralarında edindiği teorik bilgiyi pratik yetkinliğe dönüştürmelerini, takım ruhuyla hareket ederek yerli ve millî teknoloji çözümleri geliştirmelerini sağlıyoruz. Marmara Üniversitesi bünyesinde, Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi'nde hayata geçirdiğimiz ve bugün birlikte açtığımız Millî Teknoloji Atölyesi ortaya koyduğumuz bu anlayışın somut bir yansıması. İnanıyoruz ki atölyenin sağladığı imkânlardan yararlanan gençlerimiz ulusal ve uluslararası platformlarda yeni başarılara imza atacak, yüksek teknoloji odaklı projeleriyle küresel arenada Türkiye'nin adını en üst sıralara yazdıracak. TÜBİTAK aracılığıyla 30 milyon lira destekle hayata geçen bu yatırım, üniversitemizin araştırma ve yenilik kapasitesini daha ileri taşıyacak.”

“Marmara Üniversitesinde 3 bin 700'den fazla öğrenci ve araştırmacıya destek sağladık”

Bakan Kacır törende ayrıca Marmara Üniversitesinin yetiştirdiği stratejik insan kaynağına da değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Millî Teknoloji Hamlemizin öncü kurumları arasında üniversitemizin de yer alması için gerekli tüm desteği sunma gayretindeyiz. 2002'den bu yana TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik burs programları kapsamında Marmara Üniversitesinde 3 bin 700'den fazla öğrenci ve araştırmacıya 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında üniversitemizin 628 projesine 1 milyar 600 milyon lira kaynak oluşturduk. Üniversitemizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesi için Marmara Üniversitesi Teknopark'ı kurduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak üniversite-sanayi iş birliğini geliştirecek, ülkemizi yüksek teknolojide devler ligine taşıyacak projeleri gençlerimizin, milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz.”

Aydın: “Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli unsurlarından biri.”

TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ise TÜBİTAK’ın bilim toplum faaliyetlerini vurgulayarak yeni açılan atölyenin önemine değindi:

“Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli unsurlarından olan Milli Teknoloji Atölyeleri Sayın Bakanımızın öncülüğünde başlattığımız kıymetli bir proje. Bilime olan tutkunun, merakın artması adına bilim toplum faaliyetleri, bilimin toplumda yaygınlaşması, bilim iletişimi adına önemli bir misyon üstlenmiş bulunuyoruz. Yarışmalarla, olimpiyatlarla, gençlerimiz üniversiteye geldiklerinde burslarla, öğretim üyelerine verdiğimiz araştırma destekleriyle, girişimcilere ve sanayicilere verdiğimiz desteklerle ülkemizde Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin gelişmesi adına kıymetli çalışmalar yapıyoruz. Kendi bünyemizdeki araştırma enstitülerinde de araştırma merkezlerinde de üniversitelerimizle yakın çalışıyoruz. Marmara Üniversitemize Milli Teknoloji Atölyemiz hayırlı uğurlu olsun.”

Atölyede Hayaller Fikirlere, Fikirler Projelere Dönüşecek

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi TH4 Hangarı’nda bulunan 510 metrekare büyüklüğündeki atölyede CNC router, torna tezgâhı, freze tezgâhı, 3 boyutlu yazıcı ve tarayıcı, elektronik lehimleme ve montaj ekipmanları, prototipleme ve geliştirme kartları, el aletleri ve takımlar, elektrikli aletler ve kesim ekipmanları, metroloji ve ölçüm aletleri ile sarf malzemeler yer alıyor. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan lise, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezunlarına açık olan atölyede öğrencilerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlamak amaçlanıyor.

 

81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefi ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda faaliyete giren Orta Doğu Teknik Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’in katılımıyla gerçekleşti. Törene ayrıca milletvekilleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler de katıldı. 

Kacır: “Gençlerimizin hayallerini hayata geçirmelerine olanak sağlayacak bir altyapı kurduk”

Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Kacır açılış konuşmasında Milli Teknoloji Atölyelerinin öğrencilerin akademik bilgisini somut projelere dönüştürmelerine olanak sunduğuna dikkat çekti: “TÜBİTAK'ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirdiğimiz Milli Teknoloji Atölyesi’yle gençlerimizin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlayacak bir altyapıyı daha üniversitemize kazandırmış olduk. Gençlerimizin kampüs içinde edindikleri derin akademik bilgiyi somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sağladık. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Millî Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan Orta Doğu Teknik Üniversitesinin; bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projesine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

“ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya destek sunduk”

Bakan Kacır konuşmasında ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın sunduğu desteklere de değindi: “2002'den bu yana; TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik burs programları kapsamında ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4 milyar 800 milyon lira destek sunduk. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sağladık. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı'yla ülkemize gelen 31 lider araştırmacının çalışmalarını ODTÜ'de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne 6550 sayılı Kanun kapsamında ulusal araştırma altyapısı statüsü verdik. Kreatif girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi’ni kurduk.”

Aydın: “Gençlerimiz burada çağın ihtiyaç duyduğu becerilerle donanacaklar”

Açılış töreninde konuşan Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ise TÜBİTAK ile ODTÜ iş birliğine vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Bakanımızın sürecin tasarımından bugüne gelişinde çok önemli katkıları olan, Milli Teknoloji vizyonumuzun önemli unsurlarından biri olacağına inandığımız ve her geçen gün artan sayılarıyla ülkemizin dört bir yanına yaydığımız Milli Teknoloji Atölyelerini çok önemsiyoruz. Gençler üniversitelerinde aldıkları iyi eğitimin yanı sıra Milli Teknoloji Atölyemizde bir araya gelip takımlar oluşturacak, buralarda çağın ihtiyaç duyduğu, birlikte çalışma, problem çözme, ekip olma gibi becerilerle donanacaklar.”

Atölyede Hayaller Fikirlere, Fikirler Projelere Dönüşecek

Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsü içerisinde Tasarım Fabrikası’nın yanındaki binada bulunan 490 metrekare büyüklüğündeki atölyede öğrencilerin hayallerini fikirlere, fikirlerini projelere dönüştürmesine yardımcı olacak 3 boyutlu yazıcı ve tarayıcıdan elektronik lehimleme ve montaj ekipmanlarına, freze ve torna tezgâhından prototipleme ve geliştirme kartlarına kadar çok sayıda ekipman ve malzeme yer alıyor. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan lise, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezunlarına açık olan atölyenin öğrencilerin projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlaması amaçlanıyor.

 

The Chip Design Competition is organized in two different categories such asAnalog Design and Microcontroller Design in order to increase students’ interest in microelectronics technologies and help them realize their potential in this field.

The competition is open to associate, undergraduate and graduate students studying in Türkiye or abroad. The teams that are successful in this stage will move on to the Detailed Design Report phase. Teams that successfully complete the Detailed Design Report stage will qualify to participate in the final presentation and project demo evaluation, where they will present their projects.

Evaluation results are available on the KYS portal.

We sincerely thank all participating teams for their efforts and congratulate those who have advanced to the next stage.

Çip Tasarım Yarışması, öğrencilerin mikro elektronik teknolojilere olan ilgilerini artırmak ve bu alandaki potansiyellerini geliştirmek amacıyla Analog Tasarım ve Mikrodenetleyici Tasarım olmak üzere iki farklı kategoride düzenleniyor.

Türkiye’de ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin başvurabildiği yarışmada başarılı takımları Detay Tasarım Raporu aşaması bekliyor. Detay Tasarım Raporu aşamasını geçen takımlar ise projelerini sunacakları final sunumu ve proje demosu değerlendirmesine katılmaya hak kazanacaklar. 

Takımlar değerlendirme sonuçlarına KYS portalı üzerinden ulaşabilir. 

Yarışmaya katılan tüm takımlarımıza emekleri için teşekkür eder, bir üst aşamaya geçen takımları tebrik ederiz.

TÜBİTAK SAVTAG tarafından 1007 Programı kapsamında çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot’un geliştirilmesi amaçlanmaktadır

Biyohibrit Robot’un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz vb. testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda; canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi’ne (YKB) iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri MIL STD 31000A’ya uygun olarak Teknik Veri Paketi hâlinde teslim edilecektir.

Proje sayesinde ülkemizde yerli ve millî imkânlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine ait teknolojik birikim sağlanması hedeflenmektedir. Böylelikle afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması beklenmektedir.

Proje Başvurusuna İlişkin Genel Şartlar:

  • Projenin toplam süresi en fazla 36 ay olacaktır.

  • Proje “HİZMETE ÖZEL” gizlilik derecesinde yürütülecektir.

  • Proje başvuruları, 1007 Programı Usul ve Esaslarının “Başvuru Şekli”ne ilişkin 10. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi olarak alınacaktır.

Müracaat edecek Kurum/Kuruluşlar “Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği”ne uygun olarak, ilgili linkte yer alan “SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı”nı doldurarak Çağrı Dokümanı’nı teslim alabileceklerdir. Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum/kuruluşlarda “Tesis Güvenlik Belgesi” şartı ile (dokümanları teslim alacak yetkilendirilmiş kurye dâhil) projede çalışacak tüm firma personelinde “Kişi Güvenlik Belgesi” şartları aranacaktır.

Açılan çağrı kapsamında Çağrı Dokümanları 24 Nisan 2026 tarihinden itibaren elden teslim alınabilecektir. Proje önerileri için son başvuru tarihi 24 Haziran 2026 saat 17:00 (UTC+3)’dir.

İletişim:

Dr. İlker KESKİNKILIÇ

Bilimsel Programlar Kıdemli Başuzmanı
(0312) 298 96 71

ilker.keskinkilic@tubitak.gov.tr

İstanbul Esenler’de TÜBİTAK desteğiyle kurulan Bilim Esenler’in açılış töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Bakan Kacır konuşmasında Esenler’de kurulacak Teknopark ve içinde yer alacak Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birinin de müjdesini verdi. 

Bilim Esenler’in açılmasıyla ülkemizdeki TÜBİTAK destekli bilim merkezi sayısı 42’ye yükseldi. Bugün 20 ilde faaliyet gösteren bilim merkezleri astronomi, uzay ve havacılık, doğa bilimleri, matematik, tasarım ve teknoloji gibi pek çok alanda düzenlediği atölye, sergi ve etkinliklerle her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. 

Kacır: “Bilim merkezleri geleceğin bilim insanlarının yetişmesine vesile oluyor”

Bakan Kacır törende yaptığı konuşmada TEKNOFEST kuşağının önemine dikkat çekerek “İşte bu anlayışla Türkiye'nin dört bir yanında gençlerimize, çocuklarımıza yönelik altyapılar inşa ediyoruz. Bugüne kadar 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesi kurduk. 81 şehrimizin tamamında ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy bu ülkenin yetenekli evlatlarını keşfetmeye, onları erken yaştan itibaren bilim merakıyla buluşturmaya, teknoloji geliştirme yolculuğuna dâhil etmeye gayret ediyoruz. Yine bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler ile birlikte Türkiye'nin dört bir yanında TÜBİTAK desteğiyle 42 bilim merkezi kurmuş olduk. Bugüne kadar bu merkezlerde 20 milyondan fazla misafirimizi ağırladık. Gençlerimizin, çocuklarımızın bilimdeki merak dolu yolculuklarının ilk adımlarını attıkları bu merkezler geleceğin mühendislerinin, bilim insanlarının yetişmesine hamdolsun vesile oluyor. İnanıyorum ki bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler de bu yolculukta kıymetli bir kilometre taşı olacak.” dedi. 

Bilim Esenler 5 Farklı Atölyeyle Faaliyet Gösterecek

Bilim Esenler’de Uzay ve Havacılık, Doğa Bilimleri, Matematik, Tasarım ve Teknoloji Atölyesi olmak üzere bilim ve teknolojinin farklı alanlarına dair beş atölye yer alıyor. 520 metrekarelik kapalı alanı ve 194 metrekarelik eğitim sahası bulunan merkezin kapıları bilim ve teknolojiye dair yeni şeyler öğrenmeye meraklı her yaştan insana açık. 

Bilim Merkezleri Deneyim Odaklı Bir Öğrenme Ortamı Sunuyor

Farklı yaş grubu ve bilgi birikimlerinden bireyleri bilimle buluşturmak, bilim ve teknolojiyi toplum için anlaşılır ve ulaşılabilir hâle getirmek amacıyla kurulan bilim merkezleri etkileşimli öğrenme yaklaşımıyla ziyaretçilerini yalnızca izlemeye değil; denemeye, keşfetmeye ve sorgulamaya da teşvik ediyor. Bilim merkezlerinde yer alan atölyeler sayesinde katılımcılar uygulamalı öğrenme fırsatı buluyor; planetaryumlarda gerçekleştirilen film gösterimleriyle evreni keşfediyor; sergi alanlarında ise farklı temalarda hazırlanan düzeneklerle bilim ve teknolojiyi etkileşimli bir şekilde deneyimliyorlar. Bu yönüyle bilim merkezleri, öğrenmeyi eğlenceli ve ilgi çekici hâle getiren eğitim ortamları olarak tasarlanıyor.

 

TÜBİTAK ile TÜBA iş birliği ve Turnitin katkısıyla düzenlenen Akademik Dürüstlük Sempozyumu TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBİTAK Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Mesut Güner, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ve TÜBİTAK ULAKBİM Müdürümüz Mehmet Mirat Satoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan ve gün boyunca devam eden sempozyum, akademik dürüstlük alanında her dönem değişen kavramları yeniden tartışmaya açtı. 

Akademik etik alanında uzmanların katılımıyla gerçekleşen sempozyumda Dijital Çağda Akademik Dürüstlük, İntihal Ötesi Dönemde Akademik Yayın Etiğini Korumak, Genel Dergi Editörlüğü Sorunları ve Bilimsel Etik İlkeleri, Üretken Yapay Zekâ Çağında Akademik Dürüstlüğü Yeniden Düşünmek, Yapay Zekâ Çağında Akademik Dürüstlük: Politika, Üniversite Yönergeleri ve Kurumsal Sorumluluklar Açısından Uygulamaya Dönük Bir Çerçeve başlıklı sunumlar yapıldı. 

“Akademik Dürüstlük ve Üniversite Kütüphaneleri: İntihal Kontrol Programları ve Kullanıcı Eğitimleri” başlıklı panel ile devam eden programda, alana ilgi duyan araştırmacı ve akademisyenlere, akademik dürüstlük alanındaki güncel tartışmalar aktarıldı. İki ayrı oturumda gerçekleşen sempozyum TÜBİTAK Youtube hesabında canlı olarak yayınlandı.

Güner: “Akademik dürüstlük ve etiğin sınırları, değişen bilimsel araştırma yöntemlerine göre yeniden çizilmeli”

Sempozyumun açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Mesut Güner, akademik bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasına karşın dürüstlükle üretmenin zorlaştığına işaret ederek “Akademik dürüstlük bir kez öğrenilip rafa kaldırılacak bir şey değil. Çağa göre, değişen bilimsel araştırma yöntemlerine göre akademik dürüstlük ve etiğin sınırları da yeniden çizilmeli. Nitekim TÜBİTAK ULAKBİM, Turnitin iş birliğiyle böylesine güzel bir organizasyona imza atarak bugün akademik dürüstlüğü tekrar tartışmaya açıyor. TÜBİTAK ULAKBİM 1996’da kurulduğundan bu yana üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki akademik ağ altyapısını kurup çağa ve dönemin ruhuna uygun biçimde sürekli geliştirip yeniliyor. Bu sebeple akademik dürüstlük temalı bu sempozyumun TÜBİTAK ULAKBİM tarafından düzenlenmesi hem çok anlamlı hem de kurumumuz adına oldukça kıymetli.” ifadelerini kullandı.

Satoğlu: “Akademik dürüstlük intihalin çok ötesinde bir konu”

Sempozyumun bir diğer açılış konuşmacısı TÜBİTAK ULAKBİM Enstitü Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu ise ULAKBİM’in 30. yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyum vesilesiyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Satoğlu ayrıca, “Akademik dürüstlük, dijitalleşen dünya çerçevesinde her geçen gün değişen kavramlarla karşımıza çıkan ve bugün intihalin çok ötesinde boyutlarıyla ele almaya çalıştığımız bir konu. Dijital dünyanın avantajlarının yanında sanal ve sahte kimlikler, yapay zekânın etik dışı kullanımı gibi konular da yine bugün gündemimizde olacak.” dedi.