Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Program and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the National Research Foundation of Korea (NRF), mobilization support for the joint research projects between the scientists of the two countries will be funded. Call is open to all thematic areas.
Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in Korea as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.
Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 30 June 2026, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system.
Detailed information about the call can be accessed through the call text below.
Call Timeline:
Application Deadline: 30 June 2026 (23:59, UTC+3)
E-Signature Deadline: 7 July 2026 (23:59, UTC+3)
TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Kore Ulusal Araştırma Vakfı (National Research Foundation–NRF) arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde açılan çağrı kapsamında Türkiye ve Kore’deki araştırmacılar tarafından sunulan proje önerileri için seyahat desteği verilecektir. Çağrı kapsamında TÜBİTAK tarafından seyahat desteği ile birlikte bursiyer ve temsil-tanıtma giderlerine yönelik de destek sağlanabilmektedir. Çağrı kapsamında tüm tematik alanlarda başvuru gerçekleştirilebilecektir.
Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Kore’de çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir.
Çağrı metni aşağıda yer almaktadır.
Başvurular TÜBİTAK Proje Başvuru Sistemi’nden gerçekleştirilmektedir.
Çağrı Takvimi:
Son Başvuru Tarihi: 30 Haziran 2026, 23:59
E-imza Son tarihi: 7 Temmuz 2026, 23:59
Türkiye’nin bilim ve teknoloji üssü TÜBİTAK olarak; savunma, bilişim, enerji ve sağlık gibi stratejik alanlarda verimliliği odağına alan Merkez ve Enstitülerimizle 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’nda yerimizi aldık. 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Ankara Bilim Üniversitesi ve Türkiye Verimlilik Vakfı iş birliğiyle düzenlenen fuarda, “Tam Bağımsız Türkiye” vizyonu doğrultusunda geliştirdiğimiz teknolojik çözümleri ziyaretçilerle buluşturduk.
“Gelecek onu bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların ve sürdürülebilirliği milli bir şuurla tesis edenlerin olacaktır”
Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz bu tür fuarlar vesilesiyle paylaşılan gelişmelerin Türkiye'nin teknolojik egemenlik yolculuğundaki kararlılığını ve özgüvenini temsil ettiğini belirtti. Teknolojinin tüketicisi konumundaki ülkelerin bağımsız olamayacağını vurgulayan Yılmaz, “Teknolojiyi sadece kullanmayacağız, üreteceğiz, geliştireceğiz, paylaşacağız ki egemenliğimizi de koruyabilelim” ifadesini kullandı.
Dijital teknolojiler, yapay zekâ ve veri merkezleri gibi kritik alanlarda yatırımları desteklediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden biri sosyal adaletsizliği arttırma riskidir. Bu teknolojiler sadece belli gruplar içinde kalırsa sosyal dengeleri bozar, adaletsizliği arttırır. Dolayısıyla en büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil aksine sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz. Türkiye olarak bu süreçleri takip eden değil, yön veren, bu süreçlere öncülük eden bir ülke olma iddiamızı sürdüreceğiz. Gelecek onu bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların ve sürdürülebilirliği milli bir şuurla tesis edenlerin olacaktır.”
TÜBİTAK Standına Üst Düzey İlgi
Fuarın açılış gününde TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, standımızda sergilenen teknolojileri bizzat tanıttı ve ziyaretçilerle bir araya geldi. Fuar süresince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Coştu ve Millî Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Bilal Durdalı gibi önemli isimlerin yanı sıra binlerce teknoloji meraklısı TÜBİTAK standına yoğun ilgi gösterdi. TÜBİTAK olarak; uzay teknolojilerinden kuantum metrolojiye, enerji çözümlerinden dijital dönüşüme uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz yerli ve millî çözümleri ziyaretçilerin beğenisine sunduk.
Dijital Verimlilik
Bilişim ve bilgi güvenliği alanında Türkiye’nin teknoloji üssü olan TÜBİTAK BİLGEM, dijital dönüşüm süreçlerini fuara taşıdı. Milli işletim sistemimiz PARDUS ve siber güvenliğin teminatı olan SGE Ürünleri, dijital sergileme yöntemleriyle ziyaretçilere anlatıldı. BİLGEM, kamu ve özel sektördeki dijital verimliliği artırmaya yönelik yerli yazılım ekosistemini de paylaştı.
Enerji ve Çevre Verimliliği
Sürdürülebilir bir gelecek için çevreci teknolojiler geliştiren TÜBİTAK MAM, fuarda enerji verimliliğine yönelik yenilikçi ürünlerini sergiledi. MAM bünyesinde geliştirilen Akım Tahmin ve Havza Optimizasyon Modeli, su kaynaklarının yönetiminde verimliliği en üst seviyeye taşırken; yerli enerji dönüşümünün anahtarı olan PEM Elektrolizör Modül ve Bileşenleri ile Güç Kalitesi Çözümleyici (GKÇ) sistemleri bütüncül bir yaklaşımla tanıtıldı. Ayrıca sanayi uygulamalarında devrim niteliğinde olan Ultrasound Destekli Hidrodinamik Kavitasyon Reaktörü de MAM’ın sergilediği teknik çözümler arasında öne çıktı.
Zamanın ve Ölçümün Ötesinde
Metroloji alanında dünya standartlarını belirleyen TÜBİTAK UME, hassas ölçüm teknolojilerindeki yetkinliğini fuara taşıdı. Standı ziyaret edenler; stratejik öneme sahip Rubidyum Atomik Saat ve Stronsiyum Optik Örgü Saat prototiplerini inceleme fırsatı buldu. Ayrıca atomik seviyede navigasyon imkânı sunan Atomik Spin Jiroskop, havacılık sektörü için kritik öneme sahip 5 Delikli Pitot Tüp ve Basınç Ölçerler ile geleceğin teknolojisi olarak kabul edilen Kuantum Metroloji çalışmaları da TÜBİTAK UME tarafında sergilenen ileri teknoloji çözümleri arasında yer aldı.
Uzayda Türk İmzası
Fuarın en dikkat çekici alanlarından birini oluşturan uzay teknolojilerinde, TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen kritik projelerin maketleri sergilendi. Türkiye’nin ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydusu olan İMECE, Türkiye’yi haberleşme uydusu üretebilen 11 ülke arasına taşıyan TÜRKSAT 6A ve Milli Uzay Programı kapsamında derin uzay yolculuğuna hazırlanan Ay Uzay Aracı, TÜBİTAK standında teknoloji meraklılarının ilgisine sunuldu.
“Akıl Teri, Alın Terinden Daha Belirleyici Hale Geldi”
Fuar kapsamında düzenlenen V-Talks oturumuna katılan TÜBİTAK Başkan Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Mesut Güner, günümüzde zihinsel üretimin fiziksel hammadde üretiminden çok daha kıymetli hale geldiğine dikkat çekti. Güner, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişte dünya ekonomisine yön veren o dev firmaların yerini bugün teknoloji şirketleri aldı. Çünkü artık değerler zihnin içinden çıkıyor. Bir fikir, bir algoritma, bir yazılım… Bazen milyonlarca ton ham maddeden daha kıymetli hale gelebiliyor. Alın teri değil, akıl terinin belirleyici rol oynadığı çağda yer almaktayız.”
Güner, TÜBİTAK’ın üstlendiği role vurgu yaparak “Bir ülkenin gücü, yeni bilgiyi üretebilme ve bu bilgiyi teknolojiye dönüştürebilme becerisiyle ölçülüyor. TÜBİTAK olarak; fon sağlama, toplumu bilimle buluşturma ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme sorumluluklarımızla Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunuyoruz. Akademisyenlerimize ve sanayimize verdiğimiz desteklerle, nitelikli insan kaynağı yetiştiriyoruz. Unutmamalıyız ki; teknoloji bir araçtır, asıl amaç daha adil ve yaşanabilir bir dünya kurmaktır” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK ile TÜBA iş birliği ve Turnitin katkısıyla düzenlenen Akademik Dürüstlük Sempozyumu TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBİTAK Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Mesut Güner, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ve TÜBİTAK ULAKBİM Müdürümüz Mehmet Mirat Satoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan ve gün boyunca devam eden sempozyum, akademik dürüstlük alanında her dönem değişen kavramları yeniden tartışmaya açtı.
Akademik etik alanında uzmanların katılımıyla gerçekleşen sempozyumda Dijital Çağda Akademik Dürüstlük, İntihal Ötesi Dönemde Akademik Yayın Etiğini Korumak, Genel Dergi Editörlüğü Sorunları ve Bilimsel Etik İlkeleri, Üretken Yapay Zekâ Çağında Akademik Dürüstlüğü Yeniden Düşünmek, Yapay Zekâ Çağında Akademik Dürüstlük: Politika, Üniversite Yönergeleri ve Kurumsal Sorumluluklar Açısından Uygulamaya Dönük Bir Çerçeve başlıklı sunumlar yapıldı.
“Akademik Dürüstlük ve Üniversite Kütüphaneleri: İntihal Kontrol Programları ve Kullanıcı Eğitimleri” başlıklı panel ile devam eden programda, alana ilgi duyan araştırmacı ve akademisyenlere, akademik dürüstlük alanındaki güncel tartışmalar aktarıldı. İki ayrı oturumda gerçekleşen sempozyum TÜBİTAK Youtube hesabında canlı olarak yayınlandı.
Güner: “Akademik dürüstlük ve etiğin sınırları, değişen bilimsel araştırma yöntemlerine göre yeniden çizilmeli”
Sempozyumun açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Mesut Güner, akademik bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasına karşın dürüstlükle üretmenin zorlaştığına işaret ederek “Akademik dürüstlük bir kez öğrenilip rafa kaldırılacak bir şey değil. Çağa göre, değişen bilimsel araştırma yöntemlerine göre akademik dürüstlük ve etiğin sınırları da yeniden çizilmeli. Nitekim TÜBİTAK ULAKBİM, Turnitin iş birliğiyle böylesine güzel bir organizasyona imza atarak bugün akademik dürüstlüğü tekrar tartışmaya açıyor. TÜBİTAK ULAKBİM 1996’da kurulduğundan bu yana üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki akademik ağ altyapısını kurup çağa ve dönemin ruhuna uygun biçimde sürekli geliştirip yeniliyor. Bu sebeple akademik dürüstlük temalı bu sempozyumun TÜBİTAK ULAKBİM tarafından düzenlenmesi hem çok anlamlı hem de kurumumuz adına oldukça kıymetli.” ifadelerini kullandı.
Satoğlu: “Akademik dürüstlük intihalin çok ötesinde bir konu”
Sempozyumun bir diğer açılış konuşmacısı TÜBİTAK ULAKBİM Enstitü Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu ise ULAKBİM’in 30. yıl etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyum vesilesiyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Satoğlu ayrıca, “Akademik dürüstlük, dijitalleşen dünya çerçevesinde her geçen gün değişen kavramlarla karşımıza çıkan ve bugün intihalin çok ötesinde boyutlarıyla ele almaya çalıştığımız bir konu. Dijital dünyanın avantajlarının yanında sanal ve sahte kimlikler, yapay zekânın etik dışı kullanımı gibi konular da yine bugün gündemimizde olacak.” dedi.
İstanbul Esenler’de TÜBİTAK desteğiyle kurulan Bilim Esenler’in açılış töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Bakan Kacır konuşmasında Esenler’de kurulacak Teknopark ve içinde yer alacak Türkiye’nin en büyük bilim merkezlerinden birinin de müjdesini verdi.
Bilim Esenler’in açılmasıyla ülkemizdeki TÜBİTAK destekli bilim merkezi sayısı 42’ye yükseldi. Bugün 20 ilde faaliyet gösteren bilim merkezleri astronomi, uzay ve havacılık, doğa bilimleri, matematik, tasarım ve teknoloji gibi pek çok alanda düzenlediği atölye, sergi ve etkinliklerle her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor.
Kacır: “Bilim merkezleri geleceğin bilim insanlarının yetişmesine vesile oluyor”
Bakan Kacır törende yaptığı konuşmada TEKNOFEST kuşağının önemine dikkat çekerek “İşte bu anlayışla Türkiye'nin dört bir yanında gençlerimize, çocuklarımıza yönelik altyapılar inşa ediyoruz. Bugüne kadar 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesi kurduk. 81 şehrimizin tamamında ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy bu ülkenin yetenekli evlatlarını keşfetmeye, onları erken yaştan itibaren bilim merakıyla buluşturmaya, teknoloji geliştirme yolculuğuna dâhil etmeye gayret ediyoruz. Yine bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler ile birlikte Türkiye'nin dört bir yanında TÜBİTAK desteğiyle 42 bilim merkezi kurmuş olduk. Bugüne kadar bu merkezlerde 20 milyondan fazla misafirimizi ağırladık. Gençlerimizin, çocuklarımızın bilimdeki merak dolu yolculuklarının ilk adımlarını attıkları bu merkezler geleceğin mühendislerinin, bilim insanlarının yetişmesine hamdolsun vesile oluyor. İnanıyorum ki bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Bilim Esenler de bu yolculukta kıymetli bir kilometre taşı olacak.” dedi.
Bilim Esenler 5 Farklı Atölyeyle Faaliyet Gösterecek
Bilim Esenler’de Uzay ve Havacılık, Doğa Bilimleri, Matematik, Tasarım ve Teknoloji Atölyesi olmak üzere bilim ve teknolojinin farklı alanlarına dair beş atölye yer alıyor. 520 metrekarelik kapalı alanı ve 194 metrekarelik eğitim sahası bulunan merkezin kapıları bilim ve teknolojiye dair yeni şeyler öğrenmeye meraklı her yaştan insana açık.
Bilim Merkezleri Deneyim Odaklı Bir Öğrenme Ortamı Sunuyor
Farklı yaş grubu ve bilgi birikimlerinden bireyleri bilimle buluşturmak, bilim ve teknolojiyi toplum için anlaşılır ve ulaşılabilir hâle getirmek amacıyla kurulan bilim merkezleri etkileşimli öğrenme yaklaşımıyla ziyaretçilerini yalnızca izlemeye değil; denemeye, keşfetmeye ve sorgulamaya da teşvik ediyor. Bilim merkezlerinde yer alan atölyeler sayesinde katılımcılar uygulamalı öğrenme fırsatı buluyor; planetaryumlarda gerçekleştirilen film gösterimleriyle evreni keşfediyor; sergi alanlarında ise farklı temalarda hazırlanan düzeneklerle bilim ve teknolojiyi etkileşimli bir şekilde deneyimliyorlar. Bu yönüyle bilim merkezleri, öğrenmeyi eğlenceli ve ilgi çekici hâle getiren eğitim ortamları olarak tasarlanıyor.
TÜBİTAK SAVTAG tarafından 1007 Programı kapsamında çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot’un geliştirilmesi amaçlanmaktadır
Biyohibrit Robot’un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz vb. testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda; canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi’ne (YKB) iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri MIL STD 31000A’ya uygun olarak Teknik Veri Paketi hâlinde teslim edilecektir.
Proje sayesinde ülkemizde yerli ve millî imkânlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine ait teknolojik birikim sağlanması hedeflenmektedir. Böylelikle afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması beklenmektedir.
Proje Başvurusuna İlişkin Genel Şartlar:
Projenin toplam süresi en fazla 36 ay olacaktır.
Proje “HİZMETE ÖZEL” gizlilik derecesinde yürütülecektir.
Proje başvuruları, 1007 Programı Usul ve Esaslarının “Başvuru Şekli”ne ilişkin 10. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi olarak alınacaktır.
Müracaat edecek Kurum/Kuruluşlar “Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği”ne uygun olarak, ilgili linkte yer alan “SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı”nı doldurarak Çağrı Dokümanı’nı teslim alabileceklerdir. Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum/kuruluşlarda “Tesis Güvenlik Belgesi” şartı ile (dokümanları teslim alacak yetkilendirilmiş kurye dâhil) projede çalışacak tüm firma personelinde “Kişi Güvenlik Belgesi” şartları aranacaktır.
Açılan çağrı kapsamında Çağrı Dokümanları 24 Nisan 2026 tarihinden itibaren elden teslim alınabilecektir. Proje önerileri için son başvuru tarihi 24 Haziran 2026 saat 17:00 (UTC+3)’dir.
İletişim:
Dr. İlker KESKİNKILIÇ
Bilimsel Programlar Kıdemli Başuzmanı
(0312) 298 96 71
The International and Inter-High School Unmanned Aerial Vehicle Competitions aim to direct students toward UAV technologies, support their studies in this field, help them develop their knowledge, skills, and competencies, encourage flights based on various capabilities through different competition categories, and foster innovative ideas by bringing together successful national and international students in UAV technologies.
The competitions are open to high school, associate, undergraduate, graduate, and doctoral students studying in Türkiye or abroad. The teams that are successful in this stage will proceed to the next phase and will submit their Preparation and Mission Videos. Based on the video evaluation results, the teams that qualify to participate in the competitions will be determined.
Evaluation results are available on the KYS portal.
We sincerely thank all participating teams for their efforts and congratulate those who have advanced to the next stage.
Uluslararası ve Liseler Arası İnsansız Hava Aracı Yarışmaları; öğrencileri İnsansız Hava Araçları (İHA) teknolojilerine yönlendirmeyi; bu alanda çalışmalar yapmalarına destek olarak bilgi, beceri ve kabiliyetlerini gerçekleştirmeyi; farklı yarışma kategorileri sayesinde İHA’larla her türlü yetenek ve beceriye dayalı uçuşu teşvik etmeyi ve ülkemizi İHA teknolojisinde başarılı öğrencilerin buluşma noktası hâline getirerek yenilikçi fikirleri desteklemeyi amaçlamaktadır.
Türkiye’de ve yurt dışında öğrenim gören lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin başvurabildiği yarışmalarda başarılı takımlar bir sonraki aşama olarak hazırlık ve görev videolarını yükleyecekler. Video değerlendirmesine göre yarışmalara katılmaya hak kazanan takımlar belli olacak.
Takımlar değerlendirme sonuçlarına KYS portalı üzerinden ulaşabilir.
Yarışmalara katılan tüm takımlarımıza emekleri için teşekkür eder, bir üst aşamaya geçen takımları tebrik ederiz.
STAR aims to encourage undergraduate students and teachers to engage in research by participating in scientific projects. STAR Program gives support for undergraduate students and teachers who will be scholar at projects, which are funded by TÜBİTAK, conducted in TÜBITAK institutes or funded by Research Universities Support Program (ADEP) of Council of Higher Education (YÖK).
In 1st Term of 2026, applications are received from undergraduate students and teachers within the scope of the following calls.
Call for Undergraduate Students
Call For Teachers
In the second stage, undergraduate students and teachers can apply for projects via the BİDEB Application and Monitoring System between 27 April 2026 and 11 May 2026 (17:30, UTC+3). For detailed information please visit the program page.
For questions about the application process and programs, contact us via star@tubitak.gov.tr e-mail address.
TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) kapsamında yürütülen 2247-C Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) 2026 Yılı 1. Dönem çağrıları başvuruya açıldı.
TÜBİTAK merkez ve enstitülerinde yürütülen projeler ile TÜBİTAK tarafından desteklenen araştırma projelerinde veya Yükseköğretim Kurulu’nun araştırma üniversitelerine yönelik başlattığı Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) tarafından desteklenen araştırma projelerine bursiyer olarak dâhil olacak lisans öğrencilerinin (STAR Lisans) bilimsel araştırma projelerinde görev alarak araştırma ekosistemine ilk adımlarını atmalarını ve öğretmenlerin (STAR Öğretmen) mesleki bilgi ve becerilerinin gelişimini sağlayarak proje kültürü kazanmaları amacıyla hazırlanan 2247-C Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR)’nın 2. aşaması olan öğrenci ve öğretmen başvuruları başladı.
2026 yılı 1. Dönemi için aşağıdaki çağrılar kapsamında lisans öğrencileri ile öğretmenlerden başvuru alınacaktır.
STAR Lisans (Lisans Öğrencisi)
STAR Öğretmen (Öğretmen)
STAR programının ikinci aşamasında lisans öğrencileri ve öğretmenler, proje yürütücülerinin talepleri doğrultusunda projelerde görev almak üzere 27 Nisan 2026-11 Mayıs 2026 (17.30, TSİ) tarihlerinde başvuru yapabileceklerdir.
Başvurular, BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden alınacaktır. Proje listesine BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden, program çağrı metinlerine ise web adresimiz üzerinden ulaşabilirsiniz.
İletişim için: star@tubitak.gov.tr
TÜBİTAK, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Türkiye genelinde düzenlediği bilim ve teknoloji etkinlikleriyle on binlerce çocuğa ulaştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi bahçesinden bilim merkezlerine, BİLSEM’lerden köy okullarına kadar geniş bir alana yayılan programlarda çocuklar atölyelerden deney gösterilerine, bilim söyleşilerinden yarışmalara uzanan çok sayıda etkinliğe katıldı.
TBMM Bahçesi’nde Bilim ve Çocuk Şenliği
20–24 Nisan tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi bahçesinde düzenlenen 23 Nisan Bilim ve Çocuk Şenliği etkinliklerin merkezinde yer aldı. TÜBİTAK çadırında gerçekleştirilen atölye çalışmalarında çocuklar periskop, kaleydoskop, denge kuşu ve Da Vinci köprüsü tasarımları yaparken; astronomi temalı planetaryum gösterimleri ve oyunlaştırılmış “Uzay Yolcusu” deneyimiyle uzay teknolojilerini keşfetti.
TÜBİTAK UZAY tarafından hazırlanan İMECE maketi sergilenirken, İMECE ve TÜRKSAT 6A atölyeleri de yoğun ilgi gördü. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) tarafından yürütülen güneş enerjili uzay istasyonu maketi atölyesi de şenlik kapsamında çocuklarla buluştu. Şenlik süresince düzenlenen etkinlikler binlerce ziyaretçi tarafından takip edildi. Popüler Bilim Yayınları standında ise TÜBİTAK kitap ve dergileri okurlarıyla buluştu.
Bilim Fuarları ve Şenliklerle Geniş Katılım
23 Nisan haftasında Türkiye genelinde gerçekleştirilen bilim fuarları ve şenlikler, etkinliklerin ülke çapındaki en geniş ayağını oluşturdu. “4006 TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı” kapsamında 27 ildeki 62 okul ve BİLSEM’de düzenlenen fuarlarda yaklaşık 2800 öğrenci projeleriyle görev alırken bu etkinlikleri takriben 37 bin kişi ziyaret etti.
Konya Bilim Merkezi’nde düzenlenen SeraFest Bilim Şenliği ise yaklaşık olarak 50 binden fazla katılımcıyı ağırladı. Sergiler, deney gösterileri ve uygulamalı atölyelerle çocuklar bilimi deneyimleyerek öğrenme fırsatı buldu.
Bilim Her Yerde: Okullar, Köyler ve Söyleşiler
Etkinlikler yalnızca büyük merkezlerle sınırlı kalmadı. Türkiye’nin 7 bölgesinde yer alan bilim merkezlerinde atölye etkinlikleri, sergi gezileri, planetaryum film gösterimleri ve bilim şovları düzenlenirken 7 farklı köy okulunda gerçekleştirilen buluşmalarda Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergi ekipleri öğrencilerle bir araya geldi.
Ayrıca 67 ilde 243 okul ve kurumda düzenlenen TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında çocuklar bilim insanlarıyla buluşarak ilham verici konuşmaları dinledi. Çevrim içi olarak düzenlenen Bilim Çocuk Bilgi Yarışması’nda ise katılımcılar eğlenerek öğrenme imkânı buldu. Bunun yanı sıra Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergisi ekipleri farklı illerde düzenledikleri atölyelerle 358 çocukla doğrudan buluştu.
TÜBİTAK 23 Nisan kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerle çocukların erken yaşta bilim ve teknolojiyle temas kurmasını desteklemeyi ve bilimi toplumun her kesimine ulaştırmayı sürdürüyor.
Xecs, a Eureka Cluster specifically designed to accelerate the pace of sustainable industrial innovation in the electronics components and systems community is launching this call for projects The resulting RD&I projects will generate high societal and economic impact for all those who participate in a Xecs project. Xecs Call 6 opens on 2 June 2026, followed by the Xecs Matchmaking Eventin Vienna on 6-7 October 2026.
As part of this event, TÜBİTAK Eureka Program offers Travel Support for Project Consortium Formation. For more information on the support and calls, please click here.
Xecs is focused on sustainable digital transformation. Guided by the ECS Strategic Research and Innovation Agenda prepared by experts gathered by the 3 Industry Associations - AENEAS, EPoSS and INSIDE- Xecs launches its Call 6 addressing the full Electronics Components & Systems (ECS) value chain and benefiting from the wide dynamic innovation ecosystem stimulated by these industry associations.
For more information, please click here.
Applications:
The Call 6 is open to SMEs, large companies, Research & Technology Organisations (RTOs), and universities.
All ECS community sectors are of equally high importance to Xecs projects. Xecs is designed to create the highest Return on Investment for both: the industrial partners and public funding bodies. Learn more here on the benefits of Xecs. For more information about Xecs, please click here.
Call Timeline:
Launch of the call: 2 June 2026
PO submission deadline: 21 January 2027
FPP submission deadline: 15 April 2027
Contact:
Xecs, Elektronik Bileşenler ve Sistemler (ECS) topluluğunda sürdürülebilir endüstriyel inovasyonun hızını artırmak amacıyla faaliyet gösteren bir Eureka Kümesi’dir. Xecs 6. Çağrısı 2 Haziran 2026'da başlayacak ve ardından 6-7 Ekim 2026’da Vienna 'da Xecs Eşleştirme Etkinliği düzenlenecektir. Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve etkinliğe kayıt olmak için lütfen tıklayınız.
Bu etkinlik için TÜBİTAK Eureka Programı Kapsamında Proje Konsorsiyumları Oluşturma Amaçlı Seyahat Desteği verilecektir. Desteğin ve çağrının detaylarına ulaşmak için lütfen tıklayınız.
Xecs, sürdürülebilir dijital dönüşüme odaklanmıştır. AENEAS, EPoSS ve Inside gibi üç büyük endüstri birliği tarafından bir araya getirilen uzmanlar tarafından hazırlanan ECS Stratejik Araştırma ve İnovasyon Gündemi rehberliğinde ve Xecs, Elektronik Bileşenler ve Sistemler (ECS) değer zincirinin tamamını ele alan ve geniş dinamik inovasyon ekosisteminden yararlanmaktadır. Xecs kümesi hakkında detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.
Başvurular:
Çağrı KOBİ'lere, büyük işletmelere, araştırma ve teknoloji kuruluşları ile üniversitelere açıktır. Türk katılımcılar 1509–TÜBİTAK Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenecektir. 1509 Programı kuralları gereğince Türkiye’den sadece sermaye şirketi statüsündeki firmalar doğrudan proje başvurusunda bulunabilirler. Üniversiteler ve araştırma enstitüleri projelere hizmet sağlayıcı olarak dâhil olabilirler.
Xecs, Elektronik Bileşenler ve Sistemler alanındaki tüm sektörlere eşit önem vermektedir. Projelerde hem endüstriyel ortaklar hem de kamu finansman kuruluşları için en yüksek getiriyi sağlamayı hedeflemektedir. Xecs kümesinden faydalanabileceğiniz noktaları öğrenmek için lütfen tıklayınız.
Çağrı Takvimi:
İki aşamalı olarak yürütülecek çağrının takvimi aşağıda sunulmuştur.
Çağrı açılışı: 2 Haziran 2026
1. Aşama - PO başvurusu son tarihi: 21 Ocak 2027
2. Aşama - FPP başvurusu son tarihi: 5 Nisan 2027
Vienna 'da Xecs Eşleştirme Etkinliği: 6-7 Ekim 2026
Eşleştirme Etkinliği hakkında detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.
İletişim:
Since 2007, TÜBİTAK Science and Society Directorate have been supporting projects that aim to carry out scientific activities for different segments of society, from preschool children to undergraduate students and teachers.
In this context, the 4008¬Support Programme for Inclusive Society Practices for Individuals with Special Needs, launched in 2022, aims to raise awareness among individuals with special needs, to facilitate their integration into society by providing support in education and independent living and to promote the dissemination of scientific applications designed for their needs.
The application results of the 4th call of the Programme have been announced. Project leaders can access the results by logging into their accounts via the link here.
2007 yılından bu yana TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı (BİTO) tarafından yürütülen bilim ve toplum destek programları ile okul öncesi dönemi çocuklarından lisans öğrencileri ve öğretmenlere, toplumun farklı kesimlerine yönelik bilimsel etkinlikler yapmayı hedefleyen projeler desteklenmektedir.
Bu kapsamda 2022 yılından bu yana sürdürülen “4008–Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı” ile özel gereksinimli bireylerde farkındalık oluşturmayı, bu bireylere eğitim ve bağımsız yaşam konularında destek sağlayarak toplumla bütünleşmelerini kolaylaştırmayı, özel gereksinimli bireylere hizmet sunan kişiler ve özel gereksinimli bireyler arasında bilimsel uygulamaların yaygınlaşmasını sağlamak amaçlanmaktadır.
Programın 2025 yılı çağrısına başvuru sonuçları açıklanmıştır. Proje yürütücüleri değerlendirme sonuçlarını Proje Başvuru Sistemi’ne giriş yaparak hesapları üzerinden görüntüleyebilirler.
Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Program and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the Czech Academy of Sciences (CAS), mobilization support for the joint research projects between the scientists of the two countries will be funded. Call is open to all thematic areas.
Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in Czechia as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.
Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 8 June 2026, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system.
Detailed information about the call can be accessed through the call text below.
Call Schedule:
Application Deadline: 8 June 2026, (11:59 PM, UTC+3)
E-Signature Deadline: 15 June 2026, (11:59 PM, UTC+3)
TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Çek Bilimler Akademisi (Czech Academy of Sciences–CAS) arasındaki Bilimsel İş Birliği Anlaşması çerçevesinde açılan çağrı kapsamında Türkiye ve Çekya’daki araştırmacılar tarafından sunulan proje önerileri için seyahat desteği verilecektir. Çağrı kapsamında TÜBİTAK tarafından seyahat desteği ile birlikte bursiyer ve temsil-tanıtma giderlerine yönelik de destek sağlanabilmektedir. Çağrı kapsamında tüm tematik alanlarda başvuru gerçekleştirilebilecektir.
Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Çekya’da çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir.
Çağrı metni aşağıda yer almaktadır.
Başvurular TÜBİTAK Proje Başvuru Sistemi’nden gerçekleştirilmektedir.
Çağrı Takvimi:
Son Başvuru Tarihi: 8 Haziran 2026 (23:59, TSİ)
E-imza Son tarihi: 15 Haziran 2026 (23:59, TSİ)
Türkiye ile Şili’nin diplomatik ilişkilerinin 100. yılı ve Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı'nın 48. yıl dönümü vesilesiyle Şili Büyükelçiliği’nde düzenlenen "Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk" fotoğraf sergisine, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Şili Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Rodrigo Arcos Castro, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) Müdürümüz Prof. Dr. Burcu Özsoy katıldı. Açılış konuşmalarının ardından her iki ülkenin Arktik ve Antarktika’da gerçekleştirdiği seferlerden fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi.
Kutup Araştırmalarında Stratejik İş Birliği
Serginin açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Türkiye ve Şili’nin kutup araştırmaları konusundaki iş birliğine değinerek “Coğrafi konumu itibarıyla Antarktika seferlerinde araştırmacılarımızı önce Şili'ye yolcu ediyoruz. Onlar, Şili'den Antarktika'ya geçiş yapıyorlar. Aynı zamanda araştırmacılarımız Şili'nin Antarktika’daki araştırma üslerinden de yararlanmaktalar. Şili'nin araştırmacıları da bizim hem Antarktika'ya hem Arktik'e yönelik bilim seferlerimize katılıyorlar. Böylelikle iki ülkenin bilim insanlarının ortaklaşa çalışmalar yapması mümkün hâle geliyor. Bugün bütün bu ortak yolculuğun resmedildiği, Antarktika'da yapılan çalışmalara ait fotoğrafların sergilendiği çok güzel bir sergide bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kacır: “Türk Antarktika Bilim Üssü’nün tüm hazırlıklarını tamamladık”
Bakan Kacır, ayrıca Antarktika ve Arktik'e yönelik çalışmaların stratejik değer taşıdığının altını çizerek TÜBİTAK KARE koordinasyonunda bu yıl onuncusu düzenlenen Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni hatırlattı. “Hedefimiz, bunları kalıcı kılacak bir Türk Antarktika Bilim Üssü'nü inşa etmek. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi amaçlarımız kapsamında bu projeyi de hayata geçireceğiz. Bu üssün tüm hazırlıklarını tamamladık. Çevresel etki değerlendirme çalışmaları başarılı şekilde gerçekleştirildi. Önümüzdeki dönemde bu üssü inşa edeceğiz.” diyen Kacır ayrıca bir diğer hedef olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde danışman ülke olmak üzere başvuruda bulunulduğunu da belirtti.
Castro: “Şili ile Türkiye Bugün Âdeta Komşu Gibi”
Şili Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Rodrigo Arcos Castro, konuşmasında Şili ile Türkiye’nin kutup araştırmaları alanındaki iş birliklerinin tarihine değinerek “Bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz.” temennisinde bulundu. Türkiye ile Şili’nin diplomatik ilişkilerdeki 100. yılını da hatırlatan Castro sözlerini “Yüz yıl önce, Ocak 1926’da Şili, Türkiye Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkiler kuran ilk Latin Amerika ülkesi olmuştur. O günden bu yana yakın dostlar ve ortaklar olarak ilişkilerimizi sürdürmekteyiz. Mesafe hiçbir zaman engel olmadı, bugün ise âdeta komşu gibiyiz” cümleleriyle sürdürdü.
Aydın: “Güvene Dayalı Bilimsel Ortaklığın Güçlü Bir Örneğiyiz”
Törende konuşan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, kutup bölgelerindeki küresel iklim krizine dikkat çekerek buradaki sorunların herkesi ilgilendirmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bilimin, iş birlikleriyle güçlendiğine inanıyoruz. Bu çerçevede Şili, en değerli ortaklarımızdan biridir. Sahip olduğu köklü deneyim, kurumsal kapasite ve stratejik konumuyla Şili, küresel kutup çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği, güvene dayalı bilimsel ortaklığın güçlü bir örneği hâline gelmiştir.” diyen Aydın, Şili Cumhuriyeti ile kurulan ortaklıkların önemine vurgu yaptı.
Aydın “Punta Arenas, Türk Antarktika seferleri için önemli bir geçiş noktası olmuştur. Aynı zamanda araştırmacılarımız ve kurumlarımız arasındaki iş birliği saha koordinasyonu, bilgi paylaşımı ve ortak bilimsel çalışmalar yoluyla gelişmiştir. Bu deneyimler, kutup bölgelerinde başarının uluslararası iş birliğine bağlı olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Şili arasındaki diplomatik ilişkilerin yüzüncü yılını kutladığımız bu dönemde, bu ortaklık özel bir anlam taşımaktadır. Yüzyıllık dostluk, artık bilim, yenilik ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu iş birliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özsoy: “Kutup Bölgelerinde Yapılan Çalışmalar Bütün İnsanlığa Hizmet Ediyor”
TÜBİTAK MAM Başkanı ve TÜBİTAK KARE Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy törende gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye ile Şili arasında 2023’te imzalanan Mutabakat Zaptı ile güçlenen iş birliklerini hatırlatarak bunun somut sonuçlarını sıraladı. “Ortaklığımız Antarktika ile sınırlı değildir. Arktik seferlerimiz kapsamında Şilili bilim insanlarını ağırlama ayrıcalığına da sahip olduk. Bu karşılıklı açıklık, iş birliğinin ötesinde bir anlam taşımaktadır: Bu durum, güveni, ortak bir amacı ve birlikte bilgi üretme konusundaki samimi kararlılığı yansıtmaktadır.” diyen Özsoy kutup bölgelerinde gerçekleştirilen çalışmaların tüm insanlığa hizmet ettiğinin altını çizdi.
2023 Yılında Mutabakat Zaptı İmzalanmıştı
Türkiye ile Şili arasında Antarktika alanında son yıllarda giderek güçlenen ve kurumsallaşma yönünde ilerleyen bir iş birliği mevcut. İki ülke, Antarktika Antlaşması Sistemi çerçevesinde benzer bilimsel önceliklere sahip ve özellikle lojistik destek, araştırmacı değişimi ve ortak bilimsel faaliyetler alanlarında iş birliği içinde.
Bu iş birliği, 18 Nisan 2023 tarihinde Türkiye ile Şili arasında imzalanan Mutabakat Zaptı ile daha da güçlendirildi. Söz konusu Mutabakat Zaptı, Antarktika’da bilimsel araştırmaların desteklenmesi, lojistik imkânların ortak kullanımı ve iki ülke araştırmacıları arasında iş birliklerinin artırılmasına yönelik bir çerçeve sunuyor. Bugün Türkiye’nin Antarktika’daki faaliyetlerinin önemli bir bölümünde Şili ile sahada doğrudan temas ve iş birliği yürütülüyor. Özellikle Şili’nin Punta Arenas şehri Türk bilim seferleri için kritik bir lojistik merkez işlevi görüyor.