Çağrı kapsamında konsorsiyumda bahsi geçen Batı Balkan ülkelerinden(Arnavutluk, Avusturya, Karadağ, Sırbistan, Slovenya ) en az bir ortak içermesi gerekmektedir. Bu ortaklara ek olarak, diğer Eureka ülkelerinden veya Eureka dışındaki ülkelerden ortaklar da, proje çağrısı son tarihleri içerisinde kamu fonlarının veya öz finansmanlarının güvence altına alınması koşuluyla katılabilmektedirler.
Çağrı kapsamında konu güdümü ve tematik kısıtlamalar bulunmamaktadır.
Çağrı Başvuru Süreci
Eureka Network-Batı Balkanlar 2025 Çağrısı uluslararası çağrı metni için tıklayınız.
Eureka Network- Batı Balkanlar 2025 Çağrısı proje başvuruları 1509-Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kuralları çerçevesinde yürütülecektir.
TÜBİTAK 1509 Programı ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.
Ulusal başvuru öncesinde çağrı metninin dikkatle incelenmesi gerekmektedir, başvuru kurallarına uyulmaması durumunda başvurunun değerlendirmeye alınmadan iade edilmesi söz konusu olabilir.
1509- Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programına Ülkemizden sermaye şirketi statüsündeki firmalar başvuruda bulunabilir.
Çağrı Başvuru Süreci
Başvurular uluslararası ve ulusal olmak üzere iki aşamalı olarak yürütülecektir:
Aşama/Uluslararası Başvuru: Ortaklar, çağrı web sayfasında bulunan Eureka proje başvuru formunu çevrim içi olarak doldurmalıdır.
Aşama/Ulusal Başvuru: Türkiye’den katılımcıların uluslararası başvuru formuyla birlikte TÜBİTAK 1509-Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı ulusal çağrısına 22 Ekim 2025 tarihine kadar ulusal başvurularını yapmaları gerekmektedir.
Çağrı Takvimi
Uluslararası Çağrı Açılış Tarihi: 26 Mayıs 2025
Uluslararası Çağrı Kapanış Tarihi: 10 Eylül 2025 (GMT:14.00)
Ulusal Çağrı Açılış Tarihi: 10 Eylül 2025
Kuruluş Bazlı Ön Kayıt için Son Tarih: 21 Ekim 2025 (23.59)
Ulusal Proje Başvuruları Son Tarih: 22 Ekim 2025 (23.59)
İletişim
Uluslararası ve Ulusal Başvuru Süreci için:
Emine Elif Ocakcı
Türkiye'de yeşil ve sürdürülebilir teknolojilere odaklanan en önemli girişim hızlandırma programlarından biri olan Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (Global Cleantech Innovation Programme-GCIP) 2024 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni, TÜBİTAK Başkanlık Feza Gürsey Salonu'nda düzenlendi. Törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ve UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz katıldı.
Ödül töreninde, GCIP Türkiye Hızlandırıcısında ilk 10’a giren finalist takımlara da plaketleri takdim edildi. Ayrıca, OSTİM ve ARÇELİK tarafından özel ödüller de verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde kadın girişimcilere yönelik ödüller de sahiplerini buldu. Bu kapsamda, “Toplumsal Etkide Öncü Kadın Girişimci Desteği”, “Yenilikçi Kadın Girişimci Desteği”, “En İyi Gelişim Gösteren Kadın Girişimci Desteği” ve “Genç Kadın Girişimci Desteği” kategorilerinde toplam 1.000.000 TL ödül dağıtıldı.
TÜBİTAK tarafından verilen GCIP ödülleri de törende açıklandı. Ödül Töreni’nde toplam 1.100.000 TL tutarında üçüncülük, ikincilik ve birincilik ödülleri takdim edilerek, girişimcilerin sürdürülebilir inovasyon konusundaki başarıları taçlandırıldı.
“Sanayinin yeşil dönüşümünü gerçekleştirmek kadar, yatırımların yerli ve milli teknolojilerle gerçekleştirilmesi de önemli”
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Yüzyılı'nda, yeşil dönüşümü gerçekleştirme hedefi doğrultusunda sanayicilerin yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik ihtiyaç duydukları finansmana erişimleri için Bakanlık olarak attıkları adımlara dikkati çekti.
Dünya Bankası işbirliğiyle yürüttükleri "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi" ve "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ile 700 milyon dolardan fazla finansmanı, sanayicilere, KOBİ'lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını anlatan Kacır, şu ifadeleri kullandı: "Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) işbirliğinde kurduğumuz Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin karbonsuzlaşma yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avro finansman sağlamayı öngörüyoruz. Sanayinin yeşil dönüşümünü gerçekleştirmek kadar, yatırımların yerli ve milli teknolojilerle gerçekleştirilmesi de önemli. Net sıfır emisyon hedeflerinde elde edeceğimiz başarı, yenilikçi teknolojilerle henüz gelişim aşamasında olan fakat olgunlaşmayı ve ticarileşmeyi bekleyen teknolojilerin ışığında şekillenecek. Gerçekleştirilen çalışmalar, yeşil teknolojilere yönelik talebin 2035'e kadar yıllık 2 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşturacağını ifade ediyor. Yeşil teknolojilerin yalnızca müşterisi ve pazarı olmayı, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda teknolojinin öncü ülkelerinden biri olma iradesini gösteren ülkemiz için asla bir seçenek olarak görmüyoruz. Yeşil dönüşümün teknolojide meydana getirdiği paradigma değişimlerini Türkiye Yüzyılı'nda, ülkemizin büyümesi ve kalkınması için tarihi bir fırsat penceresi olarak görüyoruz."
“AR-GE ve inovasyon ekosisteminin harekete geçmesini sağlayacak adımlar atılmalı”
Bakan Kacır, Türkiye'yi yeşil teknoloji ve inovasyonda öncü bir ülke yapma vizyonu doğrultusunda, AR-GE ve inovasyon ekosisteminin harekete geçmesini sağlayacak adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'yi yeşil teknolojilerde söz sahibi konuma taşımanın reçetesi olarak da gördükleri bu yaklaşımı son yıllarda başarıyla uyguladıklarına dikkati çeken Kacır, TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında, son 22 yılda, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanlarında 3 bin 434 projeye ve 3 bin 746 bilim insanına 22 milyar lira destek sağladıklarını bildirdi.
Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ile doğrudan ilişkili AR-GE ve yenilik projelerini, TÜBİTAK programlarında öncelikli olarak desteklediklerini dile getiren Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi'nin 175 milyon dolarlık dilimini yeşil üretim süreçlerinde AR-GE ve yenilik çalışmalarının geliştirilmesi için ayırdık. Bu adımlarla 208 üniversitemizde, araştırma altyapılarımızda ve firmalarımızda binlerce araştırmacımızın ortaya koyduğu çalışmaları ekonomik değere dönüştürecek anahtar, teknoloji girişimciliğidir. Daha fazla yeşil teknoloji girişimi çıkarmak, binlerce genç girişimcinin hayallerini projelere, projelerini de girişimlere dönüştürmelerine olanak sağlamak öncelikli amaçlarımızdan. Bu istikamette teknoparklarımızda sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren 346 teknoloji girişimini destekledik. Ülkemizde tohum ve tohum öncesi aşamadaki girişimlerin en büyük destekçisi konumundaki TÜBİTAK BiGG Programı kapsamında, yeşil teknolojilerde 276 girişimin kurulmasını sağladık. Bugün bir araya gelmemize vesile olan Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı'yla da iş hızlandırma eğitimlerinden mentörlüğe, ağ kurma imkanlarından fon sağlama kolaylıklarına kadar pek çok alanda temiz teknoloji girişimlerinin hayata geçmesi ve ölçeklenmesinde ihtiyaç duyulan desteği sağlıyoruz."
"36 takım içinde 23 takımın lideri kadın"
Program kapsamında, bugüne kadar yürütülen ilk 6 çağrı kapsamında, 167 girişimi mentörlük ve hızlandırma eğitimleriyle buluşturduklarını vurgulayan Kacır, 7. çağrıya ise 103 girişimin başvurduğunu, bunlar arasından 36 takımın, mentörlük ve hızlandırma eğitimine katıldığını ve bu takımlardan 23'ünün liderliğini kadın girişimcilerin yaptığını belirtti. Kacır, bunun bir "umut vesilesi" olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Toplumun tüm kesimlerinin teknoloji geliştirme ve dünyayı değiştirme iddiası taşıyabilmesi, Türkiye'nin teknoparklarıyla, AR-GE destekleriyle, fon uygulamalarıyla, TEKNOFEST'lerle dünyaya sunduğu girişimcilik modelinin özüdür. Bugün milyar dolar değeri aşan 7 unicornumuz, bizim deyimimizle 7 Turcorn'umuz var. Bunlardan dördünün kurucuları kadın girişimcilerimiz. Bizler her alanda kadın girişimcilerimizin, yenilikçi, yaratıcı ve öncü fikirlerinin filizlendiğini görmek istiyoruz. Kadınların emeği ve katkısı olmayan her iş bizim için eksiktir. Teknoloji geliştirme imkanlarına erişimi temel bir insan hakkı olarak gören bir yaklaşımla ülkemizi teknoloji üretme ve geliştirmede devler ligine taşıyacağız. Türkiye'den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve aralarından 100 girişimin milyar dolar değerlemeyi aşmasını sağlayacağız. Dereceye giren takımlarımız, ilk kez bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilecek Global Cleantech Innovation Days etkinliğinde ülkemizi temsil edecekler. Türkiye Yüzyılı'nda, teknoloji girişimciliğinin ekonomide hep birlikte yazacağımız yeni başarı hikayesinde ana aktör olması için Bakanlık olarak tüm imkanlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz."
“Kadın girişimcilerin başarılarıyla gurur duyuyoruz”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş konuşmasında geçen yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK ile kadın girişimcilere destek olmak adına işbirliğine imza attıklarını belirterek, bu işbirliği kapsamında dünyayı daha yaşanabilir daha temiz ve daha sürdürülebilir kılmak adına yenilikçi fikirleri ödüllendirmenin amaçlandığını söyledi.
Kadın girişimcilerin başarılarıyla gurur duyduğunu vurgulayan Göktaş, dijital dönüşümün en önemli adımlarından biri olan temiz teknoloji alanında kadın girişimciliğinin Türkiye için yeni bir vizyon sağlayacağına inandığını dile getirdi. Göktaş, iklim krizi ve çevre kirliliğinin bütün insanlığın yüzleştiği en kritik sorunlardan biri olduğuna işaret ederek, insan ve doğa arasında bozulan dengenin geri dönülmesi zor ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, bu sorunu çözmede kadınların gücüne ve girişimciliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Kadınların tarih boyunca hem içinde yaşadığı toplumları hem de ailelerini dönüştüren değişim liderleri olduğunu aktaran Göktaş, "Aynı liderlik ruhunu iklim değişikliğiyle mücadelede, sıfır atığın yaygınlaştırılmasında, temiz enerjiye geçişte ve yenilikçi çözümler geliştirmede de görmekteyiz. Bugün kadınlar, bu dönüşümün tam kalbinde yer alan güçlü bir aktördür. Kadınlar, doğaya uyumlu yaşam pratiklerinin en büyük ustaları, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın ve gelişmenin öncülerindendir." diye konuştu.
"Kadın girişimciliğinin geleceği için önemli adımlar atıyoruz"
Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi'nin de kadınların öncülüğünde büyüyen önemli bir çevre hareketi olduğunun altını çizdi. Geri dönüşüme dikkat çeken projenin kaynakların korunması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir dünya bırakılması adına atılmış önemli bir adım olduğuna işaret eden Göktaş, bu anlamda sürdürülebilirliğin, çevresel, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla bütünsel kalkınma modeli olarak önemli bir dönüşüm sürecini ifade ettiğini söyledi. Göktaş, kadınların aktif katılımıyla, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın daha hızlı ve etkili şekilde mümkün hale geldiğini belirtti.
Başarıların sürdürülebilirliğinde iş birliği vurgusu
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın konuşmasına bu güzel etkinliğe TÜBİTAK olarak ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuiyeti paylaşarak konuşmasına başladı.
“Ülkemiz girişimcilik ekosistemi son yıllarda önemli gelişmelere ve başarılara sahne olmuştur. Girişim sayısı, yatırım sayısı ve yatırım fonu sayısı artmıştır.” diyen Aydın, “Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda girişimciliği destekleyen dinamik ve kapsayıcı bir ekosistem kurgusu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde, girişimcilik farklı alanlara yayılmakta ve değer zincirleri uçtan uca desteklenmektedir. “ ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK Başkanı Aydın, “Altyapı ve finansmandan insan kaynağına, yönetişimden kültüre iyi tasarlanmış ekosistem kurgusu girişimciliğin bütün aşamalarını kapsamakta ve kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı yenilikçi enstrümanlarla sürekli güncellenmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Elde edilen bu başarıların sürdürülebilirliği adına iş birliğinin önemine vurgu yapan Aydın, “Bugün burada bu iş birliğinin güzel örneklerinden birine tanıklık ediyoruz. Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı ilk fazında temiz teknoloji girişimcilerini görünür kılmaya odaklanmışken, ikinci fazda paydaşlar ve destek çeşitliliği artırılmıştır. OSTİM ve Arçelik ayni, Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığımız nakdi destekleri programa katkı vermiştir. Paydaşlarımızın katkılarıyla ekosistemi genişletmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.
“16 ülkede yürütülen Program sayesinde diğer ülkelerdeki iyi örneklerden öğrenme ve deneyimlerimizi paylaşma fırsatı buluyoruz. “ diyen Aydın, TÜBİTAK’ın, girişimci, mentör ve jüri geri bildirimlerinden edindiği dersleri kendi programlarına entegre ederek öğrenim sürecini zenginleştirdiğine dikkati çekti.
Prof. Dr. Aydın, “GCIP Türkiye 2024 Hızlandırıcı Programı kapsamında seçilen girişimcilerimizi tebrik ediyor, programda emeği geçen herkese, eğitmenlerimize, mentorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Ödül töreni, girişimciler için bir başlangıç niteliğinde. TÜBİTAK olarak, GCIP finalistlerine girişim desteklerinde öncelik tanıyacak ve yolculuklarında yanlarında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yeşil Teknolojilerde Dönüşüm: GCIP Türkiye ile Yenilikçi Girişimler Destekleniyor
Türkiye, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil teknolojiler alanında yenilikçi girişimleri desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda, Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP), Türkiye'deki çevre dostu ve sürdürülebilir projeleri destekleyerek, girişimcilerin uluslararası arenada rekabet edebilir hale gelmesine katkı sağlıyor.
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) işbirliğiyle yürütülen program, Türkiye'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK koordinasyonunda hayata geçiriliyor. Program, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler ve kimyasallar, ulaşım, yeşil binalar ve su verimliliği alanlarında yenilikçi çözümler sunan girişimleri desteklemeyi amaçlıyor.
GCIP Türkiye, girişimcilere eğitim ve mentorluk desteği sunarak projelerini geliştirmelerine olanak tanıyor. Program kapsamında düzenlenen hızlandırma kampları ve iş geliştirme eğitimleri sayesinde girişimciler, hem ulusal hem de uluslararası pazarlara erişim sağlayarak projelerini hayata geçirebiliyor.
GCIP Türkiye programına katılan girişimciler, sürdürülebilir teknolojiler konusunda farkındalık yaratırken, çevresel etkileri minimize eden yenilikçi çözümler geliştiriyor. Türkiye'nin yeşil dönüşüm vizyonuyla uyumlu olarak, bu program sayesinde yerli girişimlerin uluslararası arenada rekabet gücü kazanması hedefleniyor.
Dünya Bankası desteğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesine, 450 milyon dolarlık finansman tahsis edilmiştir. Proje kapsamında, TÜBİTAK - TEYDEB 175 milyon dolarlık finansman ile proje süresince sanayinin yeşil dönüşümünü destekleyecektir. 6 yıl sürecek olan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında TÜBİTAK tarafından farklı türde çağrılar açılacaktır. Bu çağrılardan biri de SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı’dır.
Bu çağrı kapsamında, özel sektör, üniversite ve kamu iş birliğiyle yenilik platformları oluşturularak, ülkemizin yeşil büyümesine katkı sağlayacak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirilmesi için bir teknoloji ekosistemi olan Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları desteklenecektir. Özel sektör öncülüğünde, üniversite ve kamu iş birliğiyle ihtisaslaşmış bir Ar-Ge ve Yenilik Platformunun oluşturulması, bu platform aracılığıyla Ürünleştirme Yol Haritalarının (ÜYH) oluşturulması ve bu Ürünleştirme Yol Haritaları çerçevesinde yeşil dönüşüme yönelik ürün veya ürün grubu geliştirilmesine yönelik Ürünleştirme Programları (ÜPG) desteklenecektir. Çağrıya platform yapısındaki konsorsiyum başvuruları alınacaktır. Platform yürütücüsü olmak için gerekli koşullar çağrı duyurusunda belirtilmiştir.
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki Ar-Ge ve Yenilik Konuları ile uyumlu olan projeler çağrı kapsamındadır. Kapsama aşağıdaki dosya listesinden ulaşabilirsiniz.
Platformda yer alacak kuruluşlar için bütçe üst limiti KOBİ’ler için 18 milyon TL, büyük ölçekli kuruluşlar için 70 milyon TL’dir. Üniversiteler ve araştırma kurumlarının sunabilecekleri bütçe platformdaki tüm kuruluşların toplam bütçesinin % 25 ’i kadardır.
Başvuru sürecinin verimliliğini artırmak ve başvuru sahiplerine daha etkin rehberlik sunmak amacıyla, asıl proje başvurusu öncesinde “Uygunluk Kontrolü” aşaması uygulanacaktır. Bu aşama; başvuruların çağrı kapsamı ve temel koşullar açısından ön değerlendirilmesini, platformların programa doğru yönlendirilmesini ve ana başvuru hazırlık sürecinde zaman kaybının azaltılmasını hedefler. Platformlar tarafından, çağrıya başvuru yapılmadan önce PRODİS üzerinden uygunluk kontrolü için form doldurulacaktır. Uygunluk kontrolü formu TÜBİTAK tarafından değerlendirilecektir. Değerlendirme sonunda kabul ret kararı verilmeyecek olup sadece öneri verilecektir. Platformların bu öneriler doğrultusunda başvuruyu yapmaları beklenecektir.
İletişim için: sayem.basvuru@tubitak.gov.tr
Başvuru için tıklayınız.
Kamu kurumlarının Ar-Ge ile giderilebilecek ihtiyaçlarının karşılanması ya da sorunlarının çözümü amacıyla 10 Mart 2005 tarihinde yapılan “Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK)” toplantısında alınan karar doğrultusunda Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) başlatılmıştır.
Program ile;
yerine
hedeflenmektedir.
Kamu kurumları tarafından tespit edilen sorunların çözümüne ve/veya ihtiyaçlara yönelik olarak ilan edilen çağrılara üniversiteler, kamu Ar-Ge birimleri ve özel kuruluşların bilgi birikimi, yetişmiş insan gücü ve alt yapı imkanları kullanılarak sunulan Ar-Ge nitelikli projeler desteklenmektedir.
Kamu kurumlarının Ar-Ge nitelikli ihtiyaçlarını giderme öncelikli hedefi yanında;
1007 Programına sunulan projeler iki Araştırma Destek Grubu tarafından desteklenmektedir.
KAMAG - Kamu Araştırmaları Destek Grubu
SAVTAG - Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu
Kamu kurumlarının Ar-Ge ile giderilebilecek ihtiyaçlarının karşılanması ya da sorunlarının çözümü amacıyla 10 Mart 2005 tarihinde yapılan “Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK)” toplantısında alınan karar doğrultusunda Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) başlatılmıştır.
Program ile;
yerine
hedeflenmektedir.
Kamu kurumları tarafından tespit edilen sorunların çözümüne ve/veya ihtiyaçlara yönelik olarak ilan edilen çağrılara üniversiteler, kamu Ar-Ge birimleri ve özel kuruluşların bilgi birikimi, yetişmiş insan gücü ve alt yapı imkanları kullanılarak sunulan Ar-Ge nitelikli projeler desteklenmektedir.
Kamu kurumlarının Ar-Ge nitelikli ihtiyaçlarını giderme öncelikli hedefi yanında;
1007 Programına sunulan projeler iki Araştırma Destek Grubu tarafından desteklenmektedir.
KAMAG - Kamu Araştırmaları Destek Grubu
SAVTAG - Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu
2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi. 23 Aralık’ta gerçekleşen törene Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, TÜBA Başkanı Sayın Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in yanı sıra bakanlar, milletvekilleri, çeşitli üniversitelerden rektörler ile araştırmacılar katıldı.
Erdoğan: "Ecdadımızla iftihar edeceğiz ama geçmişe de takılıp kalmayacağız"
Törende gerçekleştirdiği konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihte iz bırakan medeniyetlerin insanlığa yön veren şahsiyetler üzerine inşa edildiğini dile getirdi. Anadolu coğrafyasının, büyük şahsiyetlerin âdeta yetişme ve olgunlaşma merkezi olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz, yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil, toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz. Eserlerimizle, fikirlerimizle, bu topraklarda yetişen âlimlerimizle bilime ve insanlığa geçmişte çok önemli katkılar yaptık. Elbette bunu söylerken, geçmişin parıltılı günleriyle kendimizi avutalım demiyorum. Ecdadımızla daima iftihar edeceğiz ama geçmişe de takılıp kalmayacağız.”
“Üreten ve ülkeye katkı vermek isteyen tüm gençlerin yanındayız”
Özellikle gençlerin bilimsel üretim yapmaya teşvik edildiğini, geliştirdikleri projelere önemli destekler sunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece TÜBİTAK bünyesindeki akademik Ar-Ge destek programlarıyla son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira kaynak tahsis ettiklerini bildirdi. Aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanına 46,5 milyar lira destek sağlandığını aktaran Erdoğan, özel sektörde de 28 bin 493 projeyi 134 milyar liralık güçlü bir kaynakla desteklediklerini kaydetti. Erdoğan ayrıca "Teknoparklarımızın sayısını 2'den 113'e, ilk kez bizim hayata geçirdiğimiz Ar-Ge merkezlerinin sayısını sıfırdan 360'a, teknoparkı olan illerimizin sayısını 2'den 64'e yükselttik." açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı'yla, Ulusal ve Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı'yla farklı düzeylerdeki burs, staj, eğitim ve atölye programlarında öğrenen, öğreten, üreten ve ülkeye katkı vermek isteyen tüm gençlerin yanında olduklarını söyledi. Milli Teknoloji Hamlesi'yle büyük bir ivme yakaladıklarını hatırlatan Erdoğan, geçen eylül ayında 13'üncüsü düzenlenen TEKNOFEST ile milyonlarca genci bilimle, teknolojiyle, inovasyonla buluşturduklarını kaydetti.
“Dışa Bağımlılığımız Azaldı”
İnsana ve bilgiye yapılan bu yatırımların semeresini geniş bir yelpazede toplamaya başladıklarının altını çizen Erdoğan, bir dönem yüzde 80 oranında dışa bağımlı olunan savunma sanayi alanında gelinen noktayı herkesin bildiğini söyledi. Yapay zekâdan otonom sistemlere, veri depolama ve işleme merkezlerinden insansız teknolojilere pek çok ülkenin imrenerek baktığı çalışmalara imza attıklarını söyledi.
Kacır: “Bizden neyi esirgiyorlarsa, onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyoruz”
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır “TÜBİTAK eliyle bu yıl, 190 üniversite ve 3 bin 100 firmanın 10 bin 539 projesine 14,4 milyar lira destek sağlıyoruz. 2002’den bu yana teşviklerimizle büyüyen Ar-Ge harcamalarımızın 15 kat artarak 19,9 milyar dolara, Ar-Ge insan kaynağımızın 10 kat artarak 310 bine ulaşması; bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğumuzda kat ettiğimiz muazzam mesafenin göstergesidir. Zat-ı devletlerinizin liderliğinde ortaya koyulan güçlü irade sayesinde, kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. Bizden neyi esirgiyorlarsa, onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Teknoparklarımız bilimsel bilginin yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü kuruyor”
Konuşmasında dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22'nci sıradan 14'üncü sıraya çıktığımızı ifade eden Bakan Kacır, “2002'den bu yana 25 misline çıkan yerli patent başvuruları ile dünyada 10'uncuyuz. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızda 12 binden fazla girişim, 1700'ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezinde görev yapan nitelikli araştırmacı ve mühendislerimiz, yüksek katma değerli, yenilikçi çözümler geliştiriyor. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda TÜBİTAK desteğiyle kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, AR-GE faaliyetlerinin ticarileşmesine öncülük ediyor." dedi.
Aydın: “TÜBİTAK olarak, değer bilmeye, değer vermeye, değer katmaya devam edeceğiz”
TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın konuşmasında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde, Millî Teknoloji Hamlesi hedeflerine katkı sağlamak için önemli adımlar attıklarını belirtti. “TÜBİTAK olarak, üniversitelere, kamu ve özel sektöre, girişimcilere önemli Ar-Ge ve yenilik destekleri sunuyoruz.” diyen Aydın, bu doğrultuda, TÜBİTAK bünyesindeki merkez ve enstitülerde; savunma, havacılık ve uzay, yazılım, nanoteknoloji, raylı ulaşım sistemleri, metroloji, biyoteknoloji, kutup, kuantum ve yapay zekâ gibi pek çok kritik alanda yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesine katkıda bulunduklarını kaydetti. Aydın, “Bilim iletişiminde öncü rol oynuyor; bilim merkezlerimizle, atölyelerimizle, yarışmalarımızla, dergilerimizle ve daha pek çok faaliyetimizle bilimi toplumun her kesimine yaymaya çalışıyoruz. Bilim diplomasisine önemli katkılar sağlıyor; ikili ve çoklu iş birliklerimizin sayısını her geçen yıl artıyoruz. TÜBİTAK olarak, değer bilmeye, değer vermeye, değer katmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır’dan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne El Yazması Eser Hediyesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn, bugünkü adıyla İstanbul Teknik Üniversitesinin 4. rektörü ve İTÜ tarihinin en değerli hocalarının başında gelen Hacı Hafız Hoca İshak Efendi’nin kendi el yazısıyla yazmış olduğu Kavaid-i Ressamiye kitabını takdim etti. 1834 yılında kaleme alınan ese 2. Mahmut Devri’nde yeni kurulan orduda genç subayları mimari bilgiyle donatmak üzere hazırlanan; aynı zamanda topoğrafya, arazi ölçümü, peyzaj ve binalara ait ölçü alma teknikleri ve mühendislik tarihimizin ayrıntılı olarak çizim tekniğini öğreten ilk ve tek kitap sayılıyor. 587 başlık altında 350 sayfayı aşkın geometrik mimari ve çizim teknikleri hakkında ayrıntılı bilgiler içeren bu özel kitap Sayın Cumhurbaşkanımızın Himayelerine, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne arz edildi.
Türk Bilim Tarihinde Bir İlk: “İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası” Cumhurbaşkanımıza Takdim Edildi
Tören kapsamında TÜBİTAK tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığının bir sembolü olan “İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası” takdim edildi.
TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) ile Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığının (SHODB) 2018 yılından bu yana yürüttüğü titiz ölçüm ve saha çalışmaları sonucunda hazırlanan harita, Türk denizcilik ve bilim tarihi için bir milat niteliği taşıyor. Bu haritanın sol tarafında Piri Reis’in çizdiği dünya haritası, sağ tarafında ise büyük denizcimizden ilham alan haritacılarımızın ortaya koyduğu Lystad Körfezi haritası yer alıyor.
Horseshoe Adası ve Lystad Körfezi Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın da yer aldığı Horseshoe Adası’nın batısındaki Lystad Körfezi’ni kapsayan bu harita, Türkiye’nin Antarktika’daki varlık gücünü bilimsel ve teknik bir mühürle tescilliyor. 2024 yılında üretimi tamamlanan çalışma, uluslararası denizcilik standartlarında yüksek prestijli bir adım olarak “INT 9167” koduyla uluslararası harita kataloğuna eklendi.
8 Üniversiteden 11 Bilim İnsanına Ödül Verildi
2025 TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri kapsamında 8 farklı üniversiteden toplamda 11 bilim insanına ödülleri takdim edildi. Ödüllerden ikisi “ülkemizde yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunan”, 9’u ise “yaptığı çalışmalarla bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlayan” bilim insanlarına tevdi edildi.
2025 TÜBİTAK Ödülleri kazananlarının listesi için tıklayınız.