Arama

+
-
0
SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği

Bileşen 3: SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği 

 

Özel sektör, üniversite ve kamu iş birliğiyle yenilik platformları oluşturularak, ülkemizin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirilmesi için bir teknoloji ekosistemi olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları (SAYEM) desteklenecektir.

Türkiye'de sanayinin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşümüne katkıda bulunan Ar-Ge, prototip geliştirme, standart geliştirme ile yeni ürün veya süreç geliştirme faaliyetlerine odaklanılacaktır.

Özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu iş birliğiyle ihtisaslaşmış Ar-Ge ve Yenilik Platformlarının kurulması, bu platformlar aracılığıyla Ürünleştirme Yol Haritalarının oluşturulması ve bu çerçevede yeşil dönüşüme yönelik ürün veya ürün gruplarına yönelik Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini içeren Ürünleştirme Programları desteklenecektir.

Hedeflenen ürün veya ürün grubunun THS 5 ve üzeri teknolojiler kullanılarak son kullanıcılar ile işbirliği içerisinde THS 9’a ulaştırılması ve başarılı bir şekilde ticarileştirilmesi beklenmektedir.

Platformların, Ar-Ge projesi yönetimi tecrübesine sahip büyük veya orta ölçekli bir yürütücü kuruluş tarafından yönetilmesi beklenmektedir. Ek olarak, platformda aşağıdaki kurum/kuruluş tiplerinden en az birer ortak bulunması gerekmektedir.

  • Ar-Ge veya Tasarım Merkezi Belgesine sahip Türkiye’de yerleşik sermaye şirketi

  • KOBİ

  • Araştırma kurumu (üniversiteler, kamu araştırma merkez ve enstitüleri, 6550 sayılı kanun kapsamında yeterlik almış araştırma altyapıları)

İlgili destek kapsamında destek süresi en fazla 36 ay; destek bütçesi platform başına en fazla 300.000.000 TL olarak uygulanacaktır.

Platform kapsamında proje bütçesi üst limiti KOBİ’ler için 15 Milyon TL, büyük ölçekli firmalar için 60 Milyon TL ve araştırma kurumları için 10 Milyon TL’dir.

Platform bünyesinde yer alan sermaye şirketlerine faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacaktır. Destek oranı sırasıyla büyük şirketler için %70, KOBİ’ler için %80, deprem bölgesindeki KOBI’ler için ise %90’dır.

Bahse konu finansmanın, büyük şirketler için %50’si; KOBİ’ler için %40’ı geri ödenmek üzere firmalardan talep edilecektir. Bu oranlar proje sonunda çağrıda belirtilen başarı kriterlerinin karşılanması durumunda büyük şirketler için %30’a; KOBİ’ler için %20’ye düşecektir. Kullanılacak desteğin geri ödemesi proje bittikten 1 yıl sonra başlayacaktır.

Ayrıca destek kapsamında araştırma kurumlarına %100 hibe destek sağlanacaktır.

İlgili bileşen kapsamında, TÜBİTAK 1833 - SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı açılmıştır.

Çağrıya yönelik detaylı bilgi için tıklayınız.

 


Odak Ar-Ge ve Yenilik Konuları

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki Ar-Ge ve Yenilik desteklerinde "Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası” ve İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu kapsamında belirlenen konu başlıklarına odaklanan projeler desteklenecektir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde TÜBİTAK tarafından, ilgili tüm kamu, özel sektör ve akademiden paydaşlarla birlikte 2023 yılında “Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası” hazırlanmıştır. Yol Haritası kapsamında karbon emisyonu açısından ön plana çıkan ve pek çok sektör için kritik girdileri sağlayan demir-çelik, alüminyum, çimento, kimyasallar, plastik ve gübre olmak üzere 6 sektör kapsanmıştır.

Bu sektörlerdeki konulara ek olarak, daha geniş bir bakış açısıyla İklim Şurası Bilim ve Teknoloji Komisyonu çalışmaları kapsamında “Temiz ve Döngüsel Ekonomi”, “Temiz Erişilebilir ve Güvenli Enerji Arzı”, “Yeşil ve Sürdürülebilir Tarım”, “Sürdürülebilir Akıllı Ulaşım” alanlarında belirlenen geniş kapsamlı konulardaki projeler de desteklenecektir.

 

Desteklenecek tüm Ar-Ge ve yenilik konularına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz:

Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası kapsamındaki konuların detaylı açıklamalarını içeren sektör raporlarına ve yol haritasıyla ilgili genel bilgilere aşağıdaki Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası web sayfası bağlantısından erişebilirsiniz:

Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası Web Sitesi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Bağımsız Denetim Raporu
Document

TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, 4-7 Ekim 2025 tarihleri arasında Japonya’nın Kyoto kentinde düzenlenen Toplumda Bilim ve Teknoloji Forumu (Science and Technology in Society – STS Forum) kapsamında gerçekleştirilen üst düzey toplantılara katıldı.

Bilim ve teknolojinin geleceğini şekillendiren liderleri bir araya getiren Forum, bu yıl yapay zekânın toplumsal etkileri, sürdürülebilirlik ve bilim diplomasisinin güçlendirilmesi temalarına odaklandı.

Küresel Araştırma Enstitüleri Liderleri Zirvesi

TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, forumun ilk gününde düzenlenen Küresel Araştırma Enstitüleri Liderleri Zirvesi (Global Summit of Research Institute Leaders – RIL) toplantısına katıldı. Bu yıl “Bilime Olan Güveni Güçlendirmek İçin Birlikte Çalışmak” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, 27 ülkeden araştırma kurumlarının temsilcileri araştırma güvenliği, araştırma etiği, tekrarlanabilirlik ve açık bilimin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu.

Toplantıda söz alan Prof. Dr. Orhan Aydın, bilime duyulan güvenin günümüzde bilimin kendisi kadar önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Aydın konuşmasında şunları söyledi:

“Bilim, insanları ülkelerin, dillerin ve kültürlerin ötesinde bir araya getiren evrensel bir değerdir. Ancak bu değerin kalıcılığı, bilimin açık, güvenilir ve toplumla etkileşim içinde yürütülmesine bağlıdır.

TÜBİTAK olarak, araştırma ekosisteminde bilime duyulan güveni güçlendirmek için çalışıyoruz. Bilimsel dürüstlük, etik ilkeler ve veri paylaşımı kurum kültürümüzün temelini oluşturuyor. Geliştirdiğimiz açık bilim altyapıları, araştırma verilerinin ve sonuçlarının erişilebilir, doğrulanabilir ve şeffaf biçimde paylaşılmasına imkân tanıyor.

Yapay zekâ gibi hızla gelişen alanlarda da şeffaflık, etik değerlere bağlılık ve toplumsal fayda ilkeleriyle hareket ediyoruz.”

Başkan Aydın ayrıca şu değerlendirmede bulundu:

“Bilime duyulan güveni güçlendirmek, aynı zamanda toplumu dinlemeyi ve bilimsel önceliklerimizi toplumun gerçek ihtiyaç ve değerleriyle uyumlu hâle getirmeyi gerektirir. Halk sağlığından temiz enerjiye, sosyal dayanıklılıktan günlük yaşam beklentilerine kadar, bilim ne kadar insanlara yakın durursa, o kadar güçlü bir güven kazanır.”

Prof. Dr. Aydın konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bilime duyulan güvenin güçlenmesi süreklilik gerektirir. Açıklık, dürüstlük ve katılımcı bir anlayışla bilimi güvenilir, nitelikli ve herkes için faydalı kılmaya kararlıyız. Bu çabayı ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Katılımcılar, bilimsel bütünlüğün korunması, yapay zekâda şeffaflık ve açıklanabilirliğin artırılması, temel ve uygulamalı araştırmalar arasındaki sınırların aşılması ve bilimin toplumla iletişiminin güçlendirilmesi konularında mutabık kalarak, araştırmanın daha açık, güvenli ve güvenilir hale getirilmesi için iş birliğini sürdürme taahhüdünde bulundular.

Gelecek Toplum için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Oturumu

Prof. Dr. Aydın, STS Forum kapsamında düzenlenen “Gelecek Toplum için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon” (Science, Technology and Innovation for Future Society) temalı üst düzey oturuma da katıldı.

Farklı ülkelerden bilim, teknoloji ve inovasyon alanındaki temsilcilerin yer aldığı oturumda, geleceğin toplumlarını şekillendirecek bilim ve teknoloji politikaları, inovasyonun sürdürülebilir kalkınmadaki rolü ve yapay zekâ gibi dönüşüm yaratan teknolojilerin toplumsal etkileri ele alındı. 

Oturum, bilim ve inovasyon politikalarının küresel ölçekte tartışıldığı, geleceğe yönelik önceliklerin ele alındığı önemli uluslararası bir buluşma olarak öne çıktı. 

Fonlama Ajansı Başkanları Toplantısı

Forumun üçüncü gününde gerçekleştirilen Fonlama Ajansı Başkanları Toplantısı (Funding Agency Presidents’ Meeting – FAPM)’na 62 ülkeden araştırma fonlama kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantı bu yıl “Yapay Zekâ Okuryazarı İnsan Kaynağının Birlikte Geliştirilmesi” temasıyla düzenlendi.

Prof. Dr. Aydın, toplantıda yaptığı değerlendirmede yapay zekânın yalnızca bir araştırma alanı değil, sanayiden kamu hizmetlerine kadar pek çok sektörü dönüştüren önemli bir güç haline geldiğini belirtti.

Fonlayıcı kurumların bu dönüşüme stratejik yaklaşımlar geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmaların öğrenme, araştırma ve sanayi uygulamalarını birlikte ele alması gerektiğini ifade etti.

TÜBİTAK Başkanımız ayrıca, sanayi-akademi etkileşimini güçlendiren sanayi doktora programı, araştırmacı dolaşımı programları, araştırmacı yetkinliklerini artırmaya yönelik kapasite geliştirme faaliyetleri ve yüksek başarımlı bilişim altyapısı TRUBA gibi örneklerle Türkiye’nin bu alandaki uygulamalarını paylaştı.

Sorumlu ve güvenilir yapay zekâ için etik, hukuki ve toplumsal boyutların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nün bu yöndeki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Oturumda, yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesinde sanayiyle ortak programların tasarlanması, araştırma-sanayi hareketliliği, sorumlu veri kullanımı ve uluslararası standartların uyumu gibi konular ele alındı. Prof. Dr. Aydın, oturumun yapay zekâ ve insan kaynağı politikalarının geleceğine ışık tutan verimli bir tartışma ortamı sunduğunu ifade etti.

İkili Temaslar ve Görüşmeler

Prof. Dr. Orhan Aydın, STS Forum süresince farklı ülkelerden araştırma kurumları, fonlama ajansları, kamu ve sanayi temsilcileriyle bir araya geldi. Bu görüşmelerde, karşılıklı iş birliği olanakları, ortak girişimlerin geliştirilmesi ve bilimsel etkileşimin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Bu temaslar, TÜBİTAK’ın uluslararası düzeyde yürüttüğü bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetlerinin güçlendirilmesine ve yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine önemli katkı sağladı.

STS Forum hakkında

Her yıl Japonya’nın Kyoto kentinde düzenlenen Toplumda Bilim ve Teknoloji Forumu (STS Forum), bilim, teknoloji, iş dünyası, politika ve sivil toplum alanlarından üst düzey temsilcileri bir araya getiren saygın bir uluslararası platformdur. Forum, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm arayışında bilim ve teknolojinin rolünü öne çıkarırken, ülkeler arasında köprüler kurmayı ve ortak bir vizyon geliştirmeyi hedeflemektedir. Her yıl tartışma gündeminde iklim değişikliğinden yapay zekâya, araştırma güvenliğinden inovasyon ekosistemlerine kadar farklı temalar yer almakta; toplantılar sonunda yayımlanan bildiriler ise küresel bilim diplomasisine yön vermektedir.

2025 yılı toplantı sonunda yayımlanan bildiride, yapay zekânın toplumsal etkileri, sürdürülebilirlik ve bilimsel bütünlüğün korunması ön plana çıkarılarak, temel bilimsel araştırmalar ile toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik hedef odaklı inovasyon arasında dengenin sağlanması ve bilime duyulan güvenin güçlendirilmesi gereği vurgulandı.

Katılımcılar, araştırmanın daha açık, güvenli ve güvenilir hale getirilmesi için iş birliğini sürdürme taahhüdünde bulundu.

TÜBİTAK President, Prof. Dr. Orhan Aydın, participated in high-level meetings held as part of the Science and Technology in Society (STS) Forum, which took place in Kyoto, Japan, between 4 and 7 October 2025.

Bringing together leaders shaping the future of science and technology, this year's Forum focused on the social impacts of artificial intelligence, sustainability, and strengthening science diplomacy.

Global Summit of Research Institute Leaders

Our TÜBİTAK President, Prof. Dr. Orhan Aydın, attended the Global Summit of Research Institute Leaders (RIL) meeting held on the first day of the forum. Held this year under the theme ‘Working Together to Strengthen Trust in Science,’ the summit brought together representatives from research institutions in 27 countries to exchange views on research safety, research ethics, reproducibility, and the development of open science.

Speaking at the meeting, Prof. Dr. Orhan Aydın emphasised that trust in science is as important today as science itself. Prof. Dr. Aydın said in his speech:

"Science is a universal value that brings people together beyond countries, languages and cultures. However, the permanence of this value depends on science being conducted openly, reliably and in interaction with society.

As TÜBİTAK, we are working to strengthen trust in science within the research ecosystem. Scientific integrity, ethical principles and data sharing form the basis of our institutional culture. The open science infrastructures we have developed enable research data and results to be shared in an accessible, verifiable and transparent manner.

We operate in rapidly developing fields such as artificial intelligence with transparency, adherence to ethical values and principles of social benefit.

President Aydın also made the following assessment:

"Strengthening trust in science requires listening to society and aligning our scientific priorities with the real needs and values of society. From public health to clean energy, from social resilience to everyday life expectations, the closer science is to people, the stronger the trust it gains."

Prof. Dr. Aydın concluded his speech with the following words:

‘Strengthening trust in science requires continuity. We are committed to making science reliable, high-quality and beneficial for everyone through openness, honesty and a participatory approach. We aim to further strengthen this effort through national and international collaborations.’

The participants agreed on the preservation of scientific integrity, increasing transparency and explainability in artificial intelligence, overcoming the boundaries between fundamental and applied research, and strengthening science's communication with society. They committed to continuing their collaboration to make research more open, secure, and reliable.

Science, Technology and Innovation for Future Society Session

Prof. Dr. Aydın also participated in the high-level session titled ‘Science, Technology and Innovation for Future Society’ organised within the scope of the STS Forum.

The session, which brought together representatives from different countries in the fields of science, technology and innovation, addressed science and technology policies that will shape future societies, the role of innovation in sustainable development, and the social impacts of transformative technologies such as artificial intelligence. 

The session stood out as an important international gathering where science and innovation policies were discussed on a global scale and priorities for the future were addressed.

Funding Agency Presidents’ Meeting

The Funding Agency Presidents’ Meeting (FAPM), held on the third day of the Forum, was attended by representatives of research funding organisations from 62 countries. This year’s meeting was organised under the theme of “Joint Development of Artificial Intelligence-Literate Human Resources”.

In his assessment at the meeting, Prof. Dr. Aydın stated that artificial intelligence has become not only a field of research but also an important force transforming many sectors, from industry to public services.

Emphasising that funding institutions need to develop strategic approaches to this transformation, Aydın stated that efforts to develop human resources should address learning, research and industrial applications together.

The President of TÜBİTAK also shared Turkey's practices in this field, citing examples such as the industry doctoral programme, researcher exchange programmes, capacity development activities aimed at enhancing researcher competencies, and the high-performance computing infrastructure TRUBA, which strengthen industry-academia interaction.

Emphasising that ethical, legal, and social dimensions must also be considered for responsible and reliable artificial intelligence, he provided information about the TÜBİTAK Artificial Intelligence Institute's work in this direction.

The session addressed topics such as designing joint programmes with industry to develop artificial intelligence literacy, research-industry mobility, responsible data use, and compliance with international standards. Prof. Dr. Aydın stated that the session provided a productive discussion environment that shed light on the future of artificial intelligence and human resource policies.

Bilateral Contacts and Meetings

Prof. Dr. Orhan Aydın met with research institutions, funding agencies, public and industry representatives from different countries during the STS Forum. These meetings included assessments of mutual cooperation opportunities, the development of joint ventures, and the enhancement of scientific interaction.

These contacts made a significant contribution to strengthening TÜBİTAK's science and technology diplomacy activities at the international level and evaluating new opportunities for cooperation.

About the STS Forum

Held annually in Kyoto, Japan, the Science and Technology in Society Forum (STS Forum) is a prestigious international platform that brings together high-level representatives from the fields of science, technology, business, politics and civil society. The Forum aims to highlight the role of science and technology in seeking solutions to the global challenges facing humanity, while building bridges between countries and developing a shared vision. Each year, the discussion agenda covers a range of topics, from climate change to artificial intelligence, research security to innovation ecosystems; the declarations published at the end of the meetings guide global science diplomacy.

The declaration issued at the end of the 2025 meeting highlighted the social impacts of artificial intelligence, sustainability, and the preservation of scientific integrity, emphasising the need to strike a balance between fundamental scientific research and goal-oriented innovation aimed at solving social problems, and to strengthen trust in science.

Participants committed to continuing their collaboration to make research more open, secure, and reliable.

STS Japonya Bildirisi
STS Japan Declaration
Fotoğraf Galerisi
Fotoğraf Galerisi

Türkiye’nin ulusal yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi ve Avrupa ile iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Stratejiden Uygulamaya: BSC Yapay Zekâ Fabrikası” etkinliği, 9 Ekim 2025 Perşembe günü ODTÜ CoZone’da gerçekleştirildi.

Etkinlik, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs ve Bakanlığın genel müdürleri ile genel müdür yardımcılarının katılımıyla yapıldı. 

"100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek" 

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, etkinlikteki konuşmasında, kalkınma yolculuklarının odağına teknolojiyi koyduklarını ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi. AR-GE'ye ayrılan kaynakların 20 yıl önce 1,5 milyar dolar seviyesindeyken bugün 16-17 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Çoştu, "Araştırmacı insan kaynağımız aynı dönemde yaklaşık 10 katlık bir artışla bugün 300 binler seviyesine ulaştı. Bu sayede ülkede teknoloji geliştirme nitelikli inovasyona imza atma noktasında müthiş bir yetkinlik inşa ettik. Özel sektör AR-GE merkezlerimizin sayısı 1600'e ulaştı. Binlerce başarılı start-upımız çok nitelikli araştırmalara imza atan araştırmacılarımızla beraber üniversitelerimizle önemli bir kapasite hep birlikte inşa ettiğimize inanıyoruz." diye konuştu. Çoştu, rekabetin içinde kalmak hatta buna öncülük edebilmek için büyük veri hesaplama altyapılarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, son dönemde ülkelerin gündeminde devasa veri merkezleri inşaatları, çip anlaşmaları, çip üreticilerinin astronomik değerlemeleri olduğunu dile getirdi. Teknoloji dünyasında ön plana çıkan gelişmelerin bugünlerde veri merkezleri yani hesaplama üzerinden şekillendiğini anlatan Çoştu, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak biz de bu yarışta geri kalmak istemiyoruz. Hesaplama altyapılarına erişim ve bunlara sahip olma noktasına odaklı bir gündem yürütüyoruz. Türkiye'nin geleceği parlak, teknoloji ekosisteminin potansiyeli büyük. Dolayısıyla Türkiye'nin inşa etmesi gereken hesaplama altyapısı da muazzam seviyede. Bugün Türkiye yaklaşık 250 megavat seviyesinde veri merkezi altyapısına sahip. 2030'a geldiğimizde bu kapasitenin 1 gigavatlar seviyesine çıkmasını öngörüyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde yapılması gerekiyor. Biz bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Bunun için Bakanlık olarak kapsamlı destekler de hazırlıyoruz. Birkaç gün içerisinde HIT-30 Programımız kapsamında veri merkezleri, yapay zeka işlem altyapıları hatta kuantum hesaplama altyapıları noktasında yeni çağrıları hayata geçireceğiz. Türkiye'nin teknoloji, AR-GE ekosisteminin, akademisinin bu altyapılara bugünden erişebilmesini sağlayacak gerekli adımları atıyoruz. Halihazırda MareNostrum5 ve EuroHPC girişimi üzerinden bizim ekosistemimiz, altyapılara erişim sağlamaya başladı. Aldığım bilgilere istinaden 100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek. Bunun maddi değeri, zannediyorum, 30-50 milyon dolarlar seviyesinde. Biz inanıyoruz ki bu adımlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla teknoloji ekosistemi bir kaldıraç etkisi görecek. Biz de bu adımlara gayretle devam edeceğiz."

"Türkiye'de yapay zekaya yatırım her geçen yıl artıyor" 

TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın da yapay zekanın dünyada en önemli gündem konularından olduğunu belirterek, Türkiye'nin de birçok ülke gibi bu alana yatırımlar yaptığını dile getirdi. Bu kapsamda insan kaynağını güçlendirmenin önemine işaret eden Aydın, TÜBİTAK'ın ekosisteme sağladığı altyapının yanı sıra önemli proje destekleri de sunduğunu vurguladı. 

Aydın, imalattan finansa, eğitime, tarımdan sağlığa dijital dönüşümü ilgilendiren pek çok sektöre destek verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu desteklerle firmalarımız yapay zeka teknolojilerine uyumlanarak dijital altyapılarını güçlendiriyor, nitelikli insan kaynağını zenginleştiriyor, süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Yapay zeka ekosistem çağrımızda, yapay zeka dönüşüm ihtiyacı olan firmalarla onların dönüşümlerine katkı sağlayacak firmaları ve üniversitelerimizi bir araya getiriyoruz. Yapay Zeka Enstitümüz de bu süreçte onlara bu dönüşümde kolaylaştırıcı bir rol üstleniyor. Aynı zamanda kamunun dönüşümü konusunda da kamuya açtığımız yapay zeka ekosistem çağrıları bulunuyor. Başta Yapay Zeka Enstitümüz olmak üzere kendi araştırma merkezlerimiz ve enstitülerimizde de yapay zeka ve ilgili teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyoruz. Yapay zeka ekosistemimizin nitelikli başvuru sayılarından her geçen gün güçlendiğini ve ülkemizin bu alandaki yatırımlarının her geçen yıl arttığını görmekten mutluyuz." 

TRUBA ve EuroHPC iş birlikleriyle yapay zekâ altyapısı güçleniyor

TÜBİTAK çatısı altında yürütülen çalışmalarla, Türkiye’nin yapay zekâ araştırmalarında yüksek başarımlı hesaplama kapasitesinin her geçen yıl arttığına vurgu yapan Aydın, “TÜBİTAK ULAKBİM bünyesinde faaliyet gösteren Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA), 2003 yılından bu yana araştırmacılara ileri düzey süper bilgisayar olanakları sunuyor. 2023 sonunda faaliyete geçen yeni veri merkezi ve doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı, 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 GPU ve 14,5 petabayt depolama kapasitesiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını oluşturuyor. Bu sistem, büyük dil modelleri, sinir ağları ve biyoteknoloji gibi alanlarda çalışan araştırmacılara yüksek işlem gücü sağlarken, aynı zamanda akademi, kamu ve özel sektörün yapay zekâ tabanlı projelerine ivme kazandırıyor” dedi.

Türkiye, Avrupa süperbilgisayar ekosisteminde güçlü bir ortak

TÜBİTAK’ın, aynı zamanda Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminin oluşturulması için kurulan EuroHPC Ortak Girişimi’nin de üyesi olduğunu hatırlatan Aydın, “Bu kapsamda Türkiye, dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarlarından biri olan Barselona’daki MareNostrum 5 (MN5) sistemine yüzde 10 oranında ortak olarak doğrudan erişim hakkına sahip. EuroHPC destekli süper bilgisayarlar; yüksek başarımlı veri analitiği, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları için araştırmacıların kullanımına açılıyor. TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda ve TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen BSC AI Factory Projesi de bu kapsamda hayata geçirilmiş olup, Avrupa’nın ilk yedi yapay zekâ fabrikasından biri olarak destekleniyor” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ dönüşümü TÜBİTAK ekosisteminin öncelikli alanı

Prof. Dr. Orhan Aydın, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknolojik değil, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın da itici gücü olduğuna dikkat çekerek, TÜBİTAK’ın bu dönüşümde hem insan kaynağı hem de altyapı tarafında kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Aydın, TÜBİTAK’ın “Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı” ile özel sektör, kamu ve üniversiteleri aynı platformda buluşturduğunu, Yapay Zekâ Enstitüsü başta olmak üzere kurum bünyesindeki araştırma merkezleri ve enstitülerde, makine öğrenmesi, büyük veri, robotik ve dil teknolojileri gibi alanlarda yürütülen çalışmaların ekosistemin gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. “Yapay zekâya dayalı dönüşüm, dijital ekonomide rekabet gücümüzü artıracak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmamızı sağlayacak,” diyen Aydın, TÜBİTAK olarak bu vizyonu desteklemeye kararlılıkla devam ettiklerini söyledi.

ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu da EuroHPC JU tarafından desteklenen Yapay Zeka Fabrikaları girişiminin akademi, kamu kurumları ve özel sektörü bir araya getirerek yapay zeka araştırma ve geliştirme faaliyetlerini hızlandırmayı amaçladığını söyledi. 

Türkiye, Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminde Yerini Aldı

Türkiye, EuroHPC Ortak Girişimi (European High Performance Computing Joint Undertaking) üyesi olarak Avrupa süper bilişim ekosisteminin bir parçası konumunda.
Ülkemiz, 2019 Barselona’daki MareNostrum5 (MN5) süper bilgisayar konsorsiyumuna katıldı. 

Bu sayede Türkiye’deki araştırmacılar, Avrupa düzeyinde kurulmuş olan, dünyada ilk 20 süper bilgisayar arasında yer alan yüksek başarımlı bilişim kaynaklarından doğrudan faydalanabilmekte.

2003 yılından beri TÜBİTAK ULAKBİM’e ait Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA) aracılığıyla araştırmacılara yüksek başarımlı hesaplama (HPC) kaynakları araştırmacılarımızın hizmetinde olup 2023 sonunda faaliyete geçen yeni TÜBİTAK ULAKBİM Veri Merkezi, doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı ve GPU destekli ARF-ACC sistemiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını sağlıyor. Uzun yıllar sonra dünya sıralamasına giren sistemlerimiz Kasım 2024 itibarıyla ARF ve ARF-ACC sistemleri, Top500 listesinde sırasıyla 354. ve 227., Green500 listesinde ise 26. sırada yer aldı. 

EuroHPC kaynakları ülkemizdeki kaynaklarla birlikte araştırmacılarımızın erişimindeki kapasiteyi artırmış, yeni projelere ve özel sektör girişimlerine birçok imkân sunmuştur.

Yapay Zekâ Fabrikalarıyla Avrupa ve Türkiye Arasında Güçlü İş Birliği

2024 yılında EuroHPC tarafından başlatılan AI Factories (Yapay Zekâ Fabrikaları) girişimi kapsamında Türkiye, İspanya öncülüğünde, Portekiz ve Romanya ile birlikte geliştirilen BSC AI Factory Projesine dâhil oldu.

TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü (YZE) iş birliğiyle yürütülen proje; yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, eğitimi ve uygulanması için altyapı, yazılım ve teknik destek servisleri sağlamayı hedefliyor.

Yapay Zekâ Ekosistemine Açık Bir Platform

Etkinlik kapsamında, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs da sunum gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Girona, 2019 yılında başlayan iş birliğini her geçen gün geliştirmek istediklerini ve Türkiye ile olan iş birliğinden çok memnun olduklarını ifade etti. 

Etkinlik, Türkiye’deki girişimler, KOBİ’ler, kamu kurumları, teknoparklar, araştırmacılar ve sivil toplum kuruluşları ile Avrupa yapay zekâ ekosistemini bir araya getirdi. Bu kapsamda katılımcılar, MareNostrum5 ve MareNostrum5+ döneminde yürütülen uluslararası iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkânı buldu.

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisiyle Uyumlu Bir Adım

BSC Yapay Zekâ Fabrikası Projesi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (UYZS) Yönlendirme Kurulu kararlarıyla da doğrudan örtüşüyor.
Proje, yapay zekâ araştırmalarında hesaplama altyapılarının etkinleştirilmesi, kamu-özel sektör ve akademi arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, güvenilir yapay zekâ yaklaşımlarının yaygınlaştırılması hedeflerini destekliyor.

 

Fotoğraf Galerisi

EP PerMed is European Partnership dedicated to Personalised Medicine (PM). It supports PM-related R&I, but also facilitates and accelerates all steps so that PM achievements successfully pass through the full value continuum to be implemented in sustainable health systems for the benefit of people and societies. 

This call aims to bring together enterprises with clinical actors, including healthcare providers, patients, and researchers, to test innovative solutions in controlled real-world settings to address clear needs in managing multimorbidity. EP PerMed will fund innovation projects in human health that focus on multimodal data usage for PM approaches aiming to provide more efficient and personalised management of patients with multimorbidity, having at least two chronic diseases that require management. 

Each consortium must include at least three partners from three different EU Member States or Associated Countries whose funding organisations participate in the EP PerMed RITC2026 call.  Each partner will be supported by the funding agency of their respective country.

International Applications are made through EP PerMed Submission Platform

National Applications are made through TÜBİTAK Online Application system

Call Timeline:

Deadline for the first stage of international proposal submission (pre-proposal):  12 January 2026 (14:00, CET)

Deadline for the first stage of national applications: 16 January 2026 (23:59 UTC+3)

Deadline for the-signature (pre-proposal): 21 January 2026 (23:59 UTC+3)

Deadline for the second stage of international proposal submission*: 27 April 2026 (14:00, CEST)

*The deadline for the second stage national application, to be carried out through TÜBİTAK PBS for projects with positive results in the international evaluation of the second stage, will be announced by TÜBİTAK to the relevant parties.

Kişiselleştirilmiş Tıp için Avrupa Ortaklığı (European Partnership for Personalised Medicine-EP PerMed), Ufuk Avrupa Programı Sağlık Kümesi kapsamında desteklenen ve TÜBİTAK’ın da ortak olarak yer aldığı bir Co-funded (Ortak Fonlama) projesidir. 

EP PerMed RTIC 2026 Çağrısı, klinisyenleri, hastaları, araştırmacıları ve girişimcileri bir araya getirerek, çoklu morbidite yönetimindeki ihtiyaçlara çözüm bulmak için kişiselleştirilmiş tıp alanındaki yenilikçi çözümlerin gerçek dünya şartlarında test edilmesini amaçlamaktadır. 

Çağrı kapsamında, en az iki kronik hastalığı olan çoklu morbidite hastalarının daha etkili ve kişiselleştirilmiş yönetimini sağlamayı amaçlayan ve çok modlu veri kullanımına odaklanan projelere fon desteği verilecektir. Çağrı dokümanında ifade edilen kronik hastalıklar, kardiyovasküler, metabolik, solunum, nörolojik, oto-immün, gastrointestinal, ürogenital, mental hastalıklar ve kanseri de kapsamakta olup, çağrının kapsamı bu hastalıklarla sınırlı değildir. 

Çağrı kapsamında yalnızca çok ortaklı uluslararası konsorsiyumlar tarafından sunulan projeler desteklenecektir. Konsorsiyumların RTICs2026 çağrısına katılım sağlayan en az üç farklı AB üye veya asosiye üye ülkesi kurum/kuruluş tarafından oluşturulmuş olması gerekmektedir. Desteklenecek projeler, uluslararası bir hakem kurulu tarafından değerlendirildikten sonra, konsorsiyumda yer alan her ortak yerleşik bulunduğu ülkenin fonlama kuruluşu tarafından desteklenecektir. Çağrı kapsamında hazırlanacak proje önerilerinde, hem uluslararası çağrı başvuru koşullarına hem de ortak ülkelerin ulusal kural ve koşullarına uyma zorunluluğu bulunmaktadır. 

Başvurular:

Çağrı Takvimi:

1. Aşama (Ön-Proje) Uluslararası Başvuru Son Tarihi: 12 Ocak 2026 (14:00 CET)

1. Aşama (Ön-Proje) Ulusal Başvuru Son Tarihi: 16 Ocak 2026 (23:59 TSİ)

1. Aşama (Ön-Proje) Ulusal Başvuru E-imza için Son Tarihi: 21 Ocak 2026 (23:59 TSİ)

2. Aşama Uluslararası Başvuru için son tarih*: 27 Nisan 2026 (14:00 CET) 

*Yalnızca 1. Aşama başvurusu olumlu sonuçlanan projeler 2. aşamaya davet edilecektir.

Çağrı hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak için tıklayınız.