Arama

+
-
0

6 Şubat 2023'te sadece 11 ilimiz değil tüm Türkiye, ardı ardına yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerle derinden sarsıldı. Depremin hemen ardından başlayan arama kurtarma ve sonrasındaki yardım çalışmalarında devletimiz tüm kurumlarıyla seferber oldu. Bu dönemde TÜBİTAK olarak da bölgede çalışan gönüllülerimizle, acil ihtiyaçlara hızlıca uyarlanan teknolojilerimizle ve afeti analiz edecek araştırma programlarıyla sürece katkı sunarken akademiye yönelik, sanayiye yönelik, bilim insanlarına yönelik, bilim ve toplum desteklerimiz ile Afet Bölgesindeki ihtiyaçlar doğrultusunda yeni destek mekanizmaları tasarladık ve hayata geçirdik. Deprem bölgesine bilim ve toplum destekleri sağladık. Merkez ve Enstitülerimizde depreme ilişkin araştırmalar yürüttük. Depremle ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. 

Depremin hemen ardından neler yaptık? 

Hem araştırmacıların 24 saat içinde deprem bölgesine intikal ederek araştırma yapmalarını sağladık, hem de bölgedeki ihtiyaçlara yönelik yeni destek programları oluşturduk. 

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı

Depremden hemen sonra proaktif bir yaklaşımla “TÜBİTAK Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı’’ devreye alındı. Program kapsamında gelen başvurular 24 saat içinde değerlendirilerek karara bağlanıp destek süreci başlatıldı. Deprem felaketinin ardından benzer felaketlere hazırlıklı olunmasını sağlamak amaçları doğrultusunda bilimsel verilerin toplanması, sismik, jeolojik, jeodezik, tektonik, geoteknik, yapı sağlığı ve hasar, ulaştırma yapıları, deniz seviyesi değişimi, zemin yapısı ve sıvılaşma, yüzey kırığı, heyelan, radon gazı çıkışı, tarım, çevre, tarihi ve kültürel yapılar, sağlık hizmetleri, psikoloji, sosyal bilimler, gıda güvenliği, afet yönetimi vb. konularını içeren 61 farklı kurumdan 124 projeyi desteklemeye başladık. Türkiye’nin dört bir yanından 577 bilim insanı, jeofizikten lojistiğe kadar farklı alanlarda saha verisi topladı.

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle “Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesi yürütülüyor. Proje kapsamında, jeodezik çalışmalar için TÜBİTAK MAM’a ait üç GNSS sistemi kullanılarak ölçümler gerçekleştirildi.

BİÇABA 

Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle doktora sonrası araştırmacıların, TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı (BİÇABA) çağrıya açtık. Çağrı kapsamında 1.317 lisans öğrencisi, 648 yüksek lisans öğrencisi, 419 doktora öğrencisi ve 99 doktora sonrası araştırmacı desteklenmeye hak kazandı. Lisans öğrencilerini 6 ay süre ile, Yüksek lisans öğrencilerini 12 ay süre ile, Doktora Öğrencilerini 24 ay süre ile ve Doktora Sonrası Araştırmacıları 12 ay süre ile destek sağlandı.

BİNBİRÇABA

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinden etkilenen araştırmacılarımızın Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek üzere ve deprem felaketinin ilgili bölgedeki araştırma ekosistemine etkisinin en aza indirilmesi amacıyla 1 Mart 2023 tarihinde “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında, “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı - BİNBİRÇABA”yı açtık. Söz konusu çağrı ile araştırmacılar ve öğrencilerin araştırma faaliyetlerinden uzak kalmayarak bölgedeki ihtiyaçlara odaklanması, bu illerdeki bilgi birikiminin korunmasına katkıda bulunulması ile deprem bölgesindeki üniversitelerin ve üniversitede görev yapan araştırmacıların desteklenmesi ayrıca bölge ve bulundukları illere verecekleri katkıların arttırılması hedeflendi. “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı BİNBİRÇABA” ile 396 projeye 634,98 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek sağladık.

DEPREM ARAŞTIRMALARI ÖZEL ÇAĞRISI

1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında deprem araştırmaları özelinde 15 Şubat 2021 tarihinde “Deprem Araştırmaları” çağrısı açıldı. Yenilikçi inşaat modelleri ve ileri malzemeler, çok yönlü yer bilim araştırmaları; senaryo, öngörü ve analiz çalışmaları; arama-kurtarma faaliyetlerine yönelik robotik sistemler ve depremin sosyo-ekonomik ve toplumsal yaygın etkileri gibi konularda 347 proje önerildi ve 81 proje için destek kararı verildi.

TEKNOÇABA

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin etkilediği KOBİ ölçeğindeki kuruluşlarımızın proje esaslı araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın yürüttüğü (TEYDEB)1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında “2023-DEPREM BÖLGESİ Özel Çağrısı-TEKNOÇABA”yı açtık.

Çağrı kapsamında toplam 156 proje başvurusu alındı. Değerlendirmesi tamamlanan projelerden 95'inin 330 Milyon TL ile desteklenmesine karar verilerek, bunlardan 89 projeye 138,5 Milyon TL kaynak aktarıldı.

TÜBİTAK bilim insanı burs ve destek programları kapsamında aşağıdaki özel çağrılar açılarak 113 destek kararı verildi:

  • Yaşadığımız deprem felaketi üzerinde çalışmalarına devam eden araştırmacılarımızın, uluslararası boyutta araştırmacılarla iş birlikleri sağlaması amacıyla 2221 Konuk Veya Akademik İzinli (Sabbatical) Bilim İnsanı Destekleme Programı Deprem Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yurt dışında düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-A Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yurt içinde düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yüz yüze ya da çevrimiçi bilimsel eğitim etkinliği düzenlemek isteyen bilim insanlarını desteklemek amacıyla 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı - Deprem Özel Çağrısı

Bilim Her Yerde

Ülkemizde yaşanan depremlerden doğrudan etkilenen 11 ilimize ve Sivas İli Gürün ilçesine özel olarak 4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısını hazırladık.

Çağrı kapsamında okul öncesinden liseye tüm öğrencilere yönelik atölye etkinlikleri gerçekleştirmeyi hedefleyen projeler desteklenerek deprem bölgesinde yaşayan çocuklarımızın ve gençlerimizin gündelik yaşama uyum süreçlerine bilimsel aktivitelerle katkı sağlanmaya çalışıldı.

4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısına 106 proje başvurusu yapıldı, 52 proje için destek kararı verildi.

Program kapsamında, 52 projenin düzenlediği etkinliklere 50 binden fazla kişi katıldı. Bu projelere 5,48 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek verdik.

Destek üst limitinin 75.000 TL olarak belirtildiği çağrıda ortalama proje bütçesi 64.000 TL olarak gerçekleşti, yaklaşık 3.300.000 TL destek bütçesi proje yürütücülerine aktarıldı.

TÜBİTAK, Arama Kurtarma Çalışmalarında Aktif Rol Aldı!

Çoğunluğu deneyimli gönüllülerden oluşan 156 kişilik ekip mümkün olabildiğince çok hayata dokunabilme motivasyonu ile yola çıktılar. Afet Koordinasyon Grubu, personelin bölgeye aktarılmasında hava muhalefeti, kara yolunda oluşan ulaşım aksaklıkları gibi sorunlara alternatif ve hızlı çözümler üreterek bölgeye sağ salim ulaşmalarını sağladı. Hem Gebze’den hem de Ankara’dan gönüllü olarak bölgeye giden 156 kişilik TÜBİTAK personelimiz AFAD koordinesinde arama kurtarma çalışmalarına başladı.

TÜBİTAK olarak deprem bölgesinden ülkenin farklı yerlerine nakledilen vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık, onlara yardım desteği sağladık. Çubuk’taki KYK yurdunda kalan depremzede öğrencilerimizin sınavlara hazırlanması için de 20 bilgisayardan oluşan TÜBİTAK Bilişim Laboratuvarı kurduk.

Bölgede istasyonlar kurduk, artçı depremleri mercek altına aldık

Artçı depremler izlendi

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yürütülmekte olan Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR-II) Projesi kapsamında 6 Şubat depremlerinin hemen ardından TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu 2 ekip olarak deprem bölgesine gidilerek 8 adet artçı deprem gözlem istasyonu kurdu.

2020 yılında bölgenin deprem tehlikesine yönelik olarak başlatılan “Gaziantep ili Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi” kapsamında işletilmekte olan 7 adet sismoloji gözlem istasyonları ile birlikte toplam 15 yakın alan deprem gözlem istasyonunda artçı depremler 7/24 izlendi. Gaziantep ilini tehdit eden fay segmentleri için sismik tehlike haritaları oluşturuldu. Senaryo depremler için hasar dağılımı elde edildi. İl genelini temsil eden yapı envanteri derlenmiş ve yerel zemin koşullarını tanımlayan zemin sınıfı (Vs30) ve temel titreşim frekansı haritaları oluşturuldu.

208 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı

TÜBİTAK MAM, University of Missouri ve Georgia Tech iş birliği ile hayata geçirdiğimiz NSF (National Science Foundation) RAPID proje çalışmalarına Mayıs ayında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay illerini kapsayacak şekilde 136 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı. Temmuz ayında özel bir çalışma için deprem bölgesindeki fay çizgiselliğini dik kesecek biçimde 72 adet ek istasyon daha kurularak gözlemler sürdürüldü. Saha çalışmaları Eylül 2023’de tamamlandı. Proje kapsamında bölgede kurulan son teknoloji ölçüm sistemleri ile toplanan veriler deprem parametrelerinin yüksek hassasiyetle belirlenmesini ve yakın alan fay sistemlerindeki sismik etkinliğin detaylı şekilde ortaya konmasını sağlayacak.

TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu deprem bölgesinde meydana gelen deformasyon ve yapısal hasarların araştırılmasına yönelik olarak Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) ölçüm sistemini geliştirdi. 48 kanallı ve farklı frekans bantlarında veri toplayabilen bu sistem Hatay ve Diyarbakır illerinde kullanıldı, elde edilen sonuçlar ilgili kurum ve kuruluşlara raporlandı.

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile "Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesinde jeodezik çalışmalara yönelik olarak TÜBİTAK MAM’a ait 3 adet GNSS sistemi ile ölçümler sürdürülüyor.

Teknolojilerimizi ihtiyaca yönelik güncelleyerek kullanıma sunduk

Yapay Zeka Temelli Eşleştirme Programı (DERİNGÖRÜ)

Bugüne kadar ülkemizin stratejik tesislerini koruyan DerinGörü Yüz Tanıma Sistemi, hızlı ve özverili bir çalışma ile depremzedeler için özelleştirildi. TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği DerinGörü yüz tanıma ve eşleştirme yazılımı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandı.

Enkazdan çıkan ancak aileleri bulunamayan çocuklarımızın bulunması için bu sistemimizi en hızlı şekilde devreye alındı. DerinGörü sistemimiz sayesinde şimdiye kadar 300’den fazla çocukta eşleşme sağlandı. Ayrıca DerinGörü sisteminin resmi olarak enabız’a entegrasyonu süreci gerçekleşti.

Yapay Zeka Temelli Sahte Hesap Analizi (SMAnaliz)

Sosyal medya üzerinden dezenformasyon ve sahte hesaplarla dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için Twitter analizi uygulamasını hizmete sunduk. Bu uygulama ile bölgede yardım faaliyetleri yürüten AFAD, AKUT, Kızılay gibi kuruluşların adını kullanarak bağış toplayan şüpheli hesap ve tweetleri yapay zeka ile tespit edip BTK’ya raporlayarak, sosyal medyada dezenformasyonla mücadelede etkin bir güç olarak bu süreçte önemli bir başka ihtiyaca cevap veriyoruz. Twitter’da 2 milyondan fazla tweet analiz edilerek “retweet “ etkileşimleri kaldırılarak 400’e yakın şüpheli tweet tespit edildi. Ayrıca sisteme, valilik onaylı olmayan banka hesapları tespit etmenin yanı sıra; valilik onaylı olmayan kripto cüzdan adreslerini de tespit etme özelliği eklendi.

Geleceğe yönelik ihtiyaca yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz

Deprem, yangın, su baskını gibi afet olaylarının öncesi ve sonrasında afetzedeye ve arama kurtarma ekiplerine yardımcı olmak maksadıyla geliştirilebilecek teknolojilerde çalışmalar yapmak amacıyla TÜBİTAK BİLGEM çatısı altında Afet Yönetimi Programı oluşturuldu. 1 Mayıs 2023 tarihinde TÜBİTAK BİLGEM’de resmi olarak başlatılan programda Ar-Ge projeleri çalışmaları devam ediyor.

Afet yönetimi programı kapsamında aşağıdaki projeler yürütülüyor:

•Enkaz Altı Canlı Tespit Doppler Radarı (CANDORA): Enkaz altında canlı kazazede olup olmadığını ve konumlarını tespit edebilmek amacıyla kullanılabilecek taşınabilir Doppler Radar Sistem Prototipi geliştirilmesi hedefleniyor. Sistem, enkaz altındaki canlının el/kol hareketleri ve nefes alış veriş hareketleri gibi hareketlere duyarlı olacak.

•Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi (ATEAS): Enkaz altında kalan kişilere ait akıllı telefonlarla afetzedelerin enkaz altındaki tespitini, durumlarını ve konumlarını belirlemek hedefleniyor.

•Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi (AkuSTECTS): Akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarılması hedefleniyor. 

Deprem sırasında elde edilen verilere ilişkin kamuoyunu bilgilendirme toplantıları organize ettik 

Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı

2021 yılında “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı altında açılmış olan “Deprem Araştırmaları Çağrısı” kapsamında ve 6 Şubat depremlerinin ardından 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında desteklenen projelerdeki gelinen aşamanın değerlendirilmesi, geleceğe yönelik çalışmaların planlanması ve projeler arasındaki etkileşimin artırılması amacıyla desteklenen projeler ile elde edilen bulguların, ulaşılan hedeflerin ve öngörülen katkıların paylaşılacağı bir etkinlik düzenlendi. 30 Mart 2023 günü gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, TÜBİTAK Başkanımız ve AFAD Başkanı yaptı. TÜBİTAK YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan etkinliğimiz öğleden önce 9, öğleden sonra ise 8 paralel oturum olmak üzere toplam 17 oturumda gerçekleşti. Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı Proje Özetleri Kitapçığına aşağıdaki linkten ulaşılabilir: https://tubitak.gov.tr/sites/default/files/26720/deprem_arastirmalari_sanal_konferansi_proje_ozetleri.pdf

TÜBİTAK Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergide depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan özel bir sayı hazırladı

6 Şubat depremlerinin ardından, çok sayıda bilim insanı etkilenen bölgede saha araştırmaları gerçekleştirdi. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından yayımlanan Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergimizde Aralık 2023’te “February 2023, Southern Türkiye Earthquake Sequence” adlı bir özel sayı yayımlanması kararı alındı. Yukarıda sözü edilen depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan bu özel sayıda, sismik olaylar yerbilimsel bir perspektiften incelendi ve çeşitli yönleriyle ele alınan altı makale kabul edildi. https://journals.tubitak.gov.tr/earth/ sayfasında yayımlandı.

Deprem felaketinden etkilenen illerde yayımlanan; TR Dizin başvurusu bulunan veya dizinlenen dergilerin yayımlanması veya TR Dizin süreçlerinin yerine getirilmesinde yaşanacak gecikmeler değerlendirmelerde ve TR Dizin süreçlerinde dikkate alınmadı.

DergiPark tarafından dergilere teknik altyapı, barındırma ve teknik destek hizmeti sunuldu. Deprem bölgesi yayımcılarına bu konularda öncelik verilerek ve işleri kolaylaştırıldı.

TÜBİTAK 1007- Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi

TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve TÜBİTAK MAM yönetiminde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi’nde, AFAD ve MTA ihtiyaç makamı kurumlar, Türkiye Belediyeler Birliği ise proje sonuçlarının yerel yönetimlerce uygulanmasını teşvik edecek kuruluş olarak yer alıyor. Proje 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe alındı. 30 Ekim 2023 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” tanıtımı ve imza töreni gerçekleşti.

14'ü proje yürütücüsü kuruluş olmak üzere 26 üniversite ile AFAD ve MTA’dan 100’ü aşkın araştırmacı ve 90 bursiyer yer alıyor. Bilim insanlarımız diri fayların geometrilerini, ilgili fay segmentlerinde depremlerin tekrarlanma periyotlarını, son yüzey kırılması tarihlerini, kayma hızlarını ve her bir depremdeki ortalama kayma miktarına ilişkin bilgileri en güncel yöntemler ve öz kaynaklarımızla sürdürülebilirliğini sağladığımız uluslararası standartlardaki TÜBİTAK MAM AMS Laboratuvarı’nda yapılacak analizler ile belirleyecek. 128 fay segmentinde olası depremlerin büyüklük ve zamanlarının kestirimine yönelik araştırma yürütüyoruz, yapılacak çalışmalar ile diri fayların bulundukları bölgelerde, yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak. Kurumların veri tabanlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak bu çalışma AFAD tarafından oluşturulan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın güncellenmesinde kullanılacak önemli bir veri kaynağı olacak.

TÜBİTAK ve AFAD'dan Ortak Deprem Araştırma Çağrısı

TÜBİTAK ve AFAD iş birliğiyle, eş finansman modeliyle yürütülen “1001-UDAP Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı” 6 Şubat 2024 tarihinde açıldı. İş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen çağrıya toplam 233 proje başvurdu ve yapılan değerlendirmeler sonucunda 51 projenin desteklenmesine karar verildi.

TÜBİTAK ve DHMİ’den Havalimanları İçin Deprem Dayanıklılığı Çalışmaları

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, havayolu ulaşımının afet yönetimi ve acil durum müdahalelerindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) iş birliğiyle, deprem bölgesinde yürütülen başarılı çalışmaların ardından, iki kurum arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Kasım 2023’te başlatılan proje kapsamında, havalimanlarının işletme sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla deprem tehlikesi ve zemin parametreleri detaylı şekilde inceleniyor. Çok disiplinli “Sismik Tehlike Değerlendirme” ve “Zemin Deformasyonu Araştırılması” çalışmalarını içeren proje, ilk etapta iki pilot sahada uygulanıyor. Havalimanlarına özel çözümler geliştirilmesini hedefleyen proje, ilerleyen süreçte diğer havalimanlarına da yaygınlaştırılarak kapsamlı bir program hâline getirilecek.

TÜBİTAK olarak depreme yönelik çalışmalarımızı çok yönlü olarak titizlikle sürdürüyoruz. 

TÜBİTAK yarışmalarından Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması, Blokzincir Yarışması, Çip Tasarım Yarışması ve Ulaşımda Yapay Zekâ Yarışması Antalya’da gerçekleştirildi. 

Yarışma alanını Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve TÜBİTAK Başkan Vekili İsmail Doğan ziyaret etti. 

Gençlerle, TEKNOFEST kuşağıyla Antalya'da buluştuklarını belirten Kacır, şunları söyledi: “Milli teknoloji hamlesinin Türk gençliği ile buluşma platformu olan TEKNOFEST’i bu yıl Akdeniz şehirlerimizde gerçekleştiriyoruz. 2018'de TEKNOFEST yolculuğuna başlamıştık. İlk yılımızda 14 yarışmada 4 bine yakın takımda bir milyon gencimiz yarışmıştı. Bu yıl ise 49 farklı yarışmada, 770 binden fazla takımda, 1 milyon 600 binden fazla gencimiz hayallerini araştırmaya, geliştirmeye, projeye dönüştürerek TEKNOFEST yarışmalarına katıldılar.” 

“TEKNOFEST bu yönüyle her yıl kendi rekorunu tazeleyen ve yeni dünya rekorlarına imza atan bir etkinlik. TEKNOFEST kuşağı, Türk gençliği milli teknoloji hamlesinin öncüsü olmaya devam ediyor, devam edecek.” “Artık 6 yıldan bu yana düzenlediğimiz yarışmalarda sadece proje takımlarının değil, bu proje takımlarından doğan teknoloji girişimlerinin de bulunduğunu büyük bir mutlulukla ve memnuniyetle gözlemliyoruz.” diyen Kacır, “Türkiye'nin geleceği milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmekle, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini güçlendirmekle çok daha aydınlık olacak. Türkiye, bugün 270 binden fazla insandan oluşan bir Ar-Ge ordusuna sahip ve her yıl TEKNOFEST'lere katılan, buralarda projeler geliştiren gençlerimizle bu Ar-Ge ordusuna yeni neferler kazandırmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Bakan Kacır, “Bu yılın TEKNOFEST'inde 30 milyon liraya yakın ödül desteği, 55 milyon liranın üzerinde malzeme ve ekipman desteğiyle yine gençlerimizin yanında olduk. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı'nın öncülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ve 100'den fazla paydaş kurumumuzla birlikte gençlerin önündeki engelleri kaldırmak, onların geliştirdikleri projelere destek olmak bizim için yapageldiğimiz en anlamlı işlerin başında geliyor.” diye konuştu. 

Bu yılın TEKNOFEST'inin pek çok yeniliğe ev sahipliği yaptığını belirten Kacır, “Bu yıl ilk kez Kuantum Teknolojileri yarışması, Nükleer Enerji Teknolojileri yarışması , Yapay Zeka Büyük Dil Modeli Yarışması düzenliyoruz. Blokzincir Finans Teknolojileri Yarışmalarını ilk kez düzenliyoruz. İlk kez Hava Savunma Sistemleri Yarışması düzenliyoruz.” vurgusu yaptı.  

“Bizim başladığımız yere göre sizlerin çıtayı daha yükseğe taşıyacağını düşünüyorum”

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ANFAŞ Fuar Alanı'nda yarışmacılarla bir araya gelerek söyleşi yaptı. Yarışmacıların yoğun ilgisiyle karşılaşan Bayraktar, soruları cevaplayıp hayallerini ve bugünlere nasıl geldiğini anlattı. 'Bu işe nasıl başladınız?' sorusuna Bayraktar, "Bizlere ilham olan şey maalesef ülkemizin bir terör belasına maruz kalmasıydı. Havacılığa olan sevdamız ben 8 yaşındayken babamın benim uçmaya götürmesiyle başladı. Bizler de bir çocuk gelsin ve uçağa dokunsun, insanlığa çare olsun diye yapıyoruz bu festivalleri" dedi. Bir başka yarışmacının 'Bu işe başladığınızda buraya kadar geleceğinizi düşündünüz mü?' sorusuna da yanıt veren Bayraktar, yarışmaya katılan ekiplerle tanıştığında azim ve kararlı çalışmalarına hayran kaldığını söyledi. Yarışmaya katılan ekiplerin enerjilerine ve azmine baktığında dünyada yapamayacakları işin olmadığına inandığını belirten Bayraktar, "Bir mühendis olarak yıllarca yurt dışında kaldım. Dünyanın en iyi takımlarıyla da çalıştım. Bizim başladığımız yere göre sizlerin çıtayı daha yükseğe taşıyacağını düşünüyorum." diye konuştu.

Bayraktar, küçükken pilot olmayı hayal ettiğini ve model uçaklarla tanışınca hayallerini gerçekleştirmeye adım adım ilerlediğini söyledi. Çocukların bir uçağa dokunup bir şeyler üretmek için kendinde güç bulsun diye festivaller ve projeler düzenlediklerini de anlatan Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:

"Bir çocuk gelsin, toplum yararına bir festival olsun. Kiminin gelme imkanı da yok. O en ücra köşedeki çocuk dahi getirip bir uçağa dokunsun ve ülkemiz için bir şeyler üretsin düşüncesiyle hareket ediyoruz. Dünya maalesef çok korkunç bir karanlığa doğru gidiyor. Dünya maalesef vahşi duyguları kamçılanmış güdülerle, teknoloji tekellerinin oluşturduğu, insanların manipüle ettiği bir yer haline dönüyor. Kadim medeniyetimizden aldığımız ilhamla, dünyayı farklı bir noktaya taşıyacak girişimlerin buralardan çıkacağına inanıyoruz."

TÜBİTAK Başkan Vekili İsmail Doğan, Antalya'da gerçekleştirilen TEKNOFEST yarışmalarında TÜBİTAK'ın gençlerin gelişimine katkı sağlamaya devam ettiğini vurguladı. TÜBİTAK’ın, teknoloji ve inovasyon alanında Türkiye’nin öncü kurumlarından biri olduğunun altını çizen Doğan, kurumun sadece Ar-Ge projeleriyle değil, aynı zamanda gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaracak yarışmalar ve etkinliklerle de insan kaynağı yetiştirme misyonunu sürdürdüğünü belirtti.

Gençlerimizle birlikte ülkemizi teknoloji ve inovasyonun ön saflarında tutmaya kararlıyız”

Doğan, bu yıl ilk kez düzenlenen Blokzincir Yarışması'nın gençlerin bu yeni ve hızla gelişen teknolojideki yetkinliklerini artırmalarına önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. “Biyoteknoloji, yapay zekâ, blokzincir gibi geleceği şekillendirecek kritik alanlarda gençlerimize rehberlik etmek, ülkemizin inovasyon ekosistemine yeni yetenekler kazandırmak bizim için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda gurur kaynağıdır” diye konuştu. TÜBİTAK’ın geleceğin teknolojilerine yön veren gençlerle birlikte çalışmaya devam edeceğini vurgulayan Doğan, “Gençlerimizle birlikte ülkemizi teknoloji ve inovasyonun ön saflarında tutmaya kararlıyız” dedi.

Eureka’nın önemli destek araçlarından biri olan Eureka Network Projeleri kapsamında, Türkiye ve Singapur’un işbirliği ile tüm sektörleri kapsayan çağrı, 31 Mart 2024 tarihi itibari ile açılmıştır. Uluslararası başvurular 30 Eylül 2024 tarihine kadar sürecektir.

Çağrının Amacı

Tüm teknoloji ve pazar alanlarında yenilikçi ürün, süreç veya hizmet geliştirilmesine odaklanan, güçlü pazar potansiyeline sahip ve aynı zamanda pazar için çözümler üretmeyi hedefleyen inovatif ve sivil amaçlı projelere destek sağlamayı amaçlamaktadır.

Proje konsorsiyumunda iki ülkede faaliyet gösteren bağımsız en az birer kuruluşun yer alması gerekmektedir.

Ülkemizden sermaye şirketi statüsündeki bir firma ilgili ülkelerden en az bir ortak ile birlikte doğrudan proje başvurusunda bulunabilir. Üniversite ve araştırma merkezleri doğrudan başvuru yapamamakta, projelerde alt yüklenici olarak yer alabilmektedir. Proje fikirleri için süre üst sınırı ve konu kısıtlaması bulunmamaktadır.

 

Çağrı Başvuru Süreci

Başvurular uluslararası ve ulusal olmak üzere iki aşamalı olarak yürütülecektir.

  1. Aşama/Uluslararası Başvuru: Tüm ortaklar, çağrı web sayfasında bulunan Eureka proje başvuru formunu çevrimiçi olarak doldurmalıdır (https://eureka.smartsimple.ie). Her başvuru, bu başvuruda yer alan ülkelerin ulusal Eureka ofisleri tarafından değerlendirilecektir. Değerlendirme 31 Ekim 2024 tarihinde tamamlanacak olup, uygun bulunan projeler ulusal başvuru yapmaya hak kazanacaktır.
  2. Aşama/Ulusal Başvuru: Türk katılımcıların uluslararası başvuru formuyla birlikte TEYDEB’in 1509-TÜBİTAK Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programına başvuru yapmaları gerekmektedir (https://eteydeb.tubitak.gov.tr/prodis.htm). Çağrı takvimine uygunluk açısından 1509 Programına gerçekleştirilecek ulusal başvurunun 28 Kasım 2024 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir.

1509 Programı kapsamındaki projelerde bütçe üst sınırı bulunmamaktadır. KOBİ’ler için proje bütçesinin %75’ine, büyük işletmeler için ise %60’ına kadar hibe imkânı tanınmaktadır.

1509 Programı ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Çağrı ile ilgili detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.

İletişim

Uluslararası süreçlere ilişkin:

eureka@tubitak.gov.tr

Ulusal süreçlere ilişkin:

1509@tubitak.gov.tr

Within the scope of the World Bank Türkiye Green Industry Project, coordinated by the Ministry of Industry and Technology and whose first calls were launched in December 2023, the schedule for the call 1833-SAYEM Green Transformation 2026-1 has been announced. Eligibility Check applications for the program will be accepted via the TEYDEB Project Evaluation and Monitoring System (PRODİS) between 23 February 2026 and 23 March 2026.

Significant updates have been introduced under the 1833-SAYEM Green Transformation 2026-1 Call, as outlined below:

  1. Update to the application procedure: To improve the efficiency of the application process and provide applicants with more effective guidance, an Eligibility Check” stage will be implemented prior to the main project application. This stage aims to conduct a preliminary review of applications in terms of call scope and basic eligibility requirements, ensure platforms are appropriately directed to the program, and minimize time loss during preparation of the main application. Before submitting an application to the call, platforms will complete an Eligibility Check form via PRODİS. The Eligibility Check form will be reviewed by TÜBİTAK. As a result of the review, no accept/reject decision will be issued; instead, recommendations will be provided. Platforms are expected to submit their applications in line with these recommendations.

  2. Update to the eligibility requirements: The platform must consist of at least three partners in addition to the executing organization, and the total number of partners, including the executing organization, must not exceed ten. Under the previous implementation, it was mandatory for the partnership structure to include at least one partner of each of the following types: a public institution, a capital company holding an R&D/Design Center Certificate, and an SME-scale capital company. With this update, the requirement for mandatory partners based on these qualifications has been removed. There is no change to the eligibility requirements for the executing organization. Accordingly, the platform may be formed by an executing organization and at least three partner institutions/organizations without any qualification-based partner requirements.

  3. Update to repayment rates based on project success: The practice of applying an additional 20% increase in the grant conversion rate in cases of program success has been discontinued. The same repayment rates will apply to all platforms that complete the project.

  4. Update to the support quota applied under the 1832 and 1833 Calls: The existing quota that limited organizations to receiving support for a maximum of two projects under the 1832 and 1833 Calls launched with World Bank support has been removed. Instead, the organization-based upper budget limit will be monitored. Depending on their budget status, organizations may receive support for more than two projects.

  5. Update to the call scope: It will be sufficient for the proposal to be submitted by the platforms to be aligned with the overarching headings of the R&D and Innovation Topics under the Türkiye Green Industry Project, as specified in the call announcement The scope has been expanded by removing the requirement—applicable in the 1833-coded SAYEM calls launched prior to 2026—for a one-to-one match with the subheadings listed in those earlier calls.

  6. Budget update for organizations: While organizations could previously submit budgets of up to 11 million in earlier calls, under the new call they will be able to submit a budget equal to 25% of the total budget of all organizations within a platform.

  7. Bank Reference Letter update: Previously, the bank reference letter obtained from organizations at the application stage was required to cover at least 50% of the proposed budget; under the new practice, it is required to cover the full amount of the proposed budget.

Call Timeline:

Eligibility Check Application Period*: 23 February–23 March 2026

Evaluation of applications and announcement of results: 24 March–7 April 2026

Submission period for 1833 SAYEM Green Transformation 2026-1 Call applications: 8 April–15 June 2026

Evaluation and announcement of results: 16 June–30 October 2026

*The Eligibility Check Application Form to be downloaded via PRODİS must not exceed 25 pages in total, formatted in Times New Roman, 12-point font, with 1,5 line spacing. In the “Annexes” section of the application form, the CVs of 5 individuals who will play a key role in the platform structure must be attached.

Contact: sayem.basvuru@tubitak.gov.tr

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi
Yeşil Dönüşüm Odaklı Ar-Ge ve Yenilik için 175 Milyon Dolar
 

Dünya Bankası tarafından 450 milyon dolar bütçe ile fonlanan ve 6 yıl sürecek olan proje kapsamında TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerinin yeşil dönüşümüne yönelik destek verilmesi amaçlanmaktadır.

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında TÜBİTAK bünyesinde:

  • 175 milyon dolar bütçe ile Türkiye'de veya diğer pazarlarda yer alacak yeni yeşil teknolojilerin, ürünlerin veya süreçlerin geliştirilmesini içeren ve yeşil inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmalar desteklenecektir.

  • Teknoloji tabanlı başlangıç firmaları, KOBİ'ler ve büyük firmaların yanı sıra üniversiteler, araştırma altyapıları ve kamu araştırma merkezleri de bu destekler ile yeşil dönüşüm odaklı teknolojik çözümleri geliştirebilecektir.

  • Yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine katkıda bulunan Ar-Ge, prototip geliştirme, standart geliştirme ile yeni ürün veya süreç geliştirmeye yönelik projeler desteklenecektir.

Proje kapsamında özel sektöre yönelik hibe ve faizsiz geri ödemeli destekler, ayrıca projelerde ortak olarak yer alabilecek araştırma kurumlarına hibe destek verilecektir.

Destekler üç farklı bileşen altında açılacak çağrılar aracılığıyla sağlanacaktır.

 

Bileşen 1: Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği

Kazanım: KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecinde teknoloji ve yenilik ihtiyaçlarına yönelik stratejik yol haritalarının oluşturulması

Bu kapsamda, yeşil dönüşüme uygun iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini gözden geçirmek isteyen KOBİ'lere çözüm ortakları ile birlikte teknik yardım sağlanacaktır.

 

Bileşen 2: Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği

Kazanım: Sanayinin yeşil dönüşümüne yönelik teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştıracak Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi

Bu kapsamda, firmaların yeşil dönüşüm faaliyetlerine yönelik Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) 5-9 aralığını kapsayan prototip geliştirme ya da iyileştirme, validasyon ve sertifikasyon testleri, yerinde uygulama, ölçeklendirme, demonstrasyon ve saha denemeleri çalışmaları desteklenecektir.

 

 

Bileşen 3: SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği

Kazanım: Türkiye’nin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün gruplarının geliştirilmesi için teknoloji ekosistemlerinin (Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları) oluşturulması

Bu destek ile, özel sektör öncülüğünde ortak bir vizyon ve yol haritası etrafında bir araya gelen paydaşları içeren yenilik platformlarının oluşturulması ve ürünleştirme odağında oluşturulan yol haritaları kapsamındaki Ar-Ge ve yenilik projeleri desteklenecektir.  

 


PROGRAMIN KAPSAMI VE AMACI

1511 - TÜBİTAK Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik P. D. P.(Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı)

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, Türkiye’de katma değerli üretimin artırılması amacı doğrultusunda, Bakanlık ve bağlı/ilgili kuruluşları (TÜBİTAK, KOSGEB) tarafından sağlanan destek ve teşviklerin tek pencereden yönetilerek orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli sektörlere yoğunlaştırılmasına yönelik özel bir programdır.

Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli, katma değeri yüksek ürünlerin ve bu sektörlerin gelişimi için kritik önemi haiz ürünlerin üretiminin artırılması ve bu çerçevede yeni üretim imkan ve kabiliyetlerinin ülkemize kazandırılması amaçlanmaktadır. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak yatırım projelerinin uçtan uca yönetişim ve destek modeli ile hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında Ar-Ge nitelikli projelerin desteklenmesi, izlenmesi, sonuçlandırılması ve sonuçların değerlendirilmesine yönelik süreçler 1511 kodlu program Uygulama Esaslarında belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda yürütülmektedir.

Projeler için Ticarileşme İzleme Sürecine ve bu sürece ait nitel ve/veya nicel sonuçların puanlanmasına ilişkin hususlar aşağıda sunulmaktadır.

AMAÇ

1004 Programının amacı, yükseköğretim kurumları araştırma altyapılarının, Ar-Ge/Tasarım merkezleri ve kamu Ar-Ge birimleri ile iş birliği yaparak ihtisaslaşması ve mükemmeliyet merkezi haline gelmesi için ulusal hedef ve politikalar kapsamında belirlenen öncelikli alanlarda, yurt içinde yapılan, izlenebilir hedefleri olan, bilimsel nitelikli, ticarileşme potansiyeli yüksek araştırma programlarını desteklemektir.

TANIMLAR

Araştırma Altyapısı: Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından kurulmaları uygun görülmüş, yükseköğretim kurumları bünyesindeki uygulama ve araştırma merkezlerini,

Araştırma Programı Yöneticisi Kuruluş (APYÖK): Araştırma üniversiteleri, 6550 sayılı Kanun kapsamında yeterlik almış merkezleri ve TÜBİTAK'a bağlı Merkez ve Enstitüler

Araştırma Programı Yürütücüsü Kuruluş (APYK): En az bir projenin yürütülmesinden sorumlu olan, araştırma programı yürütme grubunda yer alan, araştırma altyapısını veya Ar-Ge merkezini veya kamu Ar-Ge birimini,

ifade eder.

KİMLER BAŞVURABİLİR?

TÜBİTAK tarafından yayınlanacak çağrıya, ön başvuruyu, YÖK tarafından belirlenen araştırma üniversiteleri, 6550 sayılı Kanun kapsamında yeterlik almış araştırma altyapıları ve TÜBİTAK'a bağlı Merkez ve Enstitüler, APYÖK olarak yapabilir.

Sunulacak araştırma programlarında; iş birliği platformunun, en az iki Ar-Ge/Tasarım merkezi (5746 sayılı Kanuna göre merkez kabul edilmiş) ve en az iki araştırma altyapısı veya Kamu Ar-Ge biriminden oluşması zorunludur.

Başvurularda yer alan üniversitelerin bünyelerinde başvuru konusu ile uyumlu araştırma altyapılarının olması beklenir.

ARAŞTIRMA PROGRAMI SÜRESİ

Süre en fazla 48 ay olabilir.

ARAŞTIRMA PROGRAMI DESTEK BÜTÇESİ KAPSAMI

Destek miktarı üst limiti çağrı dokümanında belirtilebilir.

Makine-teçhizat, laboratuvar kurulumu, bina yapımı gibi sadece altyapı oluşturmaya yönelik başvurular desteklenmez. Alet, makine, teçhizat, yazılım ve yayın alımı, sarf malzemesi, danışmanlık ve hizmet alımı, seyahat, personel, bursiyer, proje çıktı ve sonuçları paylaşım ve yayım gideri desteklenen harcama kalemleridir.

Ayrıca kurum hissesi ve genel gider desteği verilebilir.

Burslar ile ilgili üst sınırlar aşağıda verilmiştir:

NiteliğiÜcret Karşılığı Çalışmıyor İseÜcretli Çalışıyor İse
Lisans Öğrencisi6.000 TL/ay--
Yüksek Lisans Öğrencisi22.500 TL/ay6.000 TL/ay
Doktora Öğrencisi32.500 TL/ay8.500 TL/ay
Doktora Öğrencisi (İsteğe Bağlı Sigorta Yaptıran)37.780 TL/ay--
Doktora Sonrası Araştırmacı43.500 TL/ay--
Doktora Sonrası Araştırmacı (İsteğe Bağlı Sigorta Yaptıran)48.780 TL/ay--

 

ARAŞTIRMA PROGRAMI KAPSAMI

Sunulacak teknoloji kazanım yol haritası doğrultusunda yürütülecek Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri desteklenir. Araştırma programında yer alacak Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin; Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) 3-6 düzeyinde olması beklenir.