Dünyanın En Zorlu Kimya Olimpiyatlarından Biri Olan Uluslararası Mendeleev Kimya Olimpiyatı’nda Gururlandıran Başarı.
Türkiye, uluslararası bilim arenasında yeni bir başarıya daha imza attı. Dünyanın en prestijli ve zorlu kimya olimpiyatlarından biri olarak kabul edilen 59. Uluslararası Mendeleev Kimya Olimpiyatı (IMChO)'nda, Türk Milli Takımının tüm üyeleri madalya kazanarak göğsümüzü kabarttı.
5–13 Mayıs 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belo Horizonte şehrinde düzenlenen ve 39 ülkeden 192 seçkin öğrencinin katıldığı olimpiyatta, TÜBİTAK 2202 Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında yetiştirilen öğrencilerimiz 2 Gümüş ve 2 Bronz Madalya ile ülkemize döndü.
Türkiye’yi temsil eden başarılı öğrencilerimiz:
Efe Ok ve Bahri Eren Sarıkaya Gümüş Madalya
Mehmet Can Sankır ve Ömer Faruk Özdemir Bronz Madalya kazandı.
Ülkemizi başarıyla temsil eden tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor; bu süreçte emeği geçen ailelerine, öğretmenlerine, başta Olimpiyat Komitesi Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.
TEKNOFEST kapsamında TÜBİTAK tarafından 8–12 Eylül 2025 tarihleri arasında Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı’nda düzenlenen TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığının koordinasyonunda gerçekleştirilen Uluslararası ve Liseler Arası İnsansız Hava Aracı (İHA) Yarışmaları büyük bir heyecanla tamamlandı. Yarışmaların finalinde dereceye giren takımlar ödüllerini düzenlenen törenle aldı.
Rekor Başvuru, Uluslararası Katılım
2016 yılından bu yana gerçekleştirilen Uluslararası İHA Yarışması’na bu yıl 1037 takım başvurdu, bunlardan 72 takım finale kalmaya hak kazandı. Finalist takımlar arasında Polonya, Pakistan ve Endonezya’dan gelen 8 yabancı takım da yer aldı. Yarışmalar, “Sabit Kanat”, “Döner Kanat” ve “Serbest Görev” olmak üzere 3 farklı kategoride yapıldı.
2020’den bu yana düzenlenen Liseler Arası İHA Yarışması’na ise bu yıl 2589 takım başvurdu. Bunlardan 59’u finale kalırken, öğrenciler yine üç farklı kategoride projelerini sergiledi.
“Gençlerimizin yanındayız”
Ödül töreninde konuşan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, İHA yarışmalarının yalnızca bir rekabet ortamı değil, aynı zamanda gençler için önemli bir öğrenme ve gelişim alanı olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Aydın şunları kaydetti:
“Bu yarışmalar, gençlerimize bilimsel bilgi, pratik deneyim, takım çalışması ve problem çözme becerileri kazandırıyor. Burada elde edilen tecrübeler, gelecekte ülkemizin kritik teknolojilerinde gençlerimizi öncü kılacaktır. TÜBİTAK olarak daima gençlerimizin yanındayız.”
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a desteklerinden dolayı şükranlarını sunan Prof. Dr. Aydın, yarışmalara katılan tüm öğrencilere, eğitmenlere ve ailelere teşekkür ederek dereceye giren takımları tebrik etti.
Dereceye Girenler TEKNOFEST İstanbul’da
Kocaeli’de düzenlenen ödül töreninde finalist takımlar ödüllerine kavuşurken, dereceye girenlere ödülleri TEKNOFEST İstanbul’da verilecek.
TÜBİTAK İHA Yarışmaları, her yıl artan başvuru sayısı, uluslararası katılım ve gençlerin yenilikçi projeleriyle ülkemizin Millî Teknoloji Hamlesi vizyonuna güçlü katkılar sunmaya devam ediyor.
Türkiye’nin ulusal yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi ve Avrupa ile iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Stratejiden Uygulamaya: BSC Yapay Zekâ Fabrikası” etkinliği, 9 Ekim 2025 Perşembe günü ODTÜ CoZone’da gerçekleştirildi.
Etkinlik, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs ve Bakanlığın genel müdürleri ile genel müdür yardımcılarının katılımıyla yapıldı.
"100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek"
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Zekeriya Çoştu, etkinlikteki konuşmasında, kalkınma yolculuklarının odağına teknolojiyi koyduklarını ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi. AR-GE'ye ayrılan kaynakların 20 yıl önce 1,5 milyar dolar seviyesindeyken bugün 16-17 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Çoştu, "Araştırmacı insan kaynağımız aynı dönemde yaklaşık 10 katlık bir artışla bugün 300 binler seviyesine ulaştı. Bu sayede ülkede teknoloji geliştirme nitelikli inovasyona imza atma noktasında müthiş bir yetkinlik inşa ettik. Özel sektör AR-GE merkezlerimizin sayısı 1600'e ulaştı. Binlerce başarılı start-upımız çok nitelikli araştırmalara imza atan araştırmacılarımızla beraber üniversitelerimizle önemli bir kapasite hep birlikte inşa ettiğimize inanıyoruz." diye konuştu. Çoştu, rekabetin içinde kalmak hatta buna öncülük edebilmek için büyük veri hesaplama altyapılarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, son dönemde ülkelerin gündeminde devasa veri merkezleri inşaatları, çip anlaşmaları, çip üreticilerinin astronomik değerlemeleri olduğunu dile getirdi. Teknoloji dünyasında ön plana çıkan gelişmelerin bugünlerde veri merkezleri yani hesaplama üzerinden şekillendiğini anlatan Çoştu, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak biz de bu yarışta geri kalmak istemiyoruz. Hesaplama altyapılarına erişim ve bunlara sahip olma noktasına odaklı bir gündem yürütüyoruz. Türkiye'nin geleceği parlak, teknoloji ekosisteminin potansiyeli büyük. Dolayısıyla Türkiye'nin inşa etmesi gereken hesaplama altyapısı da muazzam seviyede. Bugün Türkiye yaklaşık 250 megavat seviyesinde veri merkezi altyapısına sahip. 2030'a geldiğimizde bu kapasitenin 1 gigavatlar seviyesine çıkmasını öngörüyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde yapılması gerekiyor. Biz bunu gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Bunun için Bakanlık olarak kapsamlı destekler de hazırlıyoruz. Birkaç gün içerisinde HIT-30 Programımız kapsamında veri merkezleri, yapay zeka işlem altyapıları hatta kuantum hesaplama altyapıları noktasında yeni çağrıları hayata geçireceğiz. Türkiye'nin teknoloji, AR-GE ekosisteminin, akademisinin bu altyapılara bugünden erişebilmesini sağlayacak gerekli adımları atıyoruz. Halihazırda MareNostrum5 ve EuroHPC girişimi üzerinden bizim ekosistemimiz, altyapılara erişim sağlamaya başladı. Aldığım bilgilere istinaden 100'den fazla girişimimiz bu altyapılardan ücretsiz istifade edebilecek. Bunun maddi değeri, zannediyorum, 30-50 milyon dolarlar seviyesinde. Biz inanıyoruz ki bu adımlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla teknoloji ekosistemi bir kaldıraç etkisi görecek. Biz de bu adımlara gayretle devam edeceğiz."
"Türkiye'de yapay zekaya yatırım her geçen yıl artıyor"
TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın da yapay zekanın dünyada en önemli gündem konularından olduğunu belirterek, Türkiye'nin de birçok ülke gibi bu alana yatırımlar yaptığını dile getirdi. Bu kapsamda insan kaynağını güçlendirmenin önemine işaret eden Aydın, TÜBİTAK'ın ekosisteme sağladığı altyapının yanı sıra önemli proje destekleri de sunduğunu vurguladı.
Aydın, imalattan finansa, eğitime, tarımdan sağlığa dijital dönüşümü ilgilendiren pek çok sektöre destek verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu desteklerle firmalarımız yapay zeka teknolojilerine uyumlanarak dijital altyapılarını güçlendiriyor, nitelikli insan kaynağını zenginleştiriyor, süreçlerini daha verimli hale getiriyor. Yapay zeka ekosistem çağrımızda, yapay zeka dönüşüm ihtiyacı olan firmalarla onların dönüşümlerine katkı sağlayacak firmaları ve üniversitelerimizi bir araya getiriyoruz. Yapay Zeka Enstitümüz de bu süreçte onlara bu dönüşümde kolaylaştırıcı bir rol üstleniyor. Aynı zamanda kamunun dönüşümü konusunda da kamuya açtığımız yapay zeka ekosistem çağrıları bulunuyor. Başta Yapay Zeka Enstitümüz olmak üzere kendi araştırma merkezlerimiz ve enstitülerimizde de yapay zeka ve ilgili teknolojiler üzerine araştırmalar yapıyoruz. Yapay zeka ekosistemimizin nitelikli başvuru sayılarından her geçen gün güçlendiğini ve ülkemizin bu alandaki yatırımlarının her geçen yıl arttığını görmekten mutluyuz."
TRUBA ve EuroHPC iş birlikleriyle yapay zekâ altyapısı güçleniyor
TÜBİTAK çatısı altında yürütülen çalışmalarla, Türkiye’nin yapay zekâ araştırmalarında yüksek başarımlı hesaplama kapasitesinin her geçen yıl arttığına vurgu yapan Aydın, “TÜBİTAK ULAKBİM bünyesinde faaliyet gösteren Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA), 2003 yılından bu yana araştırmacılara ileri düzey süper bilgisayar olanakları sunuyor. 2023 sonunda faaliyete geçen yeni veri merkezi ve doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı, 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 GPU ve 14,5 petabayt depolama kapasitesiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını oluşturuyor. Bu sistem, büyük dil modelleri, sinir ağları ve biyoteknoloji gibi alanlarda çalışan araştırmacılara yüksek işlem gücü sağlarken, aynı zamanda akademi, kamu ve özel sektörün yapay zekâ tabanlı projelerine ivme kazandırıyor” dedi.
Türkiye, Avrupa süperbilgisayar ekosisteminde güçlü bir ortak
TÜBİTAK’ın, aynı zamanda Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminin oluşturulması için kurulan EuroHPC Ortak Girişimi’nin de üyesi olduğunu hatırlatan Aydın, “Bu kapsamda Türkiye, dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarlarından biri olan Barselona’daki MareNostrum 5 (MN5) sistemine yüzde 10 oranında ortak olarak doğrudan erişim hakkına sahip. EuroHPC destekli süper bilgisayarlar; yüksek başarımlı veri analitiği, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları için araştırmacıların kullanımına açılıyor. TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda ve TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen BSC AI Factory Projesi de bu kapsamda hayata geçirilmiş olup, Avrupa’nın ilk yedi yapay zekâ fabrikasından biri olarak destekleniyor” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ dönüşümü TÜBİTAK ekosisteminin öncelikli alanı
Prof. Dr. Orhan Aydın, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknolojik değil, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın da itici gücü olduğuna dikkat çekerek, TÜBİTAK’ın bu dönüşümde hem insan kaynağı hem de altyapı tarafında kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Aydın, TÜBİTAK’ın “Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı” ile özel sektör, kamu ve üniversiteleri aynı platformda buluşturduğunu, Yapay Zekâ Enstitüsü başta olmak üzere kurum bünyesindeki araştırma merkezleri ve enstitülerde, makine öğrenmesi, büyük veri, robotik ve dil teknolojileri gibi alanlarda yürütülen çalışmaların ekosistemin gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. “Yapay zekâya dayalı dönüşüm, dijital ekonomide rekabet gücümüzü artıracak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmamızı sağlayacak,” diyen Aydın, TÜBİTAK olarak bu vizyonu desteklemeye kararlılıkla devam ettiklerini söyledi.
ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu da EuroHPC JU tarafından desteklenen Yapay Zeka Fabrikaları girişiminin akademi, kamu kurumları ve özel sektörü bir araya getirerek yapay zeka araştırma ve geliştirme faaliyetlerini hızlandırmayı amaçladığını söyledi.
Türkiye, Avrupa Süper Bilişim Ekosisteminde Yerini Aldı
Türkiye, EuroHPC Ortak Girişimi (European High Performance Computing Joint Undertaking) üyesi olarak Avrupa süper bilişim ekosisteminin bir parçası konumunda.
Ülkemiz, 2019 Barselona’daki MareNostrum5 (MN5) süper bilgisayar konsorsiyumuna katıldı.
Bu sayede Türkiye’deki araştırmacılar, Avrupa düzeyinde kurulmuş olan, dünyada ilk 20 süper bilgisayar arasında yer alan yüksek başarımlı bilişim kaynaklarından doğrudan faydalanabilmekte.
2003 yılından beri TÜBİTAK ULAKBİM’e ait Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA) aracılığıyla araştırmacılara yüksek başarımlı hesaplama (HPC) kaynakları araştırmacılarımızın hizmetinde olup 2023 sonunda faaliyete geçen yeni TÜBİTAK ULAKBİM Veri Merkezi, doğrudan sıvı soğutmalı ARF süper bilgisayarı ve GPU destekli ARF-ACC sistemiyle ülkemizin en gelişmiş bilişim altyapısını sağlıyor. Uzun yıllar sonra dünya sıralamasına giren sistemlerimiz Kasım 2024 itibarıyla ARF ve ARF-ACC sistemleri, Top500 listesinde sırasıyla 354. ve 227., Green500 listesinde ise 26. sırada yer aldı.
EuroHPC kaynakları ülkemizdeki kaynaklarla birlikte araştırmacılarımızın erişimindeki kapasiteyi artırmış, yeni projelere ve özel sektör girişimlerine birçok imkân sunmuştur.
Yapay Zekâ Fabrikalarıyla Avrupa ve Türkiye Arasında Güçlü İş Birliği
2024 yılında EuroHPC tarafından başlatılan AI Factories (Yapay Zekâ Fabrikaları) girişimi kapsamında Türkiye, İspanya öncülüğünde, Portekiz ve Romanya ile birlikte geliştirilen BSC AI Factory Projesine dâhil oldu.
TÜBİTAK ULAKBİM koordinasyonunda, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü (YZE) iş birliğiyle yürütülen proje; yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, eğitimi ve uygulanması için altyapı, yazılım ve teknik destek servisleri sağlamayı hedefliyor.
Yapay Zekâ Ekosistemine Açık Bir Platform
Etkinlik kapsamında, BSC Operasyon Direktörü ve CIO’su Sergi Girona Turell ile BSC İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü ve Yapay Zekâ Fabrikası Proje Koordinatörü Mariona Sanz Ausàs da sunum gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Girona, 2019 yılında başlayan iş birliğini her geçen gün geliştirmek istediklerini ve Türkiye ile olan iş birliğinden çok memnun olduklarını ifade etti.
Etkinlik, Türkiye’deki girişimler, KOBİ’ler, kamu kurumları, teknoparklar, araştırmacılar ve sivil toplum kuruluşları ile Avrupa yapay zekâ ekosistemini bir araya getirdi. Bu kapsamda katılımcılar, MareNostrum5 ve MareNostrum5+ döneminde yürütülen uluslararası iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkânı buldu.
Ulusal Yapay Zekâ Stratejisiyle Uyumlu Bir Adım
BSC Yapay Zekâ Fabrikası Projesi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (UYZS) Yönlendirme Kurulu kararlarıyla da doğrudan örtüşüyor.
Proje, yapay zekâ araştırmalarında hesaplama altyapılarının etkinleştirilmesi, kamu-özel sektör ve akademi arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, güvenilir yapay zekâ yaklaşımlarının yaygınlaştırılması hedeflerini destekliyor.
Türkiye'nin bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırım alanlarında uluslararası iş birlikleri geliştireceği yeni markası "STI³" kapsamında ilk toplantı İtalya ile 23-24 Mart 2026 tarihlerinde Ankara'da yapıldı. STI³ markasının ilk toplantısı ve mutabakat zaptı imza töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır ile İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso'nun teşrifleriyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında gerçekleştirildi. Görüşmeler kapsamında TÜBİTAK UZAY’ı ziyaret eden İtalyan heyet burada TÜBİTAK ve çalışmaları hakkında da bilgi aldı.
STI³ Yaklaşımı
Bakan Kacır, STI³ kapsamında yaptığı değerlendirmede, "Türkiye olarak geliştirdiğimiz STI³ yaklaşımı, bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırımı tek bir stratejik platform altında bir araya getiren, çok boyutlu iş birliklerini kurumsallaştıran, ortak öncelikleri somut projelere dönüştüren, araştırmadan üretime, prototiplemeden ticarileşmeye ve yatırıma kadar tüm değer zincirini birlikte ele alan yenilikçi ve stratejik bir iş birliği modelidir." dedi.
Kacır: “Çok sayıda kurumumuz sürece katkı sunuyor”
Bakan Kacır konuşmasında ayrıca Türk tarafında çok sayıda kurumun sürece katkı sunduğunu vurguladı: “Bakanlığımızın ilgili genel müdürlükleriyle birlikte TÜBİTAK, TÜBİTAK BİLGEM, TÜBİTAK MAM, TÜBİTAK UZAY, TÜBİTAK SAGE, Türkiye Uzay Ajansı, KOSGEB, TSE, Savunma Sanayii Başkanlığı, Bilişim Vadisi ve DEİK gibi çok sayıda kurumumuz sürece önemli katkılar sunuyor. Önümüzdeki dönemde teknoloji ve inovasyon alanındaki iş birliğimizi sadece fikir üretimiyle sınırlı bırakmayacak, bunu ticarileşme ve yatırımlarla daha güçlü bir zemine ilerleteceğiz. Türkiye ile İtalya arasındaki stratejik iş birliğini, ortak irade ve vizyonla şekillenen ve geleceğe yön veren güçlü bir ortaklık ufkuna taşımak için çalışacağız.”
TÜBİTAK UZAY’a Ziyaret
Toplantı kapsamında TÜBİTAK UZAY’a da bir ziyaret gerçekleştiren İtalyan heyete Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü ve TÜBİTAK Başkaımız Prof. Dr. Orhan Aydın eşlik etti. Temiz oda, yer istasyonu ve uydu müzesi ziyaretlerinin ardından tanıtım sunumları gerçekleştirildi.
Gönüllü burada gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye’nin uzay ve ileri teknolojiler alanlarında son yirmi yılda inşa ettiği yetkinliğe vurgu yaparak “TÜBİTAK UZAY, Türkiye Uzay Ajansı, TUSAŞ ve diğer kurumlarımızın koordineli çalışmalarıyla; uydu tasarımı, üretimi ve sistem entegrasyonu alanlarında güçlü bir ekosistem oluşturduk.” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK Başkanımız Aydın ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek “TÜBİTAK olarak, uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye ve ortak Ar-Ge çalışmalarını desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda, ziyaretinizi Türkiye ile İtalya arasındaki bilim, teknoloji ve inovasyon iş birliğimizi daha ileriye taşımak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.” dedi.
DENEYAP Türkiye, 21–23 Kasım 2025 tarihleri arasında Mersin Gençlik Kampı’nda düzenlenen “Eğitmen Eğitimi Programı” ile 81 ildeki 131 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde görev yapan 400 eğitmen için bir araya geldi.
Bu kapsamlı program, eğitim kalitesini artırmayı, içerikleri teknoloji trendleriyle uyumlu hale getirmeyi ve eğitmenlerin mesleki gelişimlerini derinleştirmeyi hedefleyen DENEYAP Türkiye’nin en önemli yıllık buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor.
Açılış programına TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanımız ve DENEYAP Türkiye İcra Kurulu Başkanı Sayın Ömer Kökçam, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Müdürü Sayın Enes Efendioğlu ve T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Dr. Elvan Kuzucu Hıdır’ın katılım sağladığı program süresince eğitmenler, tanışma ve kaynaşma etkinliklerinin ardından teknik ve kişisel gelişime yönelik çeşitli oturumlara dahil oldu. Program, geleceğin kritik disiplinlerinden Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji gibi teknoloji odaklı eğitimlerle devam etti.
Eğitim kapsamında, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri bünyesinde üstün başarı gösteren eğitmenler için bir ödül töreni de düzenlendi ve TEKNOFEST sürecinde finalist olmaya hak kazanan eğitmenler sertifika ve TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları'ndan 1000 TL hediye çeki ile ödüllendirildi.
Üç yıldır geleneksel olarak düzenlenen Öğretmenler Günü kutlama programı, bu yıl da samimi ve coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi. Programda, öğretmenlerin emek, fedakârlık ve katkılarını öne çıkaran özel bir bölüme de yer verildi. Üç gün süren etkinlikler, katılımcıların Cennet ve Cehennem Obrukları'na düzenlenen kültür gezisi ile keyifli bir şekilde sona erdi.
DENEYAP Türkiye, bu programla eğitmenlerin bilgi ve becerilerini güçlendirmeyi, teknolojiyi öğretim süreçlerine en iyi şekilde entegre etmeyi ve geleceğin teknoloji insanlarını yetiştirmeyi sürdürmeye devam edecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, 28–31 Ağustos 2025 tarihleri arasında binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
Festivalin açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, TEKNOFEST’in milli teknoloji vizyonunu güçlendiren rolüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin köklü denizcilik mirasını hatırlatarak gençlerin “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları” olduğuna vurgu yaptı.
Etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır, stantları ziyaret ederek gençlerle bir araya geldi. Bakan Kacır, Mavi Vatan kapsamında sergilenen projelerin Türkiye’nin denizcilik ve savunma teknolojilerindeki yetkinliğini ortaya koyduğunu belirterek, milli teknoloji hamlesinde gençlerin öncü rolüne işaret etti.
TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Orhan Aydın da TÜBİTAK standını ziyaret ederek gençlerle ve araştırmacılarla bir araya geldi. TÜBİTAK Başkanı Aydın, sergilenen projelerin Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesini yansıttığını belirterek, gençlerin Milli Teknoloji Hamlesine olan ilgisinin umut verici olduğunu ifade etti.
TÜBİTAK Damgası
TEKNOFEST Mavi Vatan’da TÜBİTAK merkez ve enstitüleri, geliştirdikleri yenilikçi ürünlerle geniş bir katılım sağladı.
BİLGEM, Geodezik Kubbe Simülasyonu ile teknoloji meraklılarını buluşturdu.
MAM, Hidrojen Yakıcı Katalizör, Karbondioksit Tutucu Kalipatron, Denizaltı Savunma Harbi ve Mayın Avlama Sonar Transdüser Elemanları ile birlikte Okyanus On Yıl Resim Yarışması’nda dereceye giren eserleri sergiledi.
SAGE, GÖKSUR, KUZGUN-KY, SGN-150D ve Denizaltı Test Altyapısı (DATA) gibi stratejik savunma teknolojilerini tanıttı.
Bu projeler, hem Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesini ortaya koydu hem de gençlere ilham vererek bilim ve teknolojiye olan ilgiyi artırdı.
Su altı roketlerinden insansız deniz araçlarına, konferanslardan atölyelere kadar geniş bir içerikle düzenlenen etkinlik boyunca binlerce ziyaretçi, denizcilik ve savunma sanayii teknolojilerini yakından tanıma fırsatı buldu.
TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, 23 Eylül 2025 tarihinde Güney Afrika Pretoria’daki CSIR Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen G20 Araştırma ve İnovasyon Toplantısı’nda (RIMM) yer aldı.
Ulusal koordinasyonu TÜBİTAK tarafından yürütülen G20 Araştırma ve İnovasyon Çalışma Grubu (RIWG), G20 ülkeleri arasında bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarında iş birliğini güçlendirmek, ortak öncelikler belirlemek ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevedeki faaliyetler, Güney Afrika Dönem Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı ile sonuçlandırıldı.
Prof. Dr. Aydın konuşmasında; iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, afetlere hazırlık ve halk sağlığı gibi küresel sorunlarla mücadelede bilimin ve teknolojinin kritik rolüne dikkat çekti. Açık inovasyon ve açık bilimin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmadaki önemini vurgulayan Aydın, Türkiye’nin özellikle afet risklerinin azaltılması, su direncinin artırılması ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik G20 girişimlerini güçlü şekilde desteklediğini ifade etti.
Kadınların ve kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanında daha etkin rol üstlenmesinin Türkiye’nin öncelikli politikaları arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Aydın, kapsayıcılığın kalkınma hedeflerine ulaşmada vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Toplantının sonunda kabul edilen Tshwane Bildirisi, “Dayanışma, Eşitlik ve Sürdürülebilirlik için Bilim, Teknoloji ve İnovasyon” vizyonunu ortaya koydu. Bildiride üç öncelik alanına odaklanıldı: Sürdürülebilir Kalkınma için Açık İnovasyon, Sürdürülebilir Kalkınma için Biyoçeşitlilik Bilgisi ve Bilim, Teknoloji ve İnovasyonda Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık ve Erişilebilirlik. Ayrıca bildirinin parçası olan Tshwane Paketi kapsamında; G20 Açık İnovasyon Platformu gibi somut çıktılar kabul edildi.
Toplantı kapsamında ayrıca çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmeler, Türkiye’nin uluslararası işbirliği fırsatlarını değerlendirmesi ve bilim diplomasisi alanındaki etkinliğini artırması açısından önem taşıdı.
Kabul edilen Tshwane Bildirisi’nin tam metnine aşağıdaki dosyadan erişilebilmektedir.
Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na TÜBİTAK merkez ve enstitüleryle katıldı. SAHA 2026’da TÜBİTAK tarafından geliştirilen 16 yeni sistem ilk kez tanıtıldı. Fuarda ayrıca sektörün önde gelen aktörleriyle 13 protokol imzalandı ve çok sayıda kritik görüşme gerçekleştirildi.
Erdoğan: “Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanında yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasında”
SAHA 2026’nın dördüncü günü fuarı ziyaret eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ülkemizin bugün geldiği noktada sahip olduğu teknoloji tasarım ve üretim gücüne vurgu yaptı, Erdoğan “Türk Savunma Sanayi artık yalnızca bölgesinde değil dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem hâline gelmiştir. Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır’dan Savunma Sanayisindeki Kazanımlara Vurgu
Fuarın ilk günü gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır savunma sanayindeki kazanımlarımıza vurgu yaparak “Bu dönemde, beşinci nesil savaş uçağımız KAAN gökyüzüyle buluştu. Bayraktar TB3, kısa pistli bir gemiye iniş-kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. TÜBİTAK tarafından geliştirilen ve kalifikasyonu tamamlanan hava-hava füzelerimiz GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik. İnsansız Savaş Uçağımız Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN’ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE’nin GÖKDOĞAN Füzesi hedef uçağı başarıyla vurdu. SİHA sistemlerine hava-hava angajman kabiliyeti kazandıran ilk ülke Türkiye oldu. Altay tankımız Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine girdi. Semalarımızı farklı irtifa ve menzildeki hava tehditlerine karşı koruyan Çelik Kubbe’nin unsurları devreye alındı. İlk milli jet eğitim ve hafif taarruz uçağımız HÜRJET, ses hızını aştı.” dedi.
TÜBİTAK Merkez ve Enstitüleri En Yeni Sistemlerini İlk Kez Tanıttı
Fuara katılan TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM), SPPOD-L, SPPOD-M ve KALE gibi 14’ü ilk kez sergilenen toplam 39 ürünle siber savunmada çıtayı yukarı taşıdı. TÜBİTAK BİLGEM tarafından milli imkanlarla geliştirilen AESA 3B Drone Tespit Radarı (KORU), Yüksek Güçlü Lazer Sistemi (YGLS) ve bu sistemin temel bileşenlerinden biri olan 5 kW tek kipli fiber lazer kaynağı; drone tespit, takip, lazer angajmanı ve imha yeteneklerini tek bir entegre yapı altında birleştirerek ilk kez bir arada sergilendi.
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Milli Muharip Uçağı KAAN için geliştirilen "Patlama Önleme Sistemi" ve "Yaşam Destek Sistemi" gibi 15 kritik bileşenin yanı sıra, "Reaktif Nanoadsorban" gibi inovatif teknolojilerini tanıttı. Ayrıca yerli imkanlarla geliştirilen ve ileri mühendislik uygulamalarında ihtiyaç duyulan performansları karşılamak üzere tasarlanan prepreg sistemleri de ilk kez SAHA 2026 Fuarı’nda sergilendi.
TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Türkiye’nin gökyüzündeki ve karadaki gücünü perçinleyen SİPER, GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN, GÖKHAN ve KUZGUN gibi füze ve mühimmat ailelerini tam kadro sergiledi. Ayrıca KIZILGÖZ ve ATLAS gibi alt sistemler ile S-FORCE simülatörü de SAGE standında teknoloji meraklılarının ilgisine sunuldu. TÜBİTAK SAGE toplamda 23 ayrı ürün ve ürün ailesi ile fuarda yer aldı.
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) İMECE ve TÜRKSAT 6A maketleriyle Türkiye’nin uzay vizyonunu sergiledi.
TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) ise zamanın en hassas ölçümü olan Rubidyum ve Stronsiyum Optik Örgü Saat prototipleri ile Kuantum Çip örneklerini tanıttı.
Fuarın en dikkat çekici noktası olan Uzay Pavilyonu’nda TÜBİTAK merkez ve enstitüleri (MAM, UZAY, SAGE, BİLGEM ve UME) bütüncül bir yaklaşımla yer aldı. Ay Görev Aracı’ndan uydu kripto cihazlarına kadar uzanan sergileme alanı Türkiye’nin uzay yarışındaki iddiasını somutlaştırdı.
TÜBİTAK’tan 13 İmza
SAHA 2026 Fuarı’nda TÜBİTAK ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın himayelerinde savunma, havacılık ve uzay sanayisinin ihtiyaç duyduğu kritik sistem ve teknolojilere yönelik geliştirdiği kabiliyetleri sergileyerek Millî Teknoloji Hamlesi doğrultusunda 13 stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Savunma ve denizcilik, uzay ve havacılık, millî motor ve ileri malzeme teknolojileri, eğitim ve bilişim uygulamaları alanlarında TÜBİTAK MAM, TÜBİTAK BİLGEM, TÜBİTAK UZAY, TÜBİTAK SAGE’nin bilim ve teknoloji ekosisteminin önde gelen aktörleriyle imza attığı 13 protokolünün yanı sıra 1 ürünün de teslimi gerçekleştirildi.
TÜBİTAK MAM ile Milli Savunma Bakanlığı arasında "KBRN Toplu Korunma Sistemleri İcrasına İlişkin İş Birliği Protokolü"
TÜBİTAK BİLGEM ile Milli Savunma Bakanlığı arasında "MİLSEC-3KX Ses Emniyet Kripto Cihazı(350 Adet) Tedariki Sözleşmesi"
TÜBİTAK UZAY ile ASELSAN arasında "Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi Kapsamında ASELSAN Dönüölçer Ekipmanı Tedarik” Sözleşmesi"
TÜBİTAK SAGE ile ASELSAN arasında "GÖKSUR Yetkinlik Kazanımına Yönelik İş Birliği Protokolü”
TÜBİTAK UZAY ile ROKETSAN arasında "Uzay Teknolojileri Alanında İş Birliği Protokolü"
TÜBİTAK BİLGEM ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB YEGİTEK) arasında "Eğitimde Pardus İşletim Sistemi Yaygınlaştırma Projesi Sözleşmesi"
TÜBİTAK SAGE ile EHSİM arasında “İş Birliği Protokolü"
TÜBİTAK MAM ile DELTA-V arasında "Sürdürülebilir Yüksek Performanslı Enerji ve Tahrik Sistemleri için Çok Fonksiyonlu İleri Malzeme Teknolojileri Araştırma Protokolü"
TÜBİTAK MAM ile TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) arasında "Yeni Nesil EB-PVD Termal Bariyer Kaplama Geliştirilmesi Sözleşmesi"
TÜBİTAK MAM ile TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) arasında "TEI-TF10000 Turbofan Motoru Tek Kristal Türbin Kanatçığı Dökümü Sözleşmesi"
TÜBİTAK MAM ile ASFAT arasında "Ortak Ar-Ge, Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme Faaliyetlerine İlişkin İş Birliği Protokolü"
TÜBİTAK BİLGEM ile ASFAT arasında "TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi Projesi Degaussing Sistemi Tedariki Alt Yüklenicilik Sözleşmesi"
TÜBİTAK BİLGEM ile ASFAT arasında "Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi 7-10. Gemiler Degaussing Sistemi Tedariki Alt Yüklenicilik Sözleşmesi" imzalandı.
Ayrıca TÜBİTAK MAM tarafından "Termal Bariyer Kaplama Yapılan Turboshaft Sabit Yönlendirici Kanatçık" TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI)’ye teslim edildi. TEI-TS1400 motorunda kullanılmak üzere TEI tarafından üretilen sabit yönlendirici kanatçıklara (NGV - Nozzle Guide Vane), TÜBİTAK MAM’ın altyapı ve kabiliyetleri kullanılarak termal bariyer kaplamaları uygulandı ve ilk teslimat başarıyla yapıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde başlatılan Uydu Teknoloji Geliştirme Çağrısı kapsamında desteklenen TÜBİTAK UZAY ve Proje Ortakları Roketsan, Poloptech, VISIONX, NAUM, Düzce Teknopark ile Milli Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü arasında Gezgin-1 Projesi için imza töreni gerçekleştirildi.
Öncü Kurum ve Kuruluşlar ile Kritik Görüşmeler
Beş günlük fuar süresince TÜBİTAK merkez ve enstitüleri havacılık, uzay ve savunma sanayi sektörünün dünyada önde gelen isimleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. ROKETSAN, TUSAŞ, OTOKAR, HAVELSAN, ARMELSAN, BAYKAR, BOTEK, SpaceX, Airbus, Galaxy Space, China Great Wall, CETC, IMPRO gibi sektörün önde gelen firmalarının yanında Litvanya, Ukrayna, Kanada, Finlandiya, Azerbaycan, KKTC, NATO NIF heyetleriyle de kritik görüşmeler yapıldı. Gerçekleştirilen bu kritik görüşmelerde iş birliği fırsatları, yeni Ar-Ge projeleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve ticarileştirme süreçleri üzerine görüşüldü.
Ulusal ve Uluslararası Arenadan Büyük İlgi
SAHA 2026 kapsamında TÜBİTAK standını ulusal ve uluslararası arenadan alanın önde gelen isimleri ziyaret etti. Başta Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır olmak üzere Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hüseyin Avşar, 5. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Jandarma Genel Komutanlığı Muhabere, Elektronik ve Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Tuğgeneral Hasan Sumer, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Avcı, Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Harp Daire Başkanı Tuğgeneral Erdoğan Çetin ile Jandarma Genel Komutanlığı’ndan üst düzey heyet TÜBİTAK standımızı gezerek yeni sistemleri yakından inceledi. Uluslararası arenada ise Kıbrıs Dışişleri Bakanı Tahsin Erturuloğlu, NATO destekli teknoloji yatırım fonu Başkanı Dr. Ari Kristinn Jónsson, İtalyan Askeri Ataşesi, Moğolistan Ankara Büyükelçiliği Savunma Ataşesi, Kazakistan Genelkurmay başkanı Tümgeneral Kanysh Abubakirov, Brezilya silahlanma direktörü General Heraldo Luis Rodrigues, Portekiz Deniz Kuvvetleri Tuğamiral Barbosa Rodrigues ve Birleşik Arap Emirlikleri Hava Kuvvetlerinden yüksek heyet TÜBİTAK’ın yeni teknolojilerini yakından görme fırsatı buldu. Bu isimlere ziyaretleri sırasında TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın eşlik etti.
Panel ve Konuşmalarda Alanın Önemli İsimleri Bir Araya Geldi
SAHA 2026 fuarı esnasında sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla çok sayıda önemli panel ve konuşma gerçekleştirildi. Fuarın ikinci günü TÜBİTAK MAM Başkanımız Prof. Dr. Burcu Özsoy’un konuşmacılarından olduğu “Kritik Hammaddeler ve Stratejik Tedarik Zinciri Yönetimi” başlıklı panel gerçekleşirken üçüncü gün TÜBİTAK UZAY Müdürümüz M. Mehmet Nefes’in moderatörü olduğu “Akıllı ve Otonom Uzay Sistemleri: Uydu Teknolojilerinde Dönüşüm ve Küresel Eğilimler” başlıklı bir konuşma dizisi yürütüldü. Fuarın dördüncü günü ise “Gelişen Mühimmat Teknolojileri ve Yeni Nesil Füze Sistemleri” başlıklı panelde TÜBİTAK SAGE Müdürümüz Kemal Topalömer konuşmacı olarak yer aldı.
TÜBİTAK desteği ile hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyelerinden biri daha 31 Ocak 2026 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde açıldı. TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın'ın da katıldığı açılış töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi
Kacır: “Genç mucitlerimizin önünü sonuna kadar açmış olacağız”
Açılışta konuşan Bakan Kacır, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde açılan atölyenin önemine değinerek “Bugün Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde açılışını gerçekleştirdiğimiz atölye ile evlatlarımızı ileri teknoloji ekipmanları ve modern altyapıyla buluşturacak, ülkemizin yarınlarını inşa edecek genç mucitlerimizin önünü sonuna kadar açmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
“Şehrimize ve ülkemize uzanan yeni başarı hikâyelerinin ilk adımı”
Kacır, TÜBİTAK tarafından sağlanan 30 milyon TL destekle hayata geçen proje kapsamında gençlerin; tasarımdan üretime, yapay zekâ uygulamalarından robotik sistemlere kadar geniş bir alanda modern altyapıya erişeceğini belirtti. Atölyede filizlenecek her çalışmanın önce şehre, ardından dünyaya uzanan başarı hikâyelerinin ilk adımı olacağını vurguladı.
81 İlde Milli Teknoloji Atölyesi Hedefine Bir Adım Daha
Ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda 81 ilde kurulması planlanan atölye zincirine Kahramanmaraş da eklendi.
2026 yılı sonuna kadar 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesinin hizmete alınması planlanıyor.
Milli Teknoloji Atölyeleri Amaç ve Önemi
TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje ile öğrencilerin hayallerini ve projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlanması amaçlanıyor. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Avşar Kampüsü’nde yer alan 265 m2 büyüklüğündeki bu yeni atölye; CNC router, torna ve freze tezgahları, 3 boyutlu yazıcılar ve tarayıcılar gibi ileri teknoloji ekipmanlarla donatıldı.
Bu atölyelerde milli teknolojiler geliştirecek gençlerimize destek vererek, yerli ve milli sanayimiz için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve girişimci gençlerimizin teknik ve mesleki eğitim süreçlerini desteklemek amaçlanıyor.
Üniversitelerde, TÜBİTAK destekli eğitim kurumlarında ve bilim merkezlerinde kurulan bu atölyelerle; teknoloji yarışmalarına katılacak takımlara makine, teçhizat ve sarf malzemesi desteği sağlanacak. Milli Teknoloji Atölyeleri kapsamında; ekipman yardımının yanı sıra danışmanlık, eğitim programları, sanayi iş birlikleri ve uluslararası yarışmalar için hazırlık desteği sunulacak.