Arama

+
-
0

6 Şubat 2023'te sadece 11 ilimiz değil tüm Türkiye, ardı ardına yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerle derinden sarsıldı. Depremin hemen ardından başlayan arama kurtarma ve sonrasındaki yardım çalışmalarında devletimiz tüm kurumlarıyla seferber oldu. Bu dönemde TÜBİTAK olarak da bölgede çalışan gönüllülerimizle, acil ihtiyaçlara hızlıca uyarlanan teknolojilerimizle ve afeti analiz edecek araştırma programlarıyla sürece katkı sunarken akademiye yönelik, sanayiye yönelik, bilim insanlarına yönelik, bilim ve toplum desteklerimiz ile Afet Bölgesindeki ihtiyaçlar doğrultusunda yeni destek mekanizmaları tasarladık ve hayata geçirdik. Deprem bölgesine bilim ve toplum destekleri sağladık. Merkez ve Enstitülerimizde depreme ilişkin araştırmalar yürüttük. Depremle ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. 

Depremin hemen ardından neler yaptık? 

Hem araştırmacıların 24 saat içinde deprem bölgesine intikal ederek araştırma yapmalarını sağladık, hem de bölgedeki ihtiyaçlara yönelik yeni destek programları oluşturduk. 

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı

Depremden hemen sonra proaktif bir yaklaşımla “TÜBİTAK Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı’’ devreye alındı. Program kapsamında gelen başvurular 24 saat içinde değerlendirilerek karara bağlanıp destek süreci başlatıldı. Deprem felaketinin ardından benzer felaketlere hazırlıklı olunmasını sağlamak amaçları doğrultusunda bilimsel verilerin toplanması, sismik, jeolojik, jeodezik, tektonik, geoteknik, yapı sağlığı ve hasar, ulaştırma yapıları, deniz seviyesi değişimi, zemin yapısı ve sıvılaşma, yüzey kırığı, heyelan, radon gazı çıkışı, tarım, çevre, tarihi ve kültürel yapılar, sağlık hizmetleri, psikoloji, sosyal bilimler, gıda güvenliği, afet yönetimi vb. konularını içeren 61 farklı kurumdan 124 projeyi desteklemeye başladık. Türkiye’nin dört bir yanından 577 bilim insanı, jeofizikten lojistiğe kadar farklı alanlarda saha verisi topladı.

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle “Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesi yürütülüyor. Proje kapsamında, jeodezik çalışmalar için TÜBİTAK MAM’a ait üç GNSS sistemi kullanılarak ölçümler gerçekleştirildi.

BİÇABA 

Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle doktora sonrası araştırmacıların, TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı (BİÇABA) çağrıya açtık. Çağrı kapsamında 1.317 lisans öğrencisi, 648 yüksek lisans öğrencisi, 419 doktora öğrencisi ve 99 doktora sonrası araştırmacı desteklenmeye hak kazandı. Lisans öğrencilerini 6 ay süre ile, Yüksek lisans öğrencilerini 12 ay süre ile, Doktora Öğrencilerini 24 ay süre ile ve Doktora Sonrası Araştırmacıları 12 ay süre ile destek sağlandı.

BİNBİRÇABA

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinden etkilenen araştırmacılarımızın Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek üzere ve deprem felaketinin ilgili bölgedeki araştırma ekosistemine etkisinin en aza indirilmesi amacıyla 1 Mart 2023 tarihinde “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında, “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı - BİNBİRÇABA”yı açtık. Söz konusu çağrı ile araştırmacılar ve öğrencilerin araştırma faaliyetlerinden uzak kalmayarak bölgedeki ihtiyaçlara odaklanması, bu illerdeki bilgi birikiminin korunmasına katkıda bulunulması ile deprem bölgesindeki üniversitelerin ve üniversitede görev yapan araştırmacıların desteklenmesi ayrıca bölge ve bulundukları illere verecekleri katkıların arttırılması hedeflendi. “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı BİNBİRÇABA” ile 396 projeye 634,98 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek sağladık.

DEPREM ARAŞTIRMALARI ÖZEL ÇAĞRISI

1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında deprem araştırmaları özelinde 15 Şubat 2021 tarihinde “Deprem Araştırmaları” çağrısı açıldı. Yenilikçi inşaat modelleri ve ileri malzemeler, çok yönlü yer bilim araştırmaları; senaryo, öngörü ve analiz çalışmaları; arama-kurtarma faaliyetlerine yönelik robotik sistemler ve depremin sosyo-ekonomik ve toplumsal yaygın etkileri gibi konularda 347 proje önerildi ve 81 proje için destek kararı verildi.

TEKNOÇABA

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin etkilediği KOBİ ölçeğindeki kuruluşlarımızın proje esaslı araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın yürüttüğü (TEYDEB)1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında “2023-DEPREM BÖLGESİ Özel Çağrısı-TEKNOÇABA”yı açtık.

Çağrı kapsamında toplam 156 proje başvurusu alındı. Değerlendirmesi tamamlanan projelerden 95'inin 330 Milyon TL ile desteklenmesine karar verilerek, bunlardan 89 projeye 138,5 Milyon TL kaynak aktarıldı.

TÜBİTAK bilim insanı burs ve destek programları kapsamında aşağıdaki özel çağrılar açılarak 113 destek kararı verildi:

  • Yaşadığımız deprem felaketi üzerinde çalışmalarına devam eden araştırmacılarımızın, uluslararası boyutta araştırmacılarla iş birlikleri sağlaması amacıyla 2221 Konuk Veya Akademik İzinli (Sabbatical) Bilim İnsanı Destekleme Programı Deprem Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yurt dışında düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-A Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yurt içinde düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı

  • Depremle ilgili konularda yüz yüze ya da çevrimiçi bilimsel eğitim etkinliği düzenlemek isteyen bilim insanlarını desteklemek amacıyla 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı - Deprem Özel Çağrısı

Bilim Her Yerde

Ülkemizde yaşanan depremlerden doğrudan etkilenen 11 ilimize ve Sivas İli Gürün ilçesine özel olarak 4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısını hazırladık.

Çağrı kapsamında okul öncesinden liseye tüm öğrencilere yönelik atölye etkinlikleri gerçekleştirmeyi hedefleyen projeler desteklenerek deprem bölgesinde yaşayan çocuklarımızın ve gençlerimizin gündelik yaşama uyum süreçlerine bilimsel aktivitelerle katkı sağlanmaya çalışıldı.

4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısına 106 proje başvurusu yapıldı, 52 proje için destek kararı verildi.

Program kapsamında, 52 projenin düzenlediği etkinliklere 50 binden fazla kişi katıldı. Bu projelere 5,48 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek verdik.

Destek üst limitinin 75.000 TL olarak belirtildiği çağrıda ortalama proje bütçesi 64.000 TL olarak gerçekleşti, yaklaşık 3.300.000 TL destek bütçesi proje yürütücülerine aktarıldı.

TÜBİTAK, Arama Kurtarma Çalışmalarında Aktif Rol Aldı!

Çoğunluğu deneyimli gönüllülerden oluşan 156 kişilik ekip mümkün olabildiğince çok hayata dokunabilme motivasyonu ile yola çıktılar. Afet Koordinasyon Grubu, personelin bölgeye aktarılmasında hava muhalefeti, kara yolunda oluşan ulaşım aksaklıkları gibi sorunlara alternatif ve hızlı çözümler üreterek bölgeye sağ salim ulaşmalarını sağladı. Hem Gebze’den hem de Ankara’dan gönüllü olarak bölgeye giden 156 kişilik TÜBİTAK personelimiz AFAD koordinesinde arama kurtarma çalışmalarına başladı.

TÜBİTAK olarak deprem bölgesinden ülkenin farklı yerlerine nakledilen vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık, onlara yardım desteği sağladık. Çubuk’taki KYK yurdunda kalan depremzede öğrencilerimizin sınavlara hazırlanması için de 20 bilgisayardan oluşan TÜBİTAK Bilişim Laboratuvarı kurduk.

Bölgede istasyonlar kurduk, artçı depremleri mercek altına aldık

Artçı depremler izlendi

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yürütülmekte olan Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR-II) Projesi kapsamında 6 Şubat depremlerinin hemen ardından TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu 2 ekip olarak deprem bölgesine gidilerek 8 adet artçı deprem gözlem istasyonu kurdu.

2020 yılında bölgenin deprem tehlikesine yönelik olarak başlatılan “Gaziantep ili Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi” kapsamında işletilmekte olan 7 adet sismoloji gözlem istasyonları ile birlikte toplam 15 yakın alan deprem gözlem istasyonunda artçı depremler 7/24 izlendi. Gaziantep ilini tehdit eden fay segmentleri için sismik tehlike haritaları oluşturuldu. Senaryo depremler için hasar dağılımı elde edildi. İl genelini temsil eden yapı envanteri derlenmiş ve yerel zemin koşullarını tanımlayan zemin sınıfı (Vs30) ve temel titreşim frekansı haritaları oluşturuldu.

208 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı

TÜBİTAK MAM, University of Missouri ve Georgia Tech iş birliği ile hayata geçirdiğimiz NSF (National Science Foundation) RAPID proje çalışmalarına Mayıs ayında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay illerini kapsayacak şekilde 136 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı. Temmuz ayında özel bir çalışma için deprem bölgesindeki fay çizgiselliğini dik kesecek biçimde 72 adet ek istasyon daha kurularak gözlemler sürdürüldü. Saha çalışmaları Eylül 2023’de tamamlandı. Proje kapsamında bölgede kurulan son teknoloji ölçüm sistemleri ile toplanan veriler deprem parametrelerinin yüksek hassasiyetle belirlenmesini ve yakın alan fay sistemlerindeki sismik etkinliğin detaylı şekilde ortaya konmasını sağlayacak.

TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu deprem bölgesinde meydana gelen deformasyon ve yapısal hasarların araştırılmasına yönelik olarak Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) ölçüm sistemini geliştirdi. 48 kanallı ve farklı frekans bantlarında veri toplayabilen bu sistem Hatay ve Diyarbakır illerinde kullanıldı, elde edilen sonuçlar ilgili kurum ve kuruluşlara raporlandı.

TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile "Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesinde jeodezik çalışmalara yönelik olarak TÜBİTAK MAM’a ait 3 adet GNSS sistemi ile ölçümler sürdürülüyor.

Teknolojilerimizi ihtiyaca yönelik güncelleyerek kullanıma sunduk

Yapay Zeka Temelli Eşleştirme Programı (DERİNGÖRÜ)

Bugüne kadar ülkemizin stratejik tesislerini koruyan DerinGörü Yüz Tanıma Sistemi, hızlı ve özverili bir çalışma ile depremzedeler için özelleştirildi. TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği DerinGörü yüz tanıma ve eşleştirme yazılımı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandı.

Enkazdan çıkan ancak aileleri bulunamayan çocuklarımızın bulunması için bu sistemimizi en hızlı şekilde devreye alındı. DerinGörü sistemimiz sayesinde şimdiye kadar 300’den fazla çocukta eşleşme sağlandı. Ayrıca DerinGörü sisteminin resmi olarak enabız’a entegrasyonu süreci gerçekleşti.

Yapay Zeka Temelli Sahte Hesap Analizi (SMAnaliz)

Sosyal medya üzerinden dezenformasyon ve sahte hesaplarla dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için Twitter analizi uygulamasını hizmete sunduk. Bu uygulama ile bölgede yardım faaliyetleri yürüten AFAD, AKUT, Kızılay gibi kuruluşların adını kullanarak bağış toplayan şüpheli hesap ve tweetleri yapay zeka ile tespit edip BTK’ya raporlayarak, sosyal medyada dezenformasyonla mücadelede etkin bir güç olarak bu süreçte önemli bir başka ihtiyaca cevap veriyoruz. Twitter’da 2 milyondan fazla tweet analiz edilerek “retweet “ etkileşimleri kaldırılarak 400’e yakın şüpheli tweet tespit edildi. Ayrıca sisteme, valilik onaylı olmayan banka hesapları tespit etmenin yanı sıra; valilik onaylı olmayan kripto cüzdan adreslerini de tespit etme özelliği eklendi.

Geleceğe yönelik ihtiyaca yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz

Deprem, yangın, su baskını gibi afet olaylarının öncesi ve sonrasında afetzedeye ve arama kurtarma ekiplerine yardımcı olmak maksadıyla geliştirilebilecek teknolojilerde çalışmalar yapmak amacıyla TÜBİTAK BİLGEM çatısı altında Afet Yönetimi Programı oluşturuldu. 1 Mayıs 2023 tarihinde TÜBİTAK BİLGEM’de resmi olarak başlatılan programda Ar-Ge projeleri çalışmaları devam ediyor.

Afet yönetimi programı kapsamında aşağıdaki projeler yürütülüyor:

•Enkaz Altı Canlı Tespit Doppler Radarı (CANDORA): Enkaz altında canlı kazazede olup olmadığını ve konumlarını tespit edebilmek amacıyla kullanılabilecek taşınabilir Doppler Radar Sistem Prototipi geliştirilmesi hedefleniyor. Sistem, enkaz altındaki canlının el/kol hareketleri ve nefes alış veriş hareketleri gibi hareketlere duyarlı olacak.

•Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi (ATEAS): Enkaz altında kalan kişilere ait akıllı telefonlarla afetzedelerin enkaz altındaki tespitini, durumlarını ve konumlarını belirlemek hedefleniyor.

•Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi (AkuSTECTS): Akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarılması hedefleniyor. 

Deprem sırasında elde edilen verilere ilişkin kamuoyunu bilgilendirme toplantıları organize ettik 

Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı

2021 yılında “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı altında açılmış olan “Deprem Araştırmaları Çağrısı” kapsamında ve 6 Şubat depremlerinin ardından 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında desteklenen projelerdeki gelinen aşamanın değerlendirilmesi, geleceğe yönelik çalışmaların planlanması ve projeler arasındaki etkileşimin artırılması amacıyla desteklenen projeler ile elde edilen bulguların, ulaşılan hedeflerin ve öngörülen katkıların paylaşılacağı bir etkinlik düzenlendi. 30 Mart 2023 günü gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, TÜBİTAK Başkanımız ve AFAD Başkanı yaptı. TÜBİTAK YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan etkinliğimiz öğleden önce 9, öğleden sonra ise 8 paralel oturum olmak üzere toplam 17 oturumda gerçekleşti. Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı Proje Özetleri Kitapçığına aşağıdaki linkten ulaşılabilir: https://tubitak.gov.tr/sites/default/files/26720/deprem_arastirmalari_sanal_konferansi_proje_ozetleri.pdf

TÜBİTAK Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergide depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan özel bir sayı hazırladı

6 Şubat depremlerinin ardından, çok sayıda bilim insanı etkilenen bölgede saha araştırmaları gerçekleştirdi. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından yayımlanan Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergimizde Aralık 2023’te “February 2023, Southern Türkiye Earthquake Sequence” adlı bir özel sayı yayımlanması kararı alındı. Yukarıda sözü edilen depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan bu özel sayıda, sismik olaylar yerbilimsel bir perspektiften incelendi ve çeşitli yönleriyle ele alınan altı makale kabul edildi. https://journals.tubitak.gov.tr/earth/ sayfasında yayımlandı.

Deprem felaketinden etkilenen illerde yayımlanan; TR Dizin başvurusu bulunan veya dizinlenen dergilerin yayımlanması veya TR Dizin süreçlerinin yerine getirilmesinde yaşanacak gecikmeler değerlendirmelerde ve TR Dizin süreçlerinde dikkate alınmadı.

DergiPark tarafından dergilere teknik altyapı, barındırma ve teknik destek hizmeti sunuldu. Deprem bölgesi yayımcılarına bu konularda öncelik verilerek ve işleri kolaylaştırıldı.

TÜBİTAK 1007- Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi

TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve TÜBİTAK MAM yönetiminde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi’nde, AFAD ve MTA ihtiyaç makamı kurumlar, Türkiye Belediyeler Birliği ise proje sonuçlarının yerel yönetimlerce uygulanmasını teşvik edecek kuruluş olarak yer alıyor. Proje 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe alındı. 30 Ekim 2023 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” tanıtımı ve imza töreni gerçekleşti.

14'ü proje yürütücüsü kuruluş olmak üzere 26 üniversite ile AFAD ve MTA’dan 100’ü aşkın araştırmacı ve 90 bursiyer yer alıyor. Bilim insanlarımız diri fayların geometrilerini, ilgili fay segmentlerinde depremlerin tekrarlanma periyotlarını, son yüzey kırılması tarihlerini, kayma hızlarını ve her bir depremdeki ortalama kayma miktarına ilişkin bilgileri en güncel yöntemler ve öz kaynaklarımızla sürdürülebilirliğini sağladığımız uluslararası standartlardaki TÜBİTAK MAM AMS Laboratuvarı’nda yapılacak analizler ile belirleyecek. 128 fay segmentinde olası depremlerin büyüklük ve zamanlarının kestirimine yönelik araştırma yürütüyoruz, yapılacak çalışmalar ile diri fayların bulundukları bölgelerde, yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak. Kurumların veri tabanlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak bu çalışma AFAD tarafından oluşturulan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın güncellenmesinde kullanılacak önemli bir veri kaynağı olacak.

TÜBİTAK ve AFAD'dan Ortak Deprem Araştırma Çağrısı

TÜBİTAK ve AFAD iş birliğiyle, eş finansman modeliyle yürütülen “1001-UDAP Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı” 6 Şubat 2024 tarihinde açıldı. İş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen çağrıya toplam 233 proje başvurdu ve yapılan değerlendirmeler sonucunda 51 projenin desteklenmesine karar verildi.

TÜBİTAK ve DHMİ’den Havalimanları İçin Deprem Dayanıklılığı Çalışmaları

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, havayolu ulaşımının afet yönetimi ve acil durum müdahalelerindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) iş birliğiyle, deprem bölgesinde yürütülen başarılı çalışmaların ardından, iki kurum arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Kasım 2023’te başlatılan proje kapsamında, havalimanlarının işletme sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla deprem tehlikesi ve zemin parametreleri detaylı şekilde inceleniyor. Çok disiplinli “Sismik Tehlike Değerlendirme” ve “Zemin Deformasyonu Araştırılması” çalışmalarını içeren proje, ilk etapta iki pilot sahada uygulanıyor. Havalimanlarına özel çözümler geliştirilmesini hedefleyen proje, ilerleyen süreçte diğer havalimanlarına da yaygınlaştırılarak kapsamlı bir program hâline getirilecek.

TÜBİTAK olarak depreme yönelik çalışmalarımızı çok yönlü olarak titizlikle sürdürüyoruz. 

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ölçeğindeki kuruluşların Ar-Ge nitelikli yenilik faaliyetleri yapmaya özendirilmesi ve Ar-Ge kapasitelerinin geliştirilmesi ile gereksinim duyulan teknoloji alanlarında yerlileşmenin artmasını hedefleyen 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı 2024-1 Çağrısının sonuçları açıklanmıştır.

1501 Programı 2024-1 çağrısına 803 proje başvurusu yapılmıştır. 344 projenin desteklenmesine karar verilmiştir. Desteklenmesine karar verilen projeler,  ret kararı verilen projeler ve değerlendirme süreci devam eden proje listesine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Projeleri desteklenen kuruluşlarımızı tebrik eder, ret kararı verilen kuruluşlarımıza ise başvurularını revize ederek, 1501 2024-2 çağrısına 30 Eylül 2024 Saat:23:59’a kadar başvuruda bulunabileceklerini hatırlatmak isteriz. 

Projelerin değerlendirme süreçlerinde görev alan Kurul üyelerimize ve hakemlerimize değerli katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Firmalar proje önerileri ile ilgili son durumu eteydeb.tubitak.gov.tr adresi üzerinde proje bilgileri sayfasından erişim sağlayabilirler.

Kabul edilen projeler için destek kapsamı, sözleşme ve ekleri ile reddedilen projeler için gerekçeli ret kararı kuruluşların KEP adreslerine gönderilecektir. Kuruluşlara basılı olarak proje sözleşmesi gönderilmeyecek olup, kuruluşlar destek karar yazısı ekindeki proje sözleşmesinden 1 adet çıktı alarak imzalayıp posta/kargo ile TÜBİTAK’a gönderecektir. 

İlk çağrıları 2023 Aralık ayında açılmış olan koordinatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yürüttüğü Dünya Bankası Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında 1833-SAYEM Yeşil Dönüşüm 2026-1 kodlu çağrı takvimi belli olmuştur. Program için uygunluk kontrolü başvuruları TEYDEB Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi (PRODİS) üzerinden 23 Şubat 2026-23 Mart 2026 tarih aralığında alınacaktır.

1833-SAYEM Yeşil Dönüşüm 2026-1. Çağrısı’nda önemli güncellemeler yapılmıştır; 

  1. Başvuru yönteminde güncelleme: Başvuru sürecinin verimliliğini artırmak ve başvuru sahiplerine daha etkin rehberlik sunmak amacıyla, asıl proje başvurusu öncesinde “Uygunluk Kontrolü” aşaması uygulanacaktır. Bu aşama; başvuruların çağrı kapsamı ve temel koşullar açısından ön değerlendirilmesini, platformların programa doğru yönlendirilmesini ve ana başvuru hazırlık sürecinde zaman kaybının azaltılmasını hedefler. Platformlar tarafından, çağrıya başvuru yapılmadan önce PRODİS üzerinden uygunluk kontrolü için form doldurulacaktır. Uygunluk kontrolü formu TÜBİTAK tarafından değerlendirilecektir. Değerlendirme sonunda kabul veya ret kararı verilmeyecek olup sadece öneri sunulacaktır.  Platformların başvurularını bu öneriler doğrultusunda yapmaları beklenecektir.

  2. Başvuru şartlarında güncelleme: Platform; yürütücü kuruluş dışında en az 3 ortaktan oluşmalı ve yürütücü kuruluş dâhil toplam ortak sayısı en fazla 10 olmalıdır. Önceki uygulamada ortaklar arasında Kurum, Ar-Ge/Tasarım Merkezi belgesine sahip sermaye şirketi ve KOBİ ölçeğindeki sermaye şirketi niteliğine sahip en az birer ortağın bulunmasına ilişkin zorunluluk aranmaktayken yapılan güncellemeyle bu nitelik temelli zorunlu ortaklık şartı kaldırılmıştır. Yürütücü kuruluş başvuru şartında değişiklik olmamıştır. Platform, bir yürütücü kuruluşa ek olarak nitelik şartı aranmadan en az 3 ortak kurum/kuruluştan oluşabilecektir.

  3. Projenin başarı durumuna göre farklı geri ödeme oranlarındaki güncelleme:  Programın başarılı olması durumunda uygulanan hibeye dönüşme oranındaki %20 artış uygulaması kaldırılmıştır. Projeyi tamamlayan tüm platformlara aynı geri ödeme oranları uygulanacaktır.

  4. 1832 ve 1833 Çağrılarında uygulanan destek kotası güncellemesi: Mevcut durumda Dünya Bankası desteğiyle açılan 1832 ve 1833 Çağrıları kapsamında en fazla 2 destek alabilme kotası kaldırılmıştır. Bunun yerine, kuruluş bazlı bütçe üst limiti takip edilecektir. Kuruluşlar bütçe durumlarına göre ikiden fazla destek alabileceklerdir.

  5. Çağrı kapsamı güncellemesi: Platformların sunacağı başvurunun çağrı duyurusunda belirtilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki Ar-Ge ve Yenilik Konuları üst başlıkları ile uyumlu olması yeterli olacaktır. 2026 yılı öncesinde açılan 1833 kodlu SAYEM çağrılarında bulunan alt başlıklar ile birebir uyumlu olması zorunluluğu kaldırılarak kapsam genişletilmiştir.

  6. Kurumların bütçe güncellemesi: Kurumlar önceki çağrılarda 11 milyona kadar bütçe sunabiliyorken yeni çağrıda bir platformdaki tüm kuruluşların toplam bütçesinin %25’i kadar bütçe sunabileceklerdir.

  7. Banka Referans Mektubu güncellemesi: Başvuru sırasında kuruluşlardan alınan banka referans mektubu, sunulacak bütçenin en az %50’si olacak şekilde istenirken yeni uygulamada sunulacak bütçenin tamamı kadar talep edilmektedir. 

Çağrı Takvimi:

Uygunluk Kontrolü Başvurusu*: 23 Şubat – 23 Mart 2026

Başvuruların değerlendirilmesi ve sonuçların açıklanması: 24 Mart- 7 Nisan 2026

1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm 2026-1. Çağrısı başvurularının açılması: 8 Nisan- 15 Haziran 2026

Değerlendirme ve sonuçların açıklanması: 16 Haziran- 30 Ekim 2026

*PRODİS üzerinden indirilecek Uygunluk Kontrolü Başvuru Formu, Times New Roman 12 punto, 1,5 satır aralığı ile toplam 25 sayfayı geçmemelidir. Başvuru formunun “Ekler” bölümüne platform yapısında önemli rol oynayacak 5 kişinin özgeçmişi eklenmelidir. 

İletişim: sayem.basvuru@tubitak.gov.tr 

Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası - green growth

Ticaret Bakanlığı koordinasyonundaki Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı kapsamında, ülkemizin yeşil kalkınma hedeflerine ilişkin sanayi kuruluşlarımızın teknolojik ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla Mart 2022’de; 13 Kamu Kurumu ve 27 özel sektör şemsiye temsilcilerinin katılımıyla “Teknolojik Dönüşüm/Gelişim İhtisas Çalışma Grubu” kurulmuştur.  Grup çalışmaları kapsamında ekonomimiz için kritik olan, lokomotif sektörlere üretim zincirlerinin ilk aşamalarında temel girdiler sağlayan ve karbon emisyonu açısından ön plana çıkan Demir-Çelik, Alüminyum, Çimento, Kimyasallar, Plastik ve Gübre sektörlerinde “Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası” hazırlanmıştır. 

Bu sektörlerdeki teknolojik ihtiyaçlar; hammaddeden üretim proseslerine, enerji girdilerinden atık yönetimine ve kullanım sonrası geri kazanım aşamalarına kadar ürün yaşam döngüsü yaklaşımıyla belirlenmiştir.  Sanayi kuruluşlarımızın teknolojik ihtiyaçlarını belirleme çalışması, sektörü temsil kabiliyeti olan şemsiye STK’lar tarafından yönetilmiştir. 371 özel sektör temsilcisiyle kurulan Sektörel Odak Gruplarda; Demir Çelik Sektörü Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), Alüminyum Sektörü Girişimci Alüminyum Sanayicileri ve İşadamları Derneği (GALSİAD), Kimya Sektörü Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD), Plastik Sektörü Türkiye Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), Çimento Sektörü Sektörel Odak Grubu Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÜRKÇİMENTO) ve Gübre Sektörü Gübre İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Birliği (GÜİD) tarafından biraraya getirilmiştir.

Sanayi kuruluşlarımız tarafından belirlenen teknolojik ihtiyaçlar; İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu çıktıları, her sektördeki “Mevcut En İyi Teknikler – Best Available Techniques (BAT)” referans dokümanlarından girdiler ve küresel teknolojik eğilimlerle zenginleştirilmiştir. Alanında yetkin yaklaşık 100 akademisyen ve araştırmacıyla  ve sektör temsilcileriylebirlikte 3 ay süren 60’ın üzerinde toplantıyla, özel sektörün yeşil dönüşümü için belirlenen ihtiyaçlara teknolojik çözümler oluşturulmuştur. 

 

Öncelikli ve Kilit Teknolojilerde BTYPK Bünyesinde Hazırlanan Teknoloji Yol Haritaları

2020-2021 yıllarında tüm paydaşların katılımıyla; sanayiden, akademiden ve STK’lardan toplamda 557 uzmanın katıldığı odak grup çalışmalarıyla teknolojik ilerlemeye ilişkin planlanması gereken Ar-Ge ve yenilik çalışmaları, ülkemizde üretilmesi kritik olan ürünler ve öncelikli sektörel uygulamalar belirlenmiştir.

Belirlenen teknolojik hedefler, kritik ürünler ve öncelikli sektörel uygulamalar

Belirlenen teknolojik hedefler, kritik ürünler ve öncelikli sektörel uygulamalar

çeşitli konulardaki ulusal stratejilerde de değerlendirilmektedir. Tüm teknoloji yol haritalarının çıktılarıyla 218 Ar-Ge ve yenilik konusu oluşturulmuştur ve TÜBİTAK 2022-2023 Öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları’nda yer almaktadır.  

Hazırlanan teknoloji yol haritalarının, Ar-Ge ve yenilik desteklerinde önceliklendirilmesinin yanı sıra, ilgili alanda çalışmalarını sürdüren üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel sektör, girişimciler, yatırımcılar ve araştırmacılara yön göstermesi hedeflenmiştir.

Teknoloji yol haritalarında ilgili alanın ele alındığı kapsam, metodoloji, dünyada ve Türkiye’de alanın mevcut durumu, ekosistemden alınan hedef önerileri, yapılabilirlik ve etkiye dair Delfi Analizleri, öncelikli olarak seçilen konular ile bu konuların yenilikçi özellikleri ve teknik metrikleri, dünyada ve Türkiye’deki teknolojik hazırlık seviyeleri, Ar-Ge ve yenilik çalışmalarında biraraya gelmesi beklenen disiplinler, tahmini bütçe ve zaman planı, işbirliği modellerine ilişkin detaylar yer almaktadır.  Bunların yanı sıra, öncelikli konuların hayata geçirilmesi için destekleyici unsurlar, ülkemizdeki yapılabilirliğin ve etki potansiyelinin artırılmasına ilişkin kritik öneriler de bulunmaktadır.

Eureka’nın önemli destek araçlarından biri olan Eureka Network Projeleri kapsamında, Türkiye ve Singapur’un işbirliği ile tüm sektörleri kapsayan çağrı, 31 Mart 2024 tarihi itibari ile açılmıştır. Uluslararası başvurular 30 Eylül 2024 tarihine kadar sürecektir.

Çağrının Amacı

Tüm teknoloji ve pazar alanlarında yenilikçi ürün, süreç veya hizmet geliştirilmesine odaklanan, güçlü pazar potansiyeline sahip ve aynı zamanda pazar için çözümler üretmeyi hedefleyen inovatif ve sivil amaçlı projelere destek sağlamayı amaçlamaktadır.

Proje konsorsiyumunda iki ülkede faaliyet gösteren bağımsız en az birer kuruluşun yer alması gerekmektedir.

Ülkemizden sermaye şirketi statüsündeki bir firma ilgili ülkelerden en az bir ortak ile birlikte doğrudan proje başvurusunda bulunabilir. Üniversite ve araştırma merkezleri doğrudan başvuru yapamamakta, projelerde alt yüklenici olarak yer alabilmektedir. Proje fikirleri için süre üst sınırı ve konu kısıtlaması bulunmamaktadır.

 

Çağrı Başvuru Süreci

Başvurular uluslararası ve ulusal olmak üzere iki aşamalı olarak yürütülecektir.

  1. Aşama/Uluslararası Başvuru: Tüm ortaklar, çağrı web sayfasında bulunan Eureka proje başvuru formunu çevrimiçi olarak doldurmalıdır (https://eureka.smartsimple.ie). Her başvuru, bu başvuruda yer alan ülkelerin ulusal Eureka ofisleri tarafından değerlendirilecektir. Değerlendirme 31 Ekim 2024 tarihinde tamamlanacak olup, uygun bulunan projeler ulusal başvuru yapmaya hak kazanacaktır.
  2. Aşama/Ulusal Başvuru: Türk katılımcıların uluslararası başvuru formuyla birlikte TEYDEB’in 1509-TÜBİTAK Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programına başvuru yapmaları gerekmektedir (https://eteydeb.tubitak.gov.tr/prodis.htm). Çağrı takvimine uygunluk açısından 1509 Programına gerçekleştirilecek ulusal başvurunun 28 Kasım 2024 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir.

1509 Programı kapsamındaki projelerde bütçe üst sınırı bulunmamaktadır. KOBİ’ler için proje bütçesinin %75’ine, büyük işletmeler için ise %60’ına kadar hibe imkânı tanınmaktadır.

1509 Programı ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Çağrı ile ilgili detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.

İletişim

Uluslararası süreçlere ilişkin:

eureka@tubitak.gov.tr

Ulusal süreçlere ilişkin:

1509@tubitak.gov.tr