6 Şubat 2023'te sadece 11 ilimiz değil tüm Türkiye, ardı ardına yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerle derinden sarsıldı. Depremin hemen ardından başlayan arama kurtarma ve sonrasındaki yardım çalışmalarında devletimiz tüm kurumlarıyla seferber oldu. Bu dönemde TÜBİTAK olarak da bölgede çalışan gönüllülerimizle, acil ihtiyaçlara hızlıca uyarlanan teknolojilerimizle ve afeti analiz edecek araştırma programlarıyla sürece katkı sunarken akademiye yönelik, sanayiye yönelik, bilim insanlarına yönelik, bilim ve toplum desteklerimiz ile Afet Bölgesindeki ihtiyaçlar doğrultusunda yeni destek mekanizmaları tasarladık ve hayata geçirdik. Deprem bölgesine bilim ve toplum destekleri sağladık. Merkez ve Enstitülerimizde depreme ilişkin araştırmalar yürüttük. Depremle ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.
Depremin hemen ardından neler yaptık?
Hem araştırmacıların 24 saat içinde deprem bölgesine intikal ederek araştırma yapmalarını sağladık, hem de bölgedeki ihtiyaçlara yönelik yeni destek programları oluşturduk.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı
Depremden hemen sonra proaktif bir yaklaşımla “TÜBİTAK Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı’’ devreye alındı. Program kapsamında gelen başvurular 24 saat içinde değerlendirilerek karara bağlanıp destek süreci başlatıldı. Deprem felaketinin ardından benzer felaketlere hazırlıklı olunmasını sağlamak amaçları doğrultusunda bilimsel verilerin toplanması, sismik, jeolojik, jeodezik, tektonik, geoteknik, yapı sağlığı ve hasar, ulaştırma yapıları, deniz seviyesi değişimi, zemin yapısı ve sıvılaşma, yüzey kırığı, heyelan, radon gazı çıkışı, tarım, çevre, tarihi ve kültürel yapılar, sağlık hizmetleri, psikoloji, sosyal bilimler, gıda güvenliği, afet yönetimi vb. konularını içeren 61 farklı kurumdan 124 projeyi desteklemeye başladık. Türkiye’nin dört bir yanından 577 bilim insanı, jeofizikten lojistiğe kadar farklı alanlarda saha verisi topladı.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle “Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesi yürütülüyor. Proje kapsamında, jeodezik çalışmalar için TÜBİTAK MAM’a ait üç GNSS sistemi kullanılarak ölçümler gerçekleştirildi.
BİÇABA
Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle doktora sonrası araştırmacıların, TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı (BİÇABA) çağrıya açtık. Çağrı kapsamında 1.317 lisans öğrencisi, 648 yüksek lisans öğrencisi, 419 doktora öğrencisi ve 99 doktora sonrası araştırmacı desteklenmeye hak kazandı. Lisans öğrencilerini 6 ay süre ile, Yüksek lisans öğrencilerini 12 ay süre ile, Doktora Öğrencilerini 24 ay süre ile ve Doktora Sonrası Araştırmacıları 12 ay süre ile destek sağlandı.
BİNBİRÇABA
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem felaketinden etkilenen araştırmacılarımızın Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek üzere ve deprem felaketinin ilgili bölgedeki araştırma ekosistemine etkisinin en aza indirilmesi amacıyla 1 Mart 2023 tarihinde “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında, “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı - BİNBİRÇABA”yı açtık. Söz konusu çağrı ile araştırmacılar ve öğrencilerin araştırma faaliyetlerinden uzak kalmayarak bölgedeki ihtiyaçlara odaklanması, bu illerdeki bilgi birikiminin korunmasına katkıda bulunulması ile deprem bölgesindeki üniversitelerin ve üniversitede görev yapan araştırmacıların desteklenmesi ayrıca bölge ve bulundukları illere verecekleri katkıların arttırılması hedeflendi. “Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı BİNBİRÇABA” ile 396 projeye 634,98 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek sağladık.
DEPREM ARAŞTIRMALARI ÖZEL ÇAĞRISI
1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında deprem araştırmaları özelinde 15 Şubat 2021 tarihinde “Deprem Araştırmaları” çağrısı açıldı. Yenilikçi inşaat modelleri ve ileri malzemeler, çok yönlü yer bilim araştırmaları; senaryo, öngörü ve analiz çalışmaları; arama-kurtarma faaliyetlerine yönelik robotik sistemler ve depremin sosyo-ekonomik ve toplumsal yaygın etkileri gibi konularda 347 proje önerildi ve 81 proje için destek kararı verildi.
TEKNOÇABA
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin etkilediği KOBİ ölçeğindeki kuruluşlarımızın proje esaslı araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı’nın yürüttüğü (TEYDEB)1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı ve 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında “2023-DEPREM BÖLGESİ Özel Çağrısı-TEKNOÇABA”yı açtık.
Çağrı kapsamında toplam 156 proje başvurusu alındı. Değerlendirmesi tamamlanan projelerden 95'inin 330 Milyon TL ile desteklenmesine karar verilerek, bunlardan 89 projeye 138,5 Milyon TL kaynak aktarıldı.
TÜBİTAK bilim insanı burs ve destek programları kapsamında aşağıdaki özel çağrılar açılarak 113 destek kararı verildi:
Yaşadığımız deprem felaketi üzerinde çalışmalarına devam eden araştırmacılarımızın, uluslararası boyutta araştırmacılarla iş birlikleri sağlaması amacıyla 2221 Konuk Veya Akademik İzinli (Sabbatical) Bilim İnsanı Destekleme Programı Deprem Çağrısı
Depremle ilgili konularda yurt dışında düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-A Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı
Depremle ilgili konularda yurt içinde düzenlenecek bilimsel etkinliklere katılmak isteyen araştırmacıları desteklemek amacıyla 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı - Deprem Özel Çağrısı
Depremle ilgili konularda yüz yüze ya da çevrimiçi bilimsel eğitim etkinliği düzenlemek isteyen bilim insanlarını desteklemek amacıyla 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı - Deprem Özel Çağrısı
Bilim Her Yerde
Ülkemizde yaşanan depremlerden doğrudan etkilenen 11 ilimize ve Sivas İli Gürün ilçesine özel olarak 4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısını hazırladık.
Çağrı kapsamında okul öncesinden liseye tüm öğrencilere yönelik atölye etkinlikleri gerçekleştirmeyi hedefleyen projeler desteklenerek deprem bölgesinde yaşayan çocuklarımızın ve gençlerimizin gündelik yaşama uyum süreçlerine bilimsel aktivitelerle katkı sağlanmaya çalışıldı.
4007 Afet Bölgesi “Bilim Her Yerde” Özel Destek Çağrısına 106 proje başvurusu yapıldı, 52 proje için destek kararı verildi.
Program kapsamında, 52 projenin düzenlediği etkinliklere 50 binden fazla kişi katıldı. Bu projelere 5,48 milyon TL (2025 sabit fiyatlarıyla) destek verdik.
Destek üst limitinin 75.000 TL olarak belirtildiği çağrıda ortalama proje bütçesi 64.000 TL olarak gerçekleşti, yaklaşık 3.300.000 TL destek bütçesi proje yürütücülerine aktarıldı.
TÜBİTAK, Arama Kurtarma Çalışmalarında Aktif Rol Aldı!
Çoğunluğu deneyimli gönüllülerden oluşan 156 kişilik ekip mümkün olabildiğince çok hayata dokunabilme motivasyonu ile yola çıktılar. Afet Koordinasyon Grubu, personelin bölgeye aktarılmasında hava muhalefeti, kara yolunda oluşan ulaşım aksaklıkları gibi sorunlara alternatif ve hızlı çözümler üreterek bölgeye sağ salim ulaşmalarını sağladı. Hem Gebze’den hem de Ankara’dan gönüllü olarak bölgeye giden 156 kişilik TÜBİTAK personelimiz AFAD koordinesinde arama kurtarma çalışmalarına başladı.
TÜBİTAK olarak deprem bölgesinden ülkenin farklı yerlerine nakledilen vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık, onlara yardım desteği sağladık. Çubuk’taki KYK yurdunda kalan depremzede öğrencilerimizin sınavlara hazırlanması için de 20 bilgisayardan oluşan TÜBİTAK Bilişim Laboratuvarı kurduk.
Bölgede istasyonlar kurduk, artçı depremleri mercek altına aldık
Artçı depremler izlendi
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) yürütülmekte olan Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR-II) Projesi kapsamında 6 Şubat depremlerinin hemen ardından TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu 2 ekip olarak deprem bölgesine gidilerek 8 adet artçı deprem gözlem istasyonu kurdu.
2020 yılında bölgenin deprem tehlikesine yönelik olarak başlatılan “Gaziantep ili Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi” kapsamında işletilmekte olan 7 adet sismoloji gözlem istasyonları ile birlikte toplam 15 yakın alan deprem gözlem istasyonunda artçı depremler 7/24 izlendi. Gaziantep ilini tehdit eden fay segmentleri için sismik tehlike haritaları oluşturuldu. Senaryo depremler için hasar dağılımı elde edildi. İl genelini temsil eden yapı envanteri derlenmiş ve yerel zemin koşullarını tanımlayan zemin sınıfı (Vs30) ve temel titreşim frekansı haritaları oluşturuldu.
208 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı
TÜBİTAK MAM, University of Missouri ve Georgia Tech iş birliği ile hayata geçirdiğimiz NSF (National Science Foundation) RAPID proje çalışmalarına Mayıs ayında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay illerini kapsayacak şekilde 136 adet sismoloji istasyonu kurularak gözlemlere başlandı. Temmuz ayında özel bir çalışma için deprem bölgesindeki fay çizgiselliğini dik kesecek biçimde 72 adet ek istasyon daha kurularak gözlemler sürdürüldü. Saha çalışmaları Eylül 2023’de tamamlandı. Proje kapsamında bölgede kurulan son teknoloji ölçüm sistemleri ile toplanan veriler deprem parametrelerinin yüksek hassasiyetle belirlenmesini ve yakın alan fay sistemlerindeki sismik etkinliğin detaylı şekilde ortaya konmasını sağlayacak.
TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu deprem bölgesinde meydana gelen deformasyon ve yapısal hasarların araştırılmasına yönelik olarak Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) ölçüm sistemini geliştirdi. 48 kanallı ve farklı frekans bantlarında veri toplayabilen bu sistem Hatay ve Diyarbakır illerinde kullanıldı, elde edilen sonuçlar ilgili kurum ve kuruluşlara raporlandı.
TÜBİTAK 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında Boğaziçi Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK MAM Yer Bilimleri Araştırma Grubu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile "Mw 7.8 Pazarcık (Kahramanmaraş) Deprem Serisi” projesinde jeodezik çalışmalara yönelik olarak TÜBİTAK MAM’a ait 3 adet GNSS sistemi ile ölçümler sürdürülüyor.
Teknolojilerimizi ihtiyaca yönelik güncelleyerek kullanıma sunduk
Yapay Zeka Temelli Eşleştirme Programı (DERİNGÖRÜ)
Bugüne kadar ülkemizin stratejik tesislerini koruyan DerinGörü Yüz Tanıma Sistemi, hızlı ve özverili bir çalışma ile depremzedeler için özelleştirildi. TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği DerinGörü yüz tanıma ve eşleştirme yazılımı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Enkazdan çıkan ancak aileleri bulunamayan çocuklarımızın bulunması için bu sistemimizi en hızlı şekilde devreye alındı. DerinGörü sistemimiz sayesinde şimdiye kadar 300’den fazla çocukta eşleşme sağlandı. Ayrıca DerinGörü sisteminin resmi olarak enabız’a entegrasyonu süreci gerçekleşti.
Yapay Zeka Temelli Sahte Hesap Analizi (SMAnaliz)
Sosyal medya üzerinden dezenformasyon ve sahte hesaplarla dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için Twitter analizi uygulamasını hizmete sunduk. Bu uygulama ile bölgede yardım faaliyetleri yürüten AFAD, AKUT, Kızılay gibi kuruluşların adını kullanarak bağış toplayan şüpheli hesap ve tweetleri yapay zeka ile tespit edip BTK’ya raporlayarak, sosyal medyada dezenformasyonla mücadelede etkin bir güç olarak bu süreçte önemli bir başka ihtiyaca cevap veriyoruz. Twitter’da 2 milyondan fazla tweet analiz edilerek “retweet “ etkileşimleri kaldırılarak 400’e yakın şüpheli tweet tespit edildi. Ayrıca sisteme, valilik onaylı olmayan banka hesapları tespit etmenin yanı sıra; valilik onaylı olmayan kripto cüzdan adreslerini de tespit etme özelliği eklendi.
Geleceğe yönelik ihtiyaca yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz
Deprem, yangın, su baskını gibi afet olaylarının öncesi ve sonrasında afetzedeye ve arama kurtarma ekiplerine yardımcı olmak maksadıyla geliştirilebilecek teknolojilerde çalışmalar yapmak amacıyla TÜBİTAK BİLGEM çatısı altında Afet Yönetimi Programı oluşturuldu. 1 Mayıs 2023 tarihinde TÜBİTAK BİLGEM’de resmi olarak başlatılan programda Ar-Ge projeleri çalışmaları devam ediyor.
Afet yönetimi programı kapsamında aşağıdaki projeler yürütülüyor:
•Enkaz Altı Canlı Tespit Doppler Radarı (CANDORA): Enkaz altında canlı kazazede olup olmadığını ve konumlarını tespit edebilmek amacıyla kullanılabilecek taşınabilir Doppler Radar Sistem Prototipi geliştirilmesi hedefleniyor. Sistem, enkaz altındaki canlının el/kol hareketleri ve nefes alış veriş hareketleri gibi hareketlere duyarlı olacak.
•Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi (ATEAS): Enkaz altında kalan kişilere ait akıllı telefonlarla afetzedelerin enkaz altındaki tespitini, durumlarını ve konumlarını belirlemek hedefleniyor.
•Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi (AkuSTECTS): Akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Deprem sırasında elde edilen verilere ilişkin kamuoyunu bilgilendirme toplantıları organize ettik
Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı
2021 yılında “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı altında açılmış olan “Deprem Araştırmaları Çağrısı” kapsamında ve 6 Şubat depremlerinin ardından 1002-C Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı kapsamında desteklenen projelerdeki gelinen aşamanın değerlendirilmesi, geleceğe yönelik çalışmaların planlanması ve projeler arasındaki etkileşimin artırılması amacıyla desteklenen projeler ile elde edilen bulguların, ulaşılan hedeflerin ve öngörülen katkıların paylaşılacağı bir etkinlik düzenlendi. 30 Mart 2023 günü gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, TÜBİTAK Başkanımız ve AFAD Başkanı yaptı. TÜBİTAK YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan etkinliğimiz öğleden önce 9, öğleden sonra ise 8 paralel oturum olmak üzere toplam 17 oturumda gerçekleşti. Deprem Araştırmaları Sanal Konferansı Proje Özetleri Kitapçığına aşağıdaki linkten ulaşılabilir: https://tubitak.gov.tr/sites/default/files/26720/deprem_arastirmalari_sanal_konferansi_proje_ozetleri.pdf
TÜBİTAK Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergide depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan özel bir sayı hazırladı
6 Şubat depremlerinin ardından, çok sayıda bilim insanı etkilenen bölgede saha araştırmaları gerçekleştirdi. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından yayımlanan Turkish Journal of Earth Sciences adlı akademik dergimizde Aralık 2023’te “February 2023, Southern Türkiye Earthquake Sequence” adlı bir özel sayı yayımlanması kararı alındı. Yukarıda sözü edilen depremlere ve bu depremlerde yaşamını kaybeden insanlara adanan bu özel sayıda, sismik olaylar yerbilimsel bir perspektiften incelendi ve çeşitli yönleriyle ele alınan altı makale kabul edildi. https://journals.tubitak.gov.tr/earth/ sayfasında yayımlandı.
Deprem felaketinden etkilenen illerde yayımlanan; TR Dizin başvurusu bulunan veya dizinlenen dergilerin yayımlanması veya TR Dizin süreçlerinin yerine getirilmesinde yaşanacak gecikmeler değerlendirmelerde ve TR Dizin süreçlerinde dikkate alınmadı.
DergiPark tarafından dergilere teknik altyapı, barındırma ve teknik destek hizmeti sunuldu. Deprem bölgesi yayımcılarına bu konularda öncelik verilerek ve işleri kolaylaştırıldı.
TÜBİTAK 1007- Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi
TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen ve TÜBİTAK MAM yönetiminde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi’nde, AFAD ve MTA ihtiyaç makamı kurumlar, Türkiye Belediyeler Birliği ise proje sonuçlarının yerel yönetimlerce uygulanmasını teşvik edecek kuruluş olarak yer alıyor. Proje 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe alındı. 30 Ekim 2023 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” tanıtımı ve imza töreni gerçekleşti.
14'ü proje yürütücüsü kuruluş olmak üzere 26 üniversite ile AFAD ve MTA’dan 100’ü aşkın araştırmacı ve 90 bursiyer yer alıyor. Bilim insanlarımız diri fayların geometrilerini, ilgili fay segmentlerinde depremlerin tekrarlanma periyotlarını, son yüzey kırılması tarihlerini, kayma hızlarını ve her bir depremdeki ortalama kayma miktarına ilişkin bilgileri en güncel yöntemler ve öz kaynaklarımızla sürdürülebilirliğini sağladığımız uluslararası standartlardaki TÜBİTAK MAM AMS Laboratuvarı’nda yapılacak analizler ile belirleyecek. 128 fay segmentinde olası depremlerin büyüklük ve zamanlarının kestirimine yönelik araştırma yürütüyoruz, yapılacak çalışmalar ile diri fayların bulundukları bölgelerde, yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak. Kurumların veri tabanlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak bu çalışma AFAD tarafından oluşturulan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın güncellenmesinde kullanılacak önemli bir veri kaynağı olacak.
TÜBİTAK ve AFAD'dan Ortak Deprem Araştırma Çağrısı
TÜBİTAK ve AFAD iş birliğiyle, eş finansman modeliyle yürütülen “1001-UDAP Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı” 6 Şubat 2024 tarihinde açıldı. İş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen çağrıya toplam 233 proje başvurdu ve yapılan değerlendirmeler sonucunda 51 projenin desteklenmesine karar verildi.
TÜBİTAK ve DHMİ’den Havalimanları İçin Deprem Dayanıklılığı Çalışmaları
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, havayolu ulaşımının afet yönetimi ve acil durum müdahalelerindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) iş birliğiyle, deprem bölgesinde yürütülen başarılı çalışmaların ardından, iki kurum arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Kasım 2023’te başlatılan proje kapsamında, havalimanlarının işletme sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla deprem tehlikesi ve zemin parametreleri detaylı şekilde inceleniyor. Çok disiplinli “Sismik Tehlike Değerlendirme” ve “Zemin Deformasyonu Araştırılması” çalışmalarını içeren proje, ilk etapta iki pilot sahada uygulanıyor. Havalimanlarına özel çözümler geliştirilmesini hedefleyen proje, ilerleyen süreçte diğer havalimanlarına da yaygınlaştırılarak kapsamlı bir program hâline getirilecek.
TÜBİTAK olarak depreme yönelik çalışmalarımızı çok yönlü olarak titizlikle sürdürüyoruz.
Türkiye’de bilimin ve teknolojinin amiral gemisi TÜBİTAK'ın 61. Kuruluş yıl dönümü görkemli bir törenle kutlandı. TÜBİTAK Başkanlık binasında Feza Gürsey konferans salonunda düzenlenen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın ev sahipliği yaptığı törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, TÜBİTAK yöneticileri ve TÜBİTAK çalışanları katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK’ın 61. kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada, TÜBİTAK’ın, ülkemizin bilim ve teknoloji politikalarına rehberlik etme vazifesiyle 1963’te kurulduğunu belirterek, “Ülkemiz için iftihar kaynağı, Millî Teknoloji Hamlemizin birçok vitrin projelerinde son 1 yılda da TÜBİTAK’ın mührünü gördük. TÜBİTAK öncülüğünde ülkemizin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzay ile buluşturarak kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen 11 ülke arasına girdik. Ülkemizin gelişimi ve kalkınması için kritik öneme sahip MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesi’ni özel sektör, kamu ve akademimizin çalışmalarına tahsis ettik.” dedi.
“Millî Muharip Uçağımız (MMU) Kaan’ın kalbinde yer alan ve onu 5. nesil bir uçak hâline getiren bilgisayarın bütünleşik işlemci ünitesini geliştirerek bu kabiliyete sahip birkaç ülkeden birisi olduk.” vurgusu yapan Kacır, “Bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün kanatları gökyüzünde güvenle süzülüyor. Türkiye’nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi BOZDOĞAN ve ilk görüş ötesi havadan havaya füzesi GÖKDOĞAN’ı envanterimize kazandırdık.” ifadelerini kullandı.
“Hassas sensörleri yerli ve milli olarak üreteceğiz”
Bakan Kacır, “Temelini yılın ikinci yarısında atacağımız yeni çip üretim tesisimizle, çip tasarım ve üretiminde önce 110 nanometre, ardından da 65 nanometre teknolojisine geçiş yapacağız. Başta elektrikli araçlar olmak üzere, yenilenebilir enerji sistemlerinin ihtiyaç duyduğu tüm çipleri ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan hassas sensörleri yerli ve millî olarak üreteceğiz. TÜBİTAK bilim, inovasyon ve araştırma ekosistemimizin tüm unsurlarını harekete geçirmeye devam ediyor. Sanayi Ar-Ge destekleri kapsamında son 1 yılda 3 bin 654 projeye 4,2 milyar lira destek verdik. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle 175 milyon dolarlık bir finansmanı sanayicilerimizin yeşil dönüşüm odaklı, Ar-Ge ve teknoloji projelerine tahsis ettik. “ diye konuştu.
Yeni başarı hikayesinin ana faktörü, “Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı”
“Yapay zekâ alanında, millî ürün ve çözümlerin oluşturulma sürecinde rol alan tüm aktörleri, aktif bir iş birliği modeliyle desteklediğimiz Yapay Zekâ Ekosistem Çağrımızı açtık. Türkiye Yüzyılı’nda teknoloji girişimciliğinin, ekonomide hep birlikte yazacağımız yeni başarı hikâyesinin de ana faktörü olduğuna inanıyoruz. “ diyen Kacır, “Akademi ve Kamu Ar-Ge desteği kapsamında son 1 yılda 6 bin 231 projeye 6 milyar TL destek sağladık. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformlarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine öncelik tanıdık.” ifadelerini kullandı.
Son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gence 3,1 milyar TL destek
Bakan Kacır, “Bilim insanı ve gençlere yönelik burs ve destek programları ile yine son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gencimize 3,1 milyar TL destek verdik. Lisans düzeyindeki 3 bin bursiyerimizi araştırma ekosistemimize erken yaşta dahil ettik. Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız kapsamında bilimsel çalışmalarını ülkemizde sürdüren 171 nitelikli araştırmacı programı başarıyla tamamladı. Programın 2024 çağrısı için değerlendirmelerimize devam ediyoruz. “ dedi.
“Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye ilgilerini destekleyeceğiz”
“Gençlerimizi bilim ve teknoloji kültürü ile buluşturacak ve onların bu alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak hamleleri gerçekleştiriyoruz. Gençlerimizin bilim ve teknoloji dünyasına adım atmalarında önemli bir basamak olarak gördüğümüz TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları’na 41 bin 600’ün üzerinde proje ile 65 bin 500’e yakın öğrencimiz katıldı.” diyen Kacır, “Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye olan ilgilerini desteklemeyi sürdüreceğiz. Teknoloji geliştiren bir gençliğin peşinde; bilim fuarları, bilim şenlikleri ve bilim söyleşileri ile bilimi gençlerimizle buluşturmayı sürdürüyoruz. Son 1 yılda 4 bin 133 bilim söyleşisiyle 620 binden fazla öğrenciyi bilim insanlarıyla bir araya getirdik. Desteklediğimiz 3 bin 284 bilim fuarı ile 250 bin öğrencimiz ve 3 milyon ziyaretçimizde bilimsel farkındalığı yeşerttik.” değerlendirmelerinde bulundu.
DENEYAP Teknoloji Atölyesinde, 15 bin 910 öğrencinin eğitimleri devam ediyor
Bakan Kacır, “Son 1 yılda toplumla bilimi, bilimle toplumu buluşturan 11 bilim merkezini hizmete açtık. 32 bilim merkezimizde aynı dönemde 3 milyon 540 bin ziyaretçi ağırladı. 81 ilimize kazandırdığımız 145 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde 15 bin 910 öğrencimizin eğitimleri devam ediyor. Gençlerimize hayallerinin peşinden koşma imkânı sunan Dünya’nın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde bu yıl 16 farklı kategorideki yarışmalar TÜBİTAK katkısıyla gerçekleşecek. Gençlerimizden küçük yaşlardan itibaren birer bilim okuryazarı olmalarını sağlayan ‘Okullarımızı TÜBİTAK Kitaplarıyla Buluşturuyoruz Projesi’ kapsamında 3 ilimizde 4 bin 931 okulumuzu 773 bin 540 popüler bilim kitabı ile buluşturduk. Her yaştan okuru bilimle buluşturan TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerimiz Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik’ın abone sayısında geçtiğimiz yıla göre yüzde 410 artış yakalayarak 630 bine aboneye ulaştık.” diye konuştu.
“Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz”
“Bilim, teknoloji ve Ar-Ge’nin ülkemizde güçlenmesinde her zaman bayrak taşıyıcısı vazifesi gören TÜBİTAK, Türkiye Yüzyılı’nda da gerçekleştirdiği çalışmalar ile sürdürülebilir refah ve istikrarın, adil paylaşımın, kapsayıcı çözümlerin adresi olmaya devam edecek. Ülkemizin ihtiyaç ve hedeflerine cevap veren projeleri hayata geçirmedeki güçlü rolünü sürdürecek.” vurgusu yapan Kacır, “Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz. Kuantum, nörobilim, opto-elektronik/fotonik, nanomalzemeler ve nükleer füzyon/fisyon, sentetik biyoloji gibi geleceğin teknolojilerini şekillendiren temel bilim alanlarında yapacağımız yatırımlarla dünyayı değiştirecek buluşların ülkemizden çıkmasını sağlayacağız. TÜBİTAK bünyesindeki mevcut Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetlerimizi ekonomik değere dönüşmesini temin edeceğiz. “ dedi.
“Ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, yaptığı konuşmada “61. yılını kutladığımız bu kurumda çalışmaktan onur duyuyorum. “ vurgusu yaptı. Mandal, Bakan yardımcılığından bu yana her yıl kuruluş yıldönümünde TÜBİTAK’ın yanında olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür etti.
TÜBİTAK çalışanları tarafından hazırlanan şarkıya vurgu yapan Mandal, törenin başlangıcında videosu izlenen şarkının sözlerinin TÜBİTAK çalışanları tarafından yazılarak yapay zekaya yüklendiğini ve şarkının oluşturulduğunu söyledi.
Mandal, “TÜBİTAK’ın 1963’te kurulduğundan bu güne hiçbir zaman değişmeyen iki ana amacı var. Ülkemiz için, o gün için ihtiyaç neyse o ihtiyaç bilgi üretmek aynı zamanda daha da önemlisi olan o bilgiyi üretecek olan insan kaynağını yetiştirmek” diyen Mandal, “Yıllar boyunca bunun için çalışan ve emek sarfeden bir kurumuz. Özellikle son yıllarda artık bu bilgi üretmeyi sadece bir kapasite geliştirme değil, gerçekten etki oluşturma noktasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bakanımızın da katkılarıyla bir üst seviyeye dönüştürme aşamasındayız ve bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz. Bu süreçte en fazla yapmaya çalıştığımız daha fazla sahada olmak, daha fazla dinleyerek ekosistemdeki tüm paydaşlarımıza bir ara olarak hem şeffaflık anlamında hem hesap verilebilmek anlamında ama aynı zamanda ortaya sunacağımız çözümlerin dinamik bir şekilde, hızlı bir şekilde, çevik bir şekilde yapılmasına yönelik çalışmaları yürütüyoruz. Bunun etkilerini oluşturmuş olduğumuz programlarda görmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum, çünkü bu biten bir süreç değil. Devamlılığı olan bir süreç.” diye konuştu.
“Sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalışıyoruz”
Prof. Dr. Mandal, “Ortaya koymuş olduğumuz sadece ne sorusuna yanıt vermek değil, aynı zamanda Tam Bağımsız Türkiye için ihtiyaç duyulan başlıkları nasıl kavramının içinde açıklamak. Bireysel çalışmalarla değil daha fazla platformlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun için oluşturmuş olduğumuz yüksek teknoloji platformları, SAYEM platformu, yine sipariş AR - GE platformu, patent lisanslama, bunların tümü esasında bu ekosistemde sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalıştığımız sadece birkaç başlık. Özellikle yakın dönemde merkez ve enstitülerimizle birlikte bu birlikte geliştirme yaklaşımının içinde gerektiğinde paydaş olma noktasında bir rol vermeye çalışıyoruz. Covid-19 döneminde yaşadığımız Covid-19 platformumuz bunun en iyi örneği. Deprem platformumuz bunun en iyi örneği. Müsilaj platformumuz bunun en iyi örneği. “ dedi.
“En çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek”
“Sadece bilgi üretmek değil, yenilikçi yöntemlerin içerisinde alternatif finans metodları da sunabilmek. Sadece kamudan kaynak geliştirmek değil, aynı zamanda dış kaynakları çok daha etkili kullanmaya çalışmak. Dünya Bankası'yla bu yıl başlatmış olduğumuz formatları örnek verebiliriz. Yine Avrupa fonlarından çok daha fazla yararlanılabilir. Bilgi üretirken, ana misyonundan vazgeçmeden, o bilgi üretmenin ihtiyaçları noktasındaki değişimlere daha hızlı bir şekilde karşılık verebilmek amacındayız.” vurgusu yapan Mandal, “İnsan kaynağı yetiştirme noktasında da en çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek. Sahada bunun karşılığını da çok net bir şekilde görüyoruz. Bu toplantı öncesi Alper arkadaşımla konuşurken 58 tane ilde gençlerimizle birlikte olmuş ve TÜBİTAK’ın karşılığını ondan duymuş olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı.
“Gençlerimize minnettarız”
“Gençlerimiz de en erken yaşta, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite, ön lisans ve lisans sadece doktora değil, tüm bu aşamalarda araştırma sürecinin içine dahil edebilmiş olmak bizim için çok önemli. Ve yine merkez enstitülerimiz de bu süreçte artık sadece kendi araştırmalarımız, profesyonel, yetişkin, yetkin araştırmacılarımız değil, aynı zamanda genç araştırmacılarımızı da lisans düzeyinde, hatta lise düzeyinde, çünkü zaten TÜBİTAK fen lisemizle beraber artık enstitülerimizin içinde sadece deneyimli araştırmacılarımız değil, genç araştırmacılarımız da var. “ diyen Mandal, “Biz inanıyoruz ki, özellikle yine program STAR programı, lise öğrencileri ve ortaokul öğrencileri, araştırma projeleri destek programları gibi, TEKNOFEST, üniversite öğrencileri araştırma projeleri destek programlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin her yerindeki gençlere ulaşmaya çalışıyoruz ve daha fazla da çalışmamız gerekiyor. Çünkü kendimizden daha çok, kendi yaş grubumuzdan daha çok bu gençlere güveniyoruz. Bunun en önemli güvencesi de özellikle yakın zamanda, olimpiyatlarda, proje yarışmalarında, TEKNOFEST’de elde etmiş olduğu hem ulusal hem de uluslararası dereceler. Gençlerimize minnettarız.” diye konuştu.
Mandal, “Geleceğe bakıldığı zaman hem jeopolitik açıdan, hem teknolojik açıdan TÜBİTAK’a çok daha fazla ihtiyaç var. “ vurgusu yaptı.
“Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var”
TÜBİTAK çalışanlarına emeklerinden ötürü teşekkür eden Mandal, “Ülkemizde ve bütün dünyada insanlık için bilim üretmeye, teknoloji geliştirmeye ihtiyaç var. Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var. Ama bizim de bu ihtiyaçlara hızlı bir şekilde karşılık veren bir kurum olma noktasında ilerlememiz gerekiyor. Ben bu süreçte her daim bizlerle birlikte olan en başta sayın Cumhurbaşkanımıza, takibinde sayın bakanımıza ve tüm bizlerle birlikte paydaş olarak çalışan kurum başkanlarımıza, rektörlerimize teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi tabi ki siz değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK’ın en genç personeli Gökçenaz Akyol’u da heyecanını paylaşmak üzere sahneye davet etti.
Mandal, “16 Temmuz’da aramıza katılan arkadaşımızı davet etmek istiyorum. Gökçenaz Akyol, (EEEAG) ELEKTRİK, ELEKTRONİK, ENFORMATİK ARŞ.DESTEK Grubunda Bilimsel Programlar Uzman Yardımcısı olarak görev yapıyor. Hacettepe Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği'nden mezun.” ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK yarışmasında 2017 yılında Şanlıurfa bölge birincisi
Akyol’da, yaptığı konuşmada “Çocukluğumdan beri aslında bilim ve teknolojiyle gerçekten ilgileniyordum. Kendi çapımda da küçük projeler yapıyordum. 2017 yılında da TÜRKİTAK 4007 Liseler arası STEM Yarışması kapsamında, bölge birincisi olarak Şanlıurfa’da finallerde yer almıştım. Çok heyecanlı bir deneyimdi benim için. Şimdi de bilim ve teknoloji dünyasına TÜBİTAK gibi bir kurumda katkı sağlayabilecek olmak beni gerçekten gururlandırıyor.” dedi.
“Acaba kimden ne öğrenebilirim diye iş yerine geliyorum”
Akyol, başlayalı henüz bir hafta olmasına rağmen çok şey öğrendiğini dile getirerek “Tanıştığım insanlar gerçekten alanlarında uzmanlar, çok kıymetliler. Ve şimdiden benim çalışma vizyonuma katkı sağlamaya başladılar. Bana yeni bakış açıları kazandırdılar. Bir haftada bir işe geliyorum ama her gün gerçekten çok heyecanlı, pürpürüz bir şekilde. Acaba bugün kimden ne öğrenebilirim diye düşünerek iş yerine gidiyorum. Çok kıymetli, çok heyecan verici duygular benim için.” diye konuştu.
“Başarılamayacak bir şey yok”
TÜBİTAK Başkanı Mandal daha sonra sahneye en deneyimli personel olarak SAGE’den Belgin Bumin’i “1986’da Gebze’de MAM’da göreve başlıyor Ulusal Metroloji Enstitümüzün kurulması süreçlerinde görev alıyor. 99 yılında SAGE’ye geçiyor ve orada Ölçerle biriminde görev yapıyor. Belgin Hanım da Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliğinden mezun…” ifadeleriyle sahneye davet etti.
Bumin de TÜBİTAK’a 1986’da gazete ilanı üzerinde başvurduğunu anlatarak deneyimlerini paylaştı:
“UME’nin kuruluşunda ulusal referans standartlarının Türkiye'ye katkısının sağlanmasında, bunun oluşumunda görev alma şansı elde ettim. Bu benim için çok önemli bir deneyimdi. Sonra SAGE’ye geldim. Türkiye'nin ilk atarsel ölçüm biriminin oluşturulması, onların üretim ve testleri, bunların mühimmata aktarılması ve sonra bunların SOM ve HGK gibi kitlerde kullanılması, görev alması, bunların sonuçlarının değerlendirmesi, Bunlar çok heyecan vericiydi. Hala heyecanını yaşayabiliyorum. Biz bu çalışmaları yaparken, bir yandan da millileştirme kapsamında çalışmalara devam ediyoruz. İvme ölçer çalışmaları gibi. Bunları gören diğer kurumlar da bunları örnek aldılar ve kendi kurumlarında bu çalışmalara devam ettiler. Banu görmek de güzeldi. Her zaman TÜBİTAK’ta seçkin ve saygın bir kurumda yaşamını gururunu yaşadım”.
Gençlere tavsiyelerde de bulunan Bumin, “Genç arkadaşlara şunu söyleyebilirim. Başarılamayacak bir şey yok. Ancak zorluklarla karşılaşılabilir. Bunun üstesinden araştırarak çalışarak gelineceğine inanıyorum. “ dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal 2024 yılı için 25 çalışma yılını dolduran ve emekli olan personellere teşekkür belgesi takdim etti.
Ayrıca Teknoloji Transferi ile kuruma katkı sağlayanlara da teşekkür belgesi verildi.
"Katlanabilir Metal Mayın Dedektörü - OZAN Teknolojisi"ni geliştiren Ahmet Akgöz, "SARS-CoV-2 Virüsüne Karşı Koruyucu Pastil/Çiğneme Tableti Teknolojisi"ni geliştiren Cesarettin Alaşalvar, “AEP 54 Uyumlu Kromsuz Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi”ni geliştiren ve "KBRN Koruyucu Filtreler için Özel Nitelikli Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi’nde de katkı sahibi olan Elif Tahtasakal , "Partikül Takviyeli Kompozit Fren Pabucu Teknolojisi"ni geliştiren Eyüp Akagündüz, "Gerçek Zamanlı Kızılötesi İz Yönetim Sistemi Teknolojisi"ni geliştiren Özgenç Subaşı, "Göz İçi Lens Teknolojisi" ni geliştiren ve “Toplumsal Olaylara Müdahale Amaçlı Gaz Mühimmatları Teknolojileri”nde de katkı sahibi olan Zekayi Korlu teşekkür belgelerini Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal’ın elinden aldı.
Daha sonra da TÜBİTAK’ın avlusunda 61. Yıl pastası kesildi ve TÜBİTAK çalışanlarından oluşan Türk Halk Müziği Korosu performans sergiledi.
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ | |
| Cemal Şeref Oğuzhan ÖZTÜRK | 24.10.2018-20.02.2025 |
| Mehmet İhsan TAŞER | 24.10.2018-20.02.2025 |
| Lütfü Haluk BAYRAKTAR | 24.10.2018-20.02.2025 |
| Prof. Dr. Mehmed ÖZKAN | 24.10.2018-24.10.2021 |
| Prof. Dr. Metin ORHAN | 24.10.2018-24.10.2021 |
BİLİM KURULU ESKİ ÜYELERİ | |
| Prof. Dr. Erdal İNÖNÜ | 26.12.1963-05.01.1970 06.02.1996-21.09.1999 21.09.1999-12.05.2001 |
| Ord. Prof. Dr. Ratip BERKER | 26.12.1963-26.12.1965 19.06.1979-24.08.1982 |
| Prof. Dr. Hikmet BİNARK | 26.12.1963-26.12.1971 |
| Prof. Dr. Mecit ÇAĞATAY | 26.12.1963-26.12.1971 |
| Prof. Dr. Reşat GARAN | 26.12.1963-05.01.1970 |
| Prof. Dr. Feza GÜRSEY | 26.12.1963-26.12.1965 |
| Doç. Dr. Orhan IŞIK | 26.12.1963-05.01.1970 |
| Prof. Dr. Mustafa İNAN | 26.12.1963-04.08.1967 |
| Prof. Dr. Atıf ŞENGÜN | 26.12.1963-05.01.1970 |
| Dr. İhsan TOPALOĞLU | 26.12.1963-26.12.1966 |
| Prof. Dr. Besim TANYEL | 05.01.1966-05.01.1970 |
| Prof. Dr. Yusuf VARDAR | 05.01.1966-29.01.1974 |
| Dr.Y.Müh.Eşref Zeki AKA | 26.12.1967-26.12.1971 |
| Prof. Dr. Nimet ÖZDAŞ | 16.12.1967-26.12.1971 |
| Prof. Dr. Şükrü KAYMAKÇALAN | 29.01.1970-29.01.1974 |
| Dr. Nejat ECZACIBAŞI | 30.01.1970-01.07.1972 |
| Prof. Dr. Kazım ERGİN | 29.01.1970-29.01.1974 05.12.1974-28.07.1975 |
| Prof. Dr. Niyazi TARIMER | 30.01.1970-12.12.1970 |
| Yük. Müh. Kazım CANATAN | 22.02.1972-22.02.1976 |
| Prof. Dr. Sadık KAKAÇ | 22.02.1972-22.02.1976 06.07.1977-01.09.1980 |
| Prof. Dr. Akif KANSU | 22.02.1972-22.02.1976 06.07.1977-06.07.1981 |
| Doç. Dr. Hayri KÖREZLİOĞLU | 22.02.1972-01.12.1974 |
| Prof. Dr. Ahmet Yüksel ÖZEMRE | 22.02.1972-22.02.1974 |
| Prof. Dr. Emin ULUSOY | 22.02.1972-22.02.1976 06.07.1977-08.07.1981 |
| Prof. Dr. Hasan Fehmi YAZICI | 22.02.1972-22.02.1976 06.07.1977-11.03.1980 |
| Prof. Dr. Lem’i ULUGÖL | 23.09.1972-29.01.1974 19.12.1974-19.12.1978 |
| Prof. Dr. Halim DOĞRUSÖZ | 15.01.1975-01.01.1980 |
| Prof. Dr. Necmettin ZEYBEK | 01.09.1974-01.09.1978 |
| Prof. Dr. Naci BOR | 08.07.1974-08.07.1978 |
| Doç. Dr. Hakkı ÖGELMAN | 11.03.1976-01.04.1984 |
| Dr. Kemal VAROL | 29.04.1976-29.04.1980 |
| Prof. Dr. Cavit ERGİNSOY | 01.10.1967-06.12.1967 |
| Prof. Dr. Namık AKSOYCAN | 05.10.1978-05.10.1982 17.01.1983-17.01.1987 |
| Prof. Dr. Metin BARA | 01.04.1979-01.04.1983 01.07.1983-01.07.1987 |
| Prof. Dr. Hakkı Ş. ORANÇ | 01.04.1980-01.04.1984 |
| Doç. Dr. Yücel YILMAZ | 18.08.1980-18.08.1984 |
| Y. Müh. Ö. Cavit ÇITAK | 18.08.1980-18.08.1984 12.12.1986-14.01.1988 |
| Y. Müh. Akın ÇAKMAKCI | 27.03.1981-27.03.1985 01.07.1985-14.01.1988 30.03.2000-27.11.2001 |
| Prof. Dr. Mithat ÖZSAN | 01.10.1981-01.10.1985 14.01.1986-14.01.1988 |
| Prof. Dr. Kemal KAFALI | 04.12.1981-04.12.1987 |
| Prof. Dr. Aral OLCAY | 08.12.1981-10.03.1987 |
| Prof. Dr. Cengiz YALÇIN | 27.01.1986-14.01.1988 |
| Prof. Dr. Cengiz DÖKMECİ | 27.01.1986-04.12.1987 |
| Prof. Dr. M. Ali ALPAR | 21.09.1993-21.09.1997 |
| Prof. Dr. Cemil ARIKAN | 21.09.1993-21.09.1995 |
| Ahmet Ali ARZAN | 21.09.1993-21.09.1997 |
| Prof. Dr. Ningur NOYANALPAN | 21.09.1993-21.09.1995 21.09.1995-21.09.1999 |
| Doç. Dr. C. Güner OMAY | 21.09.1993-21.09.1997 21.09.1997-21.09.2001 |
| Hasan SUBAŞI | 21.09.1993-21.09.1995 |
| Prof. Dr. Gündüz ULUSOY | 21.09.1993-21.09.1995 21.09.1995-10.01.1998 |
| Prof. Dr. Dinçer ÜLKÜ | 21.09.1993-21.09.1997 |
| Prof. Dr. Ayhan ÇAVDAR | 02.12.1993-21.09.1995 |
| Prof. Dr. Burak ERMAN | 02.12.1993-21.09.1997 21.09.1997-18.12.1999 |
| Prof. Dr. Kemal İNAN | 02.12.1993-21.09.1997 |
| Prof. Dr. A.M.Celal ŞENGÖR | 02.12.1993-12.11.1994 |
| Prof. Dr. Çiğdem ALTAY | 21.09.1995-21.09.1999 21.09.1999-05.08.2000 |
| Atila CANDIR | 21.09.1995-21.09.1999 21.09.1999-21.09.2003 |
| Prof. Dr. Mithat İDEMEN | 21.09.1995-03.02.1996 |
| Dr. Attila KARAOSMANOĞLU | 21.09.1995-21.09.1999 21.09.1999-21.09.2003 |
| Prof. Dr. Namık Kemal PAK | 14.01.1998-30.05.1999 |
| Tanju ARGUN | 21.09.1997-04.03.2000 |
| Prof. Dr. Aytekin BERKMAN | 21.09.1997-21.09.2001 21.09.2001-02.02.2002 |
| Prof. Dr. Naci GÖRÜR | 24.12.1999-28.05.2000 |
| Prof. Dr. Tosun TERZİOĞLU | 21.09.1997-21.09.2001 |
| Prof. Dr. Öktem VARDAR | 11.06.2001-21.09.2003 |
| Prof. Dr. Tuncay BİRAND | 21.09.1999-21.09.2003 |
| Prof. Dr. Şevket RUACAN | 15.11.1999-21.09.2003 |
| Prof. Dr. Şefik SÜZER | 21.01.2003-21.09.2003 23.07.2005-07.05.2008 |
| Prof. Dr. Derin ORHON | 13.04.2001-26.01.2005 |
| Prof. Dr. Önder PEKCAN | 22.01.2003-31.01.2005 |
| Prof. Dr. Ekrem EKİNCİ | 21.09.1997-21.09.2001 21.09.2001-07.07.2005 |
| Doç. Dr. İsmail Hakkı BİÇER | 23.07.2005-08.05.2007 |
| Hüsamettin KAVİ | 21.09.2001-08.06.2009 |
| Prof. Dr. Erhan BİŞKİN | 21.09.2001-21.09.2009 |
| Bayram MECİT | 22.01.2003-22.01.2011 |
| Prof. Dr. Abdullah ATALAR | 17.02.1995-21.09.1995 22.12.2003-18.05.2011 |
| Prof. Dr. Ahmet ADEMOĞLU | 22.12.2003-22.12.2011 |
| Prof. Dr. Hüseyin AKAN | 22.12.2003-22.12.2011 |
| Prof. Dr. Ömer CEBECİ | 22.12.2003-22.12.2011 |
| Nuri GÜRGÜR | 22.12.2003-22.12.2011 |
| Prof. Dr. Metin HEPER | 23.07.2005 - 13.08.2012 |
| Prof. Dr. Ahmet Mete SAATÇİ | 23.07.2005 - 13.08. 2012 |
| Prof. Dr. Feridun Cahit TANYEL | 23.07.2005 - 13.08.2012 |
| Prof. Dr. Ayşe SOYSAL | 19.09.2008 - 19.09.2012 |
| Prof. Dr. Muharrem YAZICI | 12.09.2011 - 09.07.2012 |
| Abdulkadir KONUKOĞLU | 14.05.2013 – 30.07.2013 |
| Ahmet KULA | 24.08.2009 – 24.08.2013 |
| Prof. Dr. İskender YILGÖR | 25.09.2009 - 25.09.2013 |
| Prof. Dr. Ensar GÜL | 12.09.2011 - 12.09.2014 |
| Prof. Dr. İsmail YÜKSEK | 12.09.2011 - 12.09.2014 |
| Prof. Dr. Abdullah ÇAVUŞOĞLU | 14.05.2013 - 21.02.2015 |
| Abdulkerim DERVİŞOĞLU | 20.01.2011 - 22.01.2015 |
| Hulusi ŞENTÜRK | 17.12.2014 - 10.02.2015 |
| Prof. Dr. Ethem TOLGA | 14.05.2013 - 10.02.2015 |
| Prof. Dr. Yaman ARKUN | 18.05.2011 - 18.05.2015 |
| Prof. Dr. Gülfettin ÇELİK | 14.04.2013 - 14.04.2016 |
| Prof. Dr. Bilge DEMİRKÖZ | 14.04.2013 - 14.04.2016 |
| Prof. Dr. Mustafa SOLAK | 14.05.2013 – 14.05.2016 |
| Adnan DALGAKIRAN | 12.10.2011 - 28.07.2016 |
| Prof. Dr. Mehmet ÇELİK | 07.02.2015 - 16.01.2017 |
| Prof. Dr. Necip CAMUŞCU | 01.04.2014 - 01.04.2017 |
| Prof. Dr. Cevahir UZKURT | 26.08.2014 - 26.08.2017 |
| Mahmut HİÇYILMAZ | 26.08.2014 - 26.08.2017 |
| Prof. Dr. Talip ALP | 17.12.2014 - 17.12.2017 |
| Prof. Dr. Ömer DEMİR | 17.12.2014 - 17.12.2017 |
| Prof. Dr. Murat Ali YÜLEK | 17.12.2014 - 17.12.2017 |
| Hüseyin Arslan | 16.04.2015 - 16.04.2018 |
| Prof. Dr. İzzet ÖZTÜRK | 18.05.2015 - 18.05.2018 |
| Dr. İsmail ARI | 29.05.2018 - 09.07.2018 |
| Dr. Orkun HASEKİOĞLU | 23.06.2015 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. İsmail GÜLEÇ | 25.06.2018 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Muzaffer ŞEKER | 22.08.2016 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM | 13.08.2015 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Ömer TORLAK | 14.05.2016 - 09.07.2018 |
| Hakan ALTINAY | 18.06.2018 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay BELEN | 13.07.2015 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Mehmed ÖZKAN | 18.06.2018 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Zeynel KILIÇ | 14.05.2016 - 09.07.2018 |
| Sarp KALKAN | 09.04.2018 - 09.07.2018 |
| Prof. Dr. Adem ŞAHİN | 09.04.2018 - 09.07.2018 |
| Salih Zeki ÇAKIR | 09.04.2018 - 09.07.2018 |
| Dr. Cevahir UZKURT | 09.04.2018 - 09.07.2018 |
| Doç Dr. Elife Ünal | 09.04.2018 - 09.07.2018 |
| Mehmet Fatih KACIR | 18.06.2018 - 09.07.2018 |
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), 2025 yılında uzaydan kutup araştırmalarına, yapay zekâdan savunma sanayi teknolojilerine kadar her alanda öncü rol üstlenerek artan uluslararası hibe destekleri ve global iş birlikleriyle Türkiye’nin bilimsel gücünü dünyaya bir kez daha kanıtladı.
Savunma teknolojilerinde TÜBİTAK imzası 2025’e damga vurdu. Çelik Kubbe’nin en üst katmanını oluşturan SİPER Ürün-2’nin atışlı testleri başarıyla tamamlandı. Milli ramjet motorlu hava-hava füzesi GÖKHAN’ın ön tasarımı biterken, yerli motorlu SOM füzesi atış testlerinde tam isabet sağladı. 5 kilometre menzilli yüksek güçlü lazer sistemi IŞIK, kabul testlerini başarıyla geçerek geleceğin harp teknolojilerinde Türkiye’nin yerini sağlamlaştırdı. Savaş uçaklarımız için geliştirilen yerli elektronik destek ve harp podları Hava Kuvvetlerimizin envanterine girerek gökyüzündeki caydırıcılığımızı artırdı.
2025 yılı, Türkiye'nin uzay ekonomisinde artık sadece kullanıcı değil, üretici ve ihracatçı olduğunu kanıtladı. Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A tam kapasiteyle hizmete alınırken, yerli gözlem uydumuz İMECE ise GÖKTÜRK-2B ismiyle TSK envanterine dâhil edildi. Ayrıca, İMECE için geliştirilen yüksek çözünürlüklü elektro-optik kameranın satışı ile ilk uydu donanımı ihracatımız gerçekleştirildi.
Alanında yaptıkları öncü çalışmalarla ülkemizi kalkındıran bilim insanlarını teşvik ve taltif etmek amacıyla verilen TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri 2025 yılında 60. kez sahiplerini buldu. Bu kapsamda 9 farklı üniversiteden 11 bilim insanına ödül tevdi edilerek çalışmaları takdir ve teşvik edildi.
Dijital dönüşümün kalbinde yer alan TÜBİTAK, bünyesindeki süper bilgisayar ARF’in hesaplama kapasitesini üç katına çıkardı. Teknoloji girişimlerimiz, dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarından biri olan MareNostrum 5’teki işlemci kapasitesini kullanarak küresel çapta yapay zekâ çözümleri geliştirme imkânına kavuştu.
TÜBİTAK ARDEB
TÜBİTAK ARDEB (Araştırma Destek Programları Başkanlığı) 2025 yılı boyunca akademi ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 6.985 projeye 6,73 milyar TL destek sağladı. Desteklenen bu projelerde 20.894 araştırmacı ve 20.125 bursiyer yer aldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile imzalanan protokoller kapsamında aile içi şiddete dair bir sosyal hizmet modelinin oluşturulması, kadın konukevlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinin etki analizi ve koruma altındaki çocuklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla çıkılan çağrı duyuruları kapsamında 4 proje desteklendi.
2025 yılı "KUTUP-1001” ve “KUTUP Yabancı Araştırma Üssü Katılım" çağrıları kapsamında 12,1 milyon TL bütçeli 14 proje desteklendi. 2026 yılı başvuru çağrısı yayınlandı, ilgili çağrı kapsamında 42 proje önerisinin değerlendirilme süreci devam ediyor.
1004 Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı kapsamında 20 Yüksek Teknoloji Platformunda; 70 üniversite, 109 özel sektör kuruluşu, 6 araştırma altyapısı ve 6 kamu Ar-Ge birimi bünyesinde toplam 1600’ün üzerinde araştırmacı ve 800’ün üzerinde bursiyer yer alıyor. 2025 yılında bu kapsamda toplam 252 proje yürütülmeye devam etti.
Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi Çağrısı’yla, kamu kurumlarımızın ihtiyaçlarına yönelik yapay zekâ çözümleri geliştiriyor, ekosistem aktörlerini iş birliğine teşvik ediyoruz. Bugüne kadar açtığımız çağrılar sonucunda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Yapay Zekâ Destekli Sigortacılık Hizmet Kalitesi Yönetim ve Şikâyet Destek Sistemi), Sosyal Güvenlik Kurumu (Hizmet Sağlayıcılar Tarafından Fatura Edilen Hizmetlerin Yapay Zekâ Destekli Risk Analizi Projesi), Tarım ve Orman Bakanlığı (Uydu Görüntüleri ve Yapay Zekâ Teknikleriyle Su Miktarının ve Kalite Parametrelerinin Tespiti), Gelir İdaresi Başkanlığı (Yapay Zekâ Destekli Özelge Cevaplama Sistemi), Türkiye Adalet Akademisi (Akıllı Eğitim Teknolojileri ile Adalete Erişimin Güçlendirilmesi Projesi) olmak üzere toplam 5 kamu kurumumuzun ihtiyacını karşılıyoruz.
Ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda öncelikli Ar-Ge ve Yenilik konularına odaklanmak üzere “Yeşil Dönüşüm” ana temalı "Yüksek Teknoloji Platformları-Yeşil Dönüşüm" çağrısı kapsamında karbondioksit yakalama ve dönüştürme teknolojileri alanında 1 başvurunun desteklenmesi kararlaştırıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda süreçleri yürütülen ve 6550 sayılı “Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun” kapsamında, öncelikli ve kritik teknolojiler ile öncelikli sosyal bilimler alanlarında Ar-Ge faaliyeti yürüten araştırma altyapılarının sürdürülebilir başarılarını temin etmek üzere ayrıcalıklı destekler verilmektedir. 6550 sayılı kanun kapsamında bugüne kadar 7,2 milyar lira desteklediğimiz 12 ulusal araştırma altyapısı; sağlık teknolojileri, nano malzemeler, MEMS, astrofizik, güneş enerjisi, raylı sistem teknolojileri ve finans teknolojilerinde nitelikli araştırmalar gerçekleştiriyor.
TÜBİTAK BİDEB
BİDEB (Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı) 2025 yılında birçok rekor başvuruya imza attı. Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’na başvurularda 2024’e kıyasla yüzde 50 artış yaşanarak 52 bin 655 proje başvurusu alındı ve 2024 yılı başvuruları kapsamında 19 bin 43 projeye destek verildi. Yurt Dışı Doktora Sırası ve Sonrası Araştırma Burs Programlarına ise 2.057 başvuru gerçekleşerek şimdiye dek yapılan en yüksek başvuru sayısına ulaşıldı. TÜBİTAK Ortaokul, Lise ve Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na ise toplam 64 bin 193 öğrenci 39 bin 328 proje ile katıldı.
BİDEB destekleri kapsamında 81 bin 700 bilim insanı ve araştırmacıya 4,3 Milyar TL destek sağlandı. 261 Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacının projesinde 1.476 bursiyer yer aldı, ulusal çapta ise 141 araştırmacının projesinde 700’den fazla bursiyer desteklendi.
2023’ten bu yana 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması ve 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışmasıyla 7 projedeki öğrencilerimiz arktik ve Antarktika seferlerine katıldı. 2025 yılı birincilerinin arasından seçilen 2 proje arktik ve 1 proje Antarktika seferine katılacak.
Uluslararası ve Bölgesel Bilim Olimpiyatları’nda da öğrencilerimiz başarılarıyla bizi gururlandırmaya devam ediyor. 2025 yılı boyunca düzenlenen yarışmalarda 10 altın, 21 gümüş, 33 bronz ve 6 mansiyon kazandılar. Ayrıca geleceğin Aziz Sancarlarını yetiştiren TÜBİTAK Fen Lisesi’nin öğrenci sayısı da 441’e ulaştı.
TÜBİTAK BİLİM VE TOPLUM BAŞKANLIĞI
TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı 2025 yılını yeniliklerle geçirirken şimdiye dek sürdürdüğü çalışmalarını istikrarlı biçimde geliştirip bilimi toplumun her kesimine yaymaya devam ediyor.
TÜBİTAK Popüler Bilim Dergileri, 2025 yılında da kendi kategorilerinde en çok okunan dergiler olmayı sürdürdü. Bu sene Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk, Meraklı Minik dergilerinin toplam baskı sayısı 5,6 milyon olurken satış sayısı 5,2 milyona, aylık ortalama abone sayısı ise 370 bine ulaştı. Yıl içinde 6 milyonu aşkın dergi okurla buluştu.
TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2025 yılında 68 yeni, 251 tekrar basım, 319 çeşit kitap olmak üzere 3,5 milyon baskı ve 2,3 milyonu aşkın kitap satışı gerçekleştirerek geniş bir okur kitlesiyle buluştu. Popüler bilim kitapları ile dergiler gökbilimden biyolojiye çok geniş bir konu yelpazesinde, Braille kitaplarından sesli yayınlara dek geniş bir okuma çeşitliliği sunarak her yaştan ve toplumun her kesimine ulaşmayı sürdürüyor. Yıl boyunca 90’ın üzerinde etkinlikte yayınlarımız satış stantlarımızla yer alarak toplumla etkin bir biçimde buluşturuldu.
2025 yılında yayına başlayan Bilim ve Teknik podcast kanalında alanında uzman 36 kişi ile 51 podcast programı yapıldı. Kanalın dinlenme sayısı 30 bine ulaştı. Bunun yanı sıra pandemi dönemiyle başlatılan TÜBİTAK popüler bilim dergilerinin elektronik arşivinin ücretsiz olarak herkesin erişimine açılması kapsamında 2025 yılı indirilme sayısı 12 milyon oldu.
2025 yılının öne çıkan yeniliklerinden biri olarak, TÜBİTAK’ın bilimsel birikimini günlük yaşamla buluşturmak amacıyla TÜBİTAK Mağaza hayata geçirildi. Geniş ürün yelpazesinde yer alan bilim temalı özgün tasarımlar ilk kez TEKNOFEST İstanbul’da ziyaretçilerle buluşturuldu ve etkinlik süresince yaklaşık 3.000 ürünün satışı gerçekleştirildi.
Konya Organize Sanayi Bölgesi ile yapılan iş birliği neticesinde Konya’daki 1620 okula Popüler Bilim Kitaplığı kurulması için satış ve abonelik işlemleri tamamlandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan iş birliği neticesinde Türkiye’nin 81 ilindeki Gençlik Merkezleri ve Genç Ofislerde Popüler Bilim Kitaplıkları kuruldu. TBMM’deki Meclis Kütüphanesi’nde ve Aile Yılı kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları köşesi oluşturuldu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, TÜPRAŞ, İstanbul Valiliği, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile yapılan iş birlikleri neticesinde TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerine 20.000’i aşkın abonelik yapıldı. Yine Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Van Büyükşehir Belediyesi ile yapılan iş birlikleri neticesinde 880.000’den çok popüler bilim yayınının satışı gerçekleşti. Yıl içinde 2 milyonun üstünde TÜBİTAK Popüler Bilim Kitabı ve 6 milyona yakın Popüler Bilim Dergisi okurla buluştu.
13 yaş ve üzeri gençlere yönelik ücretsiz dijital popüler bilim platformu TÜBİTAK Bilim Genç, her gün güncellenen sesli, görüntülü ve etkileşimli içerikleriyle 2025 yılında da gençleri bilimle buluşturmayı sürdürdü. Dijital platformlar üzerinden 45,5 milyon görüntülenmeye ulaşıldı.
Bilim Genç kapsamında yürütülen “Kafede Bilim” etkinlikleriyle, bugüne kadar gerçekleştirilen 23 etkinlikte yüzlerce katılımcıyla bir araya gelindi.
Gençlerin bilim tarihine ilgisini artırmak ve bilim insanlarından ilham almalarını sağlamak amacıyla yürütülen “Bilim Çizgi Dizi, Video ve Kitaplaştırma Çalışmaları” kapsamında Aziz Sancar, Marie Curie, İbn Sina, Nikola Tesla ve Harizmi’nin yaşamları ve başarı öyküleri çizgi seri formatında hazırlandı. Aziz Sancar ve Marie Curie’nin öyküleri kitap olarak yayımlanırken; İbn Sina, Nikola Tesla ve Harizmi’nin kitaplaştırılmasına yönelik süreçler başlatıldı.
2025 yılında açtığımız 6 yeni merkezle, toplumu bilimle buluşturan bilim merkezlerinin sayısını 41’e çıkardık. Bugüne kadar Bilim Merkezlerimizde 18 milyonu aşkın bilimseveri ağırladık. 21 bilim merkezinde ortaokul öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yaz akademilerinde toplamda 457 öğrenciye eğitim verildi. Küçük yaştan itibaren gençleri bilimle tanıştırma misyonunu taşıyan TÜBİTAK Bilim Merkezlerinin sürdürülebilirliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik yıl içinde çok sayıda toplantı, çalıştay ve eğitim düzenledik.
Ülkemizde bilim merkezlerinin yalnızca sayıca artırılması değil, aynı zamanda sürdürülebilirliğinin sağlanması, etkin şekilde işletilmesi ve yapılan kamu yatırımlarının tam kapasite ile hizmet sunabilecek şekilde değerlendirilmesi amacıyla çeşitli destek mekanizmalarını yürürlüğe konuldu. Bu kapsamda, Bilim Merkezi Sürdürülebilirlik ve Kapasite Artırımı Desteği doğrultusunda; 15 Büyük Ölçekli Bilim Merkezi ve 9 Küçük Ölçekli Bilim Merkezi olmak üzere 24 bilim merkezimizde uygulanan atölye eğitimlerine yönelik sarf malzeme ve teknik ekipman temini gerçekleştirildi.
Ayrıca 2 adet Büyük Ölçekli Bilim Merkezi ve 5 adet Küçük Ölçekli Bilim Merkezi olmak üzere toplam 7 adet Sürdürülebilirlik ve Kapasite Artırımı Desteği Proje başvurusunun süreci devam etmektedir.
Bilimi toplumla buluşturma hedefimiz doğrultusunda, TEKNOFEST’te kurduğumuz 1.550 m² büyüklüğündeki Bilim Merkezi Çadırımız, sergi alanları ve atölye çalışmalarıyla adeta bir bilim buluşma noktasına dönüştü. Festival süresince 120 binden fazla ziyaretçiyi ağırlarken, 10 binden fazla katılımcıya uygulamalı atölye eğitimleri sunarak bilimi herkes için erişilebilir hâle geldi.
Ayrıca, iki gün süren ve binlerce kişinin ziyaret ettiği 2025 TÜBİTEM Zirvesi, bilim ve teknoloji alanındaki paydaşları bir araya getirerek iş birliğini güçlendiren; interaktif atölyeler ve bilim gösterileriyle zenginleşen önemli bir buluşma noktası olarak hafızalarda yer edindi.
2025 yılı boyunca, bilim merkezlerimizin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğümüz yaygın eğitim faaliyetleriyle gençlerimizi bilimle buluşturmaya devam ettik. Bu kapsamda düzenlediğimiz 18 TÜBİTAK Bilim Kampında 1.014 gencimizi bilimle tanıştırıldı; 81 ile yayılan 131 DENEYAP Teknoloji Atölyemizde yürütülen eğitim programlarına 42.133 öğrencimizin katılımını sağlandı.
19 bin öğrencimizin aktif olarak eğitimlerine devam ettiği DENEYAP Teknoloji Atölyelerimizde, 81 ilde 9.490 öğrencimizin katılımıyla mezuniyet törenleri gerçekleştirildi. Böylece DENEYAP Teknoloji Atölyeleri kapsamında bugüne kadar mezun ettiğimiz öğrenci sayısını 10.812’ye ulaştırarak, Türkiye’nin teknoloji odaklı insan kaynağını güçlendirmeye devam ettik.
Başta üniversiteliler olmak üzere farklı yaş gruplarından öğrencilerin projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlayan Milli Teknoloji Atölyeleri 2025 yılında kurulmaya başlandı. Bu kapsamda Kocaeli, Uludağ, Kastamonu ve Sakarya Üniversitelerinde resmî açılışları gerçekleştirilen atölyelerin sayısının 2026 sonunda 100’e ulaşmasını hedefliyoruz.
TÜBİTAK Bilim Kampları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliği ile gençlerimizi temel bilimlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Gençlerimize bilimi sevdirmek ve bilim farkındalığını artırmak amacıyla 2025 yılında 7 bölgede 18 TÜBİTAK Bilim Kampı düzenledik.
2025 yılında; toplumun tüm kesimlerinde bilim ve teknoloji farkındalığı oluşturmak ve bilim iletişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiğimiz 4004, 4005, 4007, 4008 kodlu destek programları kapsamında 325 proje desteklenerek 1.3 milyon kişiye ulaşıldı. TÜBİTAK Bilim Fuarları kapsamında 3.612 okulda yaklaşık 150 bin öğrencinin projesi sergilenerek 2,5 milyon ziyaretçi ağırlandı. Trabzon, Kayseri, Gaziantep, Konya Bilim Festivalleri başta olmak üzere 75 bilim festivalinde son 1 yılda yaklaşık 2.528.000 kişiyi ağırladık.
Üniversitelerde teknoloji ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla, 2025 yılında Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Desteğini hayata geçirdik. Kulüpler arasında ortak bir çatı oluşturarak iş birliğini ve kurumsal gelişimi destekleyen bu yapı sayesinde, kısa sürede 301 üniversite kulübü ekosisteme dâhil oldu ve gençlerin teknoloji odaklı üretim yolculuğuna güçlü bir ivme kazandırıldı.
2025 yılında, Akıllı Laboratuvarlar Resim Yarışması Ödül Töreni, Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri Zirvesi, TEKNOFEST İstanbul, TEKNOFEST KKTC, Uluslararası MEB Robot Yarışması, Gökyüzü Gözlem Etkinliği ile “Ufkun Ötesinde” Belgesel Gala Gösterimi ve Sergisi olmak üzere 7 büyük etkinliğe imza attık. 2025 yılında gerçekleştirdiğimi 18 etkinlikte toplam kişi 2.696.814 kişiye ulaştık.
Bu kapsamda; Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda 10.472 başvuru arasından 48 takıma 1 milyon 125 bin 500 TL, TEKNOFEST bünyesinde düzenlenen 18 yarışmada ise takımlara 15 milyon 210 bin 150 TL ödül ile 29 milyon 9 bin 723 TL maddi/malzeme desteğini sağlandı.
Ayrıca 2025 yılında, TEKNOFEST kapsamında Sosyal İnovasyon Yarışması ile Uluslararası Çocuk Bilim Yarışmasını ilk kez düzenledik.
Türkiye’nin ilk astronotları Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, uzay bilimi ve teknolojilerine yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla 2025 yılı boyunca yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen söyleşiler, konferanslar, okul ziyaretleri, bilim merkezi etkinlikleri, fuarlar, festivaller, gözlem şenlikleri ve medya programlarında aktif olarak yer aldı.
Bu kapsamda, Alper Gezeravcı 581, Tuva Cihangir Atasever ise 161 farklı etkinliğe katılarak Türkiye’nin uzay vizyonunun hem toplum nezdinde hem de uluslararası platformlarda geniş kitlelere ulaşmasına önemli katkı sağladı.
Ülkemizin insanlı ilk uzay misyonunu kutladığımız Ufkun Ötesi Sergisi bugüne kadar Kocaeli, Batman, Kayseri, Gaziantep, Düzce ve Erzurum ile TEKNOFEST KKTC ve TEKNOFEST İstanbul’da bilim severlerle buluşan gezici sergimizde vatandaşlarımız, ülkemizin uzay serüvenine yakından tanıklık ediyor.
Erzurum’da Gökyüzü Gözlem Etkinliğini gerçekleştirdik; 33 bin kişinin başvurduğu etkinlikte bugüne kadar yapılmış en yüksek başvuru oranıyla rekor kırdık.
TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı, 2025 yılında bilimi toplumla daha güçlü buluşturacak bir dizi stratejik yeniliği hayata geçirdi. 23 Nisan TÜBİTAK Çocuk ve Bilim Şenliği, gördüğü yoğun ilgi üzerine her yıl düzenlenecek kalıcı bir etkinlik hâline getirildi.
Ortaokul ve lise öğrencilerinin nitelikli teknoloji eğitimlerine erişimini artırmak amacıyla başlatılan TÜBİTAK Atölyeleri için pilot il olarak İstanbul belirlendi; 15 ilçede kurulum süreçleri eş zamanlı olarak başlatıldı.
Ayrıca Sektör Kampüste Projesi kapsamında, Bilim ve Toplum Başkanlığı personelinin katkılarıyla “Milli Teknolojide Bilim, Toplum ve Eğitim” dersi ilk kez üniversite öğrencileriyle buluşturuldu.
Kurumsal kapasiteyi güçlendirmek amacıyla TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’nde Bilim ve Toplum Eğitim Merkezi ile Sergi ve Eğitim Kiti Üretim Ofisi kurularak, bilim iletişimi ve yaygın eğitim alanlarında sürdürülebilir bir altyapı oluşturuldu.
TÜBİTAK TEYDEB
2025 yılında TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) kapsamında 3.100 firmanın 3 bin 789 projesine 6,26 milyar TL destek sağlandı.
TÜBİTAK BİGG programıyla desteklediğimiz 2 bin 578 teknoloji girişimine şimdiye dek 3,4 milyar liralık finansman sunduk. Ayrıca daha önce BiGG desteği almış firmalara tohum yatırım yapılması amacıyla “TÜBİTAK BiGG+ Girişim Sermayesi Yatırım Fonu” 2025 yılında faaliyete geçti. Hedef fon miktarı ise 15 Milyon ABD Doları olarak belirlendi.
Yapay zekâ ekosistem çağrılarımız ile firmalarımızın ihtiyaç duyduğu yapay zekâ çözümlerinin Türk mühendis ve bilim insanlarının katkıları ile ülkemizde geliştirilmesi için 40 projeyi destekliyoruz.
1833–SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı kapsamında 7 platformun 43 proje ile desteklenmesi uygun bulundu. Desteklenen platformların kabul edilen toplam bütçesi 612,3 Milyon TL iken geri ödemeli destek tutarı ise 339,3 Milyon TL oldu.
Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) kapsamında, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) iş birliğinde 1-5 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul’da “Temiz Teknoloji Günleri (Clean Tech Days)” etkinliği düzenlendi. Tarihinde ilk defa Viyana dışında gerçekleşen etkinliğe 25’ten fazla ülkeden 200’ün üzerinde kişi katıldı, etkinlik kapsamında düzenlenen uluslararası yarışmada takımımız Shipsider birinci oldu.
TÜBİTAK TTO
TÜBİTAK Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) Başkanlığı 2025 yılında da gelişmeye ve geliştirmeye devam etti.
2025 yılı boyunca TTO Başkanlığınca 13 farklı teknoloji için toplam 22 lisans sözleşmesi takip edildi. 2025 yılında elde edilen 3.915.000,00TL gelir ile lisans sözleşmelerinin toplam değeri 44.500.000,00 TL’ye ulaştı. Bu yıl geliştirilen yeni teknolojilerle birlikte ulaşılan toplam patent sayısı ise 321 oldu.
TÜBİTAK ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ DAİRE BAŞKANLIĞI
2025 yılında TÜBİTAK tarafından 16 yeni uluslararası bilim ve teknoloji anlaşması imzalandı. Aynı yılın Türkiye ile Macaristan arasında Bilim ve İnovasyon Yılı ilan edilmesiyle birlikte, iki ülke arasındaki stratejik iş birliği ve ortak proje geliştirme potansiyeli önemli ölçüde güçlendi.
TÜBİTAK, ulusal düzeydeki öncü rolünü uluslararası alanda da kararlılıkla sürdürdü. Bu kapsamda, dünyanın farklı bölgelerinden araştırma fon kuruluşlarını bir araya getiren Küresel Araştırma Konseyi (GRC) 13. Yıllık Toplantısı’na, Suudi Arabistan’daki muadil kuruluşlarla birlikte eş ev sahipliği yapılarak bilim diplomasisinde etkin ve merkezi bir rol üstlenildi. Ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurulması planlanan çok taraflı Ar-Ge fon mekanizmasının geliştirilmesine yönelik çalışmalara da öncülük edildi.
Bunun yanı sıra, Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) ve Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası (UNTBLDC) ile yürütülen iş birlikleri güçlendirilerek, en az gelişmiş ülkelere yönelik bilim ve teknoloji alanındaki kapasite geliştirme faaliyetlerinde Türkiye’nin öncü rolü pekiştirildi.
2025 yılında uluslararası iş birlikleri kapsamında açılan ikili ve çok taraflı toplam 57 çağrıya, Türkiye’den yaklaşık 1.800 proje başvurusu yapıldı. Avrupa’nın en geniş bilimsel iş birliği ağı olan COST Programı kapsamında ise ülkemiz, 271 aksiyonun tamamında temsil edilerek en etkin ülkeler arasında yer aldı.
Türkiye-AB Bilim, Araştırma, Teknoloji ve Yenilik Yüksek Düzeyli Diyalog Mekanizmasının üçüncü toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır ile AB’nin Girişimler, Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Komiseri Ekaterina Zaharieva başkanlıklarında 27 Kasım 2025 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. Toplantıda, sanayide karbonsuzlaşma, yeşil dönüşüm, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemlerinin güçlendirilmesi gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.
2021-2027 yılları arasında yürürlükte olacak ve 95,5 milyar Avro ile dünyanın en yüksek bütçeli kamu Ar-Ge programı olan Ufuk Avrupa’da şu ana kadar desteklenen 1.210 Türk yürütücünün dâhil olduğu 738 projenin hibe miktarı 369,3 Milyon Avro’ya ulaştı. Araştırmacılarımız, Avrupa’dan çok sayıda kuruluşun dâhil olduğu büyük konsorsiyumlu projelerde sadece ortak olarak yer almanın ötesine geçerek, bu konsorsiyumları lider olarak koordine etmeyi başardı ve bunun sonucunda çok ortaklı projelerde Türk koordinatör sayımız 55 oldu.
MERKEZ VE ENSTİTÜLERİMİZ
TÜBİTAK BİLGEM
TÜBİTAK BİLGEM (Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi), 2025 yılı faaliyetleriyle dikkat çekti. Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) ve Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası (UNTBLDC) gibi kuruluşlarla iş birliği güçlendirilerek en az gelişmiş ülkelere yönelik bilim ve teknoloji kapasite geliştirme faaliyetlerinde Türkiye’nin öncü rolü pekiştirildi.
5 kilometreye kadar körleştirme, 1,5 kilometreye kadar hareketli hedefleri imha yeteneğine sahip yüksek güçlü lazer sistemi IŞIK’ın kabul testleri başarıyla tamamlandı. Savaş uçaklarımız için ürettiğimiz EDPOD Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdi.
TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen ADVENT-MÜREN Savaş Yönetim Sistemi’nin GÜR sınıfı denizaltılara entegrasyonu kapsamında yürütülen kritik kabul testleri başarıyla tamamlanarak, denizaltılarımıza millî ağır torpido AKYA’yı atma ve güdümleme kabiliyeti kazandırılmasına yönelik önemli bir aşama geride bırakıldı.
TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen MÜREN-PREVEZE Savaş Yönetim Sistemi’nin TCG Sakarya’ya entegrasyonu kapsamında yürütülen deniz kabul testleri başarıyla tamamlanarak, PREVEZE sınıfındaki ikinci denizaltımıza millî ağır torpido AKYA’yı atış kabiliyeti kazandırıldı. Bu kazanımla birlikte Türkiye, kendi savaş yönetim sistemi üzerinden kendi torpidosunu güdebilme yeteneğine sahip sayılı ülkeler arasındaki konumunu güçlendirdi.
Pakistan Donanması’nın PNS Khaibar korvetine entegre edilen ve TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen DeGaussing sisteminin deniz kabul testleri başarıyla tamamlanarak manyetik iz yönetimindeki yerli çözümlerimizin uluslararası kullanımı ve ihracatı artırıldı.
TEKNOFEST 2025’te düzenlediğimiz elektronik harp, Metaverse ve Pardus deneyim alanlarında 4 bin 500’ü aşan katılımcıyı BİLGEM teknolojileriyle buluşturduk.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) iş birliğiyle geliştirilen yerli Elektronik Uçuş Şeridi Sistemi’nin 29 havaalanında devreye alınmasıyla hava trafik kontrolünde kâğıt tabanlı süreçleri geride bırakarak uçuş bilgilerinin anlık, hatasız ve güvenli yönetimini sağlayan millî bir dijital altyapı kullanıma sunuldu.
TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsü bünyesindeki IoT Güvenliği Laboratuvarı, ISO 17025 kapsamında TSE tarafından lisanslanarak Türkiye’de IoT güvenliği alanında uluslararası standartlarda test ve değerlendirme yapabilen ilk onaylı laboratuvar oldu.
Millî Akıllı Kart İşletim Sistemi AKİS’i farklı çip türleriyle hızla uyumlu hâle getirerek küresel çip krizine rağmen çipli kimlik kartlarının kullanımını yaygınlaştırdık ve kimlik ile pasaport hizmetlerinin kesintisiz sürmesi sağlandı.
Küresel çip krizinin gündemde olduğu bu dönemde, YİTAL’de yürütülen yarı iletken ve fotodedektör tabanlı Ar-Ge çalışmalarıyla, başta İHA mühimmatı ile füze ve mühimmat başlıklarında kullanılan yarı iletken bileşenlerinin üretiminde yüzde 85’in üzerinde yerlilik oranına ulaştık.
Hamad Bin Khalife Üniversitesi ve TÜBİTAK BİLGEM iş birliğiyle kurulması kararlaştırılan çip üretim tesisi için 2025 yılında cihaz devirleri, proje ve ihale süreçleri, inşaat hazırlıkları ve temel atma dâhil olmak üzere tesisin hayata geçirilmesine yönelik kritik adımlar atıldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yürütülen Mali Zeka Projesi’nin kabul süreçlerini tamamlayarak kamu harcamalarındaki anomali ve usulsüzlükleri yapay zekâ ile anlık olarak analiz eden ve denetim süreçlerine şeffaflık kazandıran veri temelli altyapıyı hayata geçirdik.
TÜBİTAK BİLGEM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi iş birliğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk millî sivil gözetim radarı olan Millî Gözetim Radarı’nın Gaziantep Havalimanı’nda devreye alınmasıyla hava sahası gözetimi ve hava trafik kontrolü alanlarında yerel ihtiyaçlara uygun, ekonomik ve rekabetçi bir teknolojiyi ülkemize kazandırdık.
IDEF 2025’te elektronik harp, siber güvenlik, radar, deniz savunma, yapay zekâ ve kripto haberleşme alanlarında geliştirdiğimiz çeşitli çözümleri sergileyerek Türkiye’nin savunma sanayii ve siber güvenlik konularındaki teknolojik birikimini uluslararası katılımcılarla buluşturduk. Geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi fuar boyunca BİLGEM standında sergilendi; çeşitli stratejik iş birlikleri ve protokol anlaşmaları da imza altına alındı.
YZE, Türkiye’de yapay zekânın güvenilir ve ölçülebilir biçimde yaygınlaşması için yönetişim ve standartlar mimarisini oluşturma ve işletme misyonu kapsamında üretken yapay zekâya ilişkin teknik-etik standartlar ile algoritmik hesap verebilirlik rehberini oluştuararak TSE ile “Güvenilir YZ Damgası”nı hayata geçirilmesini sağladı.
Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Projesi kapsamında, farklı mimarilerle eğitilmiş çeşitli temel modeller geliştirilmiş olup, şu ana kadar en büyük modelimiz 300 milyar Türkçe token ile eğitildi. Türkçe tokenizer geliştirme, temel model eğitimi ve sürekli ön eğitim süreçlerinde kaydedilen önemli ilerlemeler, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki rekabet gücünü artırırken, kültürel değerlerimizin korunmasına da önemli katkılar sunuyor.
TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü ve TÜBİTAK ULAKBİM tarafından yürütülen, EuroHPC JU destekli BSC Yapay Zekâ Fabrikası Projesi’nin İstanbul’daki tanıtım etkinliği, 100’ü aşkın katılımcının yoğun ilgisiyle yapay zekâ ekosisteminin paydaşları arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturdu.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına yönelik bilgi sistemleri ve teknolojik altyapı kriterlerini çerçeveleyen “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Bilgi Sistemleri ve Teknolojik Altyapılarına İlişkin Kriterler” başlıklı dokümanı titiz bir çalışmayla hazırlayarak, kripto varlık ekosisteminde güvenli ve denetlenebilir dijital altyapıların oluşturulmasına öncülük ettik.
TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen Safir Posta altyapısı üzerine inşa edilen ve ülke genelinde 100 bini aşkın kullanıcıya kesintisiz kurumsal e-posta hizmeti sunan MEB Okul ve Eğitim Kurumları Kurumsal e-Posta Sistemi, “Siber Güvenlik Ekosistemine Katkı Veren Kamu Kurumu” ödülüne değer görüldü.
TÜBİTAK BİLGEM olarak NATO’nun dijital birlikte çalışabilirlik alanındaki en önemli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen ve NATO Allied Command Transformation liderliğinde düzenlenen CWIX 2025 tatbikatına, Milli Açık Anahtar Altyapısı (MA3) ve bilgi güvenliği çözümlerimizle katılarak 40 ülke ve yüzlerce sistemle gerçekleştirilen entegrasyon testlerinden başarıyla geçerek Türkiye’yi başarıyla temsil ettik.
TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen Safir Bulut, IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te “Digital Innovation in Government” kategorisinde birinciliğe layık görüldü.
TÜBİTAK BUTAL
2025 yılı, TÜBİTAK BUTAL (Bursa Test ve Analiz Laboratuvarı) için başarılarla dolu bir yıl oldu. Yıl boyunca, kalite yönetim sistemleri, eğitim ve toplum faaliyetleri ile çevre dostu projeler gibi birçok önemli alanda çalışmalar yürütüldü.
BUTAL 2025 yılı boyunca TS EN ISO 9001:Kalite Yönetim Sistemi, TS ISO 10002:Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi, TS EN ISO 14001:Çevre Yönetim Sistemi ve TS EN ISO/IEC 17025:Laboratuvar Hizmetleri Akreditasyonu belgelerimizin sürdürülebilirliği kapsamında gerçekleştirilen denetimlerin tamamında başarı sağladı. Ayrıca üniversite, kamu laboratuvarları ve özel sektör çalışanlarına yönelik olarak katılım belgeli 15 katılımcıya, 5 adet uygulamalı laboratuvar eğitimi gerçekleştirildi.
TÜBİTAK BUTAL, Bilim ve Teknoloji Haftası’nda 250 öğrencinin katılımıyla söyleşi, deney gösterimi ve teknik gezi etkinlikleri gerçekleştirdi. Ayrıca Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda öğrenim görmekte olan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik olarak “Akıllı Laboratuvarlar” konulu resim yarışması düzenledi. "Bilim Çocukları Projesi" kapsamında Bursa ili Mustafakemalpaşa İlçesi Alpağut Köyü İlkokulu'na TÜBİTAK Popüler Bilim Kitaplarından oluşan Kitaplık kurulumu ve bilim gösterisi gerçekleştirildi.
"Sertifikalı Referans Malzeme/Referans Malzeme Üretimi ve Satışına İlişkin İş Birliği Protokolü" kapsamında üç ürün için üretim çalışmalarımızı yürüttük.
BUTAL laboratuvarlarında üniversite, lise ve İstihdam için Mesleki Eğitim Programı (İMEP) kapsamlarında toplam 23 adet stajyer öğrenci istihdam edildi.
TÜBİTAK BUTAL 2025 yılı boyunca 1.533 hizmet talebi başvurusunu kabul ettik, 414 adet yeni müşteri, 527 adet aktif müşteriye hizmet sağlandı. Ayrıca, laboratuvarlarda 60 yeni metot geliştirildi ve 21.000 test/analiz parametresi çalışıldı. 3.000 adet deney ve muayene raporu hazırlandı. Bu başarıların yanı sıra, sıfır atık projesi kapsamında 1 tonu aşkın atık malzeme İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğüne teslim edildi.
TÜBİTAK KUTUP ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ
2025 yılında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda 5. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-V) ve 9. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE-IX) kapsamında kutup bölgelerinde başarılı bilimsel seferler gerçekleştirildi; saha çalışmaları ve veri toplama operasyonları tamamlandı.
23 Haziran - 3 Temmuz 2025 tarihleri arasında İtalya’nın Milano şehrinde gerçekleştirilen 47. Antarktika Andlaşması İstişare Toplantısı’na, ülkemiz adına Kutup Araştırmaları Enstitüsü katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleri ile birlikte ATCM 47 sırasında ülkelerle gerçekleştirilen bire bir toplantılara ek olarak, Milano Başkonsolosluğumuz ev sahipliğinde bir resepsiyon düzenlenerek danışman ülkelerin heyet başkanları ağırlandı.
Kutup bilimleri alanında ulusal ve uluslararası katılımla düzenlenen 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu’nda kutuplardaki araştırmaların sonuçları sunuldu ve bilimsel iş birlikleri güçlendirildi. 2025 yılında düzenlenen Kutup Şenliği, yedi bine yakın katılımcıya popüler kutup bilimleri temasıyla eğitim ve etkinlik deneyimi sundu, gençlerin bilimsel merakını artırdı. Etkinlikler 5-6 Kasım tarihinde Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu, Türkiye’nin kutup bölgelerine yönelik bilimsel, teknolojik, çevresel ve stratejik çalışmalarının daha etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturuldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan genelgeyle birlikte, Türkiye’nin Arktik ve Antarktika’daki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalarda kurumsal eşgüdüm sağlanması hedefleniyor. İlk toplantı 18 Kasım 2025’te Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır Başkanlığında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantı sırasında, ulusal seferler, bilim üssü planlaması ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.
Türkiye, tam üye olduğu EPB (Avrupa Kutup Kurulu) Sonbahar Genel Kurul Toplantısına 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde ev sahipliği yaptı. Avrupa’nın kutup araştırmaları birimlerinin üst seviye temsilcilerinin yer aldığı toplantı ülkemizin kutup araştırmalarındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlandı, aynı zamanda Ülkemizin kutup bölgeleri özelinde karar verici mekanizmalar içindeki rolü de pekiştirildi.
KARE temsilcisi Kpt. Dr. Özgün Oktar, Ülkemizin tam üye olduğu Ulusal Antarktika Programları Yöneticileri Konseyi (Council of Managers of National Antarctic Programs – COMNAP) bünyesinde, 2025 yılı içerisinde Polonya’da gerçekleştirilen genel kurulda, başkan yardımcılığına seçildi.
Türkiye, IASC (Uluslararası Arktik Bilim Komitesi) üyeliğine, 2025 yılında oybirliği ile tam üye oldu. Böylece tıpkı Antarktika gibi, Arktik’teki varlığımız da araştırmalarda aktif rol alarak ve uluslararası bilimsel iş birliklerine katkı vererek güçlendiriliyor.
2025 yılında KARE, kutup araştırmaları alanında ulusal ve uluslararası kurumlarla yeni Mutabakat Zaptları (MoU) imzaladı. İş birliği yapılan ülkeler arasında Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Kolombiya ve Malezya bulunuyor. Bu anlaşmalar, Türkiye’nin kutup araştırmalarında uluslararası ortaklıklarını güçlendiriyor.
TÜBİTAK’ın çeşitli destek programları kapsamında, kutup araştırmalarına yönelik projeler için bilim insanları, araştırmacılara ve lise öğrencilerine yönelik proje destekleri sağlandı. 2025’te TÜBİTAK KUTUP 1001 kapsamında desteklenen toplam proje sayısı 14 olarak kaydedildi. Üç bine yakın başvurunun alındığı 2204-C Kutup ve 2204-D İklim Değişikliği lise öğrencileri araştırma projesinin sonucunda 4 farklı projeden toplamda 6 öğrenci kutup bölgelerindeki seferlerde projelerini deneme imkânı buldu.
TÜBİTAK MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Türkiye Sürdürülebilir Havacılık Platformu’na teknoloji sağlayıcı paydaşı olarak katıldı, Türkiye için öneri niteliğinde hazırlanacak Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) yol haritasına katkı sağlayacak.
TÜBİTAK MAM, 2025 yılında Avrupa’nın en güçlü iş birliği ağlarından A.SPIRE’a üye oldu. Sanayide kaynak verimli, sürdürülebilir ve çevreci süreçlerin geliştirilmesini hedefleyen A.SPIRE; Avrupa’nın önde gelen sanayi kuruluşlarını, araştırma merkezlerini ve üniversitelerini bir araya getiriyor. Bu önemli üyelik ile Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve temiz enerji vizyonuna uluslararası ölçekte katkı sağlanacak. Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yolunda kritik projelere öncülük edilecek. Avrupa’daki sanayi ve araştırma topluluklarıyla iş birlikleri güçlenecek.
Merkezimiz halk sağlığı, kanser biyoteknolojisi, biyosensörler ve nörodejeneratif hastalıklar gibi farklı alanlarda çalışarak, “Production of protective lozenge/chewable tablet against SARS-CoV-2 virus” patenti alındı.
Biyoteknoloji alanında Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi (Tirex platformu), İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Atabay İlaç, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (TAGEM-TİGEM), gibi çeşitli konularda iş birliği yürütüldü.
Biyoteknolojik ilaç ve aşı üretiminde GMP süreçlerine dair teknik gereklilikler, kalite yaklaşımları, regülasyonlar, denetim mekanizmaları ve sektörel deneyimler paylaşıldığı SciREACT 5. Bilgi Günü, “Biyoteknolojik İlaç ve Aşı Üretimi: GMP Süreçleri” teması ile Ocak 2025’te gerçekleştirildi.
Pandemi sürecinde edinilen bilimsel ve teknik tecrübeler ve TÜBİTAK-TÜSEB'in Ar-Ge iş birliklerinin önemi ve geleceğe yönelik stratejik yol haritasının değerlendirildiği SciREACT 6. Bilgi Günü, “Pandemideki Tecrübeler ve TÜBİTAK-TÜSEB’in AR-GE İş Birlikleri” teması ile Mayıs 2025’te gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında düzenlenen çalıştay serisinin ilk oturumu, “Sorun Tespit Çalıştayı” başlığı altında Kasım 2025’te gerçekleştirildi.
Sındırgı Depremleri kapsamında, Balıkesir ili Sındırgı ilçesi civarında kurulumunu tamamladığımız yüksek çözünürlüklü deprem gözlem ağları sayesinde, bölgede meydana gelen büyük depremleri ve mikrosismik aktiviteyi yüksek hassasiyetle izleyerek, yerel fay karakteristiğine dair kritik veriler ürettik.
Silivri Depremi kapsamında, 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki İstanbul-Silivri depreminin hemen ardından, hem karada hem de denizde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla deniz tabanındaki fay kaynaklı kırıkların araştırılması, artçı şok analizi ve kaynak mekanizması çözümleri bilgilerini ortaya koyduk.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ile yürüttüğümüz stratejik ortaklık kapsamında, havalimanlarının operasyonel sürekliliğinin sağlanması amacıyla Çukurova Uluslararası Havalimanı ve Ordu-Giresun Havalimanı sahalarında zemin deformasyonları ve deprem tehlike analizlerini tamamladık.
Tarihi Yapı Sağlığı İzleme ile UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya bölgesindeki tarihi yapıların yapısal sağlık durumları modern teknolojilerle izlenerek koruma stratejileri geliştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdik.
Kentsel Dirençlilik ve Risk Azaltma konusu ile ilgili olarak Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile başlatılan yenilikçi iş birliği protokolü çerçevesinde; il genelindeki deprem tehlike haritalarının güncellenmesi ve zemin sıvılaşma potansiyelinin bölgesel ölçekte haritalanması çalışmalarına başladık.
Merkezimiz koordinasyonunda yürütülen ve AFAD, MTA, Türkiye Belediyeler Birliği, Harita Genel Müdürlüğü ve 22 üniversitenin içinde yer aldığı “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” (TÜBİTAK-1007) projesinde çalışmalar sürdürülmüş olup, 2026 yılında tamamlanacak çalışmalarla Türkiye'nin afet risk azaltma politikalarına yön verecek hayati verilerin üretilmesi süreci kesintisiz devam etmektedir.
DSİ ile Arazi Toplulaştırma Bilgi Sistemi Geliştirme (ATBS) Projesine başladık.
5 farklı ülkeden 7 katılımcı ile Rüzgâr enerjisi için yapay zekâ destekli dijital ikiz platformu içeren AB projesi olan AIDT4WIND projesine başladık.
Yerli olarak geliştirdiğimiz modüler TÜBİTAK TUGAN Güç Kalitesi Analizör Cihazı uluslararası geçerliliği olan A sınıfı ölçüm doğruluğu sertifikası almaya hak kazandı.
TEİAŞ Elektrik Güç Kalitesi ve Şebeke İzleme Sistemi Projesi'ni başarı ile tamamladık.
Türkiye'deki akarsu havzalarını izleyen ve taşkın ve kuraklığı dikkate alarak yöneten ATHOM sisteminin kapsadığı havza sayısını 6'ya yükselttik.
Avrupa Birliği Horizon Europe Programı kapsamında 15/15 tam puanla 31 proje arasından birinci seçilen SUN-TRANS Projesi’nin koordinasyonunu üstlenerek, şehir içi ulaşımda güneş enerjisi entegrasyonunu hedefleyen bu önemli girişimin 13 Kasım 2025 tarihindeki açılış toplantısını başarıyla gerçekleştirdik.
Tüm kritik alt sistemlerin milli olarak yenilendiği Sarıyar HES projesinde, 40 MW’lık yerli tasarım ilk ünitede önemli bir eşik olan nominal hızda döndürme aşaması başarıyla tamamlandı. Bu ülkemizde şu ana kadar tasarlanan ve imal edilen en yüksek güçlü su türbinidir.
198 MW kurulu güce sahip Batman HES’te devre dışı kalan 4 ünitenin tamamı yeniden devreye alınarak proje başarıyla tamamlandı.
İzmir ilimizin sıfır karbon yolculuğunu başlatmak üzere TÜBİTAK MAM öncülüğünde yürütülen Menemen GES Projesi başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ulaşım alanlarında şehirlerimize rol model olacak çoklu depolama çözümleri, hidrojen ulaşımı için ön çalışmalar, flex tip paneller ve mikro ölçekte güneş tahmin sistemi gibi yenilikçi uygulamalar hayata geçirildi.
TÜBİTAK MAM öncülüğünde, TESAB ve TOBB ETÜ iş birliğiyle düzenlenen “Yenilenebilir Enerji Proje Günleri – 1: Hidroelektrikte Yenilikçi Projeler Günü” etkinliği, 10–11 Ekim 2025’te TOBB ETÜ HİDRO ev sahipliğinde 200’ün üzerinde katılımcıyla gerçekleştirildi.
TÜBİTAK MAM, “Digitalisation in Hydropower 2025” Etkinliğinde Yapay Zekâ Çözümlerini Anlattı. Enerjisa Üretim ve vgbe energy iş birliğiyle İstanbul ve Adana’da 15–17 Ekim 2025 tarihlerinde düzenlenen “Digitalisation in Hydropower 2025” uzman etkinliğinde yer alarak hidroelektrik sektöründeki dijital dönüşüm çalışmalarını tanıttı.
TÜBİTAK MAM’ın Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve İzlanda ortaklığıyla yürüttüğü ve yeşil dönüşüm kapsamında içme suyu şebekelerinin dijitalleştirilmesine odaklanan ‘Su-Enerji Bağlantısını Optimize Etmek İçin Su Temini Altyapısının Dijitalleştirilmesi (DIWIEN)’ Projesi başarıyla tamamlandı.
TÜBİTAK MAM ve TOBB ETÜ iş birliğiyle geliştirilen konteyner tipi insansız HES projesinin tanıtımı 50’yi aşkın belediye temsilcisinin katılımıyla TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirildi.
TÜBİTAK MAM 2025 yılında, Malzeme ve Proses Teknolojileri Başkan Yardımcılığı bünyesinde, savunma, uzay, afet, hidrojen ve ileri malzeme teknolojileri alanlarında geliştirdiği projeler ile etkinliğini artırdı.
Denizaltı Savunma Harbi için geliştirilen sonar deniz birimleri başarıyla teslim edildi. İlk çalıştırmaya hazırlık testleri tamamlandı ve seri üretime giden yolda önemli bir aşama kaydedildi.
Milli uydumuzun enerji ihtiyacını karşılayacak olan uzay kalifiye güneş panellerinin testleri tamamlandı. Böylelikle ülkemizin uzay alanında yerlilik oranını artırmada gelişme sağlandı.
Doğal afetlere karşı korunma kapsamında, çığ önleme ve izleme çalışmalarına yönelik Mobil Çığ Analiz İstasyonu ve özel sensörlerle donatılmış erken uyarı sistemleri geliştirilerek Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) teslim edildi.
Hidrojen alanındaki çalışmalara yönelik yerli yakıt pilli bir kamyonun tasarım süreci tamamlandı, imalat ve hidrojen dolum süreçlerine geçildi.
Millî Muharip Uçak KAAN için Yaşam Destek ve Patlama Önleme Sisteminin Geliştirilmesi yönünde tasarım çalışmaları tamamlandı ve bu sistemlerin yerli olarak üretilmesi faaliyetlerine geçildi.
Denizaltı güvenliği ve yaşam destek sistemleri için yerli karbondioksit tutucu üniteler ile patlayıcı hidrojen gazını bertaraf eden katalitik hidrojen yakıcı katalizörlerin tasarım ve üretimi başarıyla tamamlandı.
Uzay araçlarının yeniden atmosfere giriş sırasında termal korumasını sağlamak amacıyla önem taşıyan ablatif malzeme geliştirme çalışmalarına başlandı. Yüksek performans gerektiren uzay ve havacılık uygulamaları alanında, yerli polimer reçine ve prepreg malzeme üretim teknolojileri geliştirildi.
Bor kimyasallarından yüksek katma değer elde etme hedefi doğrultusunda, sodyum borhidrür üretimi için tesis kurulum tasarımı ve optimizasyon çalışmaları hız kazandı.
TÜBİTAK RUTE
Türkiye, stratejik hedefleri doğrultusunda raylı ulaşım ve demiryolu teknolojileri alanında dışa bağımlılığı azaltan yerli ve milli projelerini bir bir hayata geçiriyor. Bu kapsamda Türk mühendisleri tarafından TÜBİTAK Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE) bünyesinde geliştirilen en güçlü kara aracı olan elektrikli anahat lokomotifi E5000, çekiş, kontrol, yönetim ve izleme sistemlerinin başarıyla devreye alınmasının ardından seri üretime geçerek ticari seferlerine başladı. Şehir içi ulaşımda önemli bir dönüşümün simgesi olan Gaziray banliyö trenleri ise tamamen yerli mühendislik imkânlarıyla geliştirilerek Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edildi.
Demiryolu ulaşımının en kritik halkalarından biri olan sinyalizasyon sistemleri alanında önemli adımlar atıldı. Tamamen yerli ve millî kaynaklarla geliştirilen YERLİSİNYAL Sistemi, trenlerin emniyetli işletilmesini sağlarken hat kapasitesinin artırılmasına da katkı sunuyor. YERLİSİNYAL Sistemleri, TCDD ile birlikte yürütülen anahat projeleri kapsamında 700 kilometrelik demiryolu hattında başarıyla devreye alınarak aktif kullanıma sunulurken, kent içi ulaşımda Gayrettepe–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nda da kullanılmaya başladı.
Teknolojik dönüşüm, sadece sürüş sistemleriyle sınırlı kalmayıp bakım süreçlerine de taşındı. Köseköy ve Kırıkkale’de devreye alınan Otomatik Tren Muayene İstasyonları (OTMİ), yapay zekâ destekli karar verme mekanizmaları sayesinde trenlerin sistemlerini hareket hâlindeyken kontrol ederek olası bakım ihtiyaçlarını önceden tespit etmeye başladı.
Geleceğin dünyasında çevreci bir ulaşım vizyonu çizen Türkiye, 2053 karbon nötr hedefi yolunda kritik bir hamleye daha hazırlanıyor. Hidrojenin verimli bir şekilde elektrik enerjisine dönüştürülmesini sağlayacak olan yerli hidrojen motoru projesinde son aşamaya gelindi. Bu teknolojik hamle, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde ve sürdürülebilir ulaşım ağında öncü bir rol üstlenmesini sağlayacak.
TÜBİTAK SAGE
Havacılık platformları ile füze sistemlerinin ses altı, ses geçişi ve ses üstü hız rejimlerinde test imkânı sağlayacak Yüksek Hızlı Rüzgâr Tüneli’nin TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) yerleşkemizde inşasına başladık. Ayrıca ülkemizin ısıl pil tedarikçisi olarak üretim kapasitemizi, savunma sanayimizin artan ihtiyaçları ve ihracat hedeflerimiz doğrultusunda iki katına çıkardık.
Milli Ramjet Motorlu ve Uzun Menzilli Hava-Hava Füzesi GÖKHAN’ın 2024 yılında ön tasarım aşamasını tamamladık. IDEF 2025’te ilk kez sergilenen GÖKHAN füzesinin, menzil ve kabiliyet artırımına yönelik sözleşme değişikliğini ve daha uzun menzile gidecek GÖKHAN Blok-2 sözleşmesini imzaladık. Geliştirme sürecinin ardından GÖKHAN üretime geçtiğinde NATO envanterinde yer alan en uzun menzilli hava-hava füzelerinden biri olacak.
GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN, GÖKHAN hava-hava füzelerimiz ve SOM-J seyir füzemizin milli muharip uçağımız KAAN’ın ve insansız savaş uçağımız KIZILELMA’nın dahili istasyonlarına entegrasyon çalışmalarına başladık.
KIZILELMA platformundan görüş ötesi hava-hava füzesi GÖKDOĞAN’ı ateşleyerek AESA Burun Radarı veri bağı güdümü ile dünya havacılık tarihinde ilk defa bir hava hedefini bu yöntemle vurduk. ÖZGÜR F-16 Uçağından ilk defa AESA Burun Radarı veri bağı güdümü ile GÖKDOĞAN füzesi atışı gerçekleştirerek bir hava hedefini imha ettik.
Çelik Kubbe’nin en üst katmanını oluşturan ve tasarım sorumluluğunu TÜBİTAK SAGE’nin üstlendiği uzun menzilli hava savunma füzemiz SİPER-2’nin ve yerli turbojet motoru ve millî alt sistemlerle donatılan SOM seyir füzemizin atış testini icra ettik.
Hava savunma mimarimizin önemli bir bileşeni olan GÖKSUR’un, deniz platformundan atış ve hedefe angajman testlerini gerçekleştirdik.
Su üstü platformlara taarruz yeteneğine sahip SOM-J füzesinin testlerini başarıyla gerçekleştirerek kalifikasyonunu tamamladık.
MK-83 Genel Maksat ve SARB-83 Delici Bombaları ile uyumlu, ülkemizde SİHA’lardan atılan en uzun menzile sahip güdüm kiti olan GÖKÇE’nin AKINCI SİHA’ya entegrasyonunu tamamladık, MK-82 Uçak Bombası uyumlu GÖZDE güdüm kitinin hareketli hedefe atışını gerçekleştirdik. BOZOK ve KAYI30 mühimmatlarımız ile AKINCI ve Bayraktar TB2’den yapılan atış testlerinde hedefleri tam isabet vurdu.
TEKNOFEST kapsamında düzenlediğimiz Dikey İnişli Roket Yarışmamıza 324 takım başvurdu, finalde 16 takım kıyasıya mücadele etti, 3 takım başarılı oldu.
TÜBİTAK TÜSSİDE
Firmaların dijital dönüşüm süreçlerine rehberlik edecek uzmanları akredite etmek amacıyla yürüttüğümüz DDX Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Sertifika Programı’nın üçüncüsü başarıyla tamamlandı. Böylece bugüne kadar kadar TÜSSİDE tarafından sertifikalandırılan dijital dönüşüm danışmanı sayısı 240’a ulaştı.
Sanayi ve Teknoloji BakanlığıMilli Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK TÜSSİDE iş birliği ile DDX+ Dijital Dönüşüm Olgunluk Modeli geliştirildi. Model imalat ve hizmet sektörlerinde yer alan kurumların mevcut dijital olgunluklarını ölçmelerine, gelişim alanlarını belirlemelerine ve stratejik yol haritaları oluşturmalarına imkân sağlayacaktır. Modelin 2026 yılı başında kullanıma açılması planlanıyor.
TÜBİTAK TÜSSİDE ve SAHA İstanbul iş birliğinde altı yıldır başarıyla yürütülen SAHA MBA Programı, 7. döneminde ODTÜ ile birlikte sanayi–kamu–üniversite ekosistemini aynı çatı altında buluşturan bir yapıya kavuştu. SAHA MBA Sertifika Programı ile ODTÜ MBA programları eş zamanlı olarak yürütülüyor ve savunma, havacılık ve uzay ekosistemindeki yönetici ve yönetici adayları için bütünleşik bir gelişim modeli sunuluyor. Programın 7. dönem eğitimleri 89 katılımcı ile sürerken, 6. dönem için mezun olma hakkı kazanan 87 katılımcının diploma töreni 18 Aralık’ta 7. Savunma Sanayi Etkinliği kapsamında gerçekleştirildi. Böylece toplam mezun sayısı 377’ye ulaştı.
TÜBİTAK UME
Savunma sanayimizin en kritik ihtiyaçlarından olan gemi ve denizaltıların kalbi niteliğindeki veri ve bilgi dağıtım sistemlerinde kullanılabilecek ticari Rubidyum Tabanlı Atomik Saat geliştirilmesi çalışmalarına, SSB’nin desteklediği proje kapsamında başlandı.
Savunma sanayi başta olmak üzere havacılık uygulamalarında hayati öneme sahip olan, ses hızı seviyelerinde bile yüksek doğrulukta hız ve yükseklik ölçümleri yapma imkânı sağlayan Pitot Tüp Hız ve Yükseklik Ölçüm Sistemi yerli kaynaklarla üretiliyor. Üretilen sistem, savunma sanayinin önde gelen firmaları tarafından insansız hava araçları, akıllı mühimmatlar, helikopterler ve uçaklarda kullanılıyor.
Alçak yörüngeli keşif uyduları için konum belirleme ve yönelim sağlama ekipmanlarından Manyetometre ve Manyetik Tork Çubuğu, yerli olanaklar ile geliştirildi. İlk geliştirilen ürünler İMECE uydusunda doğru ve sorunsuz şekilde görev icra etmektedir. İMECE-2 ve İMECE-3 uyduları için Manyetometre ve Manyetik Tork Çubuğu üretim çalışmaları 2025 yılı içerisinde başladı.
Azerbaycan Metroloji Enstitüsü'ne (AzMI) uluslararası metroloji sistemine entegre, Anahtar Teslim Kalibrasyon Laboratuvarı/Sisteminin Kurulması Projesi kapsamında 2025 yılı itibari ile 12 adet anahtar teslim kalibrasyon laboratuvar altyapısı kurularak projenin ikinci fazı olarak 14 adet anahtar teslim kalibrasyon laboratuvar altyapısı kurulması için sözleşme imzalandı.
Avrupa Metroloji Ortaklığı Çağrıları kapsamında; TÜBİTAK UME’nin ortak olmak üzere yer aldığı 8 proje fonlanmak üzere seçilmiş ve projeler 2025 yılı içerisinde başlatıldı.
“Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi” ile süper iletken tabanlı kübitlerin milli imkânlarla geliştirilmesi ve üretilmesi hedeflenerek, Türkiye’nin kuantum teknolojilerindeki yetkinliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
TÜBİTAK UME, TOBB ETÜ, GTÜ ve Avrupa’daki ortaklarıyla yürüttüğü çalışmada, memristörlerin doğanın sabitleriyle ilişkili kararlı direnç değerleri üretebildiğini göstererek elektrik direncinde kuantum temelli yeni bir dönemin kapılarını açtı. Araştırma, oda sıcaklığında G₀ ve 2G₀ seviyelerinde yüksek kararlılık sağlayarak Kuantum Hall Etkisi’ne güçlü bir alternatif sundu. Bu çalışma, etki faktörü 35,1 olan Nature Nanotechnology dergisinde yayımlanarak uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı; Türkiye’nin kuantum teknolojileri vizyonu ve UME’nin 30 yıla aşkın birikiminin küresel ölçekte tescillenmesi açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
Kuantum Teknolojileri alanında yurt içinde kuantum ekosisteminin geliştirilmesi çalışmalarının yanı sıra yurt dışında da iş birliği bağlantıları kurmaya yönelik çalıştaylar düzenlendi.
TÜBİTAK ULAKBİM
TÜBİTAK ULAKBİM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) 2025 yılında önemli yenilik ve başarılara imza attı.
ULAKBİM tarafından işletilen TRUBA altyapısında yer alan ARF-ACC süper bilgisayar sistemi dünyanın en hızlı süper bilgisayarları arasında 145. sıraya yükseldi. Aynı zamanda enerji verimliliği açısından da Green500 listesinde 45. sırada yer aldı. Dünyanın 14. süper bilgisayarı MARENOSTRUM 5'e 2024’te ulaşılan doğrudan erişim imkânı, bu sene de devam etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın desteği ile TÜBİTAK’ın ortak olarak yer aldığı BSC Yapay Zekâ Fabrikası (BSC-AIF) Avrupa Birliği tarafından ilk yedi yapay zekâ fabrikası arasında yer alarak desteklendi.
Yıllık 200 milyondan fazla ziyaretçi sayısına ulaşan açık erişim platformu DergiPark’ın 2025 yılında kayıtlı kullanıcı sayısı 830 binin üzerine çıktı. TR Dizin ise 2025 sonu itibarıyla 7 milyon etkin kullanıcı, 8,3 milyon görüntülenme sayısı elde etti.
ULAKBİM tarafından hayata geçirilen Felaket Kurtarma Merkezi (ULAKFKM) ile şu ana kadar 71 üniversite kullanıcılarını aktif hâle getirdi, 42 üniversite sisteme veri göndermeye başladı ve 167 TB veri depolandı. ULAKBİM Bulut Altyapısı, 732 çekirdek işlem gücü, 12.7 TB bellek, 330 TB blok depolama ve 440 TB obje depolama kapasitesi ile hizmet vermeye devam ediyor.
Akademik dergilerde de başarılar elde edildi. 2025 yılında yayımlanan Journal Citation Reports verilerine göre SCIE (Science Citation Index Expanded) koleksiyonunda yer alan 49 dergiden 10’u TÜBİTAK tarafından yayımlanan akademik dergiler oldu. Ayrıca Turkish Journal of Agriculture and Forestry, Türkiye adresli dergiler arasında kendi kategorisindeki tek Q1 dergisi olma özelliğini sürdürüyor.
3 milyon araştırmacıya hizmet veren EKUAL kapsamında makale indirme sayıları 2025 yılı boyunca artarak yaklaşık 43,2 milyon tam metin indirme ve 30,2 milyon bibliyografik taramaya ulaşılacağı tahmin ediliyor. Wiley yayınevine ait dergilerde 1561, Springer Nature yayınevine ait dergilerde 2711 makalenin açık erişimli olarak yayımlanması sağlandı.
TÜBİTAK UZAY
Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A, yörüngedeki tüm testlerini başarıyla tamamlamasının ardından hizmete alındı.
Ülkemizin ilk uydu donanımı ihracatı, İMECE uydusu için geliştirilen yüksek çözünürlüklü elektro-optik kamerayla gerçekleştirildi. Ayrıca uydumuz İMECE, GÖKTÜRK-2B ismiyle Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine dâhil edildi.
Türkiye'nin insanlı ilk uzay bilim misyonu olan Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında gerçekleştirilen deneyler, 23–24 Haziran 2025 tarihlerinde TÜBİTAK UZAY ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda değerlendirildi.
IAC 2025 Sidney: Avustralya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nde (IAC 2025) Türkiye'nin uzay vizyonu tanıtıldı. Özellikle 2026'da Antalya'da yapılacak olan IAC kongresinin ön hazırlıkları ve tanıtımları bu zirvede gerçekleştirildi.
Space Tech Expo ve IDEF 2025: Bremen'deki Space Tech Expo ve İstanbul'daki IDEF 2025 fuarlarında, TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen uydu kameraları, yıldız izlerler ve elektrikli itki sistemleri gibi alt sistemler uluslararası pazara sunuldu.
Araştırma ve inovasyonun sınırlarını genişleten TÜBİTAK, kutuplardan uzayın derinliklerine kadar uzanan araştırmalar ve yerli projelerle 2025 yılını gururla tamamladı. Türkiye’nin bilimsel liderliğini her geçen gün daha ileriye taşıyan TÜBİTAK, yenilikçi projeleriyle yarının dünyasını şekillendirmeye devam ediyor.