Between 8 and 31 July 2025, a total of 12 researchers, including 9 Turkish and 3 foreign researchers, conducted significant scientific studies in the Arctic Ocean and its surrounding areas. Researchers from Argentina, Bulgaria and Ecuador also contributed to the scientific studies.
19 Projects, 12 Researchers, 3 High School Students
During the expedition, a total of 19 scientific projects were carried out, primarily in the fields of oceanography, biology, chemistry, atmospheric science, meteorology, and satellite systems. The work was conducted by an expedition team consisting of 5 women and 7 men. The expedition successfully completed a route of over three thousand nautical miles, covering 70 scientific sampling stations designated in the Arctic Ocean.
TASE V also hosted young scientists this year. Three high school students, selected from among the winners of the TÜBİTAK 2204-C and 2204-D High School Student Research Projects Competitions, had the opportunity to test the projects they developed under Arctic conditions.
Scientific Observations: Atmosphere, Microplastics, CTD Profiles
Within the scope of the research, the following activities were carried out in the Arctic Ocean: analysis of seawater properties along CTD profiles, surface temperature and salinity measurements, water and sediment sampling, microplastic analysis, monitoring of atmospheric processes using GNSS data, and observation of meteorological variables on regional and temporal scales.
TASE V also involved researchers from 2 public institutions, 5 universities, and 3 high schools.
Turkey's Polar Vision is Strengthening
The Arctic Region, which is directly related to many fields such as global climate change, marine sciences, life sciences, and meteorology, is of strategic importance in Turkey's scientific diplomacy and sustainability policies.
The National Arctic Scientific Research Expeditions, organised under the coordination of TÜBİTAK MAM KARE, aim to strengthen our country's scientific capacity in the polar regions and increase international scientific cooperation. In this context, the expeditions regularly conducted in the Arctic are making Turkey's scientific presence more visible on a global scale.
8 – 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen sefer kapsamında, 9’u Türk ve 3’ü yabancı olmak üzere toplam 12 araştırmacı, Arktik Okyanusu ve çevresinde önemli bilimsel çalışmalara imza attı. Bilimsel çalışmalara ayrıca Arjantin, Bulgaristan ve Ekvador’dan araştırmacılar da katkı sundu.
19 Proje, 12 Araştırmacı, 3 Lise Öğrencisi
Sefer süresince; oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer, meteoroloji ve uydu sistemleri başta olmak üzere toplam 19 bilimsel proje hayata geçirildi. Çalışmalar, 5 kadın ve 7 erkekten oluşan sefer ekibi tarafından yürütüldü. Sefer, Arktik Okyanusu üzerinde belirlenen 70 bilimsel örnekleme istasyonunu kapsayacak şekilde üç bin deniz milini aşkın rota boyunca başarıyla tamamlandı.
TASE V, bu yıl genç bilim insanlarına da ev sahipliği yaptı. TÜBİTAK 2204-C ve 2204-D Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmaları birincileri arasından seçilen 3 farklı projede yer alan 3 lise öğrencisi, geliştirdikleri projeleri Arktik koşullarında test etme imkânı buldu.
Bilimsel Gözlemler: Atmosfer, Mikroplastik, CTD Profilleri
Araştırmalar kapsamında, Arktik Okyanusu'nda; CTD profilleri boyunca deniz suyu özelliklerinin analiz edilmesi, yüzey sıcaklığı ve tuzluluk ölçümleri, su ve sediman örneklemeleri, mikroplastik analizi, GNSS verileri ile atmosferik süreçlerin izlenmesi, meteorolojik değişkenlerin bölgesel ve zamansal ölçeklerde gözlemlenmesi gerçekleştirildi.
TASE V kapsamında ayrıca 2 kamu kurumu, 5 üniversite ve 3 liseden araştırmacılar yer aldı.
Türkiye'nin Kutup Vizyonu Güçleniyor
Küresel iklim değişikliği, deniz bilimleri, canlı bilimleri, meteoroloji gibi birçok alanla doğrudan ilişkili olan Arktik Bölgesi, Türkiye’nin bilimsel diplomasi ve sürdürülebilirlik politikalarında stratejik önem taşıyor.
TÜBİTAK MAM KARE koordinasyonunda düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferleri, ülkemizin kutup bölgelerine yönelik bilimsel kapasitesini güçlendirmeyi ve uluslararası bilimsel iş birliklerini artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda Arktik’te düzenli olarak sürdürülen seferler, Türkiye'nin bilimsel varlığını küresel ölçekte daha da görünür hale getiriyor.
Dünya Bankası tarafından 450 milyon dolar bütçe ile fonlanan ve 6 yıl sürecek olan proje kapsamında TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerinin yeşil dönüşümüne yönelik destek verilmesi amaçlanmaktadır.
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında TÜBİTAK bünyesinde:
175 milyon dolar bütçe ile Türkiye'de veya diğer pazarlarda yer alacak yeni yeşil teknolojilerin, ürünlerin veya süreçlerin geliştirilmesini içeren ve yeşil inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmalar desteklenecektir.
Teknoloji tabanlı başlangıç firmaları, KOBİ'ler ve büyük firmaların yanı sıra üniversiteler, araştırma altyapıları ve kamu araştırma merkezleri de bu destekler ile yeşil dönüşüm odaklı teknolojik çözümleri geliştirebilecektir.
Yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine katkıda bulunan Ar-Ge, prototip geliştirme, standart geliştirme ile yeni ürün veya süreç geliştirmeye yönelik projeler desteklenecektir.
Proje kapsamında özel sektöre yönelik hibe ve faizsiz geri ödemeli destekler, ayrıca projelerde ortak olarak yer alabilecek araştırma kurumlarına hibe destek verilecektir.
Destekler üç farklı bileşen altında açılacak çağrılar aracılığıyla sağlanacaktır.
Bileşen 1: Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği
Kazanım: KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecinde teknoloji ve yenilik ihtiyaçlarına yönelik stratejik yol haritalarının oluşturulması
Bu kapsamda, yeşil dönüşüme uygun iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini gözden geçirmek isteyen KOBİ'lere çözüm ortakları ile birlikte teknik yardım sağlanacaktır.
Bileşen 2: Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği
Kazanım: Sanayinin yeşil dönüşümüne yönelik teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştıracak Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi
Bu kapsamda, firmaların yeşil dönüşüm faaliyetlerine yönelik Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) 5-9 aralığını kapsayan prototip geliştirme ya da iyileştirme, validasyon ve sertifikasyon testleri, yerinde uygulama, ölçeklendirme, demonstrasyon ve saha denemeleri çalışmaları desteklenecektir.
Bileşen 3: SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği
Kazanım: Türkiye’nin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün gruplarının geliştirilmesi için teknoloji ekosistemlerinin (Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları) oluşturulması
Bu destek ile, özel sektör öncülüğünde ortak bir vizyon ve yol haritası etrafında bir araya gelen paydaşları içeren yenilik platformlarının oluşturulması ve ürünleştirme odağında oluşturulan yol haritaları kapsamındaki Ar-Ge ve yenilik projeleri desteklenecektir.
Bileşen 1: Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği
KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecinde teknoloji ve yenilik ihtiyaçlarına yönelik stratejik yol haritalarının oluşturulması süreci desteklenecektir.
Destek kapsamında, yeşil dönüşüme uygun iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini gözden geçirmek isteyen KOBİ'lere çözüm ortakları ile birlikte teknik yardım sağlanacaktır. Bu yaklaşım aynı zamanda firmalara bilgi transferini destekleyecek ve KOBİ’lerde teknik yenilik kapasitesini güçlendirecektir.
KOBİ’lerin çözüm ortaklarından alacağı hizmetin %90’ı TÜBİTAK tarafından hibe olarak verilecektir. Çözüm ortakları TÜBİTAK’ın akredite edeceği alanında uzman kuruluşlardan oluşacaktır.
İlgili bileşen TÜBİTAK TEYDEB tarafından yürütülmekte olan 1601 Programı altında açılacak çağrı ile desteklenecektir. Destek süresi en fazla 6 ay olup proje başına bütçe en fazla 210.000 TL’dir.
Yeşil Dönüşüm Teknoloji Mentörlük Çağrısı kapsamında, hizmet vermek isteyen çözüm ortağı kuruluşlar için niyet beyanı alınmasına ilişkin başvurular açılmıştır.
Detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız.
Bileşen 2: Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği
Sanayinin yeşil dönüşümüne yönelik teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştıracak Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu kapsamda, firmaların yeşil dönüşüm faaliyetlerine yönelik Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) 5-9 aralığını kapsayan prototip geliştirme ya da iyileştirme, validasyon ve sertifikasyon testleri, yerinde uygulama, ölçeklendirme, demonstrasyon ve saha denemeleri çalışmaları desteklenecektir.
Söz konusu çalışmalar daha önce TÜBİTAK TEYDEB tarafından desteklenmiş veya KOSGEB ya da diğer ulusal ya da uluslararası fonlar ve firmaların öz kaynakları ile yürütmüş olduğu, henüz ticarileşmemiş Ar-Ge çalışmalarının devamı niteliğinde olacaktır.
Desteğe KOBİ ve büyük ölçekli kuruluşların başvuruları mümkün olup, ortaklı başvuru da yapılabilecektir. Destek süresi en fazla 24 ay, proje bütçesi üst limiti mikro/küçük ölçekli firmalar için 7,5 Milyon TL, orta ölçekli firmalar için 12 Milyon TL, büyük ölçekli firmalar için 22,5 Milyon TL’dir.
Destekten faydalanacak sermaye şirketlerine faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacaktır. Destek oranı sırasıyla büyük şirketler için %70, KOBİ’ler için %80, deprem bölgesindeki KOBI’ler için ise %90’dır.
Bahse konu finansmanın, büyük şirketler için %50’si; KOBİ’ler için %40’ı geri ödenmek üzere firmalardan talep edilecektir. Bu oranlar proje sonunda çağrıda belirtilen başarı kriterlerinin karşılanması durumunda büyük şirketler için %30’a; KOBİ’ler için %20’ye düşecektir. Kullanılacak desteğin geri ödemesi proje bittikten 1 yıl sonra başlayacaktır.
İlgili bileşen kapsamında, TÜBİTAK 1832 - Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı açılmıştır.
Çağrıya yönelik detaylı bilgi için tıklayınız.
Bileşen 3: SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği
Özel sektör, üniversite ve kamu iş birliğiyle yenilik platformları oluşturularak, ülkemizin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirilmesi için bir teknoloji ekosistemi olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları (SAYEM) desteklenecektir.
Türkiye'de sanayinin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşümüne katkıda bulunan Ar-Ge, prototip geliştirme, standart geliştirme ile yeni ürün veya süreç geliştirme faaliyetlerine odaklanılacaktır.
Özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu iş birliğiyle ihtisaslaşmış Ar-Ge ve Yenilik Platformlarının kurulması, bu platformlar aracılığıyla Ürünleştirme Yol Haritalarının oluşturulması ve bu çerçevede yeşil dönüşüme yönelik ürün veya ürün gruplarına yönelik Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini içeren Ürünleştirme Programları desteklenecektir.
Hedeflenen ürün veya ürün grubunun THS 5 ve üzeri teknolojiler kullanılarak son kullanıcılar ile işbirliği içerisinde THS 9’a ulaştırılması ve başarılı bir şekilde ticarileştirilmesi beklenmektedir.
Platformların, Ar-Ge projesi yönetimi tecrübesine sahip büyük veya orta ölçekli bir yürütücü kuruluş tarafından yönetilmesi beklenmektedir. Ek olarak, platformda aşağıdaki kurum/kuruluş tiplerinden en az birer ortak bulunması gerekmektedir.
Ar-Ge veya Tasarım Merkezi Belgesine sahip Türkiye’de yerleşik sermaye şirketi
KOBİ
Araştırma kurumu (üniversiteler, kamu araştırma merkez ve enstitüleri, 6550 sayılı kanun kapsamında yeterlik almış araştırma altyapıları)
İlgili destek kapsamında destek süresi en fazla 36 ay; destek bütçesi platform başına en fazla 300.000.000 TL olarak uygulanacaktır.
Platform kapsamında proje bütçesi üst limiti KOBİ’ler için 15 Milyon TL, büyük ölçekli firmalar için 60 Milyon TL ve araştırma kurumları için 10 Milyon TL’dir.
Platform bünyesinde yer alan sermaye şirketlerine faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacaktır. Destek oranı sırasıyla büyük şirketler için %70, KOBİ’ler için %80, deprem bölgesindeki KOBI’ler için ise %90’dır.
Bahse konu finansmanın, büyük şirketler için %50’si; KOBİ’ler için %40’ı geri ödenmek üzere firmalardan talep edilecektir. Bu oranlar proje sonunda çağrıda belirtilen başarı kriterlerinin karşılanması durumunda büyük şirketler için %30’a; KOBİ’ler için %20’ye düşecektir. Kullanılacak desteğin geri ödemesi proje bittikten 1 yıl sonra başlayacaktır.
Ayrıca destek kapsamında araştırma kurumlarına %100 hibe destek sağlanacaktır.
İlgili bileşen kapsamında, TÜBİTAK 1833 - SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı açılmıştır.
Çağrıya yönelik detaylı bilgi için tıklayınız.
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki Ar-Ge ve Yenilik desteklerinde "Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası” ve İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu kapsamında belirlenen konu başlıklarına odaklanan projeler desteklenecektir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde TÜBİTAK tarafından, ilgili tüm kamu, özel sektör ve akademiden paydaşlarla birlikte 2023 yılında “Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası” hazırlanmıştır. Yol Haritası kapsamında karbon emisyonu açısından ön plana çıkan ve pek çok sektör için kritik girdileri sağlayan demir-çelik, alüminyum, çimento, kimyasallar, plastik ve gübre olmak üzere 6 sektör kapsanmıştır.
Bu sektörlerdeki konulara ek olarak, daha geniş bir bakış açısıyla İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu çalışmaları kapsamında “Temiz ve Döngüsel Ekonomi”, “Temiz Erişilebilir ve Güvenli Enerji Arzı”, “Yeşil ve Sürdürülebilir Tarım”, “Sürdürülebilir Akıllı Ulaşım” alanlarında belirlenen geniş kapsamlı konulardaki projeler de desteklenecektir.
Desteklenecek tüm Ar-Ge ve yenilik konularına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz:
Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası kapsamındaki konuların detaylı açıklamalarını içeren sektör raporlarına ve yol haritasıyla ilgili genel bilgilere aşağıdaki Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası web sayfası bağlantısından erişebilirsiniz:
TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, 4-7 Ekim 2025 tarihleri arasında Japonya’nın Kyoto kentinde düzenlenen Toplumda Bilim ve Teknoloji Forumu (Science and Technology in Society – STS Forum) kapsamında gerçekleştirilen üst düzey toplantılara katıldı.
Bilim ve teknolojinin geleceğini şekillendiren liderleri bir araya getiren Forum, bu yıl yapay zekânın toplumsal etkileri, sürdürülebilirlik ve bilim diplomasisinin güçlendirilmesi temalarına odaklandı.
Küresel Araştırma Enstitüleri Liderleri Zirvesi
TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, forumun ilk gününde düzenlenen Küresel Araştırma Enstitüleri Liderleri Zirvesi (Global Summit of Research Institute Leaders – RIL) toplantısına katıldı. Bu yıl “Bilime Olan Güveni Güçlendirmek İçin Birlikte Çalışmak” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, 27 ülkeden araştırma kurumlarının temsilcileri araştırma güvenliği, araştırma etiği, tekrarlanabilirlik ve açık bilimin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu.
Toplantıda söz alan Prof. Dr. Orhan Aydın, bilime duyulan güvenin günümüzde bilimin kendisi kadar önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Aydın konuşmasında şunları söyledi:
“Bilim, insanları ülkelerin, dillerin ve kültürlerin ötesinde bir araya getiren evrensel bir değerdir. Ancak bu değerin kalıcılığı, bilimin açık, güvenilir ve toplumla etkileşim içinde yürütülmesine bağlıdır.
TÜBİTAK olarak, araştırma ekosisteminde bilime duyulan güveni güçlendirmek için çalışıyoruz. Bilimsel dürüstlük, etik ilkeler ve veri paylaşımı kurum kültürümüzün temelini oluşturuyor. Geliştirdiğimiz açık bilim altyapıları, araştırma verilerinin ve sonuçlarının erişilebilir, doğrulanabilir ve şeffaf biçimde paylaşılmasına imkân tanıyor.
Yapay zekâ gibi hızla gelişen alanlarda da şeffaflık, etik değerlere bağlılık ve toplumsal fayda ilkeleriyle hareket ediyoruz.”
Başkan Aydın ayrıca şu değerlendirmede bulundu:
“Bilime duyulan güveni güçlendirmek, aynı zamanda toplumu dinlemeyi ve bilimsel önceliklerimizi toplumun gerçek ihtiyaç ve değerleriyle uyumlu hâle getirmeyi gerektirir. Halk sağlığından temiz enerjiye, sosyal dayanıklılıktan günlük yaşam beklentilerine kadar, bilim ne kadar insanlara yakın durursa, o kadar güçlü bir güven kazanır.”
Prof. Dr. Aydın konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bilime duyulan güvenin güçlenmesi süreklilik gerektirir. Açıklık, dürüstlük ve katılımcı bir anlayışla bilimi güvenilir, nitelikli ve herkes için faydalı kılmaya kararlıyız. Bu çabayı ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Katılımcılar, bilimsel bütünlüğün korunması, yapay zekâda şeffaflık ve açıklanabilirliğin artırılması, temel ve uygulamalı araştırmalar arasındaki sınırların aşılması ve bilimin toplumla iletişiminin güçlendirilmesi konularında mutabık kalarak, araştırmanın daha açık, güvenli ve güvenilir hale getirilmesi için iş birliğini sürdürme taahhüdünde bulundular.
Gelecek Toplum için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Oturumu
Prof. Dr. Aydın, STS Forum kapsamında düzenlenen “Gelecek Toplum için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon” (Science, Technology and Innovation for Future Society) temalı üst düzey oturuma da katıldı.
Farklı ülkelerden bilim, teknoloji ve inovasyon alanındaki temsilcilerin yer aldığı oturumda, geleceğin toplumlarını şekillendirecek bilim ve teknoloji politikaları, inovasyonun sürdürülebilir kalkınmadaki rolü ve yapay zekâ gibi dönüşüm yaratan teknolojilerin toplumsal etkileri ele alındı.
Oturum, bilim ve inovasyon politikalarının küresel ölçekte tartışıldığı, geleceğe yönelik önceliklerin ele alındığı önemli uluslararası bir buluşma olarak öne çıktı.
Fonlama Ajansı Başkanları Toplantısı
Forumun üçüncü gününde gerçekleştirilen Fonlama Ajansı Başkanları Toplantısı (Funding Agency Presidents’ Meeting – FAPM)’na 62 ülkeden araştırma fonlama kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantı bu yıl “Yapay Zekâ Okuryazarı İnsan Kaynağının Birlikte Geliştirilmesi” temasıyla düzenlendi.
Prof. Dr. Aydın, toplantıda yaptığı değerlendirmede yapay zekânın yalnızca bir araştırma alanı değil, sanayiden kamu hizmetlerine kadar pek çok sektörü dönüştüren önemli bir güç haline geldiğini belirtti.
Fonlayıcı kurumların bu dönüşüme stratejik yaklaşımlar geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmaların öğrenme, araştırma ve sanayi uygulamalarını birlikte ele alması gerektiğini ifade etti.
TÜBİTAK Başkanımız ayrıca, sanayi-akademi etkileşimini güçlendiren sanayi doktora programı, araştırmacı dolaşımı programları, araştırmacı yetkinliklerini artırmaya yönelik kapasite geliştirme faaliyetleri ve yüksek başarımlı bilişim altyapısı TRUBA gibi örneklerle Türkiye’nin bu alandaki uygulamalarını paylaştı.
Sorumlu ve güvenilir yapay zekâ için etik, hukuki ve toplumsal boyutların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nün bu yöndeki çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Oturumda, yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesinde sanayiyle ortak programların tasarlanması, araştırma-sanayi hareketliliği, sorumlu veri kullanımı ve uluslararası standartların uyumu gibi konular ele alındı. Prof. Dr. Aydın, oturumun yapay zekâ ve insan kaynağı politikalarının geleceğine ışık tutan verimli bir tartışma ortamı sunduğunu ifade etti.
İkili Temaslar ve Görüşmeler
Prof. Dr. Orhan Aydın, STS Forum süresince farklı ülkelerden araştırma kurumları, fonlama ajansları, kamu ve sanayi temsilcileriyle bir araya geldi. Bu görüşmelerde, karşılıklı iş birliği olanakları, ortak girişimlerin geliştirilmesi ve bilimsel etkileşimin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
Bu temaslar, TÜBİTAK’ın uluslararası düzeyde yürüttüğü bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetlerinin güçlendirilmesine ve yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine önemli katkı sağladı.
STS Forum hakkında
Her yıl Japonya’nın Kyoto kentinde düzenlenen Toplumda Bilim ve Teknoloji Forumu (STS Forum), bilim, teknoloji, iş dünyası, politika ve sivil toplum alanlarından üst düzey temsilcileri bir araya getiren saygın bir uluslararası platformdur. Forum, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm arayışında bilim ve teknolojinin rolünü öne çıkarırken, ülkeler arasında köprüler kurmayı ve ortak bir vizyon geliştirmeyi hedeflemektedir. Her yıl tartışma gündeminde iklim değişikliğinden yapay zekâya, araştırma güvenliğinden inovasyon ekosistemlerine kadar farklı temalar yer almakta; toplantılar sonunda yayımlanan bildiriler ise küresel bilim diplomasisine yön vermektedir.
2025 yılı toplantı sonunda yayımlanan bildiride, yapay zekânın toplumsal etkileri, sürdürülebilirlik ve bilimsel bütünlüğün korunması ön plana çıkarılarak, temel bilimsel araştırmalar ile toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik hedef odaklı inovasyon arasında dengenin sağlanması ve bilime duyulan güvenin güçlendirilmesi gereği vurgulandı.
Katılımcılar, araştırmanın daha açık, güvenli ve güvenilir hale getirilmesi için iş birliğini sürdürme taahhüdünde bulundu.
TÜBİTAK President, Prof. Dr. Orhan Aydın, participated in high-level meetings held as part of the Science and Technology in Society (STS) Forum, which took place in Kyoto, Japan, between 4 and 7 October 2025.
Bringing together leaders shaping the future of science and technology, this year's Forum focused on the social impacts of artificial intelligence, sustainability, and strengthening science diplomacy.
Global Summit of Research Institute Leaders
Our TÜBİTAK President, Prof. Dr. Orhan Aydın, attended the Global Summit of Research Institute Leaders (RIL) meeting held on the first day of the forum. Held this year under the theme ‘Working Together to Strengthen Trust in Science,’ the summit brought together representatives from research institutions in 27 countries to exchange views on research safety, research ethics, reproducibility, and the development of open science.
Speaking at the meeting, Prof. Dr. Orhan Aydın emphasised that trust in science is as important today as science itself. Prof. Dr. Aydın said in his speech:
"Science is a universal value that brings people together beyond countries, languages and cultures. However, the permanence of this value depends on science being conducted openly, reliably and in interaction with society.
As TÜBİTAK, we are working to strengthen trust in science within the research ecosystem. Scientific integrity, ethical principles and data sharing form the basis of our institutional culture. The open science infrastructures we have developed enable research data and results to be shared in an accessible, verifiable and transparent manner.
We operate in rapidly developing fields such as artificial intelligence with transparency, adherence to ethical values and principles of social benefit.
President Aydın also made the following assessment:
"Strengthening trust in science requires listening to society and aligning our scientific priorities with the real needs and values of society. From public health to clean energy, from social resilience to everyday life expectations, the closer science is to people, the stronger the trust it gains."
Prof. Dr. Aydın concluded his speech with the following words:
‘Strengthening trust in science requires continuity. We are committed to making science reliable, high-quality and beneficial for everyone through openness, honesty and a participatory approach. We aim to further strengthen this effort through national and international collaborations.’
The participants agreed on the preservation of scientific integrity, increasing transparency and explainability in artificial intelligence, overcoming the boundaries between fundamental and applied research, and strengthening science's communication with society. They committed to continuing their collaboration to make research more open, secure, and reliable.
Science, Technology and Innovation for Future Society Session
Prof. Dr. Aydın also participated in the high-level session titled ‘Science, Technology and Innovation for Future Society’ organised within the scope of the STS Forum.
The session, which brought together representatives from different countries in the fields of science, technology and innovation, addressed science and technology policies that will shape future societies, the role of innovation in sustainable development, and the social impacts of transformative technologies such as artificial intelligence.
The session stood out as an important international gathering where science and innovation policies were discussed on a global scale and priorities for the future were addressed.
Funding Agency Presidents’ Meeting
The Funding Agency Presidents’ Meeting (FAPM), held on the third day of the Forum, was attended by representatives of research funding organisations from 62 countries. This year’s meeting was organised under the theme of “Joint Development of Artificial Intelligence-Literate Human Resources”.
In his assessment at the meeting, Prof. Dr. Aydın stated that artificial intelligence has become not only a field of research but also an important force transforming many sectors, from industry to public services.
Emphasising that funding institutions need to develop strategic approaches to this transformation, Aydın stated that efforts to develop human resources should address learning, research and industrial applications together.
The President of TÜBİTAK also shared Turkey's practices in this field, citing examples such as the industry doctoral programme, researcher exchange programmes, capacity development activities aimed at enhancing researcher competencies, and the high-performance computing infrastructure TRUBA, which strengthen industry-academia interaction.
Emphasising that ethical, legal, and social dimensions must also be considered for responsible and reliable artificial intelligence, he provided information about the TÜBİTAK Artificial Intelligence Institute's work in this direction.
The session addressed topics such as designing joint programmes with industry to develop artificial intelligence literacy, research-industry mobility, responsible data use, and compliance with international standards. Prof. Dr. Aydın stated that the session provided a productive discussion environment that shed light on the future of artificial intelligence and human resource policies.
Bilateral Contacts and Meetings
Prof. Dr. Orhan Aydın met with research institutions, funding agencies, public and industry representatives from different countries during the STS Forum. These meetings included assessments of mutual cooperation opportunities, the development of joint ventures, and the enhancement of scientific interaction.
These contacts made a significant contribution to strengthening TÜBİTAK's science and technology diplomacy activities at the international level and evaluating new opportunities for cooperation.
About the STS Forum
Held annually in Kyoto, Japan, the Science and Technology in Society Forum (STS Forum) is a prestigious international platform that brings together high-level representatives from the fields of science, technology, business, politics and civil society. The Forum aims to highlight the role of science and technology in seeking solutions to the global challenges facing humanity, while building bridges between countries and developing a shared vision. Each year, the discussion agenda covers a range of topics, from climate change to artificial intelligence, research security to innovation ecosystems; the declarations published at the end of the meetings guide global science diplomacy.
The declaration issued at the end of the 2025 meeting highlighted the social impacts of artificial intelligence, sustainability, and the preservation of scientific integrity, emphasising the need to strike a balance between fundamental scientific research and goal-oriented innovation aimed at solving social problems, and to strengthen trust in science.
Participants committed to continuing their collaboration to make research more open, secure, and reliable.