Türkiye ile Şili’nin diplomatik ilişkilerinin 100. yılı ve Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı'nın 48. yıl dönümü vesilesiyle Şili Büyükelçiliği’nde düzenlenen "Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk" fotoğraf sergisine, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Şili Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Rodrigo Arcos Castro, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) Müdürümüz Prof. Dr. Burcu Özsoy katıldı. Açılış konuşmalarının ardından her iki ülkenin Arktik ve Antarktika’da gerçekleştirdiği seferlerden fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi.
Kutup Araştırmalarında Stratejik İş Birliği
Serginin açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Türkiye ve Şili’nin kutup araştırmaları konusundaki iş birliğine değinerek “Coğrafi konumu itibarıyla Antarktika seferlerinde araştırmacılarımızı önce Şili'ye yolcu ediyoruz. Onlar, Şili'den Antarktika'ya geçiş yapıyorlar. Aynı zamanda araştırmacılarımız Şili'nin Antarktika’daki araştırma üslerinden de yararlanmaktalar. Şili'nin araştırmacıları da bizim hem Antarktika'ya hem Arktik'e yönelik bilim seferlerimize katılıyorlar. Böylelikle iki ülkenin bilim insanlarının ortaklaşa çalışmalar yapması mümkün hâle geliyor. Bugün bütün bu ortak yolculuğun resmedildiği, Antarktika'da yapılan çalışmalara ait fotoğrafların sergilendiği çok güzel bir sergide bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kacır: “Türk Antarktika Bilim Üssü’nün tüm hazırlıklarını tamamladık”
Bakan Kacır, ayrıca Antarktika ve Arktik'e yönelik çalışmaların stratejik değer taşıdığının altını çizerek TÜBİTAK KARE koordinasyonunda bu yıl onuncusu düzenlenen Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni hatırlattı. “Hedefimiz, bunları kalıcı kılacak bir Türk Antarktika Bilim Üssü'nü inşa etmek. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi amaçlarımız kapsamında bu projeyi de hayata geçireceğiz. Bu üssün tüm hazırlıklarını tamamladık. Çevresel etki değerlendirme çalışmaları başarılı şekilde gerçekleştirildi. Önümüzdeki dönemde bu üssü inşa edeceğiz.” diyen Kacır ayrıca bir diğer hedef olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde danışman ülke olmak üzere başvuruda bulunulduğunu da belirtti.
Castro: “Şili ile Türkiye Bugün Âdeta Komşu Gibi”
Şili Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Rodrigo Arcos Castro, konuşmasında Şili ile Türkiye’nin kutup araştırmaları alanındaki iş birliklerinin tarihine değinerek “Bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz.” temennisinde bulundu. Türkiye ile Şili’nin diplomatik ilişkilerdeki 100. yılını da hatırlatan Castro sözlerini “Yüz yıl önce, Ocak 1926’da Şili, Türkiye Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkiler kuran ilk Latin Amerika ülkesi olmuştur. O günden bu yana yakın dostlar ve ortaklar olarak ilişkilerimizi sürdürmekteyiz. Mesafe hiçbir zaman engel olmadı, bugün ise âdeta komşu gibiyiz” cümleleriyle sürdürdü.
Aydın: “Güvene Dayalı Bilimsel Ortaklığın Güçlü Bir Örneğiyiz”
Törende konuşan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, kutup bölgelerindeki küresel iklim krizine dikkat çekerek buradaki sorunların herkesi ilgilendirmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bilimin, iş birlikleriyle güçlendiğine inanıyoruz. Bu çerçevede Şili, en değerli ortaklarımızdan biridir. Sahip olduğu köklü deneyim, kurumsal kapasite ve stratejik konumuyla Şili, küresel kutup çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği, güvene dayalı bilimsel ortaklığın güçlü bir örneği hâline gelmiştir.” diyen Aydın, Şili Cumhuriyeti ile kurulan ortaklıkların önemine vurgu yaptı.
Aydın “Punta Arenas, Türk Antarktika seferleri için önemli bir geçiş noktası olmuştur. Aynı zamanda araştırmacılarımız ve kurumlarımız arasındaki iş birliği saha koordinasyonu, bilgi paylaşımı ve ortak bilimsel çalışmalar yoluyla gelişmiştir. Bu deneyimler, kutup bölgelerinde başarının uluslararası iş birliğine bağlı olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Şili arasındaki diplomatik ilişkilerin yüzüncü yılını kutladığımız bu dönemde, bu ortaklık özel bir anlam taşımaktadır. Yüzyıllık dostluk, artık bilim, yenilik ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu iş birliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özsoy: “Kutup Bölgelerinde Yapılan Çalışmalar Bütün İnsanlığa Hizmet Ediyor”
TÜBİTAK MAM Başkanı ve TÜBİTAK KARE Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy törende gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye ile Şili arasında 2023’te imzalanan Mutabakat Zaptı ile güçlenen iş birliklerini hatırlatarak bunun somut sonuçlarını sıraladı. “Ortaklığımız Antarktika ile sınırlı değildir. Arktik seferlerimiz kapsamında Şilili bilim insanlarını ağırlama ayrıcalığına da sahip olduk. Bu karşılıklı açıklık, iş birliğinin ötesinde bir anlam taşımaktadır: Bu durum, güveni, ortak bir amacı ve birlikte bilgi üretme konusundaki samimi kararlılığı yansıtmaktadır.” diyen Özsoy kutup bölgelerinde gerçekleştirilen çalışmaların tüm insanlığa hizmet ettiğinin altını çizdi.
2023 Yılında Mutabakat Zaptı İmzalanmıştı
Türkiye ile Şili arasında Antarktika alanında son yıllarda giderek güçlenen ve kurumsallaşma yönünde ilerleyen bir iş birliği mevcut. İki ülke, Antarktika Antlaşması Sistemi çerçevesinde benzer bilimsel önceliklere sahip ve özellikle lojistik destek, araştırmacı değişimi ve ortak bilimsel faaliyetler alanlarında iş birliği içinde.
Bu iş birliği, 18 Nisan 2023 tarihinde Türkiye ile Şili arasında imzalanan Mutabakat Zaptı ile daha da güçlendirildi. Söz konusu Mutabakat Zaptı, Antarktika’da bilimsel araştırmaların desteklenmesi, lojistik imkânların ortak kullanımı ve iki ülke araştırmacıları arasında iş birliklerinin artırılmasına yönelik bir çerçeve sunuyor. Bugün Türkiye’nin Antarktika’daki faaliyetlerinin önemli bir bölümünde Şili ile sahada doğrudan temas ve iş birliği yürütülüyor. Özellikle Şili’nin Punta Arenas şehri Türk bilim seferleri için kritik bir lojistik merkez işlevi görüyor.
Bu sene 57’ncisi düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ve 20’ncisi düzenlenen 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın ödül töreni; Ankara ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirildi. Bölge birincilerinin yarıştığı final töreninde, öğrencilere madalyalarını Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Zekeriya Coştu, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammed Bilal Macit ve TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın takdim etti.
Kacır: “TÜBİTAK Proje Yarışmaları gençlerimize özgüven aşılıyor”
Törenin açılış konuşmalarını gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, bilimi toplumun tüm kesimlerine yaymak üzere çabaladıklarına vurgu yaparak “TÜBİTAK Proje Yarışmalarıyla gençlerimiz bilimsel düşünme becerisi kazanıyor, problem çözme yetkinliklerini geliştiriyor, takım çalışmasını tecrübe ediyor ve belki en önemlisi, ‘Ben de yapabilirim’, ‘Biz de yapabiliriz’ özgüvenini erken yaşta kuşanıyor. Ödül alsın ya da almasın; araştıran, üreten, hayallerini projeye dönüştüren tüm öğrencilerimiz, bizim gönlümüzde çok kıymetlidir. Bu salonda bulunan her bir gencimiz; bilgiyle donanmış, umutla parlayan birer inci misali, yarınlarımızın teminatı, büyük ve güçlü Türkiye idealinin taşıyıcısıdır.” ifadelerini kullandı.
“Bizler eğitim hayatınızın her aşamasında yanınızdayız”
Kacır, gençlerin bilim yolculuğunda TÜBİTAK’ın daima yanlarında olacağına vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler; eğitim hayatınızın her aşamasında, projelerinizi geliştirmeniz, fikirlerinizi olgunlaştırmanız ve onları ülkemize, insanlığa değer katacak çalışmalara dönüştürmeniz için her daim yanınızdayız. Ulusal ve Uluslararası Yarışma Katılım Desteğiyle, takım olarak geliştirdiğiniz projeleri uluslararası yarışmalara taşımanıza; tecrübe kazanmanıza imkân tanıyoruz. TÜBİTAK Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) ile genç araştırmacılarımızın Ar-Ge ve inovasyon dünyasında aktif rol üstlenmelerini temin ediyoruz. Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı ile ön lisans ve lisans öğrencilerimizin proje hazırlama kültürlerini geliştiriyoruz. Bu yıl sonuna kadar sayılarını 100’e çıkaracağımız Milli Teknoloji Atölyeleriyle; gençlerimizin teorik bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü, takım ruhuyla üretim yaptığı ve yenilikçi projeler geliştirdiği fiziki altyapıyı üniversitelerimizde ve bilim merkezlerinde tesis ediyoruz.”
Macit: “İnsanlığa faydalı olma duygusundan ayrılmazsak yollarımız tekrar kesişecektir”
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammed Bilal Macit törende gerçekleştirdiği konuşmasında Halil Cibran’ın “Eğer iş yoksa tüm bilgiler boştur, eğer aşk yoksa tüm işler boşunadır.” sözünü hatırlatarak “Bizler öğreneceğiz, okuyacağız, bileceğiz ama bunu bir aksiyona çevireceğiz. Bunu da çevremize, ailemize, ülkemize, milletimize ve insanlığa faydalı olma duygusuyla yapacağız. Eğer ülkemize, insanlığa faydalı olma duygusundan ayrılmazsak zaman değişse de, rollerimiz değişse de yollarımız sizlerle tekrar mutlaka kesişecektir.” dedi.
Aydın: “Ortaokul ve lise seviyelerinde proje kültürünü kazandırmak bu yarışmaların en önemli hedefi”
Törende konuşan TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, sadece dereceye giren öğrencileri değil; süreç boyunca büyük emek sarf eden bütün öğrencileri kutlamak üzere bir araya gelindiğine vurgu yaptı. Yarışma başvurularının her yıl yeni bir rekora imza attığına dikkat çeken Aydın: "Binlerce öğrencimiz binlerce projeyle bu yarışmalara katılıyor. Bizler de her geçen yıl artan imkânlarla, aşkla, şevkle öğrencilerimizin heyecanına ortak olmaya çalışıyoruz. TÜBİTAK olarak bu yarışmalara çok önem veriyoruz. Ortaokul ve lise seviyelerinde proje kültürünü kazandırmak bu yarışmaların en önemli hedefi. Proje stantlarını gezen herkesin sizlerin gözündeki ışığı gördüğüne şahit olduk. Bu yarışmalara katılan öğrencilerimiz birçok ilki yaşıyor, çok şey kazanıyor. Bölge yarışmalarına, finallere katılan öğrencilerimiz yoğun emek harcadılar, gayret ettiler, azmettiler, sabrettiler. Bu süreçte önemli bilgi ve becerilerle donandılar. Problem çözme, takım çalışması, sunum ve daha nicesi. Bu süreç onlar için çok özel bir fırsat ve iyi bir deneyim oldu." ifadelerini kullandı.
Ortaokul ve Lise Araştırma Proje Yarışmalarımıza Rekor Başvuru
TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmalarına bu yıl rekor sayıda başvuru gerçekleşti. Ortaokul kategorisinde 30 bin 960 öğrenci 19 bin 437 projeyle, lise kategorisinde ise 52 bin 96 öğrenci 29 bin 739 projeyle başvurdu.
Bunların içinden ortaokul düzeyinde 180 proje ve 393 öğrenci bölge birinciliği elde ederek final aşamasına geldi. Lise seviyesinde ise 216 proje ve 489 öğrenci final etabında yarışma fırsatı elde etti.
Ödül töreni kapsamında her kategoride 1 birincilik, 2 ikincilik, 3 üçüncülük ve 3 de teşvik ödülü verildi; ortaokul ve lise seviyesinden toplamda 198 öğrenci madalya aldı.
Derece Alanlara Sunulan Destek ve Ayrıcalıklar
Dereceye giren öğrenciler ve danışman öğretmenlerine para ödülünün yanı sıra başka avantajlar da sağlanıyor. Jüri değerlendirmesi sonrasında ulusal düzeyde dereceye giren lise öğrencileri, üniversite sınavına girecekleri ilk yıl, bir defaya mahsus olmak üzere “Ek Katsayı” uygulamasından yararlandırılıyor. Yarışma sonucunda derece alan ve üniversite giriş sınavında her alan için ilk 25 bine giren lise öğrencileri ise “TÜBİTAK 2205-Lisans Burs Programı”ndan faydalandırılıyor. Yine derece alan projelere “patent” desteği veriliyor.
Ulusal düzeyde derece alan lise projeleri arasından seçim yapılarak ülkemizi temsilen Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması ile Avrupa Birliği Genç Bilim İnsanları Yarışması’na katılacak projeler belirleniyor. Ayrıca uluslararası proje yarışmalarına TÜBİTAK tarafından gönderilerek birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerinden birini alan lise öğrencileri, uluslararası yarışmada derece aldıkları alanla ilgili bir bölümü tercih etmeleri durumunda “üniversiteye sınavsız geçiş hakkı” kazanıyor. Öte yandan dereceye giren öğrenciler GENÇ STAR, danışmanlar da STAR Öğretmen programından faydalanarak devam eden projelerde araştırmacı olarak yer alma fırsatı bulabiliyor.
TÜBİTAK Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı Sözleşme İmza Töreni İstanbul’da Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Sayın Davut Gül ve TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla gerçekleşti. Akademiyi ve sanayiyi bir araya getiren tören ekosistem paydaşlarını buluşturdu.
“Çok boyutlu bir atılıma imza attık”
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır, “Önümüzdeki dönemde Yapay Zekâ Dönüşüm Programlarıyla; yapay zekâ teknolojilerinin üretim süreçlerinde kullanımını daha da yaygınlaştıracağız. Yerli ve özgün yeni yapay zekâ modellerinin doğmasını sağlayacak girişimleri, somut adımlarla desteklemeyi sürdüreceğiz. Türkiye’de hiper ölçek veri merkezlerinin kurulmasını hızlandıracağız.” dedi.
“Son yıllarda bu doğrultuda, çok boyutlu bir atılıma imza attık. Ulusal Yapay Zekâ Stratejimizle, küresel ölçekteki yapay zekâ dönüşümüne aktif katkı sağlama vizyonumuzu ortaya koyduk. Kamu kurumlarımız, özel sektörümüz ve üniversitelerimizin ortak hedef ve amaçlar doğrultusunda hizalanmalarını sağladık. Ülkemizin ihtiyaçlarına ve küresel eğilimlere cevap verecek öncü, sürdürülebilir çözümler ve teknolojiler geliştirmek üzere TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zekâ Enstitüsü’nü kurduk” diyen Kacır, “ Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST, Deneyap Teknoloji Atölyeleri ve Sektör Kampüste gibi girişimlerle; gençlerimizi, geleceğin teknolojilerine yön veren bireyler olarak yetiştiriyoruz. Güçlü ve güvenli veri işleme altyapısı, yapay zekâ alanında sürdürülebilir başarı için vazgeçilmez stratejik önceliğimizdir. 40 bin dizüstü bilgisayara denk bilgi işlem kapasitesiyle, dünyanın en güçlü 500 süper bilgisayarı arasında yer alan ARF’i geçtiğimiz yıl devreye aldık” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır, “Avrupa Yüksek Başarımlı Hesaplama Konsorsiyumuna (EuroHPC) ortak olarak, 380 bin dizüstü bilgisayara eşdeğer işlem gücüne sahip MareNostrum 5’i araştırmacılarımızın kullanımına sunduk. Yapay zekâ alanında daha fazla millî ve özgün projenin geliştirilmesi ve bu projelerin ticarileştirilerek özel sektörün kullanımına aktarılması her daim önceliğimizdir. Bu anlayışla, TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarımızla; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerin, bu alanda teknoloji geliştiren KOBİ’lerin ve araştırma merkezlerinin projelerini destekliyoruz” diye konuştu.
“Yapay zeka sistemlerini iş süreçlerine entegre etmeyi planlayan girişimleri 15 Mayıs’ta açtığımız dördüncü çağrıya başvurmaya davet ediyorum”
“İlkini 2022 yılında açtığımız bu çağrıların üçüncüsünde de beş farklı tematik alanda 12 projeyi destekleme kararı aldık. Projeleri gerçekleştirecek konsorsiyumlarda 6’sı KOBİ ölçeğinde 12 şirket müşteri kuruluş olarak yer alıyor. Tamamı KOBİ ölçeğinde 12 teknoloji geliştiricimiz, 11 üniversitemiz ile Tarım ve Orman Bakanlığı Araştırma Enstitüsü ise ihtiyaç duyulan teknoloji çözümlerini geliştirecek. Yapay Zekâ Enstitümüz, bu süreçte yürütülecek projelerden elde edilen bilgilerin anonim hale getirilerek, ekosisteme kazandırılmasından sorumlu olacak. Ayrıca, proje üretim aşamalarında doğrudan yer alarak konsorsiyumlara teknik danışmanlık ve uzmanlık desteği sunacak” diyen Bakan Kacır “Destek almaya hak kazanan 12 projenin tüm paydaşlarını tebrik ediyorum. Bu vesileyle; yapay zeka sistemlerini iş süreçlerine entegre etmeyi planlayan girişimleri 15 Mayıs’ta açtığımız dördüncü çağrıya başvurmaya bir kez daha davet ediyorum. 31 Ağustos’a kadar açık kalacak çağrımızda; Akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik, akıllı eğitim ve finans teknolojileri başlıklarında yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerimizin, ülkemizin araştırma ve inovasyon altyapısının birikiminden etkin şekilde faydalanmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
“Ülkemizin ilk temel yapay zekâ büyük dil modelini kullanıma sunacağız”
Bakan Kacır, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; firmalarımızın yapay zekâ temelli teknolojileri üretim süreçlerine entegre ederek, katma değer üretme yönündeki gayretlerini desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılında ülkemizi küresel arenada hak ettiği konuma taşımak üzere var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki beş yıla dair yol haritası niteliğindeki 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji Belgesi, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 26 Mart’ta ilan edildi. Strateji Belgemiz doğrultusunda Türkçe verilerle zenginleştirilen, ülkemizin ilk temel yapay zekâ büyük dil modelini kullanıma sunacağız. Proje kapsamında TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitümüz; bugüne kadar 2 trilyon tokenlık veri derledi. Titizlikle temizlediği 300 milyar tokenlik veri havuzunu, farklı mimariler üzerinde eğitti “ vurgusu yaptı.
“TÜBİTAK olarak ülkemizin yapay zekâ yetkinliğini ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz”
Törende konuşan TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın, yapay zekânın günümüzün öne çıkan teknolojilerinden biri haline geldiğine vurgu yaparak ekonomik büyümeden toplumsal refaha kadar pek çok alanda yapay zekâ teknolojilerinin etkisini hızla artırdığına değindi. “TÜBİTAK olarak ülkemizin yapay zekâ yetkinliğini ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Bu doğrultuda, ülkemizdeki altyapıyı güçlendirmek adına önemli adımlar atıyoruz. Özellikle yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu süper bilgisayar altyapılarının geliştirilmesi, yüksek performanslı bilişim olanaklarının artırılması ve yapay zekâya özel yazılımların yerli olarak üretilmesi için üniversitelerimize, sanayicilerimize ve ekosistemin diğer paydaşlarına destekler sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yalnızca üniversiteler ve sanayi kuruluşlarına ayrı ayrı destek vermekle kalmıyor; aynı zamanda onları bir araya getirerek kamuya özel çözümler üretebilecekleri ortak platformlar oluşturmayı da önemsediklerini belirten Aydın, “Sanayicilerin ihtiyaç duyduğu yapay zekâ çözümlerini, üniversite ve sanayi iş birlikleriyle, kamu desteğiyle birlikte geliştirmek için çeşitli programlar yürütüyoruz" vurgusu yaptı. 2022 yılından itibaren Yapay Zekâ Ekosistemini canlandırmak için 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı’nı açtıklarını belirten Başkan Aydın; “Bu destek modeliyle; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerin, en az bir teknoloji sağlayıcı firma, alanında uzman en az bir üniversite veya kamu araştırma merkezi ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü ile konsorsiyum kurarak birlikte çözüm geliştirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu.
Prof. Dr. Aydın, bu süreçlerde, TÜBİTAK bünyesindeki Yapay Zekâ Enstitümüzüm bilgi ve deneyimiyle paydaşlara rehberlik etmeye devam edeceğini kaydetti.
1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı
TÜBİTAK tarafından Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi kapsamında başlatılan ve yürütülen 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, ülkemizde yapay zekâ ekosisteminin geliştirilmesini, üniversite, sanayi ve kamu iş birliklerinin artırılmasını hedefliyor. Çağrı kapsamında; yapay zekâ alanında kritik öneme sahip çözümler geliştirilmesi, sanayinin ihtiyaçlarının karşılanması ve ulusal kalkınma önceliklerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Program; KOBİ’ler, büyük ölçekli sanayi kuruluşları ve araştırma kurumlarının bir araya gelerek, yapay zekâ tabanlı yenilikçi ürün, hizmet ve teknolojiler üretmelerine imkân tanıyor.
Türkiye'nin sürdürülebilir inovasyon ekosistemindeki en prestijli programlardan biri olan Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) 2025 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni 11 Şubat 2026 tarihinde TÜBİTAK Feza Gürsoy Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz’ın yanı sıra büyükelçiler, ateşeler, girişimciler ve yakınları katıldı. Ödül töreni kapsamında girişimcilere farklı kategorilerde 2,4 milyon TL’yi aşan para ödülü takdim edildi.
TÜBİTAK’tan Yeşil Dönüşüm ve İklim Değişikliğiyle Mücadeleye Büyük Destek
Törende gerçekleştirdiği açılış konuşmasında Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK aracılığıyla son 23 yılda yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği odaklı 4 bin 291 projeye ve 4 bin 318 bilim insanına 31,4 milyar lira kaynak aktardıklarını belirtti. Kacır ayrıca iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası girişimleri destekleyen, Türkiye'yi de bu küresel çabanın yapıcı bir paydaşı hâline getiren bir anlayış benimsediklerini vurguladı.
Kacır: “Genç girişimcilerimize eğitim ve mentörluk desteği veriyoruz”
TÜBİTAK BiGG Programı ile yeşil teknolojiler alanında bugüne kadar 235 girişimin kurulmasını sağladıklarına işaret eden Kacır, "Bizi bir araya getiren Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programıyla da temiz teknoloji girişimlerinin ihtiyaç duyduğu desteği bütüncül bir anlayışla kendilerine sunuyoruz. Genç girişimcilerimize iş fikirlerini olgunlaştırmaları için eğitim ve mentörluk desteği veriyor, doğru iş modelini kurmalarına, ürünlerini ve hizmetlerini yatırımcıyla, sanayiyle, doğru paydaşlarla buluşmalarına imkân sağlıyoruz." diye konuştu.
“39 takımımızın 17’sine kadın girişimcilerin liderlik ediyor olması; kadınların bilim ve teknolojide liderlik yürüyüşümüzde üstlendikleri büyük rolün ispatıdır”
Bakan Kacır, “Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine, atık zenginleştirmeden ileri malzemelere, yeşil binalardan su verimliliğine ve ulaşıma uzanan geniş bir yelpazede, temiz teknoloji alanında geleceğe yön veren çözümler geliştiren bu girişimlerimiz, eğitim, mentörlük ve final sunumu süreçlerini tamamladı. Bugün ödül törenimizi çok anlamlı bir günde; Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nde icra ediyoruz. Yarı finale yükselerek hızlandırma programına katılan 39 takımımızın 17’sine kadın girişimcilerin liderlik ediyor olması; kadınların bilim ve teknolojide liderlik yürüyüşümüzde üstlendikleri büyük rolün ispatıdır.” ifadelerini kullandı.
Göktaş: “Temiz teknoloji alanında çalışan tüm kadın girişimcilerimizin yanındayız”
Ödül töreninin bir diğer önemli katılımcısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş sözlerine bugünün Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocuklar Günü olmasının önemine vurgu yaparak başladı. Ödül törenini böyle bir günde gerçekleşmesinin; bilime, teknolojiye ve girişimciliğe emek veren kadınların başarılarını daha da görünür kıldığını ifade eden Göktaş, azmi, kararlılığı ve üretkenliğiyle ülkeye değer katan tüm kadınları tebrik ederek, ödül alan tüm kadın girişimcilere başarılar diledi. Bakan Göktaş sözlerine şöyle devam etti: “Bugün ödüllerini takdim edeceğimiz girişimler, bir fikrin nasıl değer ürettiğini, nasıl istihdam doğurduğunu, nasıl ihracat potansiyeline dönüştüğünü gösteren somut örneklerdir. Her bir başarı, başka bir kadının kapısını aralayan güçlü bir işarettir. Kız çocuklarına 'bilim de benim, teknoloji de benim, girişimcilik de benim' dedirten en etkili motivasyon, işte bu görünür başarı hikâyeleridir. Temiz teknoloji alanında çalışan tüm kadın girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."
Aydın: “Program Türkiye’de temiz teknolojiler girişimciliğine yön veren bir yapı hâline geldi”
TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Orhan Aydın, yaptığı açılış konuşmasında, 2013 yılından bu yana gerçekleştirilen programın Türkiye’de temiz teknoloji girişimciliğinin gelişimine yön veren önemli bir yapı hâline geldiğini söyledi. Programın bu başarısının ardında başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonu olmak üzere bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör paydaşlarının oluşturduğu güçlü iş birliği ağının bulunduğuna vurgu yapan Aydın sözlerine şöyle devam etti:
“TÜBİTAK olarak sanayimizin yeşil dönüşümünü desteklerken girişimcilerimizi, finansman, mentörluk ve pazar erişimiyle bütüncül bir biçimde desteklemeye devam ediyoruz. GCIP kapsamında geliştirilen yatırım mekanizmaları, temiz teknoloji girişimlerinin erken aşamadan itibaren ölçeklenmesini mümkün kılmakta; hızlandırıcı programlardan çıkan takımlarımız TÜBİTAK'ın farklı desteklerinden somut avantajlar elde etmektedir. UNIDO ile 10 yılı aşkın süredir sürdürdüğümüz bu stratejik iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşmesini ümit ediyoruz.”
Prof. Dr. Aydın “11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Gününde bir araya gelmiş olmamız son derece anlamlıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla birlikte, kadınların ve kız çocuklarının bilim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü katılımını desteklemeyi ortak bir öncelik olarak görüyoruz.” vurgusu yaptı.
Girişimcilerden Büyük İlgi
Başvuru ve eleme süreci geçtiğimiz sene gerçekleştirilen GCIP Türkiye 2025 Hızlandırıcı Programı’na farklı şehirlerden 96 takım başvurdu. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda 39 takım; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler, yeşil binalar, ulaşım ve su verimliliği alanlarındaki iş planlarıyla finale yükseldi.
İlk Üç Belli Oldu
Hızlandırıcı program kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde birinci, düşük maliyetle biyokömür ve odun sirkesi üretimine yönelik iş modeliyle Beaver Nexus takımı oldu. İkincilik ödülü doğal reçinelerden elde edilen ve patentle korunan aktif bileşiğe dayalı Murnia Jel ile özellikle kanser tedavileri sonrasında ortaya çıkan ağız ve mukozal yaraların önlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik etkili bir sağlık çözümü sunan Umayana takımının oldu. Üçüncülük ödülünü ise çimento, çelik ve enerji gibi sektörlere özel olarak tasarlanan yeni nesil karbon yakalama malzemeleriyle, mevcut yüksek maliyetli ve enerji yoğun yöntemlere kıyasla daha verimli, uyarlanabilir ve düşük enerji tüketimli bir karbondioksit yakalama çözümü geliştiren Helios takımı aldı. GCIP ödülleri kapsamında birinci olan takıma 600.000 TL, ikinciye 450.000 TL ve üçüncüye 300.000 TL ödül takdim edildi.
Yeşil Dönüşümde Kadın Girişimcilere Destek
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde kadın girişimcileri desteklemek adına dört farklı kategoride teşvik ödülleri verildi. “Toplumsal Etkide Öncü” kategorisinde “Vegg Foods” takımından Canan Tiryaki, “Yenilikçi Kadın Girişimci” kategorisinde “BIO4LIFE” takımından, Saadet Alpdağtaş, “En İyi Gelişim Gösteren Kadın Girişimci” kategorisinde “Umayana” takımından Hülya Dağöttüren ve “Genç Kadın Girişimci” kategorisinde “Helios” takımından Gizem Uysal ödüllerini aldı. Kadın girişimcilere toplamda 1.100.000 TL tutarında teşvik sağlanarak girişimcilik yolculuklarındaki başarıları taçlandırıldı.
OSTİM PROTA ve ARÇELİK’ten Destek Ödülü
Ödül töreni kapsamında ayrıca program paydaşlarından ARÇELİK ve OSTİM PROTA tarafından da seçilen takımlara ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda iki takıma “ARÇELİK Prototip Geliştirme Ödülü” ve üç takıma “OSTİM PROTA Özel Üyelik Ödülü” verildi. OSTİM PROTA Özel Üyelik Ödülü kapsamında, seçilen takımlar, OSTİM PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi’nde yer alan Makerspace alanını 1 yıl ücretsiz olarak kullanabilecek ve Yüksek Teknoloji Makine Parkı’nda yer alan makineler ile prototip üretimi taleplerini yüzde 50 indirim ile karşılayabilecek. Ayrıca, bir Ar-Ge projesi ile OSTİM Teknopark’a başvurmaları ve başvurularının kabul edilmesi hâlinde, girişimcilere OSTİM PROTA’nın üst katında yer alan Turuncu Kuluçka Merkezi alanında 1 yıl ücretsiz 2 kişilik masa ve sandalye tahsis edilecek.
TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında ülkemizi temsil eden öğrencilerimizden Yusuf Arda VARDAR ALTIN madalya, Ahmet Emir Şaşmazlar, Erdem YAMALIOĞLU ve Kerem AYDIN GÜMÜŞ Madalya kazandılar.
35. Uluslararası Biyoloji Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Olimpiyatlara katılan tüm öğrencilerimize, ailelerine, öğretmenlerine, başta Komite Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.
20-27 Nisan 2024 tarihlerinde Çin’in Shenzhen şehrinde düzenlenen 30 ülkeden 151 öğrencinin katıldığı 58. Mendeleev Kimya Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden öğrencilerimiz üç Bronz Madalya kazandılar.
TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında ülkemizi temsil eden öğrencilerimizden Macit Arda AYDIN, Kemal ÖZKIRŞEHİRLİ ve Efe OK Bronz Madalya kazandılar.
58. Mendeleev Kimya Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden geleceğin bilim insanı adayı öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Olimpiyatlara katılan tüm öğrencilerimize, ailelerine, öğretmenlerine, başta Komite Başkanlarımız olmak üzere eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz.