Arama

+
-
0

1707 Sipariş Ar-Ge Programı, Müşteri Kuruluş’un gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan çözüm önerilerinin, KOBİ'ler tarafından Ar-Ge faaliyetlerine dönüştürülerek ticarileşebilir çıktılara ulaşılması hedefini benimsemektedir. TÜBİTAK ve Müşteri Kuruluş, bu önemli süreçte eş finansman yoluyla KOBİ'lerin gereksinim odaklı Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirmelerini sağlamaktadır.

KOBİ’ler müşterisi hazır yenilikçi ürün ve süreçler gerçekleştirmektedir. Sanayi kuruluşları arasında finansman riskinin paylaşılmasına ve fikri sınai haklar üzerinde anlaşılmasına zemin hazırlanmakta, proje yönetiminde görece daha deneyimli olan kuruluşların deneyimlerini KOBİ’lere aktarmasına imkân tanınmaktadır.

1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri için KOBİ Destekleme Çağrısı kapsamında 2026 yılı için 3 farklı çağrı dönemi planlanmaktadır, taslak takvim şu şekildedir:

 

Çağrı Açılış Tarihi

Çağrı Kapanış Tarihi

1.Çağrı Dönemi

2 Ocak 2026

13 Mart 2026

2.Çağrı Dönemi

4 Mayıs 2026

17 Temmuz 2026

3.Çağrı Dönemi

1 Eylül 2026

13 Kasım 2026

1. çağrı döneminde 1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri için KOBİ Destekleme Çağrısı 2026-1 (1707 Sipariş Ar-Ge 2026-1) açılmıştır.

Proje başvuruları TEYDEB Proje Değerlendirme İzleme Sistemi (PRODİS) üzerinden 2 Ocak 2026–13 Mart 2026 (23:59, TSİ) tarih aralığında alınacaktır.

1707 Sipariş Ar-Ge 2026 yılı 1. Çağrı Döneminde açılan çağrılar kapsamında

Yeşil Mutabakata Uyum Kapsamındaki Öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konularında sunulan projelere değerlendirme aşamasında öncelik verilecektir. 

Çağrı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan Yeşil Dönüşüm Programı’na (https://yesildonusum.sanayi.gov.tr/)  başvurularda bu Yol Haritası Raporu Şablonu kullanılmaktadır.

2007 yılından bu yana TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığı tarafından yürütülen bilim ve toplum destek programları ile okul öncesi dönemi çocuklarından lisans öğrencilerine, öğretmenlere, toplumun farklı kesimlerine yönelik bilimsel etkinlikler yapmayı hedefleyen projeler desteklenmektedir.

Hedef kitlenin bilimsel konuları, kavramları ve süreçleri gözlem ve uygulamalar yoluyla deneyimlemesine imkân tanıyan; ayrıca 12. Kalkınma Planı ile 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan kritik teknoloji alanları ve öncelikli Ar-Ge ve yenilik konuları dikkate alınarak eklenen 12 tematik çağrı alanını içeren “4004 Doğa ve Bilim Okulları Destekleme Programı” başvuru sonuçları açıklandı.

Proje yürütücüleri, değerlendirme sonuçlarını Proje Başvuru Sistemi’ne giriş yaparak hesapları üzerinden görüntüleyebilirler.

Eureka Türkiye Dönem Başkanlığı çerçevesinde, 13-14 Haziran 2024 tarihlerinde İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde Küresel İnovasyon Zirvesi başladı. 

Zirveye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır video mesaj gönderdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "20 yıl önce patent başvurularında dünya çapında 39. sıradaydık. Bugün yerel patent başvurularında 12. sıradayız. 2002 yılında yılda sadece 414 yerli patent başvurusu vardı. Geçen yıl biz 8 bin 663 yerli patent başvurusu aldık. Tasarım başvurularında da dünya ikincisiyiz. Bilimsel araştırmaların ülkelerimizin kalkınmasına katkıda bulunmasını sağlamak için, sıfırdan bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi kurduk. Son 20 yılda AR-GE harcamalarımızı 10 kat artırdık; 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara yükseldi. 47 OECD üyesi ülkeler arasında ikinci sıradayız. AR-GE iş gücümüzün 29 binden 272 bine çıkmasıyla, OECD ülkeleri arasında AR-GE personelinin en fazla arttığı ülke olduk.

Bugün ülkemizde 102 teknoparkta faaliyet gösteren 10 bin 500'den fazla teknoloji firması ve 1600'ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezi mevcut. Bu ekosistem sayesinde yüksek teknoloji sektörleri endüstriyel anlamda olumlu şekilde öne çıkıyor. İhracat hacmimiz 36 milyar dolardan 260 milyar dolara çıktı. 20 yıl içinde, özellikle imalat sanayimiz ihracat için itici güç oldu. Güneş enerjisi ve bu alana ilişkin çeşitli ürünlerde Avrupa'nın lider üreticisiyiz. Önemli teknolojilerde söz sahibi bir ülke olmayı başardık. Havacılık, savunma ve enerji alanlarında önemli ilerlemeler kaydettik." İfadelerini kullandı.

"Ülkemizde yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracağız. Avrupa araştırma alanının vazgeçilmez bir bileşeni olan Türkiye, Ufuk 2020 Programı'na katılan 16 ülke arasında 4. sırada yer alıyor.

Amacımız Ufuk Avrupa'da daha da büyük başarılar elde etmektir. Ufuk Avrupa Programı'nın ilk 3 yılına ilişkin sonuçlar, Türkiye'nin güçlü ve olumlu eğiliminin devam ettiğini gösterdi. 2021'den bu yana 527 proje, 877 Türk araştırmacı ve yenilikçi firmanın yer aldığı projelerde 258 milyon avro hibe desteği alındı. Türkiye, 1985 yılındaki kuruluşundan bu yana Eureka ağının aktif bir katılımcısı olmuştur. Bu olağanüstü platformu tanımlayan kolektif bilgeliğe ve yenilikçiliğe katkıda bulunmakta ve bunlardan yararlanmaktadır. Türkiye, son yıllardaki aktif tavrıyla Eureka'nın başarılı aktörleri arasında yer alıyor. 2023 yılında 276 Türk kuruluşu farklı Eureka programları kapsamında finansman başvurusunda bulundu. Yaklaşık 125 milyon avroluk kamu-özel yatırımı çeken, finansman için onaylanan 37 projeye 116 kuruluş katılıyor."

Brezilya'nın Eureka'ya katılmasından mutluluk duyduklarını belirten Kacır, "Tüm ulusları, kuruluşları ve yenilikçileri bu yolculukta uzmanlıklarını paylaşmak ve sürdürülebilir ve müreffeh bir toplum inşa etmek ve iş birliği yapmak için Eureka'ya katılmaya davet ediyoruz." diye konuştu.

“Zirve, araştırma, geliştirme ve en ileri teknoloji ile yönlendirilen bir geleceği teşvik etme konusundaki ortak kararlılığımızın bir kanıtıdır

Zirvenin açılışında konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal  da “Dünya çapında iş birliği ve inovasyonu simgeleyen bu etkinlikte sahnede olmak bir ayrıcalıktır. Zirve, araştırma, geliştirme ve inovasyon ile yönlendirilen bir geleceği teşvik etme konusundaki ortak kararlılığımızın bir kanıtıdır.” ifadelerini kullandı. 

Küresel zorlukların daha karmaşık, dinamik ve daha değişken hale geldiğine vurgu yapan Mandal, “Mevcut bilgi ve deneyim bu zorluklarla başa çıkmak için yeterli olmayabilir. Bunun için yenilikçi yaklaşımlarla araştırma, geliştirme ve inovasyon bizim ortak dilimiz. Bu nedenle, küresel anlamda Eureka'nın rolünün her zamankinden daha önemli hale geldiğini düşünüyorum.” değerlendirmelerinde bulundu. 

Karşı karşıya olduğumuz zorlukların neler olduğunun yanında nasıl çözüm üretileceği olduğu sorusuna yanıt vermenin önemli olduğunu kaydeden TÜBİTAK Başkanı, “Eureka bu soruya cevap vermek için önemli platformlardan biri. Bu nedenle, özellikle 2023 ve 2024 yılları için dönem başkanlığımızı yaparken, sadece zorlukların adını değil, bu noktalarda neleri başarmamız gerektiğini de ele alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz,  yeşil ve dijital dönüşüm gündemimizin üst sırasında yer alıyor.” dedi. 

“Eureka çağrılarına katılmalarını desteklemek için yeni bir fon mekanizması oluşturarak inovasyon ekosistemimizi geliştirme konusundaki kararlılığımızı gösterdik”

Prof. Dr. Mandal, “Türkiye, Eureka Ağı'nda üçüncü, Eureka Kümeleri'ne katılımda ise ikinci sırada yer alarak inovasyona olan bağlılığımızın altını çizmektedir. Ayrıca bu yıl, üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin Eureka çağrılarına katılmalarını desteklemek için yeni bir fon mekanizması oluşturarak inovasyon ekosistemimizi geliştirme konusundaki kararlılığımızı gösterdik.” diye konuştu. 

“İnovasyon ekosisteminin en önemli aktörlerinden biri olan Kanada ve Almanya'ya bayrağı devrederken yaptıklarımızdan dolayı çok huzurluyuz ve Kanada-Almanya ortak dönem başkanlığının daha da üzerine koyacağından hiç şüphemiz yok.” dedi. 

 “Bu etkinlik, sadece bir toplantıdan çok daha fazlasıdır”

Eureka’nın Dönem Başkanı ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Doğan “2023/24 Türkiye Eureka Dönem Başkanlığı himayesinde düzenlenen bu etkinlik, sadece bir toplantıdan çok daha fazlasıdır; bir yaratıcılık potası ve farklı geçmişlerden gelen bireylerin fikir alışverişinde bulunmak, ortaklıklar kurmak ve inovasyonun geleceğini etkilemek için bir araya geldiği bir mekandır.” ifadelerini kullandı. 

Ar-Ge ve inovasyon alanında uluslararası iş birliğine yönelik dünyanın en büyük kamu ağı olan Eureka’nın  yaklaşık 40 yıl önce 18 Avrupa ülkesi ve AB Komisyonu tarafından kurulduğunu hatırlatan Doğan, “Yıllar içinde, Avrupalı olmayan katılımcılar da dahil olmak üzere 47 üye ülkeyle güçlü bir platform haline geldi. Eureka'nın misyonu, sanayi ve araştırma kuruluşlarının dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artıran ileri teknolojilerin, ürünlerin ve hizmetlerin geliştirilmesini teşvik etmektir.” dedi.

 “Türkiye, ağın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır”

“Eureka'nın kurucu üyelerinden biri olan Türkiye, ağın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Bu canlı ağa katkıda bulunan ve ondan yararlanan en aktif katılımcılardan biri olmaktan gurur duyuyoruz.” vurgusu yapan Doğan,  “Bu başkanlık görevini üçüncü kez üstleniyoruz ve Eureka'da uzun süredir devam eden faaliyetlerimize değerli bir katkı oldu. TÜBİTAK'ın koordinasyonunda, her biri uluslararası endüstriyel iş birliğini teşvik etmeyi ve teknolojik sınırlarımızı ilerletmeyi amaçlayan çok sayıda önemli etkinlik ve toplantıya ev sahipliği yaptık. Başkanlığımız, yıl boyunca önemli tartışmaları kolaylaştıran üst düzey grup toplantıları ve yönetim kurulu toplantıları da dahil olmak üzere birçok önemli girişimle damgasını vurdu. Bu toplantılar sadece idari kararlarla değil, stratejik tartışmalar ve iş birlikleri yoluyla inovasyonun geleceğini şekillendirmekle ilgiliydi.” bilgilerini paylaştı. 

 “Sadece araştırma ve inovasyonda güçlerimizi birleştirerek yeşil ve dijital geçişleri mümkün kılan dönüştürücü çözümler bulacağız”

Zirveye video mesaj gönderen Avrupa Komisyonu Yenilik, Araştırma, Kültür, Eğitim ve Gençlikten Sorumlu Komisyon Üyesi Liana Ivanova da “Türk hükümetini Eureka dönem başkanı olarak geçirdiği başarılı yıl için içtenlikle kutluyorum.” dedi.

Ivanova “Sadece araştırma ve inovasyonda güçlerimizi birleştirerek, sadece Türkiye için değil, aynı zamanda Eureka ağı ve Avrupa Birliği için de yeşil ve dijital geçişleri mümkün kılan dönüştürücü çözümler bulacağız.” ifadelerini kullandı. 

Açılış oturumlarının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil moderatörlüğünde Bulgaristan İnovasyon ve Büyüme Bakan Yardımcısı Krassimir Yakimov, Romanya Araştırma, İnovasyon ve Dijitalleşme Bakanlığı Bakan Yardımcısı Andrei Alexandru, Avrupa Komisyonu 'ERA & İnovasyon' Direktörü Anna Panagopoulou, Çek Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Radka Wildová’nın katılımıyla bir panel gerçekleştirildi. 

Avrupa Yenilik Konseyinden ödül alan Prof. Dr. Rana Sanyal’ın inovasyona yönelik ilham verici bir konuşma gerçekleştirdiği zirvede sonra da eş zamanlı paneller gerçekleştirildi. Yeşil ve Dijital Dönüşüm konularına odaklanan zirve, tematik paneller, sunumlar ve ülke tanıtımları gibi çeşitli oturumlar gerçekleşti. Zirvede; katılımcıların proje fikirlerine ortaklar bulabilmeleri için sunumlar yapabilecekleri ve ikili görüşmeler gerçekleştirebilecekleri ortamlar oluşturuldu.  Eureka üyesi 47 ülkeden 2000’in üzerinde üst düzey katılımcı, alanında lider firmalar, inovasyon liderleri, sanayi kuruluşları ve KOBİ'lerin de yer aldığı zirvede birçok ülkeden paydaşlar, proje ortaklıkları oluşturmak ve ikili görüşmeler yapma fırsatı buluyor. 

Zirve yarın da İstanbul Haliç Kongre Merkezinde devam edecek. 

Ortak Proje Önerme ve Destekleme Koşulları

ORTAK PROJE ÖNERME VE DESTEKLEME KOŞULLARI

  • Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türk proje ekibinin, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri ve çağrı metnindeki şartlara uygun Pakistanlı proje ekibiyle "proje ortağı" olarak anlaşmaları gerekmektedir.
  • Türkiye'deki proje ortaklarının proje başvurularını elektronik başvuru sistemi üzerinden incelenmek üzere TÜBİTAK'a, Pakistanlı proje ortaklarının ise PSF’e e-posta yoluyla iletmeleri gerekmektedir. Tek taraflı başvurular kabul edilmemektedir.
  • TÜBİTAK ve PSF kendilerine iletilen proje önerilerini kendi iç prosedürlerine göre incelemekte ve değerlendirmektedir. Değerlendirme bilimsel yeterlilik esasına göre yapılmaktadır. Her iki kuruluş incelenen proje önerileri hakkındaki kararlarını birbirlerine bildirmekte, iki tarafça da uygun bulunan projeler desteklenmektedir.
  • Projeler bilim insanı ve bilgi değişimi yoluyla uygulanmaktadır. Bu nedenle, proje kapsamında karşılıklı talep edilen araştırmacı değişimi süre ve sayısının ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmesi gerekmektedir.

 

  • Projeler kapsamında yapılacak araştırmacı değişimlerinde, Kabul Eden Taraf konaklama, yeme-içme ve yerel seyahat masraflarını üstlenmekte, Gönderen Taraf ise uluslararası seyahat masraflarını karşılamaktadır. Bu kapsamda, ortak Ar-Ge projeleri kapsamında Pakistan’a gidecek Türk araştırmacılar için aşağıda belirtilen imkânlar sunulacaktır:

 

 Bir otel veya eşdeğerinde ücretsiz konaklama,

 Günlük İaşe: 5000 Rs.

 

  • Proje bütçesi; Araştırma bütçesinin yanı sıra uluslararası seyahat masraflarını da kapsamaktadır:
  • Uluslararası Ar-Ge ve Yenilik projeleri destek üst limiti (Proje Teşvik İkramiyesi (PTİ) ve Kurum hissesi hariç) proje başına, projenin sanayi ortakları için 1.000.000 TL,  akademi-kamu ortakları için ise 720.000 TL’dir.
  • Makine-teçhizat taleplerinin toplam bütçe ile dengeli olması gözetilir.
  • Altyapı oluşturmaya yönelik olan projeler desteklenmez.

 

  • Projede görev alma limitleri: Uluslararası projelerde görev alabilmeye ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Araştırmacılar istedikleri kadar uluslararası işbirliği projesinde yürütücü ve araştırmacı olarak görev alabilirler. Uluslararası işbirliği programları, TÜBİTAK Ulusal proje kotalarına dâhil değildir.
  • Proje süresi: Proje süresi en fazla 36 aydır.

Türkiye’de bilimin ve teknolojinin amiral gemisi TÜBİTAK'ın 61. Kuruluş yıl dönümü görkemli bir törenle kutlandı. TÜBİTAK Başkanlık binasında Feza Gürsey konferans salonunda düzenlenen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın ev sahipliği yaptığı törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, TÜBİTAK yöneticileri ve TÜBİTAK çalışanları katıldı. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK’ın 61. kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada, TÜBİTAK’ın, ülkemizin bilim ve teknoloji politikalarına rehberlik etme vazifesiyle 1963’te kurulduğunu belirterek, “Ülkemiz için iftihar kaynağı, Millî Teknoloji Hamlemizin birçok vitrin projelerinde son 1 yılda da TÜBİTAK’ın mührünü gördük. TÜBİTAK öncülüğünde ülkemizin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzay ile buluşturarak kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen 11 ülke arasına girdik. Ülkemizin gelişimi ve kalkınması için kritik öneme sahip MODSİMMER TRUBA Veri Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesi’ni özel sektör, kamu ve akademimizin çalışmalarına tahsis ettik.” dedi.

“Millî Muharip Uçağımız (MMU) Kaan’ın kalbinde yer alan ve onu 5. nesil bir uçak hâline getiren bilgisayarın bütünleşik işlemci ünitesini geliştirerek bu kabiliyete sahip birkaç ülkeden birisi olduk.” vurgusu yapan Kacır, “Bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün kanatları gökyüzünde güvenle süzülüyor. Türkiye’nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi BOZDOĞAN ve ilk görüş ötesi havadan havaya füzesi GÖKDOĞAN’ı envanterimize kazandırdık.” ifadelerini kullandı.

“Hassas sensörleri yerli ve milli olarak üreteceğiz”

Bakan Kacır, “Temelini yılın ikinci yarısında atacağımız yeni çip üretim tesisimizle, çip tasarım ve üretiminde önce 110 nanometre, ardından da 65 nanometre teknolojisine geçiş yapacağız. Başta elektrikli araçlar olmak üzere, yenilenebilir enerji sistemlerinin ihtiyaç duyduğu tüm çipleri ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan hassas sensörleri yerli ve millî olarak üreteceğiz. TÜBİTAK bilim, inovasyon ve araştırma ekosistemimizin tüm unsurlarını harekete geçirmeye devam ediyor. Sanayi Ar-Ge destekleri kapsamında son 1 yılda 3 bin 654 projeye 4,2 milyar lira destek verdik. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle 175 milyon dolarlık bir finansmanı sanayicilerimizin yeşil dönüşüm odaklı, Ar-Ge ve teknoloji projelerine tahsis ettik. “ diye konuştu.

Yeni başarı hikayesinin ana faktörü, “Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı” 

“Yapay zekâ alanında, millî ürün ve çözümlerin oluşturulma sürecinde rol alan tüm aktörleri, aktif bir iş birliği modeliyle desteklediğimiz Yapay Zekâ Ekosistem Çağrımızı açtık. Türkiye Yüzyılı’nda teknoloji girişimciliğinin, ekonomide hep birlikte yazacağımız yeni başarı hikâyesinin de ana faktörü olduğuna inanıyoruz. “ diyen Kacır, “Akademi ve Kamu Ar-Ge desteği kapsamında son 1 yılda 6 bin 231 projeye 6 milyar TL destek sağladık. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformlarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine öncelik tanıdık.” ifadelerini kullandı.

Son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gence 3,1 milyar TL destek 

Bakan Kacır, “Bilim insanı ve gençlere yönelik burs ve destek programları ile yine son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gencimize 3,1 milyar TL destek verdik. Lisans düzeyindeki 3 bin bursiyerimizi araştırma ekosistemimize erken yaşta dahil ettik. Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız kapsamında bilimsel çalışmalarını ülkemizde sürdüren 171 nitelikli araştırmacı programı başarıyla tamamladı. Programın 2024 çağrısı için değerlendirmelerimize devam ediyoruz. “ dedi.

“Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye ilgilerini destekleyeceğiz”

“Gençlerimizi bilim ve teknoloji kültürü ile buluşturacak ve onların bu alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak hamleleri gerçekleştiriyoruz. Gençlerimizin bilim ve teknoloji dünyasına adım atmalarında önemli bir basamak olarak gördüğümüz TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları’na 41 bin 600’ün üzerinde proje ile 65 bin 500’e yakın öğrencimiz katıldı.” diyen Kacır, “Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye olan ilgilerini desteklemeyi sürdüreceğiz. Teknoloji geliştiren bir gençliğin peşinde; bilim fuarları, bilim şenlikleri ve bilim söyleşileri ile bilimi gençlerimizle buluşturmayı sürdürüyoruz. Son 1 yılda 4 bin 133 bilim söyleşisiyle 620 binden fazla öğrenciyi bilim insanlarıyla bir araya getirdik. Desteklediğimiz 3 bin 284 bilim fuarı ile 250 bin öğrencimiz ve 3 milyon ziyaretçimizde bilimsel farkındalığı yeşerttik.” değerlendirmelerinde bulundu.

DENEYAP Teknoloji Atölyesinde, 15 bin 910 öğrencinin eğitimleri devam ediyor

Bakan Kacır, “Son 1 yılda toplumla bilimi, bilimle toplumu buluşturan 11 bilim merkezini hizmete açtık. 32 bilim merkezimizde aynı dönemde 3 milyon 540 bin ziyaretçi ağırladı. 81 ilimize kazandırdığımız 145 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde 15 bin 910 öğrencimizin eğitimleri devam ediyor.  Gençlerimize hayallerinin peşinden koşma imkânı sunan Dünya’nın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde bu yıl 16 farklı kategorideki yarışmalar TÜBİTAK katkısıyla gerçekleşecek. Gençlerimizden küçük yaşlardan itibaren birer bilim okuryazarı olmalarını sağlayan ‘Okullarımızı TÜBİTAK Kitaplarıyla Buluşturuyoruz Projesi’ kapsamında 3 ilimizde 4 bin 931 okulumuzu 773 bin 540 popüler bilim kitabı ile buluşturduk. Her yaştan okuru bilimle buluşturan TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerimiz Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik’ın abone sayısında geçtiğimiz yıla göre yüzde 410 artış yakalayarak 630 bine aboneye ulaştık.” diye konuştu. 

“Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz”

“Bilim, teknoloji ve Ar-Ge’nin ülkemizde güçlenmesinde her zaman bayrak taşıyıcısı vazifesi gören TÜBİTAK, Türkiye Yüzyılı’nda da gerçekleştirdiği çalışmalar ile sürdürülebilir refah ve istikrarın, adil paylaşımın, kapsayıcı çözümlerin adresi olmaya devam edecek. Ülkemizin ihtiyaç ve hedeflerine cevap veren projeleri hayata geçirmedeki güçlü rolünü sürdürecek.” vurgusu yapan Kacır, “Ülkemizin kritik araştırma alanlarında uzmanlığını derinleştireceğiz. Kuantum, nörobilim, opto-elektronik/fotonik, nanomalzemeler ve nükleer füzyon/fisyon, sentetik biyoloji gibi geleceğin teknolojilerini şekillendiren temel bilim alanlarında yapacağımız yatırımlarla dünyayı değiştirecek buluşların ülkemizden çıkmasını sağlayacağız.  TÜBİTAK bünyesindeki mevcut Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetlerimizi ekonomik değere dönüşmesini temin edeceğiz. “ dedi.

“Ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, yaptığı konuşmada “61. yılını kutladığımız bu kurumda çalışmaktan onur duyuyorum. “ vurgusu yaptı. Mandal, Bakan yardımcılığından bu yana her yıl kuruluş yıldönümünde TÜBİTAK’ın yanında olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür etti. 

TÜBİTAK çalışanları tarafından hazırlanan şarkıya vurgu yapan Mandal, törenin başlangıcında videosu izlenen şarkının sözlerinin TÜBİTAK çalışanları tarafından yazılarak yapay zekaya yüklendiğini ve şarkının oluşturulduğunu söyledi. 

Mandal, “TÜBİTAK’ın 1963’te kurulduğundan bu güne hiçbir zaman değişmeyen iki ana amacı var. Ülkemiz için, o gün için ihtiyaç neyse o ihtiyaç bilgi üretmek aynı zamanda daha da önemlisi olan o bilgiyi üretecek olan insan kaynağını yetiştirmek” diyen Mandal, “Yıllar boyunca bunun için çalışan ve emek sarfeden bir kurumuz. Özellikle son yıllarda artık bu bilgi üretmeyi sadece bir kapasite geliştirme değil, gerçekten etki oluşturma noktasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bakanımızın da katkılarıyla bir üst seviyeye dönüştürme aşamasındayız ve bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü ülkemiz için ve insanlık için ihtiyaç duyulan bir kurumuz. Bu süreçte en fazla yapmaya çalıştığımız daha fazla sahada olmak,  daha fazla dinleyerek ekosistemdeki tüm paydaşlarımıza bir ara olarak hem şeffaflık anlamında hem hesap verilebilmek anlamında ama aynı zamanda ortaya sunacağımız çözümlerin dinamik bir şekilde, hızlı bir şekilde, çevik bir şekilde yapılmasına yönelik çalışmaları yürütüyoruz.  Bunun etkilerini oluşturmuş olduğumuz programlarda görmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum, çünkü bu biten bir süreç değil. Devamlılığı olan bir süreç.” diye konuştu.

Sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalışıyoruz”

Prof. Dr. Mandal, “Ortaya koymuş olduğumuz sadece ne sorusuna yanıt vermek değil, aynı zamanda Tam Bağımsız Türkiye için ihtiyaç duyulan başlıkları nasıl kavramının içinde açıklamak. Bireysel çalışmalarla değil daha fazla platformlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun için oluşturmuş olduğumuz yüksek teknoloji platformları, SAYEM platformu, yine sipariş AR - GE platformu, patent lisanslama, bunların tümü esasında bu ekosistemde sadece ne sorusunun değil, nasıl sorusunun cevabını ortaya koymaya çalıştığımız sadece birkaç başlık. Özellikle yakın dönemde merkez ve enstitülerimizle birlikte bu birlikte geliştirme yaklaşımının içinde gerektiğinde paydaş olma noktasında bir rol vermeye çalışıyoruz. Covid-19 döneminde yaşadığımız Covid-19 platformumuz bunun en iyi örneği. Deprem platformumuz bunun en iyi örneği. Müsilaj platformumuz bunun en iyi örneği. “ dedi.

“En çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek”

“Sadece bilgi üretmek değil, yenilikçi yöntemlerin içerisinde alternatif finans metodları da sunabilmek. Sadece kamudan kaynak geliştirmek değil, aynı zamanda dış kaynakları çok daha etkili kullanmaya çalışmak. Dünya Bankası'yla bu yıl başlatmış olduğumuz formatları örnek verebiliriz.  Yine Avrupa fonlarından çok daha fazla yararlanılabilir. Bilgi üretirken, ana misyonundan vazgeçmeden, o bilgi üretmenin ihtiyaçları noktasındaki değişimlere daha hızlı bir şekilde karşılık verebilmek amacındayız.” vurgusu yapan Mandal, “İnsan kaynağı yetiştirme noktasında da en çok yapmaya çalıştığımız daha fazla gencimize, öğrencimize, çocuğumuza dokunabilmek. Sahada bunun karşılığını da çok net bir şekilde görüyoruz. Bu toplantı öncesi Alper arkadaşımla konuşurken 58 tane ilde gençlerimizle birlikte olmuş ve TÜBİTAK’ın karşılığını ondan duymuş olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı. 

“Gençlerimize minnettarız”

“Gençlerimiz de en erken yaşta, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite, ön lisans ve lisans sadece doktora değil, tüm bu aşamalarda araştırma sürecinin içine dahil edebilmiş olmak bizim için çok önemli. Ve yine merkez enstitülerimiz de bu süreçte artık sadece kendi araştırmalarımız, profesyonel, yetişkin, yetkin araştırmacılarımız değil, aynı zamanda genç araştırmacılarımızı da lisans düzeyinde, hatta lise düzeyinde, çünkü zaten TÜBİTAK fen lisemizle beraber artık enstitülerimizin içinde sadece deneyimli araştırmacılarımız değil, genç araştırmacılarımız da var. “ diyen Mandal, “Biz inanıyoruz ki, özellikle yine program STAR programı, lise öğrencileri ve ortaokul öğrencileri, araştırma projeleri destek programları gibi, TEKNOFEST, üniversite öğrencileri araştırma projeleri destek programlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin her yerindeki gençlere ulaşmaya çalışıyoruz ve daha fazla da çalışmamız gerekiyor. Çünkü kendimizden daha çok, kendi yaş grubumuzdan daha çok bu gençlere güveniyoruz. Bunun en önemli güvencesi de özellikle yakın zamanda, olimpiyatlarda, proje yarışmalarında, TEKNOFEST’de elde etmiş olduğu hem ulusal hem de uluslararası dereceler. Gençlerimize minnettarız.” diye konuştu.

Mandal,  “Geleceğe bakıldığı zaman hem jeopolitik açıdan, hem teknolojik açıdan TÜBİTAK’a çok daha fazla ihtiyaç var. “ vurgusu yaptı. 

“Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var”

TÜBİTAK çalışanlarına emeklerinden ötürü teşekkür eden Mandal, “Ülkemizde ve bütün dünyada insanlık için bilim üretmeye, teknoloji geliştirmeye ihtiyaç var. Tam bağımsız Türkiye için, milli teknoloji hamlemiz için TÜBİTAK’a ihtiyaç var.  Ama bizim de bu ihtiyaçlara hızlı bir şekilde karşılık veren bir kurum olma noktasında ilerlememiz gerekiyor. Ben bu süreçte her daim bizlerle birlikte olan en başta sayın Cumhurbaşkanımıza, takibinde sayın bakanımıza ve tüm bizlerle birlikte paydaş olarak çalışan kurum başkanlarımıza, rektörlerimize teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi tabi ki siz değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 

TÜBİTAK’ın en genç personeli Gökçenaz Akyol’u da heyecanını paylaşmak üzere sahneye davet etti. 

Mandal, “16 Temmuz’da aramıza katılan arkadaşımızı davet etmek istiyorum. Gökçenaz Akyol, (EEEAG) ELEKTRİK, ELEKTRONİK, ENFORMATİK ARŞ.DESTEK Grubunda Bilimsel Programlar Uzman Yardımcısı olarak görev yapıyor.  Hacettepe Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği'nden mezun.” ifadelerini kullandı. 

TÜBİTAK yarışmasında 2017 yılında Şanlıurfa bölge birincisi 

Akyol’da, yaptığı konuşmada  “Çocukluğumdan beri aslında bilim ve teknolojiyle gerçekten ilgileniyordum. Kendi çapımda da küçük projeler yapıyordum. 2017 yılında da TÜRKİTAK 4007 Liseler arası STEM Yarışması kapsamında, bölge birincisi olarak Şanlıurfa’da finallerde yer almıştım. Çok heyecanlı bir deneyimdi benim için. Şimdi de bilim ve teknoloji dünyasına TÜBİTAK gibi bir kurumda katkı sağlayabilecek olmak beni gerçekten gururlandırıyor.” dedi. 

“Acaba kimden ne öğrenebilirim diye iş yerine geliyorum”

Akyol, başlayalı henüz bir hafta olmasına rağmen çok şey öğrendiğini dile getirerek “Tanıştığım insanlar gerçekten alanlarında uzmanlar, çok kıymetliler. Ve şimdiden benim çalışma vizyonuma katkı sağlamaya başladılar. Bana yeni bakış açıları kazandırdılar. Bir haftada bir işe geliyorum ama her gün gerçekten çok heyecanlı, pürpürüz bir şekilde. Acaba bugün kimden ne öğrenebilirim diye düşünerek iş yerine gidiyorum. Çok kıymetli, çok heyecan verici duygular benim için.” diye konuştu.

“Başarılamayacak bir şey yok”

TÜBİTAK Başkanı Mandal daha sonra sahneye en deneyimli personel olarak SAGE’den Belgin Bumin’i “1986’da Gebze’de MAM’da göreve başlıyor Ulusal Metroloji Enstitümüzün kurulması süreçlerinde görev alıyor. 99 yılında SAGE’ye geçiyor ve orada Ölçerle biriminde görev yapıyor. Belgin Hanım da Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliğinden mezun…” ifadeleriyle sahneye davet etti. 

Bumin de TÜBİTAK’a 1986’da gazete ilanı üzerinde başvurduğunu anlatarak deneyimlerini paylaştı: 

“UME’nin kuruluşunda ulusal referans standartlarının Türkiye'ye katkısının sağlanmasında, bunun oluşumunda görev alma şansı elde ettim.  Bu benim için çok önemli bir deneyimdi.  Sonra SAGE’ye geldim. Türkiye'nin ilk atarsel ölçüm biriminin oluşturulması, onların üretim ve testleri, bunların mühimmata aktarılması ve sonra bunların SOM ve HGK gibi kitlerde kullanılması, görev alması, bunların sonuçlarının değerlendirmesi, Bunlar çok heyecan vericiydi. Hala heyecanını yaşayabiliyorum. Biz bu çalışmaları yaparken, bir yandan da millileştirme kapsamında çalışmalara devam ediyoruz. İvme ölçer çalışmaları gibi. Bunları gören diğer kurumlar da bunları örnek aldılar ve kendi kurumlarında bu çalışmalara devam ettiler. Banu görmek de güzeldi. Her zaman TÜBİTAK’ta seçkin ve saygın bir kurumda yaşamını gururunu yaşadım”. 

Gençlere tavsiyelerde de bulunan Bumin, “Genç arkadaşlara şunu söyleyebilirim. Başarılamayacak bir şey yok. Ancak zorluklarla karşılaşılabilir. Bunun üstesinden araştırarak çalışarak gelineceğine inanıyorum. “ dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal 2024 yılı için 25 çalışma yılını dolduran ve emekli olan personellere teşekkür belgesi takdim etti. 

Ayrıca Teknoloji Transferi ile kuruma katkı sağlayanlara da teşekkür belgesi verildi. 

"Katlanabilir Metal Mayın Dedektörü - OZAN Teknolojisi"ni geliştiren Ahmet Akgöz, "SARS-CoV-2 Virüsüne Karşı Koruyucu Pastil/Çiğneme Tableti Teknolojisi"ni geliştiren Cesarettin Alaşalvar, “AEP 54 Uyumlu Kromsuz Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi”ni geliştiren  ve "KBRN Koruyucu Filtreler için Özel Nitelikli Empregne Aktif Karbon Üretim Teknolojisi’nde de katkı sahibi olan Elif Tahtasakal , "Partikül Takviyeli Kompozit Fren Pabucu Teknolojisi"ni geliştiren Eyüp Akagündüz, "Gerçek Zamanlı Kızılötesi İz Yönetim Sistemi Teknolojisi"ni geliştiren  Özgenç Subaşı, "Göz İçi Lens Teknolojisi" ni geliştiren  ve “Toplumsal Olaylara Müdahale Amaçlı Gaz Mühimmatları Teknolojileri”nde de katkı sahibi olan Zekayi Korlu teşekkür belgelerini Bakan Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Mandal’ın elinden aldı. 

Daha sonra da TÜBİTAK’ın avlusunda 61. Yıl pastası kesildi ve TÜBİTAK çalışanlarından oluşan Türk Halk Müziği Korosu performans sergiledi. 

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ve 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefi doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi hizmete girdi. 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal katıldı. 

Güçlü Teknoloji, Güçlü Türkiye

Açılış töreninde konuşan Bakan Kacır Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanında son yıllarda katettiği gelişmelere vurgu yaptı. Kacır “Türkiye kendi teknolojisini geliştiren, üreten, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma yolculuğuna Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Teknoloji Hamlesine doludizgin devam ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'de sadece 2 Teknopark varken bugün 114 Teknopark’tan söz ediyoruz. Sadece 56 Teknopark şirketi varken bugün 12 bin 500'den fazla teknoloji geliştiren Teknopark şirketinden söz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kacır: “Desteklerimiz artarak devam edecek.”

Bakan Kacır konuşmasında TÜBİTAK’ın sunduğu burs ve destekleri de hatırlattı: “TÜBİTAK eliyle son 23 yılda İstanbul Teknik Üniversitesinin bilimsel araştırma kapasitesine katkı sunmuş olmanın da ayrıca gururunu yaşıyoruz. Son 23 yılda bilim insanları ve öğrencilere yönelik burs programlarımız kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesinde 5 bin 700'den fazla araştırmacı ve öğrenciye 2,7 milyar lira destek olduk. Yine özel sektör, akademi ve kamuya yönelik Ar-Ge programlarımız kapsamında üniversitemizin bin 495 projesine 6,7 milyar lira katkı sunduk. Uluslararası lider ve genç araştırmacılar programlarımızda 14 öncü bilim insanının yurt dışından, Türkiye'ye, İstanbul Teknik Üniversitesine gelmesine vesile olduk. Desteklerimiz artarak devam edecek.”

Tecrübe Aktarım Ortamı ve Altyapı Kaynağı Olarak Milli Teknoloji Atölyeleri

Törende TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın da söz aldı. Aydın Milli Teknoloji Atölyelerinin birer mahfil olduğunu vurgulayarak projenin önemi ve niteliklerine değindi: “Milli Teknoloji Atölyeleri Milli Teknoloji Hamlemize çok ciddi manada katkı sağlayan önemli projelerimizden biri. Ülkemizde farklı üniversitelerimizde açılışlarına devam ediyoruz. Bugün İstanbul Teknik Üniversitemize böyle güzel bir ortamı kazandırmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Eskiler mahfil derler, toplanma yeri derler, buluşma yeri derler. Milli Teknoloji Atölyelerinin öğrencilerimizin hocalarıyla, daha önceki yıllarda yarışan takımlarla tecrübelerini paylaştığı ortamlar olmasını amaçladık. Buralar gençlerimizin birbirlerinden öğrenebilecekleri, altyapılarından istifade edecekleri önemli ortamlar.”

İTÜ Milli Teknoloji Atölyesi

İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü içerisinde yer alan, eski adıyla Mekatronik Araştırma Merkezi ve İleri Araç Teknolojileri Araştırma Merkezi'ni barındıran, kampüs içerisinde Borsa Giriş Kapısı mevkisinde bulunan 670 m² büyüklüğündeki atölyenin inşası tamamlanarak kullanıma açıldı. Atölyede gençlerin projelerini geliştirme süreçlerinde ihtiyaç duyacakları CNC router, torna tezgâhı, freze tezgâhı, 3 boyutlu FDM ve SLA yazıcılar, 3 boyutlu tarayıcı, SLA yıkama kürleme makineleri, elektrikli alet ve kesim ekipmanları, metroloji ve ölçüm aletleri gibi çok sayıda araç gereç, makine ve malzeme yer alıyor. 

Destek Kapsamı

1501-Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında, yenilik tanımı çerçevesinde; yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında yürütülen Ar-Ge nitelikli projeler desteklenmektedir. Programın destek oranı % 75 olarak uygulanır.

Program kapsamında desteklenen gider kalemleri aşağıda belirtilmiştir.

a) Personel giderleri,

b) Seyahat giderleri,

c) Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri,

d) Malzeme ve sarf giderleri,

e) Yurt içi ve yurt dışı danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alım giderleri,

f) Ar-Ge kurum ve kuruluşlarına yaptırılan Ar-Ge hizmet giderleri.

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ve 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefi doğrultusunda faaliyete giren Marmara Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır,  İstanbul Valisi Davut Gül, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ile Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur’un katılımıyla gerçekleşti. 

Kacır: “Gençlerimiz ulusal ve uluslararası platformlarda yeni başarılara imza atacak”

Açılış konuşmacılarından Bakan Kacır Milli Teknoloji Atölyelerinin gençlerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerine imkân sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi: 

“Üniversite kampüslerinde kurduğumuz Millî Teknoloji Atölyeleriyle gençlerimizin üniversite sıralarında edindiği teorik bilgiyi pratik yetkinliğe dönüştürmelerini, takım ruhuyla hareket ederek yerli ve millî teknoloji çözümleri geliştirmelerini sağlıyoruz. Marmara Üniversitesi bünyesinde, Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi'nde hayata geçirdiğimiz ve bugün birlikte açtığımız Millî Teknoloji Atölyesi ortaya koyduğumuz bu anlayışın somut bir yansıması. İnanıyoruz ki atölyenin sağladığı imkânlardan yararlanan gençlerimiz ulusal ve uluslararası platformlarda yeni başarılara imza atacak, yüksek teknoloji odaklı projeleriyle küresel arenada Türkiye'nin adını en üst sıralara yazdıracak. TÜBİTAK aracılığıyla 30 milyon lira destekle hayata geçen bu yatırım, üniversitemizin araştırma ve yenilik kapasitesini daha ileri taşıyacak.”

“Marmara Üniversitesinde 3 bin 700'den fazla öğrenci ve araştırmacıya destek sağladık”

Bakan Kacır törende ayrıca Marmara Üniversitesinin yetiştirdiği stratejik insan kaynağına da değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Millî Teknoloji Hamlemizin öncü kurumları arasında üniversitemizin de yer alması için gerekli tüm desteği sunma gayretindeyiz. 2002'den bu yana TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik burs programları kapsamında Marmara Üniversitesinde 3 bin 700'den fazla öğrenci ve araştırmacıya 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında üniversitemizin 628 projesine 1 milyar 600 milyon lira kaynak oluşturduk. Üniversitemizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesi için Marmara Üniversitesi Teknopark'ı kurduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak üniversite-sanayi iş birliğini geliştirecek, ülkemizi yüksek teknolojide devler ligine taşıyacak projeleri gençlerimizin, milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz.”

Aydın: “Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli unsurlarından biri.”

TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ise TÜBİTAK’ın bilim toplum faaliyetlerini vurgulayarak yeni açılan atölyenin önemine değindi:

“Milli Teknoloji Hamlesi’nin en önemli unsurlarından olan Milli Teknoloji Atölyeleri Sayın Bakanımızın öncülüğünde başlattığımız kıymetli bir proje. Bilime olan tutkunun, merakın artması adına bilim toplum faaliyetleri, bilimin toplumda yaygınlaşması, bilim iletişimi adına önemli bir misyon üstlenmiş bulunuyoruz. Yarışmalarla, olimpiyatlarla, gençlerimiz üniversiteye geldiklerinde burslarla, öğretim üyelerine verdiğimiz araştırma destekleriyle, girişimcilere ve sanayicilere verdiğimiz desteklerle ülkemizde Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin gelişmesi adına kıymetli çalışmalar yapıyoruz. Kendi bünyemizdeki araştırma enstitülerinde de araştırma merkezlerinde de üniversitelerimizle yakın çalışıyoruz. Marmara Üniversitemize Milli Teknoloji Atölyemiz hayırlı uğurlu olsun.”

Atölyede Hayaller Fikirlere, Fikirler Projelere Dönüşecek

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi TH4 Hangarı’nda bulunan 510 metrekare büyüklüğündeki atölyede CNC router, torna tezgâhı, freze tezgâhı, 3 boyutlu yazıcı ve tarayıcı, elektronik lehimleme ve montaj ekipmanları, prototipleme ve geliştirme kartları, el aletleri ve takımlar, elektrikli aletler ve kesim ekipmanları, metroloji ve ölçüm aletleri ile sarf malzemeler yer alıyor. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan lise, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezunlarına açık olan atölyede öğrencilerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine olanak sağlamak amaçlanıyor.