6 Şubat 2023'te sadece 11 ilimiz değil tüm Türkiye, ardı ardına yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerle derinden sarsıldı. Depremin hemen ardından başlayan arama kurtarma ve sonrasındaki yardım çalışmalarında devletimiz tüm kurumlarıyla seferber oldu. Bu dönemde TÜBİTAK olarak da bölgede çalışan gönüllülerimizle, acil ihtiyaçlara hızlıca uyarlanan teknolojilerimizle ve afeti analiz edecek araştırma programlarıyla sürece katkı sunarken akademiye yönelik, sanayiye yönelik, bilim insanlarına yönelik, bilim ve toplum desteklerimiz ile Afet Bölgesindeki ihtiyaçlar doğrultusunda yeni destek mekanizmaları tasarladık ve hayata geçirdik. Deprem bölgesine bilim ve toplum destekleri sağladık. Merkez ve Enstitülerimizde depreme ilişkin araştırmalar yürüttük. Depremle ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.
Depremin hemen ardından neler yaptık?
Hem araştırmacıların 24 saat içinde deprem bölgesine intikal ederek araştırma yapmalarını sağladık, hem de bölgedeki ihtiyaçlara yönelik yeni destek programları oluşturduk.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı
Depremden hemen sonra proaktif bir yaklaşımla “TÜBİTAK Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı’’ devreye alındı. Program kapsamında gelen başvurular 24 saat içinde değerlendirilerek karara bağlanıp destek süreci başlatıldı. Deprem felaketinin ardından benzer felaketlere hazırlıklı olunmasını sağlamak amaçları doğrultusunda bilimsel verilerin toplanması, sismik, jeolojik, jeodezik, tektonik, geoteknik, yapı sağlığı ve hasar, ulaştırma yapıları, deniz seviyesi değişimi, zemin yapısı ve sıvılaşma, yüzey kırığı, heyelan, radon gazı çıkışı, tarım, çevre, tarihi ve kültürel yapılar, sağlık hizmetleri, psikoloji, sosyal bilimler, gıda güvenliği, afet yönetimi vb. konularını içeren 61 farklı kurumdan 124 projeyi desteklemeye başladık. Türkiye’nin dört bir yanından 577 bilim insanı, jeofizikten lojistiğe kadar farklı alanlarda saha verisi topladı.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle “Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesi yürütülüyor. Proje kapsamında, jeodezik çalışmalar için TÜBİTAK MAM’a ait üç GNSS sistemi kullanılarak ölçümler gerçekleştirildi.
BİÇABA
Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle doktora sonrası araştırmacıların, TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı (BİÇABA) çağrıya açtık. Çağrı kapsamında 1.317 lisans öğrencisi, 648 yüksek lisans öğrencisi, 419 doktora öğrencisi ve 99 doktora sonrası araştırmacı desteklenmeye hak kazandı. Lisans öğrencilerini 6 ay süre ile, Yüksek lisans öğrencilerini 12 ay süre ile, Doktora Öğrencilerini 24 ay süre ile ve Doktora Sonrası Araştırmacıları 12 ay süre ile destek sağlandı.
BİNBİRÇABA
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinden etkilenen araştırmacılarımızın Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek üzere ve deprem felaketinin ilgili bölgedeki araştırma ekosistemine etkisinin en aza indirilmesi amacıyla 1 Mart 2023 tarihinde “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında, “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı - BİNBİRÇABA”yı açtık. Söz konusu çağrı ile araştırmacılar ve öğrencilerin araştırma faaliyetlerinden uzak kalmayarak bölgedeki ihtiyaçlara odaklanması, bu illerdeki bilgi birikiminin korunmasına katkıda bulunulması ile deprem bölgesindeki üniversitelerin ve üniversitede görev yapan araştırmacıların desteklenmesi ayrıca bölge ve bulundukları illere verecekleri katkıların arttırılması hedeflendi. “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı BİNBİRÇABA” ile 396 projeye 634,98 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek sağladık.
DEPREM ARAŞTIRMALARI ÖZEL ÇAĞRISI
1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında deprem araştırmaları özelinde 15 Şubat 2021 tarihinde “Deprem Araştırmaları” çağrısı açıldı. Yenilikçi inşaat modelleri ve ileri malzemeler, çok yönlü yer bilim araştırmaları; senaryo, öngörü ve analiz çalışmaları; arama-kurtarma faaliyetlerine yönelik robotik sistemler ve depremin sosyo-ekonomik ve toplumsal yaygın etkileri gibi konularda 347 proje önerildi ve 81 proje için destek kararı verildi.
TEKNOÇABA
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin etkilediği KOBİ ölçeğindeki kuruluşlarımızın proje esaslı araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın yürüttüğü (TEYDEB)1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında “2023-DEPREM BÖLGESİ Özel Çağrısı-TEKNOÇABA”yı açtık.
Çağrı kapsamında toplam 156 proje başvurusu alındı. Değerlendirmesi tamamlanan projelerden 95'inin 330 Milyon TL ile desteklenmesine karar verilerek, bunlardan 89 projeye 138,5 Milyon TL kaynak aktarıldı.
TÜBİTAK bilim insanı burs ve destek programları kapsamında aşağıdaki özel çağrılar açılarak 113 destek kararı verildi:
Yaşadığımız deprem felaketi üzerinde çalışmalarına devam eden araştırmacılarımızın, uluslararası boyutta araştırmacılarla iş birlikleri sağlaması amacıyla 2221 Konuk Veya Akademik İzinli (Sabbatical) Bilim İnsanı Destekleme Programı Deprem Çağrısı
Depremle ilgili konularda yurt dışında düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-A Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı
Depremle ilgili konularda yurt içinde düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı
Depremle ilgili konularda yüz yüze ya da çevrimiçi bilimsel eğitim etkinliği düzenlemek isteyen bilim insanlarını desteklemek amacıyla 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı - Deprem Özel Çağrısı
Bilim Her Yerde
Ülkemizde yaşanan depremlerden doğrudan etkilenen 11 ilimize ve Sivas İli Gürün ilçesine özel olarak 4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısını hazırladık.
Çağrı kapsamında okul öncesinden liseye tüm öğrencilere yönelik atölye etkinlikleri gerçekleştirmeyi hedefleyen projeler desteklenerek deprem bölgesinde yaşayan çocuklarımızın ve gençlerimizin gündelik yaşama uyum süreçlerine bilimsel aktivitelerle katkı sağlanmaya çalışıldı.
4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısına 106 proje başvurusu yapıldı, 52 proje için destek kararı verildi.
Program kapsamında, 52 projenin düzenlediği etkinliklere 50 binden fazla kişi katıldı. Bu projelere 5,48 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek verdik.
Destek üst limitinin 75.000 TL olarak belirtildiği çağrıda ortalama proje bütçesi 64.000 TL olarak gerçekleşti, yaklaşık 3.300.000 TL destek bütçesi proje yürütücülerine aktarıldı.
TÜBİTAK, Arama Kurtarma Çalışmalarında Aktif Rol Aldı!
Çoğunluğu deneyimli gönüllülerden oluşan 156 kişilik ekip mümkün olabildiğince çok hayata dokunabilme motivasyonu ile yola çıktılar. Afet Koordinasyon Grubu, personelin bölgeye aktarılmasında hava muhalefeti, kara yolunda oluşan ulaşım aksaklıkları gibi sorunlara alternatif ve hızlı çözümler üreterek bölgeye sağ salim ulaşmalarını sağladı. Hem Gebze’den hem de Ankara’dan gönüllü olarak bölgeye giden 156 kişilik TÜBİTAK personelimiz AFAD koordinesinde arama kurtarma çalışmalarına başladı.
TÜBİTAK olarak deprem bölgesinden ülkenin farklı yerlerine nakledilen vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık, onlara yardım desteği sağladık. Çubuk’taki KYK yurdunda kalan depremzede öğrencilerimizin sınavlara hazırlanması için de 20 bilgisayardan oluşan TÜBİTAK Bilişim Laboratuvarı kurduk.
Bölgede istasyonlar kurduk, artçı depremleri mercek altına aldık
Artçı depremler izlendi
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yürütülmekte olan Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR-II) Projesi kapsamında 6 Şubat depremlerinin hemen ardından TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu 2 ekip olarak deprem bölgesine gidilerek 8 adet artçı deprem gözlem istasyonu kurdu.
2020 yılında bölgenin deprem tehlikesine yönelik olarak başlatılan “Gaziantep ili Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi” kapsamında işletilmekte olan 7 adet sismoloji gözlem istasyonları ile birlikte toplam 15 yakın alan deprem gözlem istasyonunda artçı depremler 7/24 izlendi. Gaziantep ilini tehdit eden fay segmentleri için sismik tehlike haritaları oluşturuldu. Senaryo depremler için hasar dağılımı elde edildi. İl genelini temsil eden yapı envanteri derlenmiş ve yerel zemin koşullarını tanımlayan zemin sınıfı (Vs30) ve temel titreşim frekansı haritaları oluşturuldu.
208 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı
TÜBİTAK MAM, University of Missouri ve Georgia Tech iş birliği ile hayata geçirdiğimiz NSF (National Science Foundation) RAPID proje çalışmalarına Mayıs ayında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay illerini kapsayacak şekilde 136 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı. Temmuz ayında özel bir çalışma için deprem bölgesindeki fay çizgiselliğini dik kesecek biçimde 72 adet ek istasyon daha kurularak gözlemler sürdürüldü. Saha çalışmaları Eylül 2023’de tamamlandı. Proje kapsamında bölgede kurulan son teknoloji ölçüm sistemleri ile toplanan veriler deprem parametrelerinin yüksek hassasiyetle belirlenmesini ve yakın alan fay sistemlerindeki sismik etkinliğin detaylı şekilde ortaya konmasını sağlayacak.
TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu deprem bölgesinde meydana gelen deformasyon ve yapısal hasarların araştırılmasına yönelik olarak Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) ölçüm sistemini geliştirdi. 48 kanallı ve farklı frekans bantlarında veri toplayabilen bu sistem Hatay ve Diyarbakır illerinde kullanıldı, elde edilen sonuçlar ilgili kurum ve kuruluşlara raporlandı.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile "Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesinde jeodezik çalışmalara yönelik olarak TÜBİTAK MAM’a ait 3 adet GNSS sistemi ile ölçümler sürdürülüyor.
Teknolojilerimizi ihtiyaca yönelik güncelleyerek kullanıma sunduk
Yapay Zeka Temelli Eşleştirme Programı (DERİNGÖRÜ)
Bugüne kadar ülkemizin stratejik tesislerini koruyan DerinGörü Yüz Tanıma Sistemi, hızlı ve özverili bir çalışma ile depremzedeler için özelleştirildi. TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği DerinGörü yüz tanıma ve eşleştirme yazılımı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Enkazdan çıkan ancak aileleri bulunamayan çocuklarımızın bulunması için bu sistemimizi en hızlı şekilde devreye alındı. DerinGörü sistemimiz sayesinde şimdiye kadar 300’den fazla çocukta eşleşme sağlandı. Ayrıca DerinGörü sisteminin resmi olarak enabız’a entegrasyonu süreci gerçekleşti.
Yapay Zeka Temelli Sahte Hesap Analizi (SMAnaliz)
Sosyal medya üzerinden dezenformasyon ve sahte hesaplarla dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için Twitter analizi uygulamasını hizmete sunduk. Bu uygulama ile bölgede yardım faaliyetleri yürüten AFAD, AKUT, Kızılay gibi kuruluşların adını kullanarak bağış toplayan şüpheli hesap ve tweetleri yapay zeka ile tespit edip BTK’ya raporlayarak, sosyal medyada dezenformasyonla mücadelede etkin bir güç olarak bu süreçte önemli bir başka ihtiyaca cevap veriyoruz. Twitter’da 2 milyondan fazla tweet analiz edilerek “retweet “ etkileşimleri kaldırılarak 400’e yakın şüpheli tweet tespit edildi. Ayrıca sisteme, valilik onaylı olmayan banka hesapları tespit etmenin yanı sıra; valilik onaylı olmayan kripto cüzdan adreslerini de tespit etme özelliği eklendi.
Geleceğe yönelik ihtiyaca yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz
Deprem, yangın, su baskını gibi afet olaylarının öncesi ve sonrasında afetzedeye ve arama kurtarma ekiplerine yardımcı olmak maksadıyla geliştirilebilecek teknolojilerde çalışmalar yapmak amacıyla TÜBİTAK BİLGEM çatısı altında Afet Yönetimi Programı oluşturuldu. 1 Mayıs 2023 tarihinde TÜBİTAK BİLGEM’de resmi olarak başlatılan programda Ar-Ge projeleri çalışmaları devam ediyor.
Afet yönetimi programı kapsamında aşağıdaki projeler yürütülüyor:
•Enkaz Altı Canlı Tespit Doppler Radarı (CANDORA): Enkaz altında canlı kazazede olup olmadığını ve konumlarını tespit edebilmek amacıyla kullanılabilecek taşınabilir Doppler Radar Sistem Prototipi geliştirilmesi hedefleniyor. Sistem, enkaz altındaki canlının el/kol hareketleri ve nefes alış veriş hareketleri gibi hareketlere duyarlı olacak.
•Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi (ATEAS): Enkaz altında kalan kişilere ait akıllı telefonlarla afetzedelerin enkaz altındaki tespitini, durumlarını ve konumlarını belirlemek hedefleniyor.
•Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi (AkuSTECTS): Akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Deprem sırasında elde edilen verilere ilişkin kamuoyunu bilgilendirme toplantıları organize ettik
Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı
2021 yılında “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı altında açılmış olan “Deprem Araştırmaları Çağrısı” kapsamında ve 6 Şubat depremlerinin ardından 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında desteklenen projelerdeki gelinen aşamanın değerlendirilmesi, geleceğe yönelik çalışmaların planlanması ve projeler arasındaki etkileşimin artırılması amacıyla desteklenen projeler ile elde edilen bulguların, ulaşılan hedeflerin ve öngörülen katkıların paylaşılacağı bir etkinlik düzenlendi. 30 Mart 2023 günü gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, TÜBİTAK Başkanımız ve AFAD Başkanı yaptı. TÜBİTAK YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan etkinliğimiz öğleden önce 9, öğleden sonra ise 8 paralel oturum olmak üzere toplam 17 oturumda gerçekleşti. Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı Proje Özetleri Kitapçığına aşağıdaki linkten ulaşılabilir: https://tubitak.gov.tr/sites/default/files/26720/deprem_arastirmalari_sanal_konferansi_proje_ozetleri.pdf
TÜBİTAK Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergide depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan özel bir sayı hazırladı
6 Şubat depremlerinin ardından, çok sayıda bilim insanı etkilenen bölgede saha araştırmaları gerçekleştirdi. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından yayımlanan Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergimizde Aralık 2023’te “February 2023, Southern Türkiye Earthquake Sequence” adlı bir özel sayı yayımlanması kararı alındı. Yukarıda sözü edilen depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan bu özel sayıda, sismik olaylar yerbilimsel bir perspektiften incelendi ve çeşitli yönleriyle ele alınan altı makale kabul edildi. https://journals.tubitak.gov.tr/earth/ sayfasında yayımlandı.
Deprem felaketinden etkilenen illerde yayımlanan; TR Dizin başvurusu bulunan veya dizinlenen dergilerin yayımlanması veya TR Dizin süreçlerinin yerine getirilmesinde yaşanacak gecikmeler değerlendirmelerde ve TR Dizin süreçlerinde dikkate alınmadı.
DergiPark tarafından dergilere teknik altyapı, barındırma ve teknik destek hizmeti sunuldu. Deprem bölgesi yayımcılarına bu konularda öncelik verilerek ve işleri kolaylaştırıldı.
TÜBİTAK 1007- Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi
TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve TÜBİTAK MAM yönetiminde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi’nde, AFAD ve MTA ihtiyaç makamı kurumlar, Türkiye Belediyeler Birliği ise proje sonuçlarının yerel yönetimlerce uygulanmasını teşvik edecek kuruluş olarak yer alıyor. Proje 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe alındı. 30 Ekim 2023 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” tanıtımı ve imza töreni gerçekleşti.
14'ü proje yürütücüsü kuruluş olmak üzere 26 üniversite ile AFAD ve MTA’dan 100’ü aşkın araştırmacı ve 90 bursiyer yer alıyor. Bilim insanlarımız diri fayların geometrilerini, ilgili fay segmentlerinde depremlerin tekrarlanma periyotlarını, son yüzey kırılması tarihlerini, kayma hızlarını ve her bir depremdeki ortalama kayma miktarına ilişkin bilgileri en güncel yöntemler ve öz kaynaklarımızla sürdürülebilirliğini sağladığımız uluslararası standartlardaki TÜBİTAK MAM AMS Laboratuvarı’nda yapılacak analizler ile belirleyecek. 128 fay segmentinde olası depremlerin büyüklük ve zamanlarının kestirimine yönelik araştırma yürütüyoruz, yapılacak çalışmalar ile diri fayların bulundukları bölgelerde, yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak. Kurumların veri tabanlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak bu çalışma AFAD tarafından oluşturulan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın güncellenmesinde kullanılacak önemli bir veri kaynağı olacak.
TÜBİTAK ve AFAD'dan Ortak Deprem Araştırma Çağrısı
TÜBİTAK ve AFAD iş birliğiyle, eş finansman modeliyle yürütülen “1001-UDAP Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı” 6 Şubat 2024 tarihinde açıldı. İş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen çağrıya toplam 233 proje başvurdu ve yapılan değerlendirmeler sonucunda 51 projenin desteklenmesine karar verildi.
TÜBİTAK ve DHMİ’den Havalimanları İçin Deprem Dayanıklılığı Çalışmaları
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, havayolu ulaşımının afet yönetimi ve acil durum müdahalelerindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) iş birliğiyle, deprem bölgesinde yürütülen başarılı çalışmaların ardından, iki kurum arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Kasım 2023’te başlatılan proje kapsamında, havalimanlarının işletme sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla deprem tehlikesi ve zemin parametreleri detaylı şekilde inceleniyor. Çok disiplinli “Sismik Tehlike Değerlendirme” ve “Zemin Deformasyonu Araştırılması” çalışmalarını içeren proje, ilk etapta iki pilot sahada uygulanıyor. Havalimanlarına özel çözümler geliştirilmesini hedefleyen proje, ilerleyen süreçte diğer havalimanlarına da yaygınlaştırılarak kapsamlı bir program hâline getirilecek.
TÜBİTAK olarak depreme yönelik çalışmalarımızı çok yönlü olarak titizlikle sürdürüyoruz.
Türkiye’de bilimin ve teknolojinin amiral gemisi TÜBİTAK'ın 61. Kuruluş yıl dönümü görkemli bir törenle kutlandı. TÜBİTAK Başkanlık binasında Feza Gürsey konferans salonunda düzenlenen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın ev sahipliği yaptığı törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, TÜBİTAK yöneticileri ve TÜBİTAK çalışanları katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK’ın 61. kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada, TÜBİTAK’ın, ülkemizin bilim ve teknoloji politikalarına rehberlik etme vazifesiyle 1963’te kurulduğunu belirterek, “Ülkemiz için iftihar kaynağı, Millî Teknoloji Hamlemizin birçok vitrin projelerinde son 1 yılda da TÜBİTAK’ın mührünü gördük. TÜBİTAK öncülüğünde ülkemizin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzay ile buluşturarak kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen 11 ülke arasına girdik. Ülkemizin gelişimi ve kalkınması için kritik öneme sahip MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesi’ni özel sektör, kamu ve akademimizin çalışmalarına tahsis ettik.” dedi.
“Millî Muharip Uçağımız (MMU) Kaan’ın kalbinde yer alan ve onu 5. nesil bir uçak hâline getiren bilgisayarın bütünleşik işlemci ünitesini geliştirerek bu kabiliyete sahip birkaç ülkeden birisi olduk.” vurgusu yapan Kacır, “Bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün kanatları gökyüzünde güvenle süzülüyor. Türkiye’nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi BOZDOĞAN ve ilk görüş ötesi havadan havaya füzesi GÖKDOĞAN’ı envanterimize kazandırdık.” ifadelerini kullandı.
“Hassas sensörleri yerli ve milli olarak üreteceğiz”
Bakan Kacır, “Temelini yılın ikinci yarısında atacağımız yeni çip üretim tesisimizle, çip tasarım ve üretiminde önce 110 nanometre, ardından da 65 nanometre teknolojisine geçiş yapacağız. Başta elektrikli araçlar olmak üzere, yenilenebilir enerji sistemlerinin ihtiyaç duyduğu tüm çipleri ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan hassas sensörleri yerli ve millî olarak üreteceğiz. TÜBİTAK bilim, inovasyon ve araştırma ekosistemimizin tüm unsurlarını harekete geçirmeye devam ediyor. Sanayi Ar-Ge destekleri kapsamında son 1 yılda 3 bin 654 projeye 4,2 milyar lira destek verdik. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle 175 milyon dolarlık bir finansmanı sanayicilerimizin yeşil dönüşüm odaklı, Ar-Ge ve teknoloji projelerine tahsis ettik. “ diye konuştu.
Yeni başarı hikayesinin ana faktörü, “Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı”
“Yapay zekâ alanında, millî ürün ve çözümlerin oluşturulma sürecinde rol alan tüm aktörleri, aktif bir iş birliği modeliyle desteklediğimiz Yapay Zekâ Ekosistem Çağrımızı açtık. Türkiye Yüzyılı’nda teknoloji girişimciliğinin, ekonomide hep birlikte yazacağımız yeni başarı hikâyesinin de ana faktörü olduğuna inanıyoruz. “ diyen Kacır, “Akademi ve Kamu Ar-Ge desteği kapsamında son 1 yılda 6 bin 231 projeye 6 milyar TL destek sağladık. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformlarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine öncelik tanıdık.” ifadelerini kullandı.
Son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gence 3,1 milyar TL destek
Bakan Kacır, “Bilim insanı ve gençlere yönelik burs ve destek programları ile yine son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gencimize 3,1 milyar TL destek verdik. Lisans düzeyindeki 3 bin bursiyerimizi araştırma ekosistemimize erken yaşta dahil ettik. Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız kapsamında bilimsel çalışmalarını ülkemizde sürdüren 171 nitelikli araştırmacı programı başarıyla tamamladı. Programın 2024 çağrısı için değerlendirmelerimize devam ediyoruz. “ dedi.
“Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye ilgilerini destekleyeceğiz”
“Gençlerimizi bilim ve teknoloji kültürü ile buluşturacak ve onların bu alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak hamleleri gerçekleştiriyoruz. Gençlerimizin bilim ve teknoloji dünyasına adım atmalarında önemli bir basamak olarak gördüğümüz TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları’na 41 bin 600’ün üzerinde proje ile 65 bin 500’e yakın öğrencimiz katıldı.” diyen Kacır, “Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye olan ilgilerini desteklemeyi sürdüreceğiz. Teknoloji geliştiren bir gençliğin peşinde; bilim fuarları, bilim şenlikleri ve bilim söyleşileri ile bilimi gençlerimizle buluşturmayı sürdürüyoruz. Son 1 yılda 4 bin 133 bilim söyleşisiyle 620 binden fazla öğrenciyi bilim insanlarıyla bir araya getirdik. Desteklediğimiz 3 bin 284 bilim fuarı ile 250 bin öğrencimiz ve 3 milyon ziyaretçimizde bilimsel farkındalığı yeşerttik.” değerlendirmelerinde bulundu.
DENEYAP Teknoloji Atölyesinde, 15 bin 910 öğrencinin eğitimleri devam ediyor
Bakan Kacır, “Son 1 yılda toplumla bilimi, bilimle toplumu buluşturan 11 bilim merkezini hizmete açtık. 32 bilim merkezimizde aynı dönemde 3 milyon 540 bin ziyaretçi ağırladı. 81 ilimize kazandırdığımız 145 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde 15 bin 910 öğrencimizin eğitimleri devam ediyor. Gençlerimize hayallerinin peşinden koşma imkânı sunan Dünya’nın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde bu yıl 16 farklı kategorideki yarışmalar TÜBİTAK katkısıyla gerçekleşecek. Gençlerimizden küçük yaşlardan itibaren birer bilim okuryazarı olmalarını sağlayan ‘Okullarımızı TÜBİTAK Kitaplarıyla Buluşturuyoruz Projesi’ kapsamında 3 ilimizde 4 bin 931 okulumuzu 773 bin 540 popüler bilim kitabı ile buluşturduk. Her yaştan okuru bilimle buluşturan TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerimiz Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik’ın abone sayısında geçtiğimiz yıla göre yüzde 410 artış yakalayarak 630 bine aboneye ulaştık.” diye konuştu.
“Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz”
“Bilim, teknoloji ve Ar-Ge’nin ülkemizde güçlenmesinde her zaman bayrak taşıyıcısı vazifesi gören TÜBİTAK, Türkiye Yüzyılı’nda da gerçekleştirdiği çalışmalar ile sürdürülebilir refah ve istikrarın, adil paylaşımın, kapsayıcı çözümlerin adresi olmaya devam edecek. Ülkemizin ihtiyaç ve hedeflerine cevap veren projeleri hayata geçirmedeki güçlü rolünü sürdürecek.” vurgusu yapan Kacır, “Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz. Kuantum, nörobilim, opto-elektronik/fotonik, nanomalzemeler ve nükleer füzyon/fisyon, sentetik biyoloji gibi geleceğin teknolojilerini şekillendiren temel bilim alanlarında yapacağımız yatırımlarla dünyayı değiştirecek buluşların ülkemizden çıkmasını sağlayacağız. TÜBİTAK bünyesindeki mevcut Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetlerimizi ekonomik değere dönüşmesini temin edeceğiz. “ dedi.
“Ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, yaptığı konuşmada “61. yılını kutladığımız bu kurumda çalışmaktan onur duyuyorum. “ vurgusu yaptı. Mandal, Bakan yardımcılığından bu yana her yıl kuruluş yıldönümünde TÜBİTAK’ın yanında olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür etti.
TÜBİTAK çalışanları tarafından hazırlanan şarkıya vurgu yapan Mandal, törenin başlangıcında videosu izlenen şarkının sözlerinin TÜBİTAK çalışanları tarafından yazılarak yapay zekaya yüklendiğini ve şarkının oluşturulduğunu söyledi.
Mandal, “TÜBİTAK’ın 1963’te kurulduğundan bu güne hiçbir zaman değişmeyen iki ana amacı var. Ülkemiz için, o gün için ihtiyaç neyse o ihtiyaç bilgi üretmek aynı zamanda daha da önemlisi olan o bilgiyi üretecek olan insan kaynağını yetiştirmek” diyen Mandal, “Yıllar boyunca bunun için çalışan ve emek sarfeden bir kurumuz. Özellikle son yıllarda artık bu bilgi üretmeyi sadece bir kapasite geliştirme değil, gerçekten etki oluşturma noktasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bakanımızın da katkılarıyla bir üst seviyeye dönüştürme aşamasındayız ve bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz. Bu süreçte en fazla yapmaya çalıştığımız daha fazla sahada olmak, daha fazla dinleyerek ekosistemdeki tüm paydaşlarımıza bir ara olarak hem şeffaflık anlamında hem hesap verilebilmek anlamında ama aynı zamanda ortaya sunacağımız çözümlerin dinamik bir şekilde, hızlı bir şekilde, çevik bir şekilde yapılmasına yönelik çalışmaları yürütüyoruz. Bunun etkilerini oluşturmuş olduğumuz programlarda görmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum, çünkü bu biten bir süreç değil. Devamlılığı olan bir süreç.” diye konuştu.
“Sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalışıyoruz”
Prof. Dr. Mandal, “Ortaya koymuş olduğumuz sadece ne sorusuna yanıt vermek değil, aynı zamanda Tam Bağımsız Türkiye için ihtiyaç duyulan başlıkları nasıl kavramının içinde açıklamak. Bireysel çalışmalarla değil daha fazla platformlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun için oluşturmuş olduğumuz yüksek teknoloji platformları, SAYEM platformu, yine sipariş AR - GE platformu, patent lisanslama, bunların tümü esasında bu ekosistemde sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalıştığımız sadece birkaç başlık. Özellikle yakın dönemde merkez ve enstitülerimizle birlikte bu birlikte geliştirme yaklaşımının içinde gerektiğinde paydaş olma noktasında bir rol vermeye çalışıyoruz. Covid-19 döneminde yaşadığımız Covid-19 platformumuz bunun en iyi örneği. Deprem platformumuz bunun en iyi örneği. Müsilaj platformumuz bunun en iyi örneği. “ dedi.
“En çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek”
“Sadece bilgi üretmek değil, yenilikçi yöntemlerin içerisinde alternatif finans metodları da sunabilmek. Sadece kamudan kaynak geliştirmek değil, aynı zamanda dış kaynakları çok daha etkili kullanmaya çalışmak. Dünya Bankası'yla bu yıl başlatmış olduğumuz formatları örnek verebiliriz. Yine Avrupa fonlarından çok daha fazla yararlanılabilir. Bilgi üretirken, ana misyonundan vazgeçmeden, o bilgi üretmenin ihtiyaçları noktasındaki değişimlere daha hızlı bir şekilde karşılık verebilmek amacındayız.” vurgusu yapan Mandal, “İnsan kaynağı yetiştirme noktasında da en çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek. Sahada bunun karşılığını da çok net bir şekilde görüyoruz. Bu toplantı öncesi Alper arkadaşımla konuşurken 58 tane ilde gençlerimizle birlikte olmuş ve TÜBİTAK’ın karşılığını ondan duymuş olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı.
“Gençlerimize minnettarız”
“Gençlerimiz de en erken yaşta, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite, ön lisans ve lisans sadece doktora değil, tüm bu aşamalarda araştırma sürecinin içine dahil edebilmiş olmak bizim için çok önemli. Ve yine merkez enstitülerimiz de bu süreçte artık sadece kendi araştırmalarımız, profesyonel, yetişkin, yetkin araştırmacılarımız değil, aynı zamanda genç araştırmacılarımızı da lisans düzeyinde, hatta lise düzeyinde, çünkü zaten TÜBİTAK fen lisemizle beraber artık enstitülerimizin içinde sadece deneyimli araştırmacılarımız değil, genç araştırmacılarımız da var. “ diyen Mandal, “Biz inanıyoruz ki, özellikle yine program STAR programı, lise öğrencileri ve ortaokul öğrencileri, araştırma projeleri destek programları gibi, TEKNOFEST, üniversite öğrencileri araştırma projeleri destek programlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin her yerindeki gençlere ulaşmaya çalışıyoruz ve daha fazla da çalışmamız gerekiyor. Çünkü kendimizden daha çok, kendi yaş grubumuzdan daha çok bu gençlere güveniyoruz. Bunun en önemli güvencesi de özellikle yakın zamanda, olimpiyatlarda, proje yarışmalarında, TEKNOFEST’de elde etmiş olduğu hem ulusal hem de uluslararası dereceler. Gençlerimize minnettarız.” diye konuştu.
Mandal, “Geleceğe bakıldığı zaman hem jeopolitik açıdan, hem teknolojik açıdan TÜBİTAK’a çok daha fazla ihtiyaç var. “ vurgusu yaptı.
“Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var”
TÜBİTAK çalışanlarına emeklerinden ötürü teşekkür eden Mandal, “Ülkemizde ve bütün dünyada insanlık için bilim üretmeye, teknoloji geliştirmeye ihtiyaç var. Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var. Ama bizim de bu ihtiyaçlara hızlı bir şekilde karşılık veren bir kurum olma noktasında ilerlememiz gerekiyor. Ben bu süreçte her daim bizlerle birlikte olan en başta sayın Cumhurbaşkanımıza, takibinde sayın bakanımıza ve tüm bizlerle birlikte paydaş olarak çalışan kurum başkanlarımıza, rektörlerimize teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi tabi ki siz değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK’ın en genç personeli Gökçenaz Akyol’u da heyecanını paylaşmak üzere sahneye davet etti.
Mandal, “16 Temmuz’da aramıza katılan arkadaşımızı davet etmek istiyorum. Gökçenaz Akyol, (EEEAG) ELEKTRİK, ELEKTRONİK, ENFORMATİK ARŞ.DESTEK Grubunda Bilimsel Programlar Uzman Yardımcısı olarak görev yapıyor. Hacettepe Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği'nden mezun.” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK yarışmasında 2017 yılında Şanlıurfa bölge birincisi
Akyol’da, yaptığı konuşmada “Çocukluğumdan beri aslında bilim ve teknolojiyle gerçekten ilgileniyordum. Kendi çapımda da küçük projeler yapıyordum. 2017 yılında da TÜRKİTAK 4007 Liseler arası STEM Yarışması kapsamında, bölge birincisi olarak Şanlıurfa’da finallerde yer almıştım. Çok heyecanlı bir deneyimdi benim için. Şimdi de bilim ve teknoloji dünyasına TÜBİTAK gibi bir kurumda katkı sağlayabilecek olmak beni gerçekten gururlandırıyor.” dedi.
“Acaba kimden ne öğrenebilirim diye iş yerine geliyorum”
Akyol, başlayalı henüz bir hafta olmasına rağmen çok şey öğrendiğini dile getirerek “Tanıştığım insanlar gerçekten alanlarında uzmanlar, çok kıymetliler. Ve şimdiden benim çalışma vizyonuma katkı sağlamaya başladılar. Bana yeni bakış açıları kazandırdılar. Bir haftada bir işe geliyorum ama her gün gerçekten çok heyecanlı, pürpürüz bir şekilde. Acaba bugün kimden ne öğrenebilirim diye düşünerek iş yerine gidiyorum. Çok kıymetli, çok heyecan verici duygular benim için.” diye konuştu.
“Başarılamayacak bir şey yok”
TÜBİTAK Başkanı Mandal daha sonra sahneye en deneyimli personel olarak SAGE’den Belgin Bumin’i “1986’da Gebze’de MAM’da göreve başlıyor Ulusal Metroloji Enstitümüzün kurulması süreçlerinde görev alıyor. 99 yılında SAGE’ye geçiyor ve orada Ölçerle biriminde görev yapıyor. Belgin Hanım da Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliğinden mezun…” ifadeleriyle sahneye davet etti.
Bumin de TÜBİTAK’a 1986’da gazete ilanı üzerinde başvurduğunu anlatarak deneyimlerini paylaştı:
“UME’nin kuruluşunda ulusal referans standartlarının Türkiye'ye katkısının sağlanmasında, bunun oluşumunda görev alma şansı elde ettim. Bu benim için çok önemli bir deneyimdi. Sonra SAGE’ye geldim. Türkiye'nin ilk atarsel ölçüm biriminin oluşturulması, onların üretim ve testleri, bunların mühimmata aktarılması ve sonra bunların SOM ve HGK gibi kitlerde kullanılması, görev alması, bunların sonuçlarının değerlendirmesi, Bunlar çok heyecan vericiydi. Hala heyecanını yaşayabiliyorum. Biz bu çalışmaları yaparken, bir yandan da millileştirme kapsamında çalışmalara devam ediyoruz. İvme ölçer çalışmaları gibi. Bunları gören diğer kurumlar da bunları örnek aldılar ve kendi kurumlarında bu çalışmalara devam ettiler. Banu görmek de güzeldi. Her zaman TÜBİTAK’ta seçkin ve saygın bir kurumda yaşamını gururunu yaşadım”.
Gençlere tavsiyelerde de bulunan Bumin, “Genç arkadaşlara şunu söyleyebilirim. Başarılamayacak bir şey yok. Ancak zorluklarla karşılaşılabilir. Bunun üstesinden araştırarak çalışarak gelineceğine inanıyorum. “ dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal 2024 yılı için 25 çalışma yılını dolduran ve emekli olan personellere teşekkür belgesi takdim etti.
Ayrıca Teknoloji Transferi ile kuruma katkı sağlayanlara da teşekkür belgesi verildi.
"Katlanabilir Metal Mayın Dedektörü - OZAN Teknolojisi"ni geliştiren Ahmet Akgöz, "SARS-CoV-2 Virüsüne Karşı Koruyucu Pastil/Çiğneme Tableti Teknolojisi"ni geliştiren Cesarettin Alaşalvar, “AEP 54 Uyumlu Kromsuz Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi”ni geliştiren ve "KBRN Koruyucu Filtreler için Özel Nitelikli Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi’nde de katkı sahibi olan Elif Tahtasakal , "Partikül Takviyeli Kompozit Fren Pabucu Teknolojisi"ni geliştiren Eyüp Akagündüz, "Gerçek Zamanlı Kızılötesi İz Yönetim Sistemi Teknolojisi"ni geliştiren Özgenç Subaşı, "Göz İçi Lens Teknolojisi" ni geliştiren ve “Toplumsal Olaylara Müdahale Amaçlı Gaz Mühimmatları Teknolojileri”nde de katkı sahibi olan Zekayi Korlu teşekkür belgelerini Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal’ın elinden aldı.
Daha sonra da TÜBİTAK’ın avlusunda 61. Yıl pastası kesildi ve TÜBİTAK çalışanlarından oluşan Türk Halk Müziği Korosu performans sergiledi.