Arama

+
-
0
Destek Aktarımı ve Harcama Kuralları


Destek Aktarımı ve Harcama Kuralları

  • Başvuruyu yapan kulüp başkanı veya kulüp temsilcisi adına açılan hesaba teminat alınmaksızın, destek tutarı aktarılır. Kulüp başkanının süreç içerisinde değişmesi halinde bu durumun TÜBİTAK’a 15 gün içerisinde bildirilmesi ve taahhütnamenin yenilenmesi gerekmektedir. 

  • Kulüp Geliştirme Desteği Başvurusunda sisteme girilen IBAN bilgisi kulüp adına başvuruda bulunan kulüp başkanı/yetkilisinin aktif bir banka hesabına ait olmalıdır. Başvuru yapan ilgili kişilerin ödeme alım sürecindeki değişiklik durumlarında yeni başkan veya yetkilendirilmiş temsilciye ödemelerin belirtilen tarihlerde gerçekleşebilmesi için başvuru yapan kişiye ait ad soyad, banka bilgileri vb. tüm değişikliklerin en kısa sürede ARBİS üzerinden güncellenmesi ve milliteknolojikulüplerbirliği@tubitak.gov.tr e-posta adresinden TÜBİTAK’a bildirilmesi gerekir. Her türlü değişikliğin bildirilmesi, başvuruyu yapan kişinin sorumluluğundadır.

  • Destek alan kulüpler, projelerini geliştirmek amacıyla her türlü satın alma işi için Kulüp Temsilcisi ve en az 2 (iki) kulüp üyesinin katılımıyla Satın Alma Ekibi oluşturur.

  • Kulüp yetkilisi; aldıkları her türlü makine, malzeme ve hizmet alımı için; mal / malzeme /hizmet adı, fatura tarihi, firma adı ve tutar şeklinde liste oluşturur. Listenin altına “Piyasa fiyat araştırması yapılmıştır” şerhi düşülerek satın alımı yapan kişiler tarafından imzalanır.

  • Taahhütname süresi içerisinde projeye ilişkin olmak üzere satın alma ekibi tarafından uygun görülen tüm belgeli harcamalar (kredi kartı ile yapılanlar dâhil) destek kapsamında karşılanır. Ancak taahhütname süresi dışında yapılan mal ve/veya hizmet alımları (fatura ve dekont tarihlerinden herhangi birisinin taahhütname süresi içinde olması yeterlidir.) destek kapsamında değerlendirilmez. 

  • Yurt dışından yapılan alımlarda elektronik fatura çıktısı kabul edilir. Ödemenin TL karşılığı esas alınır. TL karşılığı için banka dekontu gerekir.

  • Faturalar, Kulüp Başkanı/Temsilcisi adına kesilir. Fatura ve harcama belgelerinde, Kulüp Adı ve “MTKB TÜBİTAK Desteği” ifadelerine yer verilir. Düzenlenen fatura ve harcama belgeleri üzerinde söz konusu ifadeler bulunmuyorsa, Kulüp Başkanı tarafından eklenerek belge imzalanır.

  • İstisnai ve zorunlu durumlarda her bir harcama belge tutarı 500 TL’yi aşmamak üzere yazar kasa fişi kabul edilir. Bu durumda fiş ile yapılan harcamalar için ayrıca tutanak hazırlanmalı, alınan malzemeler ve fatura alınamama gerekçesi tutanakta açıklanmalıdır.

D-8, üye ülkeler arasında ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesine yönelik bir oluşumdur. D-8'in kurulmasına yönelik ilk adım, Türkiye'nin daveti üzerine İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'nın katılımıyla 22 Ekim 1996 tarihinde İstanbul'da düzenlenen "Kalkınmada İşbirliği Konferansı" olmuştur. Söz konusu konferansın ardından gerçekleştirilen toplantıların akabinde, 15 Haziran 1997 tarihinde İstanbul'da yapılan Devlet/Hükümet Başkanları Zirvesi ile D-8 resmen kurulmuştur.

Kuruluşa üye ülkeler; Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır ve Nijerya olup, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi olan bu ülkelerin teknolojik ve ekonomik kalkınma düzeyleri, ticari potansiyelleri ve nüfusları itibariyle İİT içerisinde öne çıktıkları görülmektedir.

D-8 çerçevesinde işbirliği esas itibariyle sektörel bazda yürütülmekte olup, her üye ülke bir ya da birkaç sektördeki faaliyetlerin koordinasyonunu üstlenmiştir.  Bu kapsamda, Türkiye sanayi, sağlık ve çevre; Bangladeş kırsal kalkınma; Endonezya yoksullukla mücadele ve insan kaynakları; İran bilim ve teknoloji; Malezya finans, bankacılık ve özelleştirme; Mısır ticaret; Nijerya enerji; Pakistan ise tarım ve balıkçılık alanındaki işbirliği çalışmalarını koordine etmektedir. Bu çerçevede, Kuruluş tarafından şimdiye kadar 29 sektörel Bakanlık ve kıdemli memur toplantısı organize edilmiştir.

Bahsekonu kuruluşa dair daha fazla bilgiye https://developing8.org/  internet adresinden ulaşılması mümkündür.

Türkiye’nin ulusal yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi ve Avrupa ile iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Stratejiden Uygulamaya: BSC Yapay Zekâ Fabrikası” etkinliği, 9 Ekim 2025 Perşembe günü ODTÜ CoZone’da gerçekleştirildi.

Etkinlik, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs ve Bakanlığın genel müdürleri ile genel müdür yardımcılarının katılımıyla yapıldı. 

"100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek" 

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, etkinlikteki konuşmasında, kalkınma yolculuklarının odağına teknolojiyi koyduklarını ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi. AR-GE'ye ayrılan kaynakların 20 yıl önce 1,5 milyar dolar seviyesindeyken bugün 16-17 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Çoştu, "Araştırmacı insan kaynağımız aynı dönemde yaklaşık 10 katlık bir artışla bugün 300 binler seviyesine ulaştı. Bu sayede ülkede teknoloji geliştirme nitelikli inovasyona imza atma noktasında müthiş bir yetkinlik inşa ettik. Özel sektör AR-GE merkezlerimizin sayısı 1600'e ulaştı. Binlerce başarılı start-upımız çok nitelikli araştırmalara imza atan araştırmacılarımızla beraber üniversitelerimizle önemli bir kapasite hep birlikte inşa ettiğimize inanıyoruz." diye konuştu. Çoştu, rekabetin içinde kalmak hatta buna öncülük edebilmek için büyük veri hesaplama altyapılarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, son dönemde ülkelerin gündeminde devasa veri merkezleri inşaatları, çip anlaşmaları, çip üreticilerinin astronomik değerlemeleri olduğunu dile getirdi. Teknoloji dünyasında ön plana çıkan gelişmelerin bugünlerde veri merkezleri yani hesaplama üzerinden şekillendiğini anlatan Çoştu, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak biz de bu yarışta geri kalmak istemiyoruz. Hesaplama altyapılarına erişim ve bunlara sahip olma noktasına odaklı bir gündem yürütüyoruz. Türkiye'nin geleceği parlak, teknoloji ekosisteminin potansiyeli büyük. Dolayısıyla Türkiye'nin inşa etmesi gereken hesaplama altyapısı da muazzam seviyede. Bugün Türkiye yaklaşık 250 megavat seviyesinde veri merkezi altyapısına sahip. 2030'a geldiğimizde bu kapasitenin 1 gigavatlar seviyesine çıkmasını öngörüyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde yapılması gerekiyor. Biz bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Bunun için Bakanlık olarak kapsamlı destekler de hazırlıyoruz. Birkaç gün içerisinde HIT-30 Programımız kapsamında veri merkezleri, yapay zeka işlem altyapıları hatta kuantum hesaplama altyapıları noktasında yeni çağrıları hayata geçireceğiz. Türkiye'nin teknoloji, AR-GE ekosisteminin, akademisinin bu altyapılara bugünden erişebilmesini sağlayacak gerekli adımları atıyoruz. Halihazırda MareNostrum5 ve EuroHPC girişimi üzerinden bizim ekosistemimiz, altyapılara erişim sağlamaya başladı. Aldığım bilgilere istinaden 100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek. Bunun maddi değeri, zannediyorum, 30-50 milyon dolarlar seviyesinde. Biz inanıyoruz ki bu adımlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla teknoloji ekosistemi bir kaldıraç etkisi görecek. Biz de bu adımlara gayretle devam edeceğiz."

"Türkiye'de yapay zekaya yatırım her geçen yıl artıyor" 

TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın da yapay zekanın dünyada en önemli gündem konularından olduğunu belirterek, Türkiye'nin de birçok ülke gibi bu alana yatırımlar yaptığını dile getirdi. Bu kapsamda insan kaynağını güçlendirmenin önemine işaret eden Aydın, TÜBİTAK'ın ekosisteme sağladığı altyapının yanı sıra önemli proje destekleri de sunduğunu vurguladı. 

Aydın, imalattan finansa, eğitime, tarımdan sağlığa dijital dönüşümü ilgilendiren pek çok sektöre destek verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu desteklerle firmalarımız yapay zeka teknolojilerine uyumlanarak dijital altyapılarını güçlendiriyor, nitelikli insan kaynağını zenginleştiriyor, süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Yapay zeka ekosistem çağrımızda, yapay zeka dönüşüm ihtiyacı olan firmalarla onların dönüşümlerine katkı sağlayacak firmaları ve üniversitelerimizi bir araya getiriyoruz. Yapay Zeka Enstitümüz de bu süreçte onlara bu dönüşümde kolaylaştırıcı bir rol üstleniyor. Aynı zamanda kamunun dönüşümü konusunda da kamuya açtığımız yapay zeka ekosistem çağrıları bulunuyor. Başta Yapay Zeka Enstitümüz olmak üzere kendi araştırma merkezlerimiz ve enstitülerimizde de yapay zeka ve ilgili teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyoruz. Yapay zeka ekosistemimizin nitelikli başvuru sayılarından her geçen gün güçlendiğini ve ülkemizin bu alandaki yatırımlarının her geçen yıl arttığını görmekten mutluyuz." 

TRUBA ve EuroHPC iş birlikleriyle yapay zekâ altyapısı güçleniyor

TÜBİTAK çatısı altında yürütülen çalışmalarla, Türkiye’nin yapay zekâ araştırmalarında yüksek başarımlı hesaplama kapasitesinin her geçen yıl arttığına vurgu yapan Aydın, “TÜBİTAK ULAKBİM bünyesinde faaliyet gösteren Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA), 2003 yılından bu yana araştırmacılara ileri düzey süper bilgisayar olanakları sunuyor. 2023 sonunda faaliyete geçen yeni veri merkezi ve doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı, 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 GPU ve 14,5 petabayt depolama kapasitesiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını oluşturuyor. Bu sistem, büyük dil modelleri, sinir ağları ve biyoteknoloji gibi alanlarda çalışan araştırmacılara yüksek işlem gücü sağlarken, aynı zamanda akademi, kamu ve özel sektörün yapay zekâ tabanlı projelerine ivme kazandırıyor” dedi.

Türkiye, Avrupa süperbilgisayar ekosisteminde güçlü bir ortak

TÜBİTAK’ın, aynı zamanda Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminin oluşturulması için kurulan EuroHPC Ortak Girişimi’nin de üyesi olduğunu hatırlatan Aydın, “Bu kapsamda Türkiye, dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarlarından biri olan Barselona’daki MareNostrum 5 (MN5) sistemine yüzde 10 oranında ortak olarak doğrudan erişim hakkına sahip. EuroHPC destekli süper bilgisayarlar; yüksek başarımlı veri analitiği, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları için araştırmacıların kullanımına açılıyor. TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda ve TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen BSC AI Factory Projesi de bu kapsamda hayata geçirilmiş olup, Avrupa’nın ilk yedi yapay zekâ fabrikasından biri olarak destekleniyor” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ dönüşümü TÜBİTAK ekosisteminin öncelikli alanı

Prof. Dr. Orhan Aydın, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknolojik değil, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın da itici gücü olduğuna dikkat çekerek, TÜBİTAK’ın bu dönüşümde hem insan kaynağı hem de altyapı tarafında kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Aydın, TÜBİTAK’ın “Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı” ile özel sektör, kamu ve üniversiteleri aynı platformda buluşturduğunu, Yapay Zekâ Enstitüsü başta olmak üzere kurum bünyesindeki araştırma merkezleri ve enstitülerde, makine öğrenmesi, büyük veri, robotik ve dil teknolojileri gibi alanlarda yürütülen çalışmaların ekosistemin gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. “Yapay zekâya dayalı dönüşüm, dijital ekonomide rekabet gücümüzü artıracak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmamızı sağlayacak,” diyen Aydın, TÜBİTAK olarak bu vizyonu desteklemeye kararlılıkla devam ettiklerini söyledi.

ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu da EuroHPC JU tarafından desteklenen Yapay Zeka Fabrikaları girişiminin akademi, kamu kurumları ve özel sektörü bir araya getirerek yapay zeka araştırma ve geliştirme faaliyetlerini hızlandırmayı amaçladığını söyledi. 

Türkiye, Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminde Yerini Aldı

Türkiye, EuroHPC Ortak Girişimi (European High Performance Computing Joint Undertaking) üyesi olarak Avrupa süper bilişim ekosisteminin bir parçası konumunda.
Ülkemiz, 2019 Barselona’daki MareNostrum5 (MN5) süper bilgisayar konsorsiyumuna katıldı. 

Bu sayede Türkiye’deki araştırmacılar, Avrupa düzeyinde kurulmuş olan, dünyada ilk 20 süper bilgisayar arasında yer alan yüksek başarımlı bilişim kaynaklarından doğrudan faydalanabilmekte.

2003 yılından beri TÜBİTAK ULAKBİM’e ait Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA) aracılığıyla araştırmacılara yüksek başarımlı hesaplama (HPC) kaynakları araştırmacılarımızın hizmetinde olup 2023 sonunda faaliyete geçen yeni TÜBİTAK ULAKBİM Veri Merkezi, doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı ve GPU destekli ARF-ACC sistemiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını sağlıyor. Uzun yıllar sonra dünya sıralamasına giren sistemlerimiz Kasım 2024 itibarıyla ARF ve ARF-ACC sistemleri, Top500 listesinde sırasıyla 354. ve 227., Green500 listesinde ise 26. sırada yer aldı. 

EuroHPC kaynakları ülkemizdeki kaynaklarla birlikte araştırmacılarımızın erişimindeki kapasiteyi artırmış, yeni projelere ve özel sektör girişimlerine birçok imkân sunmuştur.

Yapay Zekâ Fabrikalarıyla Avrupa ve Türkiye Arasında Güçlü İş Birliği

2024 yılında EuroHPC tarafından başlatılan AI Factories (Yapay Zekâ Fabrikaları) girişimi kapsamında Türkiye, İspanya öncülüğünde, Portekiz ve Romanya ile birlikte geliştirilen BSC AI Factory Projesine dâhil oldu.

TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü (YZE) iş birliğiyle yürütülen proje; yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, eğitimi ve uygulanması için altyapı, yazılım ve teknik destek servisleri sağlamayı hedefliyor.

Yapay Zekâ Ekosistemine Açık Bir Platform

Etkinlik kapsamında, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs da sunum gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Girona, 2019 yılında başlayan iş birliğini her geçen gün geliştirmek istediklerini ve Türkiye ile olan iş birliğinden çok memnun olduklarını ifade etti. 

Etkinlik, Türkiye’deki girişimler, KOBİ’ler, kamu kurumları, teknoparklar, araştırmacılar ve sivil toplum kuruluşları ile Avrupa yapay zekâ ekosistemini bir araya getirdi. Bu kapsamda katılımcılar, MareNostrum5 ve MareNostrum5+ döneminde yürütülen uluslararası iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkânı buldu.

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisiyle Uyumlu Bir Adım

BSC Yapay Zekâ Fabrikası Projesi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (UYZS) Yönlendirme Kurulu kararlarıyla da doğrudan örtüşüyor.
Proje, yapay zekâ araştırmalarında hesaplama altyapılarının etkinleştirilmesi, kamu-özel sektör ve akademi arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, güvenilir yapay zekâ yaklaşımlarının yaygınlaştırılması hedeflerini destekliyor.

 

Yönetim Kurulu’nun görev ve yetkileri
  1. Cumhurbaşkanının belirleyeceği hedef, ilke ve politikalar doğrultusunda, Kurumun çalışma ilke, program ve öncelikli alanlarını belirlemek.
  2. Araştırma merkezleri, enstitüler ve benzeri diğer birimler ile Başkanlık birimlerini kurmak, kaldırmak ve Kurum organizasyon şemasını onaylamak.
  3. Kurumun personel kadroları, ücret cetvelleri ile personel performans değerlendirme kriterlerini, bu değerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve göreve karşılık gelen pozisyonları Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlamak.
  4. Başkanın teklifi üzerine, merkez başkanlarını ve Başkanlığa doğrudan bağlı enstitü müdürlerini atamak.
  5. Kurumun yıllık çalışma programı ve bütçe teklifini onaylamak.
  6. Kuruma ve proje yönetimine ilişkin yönetmelik taslaklarını ve esasları hazırlatmak ve onaylamak, meri mevzuata ilişkin değişiklikler üzerinde çalışmak.
  7. Kurumun, yurt içinde ve yurt dışındaki ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlara mevzuat hükümleri çerçevesinde üye olması için karar almak.
  8. Kuruma taşınmaz alınması veya Kurum taşınmazlarının satılmasına karar vermek.
  9. Kurumun görevlerini yerine getirmesi için yürüteceği faaliyetler sırasında yapacağı ücret, telif, işlenme ücreti ve benzeri ödemelerin tutar veya üst limitlerini belirlemek.
  10. Kurumun amacı ve görevleri ile ilgili hususlarda kuluçka ve teknoloji merkezleri, proje geliştirme ve bilgi aktarım merkezleri, teknoloji transfer ofisleri, müze, bilim parkı, bilim merkezi, yurt dışı irtibat büroları ve benzeri oluşumların kurulmasına, yönetimine ve desteklenmesi ile bu konularda gerekli destek programlarının oluşturulmasına ve ilgili Bakanın onayı üzerine şirket kurmaya ve kurulmuş bir şirkette pay sahibi olmaya karar vermek.
  11. Kurum bünyesinde elde edilen tüm fikrî ve sınaî hakların bedelli veya bedelsiz olarak devredilmesine, alınan lisans izninin verilmesine veya bu hakların konusu ürünlerin üretim ve satışının yapılmasına ve bu amaçla şirket kurulmasının ilgili Bakana teklif edilmesine karar vermek.

TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları kapsamında Ülkemizi uluslararası arenada temsil etmek üzere yetiştirilen genç bilim insanlarımız katıldıkları tüm yarışmalarda başarılarıyla bayrağımızı gururla dalgalandırıyor.  Bu kapsamda 6 öğrencimizin katıldığı 65. Uluslararası Matematik Olimpiyatında milli takımımız 2 Altın, 2 Gümüş ve 2 Bronz madalya kazandı. Ülkemizi temsil eden öğrencilerimizden; Barış KOYUNCU ve Mehmet Can BAŞTEMİR Altın Madalya, Hakan GÖKDOĞAN ve Mehmet Burak GÖNÜL Gümüş Madalya, İrem Gülce YAZGAN ve Selim DOĞAN Bronz Madalya kazandılar.

Ayrıca dünyanın farklı kıtalarından olimpiyata katılarak, her kıtanın en yüksek puanını alan 5 kız öğrenciden biri olan İrem Gülce YAZGAN’a Mirzakhani Award ödülü verildi.

65. Uluslararası Matematik Olimpiyatında bayrağımızı başarıyla dalgalandıran Ülkemizin gururu milli takım öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. 

Ülkemizi uluslararası arenada temsil eden geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizin başarılarıyla gururlanıyoruz. Olimpiyatlara katılan tüm öğrencilerimize, ailelerine, öğretmenlerine ve başta Komite Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.

TEKNOFEST, kapsamında TÜBİTAK’ın düzenlediği Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları ve Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın ödül töreni TÜBİTAK Gebze Kampüsünde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.

Törende konuşma yapan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, gençlerin hayallerini teknolojiye dönüştürmesinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

“TEKNOFEST yarışmaları, gençlerimizin sadece bilgi ve becerilerini sergilediği bir platform değil, aynı zamanda geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve girişimcileri için büyük bir öğrenme alanıdır. Burada elde edilen her tecrübe, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna katkı sunmaktadır.”

Konuşmasının ardından Prof. Dr. Aydın, dereceye giren takımlara ödüllerini takdim etti. Öğrenciler ve genç mühendislerden oluşan takımlar, geliştirdikleri yenilikçi projelerle jüri ve ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Birincilik ödülleri ise Eylül ayında düzenlenecek TEKNOFEST İstanbul’da takdim edilecek.

Efficiency Challenge, öğrencilerde elektrikli araç teknolojileri ve temiz enerji farkındalığını artırmayı hedefliyor

TÜBİTAK tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası Efficiency Challenge (EC) Elektrikli Araç Yarışları ile 5’incisi gerçekleştirilen Liseler Arası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’nde gerçekleşti.

Türkiye’nin en köklü öğrenci yarışmalarından biri olan Efficiency Challenge, alternatif ve temiz enerji kaynaklarına yönelik farkındalık oluşturmayı, öğrencilerin teknik ve mesleki gelişimine katkı sağlamayı ve elektrikli araç teknolojilerinde yerli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyor.

Bu yıl Uluslararası EC Elektrikli Araç Yarışları’na 433 takım başvuruda bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 40’ı Elektromobil, 13’ü Hidromobil kategorisinde olmak üzere toplam 53 takım finale kaldı. Liseler Arası EC Elektrikli Araç Yarışları’nda ise 411 başvuru arasından 25 takım finale yükseldi.

Yarışmalar, 1370 metrelik pistte gerçekleştirildi. Pistte toplam 9 viraj bulunurken, yarışlar saat yönünün tersine koşuluyor. Program kapsamında teknik kontroller, antrenman turları, final yarışları ve ivmelenme etkinliği yer alıyor.

Finalist takımlar, motor, batarya yönetim sistemi ve sürücü gibi parçaları yerli olarak geliştirmeye teşvik eden “Yerlilik Kuralı” çerçevesinde araçlarını sergiliyor. En verimli ve yerli üretim oranı en yüksek araçları geliştiren takımlar ödüllendiriliyor.

Hyperloop Geliştirme Yarışması

Yerde ses hızına yakın hızlarda seyahat etmeyi mümkün kılabilecek Hyperloop sistemi, düşük basınçlı tünellerde, manyetik levitasyon ile raylara temas etmeden ilerleyen kapsüllere dayanıyor.

İlk kez 2013’te tanıtılan bu teknoloji, 2020 yılında ilk yolculu denemesini yapmış olsa da halen geliştirilme aşamasında ve dünya çapında büyük bir ilgi görüyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, bu alanda genç mühendislerin bilgi birikimini artırmayı, yenilikçi çözümler geliştirmelerini teşvik etmeyi hedefliyor.

Hyperloop Geliştirme Yarışması'na 2025 yılında 37 farklı ilden 280 takım ve 793 üye başvurdu. Zorlu raporlama ve test aşamalarını başarıyla geçen 7 farklı ilden 13 takım ve 279 yarışmacı, finale katılmaya hak kazandı. Yarışma, ulusal ve uluslararası ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımına açık olarak düzenleniyor.
Final aşamasında takımlar, kapsüllerini, özel olarak hazırlanmış 208 metre uzunluğundaki test tünelinde sergileyecek. Kapsüllerin manyetik levitasyon ile raylardan yükselerek hareket etmesi, hızlanması, belirlenen aralıkta frenleme sistemini devreye alarak güvenli bir şekilde durması bekleniyor. Tünel, çelik ile güçlendirilmiş yapısı, haberleşme ve güvenlik sistemleri ile gerçekçi bir test ortamı sunuyor.
 

TÜBİTAK desteğiyle, 81 ilde Milli Teknoloji Atölyesi kurma hedefi doğrultusunda, ilk ikisi Bursa ve Kocaeli’de açılan “Milli Teknoloji Atölyeleri”nin üçüncüsü Kastamonu Üniversitesinde faaliyete geçti. 

Açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Kastamonu Milletvekili Sayın Fatma Serap Ekmekçi, Kastamonu Valisi Sayın Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Sayın Ahmet Hamdi Topal ile TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanımız Sayın Ömer Kökçam katıldı.

Teknoloji Yolculuğunda Gençlere Büyük Destek

Yeni açılan Milli Teknoloji Atölyesinde gençler yurt içi ve dışında katılacakları yarışmalar için danışmanlık hizmeti alabilecek, gerekli sanayi iş birlikleri için desteklenecek, eğitim programlarıyla kişisel ve teknik becerilerini geliştirebilecekler. Kastamonu Milli Teknoloji Atölyesinde CNC Router’dan 3 boyutlu yazıcı ve tarayıcıya, elektronik lehimleme ve montaj ekipmanlarından torna tezgâhına dek gençlerin projelerini hayata geçirirken kullanabilecekleri pek çok alet ve malzeme bulunuyor. 

“Kastamonu’nun gençleri Milli Teknoloji Hamlesi’nin bayraktarları olacaklar.”

Konuşmasında Kastamonu Üniversitesinin TÜBİTAK projeleri ile TEKNOFEST yarışmalarındaki başarısına vurgu yapan Bakan Kacır ilk Milli Teknoloji Atölyelerinden birinin Kastamonu’da açılmış olmasına dair duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kacır ayrıca “Görüyoruz ki Kastamonu’nun gençleri Milli Teknoloji Hamlesi’nin bayraktarları olacaklar.” diyerek bilhassa Kastamonulu gençler ile kadınların istihdam ve girişimcilik yolculuğunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak her daim yanlarında olduklarını vurguladı.

100 Milli Teknoloji Atölyesi Hedefi

Sözlerini “Anadolu’nun tüm şehirlerinde Türkiye’nin bilim ve teknoloji atılımına, Milli Teknoloji Hamlemize katılacak gençleri ve çocukları keşfetmek bizim için çok kıymetli.” şeklinde sürdüren Bakan Kacır, önümüzdeki sene sonuna dek Anadolu’nun dört bir yanına 100 Milli Teknoloji Atölyesi açma hedeflerini hatırlattı. 

“Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkânlarıyla üreten bir ülke olma yolculuğuna sahip çıkacağız.”

Bakan Kacır konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bir yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunu en ileri hedeflere taşıyacak, tam bağımsızlık şiarımızdan asla taviz vermeksizin Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştiren ve üreten bir ülke olma yolculuğuna en güçlü şekilde sahip çıkacak, bir yandan da yerel kalkınma hamlesi perspektifiyle kalkınmayı, refahı Anadolu’nun dört bir yanına hızla el birliğiyle taşıyacağız.”

Milli Teknoloji Atölyeleri Amaç ve Önemi

Ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda öğrencilerimizin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlamak amacıyla 81 ilde Milli Teknoloji Atölyesi kurma hedefimiz var. 

Bu atölyelerde, milli teknolojiler geliştirecek ve üretecek gençlerimize destek vererek yerli ve milli sanayimiz için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağını yetiştirecek ve girişimci gençlerimizin ihtiyacı olan teknik ve mesleki eğitim süreçlerini destekleyeceğiz.

Üniversitelerde ve TÜBİTAK destekli eğitim kurumları ile bilim merkezlerimizde Milli Teknoloji Atölyeleri kurarak bilim ve teknoloji yarışmalarına katılacak takımlara ihtiyaç duyduğu makine, teçhizat ve sarf malzeme desteği sağlayacağız.

Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan ortaokul, lise, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ve mezunlarının hedef kitle olduğu Milli Teknoloji Atölyeleri kapsamında ekipman ve sarf yardımının yanı sıra danışmanlık, eğitim programları, sanayi iş birlikleri, tanıtım ve farkındalık çalışmaları ile ulusal ve uluslararası yarışmalar için hazırlık desteği sağlanacak.