Arama

+
-
0
DUYURU (31.05.2024)

18. ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ FİNAL YARIŞMASI SONUÇLARI

Kurumumuz tarafından düzenlenen 18. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın final sergisi ve ödül töreni, 26-30 Mayıs 2024 tarihleri arasında Ankara’da yüz yüze olarak düzenlendi.

Final Yarışması kapsamında yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda ödül alan proje listesi için tıklayınız.

"2024 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Projesi"ne ilişkin iş birliği protokolü, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜBİTAK, Hacettepe Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi arasında Strateji ve Bütçe Başkanlığında düzenlenen törenle imzalandı. 

Burada konuşan Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, nüfus yapısının tespit edilmesinin, birçok alanda atılacak adımların belirlenmesinde kritik önem taşıdığına işaret etti.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın 1968'ten beri her 5 yılda bir yapıldığını anımsatan Şenel, bu araştırmanın 12'ncisini başlatacaklarını söyledi. Şenel, araştırmanın, başka bir veri kaynağından sağlanamayan doğum, ölüm ve göç göstergelerinin zaman içindeki değişimini, bu değişimde etkili olan faktörleri ortaya koyduğunu ve bu alanlarda geliştirilecek politika ve stratejilere yön verdiğini ifade etti.

Şenel, araştırmanın, TÜBİTAK'ın "Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı" (KAMAG) kapsamında Başkanlığın finansal desteğiyle gerçekleştirileceğini belirterek, "2024 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması kapsamında yaklaşık 20 bin haneyle görüşme yapılarak veri toplanacak. Araştırmayla, Türkiye'de demografik olgular hakkında bilgi sağlayarak, günümüzdeki ve gelecekteki demografik, toplumsal ve anne-çocuk sağlığına ilişkin politikaların biçimlendirilmesine ve yeni stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Araştırma kapsamında ele alınacak konulara da işaret eden Şenel, 5 yaş altı çocuklarda büyüme geriliği, kötü beslenme alışkanlığı, obezite yaygınlığı, aile planlaması ihtiyacının karşılanma durumu, herkes için yaşam boyu öğrenim fırsatlarının yaygınlığı, erken çocukluk gelişimi endeksi, 20-24 yaş grubunda olup 18 yaşından önce evlenmiş kadınların oranı, gebeliği önleyici yöntem kullanımı, doğumları bir kamu kurumu tarafından tescil edilen 5 yaş altı çocukların oranı gibi verilerin de elde edileceğini söyledi.

Şenel, Sağlık Bakanlığı için önem taşıyan doğum öncesi bakım, doğum hizmetleri, doğum sonrası bakım, aşı ve anne çocuk sağlığı gibi konular hakkında bilgi toplanacağını da bildirerek, "Ülkemiz, coğrafi konumu ve sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi nedeniyle yoğun düzensiz göçle karşı karşıya kalarak, 2015'ten bu yana dünyada en fazla sığınmacı bulunduran ülke konumuna gelmiştir. Bu konuda ülke olarak yabancıların sosyal, ekonomik ve kültürel hayata uyumlarını desteklemeye çalışıyoruz, kanıta dayalı, bütüncül, etkin ve sürdürülebilir bir göç yönetimini sağlamayı hedefliyoruz" dedi.

Bu komite, Strateji ve Bütçe Başkanlığı başkanlığında, Aile ve Sosyal Hizmetler, Sağlık ve Milli Eğitim bakanlıkları, Türkiye İstatistik Kurumu, TÜBİTAK, Göç İdaresi Başkanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi temsilcilerinden oluşacak" değerlendirmesinde bulundu.

"Yapay zekanın da sürece dahil edilmesi faydalı olacak"

TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal da burada yaptığı konuşmada, nüfus verilerinin öneminin giderek arttığını söyledi. Çalışmanız ülkemiz için oldukça kıymetli olduğunu vurgulayan Mandal, “Özellikle pandemi dönemiyle beraber dünyada yaşanan süreçlerdeki bilim temelli, teknoloji temelli çözümlerin önemi daha fazla artıyor. Nüfus ve sağlık odağına baktığımız zaman, bu veri üzerinden de bir takım politikaların buna göre kalkınma planlarıyla da bir ilişkisi önemli. Nüfus verilerinin kıymeti artıyor. Yani bir diğer ifadeyle, biz gelecekteki senaryoları hazırlarken, çizerken hem bu çevresel boyutta, hem ekonomik boyutta, hem toplumsal boyutta, hem jeopolitik boyutta ki ülkemiz açısından özellikle bulunduğu coğrafya açısından, hem de teknolojik boyutta bu ilişkiyi doğru yönetebilmek gerekiyor.” dedi. Karmaşık, dinamik ve değişken hale gelen güçlüklere karşı çok boyutlu bakış açışı gerektiğine işaret eden Mandal, “Toplum için bilgi üretmekten toplumla birlikte bilgi üretmeye doğru bir dönüşüm var” vurgusu yaptı. 

“1968 yılından bugüne kadar yapılmış olan çalışmanın bu evresini özellikle bu açıdan çok kıymetli buluyorum.” diyen Mandal, “Bu sadece geçmişteki yaptığımızın yeni bir 5 yıllık çalışması değil, aynı zamanda yöntemsel olarak da kamu ile daha fazla çalışılacak, toplumun artık daha fazla kendisini söz sahibi olarak görmek istediği bir dönem. Tüm hane halklarıyla yapılacak olan görüşmelerde, geçmişe sadece bir veriyi toplayıp, bir kamu kurumuna bunu verip, gelecek açısından da o veriyi kullanma noktasından çok daha fazla kamunun bu veriye olan ihtiyacını gidecek şekilde bir süreç yürütülecek. O yüzden elde edilecek olan veriler geçmişe göre çok daha büyük bir anlam ifade edecektir” değerlendirmelerinde bulundu.

Afetlerle karşı karşıya olacağımız bir coğrafyada yaşadığımızı hatırlatan Mandal çalışmanın dinamiklik olmasının önemine değindi. 

Prof. Dr. Mandal, “Gelecekteki yaşanabilecek göç olayları noktası, bu hem sınır dışı göçte hem ülke içindeki göçler noktasını da dikkat alabilecek bir şekilde belki araştırmayı kıymetlendirmek gerek. Dünyadaki senaryolar oluşturulurken, yapay zekanın da bu sürece aktif bir şekilde dahil edilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Bu hocalarımızın yetkinliğini çok kıymetli bir şekilde kullanacağı bir ortamda, aynı zamanda hem manuel sisteme hem dijital sisteme doğru dönüşüm yapılırken, aynı zamanda gelecek açısından senaryolar hazırlanmasının faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“2008 yılından bu yana olduğu gibi KAMAG 1007 program koduyla beraber yürütülen bir programımız kapsamında bu sürecimizi başlatıyor olacağız.” diyen Mandal, “5 yıl sonra, 3 yıl sonra ne çıkacağından daha çok 6 aylık veya yıllık dönemlerle bunun değerlendirmesinin de faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah bu konuda biz de kendi değerlendirme ve izleme sürecimizi bu anlamda özel olarak yürütüyor olacağız. Şimdi buradan elde edilecek olan verilerin birçok kurumumuz açısından, ülkemiz açısından, insanlık açısından ve kendimize fayda sağlaması açısından üzerimize düşen katkıyı TÜBİTAK olarak vermeye çalışacağız. Ve tekrar bu sürecin araştırma temelindeki koordinasyonu, izlenmesi ve raporlandırılması görevi verilmesinden ötürü Strateji Bütçe Başkanlığı'na teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran da araştırmadan çıkacak sonuçların bu alandaki politika önceliklerini ortaya çıkaracağını ve veriye dayalı planlama ve strateji geliştirme süreçlerine katkıda bulunacağını söyledi.

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kurt da araştırmayla temel demografik verilerin güncelleneceğini ve politikaların da bu veriler ışığında ele alınacağını kaydetti.

Projede Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü yönetici kurum; Marmara Üniversitesi Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ise yürütücü kurum olarak yer alacak.

 

Tanımlar

Başkanlık: TÜBİTAK Başkanlığını,

Başvuru Sahibi: Başvuruda bulunan öğrenci, mezun veya takımı,

Danışma ve Değerlendirme Kurulu (DDK): Destek ile ilgili konularda görüşünden yararlanılmak üzere Bilim ve Toplum Başkanlığı tarafından önerilen ve TÜBİTAK Başkanlığınca onaylanan kurulu,

Etkinlik: Bilimsel bir amacı olan, bir konuyu bilme isteğinden yola çıkıp bilimsel araştırma yöntemlerini ve bilimsel basamakları izleyerek gerçekleştirilen bilimsel ve/veya teknolojik yarışma ile ilgili faaliyetleri,

Kurallar Kitapçığı: Destek kapsamındaki faaliyetlerle ilgili “Etkinlik Kuralları ile İdari ve Hususlar”ı,

Müdürlük: Bilim ve Toplum Başkanlığı Destek Programları Müdürlüğünü,

Öğrenci: Lise ve dengi okul, ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde öğrenim gören kişileri,

Proje: Yarışma/Etkinliğe yönelik amaçların gerçekleştirilmesi amacıyla sunulan, sonucunda araç, ürün vb. çıktısı olan, kapsamı, süresi, özel şartları ve varsa diğer kurum/kuruluşlarca sağlanan destek miktarının belirtildiği çalışma, 

Satın Alma Ekibi: Projenin geliştirilmesi amacıyla her türlü satın alma işini yapan, Takım Sorumlusu ve en az 2 (iki) takım üyesinden oluşan ekibi,

Takım Danışmanı: Lise ve dengi okul, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Merkezleri, BİLSEM, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Bilim Merkezleri ve Bilim Atölyelerinde görev yapan ve söz konusu okullarda/kurumlarda öğrenim gören lise seviyesindeki öğrenciler tarafından kurulan takıma ya da üniversite ve lise öğrencilerinin bir araya gelerek kurduğu karma takıma danışmanlık yapan, takımın idari ve mali hususları konusunda sorumluluk alan öğretmeni/eğitmeni ya da ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerden oluşan takıma danışmanlık yapan akademisyeni,

Takım Sorumlusu: Takım olarak yapılan başvurularda proje ekibinde liderlik ve koordinasyon rolünü üstlenen, başvuru süreci ve sonraki süreçleri yürütmekten sorumlu olan, takımda tüm satın alım ve faturalandırma işlemlerinden de sorumlu olan takım üyesini veya takım danışmanını,

Türk Hava Yolları: Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığını,

Yarışma: Katılımcıların bilimsel araştırma veya projelerini sunarak rekabet ettikleri, genellikle bilimsel bilgiyi teşvik etmek ve bilimsel yetenekleri geliştirmek amacıyla düzenlenen yarışmaları,

ifade eder

Türk Astronot Bilim Misyonu Projesi Araştırma Grupları ODTÜ’de buluştu. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın da bulunduğu Axiom 3 görev ekibi mürettebatı Michael Lopez-Alegria, Walter Villadei ve Marcus Wandt, uzay ve teknoloji meraklısı gençlerle deneyimlerini paylaştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk gençliğinin Milli Teknoloji Hamlesi’ni başarıya ulaştıracağını belirterek, “Türkiye’nin uzay bilimi ve teknolojilerinde iddia sahibi bir ülke olması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Axiom-3 görevinde Uluslararası Uzay İstasyonu’nda dalgalanan Türk Bayrağı’nı Bakan Kacır’a takdim etti. 

Etkinliğin kapanış konuşmasını TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal yaptı. 

Hem Axiom 3 görev ekibi mürettebatı hem de deney sahibi bilim insanlarının bu etkinlikte bir araya geldiğini belirten Mandal, “Etkinliğimizi planlarken bu iki ekibin bir arada olmasını istedik. O yüzden özellikle araştırmacı, deney sahibi hocalarımızın bu yapmış oldukları çalışmaların çok daha geniş bir etki oluşturacağına yürekten inanıyoruz. Bu nedenle, bunların tümünü kayıt altında, YouTube üzerinden değişik zamanlarda izlenmek ve referanslandırılmak üzere kullanacağına eminiz,” dedi.

 “Kazanılan deneyimlerin daha geniş kitlelere aktarılması için böyle bir etkinlik düzenledik ancak yılın sonuna doğru sonuçlar elde edildikçe bu bilgilerin ve deneyimlerin daha fazla kıymetleneceğine eminim.” diyen Mandal, yapılan çalışmaların hem bugünün ihtiyaçları hem de gelecek odaklı baktığımız zaman neleri yapabileceğimiz konusunda önemli bir noktada olduğunu belirtti. 

Prof. Dr. Mandal, “Bu çalışmalar bilimsel makaleler veya yayınlanacak olan raporlarla paylaşılacak. Ama bu çalışmaların devamı niteliğinde iki adımdan ilerleyebileceğini düşünüyorum. Birincisi, yani bu yapılan araştırma çalışmalarının devamı niteliğinde başlayabilecek olan projeler için özel bir süreç izleyebiliriz. Önerilere açığız. Özel bir çağrı niteliğinde bir süreç başlatabiliriz. Bu çalışmalardan doğacak yeni derin araştırma noktası da olabilir. Veya da uygulama noktasına geçen başlıklar da olabilir. Böyle bir çalışmayı, sizlerden elde edeceğimiz heyecan ve motivasyonla yapabileceğimize inanıyoruz.” diye konuştu.

“İkinci olarak da, bu bizim ilk uzay yolculuğumuz ama devamı mutlaka gelecek. Gelecekte bizim söz sahibi olma noktamız illa ki kendimizin gittiği noktalar değil. Ama kendi deneylerimizin gerçekleştirdiği ortamların sayısının artacağını öngörüyoruz. Uzay misyonundan bilim misyonuna doğru bir dönüşüm olacağını düşünüyoruz. Bunun için de biz hazırız. Bu anlamda açılacak çağrılara destek vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek isterim.” diyen Mandal, “13 tane deneyin devamında bunlara bağlı gelişecek olan devam niteliğinde Hem bilimsel araştırma çalışmasının devamı veya da yenilik iken uygulama boyutundaki çalışmaların desteklenmesi, hem de bu amacın yönelik yeni başlatılacak olan çalışmaların da ilgili uzay ajansları veya platformlar üzerinden bu çalışmalarımızın ilgili, yani mikro yer çekimde olduğu ortamlarda yapılabilmesi için, arayışlar içinde olunması.” İfadelerini kullandı.

 “Hem de bu oturumda oturan, hem de bizi dinleyen arkadaşlarım da açısından, Türkiye'nin uzay yolculuğunun sadece yapmış olduklarımızdan daha çok yapabileceklerimiz noktasında ve bunun da bir bilim misyonu noktasında, devamı noktasında bunları rahatlıkla yapabileceğimizi ve bunun içinde bir niyet beyanından daha çok bir taahhüt noktasına da değerlendirmesini isterim.” diye konuşan Mandal, “Ben tekrar dediğim gibi arkadaşlarımızı zaten bir takım geçen toplantıda benim anlayabildiğim veya benim yetkimde, yani benim zaten kurulumun yetkisinde olan istekleri vardı. Onları yerine getirmeye çalıştık. Yani bir takım bu işler veya projelerin araştırma kısmındaki olan eksikliklerin, finansal süreçleriyle ilgili, katkı verilmesiyle ilgili. Bundan sonra da yine sizlerin çalışmalarını yakından izlemeye, anlamaya, katkı vermeye ve en önemlisi devamını getirme noktasında aynı heyecan ve sorumluluk içinde olacağımızı ifade ediyorum.” vurgusu yaptı. 

Gün boyu süren etkinlikte sabah oturumunda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın da bulunduğu Axiom 3 görev ekibi mürettebatı Michael Lopez-Alegria, Walter Villadei ve Marcus Wandt, uzay ve teknoloji meraklısı gençlerle buluştu. 

Öğleden sonra ise Bilim misyonu kapsamında Alper Gezeravcı’nın ISS’de gerçekleştirdiği deneylerin sahiplerin deneylere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. 

 

Deneylere ilişkin bilgiler:

1 - UYNA 

Bilim Misyonun Adı: 

Uzay İçin Yeni Nesil Alaşımlar

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

TÜBİTAK MAM - Ömür Can Odabaş

 

Deneyin Tanımı: 

Yüksek Entropili yeni nesil uzay alaşımları. Yüksek sıcaklıklara dayanıklı, yüksek mukavemetli alaşımların üretilmesi çalışması, KIBO modülünde bulunan ELF kullanılarak gerçekleştirilecektir. Ergitme ve katılaşma prosesleri sırasında termofiziksel ve kristal büyümesi, gibi özellikler üzerinde yerçekimsiz ortam etkileri araştırılacaktır. Ülkemizin uzay, havacılık ve savunma sanayii için yeni nesil malzeme geliştirme kabiliyeti kazanmasında önemli katkısı olması hedeflenmektedir.

 

Kısa Bilgi Metni:

Geleneksel malzemelere göre yüksek sıcaklıklara ve fiziksel yüklere dayanıklılık gibi üstünlükleri ile öne çıkan yeni nesil – orta ve yüksek entropili alaşımların üretimi, uzay, havacılık ve savunma sanayii için ülkemiz adına edinilmesi önemli bir kabiliyet.

UYNA deneyi için TÜBİTAK MAM araştırmacılarının tasarladığı yeni nesil metal malzemeler, Japon Uzay Ajansı (JAXA) tarafından çeşitli testlerden geçirilerek uzay koşullarındaki testlere elverişli oldukları onaylandı. 

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun KIBO modülünde yer alan elektrostatik levitasyon fırınında (ELF) gerçekleşecek olan UYNA deneyinde, ilk defa yeni nesil metal malzemelerin mikro yer çekimli ortamda ergitme ve katılaşma sürecinde termodinamik ve fiziksel özellikleri araştırılacak.

Araştırma sonucunda, literatüre önemli katkı verilmesinin yanında ülkemizin uzay, havacılık ve savunma sanayii için yeni nesil malzeme geliştirme kabiliyetinin artırılması hedefleniyor. 

 

2 - gMETAL

Bilim Misyonun Adı: 

Katı Fazdaki Parçacıkların Bir Akışkan İçindeki Dinamiğine Yerçekimsiz Ortam Etkisi 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

TÜBİTAK MAM - Prof. Dr. İskender Gökalp / Prof.Dr.Ahmet Yozgatlıgil

 

Deneyin Tanımı: 

Kimyasal tepkimesiz koşullarda, katı parçacıklar ile akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulmasına yerçekiminin etkisi araştırılacaktır.  Böylece uzay araçlarının itki sistemlerinin daha verimli hale getirilmesi sağlanacaktır. 

 

Kısa Bilgi Metni:

gMETAL deneyi ile, kimyasal tepkimesiz koşullarda, katı parçacıklar ile akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulmasına yerçekiminin etkisi araştırılacak.  Böylece itki üretiminde metal parçacıkları kullanacak uzay aracı motorlarının daha verimli hake getirilmesine yönelik bir ön çalışma yapılmış olacak.

Deney sonuçlarının, uluslararası bir proje olan Mars misyonlarına katkı verebilecek nitelikte olduğu, Mars gezegeni üzerinde güneş enerjisine ilave bir enerji kaynağı yaratarak, uzayın ekonomik gelişimini tetikleyecek etkileri olacağı öngörülüyor.

Ayrıca, yapılan araştırma yeryüzünde sürdürülebilir enerji kaynakları arayışına da katkı verecek. Yanma süreçleri sera gazı üretmeyen ve küresel ısınmaya yol açmayan metal parçacıklarının döngüsel ekonomiye uygun bir şekilde enerjiye dönüştürülmesinin optimize edilmesini sağlayarak, insanlığa fosil enerji kaynaklarından kurtulabilmek için, hidrojenin yanında, ikinci bir alternatif sunacak.

3 - UzMAn

Bilim Misyonunun Adı: 

Uzay Görevleri için Mikroalgal Yaşam Destek Üniteleri

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Boğaziçi Üniversitesi - Dr. Öğr. Üyesi Berat Haznedaroğlu

 

Deneyin Tanımı: 

Dünyada zorlu koşullara adapte olan mikroalg türlerinin yerçekimsiz koşullar altında büyüme ve dayanıklılık testlerinin gerçekleştirilmesi, metabolik değişikliklerinin incelenmesi, CO2 yakalama performanslarının ve O2 üretim kabiliyetlerinin belirlenmesi için Bilim Misyonu ortağı TÜBİTAK MAM ile birlikte yaşam destek sistemi geliştirilmesi hedeflenmektedir.

 

Kısa Bilgi Metni:

Misyonun temel amacı, mikroalglerin uzay koşullarında nasıl büyüdüğünü ve hayatta kalabildiğini anlamak. Mikroalgler, su içinde yaşayan küçük bitkilerdir ve fotosentez yaparak karbondioksiti oksijene çevirebilirler. Bu özellikleri, uzay istasyonunda yaşam destek sistemleri için çok önemli.

Bu deneyde, Dünya'daki zorlu ortamlarda yaşayabilen mikroalgler, özellikle Antarktika'dan toplanan türler, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda test edilecek. Araştırmacılar, bu alglerin uzaydaki sıfır yerçekimi koşullarında nasıl büyüdüğünü, karbondioksiti nasıl oksijene dönüştürdüğünü ve hayatta kalabildiğini inceleyecekler. 

Uzay istasyonundan Dünya'ya dönen mikroalg örnekleri, RNA dizileme adı verilen bir teknikle incelenecek. Bu inceleme, mikroalglerin metabolizmalarının uzay koşullarında nasıl değiştiğini göstererek bilim dünyası için yeni bilgiler sunacak. 

Kısacası, bu misyon, uzayda yaşam destek sistemlerini geliştirmek için mikroalgleri kullanma potansiyelini araştırıyor ve bu alglerin uzaydaki koşullara nasıl tepki verdiğini anlamayı hedefliyor.

4 - EXTREMOPHYTE 

Bilim Misyonun Adı: 

Ekstrem Halofit olan Schrenkiella Parvula’nın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Ege Üniversitesi - Prof. Dr. İsmail Türkan

 

Deneyin Tanımı: 

Uzayda ve yeryüzünde yetiştirilen ve de tuz stresine maruz bırakılan A. thaliana ve S. parvula bitkilerinde yeni nesil dizileme ile (RNA-seq) transkriptomun ortaya konulması ve mikro yerçekiminde glikofitik ve halofitik bitkilerin tuz stresine verdikleri bazı fizyolojik ve moleküler yanıtların karşılaştırması hedeflenmektedir.

 

Kısa Bilgi Metni:

Extremophyte deneyi ile, Türkiye’ye özel bir bitki olan, Tuz Gölü’nde yetişen ve zor koşullara dayanıklı olmasıyla bilinen bir bitki (S. Parvula) ilk defa Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yetiştirilecek. 

Araştırmacılar tarafından, bu bitkilerin yeni nesil dizileme (RNA-seq) ile transkriptomu ortaya konulacak ve gen ifadelerinde mikro yerçekimi ve uzay ortamının yarattığı etkiler nedeniyle oluşacak değişiklikler ve bu değişikliklerin etkileri incelenecek. 

Uzay’daki mikrogravite ortamı ve uzay yolculuğunun kendisi dünyada yaşayan canlılar için çok büyük bir stres oluşturuyor. 

Uzayda bitkilerin yetiştirilmesi hem yolculuk süresince hem de kurulması planlanan Ay ve Mars üslerinde yiyecek gereksinimini sağlaması, oksijen üretmeleri nedeni ile önemlidirler. Ayrıca uzayda insan kaynaklı atık suyun yeniden kullanılabilmesi için de bitkilere gereksinim vardır. Bu nedenle bitkilerin uzay koşullarında yetiştirilmesi ve verimin optimize edilmesi uzaydaki yaşam destek sistemleri için yaşamsal bir önem taşımaktadır. 

Uzay koşullarında ekstrem şartlara uyum sağlayabilecek bitkilerin yetiştirilmesi pek çok açıdan avantajlı olacaktır. Ancak bugüne kadar ekstremofit bitkilerin yeryüzündeki strese uyum özelliklerini uzay ortamında devam ettirip ettiremediği daha önce araştırılmamıştır. 

Bu nedenle EXTREMOPHYTE deneyi bitki bilimi literatürüne bu yönüyle katkı verecektir. Önümüzdeki yıllarda uzay ortamında bitkisel üretimin yönlendirilmesi için temel bilgi girişi sağlayacaktır. Bunun yanında ayrıca ülkemizden araştırmacıların uzay biyolojisi ve uzayda bilimsel deney tasarlama, gerçekleştirme konularında deneyim kazanacaklardır.  

 

5 - METABOLOM

Bilim Misyonun Adı: 

Uzay Görevlerinde Bulunan Astronotların Metabolom/Transkriptomlarındaki Değişimlerin Analizi ve Ulusal Omik Veri Setlerinin Oluşturulması

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Ankara Üniversitesi - Prof. Dr. Emel Emregül

 

Deneyin Tanımı: 

Uzay uçuşu, insanların yaşayabileceği en zorlu fiziksel koşullardan biridir. Astronotlar uzay görevleri sırasında düşük yerçekimi, uzay radyasyonu, değişen fiziksel aktivite, beslenme sorunları, uykusuzluk, yüksek g ve hiperoksi gibi çevresel streslere maruz kalmaktadır.

Araştırmamız, uzay koşullarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Ayrıca bu olumsuz etkilerin azaltılmasına yönelik olarak, uzay görevine katılan astronotumuzun, uzay ortamı koşullarının etkisiyle gen ekspresyonlarında ve metabolizmalarında gerçekleşen fizyolojik ve biyokimyasal değişimlerin incelenmesi hedeflenmektedir. Bu çalışma ile, vücuttaki sistem çapındaki değişikliklerin astronotlarımızın sağlığına yönelik olası risk faktörlerinin anlaşılmasında yeni bilgiler sağlanması, ülkemizdeki uzay araştırmalarında yerçekimi fizyolojisi, havacılık ve uzay tıbbı gibi konularda çalışacak olan uzmanlara daha fazla araştırma yapmak için faydalı veriler edinilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca Dünya’daki var olan hastalıklar için yeni tedaviler ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesinde faydalı olabileceği düşünülmektedir. 

 

Kısa Bilgi Metni:

Uzay görevleri, insan vücudunun maruz kalacağı en zorlu fiziksel koşullardan biridir. Astronotlar uzay görevleri boyunca birçok çevresel strese maruz kalmaktadır. Fırlatma sırasında maruz kalınan yüksek merkezkaç kuvveti (g-kuvveti), düşük yerçekimi, uzay radyasyonu, yüksek veya düşük oksijen miktarı, uyku düzensizliği, beslenme sorunları ve değişen fiziksel aktivite zorlu fiziksel koşulların başlıcalarıdır.

METABOLOM bilim misyonu kapsamında, astronotlardan toplanacak olan kan, idrar ve tükürük örnekleri üzerinde yapılacak olan moleküler düzeydeki detaylı analizler (metabolomik ve transkriptomik) ile uzay koşullarının insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Toplanan biyolojik numunelerde, uzay koşulları etkisiyle değişen tüm metabolizma ürünleri ve bunlarla ilişkili gen ifadelerinin değişimleri bütünüyle araştırılacaktır.

Bu araştırmadan elde edilecek veriler aracılığıyla astronotların sağlığına yönelik olası risk faktörlerinin anlaşılmasında yeni bilgiler sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca ülkemizde yerçekimi fizyolojisi, havacılık ve uzay tıbbı alanında gelecek yıllarda yapılacak olan çalışmalar için uzmanların faydalanması amacıyla bir moleküler veri bankası oluşturulmasına yönelik ilk adım atılacaktır.

Araştırmanın sonuçlarının Dünyada var olan hastalıklar için, yeni tedaviler ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesinde faydalı olabilecek potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir.

6 - MİYELOİD

Bilim Misyonun Adı: 

Uzay Misyonuna Katılan Bireylerde Radyasyona Maruz Kalmanın Kanser İçin Öncül Lezyonlar Olan Periferik Kandaki Miyeloid-Kökenli Baskılayıcı Hücrelere Etkisinin İncelenmesi

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Hacettepe Üniversitesi, Prof. Dr. Güneş Esendağlı

 

Deneyin Tanımı: 

Miyeloid kökenli baskılayıcı hücreler (MKBH) kanser gibi kronik inflamasyon süreçlerinde yüksek düzeyde üretilerek immün baskılama yapan, kanser progresyonunu ve metastazı destekleyen, heterojen immatür miyeloid hücre popülasyonudur. Bu çalışma ile, uzay misyonu katılımcılarının maruz kalacağı yolculuk ve uzay koşulları, kozmik radyasyon hasarının immünolojik olarak MKBH hücreleri düzeyinde ölçülmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

 

Kısa Bilgi Metni:

MIYELOID Deneyi kapsamında,ultraviyole ışınları, galaktik kozmik radyasyon, yer çekimi değişiklikleri, solunan hava ve ortam, yolculuk ve uzayda kalış boyunca maruz kalınan tüm zorlu faktörlerin astronotlarımızın bağışıklık sistemini ve kan yapımı sürecini nasıl etkilediği belirlenecektir. 

Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyeloid tipteki kan hücreleri özelinde araştırılacak, bu hücrelerin özellikleri ve fonksiyonlarındaki değişimler uçuş öncesi ve dönüşte karşılaştırılacak ve uzay yolculuklarının kanser dahil bağışıklık sistemini ilgilendiren pek çok hastalık üzerine olabilecek etkisi hakkında çıkarımlar dünya bilim literatürüne ilk kez kazandırılacaktır. Bu sayede uzay yolculuklarının bağışıklık sistemi üzerine olabilecek olumsuz etkilerini gidermek üzere önlemler alınması da mümkün olabilecektir. 

 

7 - MESSAGE

Bilim Misyonun Adı: 

Microgravity Associated Genetics Science Mission/Mi̇kroyerçeki̇mi İli̇şki̇li̇ Genetik Bi̇lim Misyonu 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Üsküdar Üniversitesi, Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan

 

Deneyin Tanımı: 

Yerçekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genlerin tespit edilmesi ve uzay görevlerinde, bağışıklık hücrelerinden hangilerinin yer çekimi tarafından direkt olarak etkileneceğinin, CRISPR gen mühendisliği yöntemleri ile belirlenmesi hedeflenmektedir.

 

Kısa Bilgi Metni:

"MESSAGE Bilim Misyonu," Türk astronotumuzun mikro yer çekimi altındaki bağışıklık sistemi tepkilerini inceleyerek uzayda yaşamın sağlık üzerindeki etkilerini aydınlatmayı amaçlıyor. 

Araştırma, astronotumuzun 14 günlük uzay görevi boyunca mikro yer çekimi koşullarında bağışıklık hücrelerinin nasıl davrandığını, 25.000 genin yer çekimsiz ortamda nasıl etkilendiğini anlamak için tasarlandı. Bu deney, uzayda yaşamın temel sağlık boyutlarına ilişkin kritik anlayışları derinleştirerek gelecekteki uzay misyonlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza katkıda bulunacak.

Uzun uzay seyahatleri ve Mars-Ay kolonileşme planları, astronotların sağlıklı kalabilmesi açısından bağışıklık sistemlerinin nasıl tepki verdiğini anlamamızı zorunlu kılıyor. Bu noktada, MESSAGE Bilim Misyonu, mikro yer çekimi altında astronot bağışıklık sistemlerinin tepkilerini çözümlemek ve uzun vadeli uzay görevlerinin sağlık üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir adım atıyor. Astronotların bağışıklık sistemi, mikro yer çekimi koşullarında nasıl değişiklik gösteriyor, uzayda geçirilen süre arttıkça nasıl adapte oluyor, bu sorulara cevap vererek astronot sağlığını korumak ve uzayda kolonileşmeye yönelik planları güçlendirmek hedefleniyor. MESSAGE Bilim Misyonu, bu kritik konuda aydınlatıcı veriler sunarak uzun vadeli uzay seyahatlerinin ve kolonileşme hedeflerinin daha güvenli ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

 

8 - ALGALSPACE 

Bilim Misyonun Adı: 

Uzay Koşullarında Antarktika ve Ilıman Mikroalg Yetiştiriciliğinin Karşılaştırmalı Bir Çalışması

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Yıldız Teknik Üniversitesi – Prof. Dr. Didem Özçimen

 

Deneyin Tanımı: 

Uzayda, Antarktik ve ılıman bölge mikroalglerinin büyüme verileri karşılaştırılarak, literatürde ilk kez kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik bir çalışma gerçekleştirilecektir. Uzayda algler: CO2'den O2 rejenerasyonu, Ek gıda temini, Su iyileştirme, Yaşam destek alanlarında kullanılmak amaçlarıyla araştırılacaktır.

 

Kısa Bilgi Metni:

ALGALSPACE deneyi ile ülkemiz kaynaklarıyla düzenlenen kutup bilim seferleri kapsamında temin edilen ekstremofilik mikroalgler ile ılıman koşullarda yetişen mikroalglerin uzay ortamında karşılaştırmalı üretimi gerçekleştirilecektir. 

Uzayda ekstremofilik mikroalgler ile yapılan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. 

Önerilen proje ile Türkiye’nin Antarktika bölgesindeki istasyonundan toplanan mikroalglerin üretimi ilk kez uzayda denenecek, ılıman koşullara elverişli mikroalgler ile karşılaştırılacak ve çeşitli analizler gerçekleştirilecektir.

Gelecekte hem uzay görevlerinde hem de uzay yaşamında alglerin yenilenebilir ve sürdürülebilir bir üretiminin gerçekleştirilmesi ve kullanım potansiyelinin belirlenmesi, özellikle gıda, sağlık ve çevre açısından insanlığa fayda sağlayacaktır. Alglerden üretilecek katma değeri yüksek ürünler de ekonomik ve biyo-ekonomik kalkınma için kritik bir öneme sahiptir.

9 - CRISPR – GEM 

Bilim Misyonun Adı: 

Mikro Yerçekimi Altında Bitkilerde CRISPR Gen Düzenleme Verimliliğinin Araştırılması

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Yıldız Teknik Üniversitesi – Tuğçe Celayir

 

Deneyin Tanımı: 

İnsanlığın uzaydaki geleceği için aşılması gereken en büyük engellerden bir tanesi olan, uzun süreli uzay görevlerinde sürdürülebilir bir sistemin sağlanamaması sorununu çözmek amacıyla tasarlanan biyorejeneratif yaşam destek sistemlerinin iskeleti olan bitkilerin, uzay görevi sırasında meydana gelen biyolojik ve biyolojik olmayan stresler karşısındaki savunma mekanizmalarının anlaşılması ve geliştirilmesine yönelik olarak, moleküler biyolojinin modern gen düzenleme tekniklerinden bir tanesi olan CRISPR tekniğinin mikro yerçekimi ortamda bitkiler üzerindeki etkinliğinin araştırılmasını amaçlamaktadır. 

 

Kısa Bilgi Metni:

İnsanlık için Mars'a gitme ve uzay görevlerini sürdürme hedefinde, bitkilerin önemi büyüktür. Besin ve oksijen sağlayarak, uzayda bitkilerin daha sağlıklı ve verimli yetiştirilmesi ise kritik bir araştırma alanıdır. Uzayda daha sağlıklı ve verimli bitkiler yetiştirmek, Türkiye'nin ilk uzay deneylerinden biri olan CRISPR-GEM projesinin hedefidir. 

Bu proje, genetik mühendislik yöntemlerinden bir devrim olan Crispr tekniğini kullanarak bitkilerin sağlığını ve verimini artırmayı amaçlıyor. Bütün canlılar gen adı verilen, nesilden nesile aktarılan ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeleri için kilit rol oynayan kod benzeri yapılara sahiptirler. CRISPR, genler üzerinde değişiklik yapma imkânı tanıyan bir tekniktir. Projede, bitkilerde uzay ve Dünya koşullarında genetik değişiklikler test edilerek, CRISPR tekniğinin uzayda ne kadar etkili olduğu ilk defa araştırılacak. Elde edilen sonuçlar, uzayda yetiştirilecek bitkilerin daha sağlıklı ve verimli olmasına yönelik önemli bilgiler sunacak, böylece insanlığın uzay keşiflerine önemli bir katkı sağlanacaktır.

Fırlatma öncesi gerçekleştirilen yoğun bilimsel çalışmalar sonucunda, astronot Alper Gezeravcı tarafından uzay görevi sırasında uygulanmak üzere deney düzeneği kurulmuş ve gerekli biyolojik materyaller hazırlanmıştır. Projenin en kritik aşamaları tamamlanmış olup, kontrollü testler ve analizlerle uzay görevi öncesi doğrulamaları gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Uzay İstasyonu üzerinde şuan deneylerimizin yerçekimsiz ortamda uygulanacak kritik kısımları Alper Gezeravcı tarafından icra edilmektedir. 

10 - PRANET 

Bilim Misyonun Adı: 

Propolisin Anti bakteriyel Etkisi (PRANET) 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Muş Bilim ve Sanat Merkezi - Birsen Geçer

 

Deneyin Tanımı: 

Propolis, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan, haricen kullanılmasında da herhangi bir yan etki bulunmayan bir maddedir. Bilim misyonu ile, propolis maddesinin mikro yerçekimi ortamındaki bakteriler üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Kontrol ve deney grupları oluşturularak propolisin anti bakteriyel etkisi test edilecek, sonuçların yer çekimli ortam ile benzer sonuçlar verip vermeyeceği karşılaştırılacaktır.

 

Kısa Bilgi Metni:

Propolis; bal arıları tarafından çeşitli bitkilerin yaprak, gövde ve tomurcuklarından toplanan, balmumu ve reçine içeren bir maddedir. Arılar bu maddeyi kovan içi sterilizasyonu ve kovanın yalıtımında kullanmaktadır. 

PRANET deneyi ile, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan, haricen kullanılmasında da herhangi bir yan etki bulunmayan, antibakteriyel özelliği birçok bilimsel çalışma ile ortaya konulmuş propolis maddesinin mikro yerçekimi ortamındaki bakteriler üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. 

Propolisin mikro yerçekimi şartlarında da bakteriler üzerinde etkili olduğunun gösterilmesi  halinde, uzay ortamında kullanılabilecek, alternatif doğal bir antibakteriyel seçenek olduğu ortaya konulmuş olacaktır. Uzay ortamından alınan bakteri örneklerinin incelenmesi sonucunda uzay istasyonundaki bakteri florasına dair bilgiler elde edilecektir. Bu bilgiler kullanılarak mevcut mikroorganizmalar hakkında analizler yapılabilecektir.

 

11 - VOKALKORD

Bilim Misyonun Adı: 

Uzay’da Yaşamaya Karşı Oluşan Hayati Tepkimelerin Vokal Kord Kaynaklı Değişimler İle Tespiti Ve Düşük Yerçekimsizliğin Sebep Olduğu Rahatsızlıkların Ses Frekansları İle Tanımlanması 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Haliç Üniversitesi - Prof. Dr. Gökhan AYDEMİR

 

Deneyin Tanımı: 

Solunum sistemi fizyolojisi içerisinde yapay zeka desteği ile Seste meydana gelen frekans değişiminden rahatsızlıkların tespit edilmesi ve yerçekimsiz ortamın etkilerinin insan sesi üzerine etkilerinin araştırılması hedeflenmektedir.

 

12 - OKSİJEN SATURASYONU

Bilim Misyonun Adı: 

Solunum Sistemi Fizyolojisi İçerisinde Yapay Zeka Desteği İle Verilen Havanın Oksijen Seviyesini Hesaplayarak Düşük Yer Çekiminin Sebep Olduğu Rahatsızlıkların Tanımlanması 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

Nişantaşı Üniversitesi-Oğuzhan Aydemir

 

Deneyin Tanımı: 

Hastalıkların tedavisinde erken teşhisin önemi hayatidir. Yapay zeka desteği ile verilen havanın oksijen seviyesini hesaplayarak düşük yer çekiminin sebep olduğu farklılıklar ve rahatsızlıkların tanımlanması hedeflenmektedir.

 

13 - MİYOKA

Bilim Misyonun Adı: 

Mikro Yerçekimi Ortamında Kurşunsuz Lehimleme Araştırması 

 

Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: 

TÜBİTAK UZAY - Hakan Asan

 

Deneyin Tanımı:

Mikro yerçekimi ortamında gerçekleştirilecek kurşunsuz lehimleme deneyi ile ilk Türk Uzay yolcusu UUİ’de elektronik kart üzerine kurşunsuz bileşen montajı gerçekleştirecektir. Uzay görevi sonrası dünyaya getirilecek elektronik kartlar TUBİTAK UZAY tarafından ayrıntılı incelemeye tabii tutularak mikro yerçekiminin kurşunsuz lehimleme sürecine etkileri bilim dünyasının kullanımına sunulmak üzere raporlanacaktır.

 

Kısa Bilgi Metni:

TÜBİTAK UZAY, kuruluşundan bu yana kendisini Türk uzay endüstrisinin gelişimine adamıştır ve bilim misyonu programı, bu önemli rolü sürdürmesinde kilit bir rol oynamaktadır. Mikro yerçekimi ortamında gerçekleştirilecek kurşunsuz lehimleme deneyi ile ilk Türk Uzay yolcusu UUİ’de elektronik kart üzerine kurşunsuz bileşen montajı gerçekleştirecektir. Uzay görevi sonrası dünyaya getirilecek elektronik kartlar TUBİTAK UZAY tarafından ayrıntılı incelemeye tabii tutularak mikro yerçekiminin kurşunsuz lehimleme sürecine etkileri bilim dünyasının kullanımına sunulmak üzere raporlanacaktır.

 

MIYOKA deneyi ile birlikte;

    * Yeni uzay yaklaşımına dair uygulamalar gerçekleştirilecektir,

    * Uzay ve savunma sanayine kurşunsuz lehimleme konusunda kritik bilgiler sağlanacaktır.

    * Saf kalay üzerinde kalay saçaklanması araştırması gerçekleştirilecektir,

    * Mikroyerçekimi ortamında üretim süreçlerine tarihçe kazandırılacaktır.

Son olarak MIYOKA deneyinden elde edilecek kazançlar, alçak dünya yörüngesinde (örneğin: Ay, Mars) gelecekteki uzun süreli insanlı keşif görevleri için gerekli olan elektronik yeniden işleme, onarım ve modifikasyon yeteneklerini geliştirmemize olanak tanıyacaktır.

 

 

 

 

This program aims to support short-term studies of researchers working at universities and research institutes who will carry out fieldwork in order to collect data after natural disasters such as earthquake, landslide, rockfall, flood, avalanche, fire, mucilage those take place within the borders of our country.

 Contact Point: mam.afetacil@tubitak.gov.tr

1002-C Program is carried out by TUBITAK Marmara Research Center (MAM).

Click here for program details.

İdari ve Mali İzleme Formları

Call Code:1007-SAVTAG-MSB-2024-01

A New Type High Capacity Submarine Battery Development Project PHASE-1 (DBAT-1) Call was launched by TÜBİTAK SAVTAG, within the scope of the 1007-Public Institutions Research and Development Projects Support Program, with the code 1007-SAVTAG-MSB-2024-01.

The purpose of the project is to develop a new type of high-capacity submarine battery meeting the needs of the Naval Forces Command by using national and local resources. In the project, the production of New Type-High Capacity Submarine Batteries with lithium-ion technology, which can be used instead of lead acid batteries, that provide the main propulsion system of conventional submarines and the energy needs of other hotel cargo, is carried out through R&D.

Institutions/organizations that will apply must apply in accordance with the "Defence Industry Security Regulation", through the Call at the link https://tubitak.gov.tr/tr/destekler/akademik/ulusal-destek-programlari/1007-kamu-kurumlari-arastirma-ve-gelistirme-projelerini-destekleme-programi Call Document will be received by filling out the Certificate Request Form and the SAVTAG Call Document Delivery Report. In addition, "Facility Security Certificate" conditions will be required for institutions/organizations that will take part in the project, and "Person Security Certificate" conditions will be required for all institution/organization personnel (including the authorized courier who will receive the documents).

Within the scope of this call, project applications will start to be received on 10 June 2024, and the deadline for project proposals is 06 September 2024 at 17:00 (UTC+3).

 

Gözde Rabia AKTAŞ

Scientific Programs Specialist

Phone: +90 312 298 13 21

Fax: +90 312 466 39 48

E-mail: gozde.aktas@tubitak.gov.tr

Dr. Semra TAN

Scientific Programs Senior Chief Specialist

Phone: +90 312 - 298 93 96

Fax: +90 312 466 39 48

E-mail: semra.tan@tubitak.gov.tr

The 34th call of the IRA-SME (International Research Activities by Small and Medium-sized Enterprises) Network aims to support international research, development and innovation projects involving small and medium-sized enterprises.

The call, which will be open until September 25, 2024, allows bilateral and multilateral cooperation with SMEs in Germany, Belgium (Flanders and Walloon Regions), Brazil, Czechia and Luxembourg.

In addition to industry-academia cooperation is recommended for applications from Türkiye to the call, SME-SME cooperation projects involving at least 2 call partner countries can be supported.

The international call text can be found on the IRA-SME web site (www.ira-sme.net) and information for national rules can be found below.

Eureka Türkiye Dönem Başkanlığı çerçevesinde, 13-14 Haziran 2024 tarihlerinde İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde Küresel İnovasyon Zirvesi başladı. 

Zirveye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır video mesaj gönderdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "20 yıl önce patent başvurularında dünya çapında 39. sıradaydık. Bugün yerel patent başvurularında 12. sıradayız. 2002 yılında yılda sadece 414 yerli patent başvurusu vardı. Geçen yıl biz 8 bin 663 yerli patent başvurusu aldık. Tasarım başvurularında da dünya ikincisiyiz. Bilimsel araştırmaların ülkelerimizin kalkınmasına katkıda bulunmasını sağlamak için, sıfırdan bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi kurduk. Son 20 yılda AR-GE harcamalarımızı 10 kat artırdık; 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara yükseldi. 47 OECD üyesi ülkeler arasında ikinci sıradayız. AR-GE iş gücümüzün 29 binden 272 bine çıkmasıyla, OECD ülkeleri arasında AR-GE personelinin en fazla arttığı ülke olduk.

Bugün ülkemizde 102 teknoparkta faaliyet gösteren 10 bin 500'den fazla teknoloji firması ve 1600'ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezi mevcut. Bu ekosistem sayesinde yüksek teknoloji sektörleri endüstriyel anlamda olumlu şekilde öne çıkıyor. İhracat hacmimiz 36 milyar dolardan 260 milyar dolara çıktı. 20 yıl içinde, özellikle imalat sanayimiz ihracat için itici güç oldu. Güneş enerjisi ve bu alana ilişkin çeşitli ürünlerde Avrupa'nın lider üreticisiyiz. Önemli teknolojilerde söz sahibi bir ülke olmayı başardık. Havacılık, savunma ve enerji alanlarında önemli ilerlemeler kaydettik." İfadelerini kullandı.

"Ülkemizde yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracağız. Avrupa araştırma alanının vazgeçilmez bir bileşeni olan Türkiye, Ufuk 2020 Programı'na katılan 16 ülke arasında 4. sırada yer alıyor.

Amacımız Ufuk Avrupa'da daha da büyük başarılar elde etmektir. Ufuk Avrupa Programı'nın ilk 3 yılına ilişkin sonuçlar, Türkiye'nin güçlü ve olumlu eğiliminin devam ettiğini gösterdi. 2021'den bu yana 527 proje, 877 Türk araştırmacı ve yenilikçi firmanın yer aldığı projelerde 258 milyon avro hibe desteği alındı. Türkiye, 1985 yılındaki kuruluşundan bu yana Eureka ağının aktif bir katılımcısı olmuştur. Bu olağanüstü platformu tanımlayan kolektif bilgeliğe ve yenilikçiliğe katkıda bulunmakta ve bunlardan yararlanmaktadır. Türkiye, son yıllardaki aktif tavrıyla Eureka'nın başarılı aktörleri arasında yer alıyor. 2023 yılında 276 Türk kuruluşu farklı Eureka programları kapsamında finansman başvurusunda bulundu. Yaklaşık 125 milyon avroluk kamu-özel yatırımı çeken, finansman için onaylanan 37 projeye 116 kuruluş katılıyor."

Brezilya'nın Eureka'ya katılmasından mutluluk duyduklarını belirten Kacır, "Tüm ulusları, kuruluşları ve yenilikçileri bu yolculukta uzmanlıklarını paylaşmak ve sürdürülebilir ve müreffeh bir toplum inşa etmek ve iş birliği yapmak için Eureka'ya katılmaya davet ediyoruz." diye konuştu.

“Zirve, araştırma, geliştirme ve en ileri teknoloji ile yönlendirilen bir geleceği teşvik etme konusundaki ortak kararlılığımızın bir kanıtıdır

Zirvenin açılışında konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal  da “Dünya çapında iş birliği ve inovasyonu simgeleyen bu etkinlikte sahnede olmak bir ayrıcalıktır. Zirve, araştırma, geliştirme ve inovasyon ile yönlendirilen bir geleceği teşvik etme konusundaki ortak kararlılığımızın bir kanıtıdır.” ifadelerini kullandı. 

Küresel zorlukların daha karmaşık, dinamik ve daha değişken hale geldiğine vurgu yapan Mandal, “Mevcut bilgi ve deneyim bu zorluklarla başa çıkmak için yeterli olmayabilir. Bunun için yenilikçi yaklaşımlarla araştırma, geliştirme ve inovasyon bizim ortak dilimiz. Bu nedenle, küresel anlamda Eureka'nın rolünün her zamankinden daha önemli hale geldiğini düşünüyorum.” değerlendirmelerinde bulundu. 

Karşı karşıya olduğumuz zorlukların neler olduğunun yanında nasıl çözüm üretileceği olduğu sorusuna yanıt vermenin önemli olduğunu kaydeden TÜBİTAK Başkanı, “Eureka bu soruya cevap vermek için önemli platformlardan biri. Bu nedenle, özellikle 2023 ve 2024 yılları için dönem başkanlığımızı yaparken, sadece zorlukların adını değil, bu noktalarda neleri başarmamız gerektiğini de ele alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz,  yeşil ve dijital dönüşüm gündemimizin üst sırasında yer alıyor.” dedi. 

“Eureka çağrılarına katılmalarını desteklemek için yeni bir fon mekanizması oluşturarak inovasyon ekosistemimizi geliştirme konusundaki kararlılığımızı gösterdik”

Prof. Dr. Mandal, “Türkiye, Eureka Ağı'nda üçüncü, Eureka Kümeleri'ne katılımda ise ikinci sırada yer alarak inovasyona olan bağlılığımızın altını çizmektedir. Ayrıca bu yıl, üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin Eureka çağrılarına katılmalarını desteklemek için yeni bir fon mekanizması oluşturarak inovasyon ekosistemimizi geliştirme konusundaki kararlılığımızı gösterdik.” diye konuştu. 

“İnovasyon ekosisteminin en önemli aktörlerinden biri olan Kanada ve Almanya'ya bayrağı devrederken yaptıklarımızdan dolayı çok huzurluyuz ve Kanada-Almanya ortak dönem başkanlığının daha da üzerine koyacağından hiç şüphemiz yok.” dedi. 

 “Bu etkinlik, sadece bir toplantıdan çok daha fazlasıdır”

Eureka’nın Dönem Başkanı ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Doğan “2023/24 Türkiye Eureka Dönem Başkanlığı himayesinde düzenlenen bu etkinlik, sadece bir toplantıdan çok daha fazlasıdır; bir yaratıcılık potası ve farklı geçmişlerden gelen bireylerin fikir alışverişinde bulunmak, ortaklıklar kurmak ve inovasyonun geleceğini etkilemek için bir araya geldiği bir mekandır.” ifadelerini kullandı. 

Ar-Ge ve inovasyon alanında uluslararası iş birliğine yönelik dünyanın en büyük kamu ağı olan Eureka’nın  yaklaşık 40 yıl önce 18 Avrupa ülkesi ve AB Komisyonu tarafından kurulduğunu hatırlatan Doğan, “Yıllar içinde, Avrupalı olmayan katılımcılar da dahil olmak üzere 47 üye ülkeyle güçlü bir platform haline geldi. Eureka'nın misyonu, sanayi ve araştırma kuruluşlarının dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artıran ileri teknolojilerin, ürünlerin ve hizmetlerin geliştirilmesini teşvik etmektir.” dedi.

 “Türkiye, ağın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır”

“Eureka'nın kurucu üyelerinden biri olan Türkiye, ağın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Bu canlı ağa katkıda bulunan ve ondan yararlanan en aktif katılımcılardan biri olmaktan gurur duyuyoruz.” vurgusu yapan Doğan,  “Bu başkanlık görevini üçüncü kez üstleniyoruz ve Eureka'da uzun süredir devam eden faaliyetlerimize değerli bir katkı oldu. TÜBİTAK'ın koordinasyonunda, her biri uluslararası endüstriyel iş birliğini teşvik etmeyi ve teknolojik sınırlarımızı ilerletmeyi amaçlayan çok sayıda önemli etkinlik ve toplantıya ev sahipliği yaptık. Başkanlığımız, yıl boyunca önemli tartışmaları kolaylaştıran üst düzey grup toplantıları ve yönetim kurulu toplantıları da dahil olmak üzere birçok önemli girişimle damgasını vurdu. Bu toplantılar sadece idari kararlarla değil, stratejik tartışmalar ve iş birlikleri yoluyla inovasyonun geleceğini şekillendirmekle ilgiliydi.” bilgilerini paylaştı. 

 “Sadece araştırma ve inovasyonda güçlerimizi birleştirerek yeşil ve dijital geçişleri mümkün kılan dönüştürücü çözümler bulacağız”

Zirveye video mesaj gönderen Avrupa Komisyonu Yenilik, Araştırma, Kültür, Eğitim ve Gençlikten Sorumlu Komisyon Üyesi Liana Ivanova da “Türk hükümetini Eureka dönem başkanı olarak geçirdiği başarılı yıl için içtenlikle kutluyorum.” dedi.

Ivanova “Sadece araştırma ve inovasyonda güçlerimizi birleştirerek, sadece Türkiye için değil, aynı zamanda Eureka ağı ve Avrupa Birliği için de yeşil ve dijital geçişleri mümkün kılan dönüştürücü çözümler bulacağız.” ifadelerini kullandı. 

Açılış oturumlarının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil moderatörlüğünde Bulgaristan İnovasyon ve Büyüme Bakan Yardımcısı Krassimir Yakimov, Romanya Araştırma, İnovasyon ve Dijitalleşme Bakanlığı Bakan Yardımcısı Andrei Alexandru, Avrupa Komisyonu 'ERA & İnovasyon' Direktörü Anna Panagopoulou, Çek Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Radka Wildová’nın katılımıyla bir panel gerçekleştirildi. 

Avrupa Yenilik Konseyinden ödül alan Prof. Dr. Rana Sanyal’ın inovasyona yönelik ilham verici bir konuşma gerçekleştirdiği zirvede sonra da eş zamanlı paneller gerçekleştirildi. Yeşil ve Dijital Dönüşüm konularına odaklanan zirve, tematik paneller, sunumlar ve ülke tanıtımları gibi çeşitli oturumlar gerçekleşti. Zirvede; katılımcıların proje fikirlerine ortaklar bulabilmeleri için sunumlar yapabilecekleri ve ikili görüşmeler gerçekleştirebilecekleri ortamlar oluşturuldu.  Eureka üyesi 47 ülkeden 2000’in üzerinde üst düzey katılımcı, alanında lider firmalar, inovasyon liderleri, sanayi kuruluşları ve KOBİ'lerin de yer aldığı zirvede birçok ülkeden paydaşlar, proje ortaklıkları oluşturmak ve ikili görüşmeler yapma fırsatı buluyor. 

Zirve yarın da İstanbul Haliç Kongre Merkezinde devam edecek. 

Slide görseli
Küresel İnovasyon Zirvesi Başladı
Slide başlığı
Küresel İnovasyon Zirvesi Başladı
Slide içeriği

İstanbul,  Türkiye’nin Eureka Dönem Başkanlığında Küresel İnovasyon Zirvesine Ev sahipliği yapıyor.

TÜBİTAK – ARIS (SLOVENYA) İKİLİ İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRI METNİ
Belge
Mevcut COST Aksiyonlarına Katılım Kuralları

There are numerous support programs provided by TEYDEB to contribute to our country's private sector organizations achieving an internationally competitive structure in research-technology development, technology management and innovation. 

In contrast to existing support programs, a new call “1701-R&D Project Evaluation and Monitoring Call” will be opened in 2024.This call aims to evaluate and monitor the R&D content, innovative aspect, work and cost planning and the convertibility of project outputs into economic benefit and national gain of the projects of SMEs and large-scale capital institutions located in Turkey, without providing any financial support.

With this call, companies that successfully complete their projects in line with their goals without financial support from TUBITAK will have the opportunity to apply for and benefit from other existing incentives in our country. Furthermore, organizations will be able to carry out projects with their own resources, providing the opportunity to increase their financial performance by accurately planning project costs. Within the scope of the call, it is expected that the competence of organizations in conducting R&D and innovation projects will be sustainable, directing towards the development of high value-added technological products, and contributing to sustainable economic growth through project outputs.

The first call for 1701-R&D Project Evaluation and Monitoring will be opened on 2- September 2024. 

Within this call:

  • SMEs and large-scale capital companies located in Turkey, regardless of their sector, will be able to apply.

  • Joint applications can be made.

  • The budget for the projects to be applied for is a minimum of 5.000.000 TL, and there is no upper limit for project budgets.

  • An application fee will be charged for each project during the application through PRODIS, according to the amount determined by the Presidency of TUBİTAK.

Ülkemiz özel sektör kuruluşlarının, araştırma-teknoloji geliştirme, teknoloji yönetimi ve yenilikçilikte uluslararası düzeyde rekabetçi bir yapıya ulaşmalarına katkı sağlamak için TEYDEB tarafından birçok destek programı bulunmaktadır. 

Mevcut destek programlarından farklı olarak 2024 yılında Türkiye’de yerleşik KOBİ'ler ve büyük ölçekli sermaye kuruluşlarının yenilikçi ve Ar-Ge niteliği yüksek projelerinin mali destek verilmeden Ar-Ge içeriği, yenilikçi yönü, proje iş ve maliyet planlaması ile proje çıktılarının ekonomik yarara ve ulusal kazanca dönüşebilirliğinin değerlendirilmesi ve izlemesinin yapılmasını amaçlayan 1701-Ar-Ge Proje Değerlendirme ve İzleme Çağrısı açılacaktır.

Bu çağrı ile birlikte, TÜBİTAK’tan mali destek almadan projelerini hedefleri doğrultusunda başarıyla tamamlayan firmalar, ülkemizdeki mevcut diğer teşviklere başvurma ve bu teşviklerden yararlanma fırsatı elde edebilecektir. Ayrıca, kuruluşların kendi öz kaynaklarıyla proje yürütebilmesi, proje maliyetlerini doğru şekilde planlayarak finansal performansının arttırılmasına imkan sağlanacaktır. Çağrı kapsamında kuruluşların Ar-Ge ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin sürdürülebilir olması, yüksek katma değerli teknolojik ürün geliştirme çalışmalarına yönlendirilmesi, proje çıktılarının sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sağlaması beklenmektedir.

1701-Ar-Ge Proje Değerlendirme ve İzleme Çağrısının ilki 2 Eylül 2024’te açılacaktır. 

Bu  çağrı kapsamında;

  • Sektörüne bakılmaksızın Türkiye’de yerleşik KOBİ'ler ve büyük ölçekli sermaye şirketleri başvuruda bulunabilecektir. 

  • Ortaklı başvuru yapılabilecektir.

  • Başvuru yapılacak projelerin bütçesi en az 5.000.000 TL olup  proje bütçesi üst sınırı bulunmamaktadır.

  • PRODİS üzerinden yapılan başvuruda proje başına Başkanlığımızca belirlenen miktar kadar başvuru ücreti alınacaktır. 

  • Çağrı kapsamına başvuru yapacak firmaların,  proje bütçesi ve projenin ayrıntılı gider kalemlerini proje öneri formunda sunması beklenmektedir.

1701-AR-GE PROJE DEĞERLENDİRME VE İZLEME ÇAĞRISI DOKÜMANI
Belge

The call has been announced to support research, development and innovation projects regarding the climate, environmental and sustainability issues. In this regard The Belmont Forum invites the researchers for project proposals that address at least one of the following three themes:

  • Theme 1: Water – Energy – Food – Health Nexus

  • Theme 2: Pollution

  • Theme 3: Disaster Preparedness, Responsiveness, and Recovery

 

  • The international consortiums that will present projects within the scope of the relevant call must consist of institutions or organizations in at least 3 different call partner countries.

  • Applications must be made in English, with all necessary information and forms, at https://bfgo.org by 2 September 2024 (20:00 UTC). (The project coordinator will make a single international application on behalf of the project consortium.)

  • In addition to the international application, partners applying from Türkiye must submit a national pre-application to TÜBİTAK at https://uidb-pbs.tubitak.gov.tr/  by 10 September 2024 23:59 (UTC+3). 

  • Project proposals submitted from our country within the scope of this call will be supported under the TÜBİTAK 1071 Program.

 

Please review the international call text and national application regulations linked below.

Contact:

International Cooperation Department

Bilateral and Multilateral Cooperation Division

Teslime Gülce Gürel

e-mail: teslime.gurel@tubitak.gov.tr

Tel: 0312 298 17 85

Belmont Forum Afrika Bölgesel Ortak Araştırma Aksiyonu çağrısı açılmıştır. Söz konusu çağrı ile iklim, çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki araştırma, geliştirme ve yenilik projelerinin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çağrı için aşağıdaki üç temadan en az birini ele alan araştırma önerilerinin sunulması beklenmektedir:

  • Tema 1: Su – Enerji – Gıda – Sağlık Bağlantısı (Water – Energy – Food – Health Nexus)

  • Tema 2: Kirlilik (Pollution)

  • Tema 3: Afet Hazırlığı, Müdahale ve İyileşme (Disaster Preparedness, Responsiveness and Recovery) 

  • Söz konusu çağrı kapsamında proje sunacak uluslararası konsorsiyumların en az 3 farklı çağrı ortağı ülkedeki kurum ya da kuruluşlardan oluşması gerekmektedir. 

  • Uluslararası başvuruların gerekli tüm bilgi ve formlarla birlikte İngilizce olarak https://bfgo.org adresinden 2 Eylül 2024 (20:00 UTC) tarihine kadar yapılması gerekmektedir (Proje konsorsiyumu adına proje koordinatörü tek bir uluslararası başvuru yapacaktır).

  • Türkiye’den ortakların yer alacağı projeler için uluslararası başvurunun yanı sıra https://uidb-pbs.tubitak.gov.tr/ adresinden 10 Eylül 2024 saat 23:59 (TSİ)’a kadar ulusal ön başvuru yapılmalıdır. Başvuru öncesinde ulusal başvuru kurallarının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Başvuru kurallarına uyulmaması durumunda başvurunun değerlendirmeye alınmadan iade edilmesi söz konusudur.

  • Söz konusu çağrı kapsamında ülkemizden sunulacak proje önerileri, TÜBİTAK 1071 Uluslararası Araştırma Fonlarından Yararlanma Kapasitesinin ve Uluslararası Ar-Ge İşbirliklerine Katılımın Artırılmasına Yönelik Destek Programı kapsamında desteklenecektir.

Çağrıya ilişkin detaylar için lütfen aşağıda bağlantıları verilen uluslararası çağrı metnini ve ulusal başvuru dokümanını inceleyiniz.

Uluslararası Çağrı Metni

Ulusal Başvuru Dokümanı

İletişim:

Uluslararası İşbirliği Dairesi Başkalığı

İkili ve Çoklu İlişkiler Müdürlüğü

Teslime Gülce Gürel

teslime.gurel@tubitak.gov.tr

0312 298 17 85

When and how can I apply?

All applicants must register in the Researcher Information System (ARBIS), designed and developed by TÜBİTAK from the following link ARBIS before submitting their application electronically via TÜBİTAK fellowship application portal, which can be reached at TYBS ​​within the dates announced in the call announcement.

What is the application deadline?

Please see “application dates” module on the programme website. The time limit for the deadlines is 17:30, Istanbul Time, unless otherwise stated.