“Üniversite Öğrencileri Sanayiye Yönelik Araştırma Projeleri Destekleme Programı” 2024/1 dönemine yapılan başvurular alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmiş ve destek almaya hak kazanan projeler belirlenmiştir.
2024/1 döneminde toplam 1.945 onaylı başvurudan 1.154 proje destek almaya hak kazanmıştır.
Başvuru durumu ile ilgili sonuçlar, program web sayfasında ve BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi (e-bideb.tubitak.gov.tr) üzerinden kullanıcı girişi yapılarak “Başvuru Durumu” alanından görülebilir.
Detaylı bilgi için program web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Within the scope of the World Bank Turkey Green Industry Project, coordinated by the Ministry of Industry and Technology, the private sector's product or process development activities for green transformation are supported by TÜBİTAK-TEYDEB. The new call for Green Transformation in Industry, code 1832, has been opened as of 07.04.2025, and applications will be accepted till 16.06.2025.
In this call, the pre-commercialization activities of the prototypes obtained through previous R&D studies for the green transformation activities of the companies will be supported. These studies may be a continuation of R&D projects previously supported by TÜBİTAK-TEYDEB. R&D studies carried out by KOSGEB projects or other national or international funds and companies' own resources, which have not yet been commercialized, are also within the scope of the call. Applications from SMEs and large-scale organizations are eligible, and joint applications can also be made. Prototype development or improvement, validation and certification tests, on-site implementation, scaling, demonstration and field trials covering the TRL 5-9 range are within the scope of the call. Support period is up to 24 months, the upper limit of the project budget is 9.500.000 TL for micro/small-scale companies, 15.000.000 TL for medium-sized companies, and 28.000.000 TL for large-scale companies. Within the scope of the call, interest-free reimbursable support will be provided to capital companies, with a maximum of 50% to be repaid. The support rate is 70% for large-scale companies, 80% for SMEs, and 90% for SMEs in earthquake zones, respectively. A part of the support to be reimbursed can be converted into grant support. The repayment of the support to be used will start 1 year after the project ends.
Click here for more information.
Applications can be made electronically through the TEYDEB Project Evaluation and Monitoring System - PRODIS (eteydeb.tubitak.gov.tr).
In the fields specified in the call for sports technologies with the “BİGG Sports Awards” competition; it is aimed to reward and promote products that have creative, innovative, technical excellence and competitive characteristics, with unique differences and contribute to national technological accumulation.
As a result of the evaluation of the jury, 5 companies (1.000.000 TL) will be given a total of 5.000.000 TL prize and BİGG Sports Award Certificate will be given.
The closing date updated as 15 April 2025.
“BİGG SPOR Ödülleri” yarışması ile spor teknolojilerine ilişkin çağrıda belirtilen alanlarda; yaratıcı, yenilikçi, teknik mükemmeliyete ve rekabet özelliklerine sahip, özgün farklılıkları olan ve ulusal teknolojik birikime katkı sağlayan ürünlerin ödüllendirilmesi ve kamuoyuna tanıtılması hedeflenmektedir.
Yarışma jürisinin değerlendirmesi sonucunda belirlenecek 5 firmaya (her firmaya 1.000.000 TL) toplam 5.000.000 TL para ödülü ve ayrıca BİGG SPOR Ödül Belgesi verilecektir.
Çağrı kapanış tarihi 15 Nisan 2025 olarak güncellenmiştir.
Within the scope of the World Bank’s Turkey Green Industry Project coordinated by the Ministry of Industry and Technology, product or process development activities related to the green transformation in the private sector are supported by TÜBİTAK-TEYDEB. As part of this effort, a new call under the 1833-coded SAYEM Green Transformation program, which operates under the 1801-coded Repayable and Grant Support Program for Industrial R&D Projects, has been opened as of 16.04.2025. Applications will be accepted until 16.06.2025.
Under this call, Industry-Oriented R&D and Innovation Networks, which are technology ecosystems, will be supported through the creation of innovation platforms in cooperation with the private sector, universities, and public institutions. These networks aim to develop high value-added products or product groups that will contribute to green growth in our country. A specialized R&D and Innovation Platform will be established under the leadership of the private sector in collaboration with universities and public institutions. Through this platform, Productization Roadmaps (ÜYH) will be created, and Productization Programs (ÜPG) will be supported to develop products or product groups aligned with the goals of green transformation. Consortium applications in the form of platforms will be accepted for this call. The requirements for becoming a platform coordinator are outlined in the call announcement. The program duration is 36 months, with a maximum proposed budget of 300,000,000 TL per platform. Private sector organizations participating in the platform may receive support as grants and repayable funds, while universities and research institutions will receive 100% grant support. The budget upper limit is 15 million TL for SMEs, 60 million TL for large-scale enterprises, and 10 million TL for universities and research institutions.
Applications for the call can be submitted electronically via the TEYDEB Project Evaluation and Monitoring System – PRODİS (eteydeb.tubitak.gov.tr).
AİB (Akdeniz için Birlik Araştırma ve İnovasyon Bölgesel Platformu)
ANSO (Kuşak ve Yol Bölgesi Uluslararası Bilimsel Kuruluşlar Örgütü)
COMSATS (Güneyde Sürdürülebilir Kalkınma için Bilim ve Teknoloji Komisyonu)
CORNET (Kollektif Araştırma Ağı)
COST (Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği)
ECO (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı)
EMBO (Avrupa Moleküler Biyoloji Örgütü)
GRC (Küresel Araştırma Konseyi)
ICGEB (Uluslararası Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi)
KEİ (Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü)
NATO SPS (Barış ve Güvenlik için Bilim)
OECD GSF (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü Küresel Bilim Forumu)
OIC (İslam İşbirliği Teşkilatı)
PRIMA (Akdeniz Bölgesinde Araştırma ve İnovasyon için Ortaklık)
TWAS (Dünya Bilimler Akademisi)
WAITRO (Dünya Endüstriyel ve Teknolojik Araştırma Kuruluşları Birliği)
Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Program and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the Chinese Academy of Sciences (CAS) joint research projects on “Energy” and “Information and Communication Technologies” to be carried out between the scientists of the two countries will be supported. Call sub-thematic areas are stated in the call text.
Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in China as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.
Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 20th of June 2025, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system.
Detailed information about the call can be accessed through the call text below.
TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Çin Bilimler Akademisi (Chinese Academy of Sciences – CAS) arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde açılan çağrı kapsamında iki ülkenin bilim insanları arasında “Enerji” ve “Bilgi ve İletişim Teknolojileri” alanlarında gerçekleştirilecek olan ortak araştırma projeleri desteklenecektir. Çağrı alt tematik alanlarına yönelik bilgi çağrı metninde sunulmaktadır.
Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Çin’de çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir.
20 Haziran 2025 saat 23:59’a kadar açık kalacak çağrı kapsamında, TÜBİTAK'a yapılacak proje başvurularının elektronik başvuru sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Çağrıya ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıdaki çağrı metni üzerinden ulaşılabilmektedir.
Bilim ve teknoloji alanında çeşitli ülkelerle hükümetlerarası ya da kurumlararası düzeyde imzalanan ikili işbirliği anlaşmaları mevcuttur. Söz konusu anlaşmalar çerçevesinde ortak araştırma projeleri desteklenmekte ve izlenmekte, ortak bilimsel toplantılar, uzman değişimleri, çalışma ziyaretleri gibi etkinliklere maddi destek sağlanmaktadır.
ÖNEMLİ NOT: TÜBİTAK tarafından yürütülen ikili işbirliği programları kapsamında yapılacak proje başvuruları tamamen elektronik sistem üzerinden yürütülmeye başladığından posta ile yapılan başvurular bundan böyle dikkate alınmayacaktır. Başvuru süreci uidb-pbs.tubitak.gov.tr adresi üzerinden yürütülmelidir. Sistem üzerinden başvuruya açık programları görüntüleyebilir ve programlar hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
2224-A Grant Program for Participation in Scientific Meetings Abroad and 2224-B Grant Program for Participation in Scientific Meetings within the Country run by TÜBİTAK Science Fellowships and Grant Programmes Directorate (BİDEB) 2025/2 calls are open for application. Applications will be received through the TÜBİTAK BİDEB Application and Monitoring System until 2 May 2025 at 17:30 (UTC+3)
Click here for call text and details about 2224-A Grant Program for Participation in Scientific Meetings Abroad.
Click here for call text and details about 2224-B Grant Program for Participation in Scientific Meetings within the Country.
Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın devir teslim töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Ankara'da düzenlenen törende, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın da hazır bulundu.
Tören kapsamında, TÜRKSAT 6A'nın üretim ve test süreçleri başarıyla tamamlanarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı TÜRKSAT AŞ'ye resmi olarak teslim edildi.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'nın hizmete alma töreni vesilesiyle bugün beraberiz. TÜRKSAT 6A'yı 9 Temmuz 2024'te uzaya fırlatmış, ilk test yayınını 17 Şubat'ta yapmıştık. Tüm süreçler sorunsuz tamamlandı. TÜRKSAT 6A'nın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Projenin başarıyla ilerletilmesine emeği geçen kardeşlerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“En az 15 yıl hizmet verecek TÜRKSAT 6A ile TÜRKSAT'ın işlettiği haberleşme uydularının sayısı 6'ya, uzaydaki uyduların mevcudu da 10'a yükselmiş oluyor. Yeni haberleşme uydumuz televizyon yayıncılığı başta olmak üzere acil durum haberleşmesi için geniş kapsama alanı sunacak” diyen Erdoğan, “Uzay iletişim ve haberleşme sektörlerimiz için atılmış çok büyük bir adım olan TÜRKSAT 6A uydumuzun ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlar getirmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla 84 yerli ekipman kullanılarak geliştirdiğimiz TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye kendi haberleşme uydusunu üreten 11 ülkeden biri konumuna yükseldi” vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllara sari bu çalışmalar ve teknolojilerle uzayda pek çok kritik eşiği aştık. En yüksek yerlilik oranına sahip TÜRKSAT 6A uydumuzu üretme imkan, yeteneğine sahip olduk. Yapamayız diyenlere inat biz yaparız, hatta daha iyisini yaparız dedik. Karamsarlık aşılayanlara kendi ülkesinden umudunu kesenlere asla kulak asmadık. Yılmadan, yorulmadan, inanç, sabır ve azimle çalışarak bugünlere kadar hamdolsun alnımızın akıyla geldik. Her bir mühendisimize buradan bir kez daha kalpten teşekkür ediyorum” değerlendirmelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 yıldır olduğu gibi önce hayalleri hedeflere, sonra da hedeflere gerçeklere dönüştürmeye hep beraber inşallah devam edeceğiz. Uydularımızın dünya genelinde ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara yükselecek. Teknoloji transferi ve tecrübe kazanımı sayesinde ülkemiz uydu ve bileşenlerinin üretiminde önemli pazar payına sahip olacak.
Devrim niteliğindeki projeyle yerli ve milli uydu platformuna sahip olduk. Alt yüklenicilerle birlikte uydu üretim ekosistemi kurarak birçok kurum ve kuruluşumuzun uzay sanayine katkı vermesini sağladık. Aktif roller üstlenen mühendis ve personelle birlikte uydu ve uzay teknolojileri için insan kaynağı yetiştirmiş olduk.
Fırlatma süreci de TÜRKSAT tarafından yönetildi. Dünya nüfusunun yüzde 60'ından fazlasını 5 milyar nüfusu kapsama alanına alan uzay çalışmalarında parmakla gösterilen ülkeler arasına girdik.
Elde edilen bu kazanım ve etkinliklerle milli uydu markamızı oluşturma ve uzay şirketi kurulması noktasında önemli fırsat yakaladık.
İnşallah çıtayı sürekli yukarıya çıkartarak hedeflerimize ulaşacağız. Dünyadaki gelişmelere baktığımızda şu gerçeği görmekteyiz. Türkiye'nin önünde tarihi fırsat penceresi açılmaktadır. Hiç kimsenin şahsi ikbali özellikle bu uğurda heba etmesine izin veremeyiz” dedi.
“TÜRKSAT 6A uzaydaki bilgi birikiminin göstergesi”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, hizmete alınan TÜRKSAT 6A'nın uzaydaki bilgi birikiminin göstergesi olduğunu belirterek, "TÜRKSAT 7A ile yüksek çözünürlüklü gözlem gerçekleştirecek, yeni nesil takım uydularımız İmece-2 ve İmece-3 ile uzayda iddiamızı güçlendireceğiz" dedi
Uzayın artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği, tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni buluşların hızla yaygınlaştığı bir alana dönüştüğüne dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti: "Uydu teknolojilerinde yerlileşme ve millileşme çabalarımızın eseri gözlem uydumuz Göktürk-2, 12 yıldır uzaydaki gözümüz olarak görev yapıyor. Göktürk-2'de elde ettiğimiz çok yönlü kabiliyetleri, metre altı çözünürlüklü milli gözlem uydumuz İmece ile taçlandırdık. Pek çok bileşenini milli olarak geliştirdiğimiz İmece uydusuyla dünyanın her noktasından hiçbir kısıt olmadan görüntü alabiliyoruz." Kacır, yaklaşık 600 kilogram olan ve 600 kilometre yörüngede görev yapan yer gözlem uydularından sonra çıtayı yükselttiklerini belirterek, "36 bin kilometre yer sabit yörüngede görev yapacak 4 bin 250 kilogramlık haberleşme uydusu ile kabiliyetlerimizi bir üst lige taşıdık. TÜRKSAT 6A Projesi'nde daha evvel yurt dışından temin edilen TÜRKSAT haberleşme uydularının tedarik ve işletme süreçlerinde elde ettiğimiz deneyimle gözlem uydularındaki üretim kabiliyetimizi birleştirdik. TÜBİTAK Uzay, TÜRKSAT, TUSAŞ, ASELSAN ve CTech'ten 500'e yakın uzmanın görev aldığı projeyle uydu teknolojilerinde geniş bir insan kaynağı havuzu ve tecrübe birikimi oluşturduk. Güç elektroniklerinden uçuş bilgisayarına, yıldız izlerden tepki tekeri ve elektrikli itki sistemine 24 farklı kategoride 84 ekipmanı yerli imkanlarla üreterek, yüzde 80'in üzerinde yerlilik düzeyine eriştik" değerlendirmesinde bulundu.
"Uzayda iddiamızı sürdüreceğiz"
Bakan Kacır, Türkiye'de bugüne kadar ürettikleri en yüksek değere sahip teknoloji ürünü TÜRKSAT 6A'nın yörünge kabul testleri ve devreye alma işlemleri sonrasında bugün TÜRKSAT'ın işletmesi için hazır durumda olduğunu dile getirdi. Uydu çalışmalarında tarihi bir dönemeç niteliğindeki bu projenin ardından yeni atılımları hayata geçirmeye devam ettiklerini aktaran Kacır, şöyle konuştu: "Tarihimizin en büyük bütçeli teşvik programı HIT-30 ile uzay teknolojilerinde yatırımları destekliyoruz. Rekabet Öncesi İşbirliği Programı'mızda yakın yörünge uydularının üretiminde kabiliyetlerimizi geliştirecek Uydu Teknolojileri Geliştirme Çağrımız büyük ilgi gördü. Önümüzdeki dönemde uydu geliştirme alanında kamudaki kapasiteyi tek çatı altında toplayacağız. Küresel rekabet gücüne sahip milli uydu şirketimizi oluşturacağız. TÜRKSAT 6A Projesi'nde elde ettiğimiz kazanımlardan üst düzeyde yararlanacağımız TÜRKSAT 7A ile yüksek çözünürlüklü gözlem gerçekleştirecek yeni nesil takım uydularımız İmece-2 ve İmece-3 ile uzayda iddiamızı güçlendireceğiz." Gözlem uydularında elektro-optik kamera gibi yüksek katma değerli sistemlerde başlattıkları ihracatı haberleşme uydularıyla sürdüreceklerini vurgulayan Kacır, AR-GE ve üretim kabiliyetlerini Ay Misyonu'nda değerlendirdiklerini anlattı.
Uzay Teknoparkı açılacak Kacır, kendi mühendisleri ve bilim insanlarının geliştirdiği milli itki sistemine sahip uzay aracıyla Ay'a erişeceklerini belirterek ”Bugün hizmete aldığımız TÜRKSAT 6A Projesi, uzay alanındaki stratejik vizyonumuzun ve birikimimizin somut bir göstergesidir. Elbette bu kazanımlarla yetinmeyeceğiz. Türkiye'yi uzay teknolojilerinde lider ülkelerden biri haline getirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Haberleşme uydularımızın yedinci serilerinin hazırlık çalışmalarına başladık”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Türkiye'nin ilk yerli ve milli uydusu TÜRKSAT 6A'nın ülkenin uzaydaki izini daha da güçlendireceğini belirterek, "Haberleşme uydularımızın yedinci serilerinin hazırlık çalışmalarına da başladık. Yedinci nesil uydularımızla hem yerli ve milli kaynaklarımızı kullanacağız hem de uluslararası işbirliklerinden azami yararlanacağız." dedi.
Bakan Uraloğlu Türkiye'nin 1994'te başlayan uydu serüveninin, TÜRKSAT 1B, 1C, 2A, 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B ile güçlenerek devam ettiğini söyledi. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla 84 yerli ekipmanla üretilen TÜRKSAT 6A'yı hizmete alarak, Türkiye'yi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdıklarını ifade eden Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A, sadece bir uydu değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla şekillenen, ülkemizin mühendisliğinin, emeğinin ve vizyonunun uzaya kazınmış bir mührüdür." diye konuştu. Uraloğlu, bu tarihi başarının temellerinin 2014'te proje finansörleri olan Bakanlığa bağlı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi, TÜBİTAK ve TÜRKSAT arasında imzalanan anlaşmayla atıldığını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da ASELSAN tarafından geliştirilen görev yüküyle projeye paydaş olarak destek verdi. 2015'te açılan Kahramankazan'daki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimiz (USET) uydunun tasarım, entegrasyon ve test süreçlerinin ana üssü oldu. TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, TUSAŞ ve CTECH gibi milli kurumlarımızla uydu yönetim birimi, tepki tekeri, güneş algılayıcıları, antenler ve güç kontrol birimleri gibi kritik bileşenleri yerli imkanlarla üreterek bu projeyi bir şahesere dönüştürdük."
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Slovenya Cumhuriyeti Hükümeti arasında 19 Nisan 2001 tarihinde Ljubljana'da imzalanan Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması çerçevesinde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Slovenya Araştırma ve Yenilik Ajansı (ARIS) arasında 2024 yılında açılan ikili iş birliği çağrısı kapsamında aşağıdaki projelerin desteklenmesine karar verilmiştir.
| Türkiye’deki Proje Yürütücüsü | Slovenya’daki Proje Yürütücüsü | Proje Başlığı |
FÜSUN AKGÜL Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi | KATJA KLUN National Institute of Biology, Marine Biology Station, SLOVENIA | Sečovlje Tuzlalarından İzole Edilen Halofilik Mikroalg/Siyanobakterilerin Biyoaktif Madde Üretimi Ve Uyum Mekanizmalarının Terapötik Bir Yaklaşımla Araştırılması (Halgact) |
CEREN KARAMAN Akdeniz Üniversitesi | MATJAZ FINŠGAR University of Maribor | Leukosense: Lösemi Tedavilerinin Hassas İzlenmesi İçin Karbon Hibrid Nanoyapı Temelli Yeni Nesil Dna-Biyosensörler |
TUĞBA BAĞCI ÖNDER Koç Üniversitesi | BARBARA BREZNIK National Institute of Biology, Slovenia (NIB) | Arjinin Metiltransferaz Inhibitörleri ve Radyoterapi Kombinasyon Tedavisinin Glioblastoma Organoidleri Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi |
ŞAHİN KÖK Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | STANISLAV TRDAN Biotechnical Faculty, University of Ljubljana, Slovenia | Türkiye Ve Slovenya'da Tarım Alanlarına Bitişik Sulak Alan Habitatlarındaki Yerel Phytoseiid Akarların (Acari: Phytoseiidae) ve Biyolojik Mücadele Ajanı Olarak Potansiyellerinin Belirlenmesi |
MEHMET BATU ERMAN Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi | ARIO DE MARCO Nova Gorici University, Slovenia | Interleukin-1 Receptor Antagonist/Anakinra Protein Seviyelerini Ölçecek Nanokor Tabanlı Bir Medikal Diyagnostik Kit Geliştirilmesi |
HÜSEYİN ARBAĞ Gazi Üniversitesi | ILJA GASAN OSOJNIK ČRNIVEC National Institute of Chemistry/Slovenia | Ayarlanmış Adsorpsiyon/Absorpsiyon Özelliklerine Sahip Gelişmiş Biyo-Bazlı Fonksiyonel Malzemelerle Bor Giderimi |
HÜSEYİN SİVRİKAYA Bartın Üniversitesi | LAETITIA SARAH MARROT ZAG Slovenian National Building And Civil Engineering Institute, Department for Fire-Safe Sustainable Built Environment (FRISSBE) | Kömürleştirme ve Sürdürülebilir Biyobazlı Yangın Geciktirici Işlemler Yoluyla Ahşap Yapıların Yangın Performansının Iyileştirilmesi |
MERAL KEKEÇOĞLU Düzce Üniversitesi | ALEŠ GREGORC University of Maribor | Uv-B Radyasyonunun Farklı Bal Arısı (Apis Mellifera L.) Alt Türlerinin Davranışı Ve Fizyolojisi Üzerindeki Etkileri |
Çağrı Kapsamı:
Doğa, bilim ve teknoloji konularında farkındalık yaratmak amacıyla hedef kitlenin bilimsel konu, kavram ve süreçleri gözlem ve uygulamalarla anlamasına olanak sağlayan ve belirli bir program dahilinde gerçekleştirilen etkinlikler, konaklamalı veya konaklamasız eğitim programlarıdır.
Çağrı Amaçları:
4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı Logosu:
Çağrı kapsamında desteklenen projeleri https://4000.tubitak.gov.tr Portal Sayfasından inceleyebilir, etkinliklerde katılımcı olarak yer almak için başvuru yapabilirsiniz.

Gambiya Cumhuriyeti'nden üst düzey bir heyet, Türkiye-Gambiya İkinci Siyasi İstişare Toplantısı kapsamında Ankara’da bulunduğu süre zarfında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nu (TÜBİTAK) ziyaret etti. Heyette, Gambiya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Lang Yabou, Gambiya’nın Ankara Büyükelçisi Alkali Fanka Conteh ve çeşitli bakanlıkları temsilen üst düzey yetkililer yer aldı. Ziyaret kapsamında heyet, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner başkanlığındaki yetkililerle bir araya geldi.
Toplantının açılışında Prof. Dr. Güner, TÜBİTAK’ın Türkiye’nin bilim, teknoloji ve yenilik ekosisteminin şekillendirilmesinde öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Kurumun yalnızca araştırma projelerine fon sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda gıda güvenliği, biyoteknoloji, ileri malzemeler, yapay zekâ ve temiz enerji gibi stratejik alanlarda doğrudan Ar-Ge faaliyetleri yürüttüğünü belirtti. TÜBİTAK’ın, Gebze yerleşkesinde yer alan Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası’na ev sahipliği yaparak, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme çalışmalarına aktif katkı sunduğu da toplantıda vurgulandı.
Görüşmede, iki ülke arasında kurumsal düzeyde iş birliği tesis edilmesi, araştırmacılar arasında ortak projelerin teşvik edilmesi ve halihazırda BM Teknoloji Bankası iş birliğiyle yürütülen hasat sonrası teknolojilere odaklı projelerin kapsamının genişletilmesi gibi konular ele alındı. Ayrıca, TÜBİTAK araştırma merkezleri ve enstitüleri aracılığıyla gerçekleştirilebilecek yeni iş birliği alanları değerlendirildi.
Toplantıya katılan Gambiya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Lang Yabou, Türkiye ile Gambiya arasındaki dostane ilişkilerin güçlenerek sürdüğünü ifade etti. Kurumlar arasında bir Mutabakat Zaptı imzalanması sürecinin başlatılmasını memnuniyetle karşılayacaklarını belirtti. Müsteşar Yabou, Gambiya’nın genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu ve çok yönlü kalkınma hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin tecrübelerinden yararlanmak istediklerini dile getirdi. Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası ile mevcut iş birliğini sürdürmeye önem verdiklerini, TÜBİTAK ile ilişkileri daha ileri seviyelere taşımakta kararlı olduklarını ifade etti.
Gambiya’nın tarım ve turizm ağırlıklı bir ekonomi yapısına sahip olduğunu belirten Yabou, özellikle gıda işleme, hasat sonrası kayıpların azaltılması ve iklim değişikliği bağlamında gıda güvenliğini önceleyen projelerde Türkiye ve BM Teknoloji Bankası ile ortak çalışmalara açık olduklarını vurguladı.
Ziyaret, iki ülke arasında bilim ve teknoloji alanındaki ilişkilerin kurumsallaştırılması ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla tamamlandı.