Arama

+
-
0

Türkiye’nin toplam Ar-Ge harcaması 2023 yılında bir önceki yıla göre 178 milyar 873 milyon Türk Lirası (TL) artarak 377 milyar 542 milyon TL'ye yükseldi. Son 22 yılda Ar-Ge harcaması 13 katına çıkarak 2002 yılında 1,2 milyar dolardan 2023 yılında 16,1 milyar dolara ulaştı. Ar-Ge harcamasının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payı yüzde 1,42 oldu.

En Fazla Ar-Ge Harcaması Özel Sektör Tarafından Yapıldı

2023 yılında özel sektör, Ar-Ge harcamalarında %65,1’lik pay ile temel itici güç olmayı sürdürdü. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payını yüzde 30,0 ile yükseköğretim takip etti. Kamu Ar-Ge harcamalarının toplam Ar-Ge harcamaları içindeki payı ise yüzde 4,9 oldu.

Özel Sektör, Ar-Ge Harcamasının Yüzde 52,6’sını Finanse Etti

Özel sektör yüzde 52,6 ile Ar-Ge finansmanında da ilk sırada yer aldı. 2023 yılında özel sektörü yüzde 33,1 ile kamu, yüzde 12,7 ile yükseköğretim, yüzde 1,6 ile yurt dışı kaynaklar ve yüzde 0,03 ile diğer yurt içi kaynaklar takip etti.

Özel Sektörde En Fazla Ar-Ge Harcaması Ar-Ge Merkezlerinde ve Yüksek Teknoloji Faaliyetlerindeki Girişimler Tarafından Yapıldı

Özel sektör tarafından 2023 yılında gerçekleştirilen 245 milyar 966 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 53,2'si Ar-Ge merkezlerinde gerçekleştirildi. Ar-Ge merkezlerinde yapılan Ar-Ge harcamasının yüzde 88,3'ünin büyük ölçekli girişimler tarafından yapıldığı görüldü.

2023 yılında imalat sanayinde gerçekleştirilen 139 milyar 469 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 47,5'u yüksek teknoloji faaliyetinde yer alan girişimler tarafından gerçekleştirildi. İmalat sanayindeki toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 40,0'ı orta yüksek teknoloji faaliyetindeki girişimler, yüzde 8,5'u orta düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler ve yüzde 4,0'ı düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler tarafından yapıldı.

Ar-Ge’de İnsan Kaynağı Arttı

Son 22 yılda tam zaman eşdeğeri (TZE) cinsinden Ar-Ge personeli sayısı yaklaşık 10 katına çıkarak 2002 yılında 28 bin 964 kişiden 2023 yılında 290 bin 850 kişiye ulaştı. 

2023 yılında TZE Ar-Ge personeli içinde özel sektörün payı yüzde 65,4 oldu. Özel sektörün TZE Ar-Ge personeli sayısı son 22 yılda 32 katına çıkarak 190 bin 341’e ulaştı.

TZE cinsinden toplam Ar-Ge personelinin yüzde 31,4’ü yükseköğretimde ve yüzde 3,1’i kamu sektöründe yer aldı.

Doktora veya eşdeğeri araştırmacıların toplam Ar-Ge personeli içindeki oranı yüzde 31,0; TZE bazında ise yüzde 21,9 olarak gerçekleşti.

TZE cinsinden Kadın Ar-Ge Personelinin Oranı Yüzde 34,1 Oldu

TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2023 yılında 99 bin 195 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,1'ini oluşturdu. Sektörler itibarı ile TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı yükseköğretimde yüzde 47,7, kamu sektöründe yüzde 29,6, özel sektörde ise yüzde 27,8 oldu.

İmalat Sanayinde 2023 Yılında 61.024 TZE Araştırmacı İstihdam Edildi

Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde 2023 yılında en fazla araştırmacı, yüzde 49,4 oranı ile orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler tarafından istihdam edildi. Bunu yüzde 30,7 ile yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler takip etti.

Ayrıntılı bilgiye TÜİK web sayfasından ulaşılabilir.

2023 yılı Ar-Ge verilerine ilişkin güncellenen grafikler ve tablolara TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanlığı’nın web sayfasından ulaşılabilir.

Yöntem

Desteklenen projeler sadece elektronik ortamda http://eteydeb.tubitak.gov.tr adresindeki çevrimiçi (online) uygulama Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi (PRODİS) üzerinden değerlendirilmektedir.

Desteklenmeye hak kazanan projeler için altı aylık dönemler halinde PRODİS üzerindeki Ar-Ge Yardım İstek Formu doldurularak elektronik ortamda Başkanlığımıza sunulur. Görevlendirilen izleyici, Ar-Ge Yardım İstek Formunu inceleyerek ve firmayı ziyaret ederek hazırladıkları değerlendirme raporunu Başkanlığımıza iletir. Yapılan harcamalar izleyici görüşü ve destek karar yazısı çerçevesinde desteklenir.

Projenin son döneminde, kuruluş tarafından proje sonuç raporu sunulur.

İzleyicinin firma ziyareti sırasında, firmanın proje hakkında sunum yapması; proje yürütücüsü, personeli ve varsa teknik danışmanlarının ziyaret esnasında bulunması beklenir. İzleyici, gerek duyduğu açıklamaları kuruluştan talep edebilir.

Yöntem

Desteklenen projeler sadece elektronik ortamda http://eteydeb.tubitak.gov.tr adresindeki çevrimiçi (online) uygulama Proje Değerlendirme ve İzleme Sistemi (PRODİS) üzerinden değerlendirilmektedir.

Desteklenmeye hak kazanan projeler için altı aylık dönemler halinde PRODİS üzerindeki Ar-Ge Yardım İstek Formu doldurularak elektronik ortamda Başkanlığımıza sunulur. Görevlendirilen izleyici, Ar-Ge Yardım İstek Formunu inceleyerek ve firmayı ziyaret ederek hazırladıkları değerlendirme raporunu Başkanlığımıza iletir. Yapılan harcamalar izleyici görüşü ve destek karar yazısı çerçevesinde desteklenir.

Projenin son döneminde, kuruluş tarafından proje sonuç raporu sunulur.

İzleyicinin firma ziyareti sırasında, firmanın proje hakkında sunum yapması; proje yürütücüsü, personeli ve varsa teknik danışmanlarının ziyaret esnasında bulunması beklenir. İzleyici, gerek duyduğu açıklamaları kuruluştan talep edebilir.

Değerlendirme Yöntemi

Başvurular iki aşamada değerlendirilmektedir.

Ön İnceleme

  • Ön inceleme aşamasında başvuru bilgi ve belgeleri kontrol edilmektedir. Başvuru koşullarından herhangi birini sağlamayan, belgesi eksik olan veya istenen formatta olmayan başvurular, son başvuru tarihine kadar sisteme girilen bilgileri onaylanmayan, faks veya elektronik posta ile yapılan başvurular bilimsel değerlendirmeye tabi tutulmadan ön incelemede elenir.

  • Başvuru esnasında TÜBİTAK tarafından belirlenen formata göre hazırlanmamış, şablonda belirtilen minimum karakter sınırlamalarına uyulmamış veya Türkçe dilinde hazırlanmamış olan araştırma önerileri yüklenerek yapılan başvurular ön incelemede elenir.

Bilimsel Değerlendirme

  • Ön incelemeden geçen başvurular için değerlendirmeler, alanında uzman danışma kurulu üyeleri ya da panelist/dış danışmanlar tarafından, aşağıdaki kriterler esas alınarak yapılmaktadır:

    • Araştırma önerisinin bilimsel niteliği (%35), 

    • Yöntem (%25),

    • Proje yönetimi (%20), 

    • Araştırma önerisinin yaygın etkisi (%20).

  • Değerlendirme yalnızca sisteme yüklenen belgeler üzerinden yapılmaktadır. Bu nedenle her bir koşula ilişkin belge, açık ve belirlenen içerikte olacak şekilde başvuru formları aracılığıyla sisteme yüklenmelidir.

  • 12. Kalkınma Planı ve 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer verilen kritik teknoloji alanları ve öncelikli Ar-Ge ve Yenilik konularında düzenlenecek başvurular için destek taban puanı farklı belirlenebilir.

  • Desteklenecek projelerin seçiminde üniversitelere ve bilim dallarına göre dengeli dağılım gözetilebilir.

  • Çevre dostu, sürdürülebilir ve iklim nötr toplumlara ulaşmayı hedefleyen teknolojik çözümlere odaklanan projelerde yürütücünün kadın ya da uluslararası öğrenci olması durumunda, bu projeler TÜBİTAK ve UNIDO iş birliğinde yürütülen “Türkiye’nin Yeşil Ekonomiye Geçişinde Göçmenlerin Dahil Edilmesini Destekleme Projesi” kapsamında finanse edilebilir.

  • Sonuçlar BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi’nden https://ebideb.tubitak.gov.tr/giris.htm adresinden duyurulur.
     

Destek Kapsamı

Program Kapsamı

Ar-Ge’ye dayalı çözüme ihtiyacı olan ve proje sonuçlarının uygulanmasını taahhüt eden kamu kurumları “Müşteri Kurum”; proje hazırlama ve proje yürütme, beceri, deneyim ve altyapısına sahip; projenin yürütüldüğü kamu Ar-Ge birimi, üniversite ve/veya özel kuruluş ise “Proje Yürütücüsü Kuruluş”  olarak programda yer alırlar.

Desteklenecek projeler çıktılarına göre üç farklı nitelikte olabilir:

  • Prototip/Sistem/Pilot Tesis Projesi: Çıktısı prototip, sistem veya pilot tesis niteliğinde olan,  müşteri kurum ihtiyacının prototipin çoğaltılması, sistemin doğrudan veya çoğaltılarak kullanılması veya pilot tesisin büyük tesise dönüştürülmesiyle karşılandığı, müşteri kurum ihtiyacının karşılanmasının yanında ticarileştirme potansiyeli olan projeler
  • Model/Yöntem/Süreç Projesi: Çıktısı model, yöntem veya süreç niteliğinde olan, müşteri kurum ihtiyacının bu çıktıların doğrudan kullanımı ile karşılandığı ve ticarileştirme potansiyeli öncelik taşımayan projeler
  • Teknoloji Birikim Projesi: Teknolojik olarak yerli üretim potansiyeli olmayan ürünleri üretebilme yetkinliği kazanma amacına yönelik, çıktısının doğrudan endüstriyel ölçekte kullanılamadığı, teknolojik birikim elde etmeyi hedefleyen projeler

Müşteri Kurum, 1007 Programı kapsamında desteklenen projelerin çıktılarını kullanmayı taahhüt ettiği Proje Sonuçları Uygulama Planını (PSUP) TÜBİTAK’a sunmaktadır. TÜBİTAK proje sonuçlarının müşteri kurum tarafından uygulamaya aktarılmasını bu plana göre takip etmektedir. Teknoloji birikim projelerinde PSUP yerine proje yürütücüsü kuruluşlar tarafından Teknoloji Kazanım Yol Haritası (TKYH) düzenlenmekte ve bu yol haritası doğrultusunda teknoloji geliştirme süreci izlenmektedir.

Proje Süresi

1007 Programı kapsamında sunulan projelerin Ar-Ge süresi en fazla 48 aydır.

Çağrı  Bütçesi

Bütçe üst limitleri çağrı sürecinde  belirlenmekte olup çağrı konusuna ve kapsamına göre değişmektedir.

Proje Destek Bütçesi

Personel (yürütücü, araştırmacı, danışman, bursiyer), makine-teçhizat, sarf malzemesi, hizmet alımı ve seyahat giderleri %100 oranında desteklenmektedir. Özel kuruluşların seri üretim amacıyla da kullanılabilecek makine-teçhizat talepleri en fazla %40 oranında desteklenmektedir. Ayrıca, proje bütçesinin %10’u oranında kurum hissesi ve %20’sini geçmemek üzere Bilgi ve Kazanımların Sürekliliği Bütçesi verilmektedir.

Türk Dünyası Ulusal Bilim Akademileri Birliği 7. Genel Kurul Toplantısı Ankara’da gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım yaptı. Yıldırım,  “Yapacağımız bu yoğun çalışmanın Türk devletleri için, Türk devletlerinin gelecek vizyonu için yeni bir hamlenin başlangıcı olacağına yürekten inanıyorum. Geçtiğimiz otuz seneyi dikkate aldığımızda katettiğimiz mesafe hiç de ihmal edilecek düzeyde değil. Ancak olmamız gereken yer burasıdır. Daha gidecek çok yolumuz var, yapacak çok işimiz var.  Burada önümüzü açan, geleceğimizi aydınlatan bilim olacaktır. Sizlerin yön ve yol gösterdiğiniz olacaktır.” dedi.

“Biz bu 21. yüzyılı sadece Türkiye yüzyılı değil, aynı zamanda Türklerin 100 yılı olarak da görüyoruz ve bunu böyle kabul ediyoruz. Gelecek Türk dünyasının, Türk devletlerinin olduğuna yürekten inanıyorum.” diyen Yıldırım, “Hem bulunduğumuz coğrafyanın stratejisi Doğu ile Batı arasında bir köprü olması hem de dünyanın çok büyük doğal kaynaklarının bu coğrafyada yer alması, değişik kültür ve inançların geçiş noktasında olması, sadece Uzakdoğu Avrupa değil, aynı zamanda Afrika ile de bütün milletlerin buluştuğu, birleştiği, fırsatların olduğu kadar tehditlerin de tarih boyunca yoğun bir şekilde yaşandığı bir coğrafyadayız. Bu coğrafyada olmanın da bize getirdiği çok önemli sorumluluklardır.” değerlendirmelerinde bulundu. 

“Gönül isterdi ki bugün bu konuşmayı yaparken kulaklık, tercüme kullanma ihtiyacı duymasaydık.” temennisinde bulunan Yıldırım, “Türkler dünyanın neresinde olursa olsun birbiriyle, tercüman aracılığıyla değil, gönülden gönüle ve dilden bile haberleşebilmelidir. Bunu başaramazsak diğerlerinin çok önemi yoktur. Onun için biz birinci hedef olarak önümüze alfabe birliğini koyduk. Alfabe birliği ortak dilin ortak iletişimin alfabesidir. Eğer bunu başarırsak öyle inanıyorum ki ortak bil konusunda da çok ciddi bir yol almış olacağız. Burada bizim özellikle talebimiz var. Bu konuyu en öncelikli bir madde olarak ele almaları ve süreci uzatmak değil, sonuç odaklı çalışmanın yollarını bulup karar vericileri, siyasetçileri cesaretlendirmelerini istiyoruz. Sizlerin ortaya koyacağı bilimsel gerçekler ışığında biz karar vericilerin işi daha da kolay olacak ve böylece bu iş fiile dönüşmüş olur. ” ifadelerini kullandı. 

Binali Yıldırım “Sadece bilgiye sahip olmayacağız.  Bilgiyi de üreteceğiz. Ve bu bilgiyi önce kendi devletlerimizin, kendi milletimizin daha sonra da bütün insanların faydalanması için gereken katkıyı sağlayacağız. Bu konuda bizim tarihimiz büyük başarılarla dolu. Bugün bizim ilim adamlarımızın adından daha az bahsedilmesi bizi karamsarlığa sürüklemesin. Yusuf Has Hacipler, Kaşgarlı Mahmutlar, Farabiler, İbn-i Sinalar, Ulu Beyler, Ali Kuşçular, Ahmet Yesevi'ler, Mevlâna, Yunus Emre, Hacı Bektaş ve daha niceler, Bunlar bizim medeniyetimizin, bizim geçmişimizin gurur kaynağı, bilim ve düşünce insanları. Bu değerleri dünyaya büyük eserler bırakarak sahip olan bir millet bugün de Türklerin yüzyılında tekrar parlak dönemlerini yaşatabilir. Bunun tam da arifesinde olduğuna ben yürekten inanıyorum. Bu yüzyıl Türklerin yüzyılı olacak ve güneş her zaman olduğu gibi artık doğudan daha parlak doğmaya devam edecek.” diye konuştu. 

“Uzmanlıklarımız ve kaynaklarımızı bir araya getirerek birlikte çeşitli bilimsel alanlarda anlamlı ilerlemeler sağlayabileceğimize inancımız tamdır”

Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, “Ülkelerimizin bilim camiası, çeşitli alanlarda elde ettiği başarılara doğru büyümeye ve gelişmeye devam etmektedir. Bu ilerlemeler sadece kendi toplumlarımıza faydalı olmakla kalmıyor, aynı zamanda dünya şartındaki bilgi birikimlerine de katkıda bulunuyor. Bu bağlamda Türk Akademisi olarak 2023'ten başlayarak Türk dilleri, ortak Türk tarihi, Türk halklarının ortak kültürü, edebiyatı, etnografyası, ortak Türk alfabesi alanında 30'a yakın yeni bilimsel araştırma projeleri başlamış bulunuyoruz. Bunların bir kısmı başarıyla bitebildi, diğerleri devam etmektedir. Bununla birlikte önümüzdeki ıslamaların da farkında olup üzerinde çalışmalarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor. Genişletilmiş sorumluluklarımızla Türk Akademisi olarak Türk Dünyası Bilim Camiası'na anlamlı katkılarla bulunmayı edebiliyoruz.” değerlendirmelerimde bulundu. 

“İş birliği çabalarımızı geliştirmeyi, görüşlerimizi geliştirmeyi, görüşeceğimiz bu toplantıda Türk Akademisi'nin bu önerilerine ilişkin görüşleriniz ve geri bildirmeleriniz çok değerli olacak.” diyen Mustafayev, “Daha sonra proje temeli iş birliğine doğru ilerleme yönündeki kritik kararlarımız, Türk Dünyası Milli Birliği Akademileri Birliği için büyük bir kırılma noktası olmuştur. Söz konusu kararlar, bu platformumuzun çarşı sağlığında somut sonuçları elde etmeye yönelik kolektif arzumuzu iddia etmekteyiz. İşbirliğimizin bu yeni aşamasında platformumuzun tüm üyelerinin aktif katkılarını bekliyoruz. Uzmanlıklarımız ve kaynaklarımızı bir araya getirerek birlikte çeşitli bilimsel alanlarda anlamlı ilerlemeler sağlayabileceğimize inancımız tamdır.” diye konuştu.

 “Türk devletlerinin ortak ihtiyaçlarının belirlenmesi ve burada bir ortak yol haritası oluşturulması önem arz ediyor”

Toplantıda “Yeni alanlarda iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin görüş alışverişi” oturumunda söz alan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Türk Devletleri Arasında Stratejik Araştırma İşbirliği Gündemi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. 

Prof. Dr. Mandal, özellikle Türk devletlerinin ortak ihtiyaçlarının belirlenmesi ve burada bir ortak yol haritası oluşturulmasının önemine işaret etti. 

Kısa ve Uzun Vadede önemli Küresel Risklere vurgu yapan Mandal, “Tüm dünyanın karşı karşıya olduğu ortak sorunlar var. İklim değişikliği başta olmak üzere özellikle bizim coğrafyada gıdaya ulaşma zorluğu, suya ulaşma zorluğu, bunların beraberinde getirdiği daha fazla göçle karşı karşıya kalma. Bu göçlerin bir kısmı da iç göçler. Dışarıdan değil yaşanan afetler sonrası, afetlerden kastımız sadece deprem değil sel ve yangınlar gibi afetler ve beraberinde gelen ekonomik sorunlar. Toplumsal kutuplaşmalar… Teknolojinin olumlu yönleri yanında olumsuz yönlerinin de tanımlanması…  Şu an konuşuyor olduğumuz başlıklar esasında tüm dünyanın üzerinde odaklandığı ve henüz bugün için bir çözüm oluşturulamamış başlıklar.  Tek başına bir başlığı ele aldığımız zaman üzerinde çalışması kolay ama aralarındaki ilişkiyi konuştuğumuz zaman daha karmaşık, değişken ve dinamik olduklarını görüyoruz.” dedi.

“Ne yazık ki 2023 yılı dünyadaki senaryoların çok daha kısa zamanda gerçekleşebileceğini söyledi. Sıcaklık artışı bir büyük dereceye şu an ulaşılmış durumda. 2050 için yapılan senaryolar 2023 yılında gerçekleşti. Geleceğe baktığımızda daha büyük bir tehditle karşı karşıyayız.” diyen Mandal, “Dünyadaki bir buçuk derecelik bir değişimin bu coğrafyayı, ve tüm devletlerin coğrafyalarını nasıl etkilediğini görüyorsunuz. Ve özellikle senaryoları 2, 3 ve 4 dereceye doğru değiştirdiğimiz zaman etkileri daha riskli bir boyutta görebiliyoruz. Bu yüzden Türk devletlerinin, akademilerinin bir araya geldiği zaman, devlet başkanlarına en önemli önereceği şey; biz bu sorunun üstesinden bilimle, araştırmayla, inovasyonla nasıl üstesinden gelebileceğiz olmalıdır.” vurgusu yaptı. 

K,9“Bilimden ve Teknolojiden Güç Alan Türk Devletleri Olarak Birlikte Başaracağız!”

Türk Dünyası'nın 2040 yılı vizyon belgesi hazırlanırken esaslı bu öngörülerin tümünün yer aldığından duyduğu memnuniyeti paylaşan Mandal, “Tüm dünya da aynı önerinin üzerinde aynı çalışmaya, sonuç oluşturmaya çalışıyor. Ve bu tek bir devletin, tek bir kurumun üzerinden geleceği bir başlık değil. Daha fazla birlikte çalışmanın gereksinimini ortaya koyuyor. Birçok devletin birlikte çalışma gereksinimini ortaya koyuyor.” dedi.

12. Kalkınma planımızda yer alan 5 ana başlıkla stratejik hedeflerin uyumlu olduğuna dikkat çeken Mandal, “Aralık’ta belirlenen başlıklar,  dijital teknolojilerdeki gelişmelerin bizim hayatımızdaki nasıl bir parçası olacağı, işte bunun içerisinde yeşil enerji teknolojileri, özellikle yeşiliyle beraber kullanabileceği, Diğeri, çevre ve su. Bir diğeri de uzay ve havacılık noktası. Dokümanda deprem veya afetler de bahsediliyor ama ayrı bir başlık olarak ele alınır mı birlikte karar verilmesi gereken bir konu. Bu ana temaların her biri için ayrı ayrı çalışma grupları oluşturulmasını önererek, ilk dönem sekretarya görevini TÜBİTAK olarak üstlenmeye hazır olduğumuzun altını çizmek istiyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu. 

Hazırlanan dokümana ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mandal, “Önemli bir doküman ama nokta olmaması lazım Burada virgül koyup, bunu nasıl uygulayacağımız konusunda da çalışmalara devam etmeliyiz. Öncelikle bu dokümanın revizyonları ile birlikte, bugün gelen görüşlerle birlikte, revize edilip belli bir sürede kurulun, heyetin karar vereceği bir zaman diliminde kabulü yapılması, ve takibinde de işte her ülkeden ikişer kişinin dahil olacağı bir mekanizma ile bu konuda alınan yok kat edilen mesafelerin değerlendirmesi üzerine sonuç almak gerekiyor” diye konuştu. 

Bakanlar düzeyinde de bir hazırlık  yapıldığını hatırlatan Mandal, “En azından Türkiye tarafı olarak. Yedi başlık altında çalışılıyor. Bizim yaptığımız bu çalışmanın, bu oluşturulan çalışmanın ona öncü çalışma olarak direkt girdi sağlayacağını düşünüyoruz.” İfadelerini kullandı. 

Prof. Dr. Mandal, “Bilimden ve teknolojiden güç alan Türk devletleri olarak birlikte başaracağız” vurgusu yaptı. 

TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanı Hande Alpaslan da 26 Aralıkta Ankara’da “Bölgesel ve Küresel Sorunların Üstesinden Gelmek için Türk Devletleri Arasında Bilim Temelli Çok Taraflı İşbirliği ve Birlikte Geliştirme” başlıklı çalıştayda alınan kararlar ve sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin paylaşımlarda bulundu. 

Alpaslan “Bu çalıştayda dört ana öncelikli alan belirlendi. Bunlar İleri Dijital Teknolojiler, İklim Eylemi için Yeşil Enerji Teknolojileri, “Çevre ve Su” ve “Havacılık ve Uzay”  olarak geçti. Ve akabinde Stratejik Araştırma İşbirliği Gündeminin oluşturulması gerekliliği ortaya konuldu. Ayrıca, bu tematik alanlarda, ne tür işbirliklerinin yapılabileceğini tanımlayan 3 temel işbirliği mekanizmasına karar verildi. Bunlar, Ar-Ge, yenilik ve teknoloji transferi projelerinin desteklenmesine yönelik çok taraflı fonlama mekanizmalarının oluşturulması,  ortak insan kaynağı geliştirme programları ve araştırma altyapılarının ortak kullanımı olarak tanımlandı.” dedi 

Çalıştay sonucunda alınan kararlar doğrultusunda bir doküman hazırlandığını kaydeden Alpaslan, “İlk bölüm, Aralık Çalıştayında belirlenen tematik alanların kapsamlarının aktarıldığı bölümdür. Bu bölümde, işbirliği için alt teknoloji alanları için taslak çalışma yapılmıştır. Bu çalışma yapılırken; Türk Dünyası Vizyonu – 2040, Türk Devletleri Teşkilatının “2022-2026 Stratejisi” , Aralık 2023'teki çalıştayda elde edilen sonuçlar ve yapılan sunumlar dikkate alınmıştır. Bunların yanı sıra küresel teknolojik eğilimler de incelenmiştir. Bu kapsamda OECD, Birleşmiş Milletler ve Gıda ve Tarım Örgütü yani FAO gibi alt kuruluşları, Uluslararası Enerji Ajansı, AB Çerçeve Programı çalışma programları, Dünya Ekonomik Forumu Gelecek Konseyleri ve Gartner vb. Uluslararası STK'ların raporları taranmıştır. Raporun ikinci bölümünde ise 2024-2025 dönemi için alt teknoloji alanları bazında ve 3 temel işbirliği mekanizmasına göre taslak eylemlerin bulunduğu tablo yer almaktadır. “ diye konuştu. 

Belirlenen tematik alanlarda yapılan çalışmalara ilişkin detaylı açıklamalarda bulunan Alpaslan, “Uygulama safhasında 4 ana temanın her biri için ayrı ayrı çalışma grupları oluşturulmasını öneriyoruz. Bu gruplarda her ülkenin 2’şer yetkili ile temsil edilmesini öngörüyoruz.  Bu kişilere ilaveten alt teknoloji alanlarında teknik bilgiye haiz uzmanların da belirlenerek bu çalışmalarda yer verilmesini önemsiyoruz. Çalışma gruplarının bugünkü toplantıdan sonra faaliyetine başlayıp, yılda en az 4 kere bir araya gelinecek şekilde toplanması gerektiğini düşünüyoruz. İlk dönem sekretaryasını TÜBİTAK olarak üstlenmeye hazırız. “ dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın, üye ülkelerin Bilim, Teknoloji, İnovasyon ve Sanayi Bakanları toplantısına yönelik hazırlıklarına atıfta bulunan Alpaslan, “Türk Devletleri Teşkilatı Sekretaryası koordinasyonunda 15 Ocak 2024 tarihinde, TDT Üyesi Ülkelerin ilgili kurumlarının katılımıyla bir teknik heyet toplantısı gerçekleştirilmişti. BU toplantıdan sonra ülkemiz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı girişimiyle slaytta yer alan başlıklarda ad-hoc çalışma grupları kuruldu. Bugün burada tartıştığımız konu üstte sağdan ikinci olarak görünen “Ar-Ge İş birliği, Bilimsel Araştırma ve Burslar Alt Çalışma Grubu” na doğrudan katkı olarak değerlendirilecektir.” İfadelerini kullandı. 

Prof. Dr. Mandal ve Sayın Alpaslan’ın açıklamalarının akabinde, ilgili Türk devletlerinin temsilcilerinden oluşan Çalışma Grupları tarafından, TÜBİTAK’ın hazırlamış olduğu stratejik gündem temelinde istişarelerde bulunulması hususunda mutabık kalındı.

Dönem Başkanlığı TÜBA’da

Türk Dünyası Ulusal Bilimler Akademileri Birliği dönem başkanlığı, Tataristan Bilim Akademisi Başkan Yardımcısı Aynur Temirhanov tarafından TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker'e devredildi. Başkan Şeker, Tataristan Bilimler Akademisi’nden TÜBA’ya dönem başkanlığı görev devrinin Türk Dünyasında bilimsel iş birliğini daha ileriye taşımak adına önemli bir adım olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı.

Türk Dünyası’nın geniş coğrafyasında, ortak tarih dolayısıyla var olan güçlü bağların bilimsel iş birliğinin önemini her geçen gün daha da artırdığının altını çizen Prof. Şeker, bilimsel çalışmalar ve araştırmaların, toplumların kalkınmasında ve ilerlemesinde hayati bir role sahip olduğunu ifade etti. Türk dünyası akademilerinin iş birliği içinde olması, bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamak, ortak projeler geliştirmek ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açmak açısından büyük önem taşıyor dedi.

Dönem Başkanlığı için bir yıl, belirlenen hedeflerin tam anlamıyla gerçekleştirilmesi ve kalıcı projelerin hayata geçirilmesi için yeterli bir süre olmadığını dile getiren Şeker bu sürenin üç yıla çıkarılmasının, daha kapsamlı ve uzun vadeli projelerin planlanmasına ve uygulanmasına olanak tanıyacağını söyledi. “Bu değişiklik hem kurumsal hafızanın güçlenmesini sağlayacak hem de başkanlık yapan akademilerin, bilimsel işbirliklerini derinleştirmeleri için daha fazla zaman tanıyacak. Üç yıllık bir dönem başkanlığı süresi, projelerin olgunlaşması ve sürdürülebilir sonuçlar elde edilmesi açısından da oldukça önemlidir. Bu sayede, bilimsel araştırma ve çalışmaların kalitesi artacak, Türk Dünyası’ndaki bilimsel potansiyel daha etkin bir şekilde ortaya konulacak.” dedi.

 

1707 2024-3 çağrılarına başvuru yapan 70 proje önerisinin değerlendirme süreci tamamlanmıştır, 4 projenin ise değerlendirme süreçleri devam etmektedir. 48 projenin desteklenmesine karar verilmiştir. 

  • 1707 Sipariş Ar-Ge 2024-3 ve 1707 BİGG Ortaklı Sipariş Ar-Ge 2024-3 çağrıları için kabul oranı yaklaşık %72’dir. 

 * Değerlendirme süreci devam eden, geri çekilen ve kritik tespitle reddedilen projeler kabul oranına dahil edilmemiştir.

Desteklenmesine karar verilen projeler ve ret kararı verilen projeler listesine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Projeleri desteklenen kuruluşlarımızı tebrik eder, ret kararı verilen kuruluşlarımıza ise başvurularını revize ederek, açılacak olan 1707 Sipariş Ar-Ge 2025 yılı 2.dönem ve 2025 yılı 3.dönem çağrılarına başvuruda bulunabileceklerini hatırlatmak isteriz.

1707 Programı 2025-2 Çağrıları Açılış Tarihi: 2 Mayıs 2025

1707 Programı 2025-2 Çağrıları Kapanış Tarihi: 14 Temmuz 2025 Saat 23:59

1707 Programı 2025-3 Çağrıları Açılış Tarihi: 1 Eylül 2025

1707 Programı 2025-3 Çağrıları Kapanış Tarihi: 14 Kasım 2025 Saat 23:59

Projelerin değerlendirme süreçlerinde görev alan Kurul üyelerimize ve hakemlerimize değerli katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Firmalar proje önerileri ile ilgili son duruma eteydeb.tubitak.gov.tr adresi üzerinden, proje bilgileri sayfasından erişebilirler.

Kabul edilen projeler için destek karar yazıları ve sözleşmeler, reddedilen projeler için gerekçeli ret kararları kuruluşların KEP adresine gönderilecektir.

Desteklenen ve ret kararı verilen projelere aşağıdan ulaşabilirsiniz.   

İzleme Formları

Desteklenmeye hak kazanan projeler için altı aylık dönemler halinde PRODİS üzerindeki Ar-Ge Yardım İstek Formu doldurularak elektronik ortamda TEYDEB’e sunulur. Görevlendirilen izleyici, Ar-Ge Yardım İstek Formunu inceleyerek ve firma ziyaretinden (yerinde ziyaret ederek ya da BİLTEG projelerinde firmanın tercihine göre çevrimiçi (görüntülü) görüşme aracılığıyla firma ile görüşme yaparak veya firmayı yerinde ziyaret ederek) sonra hazırladığı dönemsel izleme raporunu TEYDEB’e iletir. Yapılan harcamalar izleyici görüşü ve destek karar yazısı çerçevesinde desteklenir.

Projenin son döneminde, kuruluş tarafından proje sonuç raporu sunulur.

İzleyicinin firma ziyareti (yerinde ziyaret ederek ya da BİLTEG projelerinde firmanın tercihine göre çevrimiçi (görüntülü) görüşme aracılığıyla firma ile görüşme yaparak veya firmayı yerinde ziyaret ederek) sırasında, firmanın proje hakkında sunum yapması; proje yürütücüsü, personeli ve varsa teknik danışmanlarının ziyaret esnasında bulunması beklenir. İzleyici, gerek duyduğu açıklamaları kuruluştan talep edebilir.