6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin etkilediği Adana, Adıyaman, Elazığ, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde faaliyet gösteren KOBİ ölçeğindeki kuruluşlarımızın proje esaslı araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından açılan 1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı “2023-DEPREM BÖLGESİ Özel Çağrısı-TEKNOÇABA” çağrılarına sunulan projelerin değerlendirme süreçleri tamamlanmıştır.
1501 ve 1507 TEKNOÇABA Çağrılarına 11 ilimizden toplam 156 proje başvurusu alındı ve 92 projenin desteklenmesine karar verildi.
Tüm firmalarımıza bu zor dönemlerinde çağrıya gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür eder, projeleri desteklenen kuruluşlarımızı tebrik ederiz.
TEKNOÇABA Çağrıları kapanmış olsa da mevcut 1501 ve 1507 Çağrılarımızda deprem bölgesindeki Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinden yapılan başvurular için minimum eşik değeri geçen projelere Kabul kararı verilerek avantajlı değerlendirme uygulamamız devam edecektir.
TÜBİTAK TARİHÇESİ
TÜBİTAK 1963 yılında, Türkiye’de planlı ekonomi döneminin başlangıcında kurulmuştur. Kuruluş aşamasında en temel görevleri, özellikle doğa bilimlerinde temel ve uygulamalı akademik araştırmaları desteklemek ve genç araştırmacıları teşvik etmek, özendirmekti. Bu görevleri yerine getirebilmek amacıyla, temel bilimler, mühendislik, tıp, tarım ve hayvancılık alanlarında dört araştırma grubu (şimdi on araştırma grubunu içeren Araştırma Destek Programları Başkanlığı) ile Bilim Adamı Yetiştirme Grubu (şimdi Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı) oluşturulmuştur.
1968’de Ankara’da, Elektronik Araştırma Ünitesi’nin, şimdi Gebze’de faaliyet gösteren Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü-TÜBİTAK-UEKAE; 1971’de Yapı Araştırma Enstitüsünün (1989’da TÜBİTAK Bilim Kurulu kararı ile araştırma grubu şekline dönüştürülmüştür); 1972’de Gebze’de Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsünün, şimdi Marmara Araştırma Merkezi-TÜBİTAK-MAM; 1973’de Güdümlü Araçlar Teknolojisi ve Ölçüm Merkezinin, şimdi Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü-TÜBİTAK-SAGE; 1984’de Ankara Elektronik Araştırma Geliştirme Enstitüsünün, 1995’te Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü-BİLTEN ve şimdi Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü-TÜBİTAK-UZAY; 1986’da Ulusal Metroloji Enstitüsünün-TÜBİTAK-UME ve 1983’te Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte ortaklaşa kurulan ve 2002’de TÜBİTAK Başkanlığına doğrudan bağlı Enstitü haline gelen Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsünün-TÜSSİDE kurulmasıyla birlikte kurumun görevleri arasında yer alan araştırma faaliyetlerine başlanmıştır.
TÜBİTAK, 1967 yılında Dokümantasyon ve Enformasyon Merkezini kurarak araştırmacılara Ar-Ge alanında dokümantasyon hizmeti vermek görevini üstlenmiştir. Bu merkez, 1996’da akademik bilgisayar ağı kurulduktan sonra Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezine-TÜBİTAK-ULAKBİM dönüştürülmüştür. Bu merkezin yanı sıra, 1995’te Ulusal Gözlemevinin-TÜBİTAK-TUG ve 1995’de Enstrumental Analiz Laboratuvarının, şimdi Ankara Test ve Analiz Laboratuvarı-TÜBİTAK-ATAL; 1996’da Temel Bilimler Araştırma Enstitüsünün-FEZA GÜRSEY; 2001’de Bursa Test ve Analiz Laboratuvarının-TÜBİTAK-BUTAL kurulmasıyla, araştırmacılara farklı alanlarda çeşitli bilimsel ve teknolojik altyapı hizmeti verilmektedir.
TÜBİTAK, Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarının belirlenmesinde Hükümete yardımcı olmak sorumluluğunu, ilk kez “Türk Bilim Politikası; 1983-2003” dokümanını hazırlama görevini üzerine alarak üstlenmiştir. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun (BTYK) 1983 yılında kurulması ve bu kurulun sekreterya görevinin TÜBİTAK’a verilmesi, bu sorumluluğu belirgin ve somut bir görev haline getirmiştir. Bu görevle bağlantılı olarak, TÜBİTAK önümüzdeki yirmi yıllık dönemde uygulanacak bilim ve teknoloji politikalarının belirlenmesine yönelik olarak “Vizyon 2023” adlı kapsamlı bir proje gerçekleştirmiş, ayrıca 2005-2010 Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları Uygulama Planı, 2008-2010 Ulusal Yenilik Stratejileri Uygulama Planı ve 2007-2010 Uluslararası BTY Stratejileri Planının hazırlanmasında koordinasyonu sağlamıştır.
Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulunun sanayi kuruluşlarının ve özel kesimin teknoloji geliştirme ve yenilik faaliyetlerini teşvik etmek için verilecek devlet yardımlarının düzenlenmesine yönelik 1 Haziran 1995 tarihli 95/2 sayılı Tebliği ile destek verilecek Ar-Ge projelerinin değerlendirilmesi görevi Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ile beraber TÜBİTAK’a verilmiştir. Bu amaçla Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı (şimdi Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı-TEYDEB) kurulmuştur. Hibe olarak verilen bu destekler daha önce tamamen DTM mali kaynaklarından karşılanırken, Ağustos 2005-Eylül 2010 arasında bu desteklerin %25’i DTM, %75’i TÜBİTAK kaynaklarından, 23 Eylül 2010’da yayımlanan Tebliğ değişikliği ile de, tümüyle TÜBİTAK kaynaklarından karşılanmaya başlanmıştır.
TÜBİTAK, kuruluş kanunu gereği, uluslararası ikili ve çok taraflı bilimsel ve teknolojik işbirliği faaliyetlerinde Türkiye’yi temsil etmekte ve bu alandaki koordinasyonu sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin 2003 yılından itibaren AB Çerçeve Programlarına tam katılımı sonrasında bu programların ulusal koordinasyonunu sağlamaktadır.
Toplumda bilimsel, teknolojik ve yenilik faaliyetlerine yönelik farkındalığın ve bilim okuryazarlığının artırılmasına yönelik etkinliklerin gerçekleştirilmesi, TÜBİTAK’ın kurulduğu ilk yıllardan başlayarak, yayınlanan dergi ve kitaplar, gerçekleştirilen yarışma ve şenlikler aracılığı ile hayata geçirilmektedir. 2007 yılından itibaren bu alanda yapılacak “Bilim ve Toplum Projeleri”ne destek verilmesine başlanmıştır. Ayrıca toplumun bilim ve teknoloji ile eğlenerek öğrenilen ortamlarda buluşmasını sağlayan çalışmalar devam etmektedir.
Daha önce “Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu” olan TÜBİTAK ismi, 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5376 sayılı Kanun ile, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu” olarak değişmiştir. Kuruluş Kanunu ve bunu izleyen mevzuat ve metinlerde yer alan TÜBİTAK’ın faaliyet alanının doğa bilimleri ile sınırlı olduğu izlenimini veren hükümler yeni yasada genişletilmiş, sosyal ve beşeri bilimler de Kurumun görev alanına dahil edilmiştir. 5376 sayılı Kanunla, Kurumun sadece mali mevzuata uygunluk açısından değil, daha önemlisi kendisinden beklenen etkinlik performansı açısından somut ölçüler ve hedefler içeren stratejik plan ve yönetim ilkeleri doğrultusunda hesap verebilirliği esasları da tanımlanmıştır. 5376 sayılı Kanun ile ayrıca bilgi ve teknolojinin üretildiği ortamlardan, kullanıldığı ortamlara aktarılmasını sağlayacak, üniversite-sanayi işbirliğini geliştirecek çeşitli ve etkin mekanizmaların kullanımına olanak verecek hükümler getirilmiştir.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO), Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı'nın (Global Cleantech Innovation Programme - GCIP) 2. Fazının ilk yıl faaliyetlerini başarıyla tamamladı. GCIP'nin 2. Fazında temiz teknoloji alanındaki çözümlerin girişimlere dönüştürülmesi ve mevcut girişimlerin sayısının artırılmasının yanı sıra, temiz teknoloji girişimcilerinin ulusal ve küresel pazara hazırlanması hedefiyle GCIP Türkiye 2023 Hızlandırıcı Programı kapsamında başarılı olan takımlar Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu.
“Türkiye olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede öncülük eden bir yaklaşım sergiliyoruz”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, burada yaptığı konuşmada, dünyanın, savaşlar, küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi çok boyutlu krizlere bağlı önemli bir darboğazdan geçtiğini söyledi.
İnsanlığın ekonomik ve sosyal refahını tehdit eden bu riskler karşısında erken tedbir alarak sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomi modelinin inşasının gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak ve tabiattaki bozulmanın önüne geçmek için aciliyet arz ettiğini vurgulayan Kacır, şöyle konuştu:
"Türkiye olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede öncülük eden bir yaklaşım sergiliyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde yürütülen 'Sıfır Atık Projesi' bu yaklaşımın somut örnekleridir. Sınırda karbon düzenlemesiyle uyumlu bir emisyon ticaret sistemini ülkemizde hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ulusal politika ve programlarımızı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlaştırma sürecini de başlattık. Yeşil dönüşüm altyapımızı güçlendirerek ve ihtiyaç duyacağımız teknolojileri yerli ve milli imkanlarla geliştirerek, Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında büyüme yolculuğuna devam edeceğiz."
Sağlanan desteklere ilişkin bilgi veren Kacır, "Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre yatırımlarına sağladığımız teşviklerle 2017'den bu yana yatırım büyüklüğü 637 milyar lirayı aşan 10 bin 535 yatırımın önünü açtık." ifadesini kullandı.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam elektrik kurulu gücü içindeki payının yüzde 55'e ulaştığını vurgulayan Kacır, son dönemde yeşil yatırımları desteklemek için uluslararası finans kuruluşlarıyla işbirliğini artırdıklarını anlattı.
Kacır, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının katkılarıyla hazırlanan "Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri İçin Karbonsuzlaşma Yol Haritaları" aracılığıyla bu stratejik sektörlerde alternatif teknolojilerin uygulanabilirliğini, beklenen emisyon düşüşlerini, gereken yatırımların boyutlarını ve uygulanacak politikaları belirlediklerini bildirdi.
"Sektörel yol haritaları" geliştirerek, geleceğe yönelik perspektif sunduklarına dikkati çeken Kacır, organize sanayi bölgelerinin (OSB), yeşil OSB'lere dönüşümünü hızlandırmak için, Dünya Bankası destekli "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi"ni ve "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi"ni devreye aldıklarını hatırlattı.
Kacır, KOSGEB'e ayrılan 250 milyon dolarlık bütçeyle KOBİ'lerin karbon ayak izlerini azaltacak ve kaynak verimliliğini artıracak projelerine destek olduklarını ifade etti.
“'Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları', sanayicilerimize yenilikçilik, AR-GE teknoloji ihtiyaçlarının belirlemesinde rehber konumunda”
Projenin TÜBİTAK için ayrılmış 175 milyon dolarlık bölümüyle yeşil üretim süreçlerine, artırılmış enerji ve kaynak verimliliğine odaklanan AR-GE ve yenilikçilik çalışmaları yürüten firmalara ve özel sektör öncülüğündeki iş birliklerine AR-GE desteği verdiklerini belirten Kacır, "Sektör temsilcilerimizle hazırladığımız 'Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları', sanayicilerimize yenilikçilik, AR-GE teknoloji ihtiyaçlarının belirlemesinde rehber konumunda. Hedefimiz sanayimizin ihtiyaç duyduğu yeşil teknolojileri yerli ve milli imkanlarla geliştirmek, yeşil teknolojiler alanında lider teknoloji girişimleri kurarak teknolojik ürün ve hizmet ihraç eden bir ülke olmak." değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, bu hedefe ulaşmak için önemli bir fırsat penceresi olduğunu dile getirerek, küresel yeşil dönüşüm politikalarının, firmaların cesur adımlar atmasını zorunlu kıldığını söyledi.
İklim dostu ürün ve hizmetlere, bu ürünlerin üretimi için gereken yeşil enerjiye, donanıma ve altyapıya talebin yükseldiğine işaret eden Kacır, şöyle konuştu:
"Yeşil teknolojilere yönelik talep 2030'a kadar yıllık 12 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşturacak. Teknolojide paradigma değişimlerini ülkemizin kalkınması için fırsata dönüştürme yaklaşımıyla AR-GE ve teknoloji geliştirme altyapımızı, insan kaynağımızı, girişimcilik ekosistemimizi harekete geçiriyoruz. TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 22 yılda yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında 2 bin 869 proje ve 2 bin 661 kişiye 14,7 milyar lira destek sağladık. TÜBİTAK ile Yeşil Mutabakat'a uyum kapsamındaki öncelikli AR-GE ve yenilik konularıyla doğrudan ilişkili projeleri destekliyoruz. Bu kapsamda Yeşil Dönüşüm Odaklı TÜBİTAK 1004 Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı çağrımızı bugün itibarıyla açacağız ve ekosistemi güçlendirmeye devam edeceğiz. Bu çağrıyla proje demetlerinden oluşan araştırma platformlarını destekleyeceğiz."
Kacır, yeşil büyümeye yönelik "Girişimcilik Destek Programı (BiGG) Yeşil Büyüme Çağrıları"nı başlattıklarını girişimcilik projelerine 900 bin liraya kadar destek sunduklarını belirterek, çağrılar kapsamında yeşil büyümeye hizmet eden öncelikli AR-GE ve yenilik konularında 237 girişimin hayata geçirilmesini sağladıklarını bildirdi.
Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı ile de girişimcilere destek verdiklerini vurgulayan Kacır, "Programın geçtiğimiz yıl devreye aldığımız ikinci fazında ise 91 başvuru arasından seçilen 28 takım mentörlük ve hızlandırma eğitimine katılmaya hak kazandı." dedi.
Kacır, dereceye giren takımların, haziranda Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapılacak "Global Cleantech Days' etkinliğinde Türkiye'yi temsil edeceği bilgisini verdi.
“Farkındalıktan zorunluluğa dönüştü”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, yaptığı konuşmada, programın ilk fazını kapsayan 2013-2018 yıllarında düzenlenen toplam 5 hızlandırıcı kapsamında, temiz teknoloji alanında çözüm önerisi olan 899 girişimden başvuru alındığını, bunlardan 139'unun "GCIP Hızlandırıcısı"na dahil edildiğini söyledi. Mandal, “ 10 yıl öncesine geri döndüğünüzde, iklim değişikliği ve onun oluşturduğu etkiler dikkate alındığında, daha fazla farkındalık odaklı bir süreçti. Aynı konuları konuşuyorduk ama o gün için, geleceğe yönelik bazı senaryolar zorlayıcıydı. Ancak, o gün için biraz daha programın ön plana çıkan boyutu, daha fazla farkındalık odaklıydı.” vurgusu yaptı.
Programın 2. fazının ise Haziran 2022'de hayata geçirildiğini belirten Mandal, bu fazın 2022-2027 yıllarını kapsadığını, UNIDO ile işbirliği içinde 18,8 milyon dolar bütçeli olarak TÜBİTAK tarafından yürütüldüğünü kaydetti.
“İş birliği ağı oluşturuldu”
Mandal, geçen yıl mayıs ayında açılan ilk çağrıya 91 takımın başvurduğunu ve bunların "takım", "teknoloji", "ürün" ve "pazar" boyutları bakımından değerlendirilerek, 28 girişimin hızlandırıcı programa dahil edildiğini ve 12 takımın finale kaldığını ifade etti.
Prof. Dr. Mandal “Girişimcilerimizin gelecek için bakıldığında, zorunluluk noktasında olan ihtiyaçlarımıza hem ülkemiz için hem de insanlık için çözüm oluşma noktasında gayret ve çabaları var. Ben öncelikle bundan dolayı tüm girişimcilerimizi, bugün 12 tanesi burada ama bu yola çıkan 91 girişimcimizi de tebrik ediyorum. Çabalarını çok kıymetli buluyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığının da programın başarısı için bir araya geldiğini vurgulayan Mandal, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla sağlam bir iş birliği ağı oluşturulduğunu, bunun birlikte geliştirme ve başarma vizyonunun en güzel örneklerinde biri olduğunu dile getirdi.
“Hem sosyal hem ekonomik anlamda katkı sağlayacak”
Mandal, “Gelecek odaklı baktığımız zaman konunun karmaşıklığı, değişkenliği ve dinamikliği noktasında konuya teknolojiyle çözüm oluşturmaya çalışıyor arkadaşlarımız. Ama bunun oluşturduğu etki ve oluşturacağı etki hem sosyal anlamda hem ekonomik anlamda hem de ülkemizin bulunduğu jeopolitik artılarıyla beraber güçlükleri noktasına dikkate alındığında diğer alanlarla karşılaştığımız zaman oldukça kritik. Bu etki ülkemize hem sosyal hem ekonomik anlamda katkı sağlayacak. Dolayısıyla Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı'nı ülkemizin ve insanların ihtiyacına çözüm oluşturma noktasında kıymetli buluyoruz." dedi.
28 girişimcinin seçilerek hızlandırıcı kapsamında eğitimlere tabi tutulduğunu belirten Mandal, Hem UNIDO’nun hem de mentorları takibinde kritik bir sürecin geride kaldığını kaydederek kazananları herkesle birlikte bugün Bakan Bey’den öğreneceklerini ifade etti.
Heyecan burada bitmeyecek vurgusu yapan Mandal, “Bu programın içerisinde olan 15 ülkeyle beraber Haziran ayında gerçekleşecek olan uluslararası boyuttaki dereceye girenlerin yarıştığı bir yarışmaya gireceğiz. O yüzden ben tüm girişimcilerimizi tebrik ediyorum ve bizi temsil edecek olan girişimcilerimiz için de şimdiden başarılar diliyorum.” dedi.
Yeni çağrı hazırlığı içinde olduklarını duyuran Mandal, “2024 yılı içinde yeni bir çağrı daha açacağız ve ve 2027 yılına kadar bu çağrılar açılmaya devam edecek” dedi.
“Projenin ana amacı temiz teknoloji inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi”
UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz da GCIP'in, Türkiye dahil 16 ülkede uygulandığı bilgisini vererek, şunları kaydetti:
"Törene bu ülkelerin büyükelçilerini davet ettik. Bunun sebebi belki onlarla birlikte işbirliği imkanlarımız doğabilir. Global anlamda da birtakım faaliyetlerimiz olabilir. Bu projenin ana amacı temiz teknoloji inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi. Burada da hedefimiz start-uplara, girişimcilere ve KOBİ'lere destek vermek. Bu kategorileri enerji verimliliği, yenilenebilir enerji su verimliliği yeşil binalar, atık geri kazanımı, ileri malzemeler ve kimyasallar ve akıllı ulaşım şeklinde ayırdık."
Ödüller takdim edildi
Hızlandırıcı sonucunda temiz teknoloji alanındaki iş fikirleri TÜBİTAK tarafından verilen ödüllerle desteklendi. Birinciye 300 bin lira, ikinciye 200 bin lira, üçüncüye 150 bin lira verildi. Başarılı Kadın Girişimci Ödülü ile Sürdürülebilirlik Alanında Başarılı Girişimci Ödülü sahiplerine ise 100'er bin lira takdim edildi.
GCIP paydaşları arasında yer alan OSTİM Teknopark, 3 GCIP takımına "PROTA Özel Üyelik Ödülü" verdi. Bu ödül kapsamında seçilen girişimciler PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi'nde yer alan Makerspace alanını 1 yıl ücretsiz kullanabilecek ve Yüksek Teknoloji Makine Parkı'nda yer alan makineler ile prototip üretimi taleplerini yüzde 20 indirimle karşılayabilecek.
Ulusal boyutta dereceye giren takımlar, GCIP'in yürütüldüğü 16 ülkeden girişimcilerin yer alacağı küresel yarışmada Türkiye'yi temsil edecek. TÜBİTAK, UNIDO işbirliği ve paydaşların desteğiyle GCIP aracılığıyla temiz teknolojiler alanında küresel çapta değişim yaratabilecek, yatırıma hazır ve ölçeklenebilir girişimlerin ortaya çıkması için faaliyetlerini 2027 yılına kadar devam ettirecek.
Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ODTÜ, OSTİM Teknopark, İzmir Kalkınma Ajansı, Arçelik AŞ ve Döngüsel Ekonomi Kooperatifi (DCUBE) gibi paydaşların katılımıyla yürütülüyor.
Konuşmaların ardından 12 finalist takıma plaket takdim edildi. Kazananlar ödüllerini Bakan Kacır'ın elinden aldı.
Birinci Myconom, ikinci Vesselx ve üçüncü Microhobist oldu. Microhobist aynı zamanda "Başarılı Kadın Girişimci Ödülü"nü de kazandı. Sürdürülebilirlik Alanında Başarılı Girişimci Ödülü'nü ise Biolive elde etti. Ayrıca EvBEE, SMEFF ve VESSELX takımları, proje paydaşlarından OSTİM Teknopark tarafından verilen “PROTA Özel Üyelik Ödülü”ne layık görüldü.
(Ayrıntılı Bilgi için www.eureka.org.tr )
Eureka Hakkında
Eureka Nedir?
Eureka, Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artıracak ileri teknolojilerin, ürünlerin ve hizmetlerin araştırılması ve geliştirilmesini, ülkeler arasında ortak projeler oluşturulmasını ve yürütülmesini teşvik etmek için kurulan bir uluslararası işbirliği platformudur.
Eureka, 1985 yılında Türkiye’nin de içinde bulunduğu 18 Avrupa ülkesi ve AB Komisyonu tarafından kurulmuştur. Zaman içerisinde Eureka ağının etkisinin ve işlevselliğinin artmasıyla Eureka programına üye ülkelerin sayısı, Avrupa dışından ülkelerin de bu ağa katılabilmeleriyle birlikte Kanada, Güney Kore, Güney Afrika ve Singapur gibi ülkelerin katılımlarıyla artarak 47’ye yükselmiştir.
Eureka üyelerinden biri olan Rusya Federasyonu için Ukrayna savaşı sonrasında Eureka Genel Kurulu (GA) tarafından alınan üyeliğin askıya alınması kararını takiben Mart 2023’te Eureka’dan ayrılma talebini Bakan Yardımcılığı üzerinden bildirmiş ve üyelikten ayrılma talebi kabul görmüştür. Rusya Federasyonu artık Eureka üyeleri arasında yer almamaktadır.
Eureka Fon Mekanizmaları Nelerdir?
Eureka bünyesinde farklı ihtiyaçlara karşılık verecek şekilde farklı fon mekanizmaları bulunmaktadır. En temel üç mekanizma şöyledir:
şeklinde 3 ayrı destek mekanizması bulunmakta olup bu destek mekanizmalarının herhangi bir tanesi aracılığıyla yapılan proje başvuruları desteklenmeye değer görülmesi halinde ulusal fonlar tarafından desteklenmektedir. Ulusal kurallarla uluslararası işbirliği imkanı tanıyan platformun en önemli özelliklerinden bir tanesi konu güdümü olmayan (bottom-up) çağrılar açmasıdır.
Yalnızca Eurostars programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından başarı ile tamamlanan projeler için ülkelere proje bütçesinin %25’ine kadar geri ödeme yapılmaktadır.
Sanayi–Sanayi Ar-Ge ve İnovasyon Uluslararası İşbirlikleri için Eureka Programı kapsamında yürütülen projelere ülkemizden KOBİ ve sanayi kuruluşlarının katılımı TÜBİTAK tarafından koordine edilmektedir. Programda uluslararası işbirlikleri oluşturulurken, projeler ulusal kaynaklarla desteklenmektedir. TÜBİTAK, Eureka Network ve kümelere sunulan projeleri TEYDEB 1509 programıyla desteklemektedir. Eurostars projeleri ise 1709 programı kapsamında desteklenmektedir. Eureka projelerine katılan büyük ölçekli firmaların projelerine %60 oranında, KOBİ’lere ise %75 oranında hibe destek sağlanmaktadır.
Eureka Network Projeleri
Eureka'nın destek mekanizmalarından bir tanesi olan Eureka Network Projeleri pazara yakın yenilikçi Ar-Ge Projelerinin ulusal kaynaklarla desteklendiği bir uluslararası işbirliği aracıdır. Ülkemizden en az bir kuruluşun Eureka Üyesi 47 ülkenin en az bir tanesinden en az bir ortakla başvuru yapabildiği bir fonlama mekanizmasıdır. Eureka Network Projeleri için herhangi bir konu kısıtlaması bulunmamaktadır. Ayrıca sürekli açık olan başvuru sistemi yoluyla istenilen anda proje başvurusu yapılması mümkündür. Eureka Network Projeleri kapsamında yapılacak başvurular ulusal fon kuruluşları tarafından değerlendirmeye tabi tutularak, bütün taraflarca desteklenmeye değer görülen projeler ulusal fonlarla desteklenmektedir.
Eurostars
Eureka'nın destek mekanizmalarından biri olan Eurostars, Avrupa Komisyonu ve Eurostars üye ülkelerinin Avrupa’daki KOBİ’lerin rekabetçiliğinin arttırılması için yürüttükleri KOBİ’lere özel, hızlı ve etkin bir destek programıdır. Eurostars kapsamında herhangi bir teknoloji alanı ve sektör ayrımı yapmaksızın Ar-Ge odaklı faaliyetler yürüten KOBİ’lerin ve büyük ölçekli işletmelerin uluslararası Ar-Ge projeleri desteklenmektedir. Proje başvurular her sene 2 çağrı kesim tarihinde www.eurostars-eureka.eu aracılığı ile doğrudan EUREKA Sekretaryasına yapılmaktadır.
Yenilikçi KOBİ’ler ana ortak (proje koordinatörü) olarak Eurostars projesi başlatabilirler. Ulusal kurallara uygun olarak projelere büyük işletme, üniversite ve araştırma kurumları da dahil edilebilmektedir. 2021-2027 yılları arasında yürütülmesi planlanan Eurostars-3 Programı kapsamında, Kurumumuz TEYDEB 1709 kodlu Yenilik ve Destek Programı kapsamında ülkemizde yerleşik sermaye şirketleri, yükseköğretim kurumları, kamu araştırma merkez ve enstitüleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve 6550 sayılı kanun kapsamındaki araştırma altyapılarını destekleyebilmektedir. Eurostars projeleri aşağıdaki nitelikleri sağlamalıdır:
Eureka Kümeleri
Avrupa’nın öncü firmaları tarafından uzun dönemli ve stratejik öneme sahip, Avrupa’nın rekabetçiliğine katkı sağlayacak teknolojilerin geliştirilebilmesi için sunulacak projeleri desteklemek üzere oluşturulan girişimlerdir. Hem KOBİ’lerin ve hem de büyük ölçekli firmaların ihtiyaçlarını göz önünde tutan Eureka kümeleri, endüstriyel yenilik ve ekonomik büyüme için birer hızlandırıcı işlevi görmektedir.
Eureka kümeleri kendi teknoloji alanları çerçevesinde yenilikçi, sanayi girişimiyle oluşturulmuş, pazara yakın projeleri desteklemek üzere faaliyet yürütmektedir. Yönetim mekanizmalarında sanayi kuruluşlarının önemli rolü olması sayesinde Eureka Kümeleri bilimsel çalışmaların pazara ulaşabilmesi için önemli birer araçlardır. Bu yapıları sayesinde Eureka Kümeleri, Avrupa çapındaki rekabetçi projelerin ulusal fonlarla buluşmasına aracılık etmektedir.
2021 yılı itibari ile Eureka kümeleri yeniden tasarlanmış yapısı ile faaliyet göstermeye başlamıştır. Kamu otoriteleri ve endüstrinin öncelikli alanlarını konsolide şekilde dikkate alarak oluşturulan çok yıllı plan (MAP) ve yıllık uygulama planına (AOP) dayanarak açılan çağrılar ile ülkelerden gelecek fon taahhüdünün artması hedeflenmiştir. 2022 yılı itibari ile aktif olan 5 küme (ITEA4, Celtic-Next, Xecs, Smart, Eurogia2030) bulunmaktadır.
Küme projelerinde bir veya iki aşaması başvuru süreci işletilmektedir. Birinci ve ikinci aşamada gerçekleştirilen uluslararası değerlendirme sonrasında etiket (label) almaya hak kazanan projeler ulusal başvuru yapmaya davet edilmektedir. Etiket alınmış olması projenin fon alacağı anlamına gelmemektedir. Türkiye, sadece label almayı başarmış olan proje önerileri ulusal başvuruya (1509 Programına başvuru) davet etmektedir.
Türkiye’nin Eureka kümelerinde aktifliği sadece proje başvurularında değil aynı zamanda küme yönetimlerinde yer alan Türk firmaların fazlalığı ile de göze çarpmaktadır. ITEA Kümesinin başkanlığı, Celtic-Next Kümesinin başkan yardımcılığı ve Eurogia2030 kümesinin Genel Müdürlüğü Türk firmaların temsilcileri tarafından yürütülmektedir. Bununla birlikte küme yönetim kurullarında çok sayıda Türk firma görev almaktadır.
Eureka’nın Tamamlayıcı Faaliyetleri
Innowwide
Yenilikçi KOBİ'ler için Avrupa Ortaklığı/Eurostars (The European Partnership on Innovative SMES / Innowwide), Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen, KOBİ’lerin hedef bölgelere özel uluslararası fizibilite projelerinin desteklendiği bir programdır. Innowwide kapsamında herhangi bir teknoloji alanı ve sektör ayrımı bulunmamaktadır.
Fizibilite proje önerilerinin sunulduğu ilk Innowwide çağrısında, proje başına 60.000 Avro hibe verilmiş, çağrı, 5 Eylül 2022 ile 15 Kasım 2022 tarihleri arasında açık kalmıştır.
İlk çağrıda, proje önerileri için hedef bölge/ ülke seçilmesi ve orada yerel bir paydaş ile ortaklık kurulması beklenmiştir. En fazla altı ay sürecek projelerde, KOBİ'lerin yenilikçi projeler veya çözümler için piyasa fizibilite çalışmaları yürütmesi ve seçilen hedef ülkede yerel uzmanlarla çalışması hedeflenmiştir.
Çağrı kapsamında başarılı bulunan fizibilite proje önerilerinin finansmanı Avrupa Birliği tarafından sağlanmıştır. Avrupa Birliği tarafından sağlanacak finansman, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, Orta Doğu veya Asya-Pasifik'teki bir paydaş ile proje ortaklığı kuran Avrupa Birliği Üye Ülkeleri veya Ufuk Avrupa Asosiye ülkelerindeki KOBİ'ler içindir. Çağrı kapsamında sağlanan finansmandan yalnızca Avrupa Birliği üye ülkeleri veya Ufuk Avrupa Asosiye ülkelerindeki KOBİ'ler yararlanabilse de, seçilen hedef ülkedeki ortaktan altyüklenici olarak hizmet alınabilmektedir. Altyüklenici ortaklar ile proje başvurusu öncesinde bir taahhüt imzalanması gerekmektedir.
Çağrı kapsamında 272 başvuru alınmış ve 251 proje ön incelemeden geçerek bir sonraki değerlendirme aşamasına geçmeye hak kazanmıştır. Türkiye ilk Innowwide çağrısında en çok proje veren ilk 6 ülke arasında yer almış, Türk firmalar toplamda 12 proje başvurusunda bulunmuşlardır. Toplamda 50 projenin kabul edildiği çağrıda (Bunlardan 25'i Afrika'ya yönelik projeler olup diğer 25'i ise diğer bölgelere yönelikti) Türkiye’den gelen 12 projenin 4’ü kabul edilmiştir.
Innowwide İkinci çağrısının Temmuz 2023’te açılması beklenmekte olup, ilk çağrıdakinin aksine, ikinci çağrıda bölge odağı olmaması yönünde mutabık kalınmıştır.
Globalstars
Globalstars, Eureka üyesi olmayan üçüncü ülkeler ile işbirliği yapmak amacıyla proje önerilerini desteklemek için üye ülkelerin ilgilerine göre seçilen bir ülke ile bazen tematik odağı olan çağrılar açılmasını sağlayan bir araçtır. Bu araç sayesinde geçmiş yıllarda Brezilya, Singapur, Japonya, Kenya, Tayvan gibi Eureka üyesi olmayan ülkeler ile çağrılar açılmıştır. Üye ülkelerin ilgisini ölçmek üzere yapılan “Küresel İşbirliği Anketi”nin çıktılarına odaklanarak hedef ülkeler belirlenmektedir. Yakın zamanda Brezilya, Hindistan ve Japonya ile bir Globalstars çağrısı açılması gündemdedir. Geçmişte Singapur ile açılan iki Globalstars çağrısı sonrasın ülkesine olan ilgiden memnun kalan Singapur Eureka’ya asosiye üye olmak üzere başvurmuş ve bu üyelik başvuru kabul edilmiştir. Bu anlamda Globalstar aracı Eureka’nın Stratejik Yol Haritası’nda yer alan küresel erişim hedefine katkı sağlayan bir araçtır.
Investment readiness programme
The Eureka Joint Investment Readiness Programme (JIRP) (2019-2021), 13 Eureka ülkesi işbirliğiyle (Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Portekiz, Slovenya, İsveç, İsviçre, İspanya, Birleşik Krallık) oluşturulmuş ve Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen bir girişim olarak kurulmuştur.
Bu girişimin başarıya ulaştığı sonucuna dayanarak Eureka, (artık kendi kimliğine sahip olan) Yatırıma Hazırlık Programı (IRP) tasarlamıştır. Bu pilot uygula 2020-2021 başlangıç döneminde 13 Eureka ülkesi tarafından finanse edilmiştir. Covid-19 pandemisi nedeniyle, ilk plana kıyasla faaliyetlerde önemli bir azalma olmuş ve bu nedenle program kapsamında planlanan bazı faaliyetler gerçekleştirilemediğinden tahsis edilen kaynaktan arta kalan tutar olmuştur. Programın 2022'de bir yıl daha uzatılmasına izin verilmiştir. Kasım 2022'de Spa'da düzenlenen son NPC/HLG toplantısında tartışıldığı ve kararlaştırıldığı üzere, Eureka Yatırım Hazırlık Programı (IRP), Eureka ülkeleri, Yenilikçi KOBİ'ler ve yeni kurulan şirketler için önemli bir katma değer sağlayan Eureka için temel bir stratejik Program haline getirilmesi hedeflenmektedir.
IRP'nin sürekli ve başarılı bir şekilde uygulanması, Yenilikçi KOBİ'ler Avrupa Ortaklığı, Eureka Kümeleri ve Küresel İnovasyon Zirvesi (GIS) gibi diğer Eureka girişimleri ve programları ile sinerji sağlayarak olumlu bir kaldıraç etkisi yaratacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, geçmişte program faaliyetlerinin uygulanmasından elde edilen deneyim ve sonuçlara dayanarak ESE, hızlandırma hizmetlerini Avrupa Ortaklığı içindeki ve dışındaki tüm Eureka ülkelerinden yenilikçi start-up'lara ve KOBİ'lere sunmaya başlayacaktır.
Bu nedenle, Yatırıma Hazırlık Programının (IRP) bu yeni aşaması, AB Yenilikçi KOBİ Ortaklığı bünyesindeki 37 ülkeden ve Ortaklık dışındaki diğer Eureka üyelerinden tüm Eureka ülkelerinden şirketler dahil olmak üzere yararlanıcıların coğrafi kapsamını genişletecektir.
Bütçe desteği için AB'ye sunulan talep henüz yanıtlanmamıştır. Olumsuz yanıt alınırsa programdan faydalanmak isteyen ülkeler maliyeti bölüşeceklerdir.
Program, yenilikçi KOBİ'lerin ve startup'ların yatırıma hazır olma durumlarını artırmayı ve büyümelerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Program ile hedef ülkelerdeki KOBİ'lere/start-up’lara hızlandırma hizmetleri (finansman sağlanmıyor) verilmektedir.
Programın iki temel faaliyeti vardır. Bunlar;
Temel karakteristik özellikleri ile alanında lider bir platform olan Eureka’nın kurucu ve aktif üyelerinden bir tanesi olarak platformun küresel seviyede sağladığı işbirliği imkânlarından önemli düzeyde fayda sağlanmaktadır. 47 üye ülkenin yanı sıra üye olmayan ülkeler ile de işbirliği fırsatı tanıyan destek araçları, endüstrinin ve ülkelerin önceliklerine göre hızlıca pozisyon alınarak şekillendirilebilen esnek çağrı yapıları sayesinde güncel teknolojik konularda hızlı şekilde uluslararası sanayi işbirliği sağlanabilmektedir.
Türkiye 1998-1999 ve 2012-2013 yılları arasında olmak üzere iki dönem Eureka Dönem Başkanlığı görevini yürütmüştür. Eureka Dönem Başkanlığı görevi tam üye statüsündeki ülkelerin gönüllük esasına göre üstlenilen bir görevdir. Türkiye, Eureka’nın en aktif üyelerinden biri olarak 2023-2024 Dönem Başkanlığı için aday olduğunu, üyesi olduğumuz Yürütme Grubu toplantısında üyelere, Dönem Başkanı Portekiz’e ve Eureka Sekretaryası’na 2022 yılının Eylül ayında duyurmuştur. Adaylık isteğimiz üyeler tarafından olumlu karşılanmıştır. 26-28 Kasım 2022’de düzenlenen Genel Kurul/Yüksek Seviyeli Grup (GA/HLG) Toplantısı’nda adaylığımız tüm ağa duyurulmuş ve yapılan oylama sonrasında dönem başkanlığı görevi ülkemize oybirliği ile tevdi edilmiştir.
Dönem başkanlığı görevimizi 1 Temmuz 2023 tarihinde başlamış olup 30 Haziran 2024’e kadar sürecektir. TÜBİTAK koordinasyonunda yürütülecek olan Türkiye’nin Eureka dönem başkanlığı görevi kapsamında; Kasım 2023, Nisan 2024 ve Haziran 2024’te TÜBİTAK ev sahipliğinde üç büyük toplantı ve Eureka üyesi ülkelerden firmaların katılacağı Küresel İnovasyon Zirvesi gerçekleştirilecektir. Sosyal etkinlikler ile desteklenen toplantılar ülkemizin Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin tanıtımı konusunda önemli bir avantaj sağlayacaktır.
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı: Üreten Sağlık” tanıtım programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımlarıyla gerçekleşti. Tanıtılan program ile sağlık teknolojilerinin ve ürünlerinin geliştirilmesinde yerli ve milli çözümlerin üretilmesi; dışa bağımlılığı azaltacak adımların atılması hedefleniyor.
Bu kapsamda TÜBİTAK ile TÜSEB arasında protokol imzalandı. Protokole TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ile TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan imza attı.
Gerçekleştirilen iş birliği ile biyoteknoloji, kişiye özel tedaviler, ilaç ve aşı geliştirme, biyobenzerler, sağlıkta yapay zeka, robotik cerrahi teknolojileri, medikal cihaz teknolojileri, sertifikalı referans malzeme üretimi konularında çalışmalar yapılacak.
Ayrıca Hücre tedavileri, kanser tedavileri, yeni doğan beslenmesi, biyosavunma, enfeksiyon hastalıkları ve otoimmun bozukluklar, ilaç ve aşı geliştirme süreçlerinde ürün standartlarına uygun testlerin geliştirilmesi gibi alanlarda, yenilikçi yaklaşımlar geliştirilecek.
"17 binden fazla bilim insanı desteklendi"
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'yi küresel sağlık teknolojileri pazarında lider konuma taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Aşı, tıbbi cihaz ve biyoteknolojik ürünler gibi alanlardaki yetkinliklerimizi ortak kullanım esasına dayalı yeni bir yaklaşımla etkin bir şekilde değerlendirme imkanına kavuşacağız." dedi.
Bakan Kacır, sağlık teknolojilerinde yenilikçi cihazların ve hizmetlerin fikirden ürüne dönüşmesinin ancak yoğun mühendislik, tasarım, prototipleme ve deney aşamalarından sonra mümkün olduğunu dile getirdi. Bu anlayışla gerek TÜBİTAK bünyesinde yürüttükleri gerekse TÜBİTAK eliyle destekledikleri projelerle sağlık alanında birçok yenilikçi ürünün geliştirilmesi ve ticarileştirilmesini sağladıklarını belirten Kacır, son 22 yılda sadece TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla, sağlık alanında yürütülen 10 bin projeye ve 17 binden fazla bilim insanı ve gence 50 milyar liranın üzerinde destekte bulunduklarını söyledi.
Bakan Kacır, TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü'nü hizmete açtıklarını, AR-GE merkezleri ve teknoparkların da sağlık alanında nitelikli AR-GE projelerinin somut ürün ve hizmetlere dönüşmesinde öncü rol üstlendiğini anlattı.
"Sağlık alanında AR-GE ve üretim kabiliyetlerimizi artıracağız"
Bakan Kacır, "Üreten Sağlık" modeliyle kamudan sanayiye, üniversitelerden girişimcilere kadar sağlık ekosistemindeki tüm paydaşları bir araya getirdiklerine işaret etti. Kacır, "Birlikte yerli üretim kapasitesini artırmayı, dışa bağımlılığı azaltmayı ve Türkiye'yi küresel sağlık teknolojileri pazarında lider konuma taşımayı hedefleyen bu program doğrultusunda atacağımız önemli adımlardan biri de TÜSEB ve TÜBİTAK arasındaki sinerjiyi güçlendirmek olacak. Oluşturduğumuz iş birliği modeliyle aşı, tıbbi cihaz ve biyoteknolojik ürünler gibi alanındaki yetkinliklerimizi ortak kullanım esasına dayalı yeni bir yaklaşımla etkin bir şekilde değerlendirme imkanına kavuşacağız. TÜBİTAK bünyesinde yürüttüğümüz projelerle oluşturduğumuz kabiliyet havuzumuzu sağlık ekosistemindeki tüm paydaşların erişimine açarak, bilimsel bilgi birikimini ve teknolojik yetkinlikleri ortak bir zeminde buluşturacağız. Bu sayede kaynaklarımızı daha verimli ve stratejik bir şekilde kullanarak, sağlık teknolojilerinde özgün, yüksek katma değerli ürünler geliştirme yolunda önemli bir ivme kazanmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır ayrıca “TÜBİTAK ve TÜSEB arasında yüksek koordinasyon sağlık ekosistemimizin ölçeklenmesi ve genişlemesi için büyük önem arz ediyor." değerlendirmelerinde bulundu.
Proje Başvuru ve Değerlendirme Süreci
1) Çağrı Duyurusu
Çağrıya konu Öncelikli Ürün Listesi, proje bütçesi üst sınırı, proje süresi üst sınırı, çağrı takvimi gibi başvuru koşullarını içeren, gerektiğinde çağrıya özel olarak bu uygulama esaslarında belirtilen maddelere istisna teşkil edecek hususları tanımlayan Çağrı Duyurusu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından http://www.hamle.gov.tr internet adresinde yayımlanır.
2) Başvuru Yeri
Başvurular, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı web sitesinde bulunan Program Portalı uygulaması üzerinden çevrim içi olarak alınmaktadır.
3) Proje Başvurusu için Ön Kayıt ve Yetkilendirme
Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı çerçevesindeki proje başvuruları için ön kayıt ve yetkilendirme süreçleri T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülecektir. (TÜBİTAK tarafında ön kayıt işlemi yapılmayacaktır.)
Başvuru işlemleri Program Portalı üzerinden, firmalar adına yetkilendirilmiş kişiler tarafından yürütülecektir.
4) Başvuru Süreci
Çağrı kapsamında sadece Türkiye’de yerleşik sermaye şirketleri başvuruda bulunabilecektir.
Başvurular, çağrı takvimi dâhilinde ön başvuru ve kesin başvuru aşamalarının tamamlanması suretiyle alınacaktır.
5) Proje Öneri Bilgileri Formu
Kesin başvuru süresi içerisinde, Ar-Ge desteği talep eden firmalar Ar-Ge sürecine ilişkin Ar-Ge destek formlarını, Program Portalı üzerinden yapılan yönlendirmeyle eksiksiz olarak tamamlamaları gerekmektedir.
Proje öneri bilgileri formunun PRODİS üzerinden gönderildiği tarih, Ar-Ge projesinin başvuru tarihi olarak kabul edilir.
Ar-Ge destek formlarında projenin konu ve amaçları, çağrı konu ve kapsamı ile ilişkisi, başarı ölçütleri, bilimsel ve teknolojik niteliği, iş-zaman planı, projenin gerçekleştirileceği kuruluşun altyapısı ve proje yönetimine yönelik bilgileri, katma değer, verimlilik ve rekabet gücü açısından yapması beklenen katkı, oluşacak teknik bilgi birikiminin yayınımına yönelik hedef ve stratejilerine ilişkin bilgiler ile tahmini maliyet formlarını içeren Proje Öneri Bilgileri Formunun (AGY111) hazırlanması gerekmektedir. PRODİS üzerinden gönderildiği tarih, proje başvuru tarihi olarak kabul edilir.
6) Değerlendirme ve Karar Süreci
Kesin başvurusu çağrı planında öngörülen takvim içerisinde Program Portalı üzerinden tamamlanan projeler değerlendirmeye tabi tutulur.
Kesin başvurunun tamamlanmasını müteakiben detaylı değerlendirme süreçleri başlatılacaktır. Değerlendirme faaliyetlerine devam edilebilmesi için Bakanlık tarafından atanan yetkilendirilmiş bağımsız danışmanlık firmasınca hazırlanacak Bağımsız Değerlendirme Raporu’nun çağrı takviminde öngörülen süre içerisinde elektronik ortamda Program Portalı’na yüklenmesi gerekmektedir.
Proje konusu ürünün üretilebilmesi için Ar-Ge gereksinimi olduğu durumlarda, ilgili TÜBİTAK destek programı kapsamında, öngörülen proje planı çerçevesinde ürünün üretilmesinin teknik yönden mümkün olup olmadığının tespitini de kapsayacak şekilde Ar-Ge projesi değerlendirme süreci işletilir. Ar-Ge’ye ihtiyaç olmaksızın sadece üretime yönelik yatırımın gerekli olduğu veya Ar-Ge faaliyetinin sadece tamamlayıcı veya geliştirici mahiyette yapılmasının öngörüldüğü özel durumlarda, projenin üretime yönelik yatırım kısmı için başvurusu yapılan ürünün teknolojik hazırlık seviyesinin, ürünün ve yatırımcının teknik açıdan üretime hazır olup olmadığının, öngörülen proje planlaması çerçevesinde yapılacak faaliyetlerle ürünün üretilmesinin teknik yönden mümkün olup olmadığının tespiti için TÜBİTAK tarafından inceleme yapılır.
Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında sunulan ve Ar-Ge desteği talep eden projeler için TÜBİTAK değerlendirme süreci aşağıdaki gibidir:
-Ön inceleme, belirlenen proje teknik uzmanı tarafından yapılır. Ön inceleme sonucunda, proje konusu ile ilgili en az lisans derecesine sahip herhangi bir proje personelinin bulunmadığı projeler hakem ataması yapılmadan ret önerisiyle ilgili GYK’ya sunulabilir.
-Ön incelemeyi geçen projeler, konusunda uzman hakemler tarafından değerlendirilir.
- Ön incelemenin ardından, hakemler ve sonrasında GYK tarafından projelerin Ar-Ge kısmı aşağıda belirtilen üç boyut altında değerlendirilir:
Projenin endüstriyel Ar-Ge içeriği, teknoloji düzeyi ve yenilikçi yönü,
Proje planı ve kuruluşun altyapısının uygunluğu,
Proje çıktılarının ekonomik yarar ve ulusal kazanıma dönüşebilirliği.
- Ar-Ge değerlendirmesi tamamlanmış olan projeler için komisyon değerlendirmesi gerçekleştirilir.
- Projeler ilgili inceleme raporları ve komisyon kararlarıyla birlikte Komite değerlendirmesine sunulur. Komite, değerlendirmeye aldığı projelerin;
a) Ülkemizin mevcut durumda veya gelecekte ortaya çıkabilecek kritik ihtiyaçlarını karşılayabilme,
b) Ülkemizde üretim kapasitesi yetersiz olan ürünlerde arz güvenliğini sağlayabilme,
c) Ülkemizin teknoloji açığı olan alanlarda teknoloji kapasitesini geliştirme,
ç) Dış ticaret açığı verilen alanlarda ithalat bağımlılığını azaltma,
d) Yüksek katma değerli olma,
e) Ülkemizde üretimi kısıtlı olan yeni nesil teknolojiler kullanılarak üretim yapılmasını sağlayabilme,
f) Farklı sektörlerde ülkemize rekabet gücü kazandırabilme,
g) Etkileşimde olduğu sektörlerde teknolojik dönüşümü hızlandırma ve bu sektörlerin gelişimine katkı sağlayabilme,
ğ) Yenilikçi ve Ar-Ge’ye dayalı yatırım olma,
h) Cari işlemler dengesini olumsuz etkileyen ve hammadde sıkıntısı yaşanılan sektörlerde gerçekleştirilecek yüksek katma değerli işlenmiş ürünlerin üretimine yönelik yatırım olma,
ı) Ülkemizin hammadde potansiyelinin değerlendirilmesine olanak sağlayan entegre üretime yönelik yatırım olma,
i) Mali yeterliliğe sahip olma,
j) Proje paydaşının alım taahhüdü ile talep bakımından desteklenmiş veya ulaşılabilir, yeterli ve gelişen pazar potansiyeline sahip ürünlerin üretilmesine yönelik olma,
niteliklerinin ağırlıklandırıldığı, Program Portalında yayımlanan proje değerlendirme formu üzerinden puanlama yapar. Komite, bu değerlendirmede 70 ve üzerinde puan alan projeler arasında stratejik öncelikler, pazar rekabet koşulları, çağrı destek bütçesi, proje süresi gibi kısıtlar ve kriterlere göre önceliklendirme yapmak suretiyle desteklenecek projeleri belirler.
Proje Komisyonu tarafından karar önerisi oluşturulan projelerden Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Değerlendirme Komitesi tarafından uygun görülenler için destek kapsamı ve sözleşme, diğer projeler için ret gerekçeleri TÜBİTAK tarafından Kuruluşa bildirilir.
7) Karar Sonuçlarının Kuruluşlara İletilmesi
Karar sonuçları, desteklenmeye hak kazanamayan her bir proje için kuruluşa bildirilir. Desteklenmeye hak kazanan projeler için destek kapsamını belirten Destek Karar Yazısı ve imzalanıp TÜBİTAK’a iletilmesi gereken Proje Sözleşmesi kuruluşa iletilir.
8) Proje Sözleşmesi
Firma iki nüsha proje sözleşmesini imzalar ve TÜBİTAK'a geri iletir. TÜBİTAK tarafından da sözleşme imzalanır ve destek süreci başlamış olur.
9) Proje Destek Süreci
Desteklenen projelerde firmalar önce projeyle ilgili harcamaları yapar, daha sona ilgili belgeleri ve dokümanları TÜBİTAK'a sunar. Projeler, izleyici tarafından firma ziyareti yapılarak izlenir. Projenin dönemsel gerçekleşen Ar-Ge faaliyetlerini ve harcamalarını içeren AGY311 üzerinde yapılan değerlendirmelerden sonra firmaya destek ödemesi yapılır. Bir takvim yılı, altışar aylık iki döneme bölünmüştür; I. dönem 01 Ocak - 30 Haziran, II. Dönem 01 Temmuz - 31 Aralık olarak belirlenmiştir. Destek ödemeleri için bu dönem aralıklarını kapsayan AGY311 Ar-Ge Yardımı İstek Formları en geç, gerçekleşme dönemini takip eden ikinci ayın sonuna kadar TÜBİTAK’a sunulur.
1511 - TÜBİTAK Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik P. D. P.(Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı)
Programda sağlanan destek oranı
Firmaların desteklenen proje giderlerine harcama sonrası büyük ölçekli kuruluşlar için %60, KOBİ’ler için %75 oranında geri ödemesiz (hibe) destek verilmektedir.
Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında desteklenen projelerde Kuruluşun Bağımsız Değerlendirme Raporuna ilişkin hizmet alım gideri sadece büyük ölçekli firmalar için Yönetim Kurulu tarafından belirlenen tutar kadar desteklenmektedir.
Transfer ödemesi (ön ödeme) verilebilmektedir.
Destek Süresi
Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında sunularak desteklenen projelerde destek süresi Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı çağrı duyurusunda belirtilen proje süresi üst sınırı kadardır.
Çağrı duyuruları için: www.hamle.gov.tr
Desteklenen giderler
TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı
Araştırma Burs ve Destekleri Grup Koordinatörlüğü
2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı
Adress:TÜBİTAK Başkanlık Binası
Tunus Caddesi No:80 Kavaklıdere
ÇANKAYA/ANKARA PK:06100
Tel: 444 66 90
e-Mail: bideb2218@tubitak.gov.tr