Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 4.Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi ekibi, 71 derece kuzey enleminden kuzey kutup noktasına çevirdikleri rotalarıyla deniz buzu hattında ulaştı.
Bu yıl özellikle iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunmayı amaçlayan seferde bulunan 11 kişilik bilim ekibi, geçtikleri Arktik Okyanusu’nda bulunan Barents Denizi’nde günlerdir zorlu koşullarda sürdürdükleri yolculuklarını 81 derece kuzey enleminde görülen deniz buzu hattında gelerek yarıladı.
4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, Tromso’dan başladıkları zorlu gemi seferinde 4 gün boyunca çok büyük dalgalarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Başar, “Rotamız üzerinde bulunan tüm istasyonlarımızda bilimsel çalışmalarımızı sürdürdük, örnekleri aldık. Özellikle deniz bilimleri alanında birçok çalışma yürütülüyor. Daha sonrasında 80 derecenin üzerine çıktık. Burada çok yoğun deniz buzlarıyla karşılaştık, özellikle deniz buzlarında geminin seyri çok zor, bunlardan dolayı da çok zorlandık. Ancak bu deniz buzu içerisinde de örneklemelerimizi yaptık. Batıya gitme planımız maalesef biraz ertelenmek zorunda kaldı. Güneye inerek adanın güney kısmından geçiş sağlayarak tekrar kuzeye çıkmayı planladık.” ifadelerini kullandı.
Nordaustlandet ve çevresinde yeni örnekleme noktalarında çalışmalar yapıldı
Brasvallbreen buzul kütlesinin dünyadaki erimenin çok yoğun olduğu buzullardan biri olduğunu ve özellikle bilim insanlarının bu bölgeye çok odaklandığını bildiren Başar, “Bilim insanlarımızla birlikte buzulun önünde örneklemelerimizi yapıyoruz. Çünkü dünyadaki küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yoğun olarak buzulların eridiği noktalardan birinin önünde bulunuyoruz” dedi.
Norveç Meteoroloji Enstitüsünün güncel deniz buzu uydu verileriyle takip edilen seferin rotasının deniz buzu hareketleriyle yeniden şekillendiğini kaydeden Başar, “Çok ağır olan rüzgar ve hava şartlarına karşın dün aynı hava değişti ve güneş çıktı. Güneşle birlikte o fırtına sanki bitmiş, çok sakin bir ortamla karşılaştık. Bu sakin ortam sadece bizlerin moralini yükseltmedi sanırım bölgedeki canlı hayvanların da moralini yükseltti. İlk defa bu kadar yoğun olarak kutup ayısını bir arada gördük. Bu da güzel anılarımızdan bir tanesiydi. Bugün hava biraz daha kötü değil yine düne göre ama yine Arktik'teki dalga rüzgar ve yağmur, bazen kar yağışı ve fırtına şeklinde karşılaşıyoruz ” diye konuştu.
“Seferimizin yarısını tamamlamış bulunuyoruz”
Başar, Arktik bölgesinde gerçekleşen çalışmalarda deniz şartlarının çok bağlayıcı olduğuna ve bu şartlara uyum sağlanması gerektiğine dikkati çekerek, “Gemide sürekli sallanıyorsunuz. Rüzgar, dalga ve akıntının etkisiyle örnekleme yaparken çevresel şartlar bizleri çok etkiliyor. Deniz suyu şu anda sıfır derecelere geldi. Sürekli su ile çalıştığınız için elleriniz ve ayaklarınız çok üşüyor. Ekibin buna hazır olması da çok önemli. Özellikle mental ve fiziksel anlamda ekibimizin durumu çok iyi ve planladığımız tüm örneklemelerimizi yapıyoruz. Bugün itibarıyla seferimizin yarısını tamamlamış bulunuyoruz. Bundan sonra da gelen istasyonlarımızda güzel bir şekilde örnekleme yapacağımızı tahmin ediyorum.” vurgusu yaptı.
Bilim ekibi, 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferi kapsamında Arktik Okyanusu’nda sürdürdükleri çalışmaları gelecek haftalarda tamamlamayı planlıyor.
The scientific evaluation process of the projects proposed to the Academic Research Funding Program Directorate (ARDEB) within the scope of the "1001- Scientific and Technological Research Projects Funding Program" in the 1st term of 2024 has been completed.
Within the scope of our output and impact-oriented process management, the following criteria, in addition to the panel score, have been considered during the process of deciding on which projects to support.
Output performance of the project coordinator obtained from previously supported projects,
Compliance with prioritized area subjects stated in TÜBİTAK call planning,
Projects directly associated with prioritized R&D and innovation issues in the scope of Compliance with the Green Deal,
Being a project coordinator on behalf of the relevant institution/organization in the projects submitted to the programs supported directly by the European Commission grants within the scope of the Horizon Europe Program,
Multidisciplinary / Interdisciplinary Projects,
University-University Cooperation established within the scope of the project proposal,
University-Industry Cooperation established within the scope of the project proposal
Considering the benefit rate of projects in the field of Social Sciences and Humanities from the TÜBİTAK-ARDEB grant budget, the projects evaluated by the Social Sciences and Humanities Research Grant Committee (SOBAG) are excluded from the scope of the budget restriction. In addition, project proposals submitted from universities in Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş and Malatya, where the effects of the 6 February 2023 earthquake disaster continue, are not involved in the budget restriction process, and projects submitted from these universities have been prioritized.
In the 1st term of 2024, 1502 of 1595 project proposals submitted within the scope of the 1001 program were taken into scientific evaluation. As the result of the evaluation, it has been decided to support 222 project proposals, and to conditionally accept 47 project proposals to support, if shortcomings for these 47 projects specified in their scientific evaluation reports will be revised. Also, 107 projects have been given the opportunity to be revised and resubmitted until 5 August 2024, without having to wait until the next term. In the evaluation of the projects that will be resubmitted without waiting for the next period, the criteria for the 1st term of 2024 will be used, and these projects will be supported within the budget of revised project process.
The support rate for the projects evaluated in the 1st period of 2024 is 17,9%.
During the evaluation of the 1st term projects of 2024, 671 online panels and 111 external advisor panels were conducted with the participation of 3244 panelists, 529 external advisors, and 819 observers from 238 different institutions. During the determination of the assigned panelists; The “Panelist Selection Algorithm”, which takes into account both the areas of expertise mentioned in the digital identity information and ARBIS profiles of the researchers in addition to the areas of expertise included in the project proposal, was used. It has been given great importance to ensure that the assigned panelists took part as a project coordinator at least once before they were assigned as panelists.
We would like to thank the panelists who took part in the scientific evaluation processes of the projects and the observers for their invaluable contributions.
The coordinators of the projects, whose result of scientific evaluation process has been positive, and the institutions they are affiliated with, are given below with the data for the period of 2024-1:
Evaluation reports for the projects that can be resubmitted without having to wait until the next term will be made available at http://pys.tubitak.gov.tr until 17 July 2024.
"1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında 2024 yılı 1. döneminde Araştırma Destek Programları Başkanlığına önerilen projelerin bilimsel değerlendirme süreci tamamlanmıştır.
Çıktı ve etki odaklı süreç yönetimimiz kapsamında desteklenecek projelerin belirlenmesi aşamasında panel puanına ek olarak aşağıda belirtilen kriterler dikkate alınmıştır.
Proje yürütücüsünün daha önce desteklenen projeleri kapsamında elde ettiği çıktı performansı,
TÜBİTAK çağrı planlamasında yer alan öncelikli alan konularıyla uyum,
Yeşil Mutabakata Uyum kapsamındaki öncelikli Ar-Ge ve yenilik konuları ile doğrudan ilişkili projeler,
Ufuk 2020/Ufuk Avrupa Programı kapsamında, doğrudan Avrupa Komisyonu hibeleriyle desteklenen programlara sunulan projelerde, ilgili kurum/kuruluş adına proje yürütücüsü olmak,
Çok Disiplinli / Disiplinler arası Projeler,
Proje önerisi kapsamında oluşturulmuş olan Üniversite-Üniversite İşbirliği,
Proje önerisi kapsamında oluşturulmuş olan Üniversite-Sanayi İşbirliği
Sosyal ve Beşeri Bilimler alanındaki projelerin TÜBİTAK-ARDEB destek bütçesinden yararlanma oranı dikkate alınarak bu alanda Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Destek Grubuna sunulan projeler söz konusu bütçe kısıtlaması kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketinin etkilerinin devam ettiği Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerindeki üniversitelerden sunulan proje önerileri de söz konusu bütçe kısıtlaması kapsamına dahil edilmemiş, bu üniversitelerden sunulan projelere öncelik sağlanmıştır.
2024 yılı 1. döneminde 1001 programı kapsamında sunulan 1595 proje önerisinden 1502’si bilimsel değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda, 222 proje önerisinin desteklenmesine, 47 proje önerisinin ise başvuru sahiplerine iletilecek bilimsel değerlendirme raporlarında belirtilen eksikliklerin tamamlanması koşuluyla şartlı olarak kabul edilmesine karar verilmiştir. 107 proje önerisi ile de bir sonraki dönemi beklemeden 5 Ağustos 2024 tarihine kadar başvuru yapılabilmesine imkân sağlanmıştır. Bir sonraki dönemi beklemeden başvuru yapılacak projelerin değerlendirilmesinde 2024 yılı 1. dönem kriterleri kullanılacak ve bu projelere de revize proje süreci bütçesi dâhilinde destek verilecektir.
2024 yılı 1. döneminde değerlendirmeye alınan projeler için destek oranı %17,9 olmuştur.
2024 yılı 1. dönem projelerinin değerlendirilmesi aşamasında 671 çevrim içi panel ve 111 dış danışman paneli düzenlenmiş, bu panellere 238 farklı Kuruluşta görev yapan 3244 panelist, 529 dış danışman, 819 gözlemci panelist katılım sağlamıştır. Görevlendirilen panelistlerin belirlenmesi aşamasında; araştırmacıların dijital kimlik bilgilerinde ve ARBİS profillerinde yer alan uzmanlık alanları ile proje önerisinin içerdiği uzmanlık alanlarını dikkate alan “Panelist Algoritması” kullanılmış, görevlendirilen kişilerin en az bir defa proje yürütücülüğü yapmış olmalarına azami önem gösterilmiştir
Projelerin bilimsel değerlendirme süreçlerinde görev alan panelistlere ve katılım sağlayan gözlemci panelistlere değerli katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Panel değerlendirme süreci olumlu sonuçlanan projelerin yürütücüleri ve bağlı bulundukları kurumlar ile 2024-1 dönemine ait veriler aşağıda verilmiştir.
Bir sonraki dönemi beklemeden başvuru yapılabilecek projelere ilişkin değerlendirme raporları 17 Temmuz 2024 tarihine kadar http://pys.tubitak.gov.tr adresinden proje yürütücülerinin erişimine açılmış olacaktır.
Avrupa dışındaki ülkelere gerçekleştirilecek olan ziyaretler de destek kapsamındadır. Ziyaret edilebilecek kurumlarla ilgili bilgi şu şekildedir:
Kabul Eden Kuruluş (Host Institution)
COST Cooperating Member: Israil
COST International Cooperating Country: https://www.cost.eu/who-we-are/cost-strategy/international-cooperation/
COST Near Neighbour Countries: https://www.cost.eu/who-we-are/cost-strategy/international-cooperation/
TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında ülkemizi temsil eden öğrencilerimizden Yusuf Arda VARDAR ALTIN madalya, Ahmet Emir Şaşmazlar, Erdem YAMALIOĞLU ve Kerem AYDIN GÜMÜŞ Madalya kazandılar.
35. Uluslararası Biyoloji Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Olimpiyatlara katılan tüm öğrencilerimize, ailelerine, öğretmenlerine, başta Komite Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.
Under the bilateral cooperation call that was opened by TÜBİTAK and BUSINESS FINLAND on sustainable production methods in automotive and textile industries, the following projects have been evaluated as eligible for funding.
TR Organization | FI Organization | Project Title |
Kipaş Mensucat İşletmeleri A.Ş. | Nordic Bioproducts Group Oy | The production of nanocrystalline and micro/nanofibrilated celluloses from cotton gin motes generated in cotton spinning |
MEATEC Mühendislik Ltd. Şti. | LightningChart Oy | Battery Intelligence for Sustainable EV Battery Manufacturing |
Karafiber Tekstil San. ve Tic. A.Ş. | Nordic Bioproducts Group Oy | L-MMCF Fiber Made of Non-wood Pulp |
OTOKAR Otomotiv ve Savunma San. A.Ş. | Wirepas Oy | Artificial Intelligence Assisted Smart Manufacturing |
Bitnet Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti. | ||
Ergünler İnşaat Petrol Ürünleri Otomotiv Tekstil Madencilik Su Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. | ||
KARSAN Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. | ||
D4 Dijital Çözümler A.Ş. | ||
WAT Motor San. ve Tic. A.Ş. | Danfoss Editron Oy | Development of high power density direct liquid cooled winding electric motor production technologies for heavy commercial vehicle traction motor |
Şef Sarım San. ve Tic. Ltd. Şti. | ||
KAE Sistem Bilişim ve Telekomünikasyon A.Ş. | LightningChart Oy | An End-to-End Industry Cloud Platform for Data Acquisition, AI and Data Visualization in Automotive Manufacturing
|
Academic Sight Yapay Zeka Yazılım Ar-Ge Dan. San. Ve Tic. Ltd. Şti. | ||
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi |
Within the scope of the Twelfth Development Plan covering the years 2024-2028, the field of civil society has been addressed as a separate topic by establishing a Special Expertise Commission on Non-Governmental Organizations in the Development Process; also, policies and measures have been included serving the purpose that “The main goal for non-governmental organizations (NGO) is to play an active role in the stages of public policies, including planning, construction, monitoring and supervision in order to create a civil society structure that is democratic, participatory, inclusive, accountable, and has high awareness of cooperation, adaptability, and active citizenship.”
In line with the relevant objective, the call titled "Civil Society Research" has been opened through cooperation of the Ministry of Internal Affairs – the General Directorate of Civil Society Relations, and TUBITAK to support research producing viable, guiding, and innovative solutions for both the civil society sector and the public sector by providing academic knowledge in the field of civil society in addition to scientific input to the development of public policies.
Within the scope of the call for Civil Society Research, it is expected to address the civil society sector in a comprehensive manner within the framework of research issues such as improving the institutional capacities of NGOs, perceptions of civil society, ensuring active civil society participation in decision-making mechanisms, civil society and volunteering, donorship, communication, and digitalization in the field of civil society.
The deadline for completing the online application is 30 September 2024, at 23.59(UTC+3) and the deadline for completing the electronic signature procedures for projects whose online applications have been completed is 4October 2024, at 23.59 (UTC+3)
2024-2028 yıllarını kapsayacak olan On İkinci Kalkınma Planı kapsamında, Kalkınma Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşları Özel İhtisas Komisyonu kurularak sivil toplum alanı yeniden müstakil bir konu başlığı olarak ele alınmış; “Demokratik, katılımcı, kapsayıcı, hesap verebilir ve iş birliği, uyum yeteneği ve aktif vatandaşlık bilinci yüksek bir sivil toplum yapısının oluşturulmasını teminen sivil toplum kuruluşları (STK)’nın kamu politikalarının planlama, yapım, izleme ve denetleme aşamalarında etkin bir rol oynaması temel amaçtır.” hedefi altında politika ve tedbirlere yer verilmiştir.
İlgili hedef doğrultusunda, kamu politikalarının geliştirilmesi süreçlerine bilimsel girdilerin sağlanmasına yönelik olarak sivil toplum alanında akademik bilgi birikimi geliştirilerek gerek sivil toplum sektörüne gerek kamu sektörüne uygulanabilir, yol gösterici ve yenilikçi çözümler üreten araştırmaların desteklenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK iş birliğinde "Sivil Toplum Araştırmaları" başlıklı özel bir çağrı açılmıştır.
Sivil Toplum Araştırmaları Çağrısı kapsamında; STK’ların kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, sivil toplum algısı, karar alma mekanizmalarına aktif sivil toplum katılımının sağlanması, sivil toplum ve gönüllülük, bağışçılık, sivil toplum alanında iletişim ve dijitalleşme gibi araştırma konuları çerçevesinde sivil toplum sektörünün kapsayıcı bir şekilde ele alınması beklenmektedir.
Çevrim içi başvurunun tamamlanması için son tarih 30 Eylül 2024 saat 23.59, çevrim içi başvurusu tamamlanmış olan projelerin elektronik imza işlemleri için son tarih ise 4 Ekim 2024 saat 23.59 olarak belirlenmiştir. Çağrıya ilişkin detaylı bilgilere aşağıdaki dokümandan ulaşabilirsiniz.
Çağrı metni için tıklayınız.
İrtibat Bilgileri
Başvuru Koşulları ve Proje Başvuru Sistemi için:
TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB)
Destek Programları İzleme ve Koordinasyon Müdürlüğü
Çağrının Genel Çerçevesi, Amacı ve Kapsamına İlişkin Sorular için:
Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Destek Grubu (SOBAG) - 3005siviltoplum@tubitak.gov.tr
Desteğe hak kazanırsanız kurumunuzdan alacağınız izinle ilgili TÜBİTAK’ın bir yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak COST’un Kısa Süreli Bilimsel Ziyaretini kazanabilmeniz için öncelikle Kısa Süreli Bilimsel Ziyaretinizi gerçekleştireceğiniz kurum/kuruluş ile anlaşmanız gerekmektdir. Anlaştığınız kurum/kuruluştan alacağınız destek mektubu ile kurumunuza başvurarak izin talebinde bulunabilirsiniz. Bununla birlikte aklınızda somutlaşması açısından Kısa Süreli Bilimsel Ziyaret başvuru sürecini aşağıda görebilirsiniz:
TÜRKSAT 6A’nın görev alacağı yörüngeye yerleşmesi için gerçekleşen beşinci ve sonuncu ateşleme, 17 Temmuz gecesi 23:58’de TÜBİTAK UZAY’daki Uydu Kontrol İstasyonu’nda gerçekleştirildi. TÜBİTAK UZAY’da gerçekleştirilen TÜRKSAT 6A’nın 5. Ateşlemesine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da katılarak İstasyonda bulunan mühendisler ile süreci takip etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda Milli Uzay Programı’nın en önemli projelerinden biri olan TÜRKSAT 6A Projesi’nde çok önemli bir aşamanın, buradaki mühendislerin ve araştırmacıların akıl ve alın teriyle başarıyla tamamlandığını belirtti.
“TÜRKSAT 6A nihai görev yörüngesine yerleşti”
TÜRKSAT 6A'yı 9 Temmuz'da uzaya gönderdiklerini hatırlatan Kacır, "Fırlatmanın 67. dakikasında ekiplerimiz uydudan ilk sinyali aldı. İlk sinyalden yaklaşık bir saat sonra uyduya ilk komutu yine ekiplerimiz göndermiş oldu. Daha sonra yine ekiplerimiz tarafından gönderilen komutla önemli aşamalardan biri olarak kabul ettiğimiz güneş panellerinin açılışını gerçekleştirmiş olduk." dedi.
Kacır, 10-12-14 ve 16 Temmuz'da dört farklı ateşleme yaparak uydunun roketten ayrıldıktan sonra hareket etmekte olduğu 300 kilometre ve 70 bin kilometre arasındaki eliptik yörüngeden adım adım nihai görev yörüngesi olan 35 bin 786 kilometrelik dairesel yörüngeye transfer ettiklerini vurgulayarak, değerlendirmede bulundu:
"Transfer işlemlerinin sonuncusuna da birlikte şahitlik etmiş olduk. 5 dakika 22 saniye süren ateşleme ile artık TÜRKSAT 6A, nihai görev yörüngesi olan 35 bin 786 kilometre irtifadaki dairesel yörüngeye yerleşti. Şimdi önümüzdeki aylarda yaklaşık 50 derecelik yörüngede TÜRKSAT 6A, testlerini tamamlayacak ve sonrasında da nihai görev yörüngesi olan 42 dereceye transfer olacak ve ekiplerimiz tarafından faaliyet göstermek üzere en az 15 yıl boyunca görev yapmak üzere TÜRKSAT'ımıza teslim edilmiş olacak."
Uzay yolculuğu 40 yıllık bir hayal
Bu projeye yıllardır emek veren araştırmacılara, mühendislere, TÜRKSAT’ın, TÜBİTAK'ın, TUSAŞ'ın, ASELSAN'ın ve C-Tech’in bütün çalışanlarına teşekkür eden Kacır, Türkiye'nin uzay yolculuğunun 40 yıllık bir hayal olduğunu, 1985’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Yerleşkesinde TÜBİTAK ve ODTÜ arasında imzalanan bir protokolle Ankara Elektronik Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nün kurulduğunu hatırlattı.
O yıllarda Türkiye'nin kendi uydularını geliştirmesinin planlarının yapılmaya başlandığını ifade eden Kacır, "Fakat maalesef 80'li ve 90'lı yıllar Türkiye'de dönem dönem siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkların yaşandığı ve nihayetinde Türkiye'nin uzay yarışında dünya çapında işler ortaya koyma imkanı bulamadığı yıllar oldu. Ta ki 2000'lere kadar. 2000'li yıllardan sonra Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye, kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen ve kendi uydularından istifade edebilen bir ülke olabilmek adına peşi sıra pek çok başarılı projeyi hayata geçirdi. BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK ve geçtiğimiz yıl uzaya gönderdiğimiz yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz İMECE'yle, özellikle görüntüleme uydularında muazzam bir yerli kabiliyet elde ettik" dedi.
"Dünya nüfusunun yaklaşık 5 milyarının yaşadığı coğrafyalara erişme imkanına kavuşmuş olduk"
Kacır, haberleşme uydularını geliştirmenin, görüntüleme uydularıyla mukayese edildiğinde daha iddialı ve ileri bir hedef olduğunu dile getirdi.
Daha önceki haberleşme uydularını yurt dışından temin eden Türkiye’nin TÜRKSAT 6A ile ilk kez kendi haberleşme uydusunu kendi ekiplerinin geliştirmeleriyle, tasarımlarıyla ürettiğini ve nihayetinde uzaya gönderdiğini vurgulayan Kacır, değerlendirmede bulundu.
"TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin bugüne kadar ürettiği en yüksek kıymete sahip teknoloji platformu, teknoloji ürünüdür. TÜRKSAT 6A ile Türkiye artık kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri haline gelmiştir. TÜRKSAT 6A'nın geliştirilme süreci boyunca 23 farklı çeşitte 84 ekipmanı yerli olarak ürettik. 396 çevresel ve fonksiyonel testi kendi merkezimizde TUSAŞ Yerleşkesinde bulunan USET Merkezi'nde kendi imkanlarımızla başarıyla tamamladık. Nihayetinde TÜRKSAT 6A'da yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranı yakaladık. TÜRKSAT 6A'nın da dahil olmasıyla birlikte artık TÜRKSAT haberleşme uydularının kapsama alanı dünya nüfusunun yaklaşık 5 milyarının yaşadığı coğrafyalara erişme imkanına kavuşmuş olduk. Özellikle Hindistan, Endonezya, Malezya ve Tayland, TÜRKSAT 6A ile TÜRKSAT haberleşme uydularının kapsama alanına dahil oldu. TÜRKSAT 6A'da yaşadığımız ilklerden en önemlisi belki de yörünge transferlerini kendi ekiplerimizin kabiliyetleriyle yapabilmekti. Çünkü bu yetkinlik, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda geliştireceği yeni uydu ve uzay sistemlerinde, yeni projelerinde değerlendireceğimiz önemli bir kabiliyeti bize getirmiş oldu."
Gelecek yıllarda yeni uydu projeleriyle yine Milli Uzay Programı'nın en önemli aşamalarından biri olan Ay Misyonu ile bu kabiliyetleri çok daha ileri düzeylere ekipler sayesinde taşıyacaklarını dile getiren Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin adını uzaya yazdırmaya, Türkiye'yi uzay teknolojilerinde lider ülkelerden biri kılmaya yönelik pek çok projeyi hayata geçirmeye devam edeceklerini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Ben huzurlarınızda, Sayın Cumhurbaşkanı'mıza, TÜRKSAT 6A Projemizi ve tüm Milli Teknoloji Hamlesi Program ve projelerini en güçlü şekilde himaye ettikleri için Kıymetli Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu'na, TÜRKSAT 6A Projesi'ne bugüne kadar sundukları sahiplenme ve destek için yine TÜBİTAK UZAY'a, TUSAŞ, ASELSAN, C-Tech ekiplerine ve elbette nihai olarak uyduyu kullanacak olan TÜRKSAT ekiplerimize, bütün süreç boyunca gösterdikleri gayretli çalışmalar için teşekkür ediyorum. TÜRKSAT 6A, Türk milletine hayırlı, uğurlu olsun."
“Bu gurur bizim, bu başarı bizim, gelecek bizim”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede TÜRKSAT 6A’nın beşinci ateşlemesinin de başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayarak, “Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleri ile TÜBİTAK UZAY’da Ülkemizin Yerli ve Milli İlk Haberleşme Uydusu TÜRKSAT 6A’nın 5. ateşlemesini gerçekleştirdik! TSİ 23.58’de başlayan son ateşleme toplam 5.4 dakika sürdü ve uydumuz görev yapacağı 35.786 km deki yörüngesine yerleşmiş oldu!” ifadelerini kullandı.
“Yoğun emek, inanç ve özverinin ürünü TÜRKSAT 6A artık görevi için hazır.” diyen Mandal, “Ülkemizin uzaydaki imzalarına bir yenisini kattığımız için mutluyuz ve gururluyuz. Bu başarıda pay sahibi olan tüm mühendislerimize, teknik ekibimize, idari personelimize ve her şeyden önce bize inanan ve güvenen milletimize teşekkür ederiz. Bu gurur bizim, bu başarı bizim, gelecek bizim.” vurgusu yaptı.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne katılan bilim ekibi, Arktik bölgede denizsel alanda 16 projeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.
Ekipte, TÜBİTAK, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ile Dokuz Eylül Üniversitesinden katılımcıların yanı sıra ikili iş birlikleri kapsamında Bulgaristan ile Şili'den iki misafir araştırmacı bulunuyor.
4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, seferde gerçekleştirilen 16 projeden biri olan "2024 Arktik Yazı boyunca Barents Denizi'nin Plankton ve Pigment Kompozisyonunun İncelenmesi" ile Barents Denizi'nde ekosistemin sağlığı ve dinamiklerindeki değişikliklerin ne olduğu sorusunun cevabını arıyor.
Lider Yardımcısı Kaptan Doğaç Baybars Işıler de seferin yürütülmesi ile ilgili lojistik operasyonları hayata geçirirken, "Seyir ve can emniyetinin kutup bölgelerinde nasıl geliştirilebileceği" üzerinde çalışıyor.
Sefer katılımcısı Kıdemli Foto Muhabiri Şebnem Coşkun ise, seferlerde yürütülen bilimsel çalışmalar, küresel iklim değişikliğinin etkileri ve canlı yaşamına dair fotoğraf, video ve haber projeleri ile Türkiye'nin kutup bölgelerine düzenlediği bilimsel seferlerin çıktılarının tüm dünyaya duyurulmasını amaçlıyor.
Seferdeki çalışmalar;
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Mühendisi Çetin Biçer de "Arktik bölgede deniz meteorolojisi verilerinin toplanması" projesiyle bu bölgede sertifikalandırılmış algılayıcılar ile WMO standartlarına göre yüksek doğrulukta hava sıcaklık, nem, rüzgar yön ve hız, hava basıncı, deniş suyu sıcaklığı, küresel güneşlenme şiddeti, konum değerlerinin ölçülmesi ve kaydedilmesini hedefliyor.
Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (Dz.K.K.) Oşinografi Subayı Mühendis Teğmen Kunter İncili, "Arktik tabakalarının dinamikleri ve Svalbard etrafında termoklin ve haloklin incelemeleri" ile "Buzul erimelerinin Barents Denizi'nde ve Svalbard etrafındaki akıntı sistemine etkisinin ne olacağı" sorusunun cevabını arıyor.
Dokuz Eylül Üniversitesinden Dr. Aslıhan Nasıf Dondurur da Svalbard Bölgesi'nin Sığ Deniz Oşinografisi ile "Svalbard Adaları'nın çevresindeki denizlerde, buzul erimesi sonucu tatlı su girişlerinin varlığı ve bunların okyanus akıntıları ile ilişkisini" araştırıyor.
İstanbul Medipol Üniversitesinden Nursu Aylin Kasa, "İlaç etken maddelerinin ve metabolitlerinin yeni nesil önderiştirme yöntemleri ile birleştirilmiş LC-MS/MS yöntemi kullanılarak Arktik bölgesindeki çevresel örneklerde yüksek doğruluk ve duyarlılıkta tayinleri” ile "Sıklıkla kullanılan ilaç etken maddelerinin ve kalıntılarının Barents Denizi'nde eser seviyelerde saptanması mümkün mü?" sorusu üzerine çalışıyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesinden Bilge Durgut ise "Arktik Biyoçeşitliliğin Mekansal Değişiminin eDNA Metabarkodlama yöntemi ile Belirlenmesi ve Fizikokimyasal Parametreler ile Değerlendirilmesi" ile "Barents Denizi'nin farklı bölgelerinde biyoçeşitlilik nasıl değişiyor?" sorusunun cevabını arıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesinden Gülden Açıl da "Antifouling bileşiklerin sucul ortamdaki tespiti" ile "Barent Denizi'nde bu bileşiklerin tespiti, deniz ekosisteminin sağlığı ve biyoçeşitliliği üzerinde nasıl bir etkide bulunuyor?" sorusu üzerine çalışıyor.
Şili Antarktika Enstitüsünden Maria Jose Narino Vargas, "Phytoplankton in a Changing Ocean" ile "Fitoplankton kompozisyon ve bolluk açısından yapısını değiştirerek Arktik Okyanusu için yeni türler mi sunuyor? Bu yeni türler toksik olarak değerlendirilebilir mi?", sefer katılımcısı Bulgaristan Antarktika Enstitüsü'nden Dr. Petar Sapundjiev da projesi "Değişkenliklerin gözlemlenmesi için teknik çözümlerin geliştirilmesi kutup bölgelerindeki kozmik radyasyon" ile "Kutup bölgelerinin zorlu ortamında, sahada konuşlandırılmış bilimsel ekipmanlarımızın güvenilirliğini ve işlevselliğini nasıl artırabiliriz?” sorularına yanıt arıyor.
Sefer ekibinin gelecek hafta Türkiye'ye dönmesi bekleniyor.
2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları final aşamasında 9 kategoride toplam 90 Proje değerlendirmeye alındı. Her kategoride Jürilerin verdiği karar neticesinde Birincilik, İkincilik ve Üçüncülük ödülleri sahibini buldu. Böylece final yarışmasında 27 proje ödüle layık görüldü.
Ödül alan proje sahipleri, 2-6 Ekim 2024 tarihleri arasında Adana’da düzenlenecek TEKNOFEST 2024 kapsamında final sergisine ve ödül törenine davet edilecektir. Bu konu ile ilgili bilgilendirmeler ilerleyen günlerde ilgililere e-posta yoluyla iletilecektir.
TEKNOFEST’e davet edilen projelerin davet yazıları ve gerekli belge/bilgilere ilişkin açıklama daha sonra mail yoluyla iletilecektir.
Yarışmaya ilgi gösteren tüm öğrencilerimizi ve danışmanlarını kutluyoruz.
Sonuçlar için teknofest.org sayfasını ziyaret edebilirsiniz.