Koordinatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü Dünya Bankası Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında özel sektörün yeşil dönüşüme yönelik ürün veya süreç geliştirme faaliyetleri TÜBİTAK-TEYDEB tarafından desteklenmektedir. Bu amaçla hayata geçirilen 1801 kodlu Sanayi Ar-Ge Projeleri İçin Geri Ödemeli ve Hibe Destek Programı kapsamında 1833 kodlu SAYEM Yeşil Dönüşüm programının yeni çağrısı 16.04.2025 itibari ile açılmış olup, başvurular 16.06.2025 tarihinde kadar alınacaktır.
Bu çağrı kapsamında, özel sektör, üniversite ve kamu iş birliğiyle yenilik platformları oluşturularak, ülkemizin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirilmesi için bir teknoloji ekosistemi olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları desteklenecektir. Özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu iş birliğiyle ihtisaslaşmış bir Ar-Ge ve Yenilik Platformunun oluşturulması, bu platform aracılığıyla Ürünleştirme Yol Haritalarının (ÜYH) oluşturulması ve bu Ürünleştirme Yol Haritaları çerçevesinde yeşil dönüşüme yönelik ürün veya ürün grubu geliştirilmesine yönelik Ürünleştirme Programları (ÜPG) desteklenecektir. Çağrıya platform yapısındaki konsorsiyum başvuruları alınacaktır. Platform yürütücüsü olmak için gerekli koşullar çağrı duyurusunda belirtilmiştir. Program süresi 36 ay olup, platform başına program önerisi için üst limit 300.000.000 TL’dir. Platformda yer alacak olan özel sektör kuruluşları hibe ve geri ödemeli olarak, üniversiteler ve araştırma kurumları %100 hibe olarak destek alabileceklerdir. Platformda yer alacak kuruluşlar için bütçe üst limiti KOBİ’ler için 15 milyon TL, büyük ölçekli kuruluşlar için 60 milyon TL, üniversiteler ve araştırma kurumları için 10 milyon TL’dir.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Çağrıya TEYDEB Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi - PRODİS (eteydeb.tubitak.gov.tr) üzerinden elektronik olarak başvuru yapılabilmektedir.
TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) ana yükleniciliğinde geliştirilen F-16 savaş uçaklarına yönelik Elektronik Destek Podu (EDPOD), gerçek radar sistemlerine karşı gerçekleştirilen tüm testleri başarıyla tamamladı.
F-16 uçaklarına entegre bir radar sinyal algılayıcı olan EDPOD; düşman hedef ve takip radarları, füze güdüm radarları ve hedef aydınlatma radarlarına ait sinyalleri algılama, bu çevresel tehditleri tanımlayarak kayıt altına alma, yüksek kapasiteyle ham veri kaydı ve hassas konum belirleme gibi yeteneklere sahip bir taktik elektronik destek podudur.
Dışa Bağımlılığı Azaltan Kritik Teknoloji
Muadili yurtdışı menşeili sistemlerle karşılaştırıldığında F-16 EDPOD, kritik bileşenlerinin yerli ve milli imkânlarla TÜBİTAK BİLGEM İleri Teknolojiler Araştırma Enstitüsü (İLTAREN) tarafından geliştirilmesi, savunma teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığı azaltarak ülkemize elektronik harp (EH) alanında kritik bir yetkinlik kazandırıyor.
F-16 EDPOD’un öne çıkan bir diğer özelliği ise görev sonrası analizlerde büyük öneme sahip olan radar temas bilgilerini, konum bilgilerini ve işaretlerini yüksek kapasiteyle kaydedebilme yeteneği. Ayrıca tespit edilen tehdit bilgileri, anlık olarak belirli veri kanallarıyla diğer silahlı kuvvet unsurlarıyla paylaşılabilecek şekilde tasarlandı.
TÜBİTAK BİLGEM Elektronik Harp Teknolojilerinin Kalbinde
TÜBİTAK BİLGEM, her ülkenin mahremiyeti olması gereken EH teknolojilerinde, milli savunma sanayisine özgün altyapı ve sistemler kazandırmak için küresel ölçekte kritik çalışmalar yürütmektedir. EH alanında Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarına yanıt veren bu çalışmalar ile, gelecekte Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki bağımsızlığını pekiştiren önemli bir kazanımın temelleri atılmaktadır.
Elektronik Harp Nedir?
Elektronik harp; radyo, kızılötesi ve mikrodalga gibi elektromanyetik dalgaları kullanarak tehditleri tespit etmeyi, yanıltmayı ve engellemeyi amaçlayan sistemlerin bütünüdür. Üç temel bileşeni; elektronik destek (ED), elektronik taarruz (ET) ve elektronik korunma (EK) olarak tanımlanır.
Pod Nedir?
Pod, hava araçlarının dış gövdesine entegre edilen ve farklı görevler için özelleştirilebilen modüler sistemlerdir. Göreve uygun donanımlarla yapılandırılabilir, hızlı entegrasyon sağlar ve operasyonel esneklik sunar.
Avrupa araştırma ekosistemine entegrasyonu güçlendirmek, iş birliği fırsatlarını artırmak ve Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik potansiyelini uluslararası alanda daha görünür kılmak amacıyla düzenlenen ICTürkiye2025 Uluslararası Proje Pazarı, TÜBİTAK ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi.
Açılış konuşmaları, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Doğan tarafından yapıldı.
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI: ” TÜRKİYE’NİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNE GELECEĞE DÖNÜK POLİTİKALARLA ÖNCÜLÜK EDİYORUZ”
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü konuşmasında “Son yirmi yıldır Türkiye, üretim, araştırma ve inovasyon alanlarında canlı bir ekosistem geliştirmiştir. Ulusal hedefimiz yalnızca teknolojinin tüketicisi olmakla sınırlı değildir; biz, kritik teknolojilerin tasarımcısı, geliştiricisi, üreticisi ve küresel ihracatçısı olmayı hedefliyoruz. Bu dönüşümün merkezinde artık dijitalleşme yer almaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Türkiye’nin dijital dönüşümüne net ve geleceğe dönük politikalarla öncülük ediyoruz. Akıllı üretimden yapay zekâ destekli hizmetlere, siber güvenlikten yüksek performanslı bilgi işlem alanına kadar inovasyon politikalarımızı “Milli Teknoloji Hamlesi” doğrultusunda geleceğe uygun şekilde yeniden yapılandırıyoruz.” dedi.
Bu ulusal girişimlerin dijital ve yeni teknolojiler alanında programın öncelikli alanlarıyla uyumlu yerli kapasiteyi güçlendirerek Türkiye’nin Ufuk Avrupa’ya aktif katılımını tamamladığını kaydeden Gönüllü, “Avrupa Birliği ile olan stratejik ortaklıklarımız bu yolculukta hayati bir rol oynamaktadır. AB, Ar-Ge ve inovasyonda en büyük ticaret ortağımız ve en önemli iş birlikçimiz olmaya devam ediyor. Ayrıca Türkiye'nin AB'nin dijital değer zincirindeki rolü her geçen gün daha da güçleniyor. ICTürkiye2025 etkinliğinde, AB-Türkiye iş birliğinin dijital dönüşümün bir sonraki evresini şekillendirmedeki önemini vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Yardımcısı ayrıca “6. Çerçeve Programı'ndan bu yana Türkiye, AB Ar-Ge ekosistemine aktif katkı sağlayan bir ülke olmuştur. Ufuk Avrupa kapsamında halihazırda 654 projede yer aldık ve 332,8 milyon Euro hibe kullandık . Ayrıca, çok ortaklı projelerde Türk koordinatör sayısı 50’ye ulaşarak Avrupa araştırma ekosistemindeki yükselen liderlik ve güvenilirliğimizin dikkat çekici bir göstergesi olmuştur. Bu projeler, yeşil hidrojen, döngüsel ekonomi, emisyonsuz ulaşım ve dijital teknolojiler gibi alanlarda geleceği şekillendirmektedir. 2023 yılında Dijital Avrupa Programı'na katıldık. Bu katılımla birlikte sanayicilerimiz, girişimcilerimiz ve araştırmacılarımız süper bilgisayarlar, yapay zeka test merkezleri ve inovasyon ağları gibi dünya standartlarında altyapılara erişim hakkı kazandı.” diye konuştu.
Türkiye’den bugün itibariyle 70’ten fazla kurum ve kuruluşun bu program aracılığıyla yaklaşık 8 milyon Euro hibe almaya hak kazandığını söyleyen Gönüllü sözlerini şöyle sürdürdü.
“Bugün itibariyle Türkiye'den 70'ten fazla kurum ve kuruluş bu program aracılığıyla yaklaşık 8 milyon Euro hibe desteği almaya hak kazanmıştır. Bu gelişme, Türkiye’nin yalnızca bir katılımcı değil, Avrupa’nın dijital dönüşümünde etkin bir katkı sağlayıcı olduğunu göstermektedir. Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa Programları birbirinden ayrı değil, Türkiye'nin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu hızlandırdığımız tamamlayıcı araçlardır.”
WYGANOWSKI: “UFUK AVRUPA SINIR ÖTESİ İŞBİRLİKLERİNİ DESTEKLEYEREK YENİ ARAŞTIRMALARA OLANAK TANIYOR”
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski de yaptığı konuşmada “Yeni bir Avrupa İnovasyon Gündemimiz var. Bu gündem; teknolojilerin, inovasyonun geleceğini ve ekonomik büyümeyi şekillendirmedeki kritik rolünü vurgulamaktadır. Bu dönüştürücü teknolojiler, küresel sorunlarla mücadele etme, sanayi rekabetçiliğini artırma ve yeni pazar fırsatları yaratma potansiyeline sahiptir. Avrupa'nın inovasyon ve araştırma alanındaki amiral gemisi programı olan Ufuk Avrupa, bu zorlukların üstesinden gelmede kilit bir rol oynamaktadır. Sınır ötesi iş birliklerini destekleyerek öncü araştırmalara olanak tanımakta ve neredeyse her alanda yeni nesil çözümlerin geliştirilmesini mümkün kılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bu etkinliğin Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki iş birliğini ileriye taşımak için önemli bir fırsat sunduğuna vurgu yapan Wyganowski “Türkiye’nin yanı sıra üye ülkelerden de gelen yüzlerce katılımcı—araştırmacılar, sanayi temsilcileri ve kamu yetkilileri—bu etkinliği yeni ortaklıklar kurmak, fikir alışverişinde bulunmak ve Ufuk Avrupa’nın stratejik öncelikleriyle uyum sağlamak için benzersiz bir platform haline getirmektedir” dedi.
TÜBİTAK BAŞKAN YARDIMCISI İSMAİL DOĞAN: “AB ÇERÇEVE PROGRAMLARI HEM ULUSAL HEM AVRUPA EKONOMİLERİNİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRIYOR VE KÜRESEL ÖNCELİKLERE KATKIDA BULUNUYOR”
TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Doğan ise “Avrupa Birliği Çerçeve Programları dönüştürücü bir rol oynamaktadır. Ulusal sınırları ve sınırlamaları aşarak, yalnızca iş birliğini kolaylaştırmakla kalmayıp aynı zamanda somut etkisi olan ortak çalışmaların hayata geçirilmesini de mümkün kılmaktadır. Bu programlar hem ulusal hem de Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünü artırırken küresel önceliklere katkıda bulunmak için benzersiz bir platform sunmaktadır. Türkiye, 6. Çerçeve Programı'ndan bu yana AB Çerçeve Programlarına aktif olarak katılmış ve giderek artan bir katılım göstermiştir. Devam eden Ufuk Avrupa Programında, 1.071 Türk katılımcı 654 projede yer almış ve 332,8 milyon € fon sağlamıştır. Türk koordinatör sayısı artık 50'ye ulaşmıştır; bu Türkiye'nin Avrupa araştırma ortamındaki yükselen statüsünün güçlü bir göstergesidir” dedi.
Türk ekosisteminin Programa aktif katılımının mükemmelliğe yönelik stratejik, koordineli ve uzun vadeli bir bağlılığın sonucu olduğuna dikkat çeken Doğan, TÜBİTAK'ın destek mekanizmalarının önemine vurgu yaptı ve son dört yılda, 2.112 araştırmacı ve kurumun TÜBİTAK teşviklerinden yararlandığını açıkladı.
İsmail Doğan ayrıca “Türkiye'nin On İkinci Kalkınma Planı'nda (2024-2028), yapay zeka, Nesnelerin İnterneti, artırılmış gerçeklik, büyük veri, siber güvenlik, robotik ve mikro/nano/opto-elektronik gibi stratejik dijital teknolojiler öncelikli alanlar arasında yer almaktadır. Bu teknolojiler, kimya, ilaç, tıbbi cihazlar, makine, otomotiv ve elektronik gibi kritik sektörlerde yapısal dönüşümün itici gücü konumundadır. Bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlamak için güçlü bir uluslararası iş birliği şarttır. Avrupa Birliği Çerçeve Programları ise bu iş birliği için yapılandırılmış, şeffaf ve etkili bir mekanizma sunarak en güçlü araçlardan biri olarak öne çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.
ICTürkiye2025 gibi etkinlikler ve AB Çerçeve Programları ile süregelen etkileşimimizin daha akıllı ve daha bağlantılı bir gelecek için gerekli köprüleri inşa etmede kritik bir rol oynadığını belirten Doğan, “ICTürkiye2025 yalnızca bir buluşma değil; fikir üretimi ve bilgi paylaşımı için bir platformdur” dedi.
Açılışın ardından, 10:30-13:15 saatleri arasında dört farklı tematik başlıkta eş zamanlı yürütülen paralel çalıştaylarda katılımcılar, proje fikirlerini sunma ve potansiyel iş ortaklarıyla tanışma fırsatı yakaladı. Etkinlik, 14:00-19:00 saatleri arasında düzenlenecek birebir iş görüşmeleri ve ağ kurma oturumlarıyla devam ederken bu oturumlar sayesinde araştırmacılar ve kurumlar arasında doğrudan iş birliği olanakları değerlendirildi. Saat 19:00’da başlayacak resepsiyon ile sona eren etkinlik, katılımcıların iletişim ağlarını genişletmesi ve yeni ortaklıklar kurması açısından önemli bir fırsat sundu.
Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamındaki bu prestijli etkinlik, TÜBİTAK Ulusal Koordinasyon Ofisi ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti mali iş birliği çerçevesinde uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında hayata geçirilen "Ufuk Avrupa'da Türkiye için Teknik Destek Projesi" tarafından düzenlendi.
Avrupa ve Türkiye’den Araştırma, Sanayi ve Kamu Temsilcileri Bir Araya Geldi
Etkinlikte, Avrupa’dan ve Türkiye’den; araştırma kurumları, sanayi temsilcileri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve farklı ölçeklerdeki şirketler bir araya gelerek ortaklık geliştirme, proje fikirleri paylaşma ve birebir görüşmelerle iş birliği imkânları yaratma fırsatı buldu. 450’den fazla katılımcı 1000’e yakın birebir görüşme gerçekleştirdi.
Dijital ve Akıllı Sağlık, Yeşil ve Dijital Dönüşüm, Dijital, Chips Ortak Girişimi ve 6G, Akıllı Mobilite gibi stratejik alanlara odaklanan etkinlik, bilgi paylaşımı, eş zamanlı tematik oturumlar, birebir iş birliği görüşmeleri ve ağ kurma etkinlikleri ile zengin bir içeriğe sahipti.
Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Programme and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the National Research Foundation of Korea (NRF), mobilization support for the joint research projects between the scientists of the two countries will be funded. Call is open to all thematic areas.
Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in Korea as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.
Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 27 June 2025, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system.
Detailed information about the call can be accessed through the call text below.
Application Deadline: 27 June 2025, 23:59 (UTC+3)
E-Signature Deadline: 4 July 2025, 23:59 (UTC+3)
TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Kore Ulusal Araştırma Vakfı (National Research Foundation - NRF) arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde açılan çağrı kapsamında Türkiye ve Kore’deki araştırmacılar tarafından sunulan proje önerileri için seyahat desteği verilecektir. Çağrı kapsamında TÜBİTAK tarafından seyahat desteği ile birlikte bursiyer ve temsil-tanıtma giderlerine yönelik de destek sağlanabilmektedir. Çağrı kapsamında tüm tematik alanlarda başvuru gerçekleştirilebilecektir.
Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Kore’de çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir.
Başvurular TÜBİTAK Proje Başvuru Sisteminden gerçekleştirilmektedir.
Son Başvuru Tarihi: 27 Haziran 2025, 23:59
E-imza Son tarihi: 4 Temmuz 2025, 23:59
Türkiye’nin ilk metrealtı çözünürlüklü yerli yer gözlem uydusu olan İMECE, uzaydaki ikinci yılını başarıyla tamamladı. 15 Nisan 2023’te ABD’nin California eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden SpaceX’e ait Falcon 9 roketiyle fırlatılan uydu, iki yıldır görevini başarıyla sürdürüyor.
Yerli ve Milli İmkânlarla Geliştirildi
Alçak Dünya Yörüngesi'nde (LEO) görev yapan İMECE, uzaydan yer gözlemi alanında Türkiye’ye stratejik katkılar sunmak amacıyla TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirildi. %90’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olan İMECE’nin metrealtı çözünürlüklü elektro-optik kamerası, uçuş bilgisayarı, elektrikli itki sistemi ve haberleşme alt sistemleri gibi birçok kritik bileşeni tamamen yerli ve millî imkânlarla üretildi.
İMECE, tek seferde 1000 kilometre uzunluğunda ve 16,7 kilometre genişliğinde bir alanın görüntüsünü tarayabiliyor. 320 Mbit/s veri aktarım hızı sayesinde elde ettiği verileri yer istasyonlarına hızlı ve etkin bir şekilde iletiyor.
Takım Uydu Geliştirme Projesinin Temeli Oldu
İMECE projesiyle kazanılan mühendislik deneyimi, geliştirilen alt sistemler ve yetiştirilen nitelikli insan kaynağı, Türkiye’nin uzay teknolojileri alanındaki birikimini ileriye taşıdı. Bu birikim sayesinde, birbiriyle entegre çalışacak şekilde tasarlanan yeni nesil takım uydular İMECE-2 ve İMECE-3 projeleri başlatıldı. Bu uyduların da 2027 ve 2028 yıllarında tamamlanarak yörüngede görevlerine başlamaları planlanıyor.
Türkiye’nin uzay serüveninde önemli kilometre taşlarından olan İMECE’nin başarısında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, ülkemizin uzay alanındaki ilerlemelerinin devamı için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.
Bölüm 3 (Section 3), PRIMA katılımcı devletleri tarafından organize edilen, yönetilen ve finanse edilen faaliyetlerden oluşmaktadır. Bu faaliyetlerin, uluslararası dış uzmanlar ve Avrupa Komisyonu tarafından doğrulanan, tanımlanan PRIMA hedefleriyle uyumlu olması gerekmektedir. Söz konusu faaliyetler Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir.
TÜBİTAK PRIMA Bölüm 3 faaliyetlerine, PRIMA Programı tematik alanlarında, Xjenza Malta kuruluşu ile açtığı ikili işbirliği çağrısı ile katkı sağlamaktadır.
PRIMA Çağrıları Koordinasyonu:
Ayşe SAYIN ÜKE
Bilimsel Programlar Kıdemli Başuzmanı
Program Koordinatörü
Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı
İkili ve Çoklu İlişkiler Müdürlüğü
E-Posta: prima@tubitak.gov.tr
Çağrı Ulusal Başvuru Süreci Soruları için:
Dr. Ebru İMAMOĞLU
Bilimsel Programlar Kıdemli Başuzmanı
Uluslararası İşbirliği Projeleri Araştırma Destek Grubu (UPAG)
E-Posta: ebru.imamoglu@tubitak.gov.tr
PRIMA Section 1 Uluslararası Başvuruları için:
Tarım Sistemleri Tematik Alanı: Fabrice Dentressangle (fabrice.dentressangle@prima-med.org)
Su Yönetimi Tematik Alanı: Marco Orlando (marco.orlando@prima-med.org )
Tarım-Gıda Değer Zinciri Tematik Alanı: Nur Eda Demir (eda.demir@prima-med.org)
PRIMA Section 2 Uluslararası Başvurusu için: Marco Orlando (marco.orlando@prima-med.org )
Nur Eda Demir (eda.demir@prima-med.org)
TÜBİTAK Destekli Bilim Merkezleri Çalışanları Başlangıç Eğitimi kapsamında, 12-14 Nisan tarihleri arasında Şanlıurfa Bilim Merkezinde gerçekleştirilen programda, ülke genelindeki 21 bilim merkezinden gelen 71 katılımcı ağırlandı.
Alanında uzman akademisyenler, kurum yöneticileri ve deneyimli eğitmenler eşliğinde düzenlenen eğitimlerde katılımcılar, bilgi ve deneyimlerini artırma fırsatı buldu. Eğitmenlere yönelik olarak planlanan bu program; bilim merkezlerindeki tüm unsurların etkili ve aktif kullanımını desteklemeyi amaçlıyor. Sergi alanlarının ve atölyelerin verimli kullanımı, işletme ve operasyonel süreçlerin yönetimi, etkili iletişim ve ziyaretçiyle bağ kurma gibi konular, uygulamalı biçimde ele alındı.
Eğitmenler, Bilimsel Merakın Temsilcisi
TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, programla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Eğitmenlerin niteliklerini artırarak bilim merkezlerinin verimliliğini ve sürdürülebilirliğini sağlama hedefimize adım adım ilerliyoruz. Bu kapsamda 2024 yılı itibarıyla başlattığımız eğitmen eğitimlerinin dördüncüsünü Şanlıurfa’da gerçekleştirdik. Yıl boyunca bu eğitimlere düzenli olarak devam edeceğiz. Ayrıca; proje geliştirme, yapay zeka, planetaryum, bilim şovu gibi tematik alanlarda da eğitimler sunacağız. Sadece eğitmenler değil, bilim merkezi yöneticilerine yönelik eğitimler de planlıyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz Bilim İletişimi Akademisi ile bu süreci daha da güçlendireceğiz.”
“TÜBİTAK, bilim ve teknoloji üreten bir Türkiye hedefi doğrultusunda, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında bilim merkezlerinin sayısını ve niteliğini artırmaya devam ediyor” diyen Kökçam, “Dünyadaki bireysel örneklerden farklı olarak, Türkiye’deki bilim merkezleri TÜBİTAK koordinasyonunda bütüncül bir yaklaşımla yapılandırılıyor. Bugün 19 ilde faaliyet gösteren 36 bilim merkezi; TEKNOFEST, bilim söyleşileri, bilim şenlikleri ve insanlı ilk uzay misyonu gibi birçok önemli etkinlikte TÜBİTAK çatısı altında birlikte çalışarak güçlü bir bilim iletişimi ekosistemi oluşturuyor.” İfadelerini kullandı.
Eğitmenlerin Rolü Nedir?
Bilimsel bilgiyi toplumla buluşturma sürecinde kilit rol üstlenen eğitmenler; yalnızca sergileri anlatan rehberler değil, aynı zamanda gözlem yapmaya teşvik eden, sürprizler kurgulayan, merak uyandıran, bilimsel olayları doğru çerçeveye yerleştiren ve kalıcı öğrenmeyi destekleyen bilim iletişimi uzmanlarıdır.
Atölye, laboratuvar, bilim şovu, drama gibi etkinlik alanlarında aktif rol alan eğitmenlerden; sergi tasarımına katkı sunmaları, bozulan sergilerin takibi, okul gezilerine yönelik etkinlik ve materyal geliştirmeleri gibi teknik ve pedagojik birçok katkı da bekleniyor. Bu nedenle eğitim programları, onların alana güçlü bir başlangıç yapmalarını desteklemeyi hedefliyor.
Hızlı erişim butonlarını kullanarak diğer sayfaları görüntüleyebilirsiniz.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK SAYEM Yeşil Dönüşüm 2025 yılı 1. Dönem Çağrısının başvuruya açıldığını belirterek, “Sanayide yeşil dönüşüm için çalışmaya, Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna çevre dostu uygulamalarla hız vermeye devam edeceğiz.” dedi.
Bakan Kacır, TÜBİTAK SAYEM Yeşil Dönüşüm 2025 yılı 1. Dönem Çağrısının başvuruya açıldığını duyurdu. Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin paylaştığı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Dünya Bankası iş birliği ile yürüttüğümüz Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında yeşil dönüşüm odaklı Ar-Ge ve yenilik projelerini destekliyoruz. TÜBİTAK SAYEM Yeşil Dönüşüm 2025 yılı 1. Dönem Çağrısı başvuruya açıldı. Sanayide yeşil dönüşüm için çalışmaya, Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna çevre dostu uygulamalarla hız vermeye devam edeceğiz.”
SAYEM Yeşil Dönüşüm Programı
Koordinatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü Dünya Bankası Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında özel sektörün yeşil dönüşüme yönelik ürün veya süreç geliştirme faaliyetleri TÜBİTAK-TEYDEB tarafından destekleniyor. Bu amaçla hayata geçirilen Sanayi Ar-Ge Projeleri İçin Geri Ödemeli ve Hibe Destek Programı kapsamında SAYEM Yeşil Dönüşüm programının yeni çağrısı 16 Nisan 2025 itibari ile açıldı. Çağrıya başvurular 16 Haziran 2025 tarihine kadar alınacak.
Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları Desteklenecek
Bu çağrı kapsamında, özel sektör, üniversite ve kamu iş birliğiyle yenilik platformları oluşturularak, Türkiye’nin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirilmesi için bir teknoloji ekosistemi olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları desteklenecek. Özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu iş birliğiyle ihtisaslaşmış bir Ar-Ge ve Yenilik Platformunun oluşturulması, bu platform aracılığıyla Ürünleştirme Yol Haritalarının (ÜYH) oluşturulması ve bu Ürünleştirme Yol Haritaları çerçevesinde yeşil dönüşüme yönelik ürün veya ürün grubu geliştirilmesine yönelik Ürünleştirme Programları (ÜPG) desteklenecek.
Üst Limit 300 Milyon TL
Program süresi 36 ay olup, platform başına program önerisi için üst limit 300 milyon TL’dir. Platformda yer alacak olan özel sektör kuruluşları hibe ve geri ödemeli olarak, üniversiteler ve araştırma kurumları yüzde 100 hibe olarak destek alabilecekler. Platformda yer alacak kuruluşlar için bütçe üst limiti KOBİ’ler için 15 milyon TL, büyük ölçekli kuruluşlar için 60 milyon TL, üniversiteler ve araştırma kurumları için 10 milyon TL.
2223-B Grant Program for Organizing Scientific Meeting within the Country, 2223-C Grant Program for Organizing Multiparticipant International Scientific Meeting and 2223-D Grant Program for Organizing Scientific Meeting within the Framework of Bilateral Cooperation Agreement run by TÜBİTAK Science Fellowships and Grant Programmes Directorate (BİDEB) 2025/2 calls are open for application. Applications will be received through the TÜBİTAK BİDEB Application and Monitoring System until 2 May 2025 at 17:30 (UTC+3)
Click here for call text and details about 2223-B Grant Program for Organizing Scientific Meeting within the Country.
Click here for call text and details about 2223-C Grant Program for Organizing Multiparticipant International Scientific Meeting.
Click here for call text and details about 2223-D Grant Program for Organizing Scientific Meeting within the Framework of Bilateral Cooperation Agreement.
TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen 2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği Programı, 2223-C Çok Katılımlı Uluslararası Etkinlik Düzenleme Desteği Programı ve 2223-D İkili İşbirliği Anlaşmaları Çerçevesinde Etkinlik Düzenleme Desteği Programı 2025 yılı 2. dönem çağrıları açıldı. Başvurular 2 Mayıs 2025 saat 17:30’a kadar BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden alınacak.
2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği Programı hakkında bilgi almak ve çağrı duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
2223-C Çok Katılımlı Uluslararası Etkinlik Düzenleme Desteği Programı hakkında bilgi almak ve çağrı duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
2223-D İkili İşbirliği Anlaşmaları Çerçevesinde Etkinlik Düzenleme Desteği Programı hakkında bilgi almak ve çağrı duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
Further improvements have been made on the 1002-A Short-term Support Module and the 1002-B Emergency Support Module conducted by the Directorate for Research Funding Programmes (ARDEB). In this context, online applications of project proposals which will be submitted with the existing application forms must be completed from the ARDEB Project Application System (PBS) until 27/04/2025 23.59 (UTC+3) . E-signature processes of the project proposals confirmed before 27/04/2025 23.59 (UTC+3) can be completed after this date. As of 28/04/2025, it will not be possible to apply to 1002 – Short-term Support Programme with the existing application forms.
Information regarding the new processes and application forms of the 1002-A Short-term Support Module and the 1002-B Emergency Support Module will be announced after 28/04/2025.