Arama

+
-
0

1515 - Frontier R&D Laboratory Support Programme

TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programının amacı,

  • Türk bilim insanlarının araştırma niteliklerinin yükseltilmesi ve
  • Ülkemizin belirli bilim ve teknoloji alanlarında küresel çekim merkezi olmasının sağlanmasıdır.

Belirtilen amaçlarla, alanında öncül bilimsel ve teknolojik bilgi üreten ulusal/uluslararası kuruluşların Türkiye’de kuracağı Ar-Ge Laboratuvarlarının belirli giderleri geri ödemesiz (hibe) olarak desteklenecektir.
Alanında öncül bilimsel ve teknolojik bilgi üreten ulusal/uluslararası kuruluşların, geleceğin teknolojilerini geliştirmeye dönük bilimsel hedefler içeren ve değerlendirme sonucu TÜBİTAK tarafından kabul edilen araştırma programı kapsamında;

  • Yeni bilgiler üretilmesi ve uygulanması,
  • Bilimsel yorumların yapılması,
  • Güncel ve gelecekte karşılaşılması muhtemel teknolojik ve bilimsel problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar yapılması,
  • Kavramsal doğrulama, yeni kuramsal çerçeveler oluşturulması

amaçlı temel ve/veya uygulamalı araştırmaya dayanan faaliyetlerinin desteklenmesi esastır.

Savunma sanayi alanında gerçekleştirdiği başarılı projelerle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) vurucu gücünü artıran TÜBİTAK, savaş uçaklarında kullanılan bombaları akıllı hale getiren Hassas Güdüm Kiti’ni (HGK) geliştirdi. Dünyada sadece 4 ülkenin üretebildiği HGK’lar ile uçaklar hedefi 25 kilometre uzaklıktan noktasal olarak vurabiliyor.

Uçaktan atılan bombalara güdüm yeteneği kazandıran HGK’lar TÜBİTAK mühendislerinin 5 yıllık çalışması sonucu geliştirildi. Ar-Ge’si tamamlanan HGK’lar güdümsüz bombaların üzerine giydirilecek şekilde tasarlandı. Akıllı hale getirilen bombalar, koordinatları belirlenen hedefi uydu ve özel algılayıcıları yardımıyla 6 metre gibi düşük bir sapma değeri ile yok ediyor. Böylece ortadan kaldırılması istenen hedef dışındaki yerlere zarar verilmeden harekat yapılabiliyor.

Savaş uçakları normal bombaları 5-6 kilometre uzaklıktan atarken, HGK’larda bu uzaklık 25 kilometreye çıkıyor. Üzerindeki ilave kanatçıkları ve özel yüzeyi ile akıllı bombalar havada süzülerek yol alıyor. Uçak tehlikeli bölgeye girmeden görevini güvenli bir şekilde tamamlıyor.

Fiziksel Özellikler (HGK-1 ve MK-84)Operasyonel Özellikler
  • Boy: 3900mm
  • Çap:450mm
  • Ağırlık: 950kg

 

  • 40.000 ft irtifa için 15 NM ve 25.000 ft irtifa için 8 NM menzil
  • 6 m vuruş hassasiyeti
  • 20o-70 o  arasında ayarlanabilir vuruş açısı
  • ANS ve KKS/ANS ile güdüm tiplerinde yüksek hassasiyet
  • Yüksek tahrip etkisi
Destek Kapsamı

1507- KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında, yenilik tanımı çerçevesinde; yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında yürütülen Ar-Ge nitelikli projeler desteklenmektedir. Programın destek oranı % 75 olarak uygulanır.

 

Program kapsamında desteklenen gider kalemleri aşağıda belirtilmiştir.

a) Personel giderleri,

b) Seyahat giderleri,

c) Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri,

d) Malzeme ve sarf giderleri,

e) Yurt içi ve yurt dışı danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alım giderleri,

f) Ar-Ge kurum ve kuruluşlarına yaptırılan Ar-Ge hizmet giderleri.

Genel Bilgi

2515 - COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Kuruluşu (European Cooperation in Science and Technology-COST Association) bünyesindeki COST Aksiyonu adı verilen uluslararası tematik ağlarda Yönetim Komitesi ve/veya Çalışma Grubu üyesi olarak görev yapan Türk araştırmacıların konu bakımından Aksiyon ile uyumlu Ar-Ge projelerinin desteklenmesini amaçlamaktadır.

25 Mayıs 2023 tarihi itibariyle, 2515 COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı kotası uygun bir Aksiyona Yönetim Komitesi üyesi olarak katılmak amacıyla kullanılamamakta olup yalnızca Aksiyonlarda halihazırda Yönetim Komitesi/Çalışma Grubu üyeliği olan kişilerce başvuru yapılabilmektedir. 

Proje başvuruları http://uidb-pbs.tubitak.gov.tr/ adresinden gerçekleştirilmektedir.

2515 - COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı kapsamında PTİ ve kurum hissesi hariç 3.000.000 TL'ye kadar olan projeler desteklenmektedir. Proje süre üst limiti 36 aydır. 

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Moldova Araştırma ve Geliştirme Ajansı (NARD) Genel Müdürü Dr. Aurelia Hanganu ve beraberindeki heyeti Ankara’da konuk etti. 

TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın açılış konuşmasında, Moldova ile iş birliğinin önemine değinerek şunları kaydetti:
“Bugün sizleri TÜBİTAK’ta ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. 2019 yılında imzaladığımız İş Birliği Protokolü ile bugüne kadar beş ortak çağrı açtık ve on bir Ar-Ge projesini destekledik. Mühendislikten sağlığa, tarımdan çevre bilimlerine uzanan bu projeler somut sonuçlar üretti. Hâlihazırda altıncı çağrımız açık durumda ve ilaç bilimlerinden biyomalzemelere, polimerlerden çevre bilimleri ve biyoçeşitliliğe kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. Akademik iş birliklerinin yanı sıra, sanayi kuruluşlarımızın da dahil olacağı projelerin, iki ülkenin bilim ve teknoloji kapasitesine daha güçlü katkılar sunacağına inanıyorum. Ayrıca, TÜBİTAK olarak merkezlerimiz ve enstitülerimiz ile Moldova kurumları arasında daha kapsamlı ve stratejik ortaklıklar geliştirmeye hazırız.”

Görüşmede, Türkiye ve Moldova arasında bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı. Tarım teknolojileri, yapay zekâ, dijitalleşme, metroloji, sağlık ve biyoteknoloji, yenilenebilir enerji gibi pek çok stratejik alanda ortak projeler yürütülmesi değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye ve Moldova’nın halihazırda bir arada yer aldığı Ufuk Avrupa ve bölgesel girişimler de dahil olmak üzere, Avrupa düzeyinde iş birliğinin geliştirilmesi konusu görüşüldü.

Taraflar, iki ülke arasında iş birliğinin daha kurumsal bir zemine taşınması ve kısa vadede teknik heyetlerin bir araya geleceği çalışma toplantıları düzenlenmesi konularında görüş birliğine vardı.

 

Dünya genelinde her yıl 4–10 Ekim tarihleri arasında kutlanan Dünya Uzay Haftası, bu yıl “Uzayda Yaşamak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin bilim ve teknoloji öncüsü TÜBİTAK, uzay alanında attığı adımlarla ülkemizin küresel ölçekteki vizyonunu güçlendiriyor.

Uydu projeleri

Türkiye’nin yerli uydu geliştirme serüvenindeki ilk dönüm noktası, BİLSAT uydusuyla yaşandı. 2003 yılında fırlatılan BİLSAT, Türkiye’nin ilk uzaktan algılama uydusu olmasının yanı sıra, ülkemizin kendi uydusunu tasarlama, üretme ve görev işletimi konularında önemli bir deneyim kazanmasını sağladı. Bu proje, yerli uydu geliştirme kabiliyetinin temellerinin atılmasında kritik bir rol oynadı.

Bu tecrübenin ardından geliştirilen RASAT uydusu, 2011 yılında yörüngeye yerleştirildi. Türkiye’nin tamamen yerli mühendislik imkanlarıyla tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, yörüngede görev yaptığı süre boyunca binlerce görüntü elde ederek ülkemizin uydu tasarımı, üretimi ve işletimi alanlarında önemli bir birikim kazanmasını sağladı. Böylece, Türkiye’nin uzay teknolojilerinde kendi kabiliyetlerini geliştirebilmesi için güçlü bir altyapı oluşturuldu.

GÖKTÜRK-2 uydusu ise 2012 yılında yörüngeye fırlatıldı. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme kabiliyetiyle savunma, çevre, tarım ve şehir planlama gibi alanlarda etkin olarak kullanılan GÖKTÜRK-2, milli gözlem uydusu alanındaki yetkinliğimizi bir üst seviyeye taşıdı. Bu proje ile Türkiye, uydu alt sistemleri ve entegrasyon süreçlerinde önemli bir teknik olgunluğa ulaştı.

Bu güçlü temelin üzerine inşa edilen İMECE projesi, metrealtı çözünürlükte yerli gözlem kabiliyetine geçişin simgesi oldu. Yörüngede başarıyla görev yapan ve Türk Hava Kuvvetleri envanterine alınan İMECE’nin ardından gözler yeni projelere çevrildi. TÜBİTAK UZAY, İMECE-2 ve İMECE-3 projelerini ilerletiyor. Bu takım uydu projeleri kapsamında, 2027 ve 2028 yıllarında yörüngede görev yapacak uyduların geliştirilmesine devam ediliyor. Böylece Türkiye, yeniden ziyaret zamanını kısaltarak yer gözlem yeteneğini daha güçlü bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Üç uydu eş zamanlı çalışacak ve yeni uyduların çözünürlükleri artırılacak.

Yer gözlem uydularının yanı sıra Türkiye artık haberleşme uydusu da üretebilen bir ülke konumunda. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A, TÜBİTAK UZAY önderliğinde geliştirilerek geçen yıl yörüngeye fırlatılmasının ardından bu yıl başarıyla hizmete alındı. Bu proje, Türkiye’nin haberleşme teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmasının yanı sıra uzay teknolojilerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Böylece, haberleşme uydusu üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına girdik.

Türkiye’nin İnsanlı İlk Bilim Misyonu

Öte yandan Türkiye, ilk astronotları Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever ile bilim misyonlarını başarıyla tamamlayarak Türkiye’nin insanlı uzay görevlerini başlatmış oldu. Astronotlarımızın yürüttüğü deneyler, Türkiye’nin uzay araştırmalarına katkısını artırırken genç nesillere de ilham vermeye devam ediyor.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştiren astronotları Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, uzayda önemli bilimsel deneyler yürüttü. Bu eniçalışmalar, uzayda yaşam, sağlık, malzeme, enerji teknolojileri gibi geniş yelpazede literatüre önemli katkılar sundu.

Uzayda Bitki ve Mikroalg Araştırmaları

EXTREMOPHYTE deneyi ile tuzlu ortama dayanıklı Schrenkiella parvula bitkisinin çimlenme ve büyüme süreci başarıyla izlendi; bitki uzayda da tuz stresine dayanıklı yapısını korudu. ALGALSPACE deneyinde ılıman ve kutup mikroalgleri karşılaştırıldı; kutup algleri uzayda daha iyi gelişti ve besin içerikleri zenginleşti. UZMAN projesi, mikroalglerin CO₂ yakalama ve O₂ üretim potansiyelini test ederek yaşam desteği için umut verdi. CRISPR-GEM çalışması ile bitkilere uzayda gen düzenleme sistemi (CRISPR) başarıyla uygulandı.

Uzayda Mikrobiyoloji ve Doğal Ürünler

PRANET deneyi, propolisin antibakteriyel etkilerini test etti; bazı durumlarda antibiyotikten daha etkili olduğu görüldü. METABOLOM ve MİYELOİD deneyleri, uzay ortamının insan metabolizması ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini inceledi. MESSAGE çalışması ile uzayda gen ekspresyon değişimleri tespit edildi ve hücresel yaşlanma baskılandı.

Uzayda İnsan Sağlığı ve Takip Sistemleri

VOKALKORD & OKSİJEN SAT sistemi ile yapay zekâ destekli sağlık takibi sağlandı. UZİKAT ile insülin kalemleri test edildi, YUVA deneyinde kan ve idrar örneklerinden fizyolojik değişimler izlendi. İVMERAD giyilebilir radyasyon dozimetresi ve BEACON projesi ile beynin ve omurilik sıvısının fizyolojik yanıtları uzayda ölçüldü.

Uzayda Malzeme ve Enerji Deneyleri

UYNA, gMETAL ve MİYOKA projeleri kapsamında Türkiye’nin geliştirdiği alaşımların özellikleri, katı parçacıkların düşük yerçekimi davranışları ve mikroyerçekim ortamında kurşusuz lehimleme süreçleri test edildi. Elde edilen veriler sanayi ve ileri teknoloji AR-GE çalışmalarına katkı sağladı.

Türkiye’nin İlk Ay Araştırma Programı

Türkiye’nin uzay hedefleri arasında en iddialı adımlardan biri ise Milli Ay Programı. TÜBİTAK koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, Türkiye yakın gelecekte Ay’a ilk bilimsel görevini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu proje, ülkemizi derin uzay araştırmalarında söz sahibi ülkeler arasına taşıyacak.

Milli Uzay Programı kapsamında hayata geçirilen Türkiye’nin İlk Ay Araştırma Programı oldu. 2021 yılında Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan program doğrultusunda, ülkemizin ilk kez Ay’a erişimini sağlayacak çalışmalar büyük bir kararlılıkla sürdürülüyor. Bu kapsamda ilk projede yerli ve milli imkânlarla geliştirilen uzay aracımız ile yörüngeden keşif gerçekleştirilmesi, devam eden ikinci projede ise yumuşak iniş ve yüzey keşfi yapılması hedefleniyor. Türkiye’nin uzayda bağımsız hareket kabiliyetini güçlendirecek bu görev sayesinde hem derin uzay teknolojilerinde kritik kabiliyetler kazanılacak hem de ülkemiz, Ay’a erişebilen sayılı ülkeler arasında yerini alacak. Ay Görevimiz, yalnızca bilimsel bir keşif hamlesi değil, aynı zamanda gelecek nesillere ilham verecek bir teknoloji ve inovasyon vizyonu olarak da büyük önem taşıyor.

TÜBİTAK, sadece uydu ve astronot çalışmalarıyla değil, aynı zamanda bilim yarışmaları, burs programları ve genç araştırmacılara sunduğu desteklerle de geleceğin uzay bilimcilerini yetiştirmeye devam ediyor.

Dünya Uzay Haftası Özel Etkinliği: TÜBİTAK Bilim Merkezleri Öğrencilerle Bilim İnsanlarını Buluşturuyor

Dünya Uzay Haftası kapsamında TÜBİTAK bilim merkezlerinde özel bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Dünya Uzay Haftası Özel Etkinliği” başlığıyla düzenlenecek programda, 81 ilden en az 81 okul canlı yayınla bilim insanlarıyla buluşacak. Öğrencilerin doğrudan soru sorma imkânı bulacağı etkinlikte, 10 Ekim’de saat 14.00–15.00 arasında Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Kocaeli Bilim Merkezi’nden öğrencilere seslenecek. Bu program, uzay bilimine olan ilgiyi artırırken çocuklara rol model olacak bilim insanlarıyla doğrudan iletişim fırsatı sunacak. 

Dünya Uzay Haftası etkinlikleriyle yurt içinde bilim farkındalığı artırılırken, aynı zamanda Türkiye’nin uzaydaki vizyonu yurt dışında da etkili biçimde temsil edildi. Avustralya’da düzenlenen IAC 2025’te, Türkiye uluslararası uzay kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı.

Hedef IAC 2026 Antalya’yı Tarihe Geçirmek

Türkiye, 76. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2025) güçlü bir çıkış yaparak, 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı dev organizasyonun tanıtımına Sidney’den başladı. 

Türkiye, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul eş ev sahipliğinde, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştireceği 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) için uluslararası tanıtım kampanyasını başlattı. 

Bu kapsamda, 29 Eylül – 3 Ekim 2025 tarihleri arasında Sidney’de düzenlenen IAC 2025’te  SAHA İstanbul, ASELSAN, CTech, DeltaV, Poloptech, Roketsan, Technocar, TUSAŞ, TÜBİTAK UZAY, TÜRKSAT, İTÜ ve ODTÜ ülkemizin uzay alanındaki teknolojik yetkinliklerini, bilimsel kapasitesini ve iş birliğine dayalı yaklaşımını dünya kamuoyuyla buluşturdu. Aynı zamanda, 2026’da Antalya’da düzenlenecek IAC için yürütülen hazırlıklar; kongre süresince yapılacak sunumlar, iş birliği fırsatları ikili görüşmeler ve tanıtım etkinlikleriyle anlatıldı. 

Uluslararası Uzay Kongresi’nde, Türkiye Vizyonu Dünyaya Anlatılacak

Avustralya’nın Sidney kentinde düzenlenen 76. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2025) kapanış töreninde, Türkiye’ye 2026 yılı kongresini düzenleme görevi devredildi.  Bu devir teslim töreniyle birlikte 77. IAC (IAC 2026) için ev sahipliği resmen Türkiye’ye verilmiş oldu. 

TÜBİTAK olarak, IAC 2026’nın Antalya’da gerçekleştirilmesine yönelik hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Açılış, bilimsel oturumlar, uluslararası iş birlikleri, öğrenci projeleri ve sergilerle zengin bir program gerçekleştirilecek.

 

TÜBİTAK’ın “akademik ve endüstriyel Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine destek vermesi” ve “belirlenen ulusal önceliklere hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmesi” görevleri göz önünde bulundurulduğunda, kendi süreçlerinde kullanmak amacıyla bir Teknoloji Hazırlık Seviyesi belirleme metodolojisi oluşturması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

2018 yılında TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Dairesi (BTYPD) tarafından ülkemize özgü  “Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) Belirleme Soru Setleri” ve “Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) Hesaplama Metodolojisi” geliştirilmiştir.  THS belirleme metodolojisi geliştirme çalışması ilgili ulusal ve uluslararası akademik literatür taraması yapılarak elde edilen bilgiler; ülkemizdeki yasal düzenlemeler ve ilgili mevzuatların incelenmesi, BTY ekosistemi içerisindeki aktörler ve alan bazlı olarak yetkin akademisyenler ile araştırmacıların görüşlerinin alınması ve tüm girdiler sonucunda soru setlerinin oluşturulması aşamalarından oluşmaktadır.

Geliştirilen Teknolojik Hazırlık Seviyesi (THS) soru setlerinin kullanılmasıyla, TÜBİTAK tarafından desteklenen Ar-Ge ve Yenilik projelerinin teknolojik ilerlemeyi sağlama başarısı ve seviyelerinin ölçülebilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda THS soru setlerinin Ar-Ge yenilik destekleri süreçlerine entegrasyonu, “beklenen” (ex-ante) ve “gerçekleşen” (ex-post) etki analizlerinin gerçekleştirilmesine yönelik önemli bir adımdır.