Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımlarıyla “BİGG SPOR Ödülleri” üçüncü kez sahiplerini buldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında düzenlenen törende, spor teknolojileri alanında yenilikçi ürün ve çözümler geliştiren girişimci firmalar ödüllendirildi.
“Teknoloji ile sporu bir araya getiriyoruz”
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin; spor teknolojilerinde dünya çapında başarı hikâyeleri için güçlü bir potansiyele ve stratejik bir avantaja sahip olduğunu belirterek “Hedefimiz; Türkiye’yi bu alanda sadece teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda üreten, yön veren ve ihraç eden küresel bir inovasyon merkezine dönüştürmek” dedi.
Bakan Kacır “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; spor teknolojileri alanında yenilikçi fikirlerin filizlenmesini destekleyen, girişimcilerimizi küresel pazarlara taşıyan ve Türkiye’yi bu alanda öncü ülkelerden biri hâline getirecek politika ve programları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda; Teknoparklarımızdaki 265 firma ve 1 Ar-Ge merkezinin spor alanında yürüttüğü inovatif çalışmaları destekliyoruz” ifadelerini kullandı. “TÜBİTAK destek ve burs programlarıyla, spor alanında son 23 yılda 314 proje ve bin 735 bilim insanı ile gencimize 1,8 milyar lira destekte bulunduk” diyen Kacır, “Gençlik ve Spor Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz TÜBİTAK Spor Araştırmaları Çağrısıyla; sporun insan fizyolojisindeki etkilerinden yapay zekâ tabanlı destek sistemlerine, spor bilimlerinin farklı alanlarında nitelikli bilimsel araştırma ve geliştirme kapasitemizi güçlendirecek 59 projeye 91 milyon lira destek sağladık” diye konuştu.
BİGG SPOR Ödüllerinin önemine değinen Bakan Kacır, “Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile beraber gerçekleştirdiğimiz ve artık bir marka haline gelmiş BİGG Spor Ödülleri Yarışması ile; teknoloji ve sporu bir araya getiriyoruz. Girişimcilerin "spor teknolojilerine" yönelik yenilikçi fikirlerinin ticarileşmesini sağlıyoruz. Programın ilk çağrısına Ekim 2021’de çıktık. Yoğun ilgi gören bu ilk çağrıdan sonra ödüle hak kazanan 5 girişimcimize toplamda 1 milyon liraya yakın ödül takdim ettik. İkinci çağrıya ise 2023 yılının Ekim ayında çıkmıştık. İthal spor malzemelerinin yerlileştirilmesinden spor teknolojilerinde artırılmış ve sanal gerçeklik uygulamalarına, büyük veri analizi uygulamalarından sporda sensör teknolojisine kadar 7 farklı kategoride 67 girişimimiz çağrıya başvurdu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilk 5 sırada yer alan girişimcilerimize 4,5 milyon lira destek sağladık. Programın üçüncü çağrısını ise geçtiğimiz Aralık’ta duyurmuştuk. Sporda Analiz Teknolojilerinden Spor Malzemelerinin Geliştirilmesine, Antrenman Teknolojilerinden Sağlık Teknolojilerine ve Sporda Yapay Zeka Uygulamalarına 5 farklı kategoride, 58 girişimimiz çağrıya başvurdu. Değerlendirme süreci sonunda, ilk 5 sırada yer alan girişimcilerimize ödüllerini takdim ediyoruz” dedi.
“Spor endüstrisinde teknolojinin çok etkin kullanılmasını istiyoruz”
Bakan Osman Aşkın Bak törende yaptığı konuşmada, "Spor teknolojisi alanında bu ödül töreni çok anlamlı. Özellikle sporun bir endüstri olduğunu gösterdik. Teknolojinin çok etkin şekilde kullanılmasını arzu ediyoruz. Bu sebeple de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla beraber bunu devam ettiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır’a teşekkür eden Bak, “Birlikte çok güzel projeler yapıyoruz. Çalışan üreten gençler projesi çerçevesinde beraberiz. TÜBİTAK kanalıyla yaptığımız spor araştırmalarıyla beraberiz. Gençlerle ilgili bilimsel çalışmalarda beraberiz. Ortak çalışıyoruz. Ülkemizin de milli teknoloji analizinde ortaya koyduğu performansı görüyoruz. Güçlü gençlerin, sporda başarılı gençlerin olduğu bir ülkeyi arzu ediyoruz” dedi.
“İlham veren buluşma”
TÜBİTAK Başkanımız Orhan Aydın törende yaptığı konuşmada “Bugün burada spor teknolojileri alanında kamuoyunda farkındalık oluşturan, yenilikçi fikirlerin görünürlüğünü artıran ve bu alanda çalışan ya da çalışmak isteyen girişimcilerimize ilham veren bir buluşmayı gerçekleştiriyoruz” vurgusu yaptı.
“BİGG SPOR çağrılarımız sayesinde; yapay zekâ destekli antrenman platformlarından giyilebilir sensör teknolojilerine, sanal gerçeklik tabanlı uygulamalardan çocuklara yönelik spor ürünlerine kadar pek çok yenilikçi fikrin toplumsal bilinirliğini artırmayı ve bu alanlarda yeni ürün geliştirmek isteyen girişimcileri teşvik etmeyi hedefliyoruz” diyen Aydın, bugün ödül ve mansiyon almaya hak kazanan girişimlerin bu hedefin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Prof. Dr. Aydın, “TÜBİTAK olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın öncülüğünde, erken aşama teknoloji girişimciliğini desteklemeye, yenilikçi fikirlerin yeşermesine ve ekosistemimizde yer bulmasına katkı sunmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından kazananlara ödüllerini Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak verdi.
Spor Teknolojilerinde Girişimcilik ve Yenilikçiliğe Teşvik
BİGG SPOR Ödülleri; spor ve sporla ilişkili alanlarda bilgi üretimini teşvik etmek, teknolojik girişimciliği desteklemek ve spor teknolojilerinde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. Etkinlik kapsamında üçüncü yarışma dönemi başarıyla tamamlandı.
Bu yılki yarışma çerçevesinde;
Spor Malzemeleri Geliştirme: Performans, Güvenlik ve Sürdürülebilirlik,
Sporda Analiz Teknolojileri,
Sporda Antrenman Teknolojileri,
Sporda Sağlık Teknolojileri,
Sporda Yapay Zekâ Uygulamaları
başlıklarında toplam 58 proje başvurusu alındı.
Titiz Değerlendirme Süreci
Başvurular, 15–23 Mayıs 2025 tarihleri arasında 7 ayrı panel oturumunda Gençlik ve Spor Bakanlığı ile TÜBİTAK tarafından belirlenen uzman panelistlerce değerlendirildi. Panel oturumları sonucunda en yüksek puan alan 16 proje, nihai jüri değerlendirmesine alındı.
3 Haziran 2025 tarihinde yapılan jüri değerlendirmesinde firmalar, projelerini jüri üyelerine sundu. Jüri, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile TÜBİTAK’tan toplam 6 uzmandan oluştu. Sunumların ardından yapılan puanlamalar sonucunda;
5 firma ödül almaya hak kazanırken,
6 firmaya da mansiyon ödülü verilmesi kararlaştırıldı.
TÜBİTAK Destekleriyle Güçlenen Girişimler
BiGG SPOR Ödüllerine başvuran 58 firmadan;
19’u TÜBİTAK BiGG Programı,
21’i 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı,
11’i 1501 Sanayi Ar-Ge Programı,
2’si 1509 Uluslararası Sanayi Ar-Ge Programı,
3’ü ise 1511 Öncelikli Alanlar Programı kapsamında destek aldı.
Bu firmalara 2025 sabit fiyatlarıyla toplam 259.975.349 TL tutarında TÜBİTAK TEYDEB desteği sağlandı. Bu desteklerle hayata geçen projeler, spor teknolojilerinde Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
BiGG SPOR Ödülü ve Mansiyon Belgesi Alan Firma Bilgileri
1. Firma: MURAT UZDAŞ
Proje Adı: MODERN PENTATLON LAZER SİLAH VE HEDEF SİSTEMİ
2. Firma: CATCHPAD SPOR EĞİTİM VE EĞLENCE TEKNOLOJİLERİ ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: YAPAY ZEKA DESTEKLİ AKILLI ANTRENMAN PLATFORMU
3. Firma: KODGEM TEKNOLOJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: STRAİGHT PLUS
4. Firma: VAGUSTİM SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ A.Ş.
Proje Adı: SPORTİF TOPARLANMAYI HIZLANDIRICI MAKİNE ÖĞRENMESİ DESTEKLİ DİJİTAL SAĞLIK CİHAZI
5. Firma: WEARTECHCLUB GİYİLEBİLİR SPOR ÜRÜNLERİ HİZMET VE TEKNOLOJİLERİ A.Ş.
Proje Adı: WEARTECHCOACH.AI- GENÇ VE AMATÖR SPORCULAR İÇİN AI DESTEKLİ AKILLI TEKSTİL İLE SPORCU SAĞLIĞI VE ANTRENMAN VERİMLİLİĞİNİ ARTIRMAYA YÖNELİK KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ DİJİTAL KOÇLUK PLATFORMU
6. Firma: VİSPECTİON BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: YAPAY ZEKA DESTEKLİ FUTBOL ANALİZ SİSTEMİ
7. Firma: NAVEK SPORTİF ÜRÜNLER VE DANIŞMANLIK A.Ş.
Proje Adı: CİMNASTİK SPORUNA YÖNELİK YÜKSEK HAREKET VERİMLİLİĞİ SAĞLAYAN, TEKNOLOJİSİ YÜKSEK YERLİ PROFESYONEL ÜRÜNLER
8. Firma: LNL ELEKTRİK ELEKT. BİL. VE DAN. LTD. ŞTİ.
Proje Adı: ELASTİK VE TEPKİSEL GRAFEN TABANLI GİYİLEBİLİR SENSÖRLER(ERGENS)
9. Firma: GENORİDE ELEKTRİKİLİ ARAÇLAR ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: GENORİDE, PEDAL ASİSTLİ ELEKTRİKLİ JENERATİF ÇOCUK BİSİKLETİ
10. Firma: COMPARİSONATOR YAZILIM VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: COMPAGPT ÜRETKEN YAPAY ZEKA DESTEKLİ ANALİZ ROBOTU
11. Firma: DOF ROBOTİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ
Proje Adı: SANAL GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİ DESTEKLİ BİSİKLET SİMÜLATÖRÜ VE SPOR İÇERİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ
MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi Açılışı ve ARF Süper Bilgisayarı Tanıtım Töreni Ankara’da gerçekleşti. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, Lenovo Altyapı Çözümleri Grubu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Giovanni Di Filippo, Lenovo Altyapı Çözümleri Grubu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Alaa Bawab ile Lenovo Altyapı Çözümleri Grubu Türkiye Genel Müdürü Burç San katıldı.
“ARF, dünyanın en güçlü bilgisayarlarından biri”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesiyle Türkiye’nin bilimsel araştırma yetkinliklerine yeni bir boyut kazandırdıklarını belirterek, “Veri merkezi ve ARF kümesi yatırımımızla ülkemizin gelişimi ve kalkınması için kritik öneme sahip yüksek başarımlı hesaplama altyapısını özel sektör, kamu ve akademimizin çalışmalarına tahsis ediyoruz. 35 bin dizüstü bilgisayara eşit işlem kapasitesiyle dünyanın en kuvvetli 313’ncü süper bilgisayarı olan ARF ile ülkemiz bazı önemli yeteneklere de sahip oluyor. Çözme şansımız bulunmayan problemleri çözülebilir hale getirerek, bizim için erişilemez olan araştırma alanlarını ve teknolojilerini ulaşılabilir hale getireceğiz. Savunma sanayiinden, üretim sektörüne; ilaç tasarımından, hastalık tespitine birçok stratejik alanda araştırmacılarımız ihtiyaç duydukları simülasyonları eş zamanlı olarak gerçekleştirebilecek.” dedi.
Kacır konuşmasında şunları kaydetti: “2003 yılında Türkiye Ulusal Bilim e-Altyapısı TRUBA’yı kurarak özel sektör, kamu ve üniversitelerin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı hesaplama (HPC) kapasitemizi oluşturmaya başladık. Araştırmacılarımızın uluslararası alanda rekabet gücünü artırarak, ülkemizin bilim ve teknoloji alanında daha güçlü bir konuma gelmesine sağladık. 80 bin işlemci çekirdeği, 216 adet GPU ve 14 petabayt depolama alanı ile 6 binden fazla kayıtlı kullanıcıya ücretsiz hizmet veren bu altyapıyla bugüne kadar 192 araştırma projesini destekledik. Bin 500’ün üzerinde SCI (Science Citation Index) yayınını, 300’e yakın yüksek lisans ve doktora tezini akademiye kazandırdık.”
“Süper bilgisayarımızla iklim modellemeleri, genetik araştırmalar ve malzeme bilimi gibi alanlarda çalışmalar yürüterek geleceğe yönelik daha doğru tahminler ve yenilikçi çözümler sunma yeteneğimizi geliştiriyoruz. “ diyen Kacır, “Bilim ve inovasyon ekosistemimizin yenilikçi tedavi yöntemlerinden sürdürülebilir şehirlere, enerjiden malzeme teknolojilerine farklı alanlarda yürüttüğü inovatif çalışmalarında ihtiyaç duyduğu hesaplama kapasitesini sunarak nitelikli bilimsel çalışmaların kapısını aralıyoruz. Projenin ilerleyen safhalarında ülkemiz; çip geliştirici makineler için alt yapı oluşturulması, mimari ve FPGA tabanlı sistemlerin kurulumu ve devreye alınması ile doğrulama ve gelişmiş mantık tasarımı faaliyetlerinde yetkinlik kazanacak. Bilim ve teknolojide küresel ölçekte söz ve iddia sahibi bir ülke olarak bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme yetkinliklerimize ivme kazandıracak yatırımları “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonumuzun vazgeçilmez bir unsuru olarak görüyoruz.” diye konuştu.
Bakan Kacır, “MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesiyle de ülkemizin bilimsel araştırma yetkinliklerine yeni bir boyut kazandırıyoruz. Maliyeti 11 milyon doları aşan veri merkezi ve ARF kümesi yatırımımızla ülkemizin gelişimi ve kalkınması için kritik öneme sahip yüksek başarımlı hesaplama altyapısını özel sektör, kamu ve akademimizin çalışmalarına tahsis ediyoruz. 35 bin dizüstü bilgisayara eşit işlem kapasitesiyle dünyanın en kuvvetli 313’ncü süper bilgisayarı olan ARF ile ülkemiz bazı önemli yeteneklere de sahip oluyor.” dedi.
“Hem büyük problemleri dağıtık olarak, hem de çok sayıda küçük problemi aynı anda çözebilme yeteneğine sahip hesaplama kümesiyle savunma sanayiinden, üretim sektörüne; ilaç tasarımından, hastalık tespitine birçok stratejik alanda araştırmacılarımız ihtiyaç duydukları simülasyonları eş zamanlı olarak gerçekleştirebilecek.” diyen Kacır, “En ileri doğrudan sıvı soğutma kapasitesine sahip veri merkezimiz ve süper bilgisayarımız hava soğutmalı muadillerine göre önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayarak Dünya’nın en çevreci veri depolama ve işleme merkezleri arasında yerini şimdiden aldı.” vurgusu yaptı.
“Türkiye'nin bilişim altyapısını sürekli olarak geliştirmek ve güçlendirmek için önemli adımlar attık”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, yaptığı konuşmada “Bu teknolojik atılım, Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik gelişimine önemli katkılar sunacak bir adımı temsil etmektedir.” mesajı verdi.
“2003 yılında başlayan yolculuğumuzda, Türkiye'nin bilişim altyapısını sürekli olarak geliştirmek ve güçlendirmek için önemli adımlar attık.” diyen Mandal, “Dünyada yaşanan özellikle iklim değişikliği başta olmak üzere savunma, sağlık, enerji, sosyal bilimler gibi alanlarda dijitalleşmenin arttığı ve yapay zekanın çok önem kazandığı bir aşamaya geldik. Hem ülkemizin hem bölgenin sorunlarına hem de küresel sorunlara çözüm oluşturma noktasında önemli bir adım olarak değerlendiriyorum. Özellikle son beş yıl içerisinde bakanlığımızın koordinasyonunda yapmış olduğumuz çalışmalarla küresel anlamda önemli adımlar attık.” hatırlatmasında bulundu.
Türkiye'nin 2019'dan bu yana üyesi olduğu "Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimi" (EuroHPC) kapsamında Barcelona’da kurulan "MareNostrum5" adlı süper bilgisayarın da ortağı olduklarını hatırlatan Mandal, “Dünyanın 8. yüksek performansa sahip süper bilgisayarının ortağıyız. Dünyanın 8. yüksek performansa sahip olan yüksek başarılı hesaplama sistemini kullanabiliyoruz.” dedi.
“Sayın Cumhurbaşkanımız ve bakanlığımızın himayelerinde mevcut durum ve altyapımızı genişletmek için önemli aşamalar kaydettik” diyen Mandal, “TÜBİTAK'ta büyük emeği geçmiş matematikçimiz Cahit Arf hocamızın ismiyle ARF Süper Bilgisayarımızın teorik performansı 3,56 Pflop/s olup, Mayıs 2024’te açıklanan top500.org listesinde ARF ismiyle 313. sırada yer aldı.” diye konuştu.
Prof. Dr. Mandal, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız başta olmak üzere savunma sanayimiz yanında tüm disiplinlerin, matematik, fizik, kimya, moleküler biyoloji, malzeme bilimleri alanlarında çalışanların yoğun bir şekilde kullanacağı, hem kamunun hem üniversitelerimizin hem özel sektörün kullanacağı bu altyapı çok daha fazla erişime ve kullanıma ulaşmış olacak. Bugüne kadar 6 bin araştırmacıya 180 kuruma hizmet etmeye çalıştık.” ifadelerini kullandı.
“Aynı zamanda yeşil kavramını da ön planda tutmaya çalışıyoruz” vurgusu yapan Mandal, “Dünyadaki ilk 500 yeşil listesinde 360. sıradayız. İnşallah gelecek sene daha da iyi bir pozisyonda olacağız. Ben bu gelişmelerin ülkemizde bilim ve teknoloji temelli çözümler için önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu altyapının bu aşamaya gelmesi sürecinde Sayın Mehmet Fatih Kacır Bakanımızın yönlendiriciliği çok kıymetliydi. Bugün burada yoğun programı kapsamında bizlerle olması da konuya vermiş olduğu önemi gösteriyor” diyen Mandal süreçte emeği olan herkese teşekkürlerini iletti.
“Dünyadaki en ileri sıvı soğutma teknolojisine sahip veri merkezimizle bir sonraki aşamaya geçmek üzereyiz”
TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu da yaptığı konuşmada veri merkezlerinin geldiği noktanın önemine vurgu yaptı, “Birinci veri merkezini 2011 yılında kurmuştuk. Bugün üçüncü aşamada dünyadaki en ileri sıvı soğutma teknolojisine sahip veri merkezimizle bir sonraki aşamaya geçmek üzereyiz.” dedi.
Satoğlu, “Kurulduğumuzdan bu yana 23 Avrupa Birliği projesi, , bir tanesi Sayın Bakanımızın, Sayın Başkanımızın imzalarıyla katıldığımız EuroHPColmak üzere EGI, EOSC üyeliklerimizle 3 Avrupa Birliği oluşumu üyeliği ve 6 tane ulusal projeyle devam eden bir altyapımız var. Bu kapsamda sektörümüzün ve akademimizin bu altyapıyı daha iyi kullanabilmesi için paydaşlarımız ODTÜ, Sabancı Üniversitesi ve İTÜ-UHeM'le birlikte Ulusal Yetkinlik Merkezi çalışmaları içerisinde kullanımı yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.” İfadelerini kullandı.
29 vaka çalışması yaptıklarını hatırlatan Satoğlu, “Bu çalışmaların 1. Fazını 32 ülke arasında 3. olarak en yüksek puanla kapattık ve 2. fazı başlattık.” dedi.
MODSİMMER TRUBA Veri Merkezine ilişkin de bilgiler paylaşan Satoğlu, “2018'de başlayan çalışma, 2019'da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımızın projemizi desteklemesiyle başlayan projelendirme ve ihale süreci sonrasında bugün geldiğimiz noktada birçok teknolojik ilkleri barındıran bir veri merkezi kurduk. Doğrudan sıvı soğutma teknolojisi ve arka kapak soğutma teknolojisiyle bir çok ilkleri barındıran bu veri merkezimizdeki yeni sistemimiz 504 sunucu ve 56 bin çekirdekli” diye konuştu.
Törene katılan Avrupa, Orta Doğu Alt Yapı Çözümleri Grubu Başkanı Giovanni Di Filippo yaptığı konuşmada ‘’ Büyük bir hızda gelişen ve yenilenen teknoloji dünyasında, Lenovo, küresel bir teknoloji lideri olarak yenilikçi ürünleri ve uçtan uca sunduğu çözümler portföyüyle cep telefonundan bilgisayarlara, veri merkezine ve bulut çözümlerine kadar akıllı teknolojileri herkese ulaştırmayı hedefliyor. ARF gibi Süper Bilgisayarlar, tıpkı Cahit Arf gibi, matematikçilerin yılmak bilmeyen arayışlarını anımsatan, bilimsel inovasyonun omurgasını oluşturmaktadır. Bu sistemler, karmaşık bilimsel problemleri çözmek için gereken hesaplama gücünü sağlayarak, çözümü güç sorunların üstesinden gelinmesine imkan tanımaktadır. Bu projedeki iş birliğimizden ve bugün bu açılışı beraber yapıyor olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz.’ Dedi.
Türkiye Alt Yapı ve Çözümleri Grubu Genel Müdürü Burç San da katıldığı törende düyanın en güçlü süper bilgisayarlarının uluslararası bir ölçüm kuruluşu olan top500 tarafından sıralandığını belirterek ‘ARF super bilgisayarı Top500 listesinde sadece 313’üncü sırada yer almakla kalmayıp ayrıca enerji verimliliği açısından hazırlanan Green500 listesinde de 360ıncı sırada yer almakla büyük bir başarıya imza atıyor. Bu projenin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.’ dedi.
MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi
Modelleme ve simülasyon alanında araştırma ve eğitim faaliyetleri yürüten MODSIMMER (Modelleme ve Simülasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi) çeşitli disiplinlerden gelen araştırmacıları bir araya getirerek, karmaşık sistemlerin modellenmesi ve simülasyonu konusunda çalışmalar yapıyor. Merkezin temel amaçları arasında, modelleme ve simülasyon teknolojilerini kullanarak problemlere yenilikçi çözümler geliştirmek, bu alanda ulusal ve uluslararası projeler yürütmek, ve öğrencilere bu teknolojileri öğretmek yer alıyor. Ayrıca, sanayi ile işbirlikleri kurarak, akademik bilgiyi uygulamaya dönüştürmek ve ekonomik katma değer yaratmak da merkezinin öncelikleri arasındadır.
ARF Süper Bilgisayarı
2023 yılında gerçekleştirilen yeni teknoloji doğrudan sıvı soğutmalı süper bilgisayar yatırımı olan ARF kümesi (yaklaşık 55.000 çekirdekten oluşan sistem) ile birlikte TRUBA'nın kaynak kapasitesi 80.000'den fazla hesaplama çekirdeğine (yaklaşık 4,8 Pflop/s teorik) ulaştı. Bu yeni süper bilgisayarın teorik performansı ise 3,56 Pflop/s seviyesinde…
Yeni hesaplama kümesi ARF faaliyete geçtiği ilk yıl, Haziran 2024 Top500 listesinde 313. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı.
Yeni hesaplama kümemiz ARF ile Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu alanlarda araştırma ekosistemimiz güç kazanacak ve karmaşık zorluklara karşı çözüm geliştirme çalışmaları daha da hızlanacak. Bu, ülkemizin gelişimi ve kalkınması için önemli olan yüksek başarımlı hesaplama teknolojilerinin özel sektör, kamu ve akademide yapılan çalışmalarda ihtiyaç duyulan hesaplama kaynağına doğrudan erişim sağlanabilmesini; önemli sorulara en doğru cevapların simülasyonlarla desteklenmesini ve sahip olmak istediğimiz yeteneklere ait gerekli teknolojilerin en kısa sürede ve en hızlı şekilde geliştirilmesini sağlayacak. ARF'ın nihai hedefi, Türkiye'deki akademik ve Ar-Ge çalışmaları için yeni ufuklar açan bir katalizör olmak.
Yeni hesaplama kümemiz ARF, genel kullanıma açık olup farklı disiplinlerden birçok Ar-Ge projesi için yüksek ölçeklenebilir simülasyonlar yapılmasına olanak tanıyor.
ARF'ın hesaplama yoğun yapısı, birden fazla grubu barındırabilmesi ve güncel teknolojisi, bu alanlarda çözümlenmesi arzu edilen problemlere dair araştırmaları oldukça hızlandırıyor. Bu hızlanma, daha zor problemlerin çözülmesini mümkün hale getirdiğinden, araştırmalar sonucunda üretilecek çıktıların uygulanabilirliğini artıracak ve sonrasında yapılacak araştırmalar için daha sağlam bir temel oluşturulmasına olanak sağlayacak.
Başvurudan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Proje başvurusunun, Proje Başvuru Sistemi (PBS) üzerinden ve e-imza ile yapılması gerekmektedir.
ARBİS Kaydı
Proje yürütücüsü, araştırmacı ve danışmanların (yurt dışı araştırmacı ve danışmanlar dâhil) TÜBİTAK Araştırmacı Bilgi Sistemine (ARBİS) kayıtlı olmaları ve kayıtlarının güncel olması gerekmektedir.
Elektronik İmza
Başvurunun e-imza ile yapılması zorunlu olduğundan, proje ekibinde yer alan yürütücü, araştırmacı ve danışmanlar (yurt dışı araştırmacı ve yurt dışı danışmanlar hariç) proje ekibi dışındaki hak sahipleri ve tüm yürütücü/katılımcı kurum/kuruluş yetkilileri nitelikli elektronik sertifika sahibi olmalıdır.
İkamet Şartı
Proje yürütücüsü ve araştırmacıların (yurt dışı araştırmacılar hariç) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ikamet etmeleri gerekmektedir. (Yabancı uyruklu bir kişi Türkiye Cumhuriyeti sınırlarındaki bir kurum/kuruluşta görev yapmak koşulu ile projede yürütücü/araştırmacı olarak görev alabilir.
Proje Yürütücüsü Kurum/Kuruluş
Sivil toplum kuruluşları (vakıflar, dernekler vb.), sendikalar, odalar ve borsalar ile bunların iktisadi işletmeleri; kooperatifler, birlikler, şahıs şirketleri ve adi ortaklıklardan başvuru yapılamaz.
Projelerde Görev Alabilme Koşul ve Limitleri
Başvuru Formu ve Ekleri
Proje Başvuru Sistemi (PBS)’ne yüklenmesi gereken; “Başvuru Formu”nun ve ekleri olan “EK-1 Kaynaklar” ve “EK-2 Bütçe ve Gerekçesi” formlarının ilgili programların web sayfalarından indirilmesi, güncel formlar kullanılarak gerekli hazırlıkların yapılması, formlarda yer alan tüm maddelerin eksiksiz ve Türkçe* (başvuru formunda, İngilizce özet ve referans olarak verilen uluslararası yayınlar hariç) doldurulması gerekmektedir.
Başvuru formu, projeyi bilimsel olarak değerlendirebilecek yeterlilikte bilgi içermeli, “EK-1 Kaynaklar” ve “EK-2 Bütçe ve Gerekçesi” hariç 22 sayfayı aşmamalıdır.
Sunulan kaynak listesi metin ile ilişkilendirilmeli, proje önerisinde atıf yapılan tüm çalışmalara kaynakçada yer verilmelidir.
“EK-2 Bütçe ve Gerekçesi” bölümünde yer alan “Genel Bütçe Tablosu”nda belirtilen rakamlarla ayrıntılı bütçe tablolarında yer alan miktarlar birbiriyle uyumlu olmalıdır.
*Yabancı uyruklu kişilerin Başvuru Formu ve eklerini İngilizce doldurmaları mümkündür; ancak, Başvuru Formu ile izleme sürecinde hazırlanması beklenen Gelişme ve Sonuç Raporlarında kullanılacak dilin aynı olması gerekmektedir.
TÜBİTAK Merkez/Enstitüleri
Proje ekibinde TÜBİTAK Merkez/Enstitülerinden yürütücü/araştırmacı/danışman bulunması halinde; söz konusu kişiler için TÜBİTAK Başkanından izin alınması, imzalanan “Başkanlık Onay Yazısı”nın tarih/sayı bilgilerinin başvuru esnasında elektronik başvuru sistemindeki ilgili alana girilmesi ve söz konusu yazının Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerinden Araştırma Destek Programları Başkanlığı Destek Programları İzleme ve Koordinasyon Müdürlüğüne sevk edilmesi gerekmektedir.
Başvuru Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Başvuru Onayı ve E-İmza Sürecinin Tamamlanması
Proje Başvuru Sistemi’ndeki (PBS) başvuru adımlarının bir şekilde ve eksiksiz olarak tamamlanması, sisteme yüklenen dosyaların açıldığından ve doğru belge olduğundan emin olunması, kuruluş yetkilisinin aşağıdaki kurallara uygun olarak tanımlanmış olması, elektronik başvurunun onaylanmış ve elektronik imza sürecinin mutlaka tamamlanmış olduğundan emin olunması gerekmektedir.
Projeden Elde Edilmesi Öngörülen Etkiler
Proje Başvuru Sistemi’nde “Proje Bilgileri” adımında yer alan “Önerilen proje çalışmalarınızdan elde edilecek sonuçların 11. Kalkınma Planı hedefleri ve politikaları arasından hangi hedefe ve politikaya hizmet edebilme potansiyeli vardır?" sorusu için 2 proje önerisinin muhtemel etkilerinin ilişikli olabileceği hedef(den) en az birinin seçilmesi ve başvuru formunun "6.2. Projeden Elde Edilmesi Öngörülen Etkilere İlişkin Bilgiler" başlıklı bölümü doldurulurken projenin muhtemel etkilerinin burada yapılan seçim özelinde detaylı olarak açıklanması gerekmektedir.
Proje Önerisi Değişiklik Bildirim Formu
Aynı/Benzer proje önerisi ile daha önce Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri destek programına başvuru yapıldı ve panel değerlendirmesi sonucunda projenin desteklenmesi uygun bulunmadı ise,
Proje Başvuru Sistemi’nde “Bu proje önerisi ile daha önce Kurumumuza başvuruda bulunuldu mu” sorusuna “Evet” cevabı verilmeli, verilen cevap doğrultusunda açılacak alanların panel raporunda belirtilen tüm değişiklik ve düzeltmeler dikkate alınarak doldurulması gerekmektedir. “Proje Önerisi Değişiklik Bildirim Formu”, girilen bilgiler doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmaktadır.
İşbirliği Formu
Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında proje sonuçlarından yararlanacak hedef kitle olan son kullanıcılarla, proje süresince etkin bir işbirliğinin oluşturulması teşvik edilmektedir. Son kullanıcı ile işbirliği içerisinde başvuru yapılacak olması durumunda, formun ilgili Kamu/Özel Kuruluş/Arşiv Sağlayıcı/Belediye/STK ile beraber doldurulması ve formun ilgili kuruluşlarca imzalı olarak Proje Başvuru Sistemi (PBS)’nde “Ek Dosyalar” adımında yer alan ilgili alana yüklenmesi gerekmektedir. Değerlendirme sonrası uygun bulunan işbirlikli projelere ek puan verilerek öncelikli olarak desteklenmeleri sağlanacaktır. İşbirliği sağlanmayan projeler için bu formun doldurulmasına gerek bulunmamaktadır.
Tamamlanan Projeler (EK-3)
Proje ekibinin TÜBİTAK, üniversite ya da diğer kurum/kuruluşların desteği ile tamamlamış olduğu projeler ile hâlihazırda yürütmekte olduğu veya destek almak için başvurduğu projelerin Proje Başvuru Sistemi’ne eksiksiz olarak girilmesi gerekmektedir. "EK-3 Proje Ekibinin Diğer Projeleri" belgesi, girilen bilgiler doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmaktadır.
Feragat Formu
Daha önce Kurumumuza sunulup reddedilen/iade edilen projelerin aynı/benzer içerikle tekrar sunulmaları halinde, ilk sunulan projede hak sahibi olarak adı geçip yeni sunulan proje önerisinde adı geçmeyen kişilerin ilgili başvuru adımında sisteme eklenmesi gerekmektedir. “Feragat Formu” girilen bilgiler doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmaktadır. Söz konusu belge proje ekibinden ayrılan kişilerin başvuru sırasında yurt içinde olmaları halinde elektronik imza sürecinde ilgili kişilerin elektronik imzasına açılmakta, yurt dışında olmaları halinde ise kendilerine iletilecek link üzerinden belgeyi onaylamaları beklenmektedir.
Özgeçmişler
Proje yürütücüsü, araştırmacı ve danışmanların (yurt dışı araştırmacı ve yurt dışı danışmanlar dahil) özgeçmişleri, ARBİS bilgileri doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmaktadır. Yurt dışı araştırmacı ve danışmanların tercihen detaylı özgeçmişlerinin yüklenebilmesi için sistemde ayrıca alan açılmaktadır.
Yurt Dışı Araştırmacı Bilgi Formu
Proje ekibinde yurt dışı araştırmacı bulunması halinde, elektronik başvuru sisteminde talep edilen bilgiler (projeye dahil edilme gerekçesi ve projeye sağlayacağı katkı, projede yer alacağı süre, yurt dışındaki aylık brüt ücreti, geliş-gidiş seyahat masrafı) eksiksiz olarak doldurulmalıdır. “Yurt Dışı Araştırmacı Bilgi Formu”, girilen bilgiler doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmaktadır.
Yurt Dışı Araştırmacı Katılım Mektubu
Proje ekibinde yurt dışı araştırmacı bulunması halinde, “Yurt Dışı Araştırmacı Katılım Mektubu”, sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmakta ve e-posta yoluyla iletilecek link üzerinden yurt dışı araştırmacının onayına açılmaktadır. Başvurunun değerlendirmeye alınabilmesi için söz konusu belgenin yurt dışı araştırmacı tarafından mutlaka onaylanması gerekmektedir.
4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu Kapsamında Faaliyet Gösteren Şirketler Bünyesinde Görev Yapan Üniversite Öğretim Elemanları İçin Proje Başvurusu İzin Formu
4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren şirketler bünyesinde görev yapan üniversite öğretim elemanlarının görev yaptıkları şirket üzerinden başvuru yapmaları halinde sunulması gereken izin formu, ilgili başvuru adımında girilen bilgiler doğrultusunda sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmakta ve elektronik imza sürecinde ilgili kişilerin (şirket ve üniversite kuruluş yetkilileri) elektronik imzasına açılmaktadır.
Başvurudan Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Destek Programları İzleme ve Koordinasyon Müdürlüğü Tarafından Yapılan Ön İnceleme Aşamasında Kontrol Edilen ve Eksikliği Projenin İade Edilmesine Neden Olan Hususlar
Araştırma Destek Grupları Tarafından Yapılan Ön Değerlendirme Aşamasında Kontrol Edilen ve Eksikliği Projenin İade Edilmesine Neden Olan Hususlar
Proje kapsamında gerekli olması halinde destek kararından sonra aşağıdaki belgelerin belirtilen tarihe kadar eksiksiz olarak ve istenilen formatta sunulması gerekmektedir.
Proje ekibinde yer alan kişiler ile projenin yürütüleceği kurum/kuruluş arasında, projenin yürütülmesi esnasında veya sonucunda bir fikri ürünün ortaya çıkması durumunda bu fikri ürün üzerinde hak sahibi olacak olan gerçek/tüzel kişi(ler)in belirlenmesi amacıyla Fikri Mülkiyet Hak Sahipliği Protokolü’nün düzenlenmesi ve söz konusu Protokol’de ilgili kişilerin ıslak imzalarının bulunması gerekmektedir.
Söz konusu belgelerin belirlenen son tarihe kadar ibraz edilmesi zorunlu olduğundan, ilgili mercilere yapılacak başvurularda gecikilmemeli ve ayrıca belgelerin istenilen kriterlere uygun olmasına dikkat edilmelidir. (Etik Kurul Onay Belgesi ve Yasal/Özel İzin Belgesi Bilgi Notlarını inceleyiniz.)
Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ) olma şartlarına ulaşamamış sermaye şirketleri ve KOBİ niteliğindeki işletmelerin yönetici ve ortaklarının projede yer alması durumunda KOBİ Beyannamesi sunulması gerekmektedir.
Talep edilen makine-teçhizat ve hizmet alımı giderlerine ait proforma faturaların sunulması gerekmektedir. (Sarf malzemeler için proforma faturaya gerek yoktur.)
TÜBİTAK İletişim Merkezi (TÜBİMER)'e itiraz başvurusunda bulunulması halinde, TÜBİMER süreci tamamlanmadan aynı proje önerisi ile hiçbir destek programına başvuru yapılamayacağı hususunu lütfen dikkate alınız.
TÜBİTAK'ın 55. Lise Öğrencileri ve 18. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması Ödül Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın katılımıyla ATO Congresium'da yapıldı.
Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu doğrultusunda kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefiyle çalıştıklarını ifade etti.
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST ile gençleri geleceğin dünyasına hazırladıklarını belirten Kacır, geçen yıl İstanbul, Ankara ve İzmir'de 3 TEKNOFEST düzenleyerek 4,5 milyon ziyaretçinin katılımıyla "Milli Teknoloji Hamlesi"nin coşkusunu yaşadıklarını ifade etti.
Kacır, bu yıl 2-6 Ekim'de Adana'da düzenlenecek TEKNOFEST'e şimdiden 1 milyon 600 binden fazla yarışmacının başvurduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Her birinizi bu heyecana ortak olmak üzere Adana'ya davet ediyorum. TEKNOFEST'te finalini yaptığımız Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları'na da sizleri bekliyoruz. 'Deneyap Teknoloji Atölyeleri'mizde gençlerimizi bilim ve teknoloji dünyasıyla tanıştırıyoruz. Robotikten kodlamaya, tasarımdan programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine kadar birçok yenilikçi teknoloji alanında 36 aylık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz. Son 3 yılda 4 bin 777 bilim söyleşisiyle 600 binden fazla öğrenciyi bilim insanlarıyla bir araya getirdik, öğrencilerimizde bilime yönelik ilgiyi ve bilim okuryazarlığını pekiştirdik. Geçtiğimiz yıl desteklediğimiz 3 bin 500'e yakın bilim fuarıyla 250 bin öğrencimiz ve 3 milyon ziyaretçimizde bilimsel farkındalığı yeşerttik. Son 2 yılda destek verdiğimiz 101 bilim şenliğinde 9 milyonun üzerinde vatandaşımızı bilimle buluşturup onlara bilimin eğlenceli dünyasını keşfetme fırsatı sunduk. Bu yıl da 57 bilim şenliği daha gerçekleştirerek bilimin eğlenceli dünyasını tanımaya devam edeceğiz."
"39 bin 778 proje başvurusu aldık"
Bilim ve teknoloji kültürünü yaygınlaştırmak adına Türkiye'nin dört bir yanında kurdukları 12 büyük ölçekli, 19 ilçe ölçekli bilim merkezinde 2 milyondan fazla gence kendilerini keşfetme imkanı sağladıklarını anlatan Kacır, Bilim Olimpiyatları ile gençlerin bilimsel gelişimine katkı sağladıklarını, bilim ve teknoloji dünyasına adım atmalarına imkan tanıdıklarını söyledi.
Kacır, ulusal olimpiyatlarda başarı gösteren öğrencilerden oluşturulan milli olimpiyat takımlarıyla geçen yıl 6 uluslararası ve 10 bölgesel bilim olimpiyatına katıldıklarını belirtti.
Öğrencilerin 12 altın, 28 gümüş, 35 bronz madalya ve 4 mansiyon elde ederek ülke tarihinde rekora imza attığına işaret eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"TEKNOFEST kuşağımız için ülkemizin tüm kaynaklarını seferber etmeye devam ediyoruz. Ortaokul ve lise öğrencileri araştırma projeleri yarışmaları da işte bu azmin, çabanın ve cesaretin ürünlerinden biridir. Ortaokul ve lise öğrencileri araştırma projeleri yarışmalarına 60 bin 667 öğrencimizden 39 bin 778 proje başvurusu aldık. Rakamlar, gençlerimizin araştırmaya, geliştirmeye, bilime ve teknolojiye olan ilgilerinin işareti. Bölge aşaması proje değerlendirmeleri sonucunda belirlenen finalist 384 proje sahibi 807 öğrencinin ve 384 danışman öğretmenin katılımıyla ödül törenini gerçekleştiriyoruz. Final yarışması kapsamında yapılacak değerlendirmeler sonucunda her alanda 1 birincilik, 2 ikincilik, 3 üçüncülük ve 3 de teşvik ödülü sunacağız."
Kacır, Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda 108 projeye, Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda ise 90 projeye ödül verdiklerini bildirdi.
"118 binden fazla öğrenciye 15,7 milyar lira destek verdik"
Ödül kazansın veya kazanmasın bu yolda çaba gösteren, yeteneklerini sergileyen gençlerin gelecek adına umudun bir parçası olduğunu söyleyen Kacır, "Bakanlığımız ve TÜBİTAK vasıtasıyla hayatınızın her aşamasında ve daha sonrasında hayallerinizi gerçekleştirmeniz için daima yanınızda olacağız. Lisans, yüksek lisans, doktora ve doktora sonrasında da gençlerimize olan desteklerimiz geniş bir alanda devam ediyor. 2002'den bugüne, lisans ve lisansüstü öğrencilerimize yönelik burs ve destek programlarımız kapsamında 118 binden fazla öğrenciye 15,7 milyar lira destek verdik." diye konuştu.
Kacır, TÜBİTAK Stajyer Araştırmacı Burs Programı ile genç araştırmacıların bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelini harekete geçirdiklerini, AR-GE ve inovasyon dünyasında aktif rol üstlenmeleri için fırsat sunduklarını anlattı.
Destekleme programlarıyla ön lisans ve lisans öğrencilerinin proje hazırlama kültürlerini geliştirdiklerini belirten Kacır, "Yarınlarımızın umudu olarak, bir inci tanesi misali parlayan gençlerimiz büyük ve güçlü Türkiye yolunda kilit rol oynayacak bilim insanları ve girişimci adaylarıdır. Geleceğin Aziz Sancarları, Alper Gezeravcıları, Selçuk Bayraktarları buradadır." dedi.
“Başta TÜBİTAK olmak üzere 5 bine yakın paydaşla iş birliği yapmayı arzu ediyoruz”
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yaptığı konuşmada, Türkiye'deki 20 milyon genci temsil eden ve yarışmada finale kalan 808 öğrenciyi tebrik etti.
“Bu salonda bulunan velileri alkışlamak istiyorum, Öğrencilerimiz derslerinden belki liselere ya da üniversitelere giriş sınavına yapacakları hazırlıklarından fedakârlık ederek buraya geldiler. Türkiye'de maalesef birçok velimiz, öğrencilerimizin bu tür etkinliklere katılmasından rahatsız oluyor. Çocuklarının daha çok test çözmesini, daha çok sınavlara hazırlıkla vakit geçirmesini istiyorlar. İşte bu salonda 808 öğrencinin anne babasını böyle düşünmedikleri için tebrik ediyorum, onlara gerçekten içtenlikle teşekkür ediyorum." diyen Tekin, Gençlerin önünü açmak istediklerini ve gelişimlere ayak uydurabilmeleri için gerekli altyapı ve yasal hazırlıkları yaptıklarını vurguladı.
Bakan Tekin, şöyle konuştu: "Bunu hayata geçirmek için de özellikle başta TÜBİTAK olmak üzere 5 bine yakın paydaşla iş birliği yapmayı arzu ediyoruz. Yaptık, yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Bu sürecin sonunda çocuklarımızın eğitim öğretim sürecinin daha sağlıklı yürüyeceğine inanıyoruz. Bunu yaparken öğrencilerimizi kendi kişisel gelişimleri ve kişisel hayattan beklentileri açısından gerek liselere gerek üniversitelere giriş sınavında veya okul başarılarında bu tür etkinliklerin kendilerine not ya da puan olarak katkı vermesini arzu ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve TÜBİTAK Başkanımızla da bu konuda sürekli irtibat halindeyiz, konuşuyoruz. Bu başarılar sizin eğitim öğretim kademelerinin arasındaki geçişlerde size faydası olsun, okullardaki sınıf geçiş sürecine size faydası olsun diye bir çalışmanın içindeyiz."
Bu yıl başlatılan sosyal etkinlikler modülüne de değinen Bakan Tekin, "Artık sizlerin sınıflarınızdaki başarılarınızın belirlenmesinde etkili olacak. Aynı şekilde öğretmen arkadaşlarımızın da bu tür projelere destekleri, bu tür projelerde yer almaları bakanlığımız açısından takdir edilecek. Onun da altyapısını oluşturmanın çabası içerisindeyiz. Onu da oluşturacağız." diye konuştu.
‘’Sadece ülkemiz için değil insanlık için biz varız diyorlar’’
Törende konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, lise ve ortaokul öğrencileri araştırma projeleri final yarışmaları ödül töreninde olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
TÜBİTAK Başkanı Mandal konuşmasında; bugünün ayrı bir önem taşıdığını vurguladı.
Mandal, 29 Mayıs’ın İstanbul'un fethinin 571. yılı olduğunu belirterek, ‘’Geleceği inşa edecek, fethedecek olan gençlerimiz çocuklarımız, öğrencilerimiz bilim ve teknoloji yıldızlarımız buradalar. Ben hepsini tebrik ediyorum. Nasıl Fatih İstanbul'u fethettiyse bu çocuklarınızda sadece ülkemiz için değil insanlık için biz varız diyorlar! İnsanlık için çözüm noktasının bilim ve teknolojiyle olduğuna inanıyorlar. Ve biz farklıyız derken farklılıklarını bilim ve teknolojiyle ortaya koyuyorlar. ‘’ dedi.
TÜBİTAK Başkanı Mandal, ‘’Geçen yıl ilk kez lise ve ortaokul öğrencilerini birlikte Ankara’da ağırlamıştık. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde ortaokul öğrencilerimizle lise öğrencilerimizle birlikte finallerini gerçekleştirmiştik. Bu yıl da 2.’sini gerçekleştiriyoruz. Çünkü öğrencilerimizden bu yönde talep geldi.’’ diye konuştu.
‘’Bilim insanlarımızdan daha çok sizlere güveniyoruz’’
Mandal, Türkiye’nin gelecekte iklim, gıda arz güvenliği, su arz güvenliği, göç dalgaları, afetler ve bunların beraberinde getirdiği toplumsal güçlüklerle karşılaşacağını ve bu problemlerin çözümünün gençlerin ortaya koyduğu projeler olacağını ifade etti. Mandal, ‘’Geleceğe baktığımız zaman kendimden ve kendi yaş grubumdaki araştırmacılarımızdan, bilim insanlarımızdan daha çok, sizlere güveniyoruz. Çünkü bizim deneyimlemiş olduğumuz çözümler kendi çözümlerimiz, bugünün ve geleceğin sorunlarına yönelik çözüm üretme konusunda yeterli olmayabilecek. Ama sizlerin projelerine baktığımız zaman gerçekten heyecan verici.’’ şeklinde konuştu.
‘’Bir temel alanın hangi soruna çözüm oluşturacağını araştırıyorlar’’
TÜBİTAK Başkanı Mandal, bu yarışmalarda ortaokul öğrencilerinin 10 alanda, lise öğrencilerinin ise 12 alanda proje geliştirdiklerini ifade etti. Mandal, ‘’Ortaokul öğrencilerimizde, lise öğrencilerimizde 66 tane tematik alanda çözüm üretiyorlar. Yani öğrencilerimiz hangi yaş grubundan bağımsız olarak matematiği iklimde nasıl kullanırım, matematiği gıda arz güvenliğinde nasıl kullanırım, siber güvenlikte nasıl kullanırım. Yani öğrencilerimiz sadece bir temel alanın içerisindeki konuyu değil, bu konunun hangi soruna çözüm oluşturacağına bakıyorlar. Ve o sorunlara baktığımız zaman da gerçekten bugünün değil, geleceğin sadece ülkemiz için değil, insanlığa çözüm oluşturma noktasındalar.’’ dedi.
‘’Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli çalışıyoruz’’
TÜBİTAK Başkanı Mandal, Millî Eğitim Bakanlığı ile çalıştıklarını belirterek, ‘’Gerçekten kendileriyle yakın bir iletişim etkileşim halindeyiz. Bize güveniyorlar. Bu yarışmaları gerçekleştirme noktasında hem okullarımızda, öğretmenlerimizle, müdürlerimizle, il milli eğitim müdürlüklerimizle, bakanlığımızdaki genel müdürlerimizle yakın bir diyalog içerisindeyiz.’’ diye konuştu.
‘’Kızlar her zaman bir adım önde geliyor’’
TÜBİTAK Başkanı Mandal, bu yıl lisede 3 bin 604 tane okuldan başvuru olduğunu ve 37 bin 126 tane öğrencinin yarışmak için Türkiye'nin her ilinden aday olduklarını belirtti. Mandal, ‘’Ve 23 bin 66 tane projede ve bunu özellikle söylememiz gerekiyor ve bu yıla mahsus değil. Bunun 21 bin 72 tanesi öğrencimiz; kız öğrencimiz. Ortaokulda da 4.305 okuldan, 10.218 erkek ve 13.323 kız öğrenci olmak üzere toplam 23.541 öğrencinin hazırladığı 16.712 proje başvurusu alındı. Kızlar her zaman bir adım önde geliyor.’’ dedi.
‘’Yarışmanın kaybedeni yok’’
TÜBİTAK Başkanı Mandal konuşmasında ayrıca, bu tarz yarışmalarda kaybedenin olmadığını da belirtti.
Mandal, ‘’Dün öğrencilerimizle bir araya geldiğimiz zaman sizlerle buranın kaybedeni yok. Çünkü siz bölgelerde yarıştınız. Bölgeye seçildiniz önce. Daha sonra bölgede yarıştınız. Ve bölgenizi temsilen ilinizi, bölgenizi temsilen şu an burada yarışıyorsunuz. Dolayısıyla biraz sonra takdim edilecek ama buraya gelen her arkadaşımız bir defa bölgenin birincisi. Bu çok çok kıymetli. 169 okulumuz burada temsil edildi liseden ve 453 öğrencimiz var, bunun 248’si kız, 205’i erkek toplamda 205 tane projeyi burada sergilediler. Lise öğrencilerimizi tebrik ediyoruz.’’ İfadelerini kullandı.
TÜBİTAK Başkanı Mandal ortaokul öğrencilerinin yarışmaya katılımının lise öğrencileri katılımından fazla olduğuna dikkati çekerek, Ortaokul öğrencilerimiz de 4 bin 305 okuldan temsiliyeti var. 23 bin 541 tane öğrencimiz Türkiye'de yine 12 bölgede yarıştılar. Bunun içerisinde aynı şekilde 13 bin 323’ü kız öğrencilerimiz, 10 bin 218 de erkek öğrencilerimizdi. Ve kendileri de 16 bin 712 projeyle burada temsil edildiler. Ve Ankara'ya gelme temsiliyet etme hakkı olan da 144 okulumuzdan 355 öğrencimiz var. 196’sı kız öğrencilerimiz, 152’si erkek öğrencilerimiz, 179 tane projeleriyle buradaydı. Ortaokul öğrencilerimizi de tebrik ediyoruz. O heyecanlarını görmek muhteşemdi.’’ dedi.
TÜBİTAK Başkanı Mandal, yarışmaya katılan her bir öğrenciyle onur ve gurur duyduklarını belirterek, ‘’Toplamda 4 gün boyunca, pazar gününden itibaren dolu dolu geçen 4 gün içerisinde 384 tane proje 205’i lise, 179’u ortaokul olmak üzere 384 ve 807 öğrencimiz, Türkiye'nin yıldızları esasında bunlar. O yüzden gerçekten sizlerle büyük bir onur ve gurur duyuyoruz sevgili arkadaşlar.’’ dedi.
‘’Araştırma, azim ve güven’’
Bu yıl için kendilerini de değerlendirdiklerini kaydeden Mandal, ‘’TÜBİTAK olarak, bir pano oluşturduk. O panoda dedik ki; TÜBİTAK demek sizin için ne demek diye. 3 tane sayın öne çıkan başlık TÜBİTAK'la ilgili söyledikleri. Biz söylemiyoruz öğrenci arkadaşlarımız söylüyor. Araştırma azim ve güven! Çok teşekkür ediyoruz.’’ diye konuştu.
Mandal, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Mehmet Kacır’ın destekleri ile birlikte birçok projeyi gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Mandal, “Bu okul projelerimizin Türkiye'ye yayılması, TEKNOFEST'in en önemli mimarlarının başında gelen birisi. Öğrencilere dedim ki; evet proje, olimpiyat.. Kaç arkadaşımız TEKNOFEST'te yarışıyor diye salonun yüzde 80’i, yani 807 öğrencimizin kabaca en az 4/3’ü el kaldırdı. Aynı zamanda TEKNOFEST'te de yarışıyorlar. İnanılmaz bir şey. Bu öğrencilerimiz aynı zamanda; bu yarışlarını biz farklıyız, geleceğin bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına birileri çözüm oluştursun diye değil. Sorun varsa ihtiyaç varsa biz onu yapmaya adayız diyorlar.’’ dedi.
Ödüller sahiplerini buldu
Konuşmaların ardından ödül törenine geçildi. Biyoloji, teknoloji tasarım, matematik, değerler eğitimi, fizik, coğrafya, psikoloji, tarih, Türkçe, yazılım, sosyoloji ve kimya alanında dereceye giren öğrenciler, ödüllerini Bakan Kacır ve Bakan Tekin ile TÜBİTAK Başkanı Mandal'ın elinden aldı.
Final yarışması kapsamında yapılan proje değerlendirmeleri sonucunda söz konusu alanlarda 1 birincilik, 2 ikincilik, 3 üçüncülük ve 3 de teşvik ödülü verildi.
Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda 12'si birincilik, 24'ü ikincilik, 36'sı üçüncülük ve 36'sı teşvik ödülü olmak üzere toplam 108 proje ödüllendirildi.
Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda da 10'u birincilik, 20'si ikincilik, 30'u üçüncülük ve 30'u teşvik ödülü olmak üzere toplam 90 proje ödüle layık görüldü.
Ödül alan öğrencilerin listesine aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Türk Dünyası Ulusal Bilim Akademileri Birliği 7. Genel Kurul Toplantısı Ankara’da gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım yaptı. Yıldırım, “Yapacağımız bu yoğun çalışmanın Türk devletleri için, Türk devletlerinin gelecek vizyonu için yeni bir hamlenin başlangıcı olacağına yürekten inanıyorum. Geçtiğimiz otuz seneyi dikkate aldığımızda katettiğimiz mesafe hiç de ihmal edilecek düzeyde değil. Ancak olmamız gereken yer burasıdır. Daha gidecek çok yolumuz var, yapacak çok işimiz var. Burada önümüzü açan, geleceğimizi aydınlatan bilim olacaktır. Sizlerin yön ve yol gösterdiğiniz olacaktır.” dedi.
“Biz bu 21. yüzyılı sadece Türkiye yüzyılı değil, aynı zamanda Türklerin 100 yılı olarak da görüyoruz ve bunu böyle kabul ediyoruz. Gelecek Türk dünyasının, Türk devletlerinin olduğuna yürekten inanıyorum.” diyen Yıldırım, “Hem bulunduğumuz coğrafyanın stratejisi Doğu ile Batı arasında bir köprü olması hem de dünyanın çok büyük doğal kaynaklarının bu coğrafyada yer alması, değişik kültür ve inançların geçiş noktasında olması, sadece Uzakdoğu Avrupa değil, aynı zamanda Afrika ile de bütün milletlerin buluştuğu, birleştiği, fırsatların olduğu kadar tehditlerin de tarih boyunca yoğun bir şekilde yaşandığı bir coğrafyadayız. Bu coğrafyada olmanın da bize getirdiği çok önemli sorumluluklardır.” değerlendirmelerinde bulundu.
“Gönül isterdi ki bugün bu konuşmayı yaparken kulaklık, tercüme kullanma ihtiyacı duymasaydık.” temennisinde bulunan Yıldırım, “Türkler dünyanın neresinde olursa olsun birbiriyle, tercüman aracılığıyla değil, gönülden gönüle ve dilden bile haberleşebilmelidir. Bunu başaramazsak diğerlerinin çok önemi yoktur. Onun için biz birinci hedef olarak önümüze alfabe birliğini koyduk. Alfabe birliği ortak dilin ortak iletişimin alfabesidir. Eğer bunu başarırsak öyle inanıyorum ki ortak bil konusunda da çok ciddi bir yol almış olacağız. Burada bizim özellikle talebimiz var. Bu konuyu en öncelikli bir madde olarak ele almaları ve süreci uzatmak değil, sonuç odaklı çalışmanın yollarını bulup karar vericileri, siyasetçileri cesaretlendirmelerini istiyoruz. Sizlerin ortaya koyacağı bilimsel gerçekler ışığında biz karar vericilerin işi daha da kolay olacak ve böylece bu iş fiile dönüşmüş olur. ” ifadelerini kullandı.
Binali Yıldırım “Sadece bilgiye sahip olmayacağız. Bilgiyi de üreteceğiz. Ve bu bilgiyi önce kendi devletlerimizin, kendi milletimizin daha sonra da bütün insanların faydalanması için gereken katkıyı sağlayacağız. Bu konuda bizim tarihimiz büyük başarılarla dolu. Bugün bizim ilim adamlarımızın adından daha az bahsedilmesi bizi karamsarlığa sürüklemesin. Yusuf Has Hacipler, Kaşgarlı Mahmutlar, Farabiler, İbn-i Sinalar, Ulu Beyler, Ali Kuşçular, Ahmet Yesevi'ler, Mevlâna, Yunus Emre, Hacı Bektaş ve daha niceler, Bunlar bizim medeniyetimizin, bizim geçmişimizin gurur kaynağı, bilim ve düşünce insanları. Bu değerleri dünyaya büyük eserler bırakarak sahip olan bir millet bugün de Türklerin yüzyılında tekrar parlak dönemlerini yaşatabilir. Bunun tam da arifesinde olduğuna ben yürekten inanıyorum. Bu yüzyıl Türklerin yüzyılı olacak ve güneş her zaman olduğu gibi artık doğudan daha parlak doğmaya devam edecek.” diye konuştu.
“Uzmanlıklarımız ve kaynaklarımızı bir araya getirerek birlikte çeşitli bilimsel alanlarda anlamlı ilerlemeler sağlayabileceğimize inancımız tamdır”
Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, “Ülkelerimizin bilim camiası, çeşitli alanlarda elde ettiği başarılara doğru büyümeye ve gelişmeye devam etmektedir. Bu ilerlemeler sadece kendi toplumlarımıza faydalı olmakla kalmıyor, aynı zamanda dünya şartındaki bilgi birikimlerine de katkıda bulunuyor. Bu bağlamda Türk Akademisi olarak 2023'ten başlayarak Türk dilleri, ortak Türk tarihi, Türk halklarının ortak kültürü, edebiyatı, etnografyası, ortak Türk alfabesi alanında 30'a yakın yeni bilimsel araştırma projeleri başlamış bulunuyoruz. Bunların bir kısmı başarıyla bitebildi, diğerleri devam etmektedir. Bununla birlikte önümüzdeki ıslamaların da farkında olup üzerinde çalışmalarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor. Genişletilmiş sorumluluklarımızla Türk Akademisi olarak Türk Dünyası Bilim Camiası'na anlamlı katkılarla bulunmayı edebiliyoruz.” değerlendirmelerimde bulundu.
“İş birliği çabalarımızı geliştirmeyi, görüşlerimizi geliştirmeyi, görüşeceğimiz bu toplantıda Türk Akademisi'nin bu önerilerine ilişkin görüşleriniz ve geri bildirmeleriniz çok değerli olacak.” diyen Mustafayev, “Daha sonra proje temeli iş birliğine doğru ilerleme yönündeki kritik kararlarımız, Türk Dünyası Milli Birliği Akademileri Birliği için büyük bir kırılma noktası olmuştur. Söz konusu kararlar, bu platformumuzun çarşı sağlığında somut sonuçları elde etmeye yönelik kolektif arzumuzu iddia etmekteyiz. İşbirliğimizin bu yeni aşamasında platformumuzun tüm üyelerinin aktif katkılarını bekliyoruz. Uzmanlıklarımız ve kaynaklarımızı bir araya getirerek birlikte çeşitli bilimsel alanlarda anlamlı ilerlemeler sağlayabileceğimize inancımız tamdır.” diye konuştu.
“Türk devletlerinin ortak ihtiyaçlarının belirlenmesi ve burada bir ortak yol haritası oluşturulması önem arz ediyor”
Toplantıda “Yeni alanlarda iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin görüş alışverişi” oturumunda söz alan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Türk Devletleri Arasında Stratejik Araştırma İşbirliği Gündemi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Mandal, özellikle Türk devletlerinin ortak ihtiyaçlarının belirlenmesi ve burada bir ortak yol haritası oluşturulmasının önemine işaret etti.
Kısa ve Uzun Vadede önemli Küresel Risklere vurgu yapan Mandal, “Tüm dünyanın karşı karşıya olduğu ortak sorunlar var. İklim değişikliği başta olmak üzere özellikle bizim coğrafyada gıdaya ulaşma zorluğu, suya ulaşma zorluğu, bunların beraberinde getirdiği daha fazla göçle karşı karşıya kalma. Bu göçlerin bir kısmı da iç göçler. Dışarıdan değil yaşanan afetler sonrası, afetlerden kastımız sadece deprem değil sel ve yangınlar gibi afetler ve beraberinde gelen ekonomik sorunlar. Toplumsal kutuplaşmalar… Teknolojinin olumlu yönleri yanında olumsuz yönlerinin de tanımlanması… Şu an konuşuyor olduğumuz başlıklar esasında tüm dünyanın üzerinde odaklandığı ve henüz bugün için bir çözüm oluşturulamamış başlıklar. Tek başına bir başlığı ele aldığımız zaman üzerinde çalışması kolay ama aralarındaki ilişkiyi konuştuğumuz zaman daha karmaşık, değişken ve dinamik olduklarını görüyoruz.” dedi.
“Ne yazık ki 2023 yılı dünyadaki senaryoların çok daha kısa zamanda gerçekleşebileceğini söyledi. Sıcaklık artışı bir büyük dereceye şu an ulaşılmış durumda. 2050 için yapılan senaryolar 2023 yılında gerçekleşti. Geleceğe baktığımızda daha büyük bir tehditle karşı karşıyayız.” diyen Mandal, “Dünyadaki bir buçuk derecelik bir değişimin bu coğrafyayı, ve tüm devletlerin coğrafyalarını nasıl etkilediğini görüyorsunuz. Ve özellikle senaryoları 2, 3 ve 4 dereceye doğru değiştirdiğimiz zaman etkileri daha riskli bir boyutta görebiliyoruz. Bu yüzden Türk devletlerinin, akademilerinin bir araya geldiği zaman, devlet başkanlarına en önemli önereceği şey; biz bu sorunun üstesinden bilimle, araştırmayla, inovasyonla nasıl üstesinden gelebileceğiz olmalıdır.” vurgusu yaptı.
K,9“Bilimden ve Teknolojiden Güç Alan Türk Devletleri Olarak Birlikte Başaracağız!”
Türk Dünyası'nın 2040 yılı vizyon belgesi hazırlanırken esaslı bu öngörülerin tümünün yer aldığından duyduğu memnuniyeti paylaşan Mandal, “Tüm dünya da aynı önerinin üzerinde aynı çalışmaya, sonuç oluşturmaya çalışıyor. Ve bu tek bir devletin, tek bir kurumun üzerinden geleceği bir başlık değil. Daha fazla birlikte çalışmanın gereksinimini ortaya koyuyor. Birçok devletin birlikte çalışma gereksinimini ortaya koyuyor.” dedi.
12. Kalkınma planımızda yer alan 5 ana başlıkla stratejik hedeflerin uyumlu olduğuna dikkat çeken Mandal, “Aralık’ta belirlenen başlıklar, dijital teknolojilerdeki gelişmelerin bizim hayatımızdaki nasıl bir parçası olacağı, işte bunun içerisinde yeşil enerji teknolojileri, özellikle yeşiliyle beraber kullanabileceği, Diğeri, çevre ve su. Bir diğeri de uzay ve havacılık noktası. Dokümanda deprem veya afetler de bahsediliyor ama ayrı bir başlık olarak ele alınır mı birlikte karar verilmesi gereken bir konu. Bu ana temaların her biri için ayrı ayrı çalışma grupları oluşturulmasını önererek, ilk dönem sekretarya görevini TÜBİTAK olarak üstlenmeye hazır olduğumuzun altını çizmek istiyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu.
Hazırlanan dokümana ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mandal, “Önemli bir doküman ama nokta olmaması lazım Burada virgül koyup, bunu nasıl uygulayacağımız konusunda da çalışmalara devam etmeliyiz. Öncelikle bu dokümanın revizyonları ile birlikte, bugün gelen görüşlerle birlikte, revize edilip belli bir sürede kurulun, heyetin karar vereceği bir zaman diliminde kabulü yapılması, ve takibinde de işte her ülkeden ikişer kişinin dahil olacağı bir mekanizma ile bu konuda alınan yok kat edilen mesafelerin değerlendirmesi üzerine sonuç almak gerekiyor” diye konuştu.
Bakanlar düzeyinde de bir hazırlık yapıldığını hatırlatan Mandal, “En azından Türkiye tarafı olarak. Yedi başlık altında çalışılıyor. Bizim yaptığımız bu çalışmanın, bu oluşturulan çalışmanın ona öncü çalışma olarak direkt girdi sağlayacağını düşünüyoruz.” İfadelerini kullandı.
Prof. Dr. Mandal, “Bilimden ve teknolojiden güç alan Türk devletleri olarak birlikte başaracağız” vurgusu yaptı.
TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanı Hande Alpaslan da 26 Aralıkta Ankara’da “Bölgesel ve Küresel Sorunların Üstesinden Gelmek için Türk Devletleri Arasında Bilim Temelli Çok Taraflı İşbirliği ve Birlikte Geliştirme” başlıklı çalıştayda alınan kararlar ve sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin paylaşımlarda bulundu.
Alpaslan “Bu çalıştayda dört ana öncelikli alan belirlendi. Bunlar İleri Dijital Teknolojiler, İklim Eylemi için Yeşil Enerji Teknolojileri, “Çevre ve Su” ve “Havacılık ve Uzay” olarak geçti. Ve akabinde Stratejik Araştırma İşbirliği Gündeminin oluşturulması gerekliliği ortaya konuldu. Ayrıca, bu tematik alanlarda, ne tür işbirliklerinin yapılabileceğini tanımlayan 3 temel işbirliği mekanizmasına karar verildi. Bunlar, Ar-Ge, yenilik ve teknoloji transferi projelerinin desteklenmesine yönelik çok taraflı fonlama mekanizmalarının oluşturulması, ortak insan kaynağı geliştirme programları ve araştırma altyapılarının ortak kullanımı olarak tanımlandı.” dedi
Çalıştay sonucunda alınan kararlar doğrultusunda bir doküman hazırlandığını kaydeden Alpaslan, “İlk bölüm, Aralık Çalıştayında belirlenen tematik alanların kapsamlarının aktarıldığı bölümdür. Bu bölümde, işbirliği için alt teknoloji alanları için taslak çalışma yapılmıştır. Bu çalışma yapılırken; Türk Dünyası Vizyonu – 2040, Türk Devletleri Teşkilatının “2022-2026 Stratejisi” , Aralık 2023'teki çalıştayda elde edilen sonuçlar ve yapılan sunumlar dikkate alınmıştır. Bunların yanı sıra küresel teknolojik eğilimler de incelenmiştir. Bu kapsamda OECD, Birleşmiş Milletler ve Gıda ve Tarım Örgütü yani FAO gibi alt kuruluşları, Uluslararası Enerji Ajansı, AB Çerçeve Programı çalışma programları, Dünya Ekonomik Forumu Gelecek Konseyleri ve Gartner vb. Uluslararası STK'ların raporları taranmıştır. Raporun ikinci bölümünde ise 2024-2025 dönemi için alt teknoloji alanları bazında ve 3 temel işbirliği mekanizmasına göre taslak eylemlerin bulunduğu tablo yer almaktadır. “ diye konuştu.
Belirlenen tematik alanlarda yapılan çalışmalara ilişkin detaylı açıklamalarda bulunan Alpaslan, “Uygulama safhasında 4 ana temanın her biri için ayrı ayrı çalışma grupları oluşturulmasını öneriyoruz. Bu gruplarda her ülkenin 2’şer yetkili ile temsil edilmesini öngörüyoruz. Bu kişilere ilaveten alt teknoloji alanlarında teknik bilgiye haiz uzmanların da belirlenerek bu çalışmalarda yer verilmesini önemsiyoruz. Çalışma gruplarının bugünkü toplantıdan sonra faaliyetine başlayıp, yılda en az 4 kere bir araya gelinecek şekilde toplanması gerektiğini düşünüyoruz. İlk dönem sekretaryasını TÜBİTAK olarak üstlenmeye hazırız. “ dedi.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın, üye ülkelerin Bilim, Teknoloji, İnovasyon ve Sanayi Bakanları toplantısına yönelik hazırlıklarına atıfta bulunan Alpaslan, “Türk Devletleri Teşkilatı Sekretaryası koordinasyonunda 15 Ocak 2024 tarihinde, TDT Üyesi Ülkelerin ilgili kurumlarının katılımıyla bir teknik heyet toplantısı gerçekleştirilmişti. BU toplantıdan sonra ülkemiz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı girişimiyle slaytta yer alan başlıklarda ad-hoc çalışma grupları kuruldu. Bugün burada tartıştığımız konu üstte sağdan ikinci olarak görünen “Ar-Ge İş birliği, Bilimsel Araştırma ve Burslar Alt Çalışma Grubu” na doğrudan katkı olarak değerlendirilecektir.” İfadelerini kullandı.
Prof. Dr. Mandal ve Sayın Alpaslan’ın açıklamalarının akabinde, ilgili Türk devletlerinin temsilcilerinden oluşan Çalışma Grupları tarafından, TÜBİTAK’ın hazırlamış olduğu stratejik gündem temelinde istişarelerde bulunulması hususunda mutabık kalındı.
Dönem Başkanlığı TÜBA’da
Türk Dünyası Ulusal Bilimler Akademileri Birliği dönem başkanlığı, Tataristan Bilim Akademisi Başkan Yardımcısı Aynur Temirhanov tarafından TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker'e devredildi. Başkan Şeker, Tataristan Bilimler Akademisi’nden TÜBA’ya dönem başkanlığı görev devrinin Türk Dünyasında bilimsel iş birliğini daha ileriye taşımak adına önemli bir adım olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı.
Türk Dünyası’nın geniş coğrafyasında, ortak tarih dolayısıyla var olan güçlü bağların bilimsel iş birliğinin önemini her geçen gün daha da artırdığının altını çizen Prof. Şeker, bilimsel çalışmalar ve araştırmaların, toplumların kalkınmasında ve ilerlemesinde hayati bir role sahip olduğunu ifade etti. Türk dünyası akademilerinin iş birliği içinde olması, bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamak, ortak projeler geliştirmek ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açmak açısından büyük önem taşıyor dedi.
Dönem Başkanlığı için bir yıl, belirlenen hedeflerin tam anlamıyla gerçekleştirilmesi ve kalıcı projelerin hayata geçirilmesi için yeterli bir süre olmadığını dile getiren Şeker bu sürenin üç yıla çıkarılmasının, daha kapsamlı ve uzun vadeli projelerin planlanmasına ve uygulanmasına olanak tanıyacağını söyledi. “Bu değişiklik hem kurumsal hafızanın güçlenmesini sağlayacak hem de başkanlık yapan akademilerin, bilimsel işbirliklerini derinleştirmeleri için daha fazla zaman tanıyacak. Üç yıllık bir dönem başkanlığı süresi, projelerin olgunlaşması ve sürdürülebilir sonuçlar elde edilmesi açısından da oldukça önemlidir. Bu sayede, bilimsel araştırma ve çalışmaların kalitesi artacak, Türk Dünyası’ndaki bilimsel potansiyel daha etkin bir şekilde ortaya konulacak.” dedi.