Akdeniz Üniversitesi tarafından bu yıl 26.’sı düzenlenen ‘Çevre Hizmet Ödülleri-2023’ ödül töreni TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Çevre Hizmet Ödülleri kapsamında Bilim Onur Ödülüne layık görülen Prof. Dr. Hasan Mandal’a ödülü, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tarafından takdim edildi. TÜBİTAK’tan Doç. Dr. Şiir Kılkış da bilim hizmet ödülüne iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odağında bilimsel ilerlemelerin artırılmasına yönelik bilim hizmetleri ve hükümetler arası iklim değişikliği panelindeki (IPCC) bilimsel görevleri nedeniyle layık görüldü.
Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKÇAM) tarafından ‘Çevre Hizmet Ödülleri - 2023’ ödül töreni İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, AKÇAM Müdürü Doç. Dr. İ. Ethem Karadirek, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Dr. Ömer Ersoy, KOSGEB Antalya Müdürü Dr. İbrahim Uğur Erkış, Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, dekanlar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Kıymetli Bir Ödül
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Dünya Çevre Günü’nde böyle anlamlı bir ödüle layık görülmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Çevre Hizmet Ödülünün önemine değinen Başkan Prof. Dr. Hasan Mandal “Çevre alanında 26 yıl tabii önemli bir zaman. Belki 26 yıl önce böyle bir ödülün anlamı biraz daha farkındalık odaklıydı. Toplumsal duyarlılık anlamında önemli olma noktasından bugüne kadar geçen zamanda gerçekten ne kadar zorunlu olduğunu, bir diğer ifadeyle bu tipteki bir öngörü çalışmasının farkındalıktan zorunluğa doğru geçen bir ortamda ne kadar kıymetli olduğunu görmüş olduk. Görev yapmaktan onur duyduğum kurumum TÜBİTAK’ta en çok üzerinde durduğumuz konulardan biri dünyanın geleceğinde ne tip güçlüklerle karşılaşacağımızın senaryoları üzerine araştırmacılarımızı hem üniversite tarafında hem sanayi tarafında oluşturmaya çalıştığımız bir ekosistemle katkı vermeye yönelttik. Bu çalışmaların görünür olması bizim için çok kıymetli. Bu ödülün 26 yıldır bu ödülleri veren Akdeniz Üniversitemiz tarafından verilmesi ekstra önem atfediyor.” dedi.
Akdeniz Havzası iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek yer
Konuşmasında Akdeniz bölgesinin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölge olduğuna dikkat çeken Başkan Prof. Dr. Hasan Mandal, “Geleceğe doğru baktığımız zaman inişli çıkışlı yıllar var. Yani sanayi devrimlerinden itibaren baktığımız zaman inişler çıkışlar var ama sürekli bir artış eğiliminde ve 2023 yılı dünyadaki sıcaklık ortalamasının en yüksek yaşandığı yıl oldu. Sadece yıl değil Antalya için bir haftadaki değişiklikleri de görebiliyoruz. Ne kadar hızlı değişiklerin olduğu yani uyum sağlayacak bir zaman dilimi olmadığını görüyoruz. Bu hem yıllar boyutunda yok hem de takvimler aylar günler boyutunda yok. Dahası bu bölge, yani Antalya ve özellikle de Akdeniz havzası bundan en fazla etkilenecek olan bir yer. Akdeniz bölgesi, Antalya dediğimiz zaman hep olumlu pozitif taraflarıyla bir refah veya yaşam noktasında aklımıza gelen bölge, ama eğer gerçekten bir çözüm oluşturulmaz ise en fazla göç olacak olan bölge içinde yaşıyoruz.” açıklamasında bulundu.
Üniversitelere Görev Düşüyor
Üniversitelere, akademisyenlere daha fazla görev düştüğünün altını çizen Prof. Dr. Hasan Mandal, “Çevre dediğimiz zaman geçmişte kendi başına ele aldığımız bir başlıkken şu anda çevre, ekonomi, sosyal, jeopolitik ve teknolojik anlamdaki bu beşli sarmal ilişkiyi anlamak gerekiyor. Bu da biz akademisyenler olarak üniversite olarak araştırma ekosistemi olarak bize daha fazla görev düştüğünün göstergesi. Geleneksel çözümler yeterli değil. Pandemiyi hepimiz bir anda unuttuk. Gelecekte olacak mı olabilir ama sebep sonuç ilişkisine bakarsak esasında yaşamış olduğumuz pandemi bir sebep miydi, yoksa bir sonuç muydu? Esasında bir iklim değişikliğinin farklı bir şekilde yansımasıydı. En azından kendi bilimsel değerlendirmelerimizde. Tek sağlık kavramını kullandığımız bir döneme girdik. Yani insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı. Çevredeki, biyoçeşitlilikteki ve ekosistemdeki bir değişiklik, oradaki bir hayvanın hayatını değiştiriyor ve hayvan hayatının değişmesi, insana bulaşıcı hastalık olarak dönüyor ve bu nedenler bir pandemi yaşanmasına sebep olabiliyor. Gelecekte bunu yaşayabilir miyiz? Belki covid olmayacak başka şekilde, bir çözüm oluşturmadığımız sürece bizim gelecekte farklı pandemilere hazırlıklı olmamız gerekiyor.” dedi.
“Gençlerimize Güveniyoruz”
Konuşmasında gençlere güvendiğini de vurgulayan Prof. Dr. Hasan Mandal, “Bir kurum başkanı olarak söylüyorum, bizim şu anki deneyimlerimiz yani benim yaş grubundaki araştırmacıların, bilim insanlarının deneyimi bu kadar zorlukların üstesinden gelmek için ne yazık ki yeterli değil. O yüzden ben genç arkadaşlarımıza, öğrencilerimize, araştırmacılarımıza kendimizden daha çok güveniyorum. Çünkü onların konuya bakış ve çözüm arayışlarının özellikle TEKNOFEST'te gösterdikleri çalışma, birlikte başarma yaklaşımını bizden daha iyi özümsemeleri gelecekte bizim için bir umut uyandırıyor.” dedi.
Akdeniz Üniversitemizin Çalışmaları Umut Verici
Prof. Dr. Hasan Mandal konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bu güçlüğün üstesinden gelebilmek için bilim ve teknoloji bana göre anahtar kelimeler. Yani üniversitelerimiz, en önemli gücümüz insan kaynağı, genç insan kaynağımız, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz. Ben bunun yapılabileceğine yürekten inanıyorum. Bu sorunun üstesinden bu güçlüklerin üstesinden gelebilecek olanda yine bu coğrafyalar, bu bölge. Özellikle de Akdeniz bölgesinin ve Akdeniz Üniversitemizin de 26 yıldır böyle bir sürecin içinde olmuş olmasını bu anlamda hem konuya yaklaşım noktasında sahiplenme, sorumluluk alma hem de aynı zamanda da umut verme noktasında görüyorum. Tekrar böyle bir ödüle layık görülmüş olmamın şahsım için değil, kurumum TÜBİTAK için önemli olduğunu düşünüyorum. Tekrar başta Sayın Rektörümüz olmak üzere ilgili Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezimize, değerli Akdeniz Üniversitesi hocalarımıza, personeline ve öğrencilerine teşekkür ediyorum.”
Ankara’da Türk Dil Kurumu binasında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Türk Dil Kurumu (TDK) arasında iş birliği protokolü TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert tarafından imzalandı.
Bu iş birliği protokolü ile TDK'nın süreçlerinin ve dil kaynaklarının dijitalleştirmesi ile bu kaynakların Türkçe Büyük Dil Modelinin (TBDM) geliştirilmesi için kullanması amaçlanmaktadır.
Bu iş birliği kapsamında;
TDK'nın mevcut dil kaynaklarının (sözlükler, ansiklopediler, dil bilgisi kitapları vb.) dijital ortama aktarılması
Yapay zeka tekniklerinin TDK süreçlerinde dil analizi, otomatik tercüme, metin madenciliği ve dil öğrenme uygulamaları gibi alanlarda kullanılması,
Türkçe dil modellerinin doğruluğunu ve kapsamını artırmak için dijitalleştirilen dil kaynaklarının TBDM'nin eğitimi için kullanılması hedefleniyor.
İş birliği Sonucunda Elde Edilecek Kazanımlar
Veri Kalitesinin Artırılması:
TDK'nın dijitalleştirilen kaynakları, yüksek kaliteli ve kapsamlı eğitim verisi sağlayarak TBDM'nin doğruluğunu artıracak.
Dil Teknolojilerinin Gelişimi:
Yapay zeka ve dil teknolojilerinin kullanımı, Türk dilinin dijitalleşme süreçlerinde önemli bir rol oynayacak. Bu, dil teknolojilerinin gelişimini hızlandıracak ve daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edecek.
Araştırma ve Geliştirme:
İş birliği, TÜBİTAK ve TDK'nın araştırma ve geliştirme kapasitelerini artıracak. Bu, yeni projelerin ve uygulamaların geliştirilmesine olanak tanıyacak.
Uluslararası Rekabet Gücü:
Türkçe dil modellerinin geliştirilmesi, uluslararası dil teknolojileri alanında Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak.
COST is the longest-running European framework supporting trans-national cooperation among researchers, engineers and scholars across Europe. It is a unique means for researchers to jointly develop their own ideas and new initiatives across all fields in science and technology, including social sciences and humanities, through pan-European networking of nationally funded research activities. Based on a European intergovernmental framework for cooperation in science and technology, COST has been contributing - since its creation in 1971 - to closing the gap between science, policymakers and society throughout Europe and beyond. As a precursor of advanced multidisciplinary research, COST plays a very important role in building a European Research Area (ERA).
Please click to see COST web site.
Please click to see COST 2025 Annual Report.
Please click to see COST 2025 Türkiye Factsheet.
Please click for COST Türkiye web site.
Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Kuruluşu (European Cooperation in Science and Technology- COST Association) 1971 yılında kurulmuş olup; Avrupa çapında alanlarında uzman bilim insanlarını çalıştıkları alan özelinde COST Aksiyonu adı verilen uluslararası bilimsel ağlarda bir araya getirmeyi ve bu sayede ulusal araştırmalarını sürdüren bilim insanlarını uluslararası alana taşımayı amaçlayan bir kuruluştur. Türkiye COST’un kurucu üyeleri arasında yer almaktadır.
Araştırmacılara sadece ağ desteği vermesi ve bunu temel amacı olarak edinmesi açısından alanındaki en önemli yapı COST’tur. Bu mahiyette Türk araştırmacıların çalışıyor oldukları alanlardaki uluslararası uzman araştırmacılar ile bir araya gelmeleri ve Türkiye’ye ciddi getirileri olacak uluslararası projelere katılım sağlayacak konsorsiyumlara ulaşmaları açısından COST son derece önemli fırsatlar sunmaktadır. COST, özellikle Avrupa Birliği Çerçeve Programı projelerine katılım sağlanabilmesi adına gerekli uluslararası proje gruplarına en kısa yoldan erişim sağlamaktadır. Dolayısıyla ulusal alanda araştırmalarını sürdüren ancak uluslararası alana geçiş yapmak isteyen Türk araştırmacılar için en ideal program olma özelliğine sahiptir.
Özel sektör, kamu kurumları ve üniversitelerde tam zamanlı olarak çalışmakta olan tüm bilim insanlarının COST’tan yararlanabilmesi mümkündür. COST Aksiyonları kapsamında Yönetim Komitesi ve Çalışma Grubu toplantıları, çalıştaylar, bilimsel konferanslar, bilimsel kurslar, kısa süreli bilimsel ziyaretler ve aksiyonlar kapsamında yürütülen çalışmalar sonucu çıkan yayınlar için maddi destek sağlanmaktadır.
COST Kuruluşu resmi internet sitesi için tıklayınız.
COST 2025 Senelik Raporu için tıklayınız.
COST 2025 Senelik Türkiye Raporu için tıklayınız.
COST web sitesi Türkiye sayfası için tıklayınız.
Genç Araştırmacılar için COST, tanıtım videosu için tıklayınız.
COST Ayrntılı Tanıtım sunumu için tıklayınız.
*İstatistikler her yıl Mayıs ayında güncellenmektedir.
Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever'in de içinde yer aldığı Virgin Galactic'e ait "VSS Unity" yörünge altı aracını taşıyan uçak, ABD yerel saatiyle 08.30'da (TSİ 17.30) New Mexico'daki Spaceport tesisinden havalandı. Atasever'in de üyesi olduğu "Galactic 07" ekibi, aileleriyle vedalaşmaları sonrası alkışlar eşliğinde "VSS Unity" yörünge altı aracına doğru hareket etti.
Türkiye'nin ikinci astronotu Atasever'i uğurlayanlar arasında Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Ahmet Yozgatlıgil de yer aldı. "VSS Unity" yörünge altı aracını taşıyan Virgin Galactic'e ait uçak, ABD yerel saatiyle 08.30'da (TSİ 17.30) yolculuğuna başladı. Atasever'in araştırmacı astronot olarak bulunduğu ekipte, ABD'den iki, İtalya'dan da bir özel astronot yer aldı. Araç TSİ 18.40’ta ise iniş yaptı.
Yaklaşık 1 saat 10 dakika süren uçuşta, "VSS Unity" yörünge altı aracının taşıyıcı uçak aracılığıyla yaklaşık 45 bin fitlik yüksekliğe erişerek, ardından hibrit yakıtlı roket motorunu ateşleyerek yaklaşık 90 kilometre irtifaya ulaştı
Atasever, yaklaşık 3 dakikalık serbest düşme fazında, mikro yer çekimi ortamında 7 bilimsel deneyi gerçekleştirdi.
“Bütün objektiflerimizi yerine getirdik”
Astronot Tuva Cihangir Atasever uçuşunun hemen ardından yaptığı açıklamada "Uçuşumuz oldukça başarılı geçti. Bilimsel deneyler perspektifinden baktığımızda bütün objektiflerimizi yerine getirdik diyebilirim" ifadelerini kullandı.
"Filistin halkının yaşadığı eziyet, dünyamızın güzelliğinin hak etmediği bir durum. Bunları sembolize etmek adına kefiyeyi yanımda taşıdım" diyen Atasever, “Cumhurbaşkanımız 19 Mayıs'ta bana saat hediye etmişti. Uzay yolculuğumda operasyonlarda kullandığıma ek olarak onun hediyesi de vardı" diye konuştu.
TÜBİTAK Fen Lisesi’nde Özel Yayın Heyecanı
Yörünge Altı Araştırma Uçuşu ile eş zamanlı olarak TÜBİTAK Gebze Yerleşkesindeki TÜBİTAK Fen Lisesi’nde Özel Bir Yayın gerçekleştirildi. Türk Astronot ve Bilim Misyonu (TABM) kapsamında planlanan Yörünge Altı Uçuşu’nun özel yayınına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TUA Başkanı Yusuf Kıraç, Türkiye’nin ilk Astronotu Alper Gezeravcı, TÜBİTAK UZAY yetkilileri Dr. Sadık Murat Yüksel ve Can Bayraktar katıldı.
Özel yayın ve ikinci uzay yolculuğu heyecanı Kocaeli, Aksaray, Ankara, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Konya ve Samsun’da bulunan bilim merkezlerinden de canlı olarak takip edildi.
"Tuva Cihangir Atasever’de 7 bilimsel deneyle bu sürece katkı vermiş olacak"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır burada yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever’in uzayda 7 bilimsel deney yapacağını açıklayarak, "Nice misyonu hep birlikte izleyeceğiz, gerçekleştireceğiz. Bir sayfa açıldı. Alper Gezeravcı 13 bilimsel deney gerçekleştirmişti. Tuva Cihangir Atasever de 7 bilimsel deneyle katkı sağlayacak. Bunların bazıları Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği bilimsel deneylerin devamı niteliğinde. İnsan biyolojisinde ve fizyolojisinde uzay koşullarını oluşturduğu mikro yerçekimi koşullarının oluşturduğu etkileri inceleyen, takip eden hem hücre örnekleriyle hem kan örnekleriyle bu değişimin takip edilmesine yönelik birtakım çalışmalar var. Halihazırda hastanelerde yaygın olarak kullanılan radyasyon dozimetresinin uzayda kullanılmasını sağlayacak bir bilimsel araştırma projesi var. Yine Harvard Üniversitesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitemizin gerçekleştirmiş olduğu ve uzay koşullarının beyindeki kan dolaşımı ve aynı zamanda omurilik sıvısı üzerindeki etkilerinin incelendiği bir deney var. Çok zengin bir deney setiyle, kafasında bir düzenek, kolunda ve vücudunu çeşitli yerlerinde farklı düzeneklerle yaklaşık 3 dakika sürmesi öngörülen yerçekimi ortamında çok aktif olacak Tuva Cihangir Atasever. Başarıyla bu deneyleri gerçekleştirecek. Hem bilimsel çalışmalarımıza yeni bir ivme kazandırmış hem de aslında Türk gençliği için ilham kaynağı olacak" diye konuştu.
Bakan Kacır, Türkiye'nin uydu sistemlerini geliştiren bir ülke olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"Uzay dediğimizde dev bir ekonomiden bahsediyoruz. Yıllık 600 milyar dolara erişmiş bir yatırım yapılıyor uzay araştırmalarına. Bu her yıl büyük bir hızla artıyor. 10 yıl içerisinde bu rakamın 1.5 trilyon dolara gelmesi öngörülüyor. Uydular bunun önemli bir parçası. Türkiye uydu sistemlerini geliştiren bir ülke. Kendi imkanlarıyla üretebilen bir ülke. Muhteşem bir alt yapımız var. Uydu sistemleri test ve entegrasyon merkezi, tüm uydu geliştirme faaliyetlerini uzayın tümüyle simüle edilebildiği bir alt yapıda kendi imkanlarımızla gerçekleştirebiliyoruz. Tüm testleri kendi imkanlarımızla gerçekleştirme imkanına sahibiz. Bu sayede İMECE’yi yerli ve milli olarak ürettik. Bu sayede TÜRKSAT 6A’yı yerli ve milli olarak geliştirdik, yolcu ettik. 8- 14 Temmuz haftasında uzaya göndermek için sabırsızlıkla bekliyoruz.”
“Ülkemiz için TÜBİTAK'ı, dünya için de Türkiye'yi izlemeye devam edin”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever'in uçuşuna yönelik hazırlanan program kapsamında yaptığı değerlendirmede, “Türkiye'nin uzay yolculuğu demek oluşabilecek tüm teknolojilerde söz sahibi olmak demek. O yüzden ben ülkemiz için heyecanlıyım. Ülkemiz için TÜBİTAK'ı, dünya için de Türkiye'yi izlemeye devam edin." dedi.
İMECE uydusundan Alper Gezeravcı’nın insanlı ilk uzay misyonunu gerçekleştirmesine kadar geçen yıldan itibaren uzay alanında hep ilkleri yaşadıklarını dile getiren Mandal, TÜRKSAT 6A’yı uzaya fırlatmak üzere 4 Haziran’da ABD’ye yolladıklarını da hatırlattı. Mandal, şimdi ise Atasever’in yine ilklerden olan yörünge altı araştırma uçuşunu gerçekleştirmek üzere uzaya gittiğine dikkati çekti.
Bu heyecanının ekstra güzel tarafının da bu etkinliğin TÜBİTAK Fen Lisesi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da katılımıyla gerçekleşmesi olduğunu vurgulayarak, bunların hiçbirinin tesadüf olduğuna inanmadığını söyledi. Mandal, nasıl ki Gezeravcı uzayda 13 deneyi gerçekleştirdiyse, Atasever’in de 7 deneyi hayata geçirdiğini ve bunların devamının geleceğini dile getirdi.
Bütün bu çalışmaların Türkiye'nin uzay bilim misyonunu oluşturduğunun altını çizen Mandal, "Tuva arkadaşımız bir araştırma astronotu olarak aynı Alper bey gibi tüm eğitimleri almıştı. Ülkemizin bu konudaki gündemine getirdiği boyut, 'uzayda biz de varız” dediği uzay yolculuğudur. Hem Alper Bey hem de Tuva Cihangir Bey uzay uçuşlarını bir bilim misyonu ve bir araştırma misyonu olarak gerçekleştirdiler. Bunlar tesadüfi değil. Bunun devamında da 8 Temmuz'da TÜRKSAT 6A’yı fırlatacağız. 2026'da Ay'a sert iniş yaparak Ay Misyonu'muzu gerçekleştireceğiz. Takip eden görevimiz ise aya yumuşak iniş dediğimiz misyonumuzda ay yüzeyinde kendi aygezer aracımızla bilimsel araştırma çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. İMECE'yi 700 kilometreye gönderdik. TÜRKSAT 6A'yı da 36 bin 500 kilometreye göndereceğiz. Bunların hepsi başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bir iradenin yol haritasındaki kilometre taşları.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Mandal, “Bugün Türkiye'nin bilim ve teknoloji üstünde Fen Lisesi'nde öğrencilerimizle beraberiz. Çünkü bu sürecin devamlılığını, daha iyisini, daha iddialısını yani 384 bin kilometreye uzaya gittikten sonra Mars'a derin uzaya gidebileceğimiz misyonumuzu gençlerimiz gerçekleştirecek. Bugün gençlerimize sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Hedefimiz 384 bin kilometreye, Ay'a gitmek diyoruz ki siz bunun daha iyisini yapabilirsiniz. Türkiye'nin uzay yolculuğu demek oluşabilecek tüm teknolojilerde söz sahibi olmak demek. O yüzden ben ülkemiz için heyecanlıyım. Ülkemiz için TÜBİTAK'ı, dünya için de Türkiye'yi izlemeye devam edin” diye konuştu.
Gezeravcı TÜBİTAK Fen Lisesi’ndeydi
Türkiye’nin ilk Astronotu Alper Gezeravcı TÜBİTAK Fen Lisesi’nde özel yayın öncesiFen lisesi Öğrencileri, TÜBİTAK çalışanları ve aileleri ile buluştu. Deneyimlerini aktaran Gezeravcı kendisine yöneltilen soruları da yanıtladı.
7 Bilimsel Deney
Atasever, yaklaşık 3 dakikalık serbest düşme fazında, mikro yer çekimi ortamında 7 bilimsel deneyi gerçekleştirdi. Bilimsel bir misyon gerçekleştiren Atasever’in üzerindeki astronot tulumu, 3 deneye ilişkin ekipmanları taşıyabilmesi için özel olarak revize edildi.
“BEACON” isimli beyin görüntüleme deneyi kapsamında Atasever, kafasına taktığı yakın kızılötesi spektroskopisi ölçüm cihazını uçuşun tüm fazlarında üzerinde taşıdı. Böylece beynin prefrontal korteks bölgesindeki kan yayılımı ve omurilik sıvısının dinamikleri incelendi. Bu deneye ek olarak dünyayı uzak noktadan görmüş olmanın yaratacağı psikolojik değişim ve dönüşümler de Atasever’den örnekler toplanarak analiz edilecek.
IvmeRad Radyasyon Dozimetresi deneyiyle ne kadarlık radyasyona maruz kalındığı bilgisi elde edildi. Böylelikle, daha sonraki süreçlerde uzay istasyonlarına gidecek kişilerin anlık olarak ne kadar radyasyona maruz kalacağına ilişkin öngörüde bulunulabilecek.
Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve Axiom Space'in ortak deneyi olan Uzayda İnsülin Kalemi Testi ile özel kutu içine yerleştirilmiş 2 farklı insülin kalemi uzaya taşındı ve bu ortamdaki doz aktarım verimliliği ilk kez test edilmiş oldu. Böylece gelecek yıllarda Dünya yörüngesinde inşa edilecek uzay istasyonlarına diyabetli bireylerin gitmesi halinde uygulanabilecek tedavi yöntemlerinin etkinliğine yönelik ilk deneme gerçekleştirilmiş olacak.
Yörünge Altı Uçuşta Vezikül Analizi kapsamında, uçuş öncesinde ve sonrasında Atasever'den toplanan biyolojik örneklerin içinde bulunan hücre dışı veziküller, özel geliştirilen mikro akışkan çip vasıtasıyla izole edildi. Bu sayede gelecekte astronotlar uzaya çıkmadan önce uygulanabilecek birtakım uyumlandırma terapilerinin geliştirilme potansiyeli araştırılacak.
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın misyonunda yer alan MESSAGE, METABOLOM ve MIYELOID deneyleri de yine Atasever'in gerçekleştireceği Yörünge Altı Araştırma Görevi’nde uygulanmış oldu.
TEYDEB Programları tanıtım kartları
27.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen 1501 ve 1507 2022-2 Çağrı Sonuç Açıklama Etkinliğinde paylaşılan sunum
27.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen 1501 ve 1507 2022-2 Çağrı Sonuç Açıklama Etkinliğinde paylaşılan TÜBİTAK-TEB İşbirliği sunumu
27.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen 1501 ve 1507 2022-2 Çağrı Sonuç Açıklama Etkinliğinde paylaşılan Ziraat Bankası - TÜBİTAK İşbirliği sunumu
1501- 1507 Çağrı Süreci Sunumu
Teknoloji Hazırlık Seviyeleri ve Öncelikli Teknoloji Alanları Ar-Ge ve Yenilik Konuları Sunumu
TEYDEB
TEYDEB BAŞARI HİKAYELERİ KİTABI
1501 ve 1507 Destek Programları İzleme Aşaması Sunumu için tıklayınız
Within the scope of the TÜBİTAK 1071 Program and under the cooperation protocol between TÜBİTAK and the Japan Society for the Promotion of Science (JSPS), joint research projects to be carried out between the scientists of the two countries will be supported.
Scientists in Türkiye who wish to propose a joint research project must agree with the scientists working in Japan as project partners. Unilateral project applications will not be accepted.
Within the scope of the call, which will remain open until 23:59 (UTC+3) on 5 September 2024, project applications to TÜBİTAK must be made through the electronic application system (http://uidb-pbs.tubitak.gov.tr/).
Detailed information about the call can be accessed through the call text below.
TÜBİTAK 1071 Programı kapsamında, TÜBİTAK ile Japonya Bilimi Destekleme Kuruluşu (Japan Society for the Promotion of Science – JSPS) arasındaki iş birliği protokolü çerçevesinde açılan çağrı kapsamında iki ülkenin bilim insanları arasında gerçekleştirilecek olan ortak araştırma projeleri desteklenecektir.
Ortak araştırma projesi önermek isteyen Türkiye'deki bilim insanlarının, projeyi birlikte gerçekleştirecekleri Japonya’da çalışan bilim insanları ile proje ortağı olarak anlaşmaları gerekmektedir. Tek taraflı proje başvuruları kabul edilmemektedir.
5 Eylül 2024 saat 23.59’a kadar açık kalacak çağrı kapsamında, TÜBİTAK'a yapılacak proje başvurularının elektronik başvuru sistemi (http://uidb-pbs.tubitak.gov.tr/) üzerinden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Çağrıya ilişkin ayrıntılı bilgiye aşağıdaki çağrı metni üzerinden ulaşılabilmektedir.
Türkiye stands as one of the founding members of the Association which has currently 41 member countries.
COST member countries:
Albania, Armenia Austria, Belgium, Bosnia and Herzegovina, Bulgaria, Croatia, Czech Republic, Denmark, Estonia, Finland, France, Germany, Greece, Greek Administration of Southern Cyprus, Georgia, Hungary, Iceland, Ireland, Italy, Latvia, Lithuania, Luxembourg, Malta, the Republic of Moldova, Montenegro, The Netherlands, The Republic of North Macedonia, Norway, Poland, Portugal, Romania, Serbia, Slovakia, Slovenia, Spain, Sweden, Switzerland, Turkey, Ukraine and the United Kingdom.
COST anticipates and complements the activities of the EU Framework Programmes, constituting a “bridge” towards the scientific communities of COST Inclusiveness Target Countries. It also increases the mobility of researchers across Europe and fosters the establishment of scientific excellence through including a renewed evaluation and selection procedure aiming at identifying breakthrough ideas and favoring interdisciplinary and multidisciplinary projects.
COST is a short-cut for Turkish researchers to reach European research groups in a high variety of scientific fields. The platform can be considered as the step between the national level and Framework Programs.
COST Kuruluşu, belirli bilimsel alanlarda çalışmalarını sürdüren araştırmacıların Avrupa düzeyinde koordinasyonunu sağlamak ve Avrupa bilim insanlarının ağ faaliyetlerini desteklemek amacıyla kurulmuş olan bir organizasyondur. Açık adı, “Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği (European Cooperation in Science and Technology – COST Association)” olan COST, 1971 yılında kurulmuştur ve ülkemiz de kurucu ülkeler arasında yer almıştır.
Kuruluşa üye 41 ülke bulunmaktadır. Bu ülkeler şu şekildedir:
Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Gürcistan Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Karadağ, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan. Ayrıca İsrail COST "İşbirliği Ortağı" statütüsünde olup tüm COST faaliyetlerinden İsrail'de görevli bilim insanları da yararlanabilmektedir.
COST’un misyonu, Avrupalı araştırmacılar arasında etkileşim ve işbirliğini destekleyerek; Avrupa’yı barışçıl amaçlar için bilimsel ve teknik araştırmada güçlendirmektir.
COST, ulusal alanda araştırmalarını sürdüren, alanında uzman araştırmacıları çalıştıkları alanlardaki uzman bilim insanlarıyla Avrupa merkezli uluslararası tematik ağlarda bir araya getirmeyi hedeflemektedir. 4 yıl boyunca faaliyetlerini sürdüren COST Aksiyonlarına bu süreç içerisinde katılım mümkündür.
COST mekanizmasının temel unsurları şu şekildedir:
Aksiyonlar kapsamında araştırma desteği verilmezken sadece ağ desteği sağlanır.
Her bir COST Aksiyonu'nda 1 adet Yönetim Komitesi (Management Committee-MC) ve farklı sayılarda Çalışma Grupları (Working Group) yer almaktadır. Yönetim Komitesinde o Aksiyon ile ilgili idari konularda kararlar alınmaktadır. Bir Aksiyonun Yönetim Komitesine her COST üyesi ülkeden en fazla 2 üye yer almaktadır. Yönetim Komitesi üyesi atamaları ülke ulusal koordinatörleri tarafından yapılmaktadır. Bu görev Türkiye'de TÜBİTAK tarafından yürütülmektedir. Çalışma Grupları ise Aksiyonun alt bilimsel konularındaki tematik gruplardır ve Çalışma Grubu üyelerinin atanmaları doğrudan Aksiyon Yönetimi tarafından sağlanmaktadır. Çalışma Grubu üyeleri için bir sayı sınırlaması bulunmayıp kişinin uzmanlığı ve Aksiyonun mevcut bütçesi gibi konular göz önünde bulundurularak yeni üyeler atanmaktadır. Hem Çalışma Grubu hem de Yönetim Komitesi üyelerinin toplantı katılım giderleri ilgili COST Aksiyonu tarafından karşılanmaktadır. (Aksiyon Yönetim Komitesi ve Çalışma Grubu üyelikleri hakkında ayrıntılı bilgi için "Yönetim Komitesi ve Çalışma Grubu Üyeliği" kısmını inceleyiniz.)
COST üyesi ülke vatandaşları yeni bir COST Aksiyonu önerebilir. (Ayrıntılı bilgi için "Yeni COST Aksiyonu Önerme" kısmını inceleyiniz.
4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı Logosuna aşağıdan ulaşabilirsiniz.